Enes b. Mâlik

Ebû Hamza, Ebü'n-Nadr, Ebû Sümâme · Sahâbî, Nebî'nin hizmetkârı

Enes b. Mâlik b. en-Nadr b. Damdam b. Zeyd b. Harâm b. Cündeb b. Âmir b. Ganm b. Adî b. en-Neccâr

Doğumh.ö. 10 · Medine
Vefath. 93 · Basra
KünyeEbû Hamza, Ebü'n-Nadr, Ebû Sümâme
Nisbeel-Ensârî, el-Hazrecî, en-Neccârî, el-Medenî
Yaşadığı yerlerBasra, Medine, Bahreyn
TabakaMeşhur sahâbî
Cerh-ta'dîlİbn Hibbân es-Sikât'ta zikretmiştir

Hakkında

Tam adı Ebû Hamza Enes b. Mâlik b. en-Nadr el-Ensârî'dir; Medine'nin Hazrec kabilesine bağlı Neccâroğulları'ndandır. Milâdî 612 yılı dolaylarında, hicretten yaklaşık on yıl önce doğdu. Annesi Ümmü Süleym, üvey babası ise Ebû Talha el-Ensârî'dir; her ikisi de tanınmış sahâbîlerdendir. Peygamber Medine'ye hicret ettiğinde annesi, verecek bir hediyesi olmadığını söyleyerek on yaşındaki oğlunu onun hizmetine sundu. Enes bu tarihten Resûlullah'ın vefatına kadar on yıl boyunca yanından ayrılmadı ve "Hâdimü'n-nebî" (Peygamber'in hizmetçisi) diye anıldı.

Bu uzun beraberlik sayesinde Hudeybiye Antlaşması, Hayber Seferi, Mekke'nin fethi, Huneyn Savaşı ve Vedâ haccı gibi pek çok önemli olaya tanıklık etti. Hz. Ebû Bekir döneminde Bahreyn'e zekât tahsildarı olarak gönderildi; İran cephesindeki seferlere katıldı ve kısa bir süre Basra valiliğinde bulundu. Sonraki yıllarda Basra'ya yerleşerek burada hadis ve fıkıh öğretti; şehirdeki ilim hayatının kurucu isimlerinden biri oldu.

Rivayet ettiği hadis sayısı 2.286 civarındadır; binden fazla hadis nakleden yedi sahâbî arasında üçüncü sırada yer alır. Uzun ömrü, çok sayıda talebe yetiştirmesine imkân verdi. Hicrî 93 (m. 711-712) yılında, yüz yaşını aşmış olarak Basra'da vefat etti ve bu şehirde ölen son sahâbî kabul edildi. Bazı kaynaklar ölüm yılını 91 veya 92 olarak da kaydeder.

Ailesi

Babası
Malik ibn Nadr
Annesi
Umm Sulaym bint Milhan
Kardeşleri
al-Bara' bin Malik
Çocukları
al-Nadr bin Anas bin Malik, 'Abdullah bin Anas bin Malik, Abu Bakr bin Anas bin Malik, Musa bin Anas bin Malik

Râvi adları senedden otomatik ayrıştırılmış; kimlik ve hayat bilgileri ricâl kaynaklarından (Itqan râvi profilleri, muslimscholars.info) eşleştirilerek eklenmiştir.

Zincirde geçtiği hadisler

Katade dedi ki: "Enes b. Malik'in bize Ebu Talha'dan naklettiğine göre Allah'ın Nebii Sallallahu Aleyhi ve Sellem Bedir günü verdiği emir ile Kureyş'in ileri gelenlerinden yirmi dört kişi Bedir'deki suyu çekilmiş kuyulardan berbat mı berbat, kötü mü kötü bir kuyuya atıldılar. Allah Resulü bir topluluğa karşı zafer kazandı mı meydanda üç gün ikamet ederdi. Bedir'de üçüncü gün olunca de vesinin hazırlanmasını emretti ve devesi üzerine koşu takımları bağlandı. Daha sonra yürüdü. Ashabı da onun arkasından gidip şöyle dediler: Görüşümüze göre bir ihtiyacını karşılamak için gidiyor. Nihayet o kuyunun ağzında durdu. Kuyudakilere kendilerinin ve babalarının isimlerini söyleyerek seslenmeye başladı: Ey filan oğlu filan, ey filan oğlu filan (keşke) Allah'a ve Resulüne itaat etmiş olsaydınız. Bu hal sizi sevindirmez miydi? Şüphesiz biz Rabbimizin bize vaad ettiğinin bir hak olduğunu gördük. Siz de Rabbinizin size vaad ettiğinin bir hak olduğunu gördünüz mü? (Ebu Talha) dedi ki: Bunun üzerine Ömer, ey Allah'ın Resulü, sen ancak ruhları olmayan bir takım cesetlere sesleniyorsun, dedi. Allah Resulü şöyle buyurdu: Muhammed'in canı elinde olana yemin ederim ki, sizler benim bu söylediklerimi onlardan daha iyi işitmiyorsunuz." Katade dedi ki: Allah onlara azar olsun, onları küçültsün, azap olsun, hasret ve pişmanlık sebebi olsun diye Allah Resulünün sözlerini onlara işittirmek üzere kendilerini diriltmişti.
Humeyd dedi ki: Enes (r.a.)'i şöyle derken dinledim: "Harise, Bedir günü genç bir delikanlı olduğu halde isabet aldı (şehit oldu). Annesi Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e gelerek dedi ki: Ey Allah'ın Resulü, Harise'nin benim için ne kadar değerli olduğunu biliyorsun. Eğer cennette ise sabreder ve ecrini ümit ederim. Eğer başka türlü ise ne yapacağımı göreceksin. Allah Resulü şöyle buyurdu: Vay sana -yahut aklın başında değil mi?- O cennet tek bir cennet midir (sanıyorsun)? Pek çok cennetler vardır ve şüphesiz ki o Firdevs cennetindedir"
Rivayet zinciri: Buhârî ← Abdullah b. Muhammed ← Muâviye b. Amr ← Ebû İshâk ← Humeyd ← Enes b. Mâlik
Enes r.a. dedi ki: "Ebu Zeyd, geriye kimseyi bırakmaksızın vefat etti ve o Bedir'e katılmış birisi idi."
Enes b. Malik'ten rivayete göre "Ensardan bazı adamlar Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'den izin isteyerek: Bize izin versen de kızkardeşimizin oğlu Abbas'ın fidyesini almayalım dediler. O: AIlah'a yemin ederim onun fidyesinden bir dirhem dahi terk etmeyeceksiniz, diye buyurdu."
Süleyman et-Temimi, o Enes r.a.'dan rivayetle dedi ki: "Bedir günü Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurdu: Kim Ebu Cehil'in ne yaptığına bakacak? Bunun üzerine İbn Mes'ud kalktı, Afra'nın iki oğlunun darbeleriyle onu hareketsiz yere yıkmış olduklarını gördü. İbn Mes'ud: Sen ha ey Ebu Cehil dedi. (Ravilerden) İbn Umeyye Süleyman'dan rivayetle dedi ki: Bunu Enes böylece söyledi. Sen ha ey Ebu Cehil diye. Ebu Cehil: Durum sizin bir adamı öldürmenizden ileri bir şey midir? Süleyman dedi ki: Ya da kavminin kendisini öldürdüğü ... dedi. (Yine Süleyman) dedi ki: Ebu Miclez dedi ki: Ebu Cehil dedi ki: Keşke bir çiftçiden başkası beni öldürmüş olsaydı."
Enes b. Malik r.a. dedi ki: "(Medine'de Ensardan) bir adam Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e birkaç hurmayı tahsis ederdi (ve mahsulünü ona verirdi). Nihayet Kurayzalılar ile en-Nadr'e karşı zafer kazanıldı. Bundan sonra Nebi onlara (vermek istediklerini) geri gönderiyordu."
Enes r.a.'dan rivayete' göre, amcası Bedir'e katılmamıştı. Bu sebeple: Ben Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in ilk savaşına katılamadım. Andolsun eğer Allah, Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem ile birlikte bulunmarnı nasip ederse, şüphesiz Allah benim nasıl bir gayret göstereceğim i görecektir, dedi. Uhud günü (düşmanla) karşılaştı. Müslümanlar bozguna uğrayınca sana açıklıyorum. Sonra kılıcını alıp ileri atıldı. Sa'd b. Muaz ile karşılaştı. Ona: Nereye ey Sa'd! Şüphesiz ben cennetin kokusunu Uhud'un berisinden alıyorum, dedi. İleri atıldı ve öldürüldü. Kimse onu tanıyamadı. Ancak kızkardeşi onu bir beninden -ya da parmak uçlarından- tanıyabildi. Mızrak yarası, kılıç darbesi ve isabet eden ok yarasından oluşan seksen küsur yara görülmüştü."
Rivayet zinciri: Buhârî ← Hassân b. Hassân ← Muhammed b. Talha ← Humeyd et-Tavîl ← Enes b. Mâlik
Enes r.a. dedi ki: "Uhud gününde insanlar Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in etrafından dağıldılar. Ebu Talha ise Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in önünde, kalkanı ile onu koruyordu. Ebu Talha oldukça hızlı bir şekilde ok atan bir kişi idi. O gün iki ya da üç yay kırdı. Bir adam beraberindeki ok torbası ile yanından geçiyor, Nebi ona: O ok torbasını Ebu Talha'nın önüne bir saç, diyordu. (Enes) dedi ki: Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem de uzanıp oradakileri gözetliyor idi. Ebu Talha ise: Babam anam sana feda olsun, öne uzanıp bakma, sana düşmanın attığı oklardan birisi isabet eder. Benim göğsüm sana siper olsun, diyordu. Ebu Bekir'in kızı Aişe ile Ümmü Süleym'in ise elbiselerini toplamış oldukları halde onların baldırlarındaki halhallarının göründüğünü ve tekrar geri dönüp o kırbalarını doldurduklarını, sonra gelerek o kırbaların elinden kılıç (uyuklamaktan dolayı) iki ya da üç defa düştü."
Enes, Ebu Talha'dan rivayetle (Allah ikisinden de razı olsun) dedi ki: "Ben de Uhud günü uyuklamanın kendisini bürüdüğü kimselerden idim. O kadar ki kılıç elimden defalarca düştü. O düşüyor, ben onu alıyordum, o düşüyor ben onu alıyordum." Bu Hadis 4562 numara ile gelecektir.
Katade, Enes r.a.'l şöyle derken dinledim: "Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurdu: Uhud bizi seven, bizim" de kendisini sevdiğimiz bir dağdır."
Rivayet zinciri: Buhârî ← Nasr b. Ali ← babam ← Kurre b. Hâlid ← Katâde b. Diâme ← Enes b. Mâlik
Enes b. Malik r.a.'dan rivayete göre "Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem Uhud'u görünce şöyle buyurdu: Bu bizi seven, bizim de kendisini sevdiğimiz bir dağdır. Allah'ım, gerçek şu ki İbrahim Mekke'yi haram belde kıldı. Ben de onun (Medine'nin) iki kara taşlığı arasını haram (belde) kılıyorum."
Rivayet zinciri: Buhârî ← Abdullah b. Yûsuf ← Mâlik b. Enes ← Amr b. Ebû Amr ← Enes b. Mâlik
Enes r.a. dedi ki: "Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem kendilerine kurra denilen yetmiş kişiyi bir iş için gönderdi. Süleym oğullarından olan Ri'L ve Zekvan adındaki iki boy Bi'r Maune diye anılan bir kuyuya yakın bir yerde . karşılarına çıktılar. Kurra onlara: Allah'a yemin ederiz, bizim kastımız sizin üzerinize gelmek değildir. Biz sadece Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in bir işini görmek üzere buradan geçip gidiyoruz, dediler .. Fakat onları öldürdüler. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem bir ay boyunca sabah namazında onlara beddua etti. İşte kunut böyle başladı. Daha önce biz kunut yapmazdık." Abdulaziz dedi ki: Bir adam Enes'e kunuta dair: Rüku'dan sonra mı yapılır, yoksa kıraatin bitirilmesinden sonra mı, diye sordu. Enes: Hayır, kıraatin bitirilmesinden sonra, diye cevap verdi.
Enes dedi ki: "Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem bir ay boyunca rüku'dan sonra bazı Arap kabilelerine beddua ederek kunut yapt!."
Rivayet zinciri: Buhârî ← Müslim ← Hişâm ← Katâde b. Diâme ← Enes b. Mâlik
Enes b. Malik r.a.'dan rivayete göre Ri'l, Zekvan, Usayya ve Lihyan oğulları bir düşmanlarına karşı Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'den yardım istediler. O da bizim kendilerini döemıerinde Kurra diye adlandırdığımız Ensardan yetmiş kişiyi onlara yardımcı olmak üzere gönderdi. Bunlar gündüzün odun topluyorlar, geceleyin namaz kılıyorlardı. Nihayet Bi'ri Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e haberleri ulaşınca bir ay boyunca sabah namazında Arap kabilelerinden bazı kabileler olan Ri'l'e, Zekvan'a, Usayya'ya ve Lihyan oğullarına beddua ederek kunut yaptı. Enes dedi ki: Biz onlar hakkında (indirilmiş) Kur'an('dan bir bölüm dahi) okuduk. Daha sonra bu kaldırıldı. (O bölüm şöyleydi:) 'Bizim adımıza kavmimize şunu tebliğ ediniz. Biz Rabbimize kavuştuk. O bizden razı olduğu gibi bizi derazı etti. ",. Katade'nin rivayetine göre Enes b. Malik de kendisine şunu nakletmiştir: "Allah'ın Nebii sabah namazında bir ay boyunca Arap kabilelerinden olan Ri'l, Zekvan, Usayya ve Lihyan oğullarına beddua ederek kunut yaptı." (Ravilerden) halife şunu da eklemektedir: "Bize İbn Zurayı anlattı, bize Said'in Katade'den naklettiğine göre Enes onlara şunu anlatmıştır: "Ensardan olan bu yetmiş kişi Bi'ri Maune'de öldürüldüler. Kitap olarak Kur'an (okuduk}. diye rivayeti ona yakın zikretmiştir."
Enes'ten rivayete göre Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem --Ümmü Süleym'in bir kardeşi olan-- dayısını da yetmiş süvari ile birlikte gönderdi. Müşriklerin başında Amir b. et-Tufeyl vardı. (Nebi efendimizi) şu üç husustan birisini seçmekte serbest bırakarak dedi ki: Çöı ahalisi senin olsun, şehir halkı da benim olsun yahut ben senden sonraki halife olayım ya da bini böyle diğer bini böyle olan Gatafanlılar ile üzerine gelip gazada bulunacağım. Fakat Amir Ümmü Fulan'ın evinde bir tauna yakalanınca: Filan oğullarına mensup bir kadının evinde bir devenin guddesi gibi bir gudde ile musibete uğradım. Haydi bana atımı getirin, dedi ve atının üzerinde öldü. Ümmü Suleym'in kardeşi olan Haram -ki o da topa! birisi idi- ile filan oğullarından bir adam (Haram) dedi ki: Ben onların yanına gideceğim. Siz de yakında durunuz. Eğer bana em an verirlerse siz de (yakınımda bulunmuş) olursunuz. Eğer beni öldürürlerse siz de arkadaşlarınızın yanına gidersiniz. (Haram) dedi ki: Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in risaletini size tebliğ edeyim diye bana em an veriyor musunuz? Onlarla konuşmaya koyuldu. Bir adama bir işaret verdiler. O da bunun üzerine arkasından dolanarak ona (silahını) sapladı. Hemmam: -Zannederim ön tarafından çıkıncaya kadar mızrağını sapladı, dedi.- (Haram): Allahuekber Ka'be'nin Rabbine yemin ederim ki kurtuldum, dedi. Bunun üzerine (Haram ile beraber bulunan) o adam (diğer arkadaşlarına) yetişti. O sakat adam dışında hepsi öldürüldü. O da bir dağın tepesinde bulunuyordu. Bunun üzerine yüce Allah üzerimize -ki sonra neshedilen buyruklardan oldu- şunu indirdi: "Şüphesiz biz Rabbimize kavuştuk. O bizden razı olduğu gibi bizi de razı ettL" Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem de otuz gün boyunca sabahleyin Ri'l, Zekvan, Lihyan oğulları ve Allah'a ve Resulü Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e isyan eden Usayya'ya beddua etti."
Enes b. Malik r.a. dedi ki: "Haram b. Milhan --ki Enes'in dayısı idi- Bi'ri Maune gününde mızrak saplanarak öldürülünce kanını şöyle yapıp yüzüne ve başına sürdükten sonra: Kabe'nin Rabbine yemin ederim ki kurtuldum, dedi."
Enes r.a. dedi ki: "Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem bir ay boyunca rüku'dan sonra Ri'l ve Zekvan'a beddua ederek kunut yaptı. Usayya'da Allah'a ve Resulüne isyan etti diyordu."
Rivayet zinciri: Buhârî ← Muhammed ← Abdullah b. Mübârek ← Süleymân et-Teymî ← Ebû Miclez ← Enes b. Mâlik
Enes b. Malik dedi ki: "Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem Bi'ri Maune'de şehit düşenleri öldüren kimselere otuz gün boyunca sabahleyin dua ettiğinde Ri'l'e, Lihyan'a ve Allah'a ve Resulüne isyan eden Usayye'ye beddua etti." Enes dedi ki: Bunun üzerine şam yüce Allah, Bi'ri Maune'de öldürülen kimseler hakkında Nebiine daha sonra nesh olununcaya kadar okuyup durduğumuz Kur'an{'dan şu buyrukları) indirdi: "Bizim kavmimize tebliğ ediniz. Rabbimize kavuştuk. O bizden razı oldu, biz de ondan razı olduk."
Enes r.a. dedi ki: "Resuluilah Sallallahu Aleyhi ve Sellem Hendek'e çıktığında muhacirlerle Ensarın soğuk bir sabah vaktinde hendeği kazdıklarını gördü .. Çünkü onların kendileri için bu işi yapacak köleleri yoktu. Onların oldukça yorgun ve aç olduklarını görünce dedi ki: Allah'ım, gerçek hayat ahiret hayatıdır. Sen Ensara ve muhacirlere mağfiret et. Bunun üzerine onlar da ona cevap vererek: 'Bizler Muhammed'e bey'at edenleriz. Hayatta kaldığımız sürece. cihat etmek üzere.' dediler."
Rivayet zinciri: Buhârî ← Abdullah b. Muhammed ← Muâviye b. Amr ← Ebû İshâk ← Humeyd ← Enes b. Mâlik
Enes r.a. dedi ki: "Muhacirlerle Ensar Medine'nin etrafında hendeği kazıyor, sırtlarında toprakları taşıyorken diğer taraftan şöyle diyorlardı: 'Bizler Muhammed'e bey'at edenleriz, Kaldığımız sürece ebediyyen İslam üzere.' (Enes) dedi ki: Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem de onlara cevap olmak üzere şöyle diyordu: Allah'ım, ahiretin hayrı dışında hayır yoktur. Sen Ensarı ve muhadrleri mübarek kıL. (Enes) dedi ki: Onlara iki avuç dolduracak kadar arpa getirilir. Tadı değişmiş bir yağ ile onlara pişirilir, acıkmış oldukları halde önlerine koyulurdu. Yendiğinde de boğazı yakacak kadar kötü bir tadı ve kötü bir kokusu vardı."
Enes r.a. dedi ki: "Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem Kurayza oğulları üzerine yürüdüğünde Ganm oğulları sokağında yükselen tozu ve Cibril'in binekli kafilesini (hala) görüyor gibiyim."
Rivayet zinciri: Buhârî ← Mûsâ b. İsmâil ← Cerîr b. Hâzim ← Humeyd b. Hilel ← Enes b. Mâlik
Enes r.a. dedi ki: "(Hurma bahçeleri olanlardan) bir kimse Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e bazı hurma ağaçlarını tahsis ederdi. Nihayet AlIah Kurayza ve Nadir oğulları diyarlarını fethetmeyi nasip etti. Benim aile haIkım da bana Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e gidip daha önce kendisine verdikIerini ya da bir kısmını istememi emrettiler. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem da o payı Ümmü Eymen'e vermişti. Ümmü Eymen gelip eIbiseyi boynuma daIayarak dedi ki: Kendisinden başka hiçbir ilah oImayana yemin ediyorum ki asIa onu bana vermişken size (onu geri) vermeyecektir -ya da buna benzer bir söz söyIedi.- Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem ise: Sana şunu vereceğim, diyor. O, asla AlIah'a yemin ederim oImaz diyordu. Nihayet ona -zannederim- on mislini -ya da bana nasıl söyIediyse öyIe- verdL"
Rivayet zinciri (1. tarîk): Buhârî ← Abdullah b. Ebi'l-Esved ← el-Mu'temir b. Süleymân ← Süleymân et-Teymî ← Enes b. Mâlik
Rivayet zinciri (2. tarîk): Buhârî ← Halîfe b. Hayyât ← el-Mu'temir b. Süleymân ← Süleymân et-Teymî ← Enes b. Mâlik
Katade'den rivayete göre Enes r.a. kendisine haber vererek dedi ki: "Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem -haccıyla birlikte yaptığı müstesna olmak üzere- hepsi de Zilka'de ayında dört tane umre yapmıştır. Bir umresini Hudeybiye'den Zilka'de ayında (ihrama girerek) yapmıştır. Diğer umresini ertesi sene Zülka'de ayında yapmıştır, bir diğer umresini ise yine Zülka'de ayında Huneyn ganimetierini paylaştırdığı yer olan el-Ci'rane'den (ihrama girerek) yapmıştır. (Zilka'de ayında yapmadığı) diğer umresini ise haccıyla birlikte yapmıştır."
Rivayet zinciri: Buhârî ← Hüdbe b. Hâlid ← Hemmâm b. Yahyâ ← Katâde b. Diâme ← Enes b. Mâlik
Enes b. Malik r.a.'dan rivayete göre: "Şüphesiz biz sana apaçık bir fetih nasib ettik."[Feth, 1] buyruğu hakkında şöyle dediği rivayet edilmiştir: "Bu fetih" Hudeybiye'dir. Bunun üzerine Nebi'in ashabı: Bu fetih sana mübarek olsun. Peki, bizim için ne var, dediler. Bu sefer yüce Allah: "Mu'min erkeklerle, mu'min kadınları altlarında nehirler akan cennetlere ... soksun diye."[Feth,5] buyruğunu indirdi." Şu'be dedi ki: Ben kufe'ye gittim ve bütün bunları Katade'den diye rivayet ettim. Sonra geri dönüp, ona bunları söyleyince bu sefer: "Gerçekten biz sana apaçık bir fetih nasib ettik"e dair açıklamayı Enes'ten diye rivayet ettim ama "bu fetih sana mübarek olsun" sözlerini İkrime'den diye (rivayet ettim) dedi. Bu Hadis 4384 numara ile gelecektir.
Katade'den rivayete göre Enes r.a. kendilerine şunu anlatmıştır: "Ukl ve Ureyne'den bir takım kimseler Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in huzuruna geldiler ve Müslüman olduklarını ifade ederek: Ey Allah'ın Nebisi! Bizler hayvancılıkla uğraşan kimselerdik. Ancak ziraat yapan kimseler değildik dediler. Medine'nin havasını da ağır bulduklarından Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem onlara bir kaç deve ve bir çobanın tahsis edilmesini emretti. Onlara da bunlarla birlikte (Medine'nin dışına) çıkmalarını ve develerin sütlerinden ve sidiklerinden içmelerini emretti. Onlar da çıkıp gittiler. Nihayet el-Harre denilen yerin bir tarafına geldiklerinde İslama girdikten sonra kafir oldular, Nebiin çobanını öldürdüler, develeri de önlerine katıp götürdüler. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e haber ulaşınca o da peşlerinden onları takip edecek kimseler gönderdi. Onlar hakkında verdiği emir üzere kızdırılmış çivilerle gözlerini dağladılar, ellerini kestiler. Kendi halleriyle ölünceye kadar elHarre'nin bir kenarına terk edildiler." Katade dedi ki: "Bize ulaştığına göre bundan sonra Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellemin Sadaka vermeyi teşvik ettiği ve müsle yapmayı yasakladığı haberi ulaşmıştır."
Enes r.a.'dan rivayete göre "Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem Hayber'e geceleyin ulaştı. -Bir kavmin bulunduğu yere geceleyin ulaştığı takdirde sabahı edinceye kadar onlara yaklaşmazdı.- Sabah olunca Yahudiler çapalarıyla ve zembilleriyle dışarı çıktılar. Onu gördüklerinde: Allah'a yemin ederiz ki Muhammed (geldi). Muhammed ve beşli (beş kollu ordusu) geldi, dediler. Bunun üzerine Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurdu: Hayber harap oldu! Şüphesiz biz bir kavmin sahasına indik mi artık uyarılanların sabahı çok kötü olur, diye buyurdu."
Rivayet zinciri: Buhârî ← Abdullah b. Yûsuf ← Mâlik b. Enes ← Humeyd et-Tavîl ← Enes b. Mâlik
Enes b. Malik r.a. dedi ki: "Hayber'e sabah oldukça erken vardık. Hayberliler çapalarıyla dışarı çıktılar. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'i görür görmez: Allah'a andolsun! Muhammed, Muhammed ve beşli ordusu, dediler. Bunun üzerine Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem: Allahu ekber, harap oldu Hayber, şüphesiz biz bir kavmin düzlüğüne indik mi artık uyarılanların sabahı çok kötü olur, diye buyurdu. Orada elimize eşek eti geçti. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in münadisi de: Şüphesiz Allah ve Resulü sizlere eşek etlerini (yemeyi) yasaklamaktadırlar. Çünkü o bir pisliktir, diye seslendi."
Enes b. Malik r.a.'dan rivayete göre "Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in yanına birisi gelerek: Eşek (etleri) yenildi, dedi. Allah Resulü sesini çıkarmayıp, sustu. İkinci defa onun yanına geldi ve: Eşek (etleri) yenildi dedi. Yine sesini çıkarmayıp sustu. Sonra üçüncü defa ona gelerek: Eşekler yok edildi, bitirildi, dedi. Bunun üzerine bir münadiye emir verince münadi: Şüphesiz Allah ve Resulü size ehli eşek etlerini yasaklamaktadır, diye seslendi. Bunun üzerine içinde etlerin kaynadığı kazanlar döküldü."
Enes r.a. dedi ki: "Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem Hayber'e yakın bir yerde sabahın erken saatlerinde sabah namazını kıldıktan sonra: Allahu ekber, harap oldu Hayber! Şüphesiz biz bir kavmin düzlüğüne indik mi artık inzar edilenlerin sabahı çok kötü olur, diye buyurdu. Onlar da evlerinden dışarıya çıkıp yollarda koşmaya başladılar. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem savaşçıları öldürdü, kadın ve çocuklarını esir aldı. Alınan esirler arasında Safiyye de vardı. Dıhye el-Kelbi'nin payına düştü. Daha sonra Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in payı oldu. Allah Resulü onu azad etmeyi mehri olarak saydı." (Ravilerden) Abdulaziz b. Suhayb, Sabit'e: Ey Muhammed'in babası, Enes'e sen mi: Ona ne mehir verdi, diye sordun, dedi. Sabit ona: Evet manasına başını salladı.
Rivayet zinciri: Buhârî ← Süleymân b. Harb ← Hammâd b. Zeyd ← Sâbit el-Bünânî ← Enes b. Mâlik
Enes b. Malik r.a. dedi ki; "Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem Safiyye'yi esir aldı. Onu azad ettikten sonra onunla evlendi. Sabit, Enes'e: Ona ne mehir verdi diye sordu. Enes: Ona kendisini (hürriyete kavuşturmayı) ona mehir olarak verdi ve bu sebeple onu azad etti, dedi."