Mahmûd b. er-Rebî' Râvi

Doğum: h. 7 · Vefat: h. 99
Mahmûd b. er-Rebî' b. Sürâka b. Amr b. Zeyd b. Abde…
Künye
Ebû Muhammed
Nisbe
el-Ensârî, el-Medenî, el-Hazrecî
Tabaka
Küçük yaşta sahâbî
Şehir
Medine, Beytülmakdis, Şam
Vefat kaydı
h. 96 (bazı kaynaklarda 99, 79)
Cerh-ta'dîl
sahâbî

Ebû Nuaym ya da Ebû Muhammed künyesiyle anılan Mahmûd b. er-Rebî' b. Sürâka, Medineli Ensâr'ın Hazrec kabilesine mensuptur. Annesi Neccâroğulları'nın Mâzin kolundan Cemîle bint Ebû Sa'saa'dır. Hz. Peygamber vefat ettiğinde yaklaşık beş yaşında olduğu için küçük yaştaki sahâbîler arasında sayılır.

Resûlullah'la ilgili hafızasında kalan en belirgin hatıra, dört ya da beş yaşındayken evlerindeki kuyudan çekilen kovadan ağzına aldığı suyu Hz. Peygamber'in yüzüne püskürtmesidir. Hz. Peygamber'in yanı sıra Ubâde b. Sâmit, İtbân b. Mâlik ve Ebû Eyyûb el-Ensârî'den rivayette bulundu. Kendisinden Enes b. Mâlik, Zührî, Recâ b. Hayve ve Ebû Bekir b. Enes hadis nakletti.

İstanbul üzerine düzenlenen sefere katılmış ve bu sefer sırasında Dımaşk'tan geçmiştir. Beytülmakdis'e yerleştiği için Şam bölgesinin râvileri arasında da anılır. Yahyâ b. Maîn onu güvenilir saymıştır. Vâkıdî'ye göre h. 99 / m. 717 yılında doksan üç yaşında vefat etmiştir; ölümünün h. 96'da olduğu da nakledilir.

Yaşadığı yerler: Medina.

Râvi adları senedden otomatik ayrıştırılmış, kimlik ve hayat bilgileri ricâl kaynaklarından (Itqan râvi profilleri, muslimscholars.info) eşleştirilerek eklenmiştir; eşleşmeyen yazımlar ayrı kayıt olarak kalabilir.

16 hadis
Mahmûd İbnü'r-Rebi' şöyle demiştir: Nebi (sallallahu aleyhi ve sellem)'in ben beş yaşında iken bir kova daki su'dan ağzına alarak yüzüme püskürttüğünü hatırlıyorum. Tekrar: 189, 839, 1185, 6354, 6422.
İtban İbn Mâlik'ten yapılan rivayete göre: Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem o'nun evine gelmiş. Ona: 'Evinin neresinde sana namaz kıldırmamı istersin?' diye sormuş. İtban olayı anlatmaya şu şekilde devam etti: "Ona bir yer gösterdim. Rasulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem tekbir getirip namaz'a başladı. Biz de arkasında saf tuttuk. Bize, iki rek'at namaz kıldırdı. Tekrar: 425, 667, 686, 838, 840, 1186, 4009, 4010, 5401, 6423
İbn Şihâb'dan şöyle nakledilmiştir: "Mahmud İbn er-Rabî' el-Ensârî bize şöyle anlattı: Ashâb-ı kiram'ın ensâr kolundan Bedir savaşına katılmış İtbân İbn Mâlik bir gün Rasûlullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e gelerek: Ey Allah'ın elçisi! Akrabalarıma namaz kıldırıyorum. Ama artık gözlerim fonksiyonunu yitirmeye başladı. Yağmur yağıp onlarla evim arasındaki vadiden seller akınca camilerine gidip onlara namaz kıldıramıyorum. Ey Allah'ın elçisi istedim ki, gelip evimde bana namaz kıldırasın. Sonra ben de orayı namazgah edineyim' dedi. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem de ona: İnşallah, gelirim' diyerek karşılık verdi." İtban olayın bundan sonraki kısmını şu şekilde anlatır: "Bir sabah güneş yükselince Allah Resulü (Sallallahu aleyhi ve Sellem) Ebu Bekir ile birlikte çıkageldi. Rasûiullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem eve girmek için izin istedi, ben de kabul ettim. Eve girince oturmadı. Sonra: 'Evinin neresinde namaz kılmamı istersin?' diye sordu. Ona evin bir köşesini gösterdim. Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem namaz'a durup tekbir aldı. Biz de arkasında durup saf tuttuk. İki rekat namaz kıldırıp selâm verdi." İtban daha sonra şöyle devam etti: "Onun için hazırladığımız hazire aşına kalması için gitmesine müsaade etmedik. (Rasûlullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in burada olduğunu duyan) çok sayıda mahalle sakini eve akın etti. Nihayet herkes evde toplandı. İçlerinden biri 'Mâlik İbn Duhşin veya İbn Duhayşun nerede?' diye sordu. Bir başkası 'O münafıktır. Allah'ı ve Nebi'ini sevmez' diyerek karşılık verdi. Bunun üzerine Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem: Böyle demeyin! Onun Allah rızasını gözeterek lâ ilahe illallah dediğini görmediniz mi?' şeklinde tepki gösterdi. Bu defa ona münafık diyen sahâbî: 'Allah ve Nebi'i daha iyi bilir' dedi." İtban şöyle devam etti: "Hep Allah Resûlü'nün münafıklara karşı teveccüh gösterip onların iyiliğini istediğine şahit olduk. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem: Şüphesiz Allah, kendi rızasını gözeterek la ilahe illallah diyen kimseye ateşi haram kılmıştır' buyurdu. İbn Şihâb şöyle dedi: "Ensâr'dan hayırda ön plana çıkan Salim'in oğullarından biri olan Husayn İbn Muhammed'e Mahmud İbn Rabi' hadisinin sıhhatini sordum. O da, sahih olduğunu belirtti."
Mahmud ibnu'r-Rebî' el-Ensarî'nin naklettiğine göre: Kör olan İtban bin Malik kendi akraba ve aşiretine imamlık yapardı. Bir gün İtban, Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e şöyle dedi: "Ey Allah'ın Resulü bazı geceler aşırı yağmurdan dolayı sel oluyor, ben de gözleri görmeyen bir â'mâyım. Evimde bir köşede bir namaz kılsanız da ben de orayı bir musallâ / namazgâh edinsem!" Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem onun talebini kırmadı ve evine gitti. İtbân'a: "Namaz'ı nerede kılmamı istersin?" diye sordu. İtban, Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e evinde bir yer gösterdi ve Resûl-i Ekrem Sallallahu Aleyhi ve Sellem namaz'ı orada kıldı. باب: هل يصلي الإمام بمن حضر، وهل يخطب يوم الجمعة في المطر. 41. Cemaate Katılmayı Engelleyecek Haklı Bir Mazeret Bulunması Durumunda İmam Gelen Cemaate Namaz Kıldırır Mı Ve Hava Yağmurlu İse Cuma Hutbesini Okur Mu?
İtban İbn Malik (r.a.)'in şöyle dediği nakledilmiştir: "Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem davetime icabet edip evimi şereflendirdiğinde içeri girmek için müsaade istedi. Ben zâtı âlilerini içeriye aldım. Bana; 'Nerede namaz kılmamı istersin?' diye sorunca evimde uygun olan ve namaz kılmasını istediğim yeri gösterdim. Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem kalktı ve biz de arkasında saf olup namaz'a durduk. Sonra selâm verdi ve biz de selâm verip namazdan çıktık."
Ubâde İbn es-Sâmit (r.a.) Resûlullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in şöyle buyurduğunu nakletmiştir: "Kur'an'ın ilk sûresi olan Fâtihatül-Kitâb'ı okumayan bir kimsenin namazı olmaz."
İtban İbn Malik (r.a.) şöyle demiştir: "Biz Resûlullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem ile birlikte namaz kıldık; o selâm verdiğinde biz de selâm verdik."
Mahmud İbn er-Rabî' (r.a.), Resûlullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in bir gün evlerine gelip kuyunun kovasından bir içim suyu ağzına alıp yüzüne püskürttüğünü hatırladığını ve bu günlerde de bunu hatırlayacak yaşta olduğunu anlatmaktadır.
Mahmud İbn Rebî' el~Ensârî (r.a.) şöyle demiştir: Ben Itbân İbn Mâlik (r.a.)'in şöyle dediğini işittim: "Ben bağlı bulunduğum Beni Seleme kabilesine imamlık yapardım. Bir gün Resûlullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e gelerek şöyle dedim; "Ya Resulallah! Ben gözleri görmeyen bir a'mayım. Bazen öyle aşırı yağmur yağıyor ki evimle mescid arasında oluşan sel yüzünden evimden çıkıp mescid'e gidemiyorum. Ben zât-ı âlînizden şunu istirham ediyorum; Evimize buyurup bir köşesinde namaz kılsanız da orayı rnescid edinsem!" Bunun üzerine Resûlullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem ona şöyle dedi: "İnşallah bu talebinizi yerine getiririm!" Bir süre sonra, öğle vakti civarı Resûlullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem söylediği gibi benim yanıma geldi. Yanında Ebu Bekir de vardı. Resûlullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem içeri girmek için izin istedi. Ben de kendilerini içeriye buyur ettim. Fakat hemen oturmadı ve oturmadan önce namaz kılmak istediği için şöyle buyurdu: "Namazı nerede kılmamı istersin?" İtbân, Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e evinde uygun olan istediği bir yer gösterdi ve Resul-i Ekrem (Sallallahu aleyhi ve Sellem) namaz kılmak üzere kalktığında biz de kalkıp arkasında saf olduk. Namazı kılıp selâm verdi ve o selâm verince biz de selâm verdik."
Mahmud İbnü'r-Rebî' el-Ensarî Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'i ve O'nun Sallallahu Aleyhi ve Sellem onların evinde bulunan bir kuyu'nun suyundan ağzına alıp kendisinin yüzüne püskürttüğünü hatırladığını söylemiştir.
Mahmud, İtban İbn Malik'ten -ki bu kişi Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem ile birlikte Bedir savaşına katılmıştı- şunu duyduğunu söylemiştir: Ben, Ben-i Salim yurdunda bizim kabileye namaz kıldırırdım. Yağmurlar yağınca benimle onların arasında bir vadi oraya gitmeme engel olurdu, bu vadiyi geçerek onların mescidine gitmem çok zor olurdu. Bunun üzerine Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e gelerek şöyle dedim: "Görmem gerçekten çok zayıfladı. Çok yağmur yağdığında benim ile kavmim arasındaki vadi sel oluyor ve benim geçmem çok zor oluyor. Senin bize gelerek evimde bir yerde namaz kılmanı, böylece orayı namazgah edinmeyi isterim". Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem "Bunu yapacağım" buyurdu. Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem bir gün kuşluk vaktinde Ebu Bekir ile birlikte geldi, eve girmek için izin istedi, ben de izin verdim. Daha oturmadan: "Evinin neresinde namaz kılmamı istersin?" diye sordu. Ben, Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'in namaz kılmasını istediğim yeri kendisine gösterdim. Bunun üzerine Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem tekbir getirerek burada namaz'a durdu, biz de arkasında saf yaptık. O iki rekat namaz kıldı, sonra selam verdi. O selam verince, biz de selam verdik. Ben, Resulullah'a kendisi için et yemeği yapıldığını söyleyerek onu beklettim. Ev halkı Resulullah'ın (s.a.v.) benim evimde olduğunu duyunca pek çok kişi bize geldi ve evdeki kişilerin sayısı çoğaldı. Eve gelenlerden bîr adam "Malik nerede? Onu göremiyorum" dedi. Bir başka adam "Bırak şu münafığı. O Allah ve Resulü'nü sevmez" dedi. Bunun üzerine Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem adam'a: "Öyle söyleme Görmüyor musun o Allah'ın rızasını umarak la ilahe illallah diyor?" dedi. Bunun üzerine o adam: "Allah ve Resulü daha iyi bilir. Bize gelince onun sevgisi ve konuşmasında hep münafıklara yöneldiğini görüyoruz" dedi. Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem: "Allah, kendi rızasını umarak La ilahe İllallah diyen kişiyi cehennem ateşine haram kılmıştır" buyurdu. (Mahmud şöyle dedi): Bu olayı içlerinde Resulullah'ın sahabîlerinden Ebu Eyyub'un da bulunduğu bir toplulukta, Yezid İbn Muaviye komutasında Rum ülkesinde (İstanbul'a doğru) seferde iken -ki Ebu Eyyub bu seferde vefat etmiştir- anlattım. Ebu Eyyub reddederek şöyle dedi: "Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in asla senin söylediğin şeyi söyleyeceğini sanmıyorum." Bu laf ağırıma gitti. Ben de Allah beni bu gaza'dan sağ salim çıkarırsa bunu, hayatta olarak bulursam kavminin mescidinde olan İtban İbn Malik'e sormaya ahdettim. İtban'ın yanına kadar yolculuk yaptım. Hac için (veya umre için) telbiye getirdim. Sonra Medine'ye gittim. Ben-î Salim yurduna geldim. Bir de baktım ki İtban gözleri ama bir ihtiyar olduğu halde kavmine namaz kıldırıyor. Selam vererek namazını bitirince kendisine selam verdim ve kendimi tanıttım. Sonra bu hadis hakkında kendisine sordum. Bana aynen daha önce anlattığı şekilde anlattı.
İbn Şihab: Bana Mahmud b. er-Rabi'in haber verdiğine göre "İtban b. Malik --ki Nebi s.a.v.'in sahabesidir, Bedre katıldı ve Ensari idi-- Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in yanına gitti ... "
İbn Şihab'dan, dedi ki: Bana Mahmud b. er-Rebi el-Ensari'nin haber verdiğine göre ''Itban b. Malik -ki Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem ashabından olup, ensardan Bedir'de hazır bulunanlardan idi- Rasulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in huzuruna vararak: Ey Allah'ın Rasulü dedi. Artık ben gözlerimi tanıyamaz oldum (gözlerim pek iyi görmüyor), üstelik ben kavmime namaz kıldınyorum. Yağmur yağdı mı benimle onlar arasındaki vadi selolup taşıyor ve onların mescidlerine gidip, onlara namaz kıldıramıyorum. Bu sebeple ey Allah'ın Rasulü, senin,şeref verip evimde namaz kılmanı ve orayı da namaz kılacağım yer edinmey{ arzu ediyorum, dedim. Allah Rasulü de: İnşallah dediğini yapacağım, diye buyurdu. Itban dedi ki: Ertesi sabah gün yükseldiğinde Rasulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem ile Ebu Bekir geldiler. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem izin istedi, ben de ona izin verdim. Oturmayıp, içeri girdi. Sonra bana: Evinin neresinde namaz kılmamı arzu edersin, diye sordu. Ben de evin bir tarafını gösterdim. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem ayakta durup, tekbir getirdi. Biz de saf tuttuk. İki rekat kıldı, sonra selam verdi. Onu hazırladığımız bir hazıre çorbası için alıkoyduk. O yurdun ahalisinden çok sayıda adamlar da evde toplanıp bir araya geldiler. Onlardan birisi: Malik b. ed-Ouhşun nerede, diye sordu. Birisi: O bir münafıktır, Allah'ı ve Rasulünü sevmez, dedi. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem: Böyle deme, sen onun Allah rızasını isteyerek la ilahe illallah dediğini görmüyor musun dedi. Adam: Allah ve Rasulü daha iyi bilir, dedi." Itban dedi ki: "Bizler onun yüzünün ve nasihatinin münafıklara yönelik olduğunu görüyoruz, dedik. Allah Rasulü şöyle buyurdu: Şüphe yok ki Allah, Allah'ın vechini isteyerek la ilahe illallah diyen kimseye ateşi haram kılmıştır."
Mahmud İbn Rebi"den aktarıldığına göre Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem onların kuyusundan ağzına aldığı suyu ona püskürtmüştür.
Mahmud İbn er-Rebi, r.a., Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in onların bahçesindeki bir kuyudan ağzına su alıp kendisine püskürttüğünü nakletmiştir ..
İtban b. Malik r.a. şöyle demiştir: Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem gün yükseldiği vakit bana geldi. Evimin bir tarafında bize namaz kıldırdt. Bizimle birlikte namaz kılanlardan biri: "Malik b. Duhşun nerede?" dedi. Aramızdan bir kişi: "O AIlah'ı ve Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'i sevmeyen bir münafıktır!" dedi. Bunun üzerine Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem: "Ona böyle demeyiniz! O 'la ilohe Wallah' diyor ve ununla da Allah'm rızasını istiyor" buyurdu. İtban için o sözü söyleyen kimse: "Evet öyledir" dedi. Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem: "Şu muhakkak ki kıyamet günü tevhid ile gelecek herbir kul üzerine Allah ateşi elbette haram kılmıştır" buyurdu.