İbrâhîm b. Sa'd

Ebû İshâk · 8. tabaka

İbrâhîm b. Sa'd b. İbrâhîm b. Abdurrahman b. Avf

Doğumh. 110
Vefath. 182
KünyeEbû İshâk
Nisbeez-Zührî, el-Medenî, el-Kureşî, el-Kâdî
Yaşadığı yerlerBağdat
Tabaka8. tabaka
Cerh-ta'dîlsahâbî

Ailesi

Babası
Sa'd bin Ibrahim
Çocukları
Sa'd bin Ibrahim bin Sa'd, Ya'qub bin Ibrahim bin Sa'd

Râvi adları senedden otomatik ayrıştırılmış; kimlik ve hayat bilgileri ricâl kaynaklarından (Itqan râvi profilleri, muslimscholars.info) eşleştirilerek eklenmiştir.

Zincirde geçtiği hadisler

Bana Ebu İmran Muhammed b. Ca'fer b. Ziyad dahi rivayet etti. (Dediki): Bize İbrahim yani İbni Sa'd, İbni Şihab'dan, o da Amra binti Abdirrahman'dan, o da Âişe'den naklen haber verdi. Aişe şöyle demiş.: Ümmü Habibe binti Cahş Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'e geldi. Yedi yıl istihaza kanı görmüştü sonra da Amr b. el-Haris'in hadisi rivayet ettiği gibi "kanın kırmızı rengi suyun üstüne çıkıyordu" ibaresine kadar zikretti ondan sonrasını zikretmedi.
Bize Muhammed b. Sabbah rivayet etti. (Dediki): Bize İbrahim b. Saîd rivayet etti. (Dediki): Bize Zühri, Ca'fer b. Amr b. Ümeyyete'd-Damrî'den o da, babasından naklen rivayet etti. Babası Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'i bir (Koyun) kürek(in)den kesip yerken görmüş, sonra namaz kılmış, fakat abdest almamış.
Bize Hasan el-Hulvanî ile Abd b. Humeyd hep birden Ya'kup b. İbrahim b. Sa'd'dan rivayet ettiler. Demiş ki, Bana babam Salih'den, o da ibni Şihab'dan bu isnadla Yunusun rivayeti gibi rivayette bulundu.
Bize Hasan b. Ali el-Hulvânî rivayet etti. (Dediki): Bize Yakub b. İbrahim b. Sa'd rivayet etti. (Dediki): Bize Babam Sâlih'den o da ibn-i Şihâb'dan rivayet etti. Ona da Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in kendi kuyularından yüzüne su püskürdüğü Mahmud b. Rabi' haber verdi, o na da Ubâdetü'bnü Sâmit haber vermiş kii Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem : «Ummü'l-Kur'anı okumayanın namazı yoktur» buyurmuşlar.
Bize Ebu Bekir b. Ebî Şeybe ile Amrü'n-Nâkıd rivayet ettiler. Dediler ki: Bize Süfyân rivayet etti. Dediki: H. Bana Harmeletü'bnü Yahya'dahi rivayet etti. (Dediki): Bize İbni Vehb haber verdi. (Dediki): Bana Yunus haber verdi. Dediki: H. Bize İshâk b. İbrahim ile Abd b. Humeyd dahî rivayet ettiler. (Dediler ki): Bize Abdürrezzâk haber verdi. (Dediki): Bize Ma'mer haber verdi. Dediki: H. Bize Amru'n-Nâkıd da rivayet etti. (Dediki): Bize Yâ'kub b. İbrahim b. Sa'd rivayet etti. (Dediki): Bize babam, Sâlih'den rivayet etti. Bu râvilerin hepsi Zührî'den bu isnadla rivayet etmişlerdir. Salih'in hadîsinde râvî: «Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ondan sonra Allah Azze ve cell ruhunu kabzedinceye kadar namaz kılmadı.» cümlesini ziyâde etmiştir. İzah’ı 463 te.
Rivayet zinciri (1. tarîk): Müslim ← Ebû Bekir b. Ebî Şeybe ve Amr b. Muhammed ← Süfyân b. Uyeyne ← İbn Şihâb (ez-Zührî)
Rivayet zinciri (2. tarîk): Müslim ← Harmele b. Yahyâ ← İbn Vehb ← Yûnus b. Yezîd ← İbn Şihâb (ez-Zührî)
Bana Amru'n-Nâkıd ile Züheyr b. Harb rivayet ettiler. Dedilerki: Bize Ya'kûb b. İbrahim b. Sa'd rivayet etti. Dediki: Bize babam, Sâlih'den, o da İbni Şihâb'dan naklen rivayet etti. Demişki: Bana Urvetü'bnü Zübeyr haber verdi ki: Âişe şöyle demiş: «Ben Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) namazında deccâlın fitnesinden Allah'a sığınırken işitdim.»
Bize Abdullah b. Meslemete'I-Ka'nebî rivayet etti. (Dediki): Bize İbrahim b. Sa'd, babasından, o da Hafs b. Âsim'dan, o da Abdullah b. Mâlik İbni Buhayne'den naklen rivayet ettiki, Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) sabah namazına İkaamet getirilmiş iken sünnet kılmakta olan birinin yanına uğramış (râvî diyor ki) ona bir şey söyledi ama ne olduğunu bilmiyoruz. Namazdan çıktığımız vakit o zâtın etrafını sararak: — Sana, Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ne söyledi? diye sorduk. O zât: — Bana : «Nerdeyse sizden biriniz sabah namazını dört rek'ât kılacak.» buyurdular, dedi. Ka'nebî (kendi rivayetinde) : «Abdullah b. Mâlik, İbni Buhayne'den, o da babasından...» diye rivayet etti. Ebû'l-Hüseyin Müslim derki: Ka'nebî'nin bu hadîsde «Babasından» diyerek rivayet etmesi hatâdır.
Bana Hasan b. Aliy EI-Hûlvânî ile Haccâcu'bnü'ş-Şâir rivayet ettiler. Lâfızları birbirine yakındır. Dediler ki: Bize Ya'kûb b, İbrâhîm rivayet etti. (Dediki): Bize babam rivayet etti. (Dediki): Bize Yezîdü'bnü'I-Hâd rivayet etti. Ona da Abdullah b. Habbâb rivayet etmiş: ona da Ebû Saîd-i Hudrî rivayet etmişki, Bir gece Useydü'bnü Hudayr hurma harmanında (Kur'ân) okurken birdenbire atı şahlanmış. Fakat o yine okumaya devam etmiş. Sonra at tekrâr şahlanmış ise de Yseyd yine okumasına devam etmiş. Sonra at tekrar şahlanmış. Useyd demiş ki: Atın (oğlum) Yahya'yı çiğneyeceğinden korktum da kalkıp yanına gittim. Bir de ne göreyim! Başımın üzerinde gölgelik gibi birşey!.. içinde kandillere benzer nesneler var. Bu gölgelik göğe çıktı: hattâ onu göremez oldum. Ertesi sabah Resûlüllah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e giderek: — Yâ Resûlâllah! Dün akşam ben gece yarısı hurma harmanında (Kur'ân) okurken birden atım şahlandı.» dedim: ResûlulIah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) hemen : «Oku İbni Hudayr!» buyurdu. (Dedim ki) : — Ben okumaya devam ettim. Sonra at yine şahlandı. Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) yine: «Oku ibni Hudayr!» buyurdular. (Dedim ki) : — Ben yine okudum: fakat hayvan sonra tekrar şahlandı. Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) yine : «Oku İbni Hudayr!» buyurdular. (Dedim ki): — Ben artık okumakdan vazgeçtim. (Oğlum) Yahya ata yakındı : Onu çiğner diye korktum. O sırada gölgelik gibi bir şey gördüm: içinde kandillere benzeyen nesneler vardı. Bu gölgelik göğe çıktı. Nihayet onu göremez oldum... Bunun üzerine Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Bunlar meleklerdir. Seni dinliyorlarmış. Eğer okumağa devam etseydin : sabaha kadar seni dinlerler: halk da onları görür: halkdan gizlenmezlerdir.» buyurdular.
Bize, Amru'n-Nâkıd rivayet etti. (Dediki): Bize Ya'kûb b. İbrâhîm b. Sa'd rivayet etti. (Dediki): Bize babam, Muhammed b. İshâk'dan rivayet etti. Demişki: Bana Abdullah b. Ebî Bekir b. Muhammed b. Amr b. Hazm EI-Ensârî, Yahya b. Abdillâh b. Abdirrahmân b. Sa'd b. Zürâra'dan, o da Ümmü Hişâm binti Hârisete'bni Nu'mân'dan naklen rivayet etti. Ümmü Hişâm şöyle demiş : «Gerçekden iki sene yahut bir seneden biraz fazla müddet zarfında bizim tandırımızla Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in tandırı birdi. Ben Kaaf sûresini ancak Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in dilinden öğrendim. Onu her cum'a cemaata hutbe îrâd ederken minberde okurdu.
Bana Ebû't-Tâhir rivayet etti. (Dediki): Bize ibni Vehb, İbrahim b. Sa'd'dan, o da babasından, o da A'rac'dan, o da Ebû Hureyre'den naklen rivayet etti ki, Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) cum'a günü sabah namazının ilk rek'atmda Secde sûresini, ikincide Hel'etâ'yı okurmuş.
Bize Züheyr b. Harb ile Hasenü'l-Hülvânî ve Abd b. Humeyd rivayet ettiler. Abd (Bana haber verdi.) tâbirini kullandı. Ötekiler: «Bize Yâkûb, —ki îbni İbrahim b. Sa'd'dır.— rivayet etti.» dediler. Yâkûb: Bize babam, Sâlih'den, o da İbni Şihâb'dan naklen rivayet etti. Ona da Ebü Selemete'bnü Abdirrahmân, Ümmü'l-Müzminin Aişe'nın şunları söylediğini haber vermiş, demiş; «Resulûllah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Vefat ettiği zaman (Hibara) denilen bir Yemen kumaşı ile örtüldü.»
Bana Amru'n-Nâkıd ile Hasenü'l - Hûlvânî ve Abd b. Humeyd rivayet ettiler. Dediler ki: Bize Ya'kûb yâni ibni İbrahim, İbni Sa'd rivayet etti. (dediki): Bize babam, Sâlih'den, o da îbni Şihâb'dan iki isnâdla birden Ukayl'in rivayeti gibi rivayette bulundu.
Bana Amru'n-Nâkıd île Hasan-ı Hûlvâni ve Abd b. Humeyd rivayet ettiler. (Dediler ki): Bize Ya'kûb —yâni İbni îbrâhîm b. Sa'd— rivayet etti. (Dediki): Bize babam, Sâlih'den rivayet etti. H. Bize Abd b. Humeyd de rivayet etti. (Dediki): Bize Abdürrazzâk rivayet etti. (Dediki): Bize, Ma'mer haber verdi. Bu râvîlerin İkisi de Zührî'den, Yûnus'un isnadı ile ve onun hadisi mânâsında rivayette bulunmuşlardır.
Rivayet zinciri (2. tarîk): Müslim ← Abd b. Humeyd ← Abdürrezzâk b. Hemmâm ← Ma'mer b. Râşid ← İbn Şihâb (ez-Zührî)
Bize Hasen b. Alîyy El-Hûlvânî ile Abd b. Humeyd rivayet ettiler. (Dediler ki): Bize Ya'kûb yâni İbni îbrâhîm b. Sa'd rivayet etti. (Dediki): Bize babam, Sâlih'den, o da ibni Şihâb'dan naklen rivayet etti. (Demişki): Bana Amir b. Sa'd babası Sa'd'dan naklen haber verdi ki, şöyle demiş: «Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): Ben de aralarında oturduğum hâlde (müellefe-i kulûb'dan) birkaç kişiye atıyye verdi. Yalnız onlardan bir adama hiç bir şey vermedi. Hâlbuki içlerinde, benim en beğendiğim o idi. Bunun üzerine ben kalkarak Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)in yanına gittim ve kendisiyle gizlice konuştum; dedim ki: — Yâ Resûlallah! Filâna n'için vermedin? Vallahi ben, onu sağlam bir mü'min görüyorum. Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'. — Yahut Müslim; dedi. Ben biraz sustum. Sonra yine o adamın bildiğim hâli yine bana galebe çalarak: — Yâ Resûlallah filâna n'için bir şey vermedin? Vallahi ben onu sağlam bir mü'min görüyorum; dedim. Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) (tekrar): — Yahut Müslim; buyurdu. Ben, yine biraz sustum. Sonra o adamın bildiğim hâli bana (tekrar) galebe çalarak: — Yâ Resûlallah! Filâna n'için bir şey vermedin? Vallahi ben, onu sağlam mü'min görüyorum; dedim. Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) (yine): — Yahut Müslim; dedi ve şunu ilâve ettiı — Ben yüzü üstü cehenneme atılır korkusuyla başkası bence daha makbul olduğu hâlde bazen bir kimseye dünyalık veririm.» Hûlvânî'nin hadisinde bu söz iki defa tekrarlanmıştır
{…} Bize Hasen b. Alîyy El-hûlvnî rivayet etti. (Dediki): Bize Yâ'kûb b. İbrahim b. Sa'd rivayet etti. (Dediki): Bize, babam, Salih' den, o da İsmail b. Muhammed b. Sa'd'dan naklen rivayet etti. Demişki: Ben, Muhammed b. Sa'd'ı bu hadîsi —Yâni Zührî'nin yukarıda zikrettiğimiz hadîsini— rivayet ederken dinledim; o şunu da söyledi: «Bunun üzerine Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) (mübarek) eli ile benim ensemle omuzum arasına vurdu. Sonra: — Dövüşmek mi İstiyorsun, Ey Sa'd? Ben, adama veriyorum işte! buyurdular
Bize Hasen-i Hûlvânî ile Abd b. Humeyd rivayet ettiler. (Dediler ki): Bize Yakûb yâni ibni İbrahim b. Sa'd rivayet etti. (Dediki): Bize, babam, Sâlih'den, o da İbni Şihâb'dan naklen rivayet etti. (Demişki): Bana, Enes b. Mâlik rivayet etti. (Dediki): «Allah, Resulüne Hevâzin kabilesinin mallarından bol bol ganimet verdiği vakit...» Râvî hadîsi yukarki hadis gibi anlatmış yalnız burada şöyle demiş: «Enes; Biz sabretmedik, dedi...» Bir de: «Amma yaşları genç bir takım insanlar...» dedi.
Bize Yahya b. Yahya rivayet etti. (Dediki) Bize İbrarahim b. Sa'd, İbni Şihâb'dan, o da Saîd b. El-Müseyyeb'den, o da Ebû Hureyre (Radiyallahû anh)'dan naklen haber verdi. Ebû Hureyre şöyle demiş: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): — «Hilâl'i gordünüzmü oruç tutun, onu ğördünüzmü bayram yapın. Eğer hava bulutlu olursa otuz gün oruç tutun.» buyurdular.
Bize, bu hadîsi İbni Ebî Ömer de rivayet etti. (Dediki): Bize Süfyân rivayet etti. H. Bana, Amr b, Sevvâd da rivayet etti. (Dediki): Bize îbni Vehb haber verdi. (Dediki): Bize Amr b. Haris haber verdi. H. Bana Muhammed b. Râfi* dahî rivayet etti, (Dediki): Bize Ebû Ahmed rivayet etti. (Dediki): Bize Süfyân rivayet etti. H. Bana Selemetü'bnü Şebîb dahî rivayet etti. (Dediki): Bize Ebu'l-Muğîra rivayet etti. (Dediki): Bize Evzaî rivayet eyledi. H. Bana Züheyr b. Harb da rivayet etti. (Dediki): Bize Ya'kub b. İbrahim b. Sa'd rivayet etti. (Dediki): Bize babam, İbni İshâk'dan rivâyet etti. Bu râvilerin hepsi Yahya b. Said'den, o da Amra'dan, o da Aişe (Radiyallahû anha) 'dan, o da Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den Ebû Muaviye hadîsi mânâsı ile rivayette bulunmuşlardır.
Rivayet zinciri (1. tarîk): Müslim ← İbn Ebû Ömer ← Süfyân b. Uyeyne
Rivayet zinciri (2. tarîk): Müslim ← Amr b. Sevâd el-Âmirî ← İbn Vehb ← Amr b. el-Hâris
Rivayet zinciri (3. tarîk): Müslim ← Muhammed b. Râfi' ← Ebû Ahmed ez-Zübeyrî ← Süfyân es-Sevrî
Rivayet zinciri (4. tarîk): Müslim ← Seleme b. Şebîb ← Ebû Mugîre ← Ebû Amr Evzâî
Bize Yahya b. Yahya ile Muhammed b. Rumh ve Kuteybe hep birden Leys b. Sa'd'dan rivayet ettiler. H. Bize Abd b. Humeyd de rivayet etti. (Dediki): Bize Abdürrazzâk haber verdi. (Dediki): Bize Ma'mer haber verdi. H. Bize Hasen-i Hülvâni dahî rivayet etti. (Dediki): Bize Yâkub rivayet etti. (Dediki): Bize babam, Sâlih'den naklen rivayet eyledi. Bu râvilerin hepsi Zührî'den bu isnadla Malik'in dediği gibi: «Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e bir yaban eşeği hediye ettim.» şeklinde rivayet etmişlerdir. Leys ile Salih'in hadislerinde: «Ona da Sa'b b. Cessâme haber vermiş.» ibaresi vardır.
Rivayet zinciri (1. tarîk): Müslim ← Yahyâ b. Yahyâ ve Muhammed b. Rumh ve Kuteybe b. Saîd ← Leys b. Sa'd ← İbn Şihâb (ez-Zührî)
Rivayet zinciri (2. tarîk): Müslim ← Abd b. Humeyd ← Abdürrezzâk b. Hemmâm ← Ma'mer b. Râşid ← İbn Şihâb (ez-Zührî)
Bize Hasenü'l-Hülvânî rivayet etti. (Dediki): Bize Ya'kûb rivayet etti. (Dediki): Bize babam, Sâlih'den, o da İbni Şihâb'dan, Yûnus'un Zührî'den sonuna kadar rivayet ettiği hadîs gibi rivayette bulundu.
Bize Hasanü'l-Hulvânî ile Abd b. Humeyd hep birden Yâkub b. İbrahim b. Sa'd'dan rivayet ettiler. (Demişki): Bize babam, Salih'ten, o da Abdurrahmân b. Humeyd'den naklen rivayet etti. Abdurrahmân, Ömer b. Abdilazîz'i, Sâib b. Yezîd'e sorarken işitmiş. Sâib şöyle demiş: «Ben Alâ' b. Hadramî'yi şöyle derken işittim: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'i: (Üç gece vardır ki muhacir olan bir kimse tavâf-ı saderden sonra bu gecelerde Mekke'de kalabilir.) buyururken işittim.»
Bana Ebu Imrân Muhammed b. Câ'fer b. Ziyâd rivayet etti. (Dediki): Bize ibrahim b. Sa'd, ibni Şihâb Zühri'den, o da Saîd b. El-Müseyyeb'den naklen rivayet etti. Sâîd şöyle demiş: Ben Sa'd'ı: «Osman b. Mazun'un bekârlığı kabul edilmedi; şayet ona izin verilseydi biz de hayalarımızı çıkarırdık.» derken işittim.
Bize ishâk b. ibrahim rivayet etti. (Dediki): Bize Yahya b. Âdem haber verdi. (Dediki): Bize ibrahim b. Sa'd, Abdülmelik b. Rabi' b. Sebrate'l-Cuhenî'den, o da babasından, o da dedesinden naklen rivayet etti. (Şöyle demiş): «Fetih yılında Mekke'ye girdiğimiz vakit Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) mut'a yapmamızı emir buyurdu. Artık ondan bizi nehyedinceye kadar mut'a'dan çıkmadık.»
Bana bu hadîsi Hasan El-Hulvanî ile Abd b. Humeyd, Ya'kub b. ibrahim b. Sa'd'dan rivayet ettiler. (Demişki): Bana babam, Sâlih'den naklen rivayet elti. (Demişki): Bize ibni Şihâb, Rabi' b. Sebrate'l-Cuheni'den, o da babasından naklen haber verdi. Babası Rabi'a, Resulullah (Sallallahu Aleyhı've Sellem)'in fetih zamanında mut'a'dan yani kadınlarla mut'a yapmaktan nehi buyurduğunu ve kendisinin iki kırmızı kaftan mukabilinde mut'a yapmış olduğunu haber vermiş.
Bana Amru'n-Nâkid rivayet etti. (Dediki): Bize Yâkub b. ibrahim b. Sâd rivayet eyledi. (Dediki): Bize babam, Salih'ten rivayet etti. ibni Şihâb demiş ki, Enes b. Mâlik şunu söyledi: «Ben tesettür (hicab) âyetinin sebebi nüzulünü en iyi bilen bir insanım. Ubeyyü'bnü Ka'b onu bana soruyordu. Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Zeyneb binti Cahş'a zifafa girerek sabahladı. Onunla Medine'de evlenmişti. Güneş yükseldikten sonra halkı yemeğe davet etti. Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) oturmuştu. Cemaat kalkıp gittikten sonra bir takım adamlar onunla beraber oturup kaldılar. Nihayet Resulullalı (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) kalkarak yürüdü. Onunla beraber ben de yürüdüm. Hattâ Aişe'nin hücresi kapısına kadar vardı. Sonra kalan cemaatın çıktıklarını tahmin ederek geri döndü. Onunla birlikte ben de döndüm. Bir de baktı ki cemaat hâlâ yerlerinde oturuyorlar. Bunun üzerine tekrar döndü. Ben de döndüm. Aişe'nin hücresine kadar vardı. Ve yine geri döndü. Ben de döndüm. Bir de baktık cemaat kalkıp gitmişler. Müteakiben ResuluIIah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) benimle kendisi arasına perde çekti. Allah Teâlâ da tesettür (hicab) âyetini indirdi.»
Bize bu hadîsi Mansur b. Ebî Müzahim dahî rivayet etti. (Dediki): Bize İbrahim b. Sa'd, Zührî'den, o da Urve'den, o da Aişe'den naklen rivayet etti, Aişe (Radiyallahu anha) şöyle demiş: Usame ibn-i Zeyd ile Zeyd b. Harise yatarlarken içeri bir kaif girmiş. Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) de orada imiş. Kaif: Şüphesiz bu ayaklar birbirinden olmadır; demiş. Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) buna sevinerek hoşnud kalmış da; Aişe'ye (bana) haber verdi.
Bize Hasen b. Aliy el-Hulvânî ile Abd b. Humeyd hep birden Ya'kûb b. İbrâhîm b. Sa'd'dan rivayet ettiler. (Demişki): Bize babam, Sâlih'den, o da İbni Şihâb'dan naklen rivayet etti. İbni Şihab'a da Ebû Seleme b. Abdirrahman b. Avf, ona da Fâtıme binti Kays haber vermiş ki, kendisi Ebû Amr b. Hafs b. Muğîre'nin nikâhı altında bulunuyormuş. Derken Ebû Amr onu üç talâkın sonuncusu ile boşamış. Fâtıme evinden çıkıp çıkmamak hususunda fetva istemek için Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e geldiğini, o da kendisine â'mâ ibni Ümmi Mektûm'un evine taşınmasını emir buyurduğunu söylemiş. Mervân boşanan kadının evinden çıkması hususunda bunu tasdik etmekten çekinmiştir. Urve de: «Âişe Fâtıme'nin bu hadîsini kabul etmedi» demiştir.
Bana bu hadîsi Amru'n-Nâkıd da rivayet etti. (Dediki): Bize Yakûb b. İbrâhîm b. Sa'd rivayet etti. (Dediki): Bize babam, Sâlih'den, o da İbni Şihâb'dan naklen bu isnâdla rivayette bulundu.
Bize Mansûr b. Ebî Müzâhim ile Muhammed b. Cafer b. Ziyâd rivayet ettiler. Mansûr: Bize İbrahim b. Sa'd, Zühri'den rivayet etti, dedi. İbni Ca'fer ise: Bize İbrahim —ki ibni Sa'd'dır— İbni Şihâb'dan, o. da Ubeydullah b. Abdillâh b. Utbe'den, o da Ebû Hureyre'den naklen haber verdi, ki Resülullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmuşlar; dedi: «Vaktiyle bîr adam insanlara borç para verir; hizmetkârına: Bir fakîre varırsan onu affediver; umulur kî Allah da bizi affeder; derdi. Nihayet bu zât Allah'a kavuştu; Allah da onu affetti.»
Bize Yahya b. Yahya da rivayet etti. (Dediki): Bize lbrahim b. Sa'd, ibni Şihâb'dan, o da Humeyd b. Abdirrahmân ile Muhammed b. Nu'mân'dan, onlar da Nu'mân b. Beşîr'den naklen haber verdi. Nu'mân şöyle demiş: Babam beni Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e getirerek: Ben şu oğluma bir köle bağışladım; dedi. Bunun üzerine: «Bütün oğullarına da bağışladın mı?» diye sordu. Babam: Hayır! deyince : «Dyle ise onu dön!» buyurdular.