Râvi adları senedden otomatik ayrıştırılmış; kimlik ve hayat bilgileri ricâl kaynaklarından (Itqan râvi profilleri, muslimscholars.info) eşleştirilerek eklenmiştir.
Ebu Hureyre r.a. şöyle demiştir: Nebiyy-i Muhterem sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu ki: İman altmış bu kadar şu`bedir. Haya da iman’ın bir şu`besidir.
İbn Ömer'den rivayet edildiğine göre Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmuştur. "Ağaçlar arasında bir ağaç vardır ki yaprağı düşmez. Bu ağaç müslümana benzer. Bana bu ağacın ne olduğunu söyleyiniz". İnsanlar çöl ağaçlarını saymaya başladılar. (Abdullah b. Ömer diyor ki:) Aklıma onun hurma ağacı olduğu geldi. Ancak utandığımdan bunu söylemedim. Daha sonra ashab-ı kiram: "Ey Allah'ın Resulü onun ne olduğunu bize bildir" dediler. Bunun üzerine Nebi (Sallallahu aleyhi ve Sellem): O hurma ağacıdır" buyurdu. Tekrar: 62, 72, 131, 2209, 4698, 5444, 5448, 6122, 6144.
İbn Ömer şunu rivayet etmiştir: Nebi (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu: Ağaçlardan bir ağaç vardır ki yaprağı dökülmez. Bu ağaç Müslümana benzer. Bana onun ne olduğunu söyleyiniz" Bunun üzerine insanlar çöllerdeki ağaçları saymaya başladılar. (Abdullah diyor ki) "Benim aklıma hurma ağacı geldi." Daha sonra oradaki ashab: "Ey Allah'ın Resulü bize o ağaç hangi ağaçtır, anlatır mısın?" dediler. Nebi (Sallallahu aleyhi ve Sellem) de: "O, hurma ağacıdır" buyurdu.
Abdullah İbn Ömer şöyle demiştir: Nebi (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu: "Ağaçlardan biri vardır ki yaprağı düşmez, bu Müslümana benzer. Bana bunun hangi ağaç olduğunu söyleyiniz". (Abdullah dedi ki): "İçimden bunun hurma ağacı olduğu geçti. Ancak söylemekten utandım." Ashab: "Bu ağacın ne olduğunu bize bildir Ey Allah'ın Resulü" dediler. Nebi (Sallallahu aleyhi ve Sellem) "O hurma ağacıdır" buyurdu. (Abdullah dedi ki): Babama (Hz. Ömer'e) içimden geçen şeyi söyledim. Bunun üzerine o şöyle dedi: "Falan falan şeylere sahip olmaktansa o sözü söylemeni isterdim".
Ebu Hureyre r.a., Nebi (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'den şunu rivayet etmiştir: "Bir adam, susuzluktan ıslak toprağı yalayan bir köpek gördü. Ayakkabısı ile (kuyudan) köpeğe su çıkarıp, susuzluğunu giderinceye kadar köpeğe su içirdi. Allah da onun bu yaptığını kabul ederek kendisini cennete koydu".
Abdullah b. Ömer r.a.'den şöyle nakledilmiştir: "Ömer İbnü'l-Hattab r.a. Rasulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'e kendisinin geceleyin cünüp olduğunu bildirdi. Bunun üzerine Nebi (Sallallahu aleyhi ve Sellem) o'na, Abdest al, cinsel organını yıka sonra uyul dedi."
Abdullah İbn Ömer'den şöyle nakledilmiştir: "Müslümanlar Kubâ mescidinde sabah namazını kılarlarken ashab'dan birisi çıkagelip, onlara: 'Bu gece inen âyetle Allah Resulü (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'e Ka'be'ye yönelmesi emredildi, siz de o tarafa yönelin' deyince, yüzleri Şam'a dönük olan cemaat, hemen o anda Kabe'ye doğru döndü. Tekrar: 4488, 4490, 4491, 4492, 4493, 7251.
Abdullah İbn Ömer Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in şöyle buyurduğunu nakletmiştir: Azaba uğramış kavimlerin yurdundan ancak ağlayarak geçiniz! Eğer ağlamıyorsanız oradan geçmeyin ki, onların başına gelenler sizin de başınıza gelmesin. Tekrar: 338, 3381, 4419, 4420, 4702.
Abdullah bin Ömer (r.a.) Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in şöyle buyurduğunu nakletmiştir: Bilal gece ezan okur, O vakit yiyip için. İbn-i Ümmi Mektum ezan okuyunca ise yemeye içmeye son verin."
Abdullah İbn Ömer (r.a.)'den nakledilmiştir: "Birisi gelip Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e gece namazının nasıl kılınacağını sordu ve Resul-i Ekrem Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle cevap verdi: "Gece namazı ikişer rekat halinde kılınır. Fakat siz'den biri sabah namazının vaktinin gireceğinden endişe ederse bir rekat kılar. Böylece bu bir rekatlık namaz onun daha önce kıldığı rekatları vitr (tek) leştirir."
Abdullah İbn Dînar babasının şöyle dediğini nakletmiştir: "Abdullah İbn Ömer (r.a.)'in Ebu Talib'e ait şu şiiri sık sık okuduğunu duydum: "Yüzü suyu hürmetine bulutlardan yağmur inmesi İstenen böyle cömert bir insan hiç terk edilir mi!? Bu zat, yetimlerin sığınağı, dayanağı ve yardımcısı, dulların koruyucusudur."
Abdullah İbn Ömer (r.a.)'in oğlu Salim, babası Abdullah'ın şöyle dediğini nakleder: "Resul-i Ekrem Sallallahu Aleyhi ve Sellem yağmur duası ettiğinde daha minberden inmeden önce bütün oluklardan gürül gürül yağmur suları akardı. Ben O Sallallahu Aleyhi ve Sellem yağmur duası ederken yüzüne bakar ve hep şairin şu sözlerini hatırlardım: "Yüzü suyu hürmetine bulutlardan yağmur inmesi istenen böyle cömert bir insan hiç terk edilir mi!? Bu zat, yetimlerin sığınağı, dayanağı ve yardımcısı, dulların koruyucusudur." Bu şair Ebu Talib'tir.
Abdullah İbn Ömer (r.a.), Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'm şöyle buyurduğunu nakletmiştir: "Gaybın anahtarları beştir ve bunları Allah'tan başka hiç kimse bilemez; Hiç kimse yarın ne olacağını bilemez, hiç kimse anaların rahimlerinde ne olacağını bilemez, hiç kimse ertesi gün ne kazanacağını bilemez, hiç kimse nerede öleceğini bilemez ve hiç kimse yağmurun ne zaman yağacağını bilemez. Tekrar: 4627, 4697
Abdullah İbn Dinar'ın şöyle dediği nakledilmiştir: "Abdullah İbn Ömer (r.a.) yolculuk sırasında bineği üzerinde namaz kılardı. Binek ne tarafa yönelirse yönelsin namazını ima ile eda ederdi ve Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in de böyle yaptığını söylerdi."
İbn Ömer (r.a.)'den şu rivayet edilmiştir: Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem her cumartesi yürüyerek veya binitli olarak Kuba mescidine giderdi. Abdullah r.a. da böyle yapardı
Ebu Hureyre'den rivayet edildiğine göre Nebi sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur: "Allah bir kimseye mal verdiği halde zekatını vermezse, kıyamet günü bu mal o'na, iki gözü üzerinde iki nokta bulunan zehirli erkek bir yılan olarak gösterilir. Yılan onun boynuna dolanır, avurtlarından yakalayarak: 'Ben senin malınım, sen'in biriktirdiklerin benim' der." Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem daha sonra, "Allah'ın kendilerine cömertçe verdiği mal'dan infak etme hususunda cimrilik gösterenler, sanmasınlar ki bu kendileri için hayırlıdır; tersine, bu onlar için çok kötüdür. Cimrilik gösterdikleri şey kıyamet günü boyunlarına dolanacaktır [Al-i İmran 180] ayetini okumuştur. Tekrar: 4565, 4659, 6957.
Ebu Hureyre r.a.'den nakledildiğine göre Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurmuştur: "Kim helal yoldan kazandığı maldan bir hurma değeri kadar tasadduk ederse, -ki Allah sadece helal malı kabul eder- Allah bunu sağ eliyle kabul eder, sonra onu sahibi için, tıpkı meme'den ayrılan bir tay'ı itina ile yetiştirip büyüttüğünüz gibi, bir dağ büyüklüğünde oluncaya kadar büyütür. Tekrar: 7430
Ebu Hureyre'nin naklettiğine göre Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurmuştur: "Müslüman, atı ve kölesinden dolayı zekat vermekle yükümlü değildir. Tekrar: 1464 Diğer tahric: Tirmizî, Zekat; Müslim, Zekat
İbn Ömer (r.a.), "Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem iyi olduğu ortaya çıkmayan meyvelerin satılmasını yasaklamıştır" demiştir. "İyi" olmak şeklinde tercüme ettiğimiz "salah" kelimesinin ne anlama geldiği sorulduğu zaman Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem, "zayıflık ve dayanaksızlığının kaybolması" buyurmuştur. Tekrar: 2183, 2193, 2199, 2247, 2249
Abdullah İbn Ömer (r.a.)'den nakledildiğine göre Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurmuştur; "Ay yirmi dokuz gecedir. Hilal'i görünceye kadar oruç tutmayın. Hava bulutlu olduğundan hilal'i göremezseniz o ayı otuz güne tamamlayın!"
İbn Ömer r.a., Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'den şunu rivayet etmiştir: "Muhayyerlik şartı ile yapılan satım akdi hariç, alıcı ile satıcı birbirinden ayrılmadıkları sürece aralarında satım akdi yoktur."
Abdullah bin Ömer'den rivayet edildiğine göre bir adam Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e yaptığı satım akitlerinde aldandığını söyledi. Bunun üzerine Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem: Karşı tarafa: ''Aldatmaca yok!'' de, buyurdu. Tekrar: 2407, 2414, 6964
Abdullah İbn Ömer r.a. şöyle dedi: Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem şehirlinin köylü adına satış yapmasını yasakladı." Abdullah İbn Abbas da bunu (şehirlinin köylü adına ücretle satış yapamayacağını) kabul etmiştir.
İbn Ömer r.a.'in naklettiğine göre Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurmuştur: "Siz ile Ehli Kitap olan diğer iki kavim, "Birçok işçi ile iş akdi yapan kimse" örneğine benzemektesiniz: İş sahibi, "Kim birer kirat karşılığında yarım gün çalışır?" dedi. Yahudiler ve Hıristiyanlar birer kirat karşılığında çalıştı. Siz ise, ikindi'den güneş batana kadar iki kirat karşılığında çalışanlarsınız. Bu duruma Yahudi ve Hıristiyanlar kızarak, "Neden biz daha çok çalışıp daha az ücret alıyoruz" diye sordular. Allah onlara: "Sizin hakkınıza zulmettim mi?" buyurdu. "Hayır" dediler. Bunun üzerine Allah (C.C.), "Bu benim lütfumdur, dilediğime veririm" buyurdu.
İbn Ömer r.a. şöyle nakleder: Bir kimse Resulullah'a gelip, "Ben alım satımda aldatılıyorum" dedi. Bunun üzerine Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem ona, "Alış veriş yaptığın zaman' 'Aldatma yok' de" buyurdu. Bu kimse artık alış verişte hep böyle söylerdi. '
İbn Ömer r.a. şöyle anlatır: Bir kimse alış verişlerde aldanıyordu. Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem ona, "(Alış veriş yaparken) Aldatma yok" de" buyurdu. Artık o kimse alış verişlerinde böyle söylerdi.
Abdullah İbn Ömer r.a.'den naklediimiştir: Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem kişinin kölesini, azat eden efendi olmak şartıyla satmasını ve birine bağışlamasını yasakladı.
Abdullah b. Ömer r.a.'den rivayet edilmiştir: Ömer, birinde satılık bir elbise gördü. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e: "Bunu satın alsan. Cuma günlerinde ve gelen heyetleri karşıladığın zamanlarda giyersin" dedi. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem:: "Bunu, ahirette nasibi olmayanlar giyer" buyurdu. Nebi s.a.v.'e bu elbiselerden birkaç tane verildi. O da onlardan birini Ömer'e gönderdi. Ömer: "Sen bu elbise hakkında o sözü söyledikten sonra ben bunu nasıl giyerim!" dedi. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem: "Ben bunu sana giyinesin diye vermedim. Satarsın veya birine giydirirsin" buyurdu. Bunun üzerine Ömer, onu Mekke halkından henüz Müslüman olmamış bir kardeşine gönderdi.