Râvi adları senedden otomatik ayrıştırılmış; kimlik ve hayat bilgileri ricâl kaynaklarından (Itqan râvi profilleri, muslimscholars.info) eşleştirilerek eklenmiştir.
Bana Muhammed b. Rafi' tahdis etti. Bize ez-Zubeyri' -ki o Muhammed b. Abdullah b. ez-Zubeyr'dir- tahdis etti. Bize Şeyban tahdis etti. el-Hasan'ı şöyle derken dinledim: "Sizden önceki/erden bir adamın bir çıbanı olmuştu. Bu çıban onu rahatsız edince ok torbasından bir ok çıkarttı, onu deşti fakat kan durmadığından sonunda öldü. Aziz ve celil Rabbimiz de: Ben de ona cenneti haram ettim, buyurdu." Sonra elini mescide uzattı ve dedi ki: Evet, Allah'a yemin ederim ki bu hadisi bana Cündeb, Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'den bu mescitte tahdis etti.
Bize Muhammed b. Ebi Bekr el-Mukaddemi' de tahdis etti. Bize Vehb b. Cerir tahdis etti. Bize babam tahdis etti: Hasan'ı şöyle derken dinledim: Bize Cündeb b. Abdullah el-Becell bu mescitte tahdis etti ve ne unutluk, ne de Cündeb'in Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) adına yalan söyleyeceğinden korkarız. O dedi ki: Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem): "Sizden öncekiler arasında bir adamda bir çıban çıkmıştı. .. " buyurdu. Sonra hadisi buna yakın olarak zikretti. Tahric bilgisi 303 ile aynı.
Bize Şeyban b. Ferruh tahdis etti. Bize Ebu'I-Eşheb, el-Hasan'dan şöyle dediğini tahdis etti: Ubeydullah b. Ziyad (2/47a) vefatı ile neticelenen hastalığı sırasında Ma'ki! b. Yesar el-Müzenl'yi ziyaret etti. Ma'kil dedi ki: Ben sana Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'den dinIediğim bir hadisi nakledeceğim. Eğer yaşayacak olduğumu bilmiş olsaydım sana bunu aktarmayacaktım. Şüphesiz ben Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'i şöyle buyururken dinledim: 'Allah'ın bir raiyeyi yönetimi altına vermiş olduğu herhangi bir kul, eğer öldüğü günde yönetimi altındakileri aldatarak ölürse mutlaka Allah ona cenneti haram kılar."
Bize Yahya b. Yahya tahdis etti. Bize Yezid b. Zurey', Yunus'tan haber verdi. O el-Hasen'den şöyle dediğini nakletti: Ubeydullah b. Ziyad hasta bulunan Ma'kil b. Yesar'ın yanına girdi. Ona bir şeyler sordu, o da şöyle dedi: - Şimdi ben sana daha önce söylemediğim bir hadisi nakledeceğim. Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmuştu: "Allah bir kulun yönetimi altına bir raiye vermiş olup da, o kişi öldüğünde onları aldatmış durumda ise, mutlaka Allah ona cenneti haram kılar." Ubeydullah: Bunu neden bana bugünden önce nakletmemiştin, dedi. O: Sana nakletmedim -yahut nakledecek deği!dim-, dedi. Tahric bilgisi 361 ile aynı.
Bana el-Kasım b. Zekeriya da tahdis etti. Bize Huseyn -yani el-Cu'fi- Zaide'den tahdis etti. O Hişam'dan şöyle dediğini nakletti: Hasan dedi ki: Hasta ziyaretinde bulunmak üzere Ma'ki! b. Yesar'ın yanında idik. Derken Ubeydullah b. Ziyad geldi. Ma'kil ona: Şüphesiz ben sana Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'den dinlediğim bir hadis nakledeceğim, dedi sonra hadisi bundan önceki iki ravi'nin naklettikleri hadisin anlamında zikretti. Tahric bilgisi 361 ile aynı.
Bize Muhammed b. Abdil A'la'da rivayet etti. (Dediki): Bize Mu'temir babasından o da Bekir'den, o da Hasen'den o da İbni Mugire'dan, o da babasından o da Peygamber (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den naklen bu hadisin mislini rivayet etti
Bana Züheyr b. Harb ile Ebu Gassan el-Mismaî rivayet ettiler. H. Bize bu hadîsi Muhammed b. el-Müsenna ile ibni Beşşar dahi rivayet ettiler. Bu ravilerin hepsi dediler ki. Bize Muaz b. Hişam rivayet etti dedi ki: Bana babam, Katade'den, Matar'da Hasan'dan, o da Ebu Rafi'den, o da Ebu Hureyre'den naklen rivayet ettilerki: Nebiyullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) : «Erkek kadının dört şu'besi arasına oturup da onu yorarsa kendisine yıkanmak vacib olur.» buyurmuşlar. Matar'ın hadîsinde : «Meniyi indirmese bile.» kaydı vardır. Ravilerden Züheyr : «Kadının dört eş'ubu arasına.» diye rivayet etti.
Bize Ebu Bekir b. Ebî Şeybe de rivayet etti. (Dediki) : Bize Yezîd b. Hârûn, Dâvûd b. Ebi Hind'den, o da el-Hasen'den, o da Cündeb b. Süfyan'dan, o da Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den bu isnadla rivayet etti. Ama Cündeb: «Onu cehennem ateşine tepesi öttü atmasın!» cümlesini söylememişdir.
Bize, Yahya b. Yahya ile Ebû Bekr b. Ebî Şeybe hep birden Hüşeym'den rivayet ettiler. Ebû Bekr Dediki: Bize, Hüşeym rivayet etti. (Dediki): Bize, Ebû Hurre, Hasen'den, o da Sa'd b. Hişâm'dan, o da Âişe'den naklen haber verdiki, Âişe şöyle demiş: «Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) geceleyin namaz kılmak için kalktımı evvelâ namazına hafif iki rek'âtla başlardı.»
Bize Yahya b. Yahya rivayet etti. (Dediki): Mâlik'e, ibni Şihâb'dan dinlediğim, onun da Muhammed b. Alî'nin oğulları Abdullah ile Hasen'den, onların da babalarından, onun da Ali b. Ebî Talib'den naklen rivayet ettiği şu hadîsi okudum: «Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Hayber günü kadınlarla mut'a yapmaktan ve ehli eşeklerin etlerini yemekten nehi buyurdular.»
Bize Ebü Bekir b. Ebî Şeybe ile ibni Numeyr ve Züheyr b. Harb toptan îbni Uyeyne'den rivayet ettiler. Züheyr (Dediki): Bize Süfyân b. Uyeyoe, Zührî'den, o da Muhammed b. Ali'nin oğulları Hasen ile Abdullah'dan, onlar da babalarından, o da Ali'den nakien rivayet etti ki, Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Hayber günü hem nikâhı müt'a-dan, hem de ehli eşeklerin etlerin(i yemek) den nehiy buyurmuş.
Bize Muhammed b. Abdillah b. Numeyr rivayet etti. (Dediki): Bize babam rivayet etti. (Dediki): Bize Ubeydullah, ibni Şihab'-dan, o da Muhammed b. Alî'nin oğulları Hasen ile Abdullah'dan, onlar da babalarından, o da Ali'den naklen rivayet eyledi ki, Hz. Ali îbni Abbâs'ı kadınlara mut'a yapmak hususunda müsamahakâr konuşurken işiterek : — Yavaş ol ey îbnü Abbâs! Çünkü Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Seilem): Hayber günü hem mut'a'dan, hem de ehli eşeklerin etlerin (i yemek) den nehiy buyurdu; demiş.
Bana Ebu't-Tâhir ile Harmeletu'bnu Yahya rivayet etti (Dedilerki): Bize ibni Vehb haber verdi. (Dediki): Bana Yunus, Şihâb'dan, o da Muhammed b. Ali b. Ebi Tâîib'in oğulları Hasen ile Abdullah'dan, onîar da babalarından naklen haber verdi. Muhammed, Ali b. Ebi Tâlib'i îbni Abbâs'a şunları söylerken işitmiş : «Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Hayber günü hem kadınlara mut'a yapmaktan, hemde ehli eşeklerin etlerini yemekden nehiy buyurdular.»
Bize Ebû Bekir b. Ebî Şeybe de rivayet etti. (Dediki): Bize Abede b. Süleyman ile Abdullah b. Numeyr rivayet ettiler. H. Bize İbni Numeyr dahî rivayet etti. (Dediki): Bana babam rivayet etti. Her iki râvi Ubeyduilah'dan bu isnadta rivayette bulunmuşlardır. Ancak ikisi de : «Vasiyyet edeceği bîr şeyi oIen» demiş; «Vasıyyet etmek istediği» dememişindir
Bize Ebû Bekir b. Ebî Şeybe rivayet etti. (Dediki): Bize Abdülâlâ, Hişâm'dan, o da Hasen'den, o da Abdurrahman b. Semûra'dan naklen rivayet etti. Şöyle demiş: Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Putlara ve babalarınıza yemin etmeyin!» buyurdular.
Bize Şeybân b. Ferrûh rivayet etti. (Dediki): Bize Cerîr b. Hâzim rivayet etti. (Dediki): Bize El-Hasen rivayet etti. (Dediki): Bize Abdurrahman b. Semûra rivayet etti. (Dediki): Bana Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Ey Abdurrahman b. Semura! İmaret isteme, zîrâ isteyerek verilirse onunla tek başına kalırsın; istemeden sana verilirse onun için yardım görürsün! Bir şeye yemin ederde başkasını ondan daha hayırlı görürsen hemen yemininden dolayı keffâret ver; ve o hayır olan işi yap!» buyurdular. Ebû Ahmed El-Cülûdî dediki: Bize Ebu'l-Abbâs El-Mesercesî rivayet etti. (Dediki): Bize Şeybân b. Ferrûh bu hadisi rivayet etti. [ El Culudi bir ravi daha katarak hadis'in isnadını ali olarakda rivayet etmektir ]
Bana Aliy b. Hucr Es-Sa'dî rivayet etti. (Dediki): Bize Hüseyni, Yûnus ile Mansûr ve Humeyd'den rivayet etti. H. Bize Ebû Kâmil El-Caliden de rivayet etti. (Dediki): Bize Hammâd b. Zeyd, Simâk b. Atiyye ile Yûnus b. Ubeyd ve diğerleri arasında Hişâm b. Hassân'dan rivayet etti. H. Bize Ubeydullah b. Muâz dahi rivayet etti. (Dediki): Bize EI-Mu'temir, babasından rivayet etti. H. Bize Ukbe b. Mükrem El-Ammî de rivayet etti. (Dediki): Bize Saîd b. Âmir, Saîd'den, o da Katâde'den naklen rivayette bulundu. Bu râvilerin hepsi EI-Hasen'den, o da Abdurrahmân b. Semûra'dan, o da Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den naklen bu hadîsi rivayet etmişlerdir. El-Mu'temir'in babasından naklettiği rivayette «imaret» kaydı zikredilmemiştir.
Bize Yahya b. Yahya Et-Temîmî rivayet etti. (Dediki): Bize Hüseyin, Mansûr'dan, o da El-Hasen'den, o da Hıttân b. Abdillâh Er-Rakaaşî'den, o da Ubâde b. Sâmit'den naklen haber verdi. Ubâde şöyle demiş: Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Benden Öğrenin! Benden öğrenin!.. Allah o (kadı) nlara (çıkar) bir yol haIketti. Bekârla bekâr (zina ederse) yüz dayakla bir sene sürgün; evli ile evliye yüz dayak ve recim (var!)» buyurdular.
Bize Muhammed b. El-Müsennâ ile İbni Beşşâr hep birden Abdülâlâ'dan rivayet ettiler. İbni'I-Müsennâ (Dediki): Bize Abdil-âla rivayet etti. (Dediki): Bize Saîd, Katâde'den, o da El-Hasen'dcn, o da Hittân b. Abdillâh Er-Rakaaşî'den, o da Ubâde b. Sâmil'den naklen rivayet ettî. Şöyle demiş: Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) üzerine vahy indirildiği zaman bundan dolayı gussalamr ve yüzü rengini atardı. Bir gün kendisine vahy indirildi de yine böyle oldu. Açıldığı vakit: «Benden öğrenin! Allah o (kadı) nlara (çıkar) bir yol haIk etti. Evli ile evli, bekârla bekâr!.. Eliyle yüz dayak... sonra taşlarla recim! Bekâra yüz dayak... sonra bir sene sürgün!..» buyurdu.
Bize Şeybân b. Ferrûh rivayet etti. (Dediki): Bize Cerîr b. Hâzim rivayet etti. (Dediki): Bize Hasen rivayet etti. (Dediki): Bize Abdurrahmân b. Semûra rivayet etti. (Dediki): Bana Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdular: «Ya Abdurrahman! Emirliği isteme! Çünkü isteyerek sana verilirse onunla baş başa bırakılırsın! İstemeden sana verilirse onun uğrunda yardım görürsün.»
{…} Bize Yahya b. Yahya da rivayet etti. (Dediki): Bize Hâlid b. Abdillâh Yûnus'dan rivayet etti. H. Bana Alî b. Hucr Es-Sadî dahî rivayet etti. (Dediki): Bize Hüseyin Yûnus'la Mansûr'dan ve Humeyd'den rivayet etti. H. Bize Ebû Kâmil El-Cahderî de rivayet etti. (Dediki): Bize Hammâd b. Zeyd, Simâk b. Atiyye ile Yûnus b. Ubeyd'den ve Hişâm b. Hassandan naklen rivayet eyledi. Bu râvilerin hepsi Hasen'den, o da Abdurrahmân b. Semura'dan, o da Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den naklen Cerîr'in hadîsi gibi rivayette bulunmuşlardır
Bize Şeybân b. Ferrûh rivayet etti. (Dediki): Bize Ebû'l-Eşheb, Hasen'den rivayet etti. (Demişki): Ubeydullah b. Ziyâd, Ma'kıl b. Yesâr El-Müzenî'yi ölüm döşeğinde iken dolaştı da Ma'kıl şunu söyledi: Ben sana Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den işittiğim bir hadîsi söyleyeceğim. Benim için (daha) hayât olduğunu bilsem (onu) sana söylemezdim. Ben Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'i: «Allah'ın bîr sürüye çoban yaptığı hiç bîr kul yoktur ki, öldüğü gün sürüsüne hıyanet etmiş olarak ölsün de Allah ona cenneti haram kılmasın!» buyururken işittim
{…} Bize bu hadîsi Yahya b. Yahya da rivayet etti. (Dediki): Bize Yezîd b. Zürey', Yûnus'dan, o da Hasan'dan naklen haber verdi. Şöyle demiş: Ma'kıl b. Yesâr hasta iken İbni Ziyâd onun yanına girdi... Râvi, Ebû'l-Eşbeb'in hadîsi gibi rivayette bulunmuş; şunu da ziyâde eylemiştir: «Bunu bana bu günden evvel söylemeli değil mi idin? Dedi. — Sana söylemedim (işte) yahut) : Sana söyleyecek değildim! cevâbını verdi.»
Bize Şeybân b. Ferrûh rivayet etti. (Dediki): Bize Cerîr b. Hâzim rivayet etti. (Dediki): Bize Hasan rivayet ettiki: Âiz b. Amr Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in ashâbındandı— Ubeydullah b. Ziyâd'ın yanına girerek şunları söylemiş: — Ey oğulcuğum! Ben Resûlullâh (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'i: «Şüphesiz çobanların en kötüsü insafsız deve bakıcılarıdır. Sakın onlardan olma!» buyururken işittim. Bunun üzerine (Ubeydullah) ona: — Otur! Sen ancak Muhammed (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ashabının kepeğindensin! Demiş. O da: — Onların kepeği varmı idi ki? Kepek ancak onlardan sonra hem de onlardan başkalarında oldu! cevabını vermiş.
Bize Heddâb b. Hâlid El-Ezdî rivayet etti. (Dediki): Bize Hemmâm b. Yahya rivayet etti. (Dediki): Bize Katâde Hasan'dan, o da Dabbe b. Mihsan'dan, o da Ümmü Seleme'den naklen rivayet etti ki, Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellemj şöyle buyurmuş : «Bir takım emirler gelecck! Siz: bilip i'tîrâz edeceksiniz. İmdi kim bilirse beraet eder; kim İ'tirazda bulunursa kurtulur. Lâkin kim rıza gösterir de tâbi' olursa!..,» Ashâb: — Onlarla harb etmeyelim mi? Demişler. «Hayır! Namaz kıldıkları müddetçe!» buyurmuş.
Bana Ebû Gassân El-Mismaî ile Muhammed b. Beşşâr da hep birden Muâz'dan rivayet ettiler. Lâfız Ebû Gassân'ındır. (Dediki): Bize Muâz —ki İbni Hişâm Ed-Destavâi'dir— rivayet etti. (Dediki): Bana babam, Katâbe'den rivayet etti. (Demişki): Bize Hasan, Dabbe b. Mihsan eI-Anezi'den; o da Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in zevcesi Ümmü Seleme'den, o da Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den naklen rivayet etti: «Sizin üzerinize bîr takım emirler tayin edilecektir. Sîz onları bilip itiraz edeceksiniz, İmdi her kim kerih görürse berâet etti; her kim itirazda bulunursa kurtuldu demektir. Lakin kim rızâ gösterir de tâbi' olursa!... buyurmuştur. Ashab: Yâ Resûlullah onlarla harpetmeyelim mi? demişler. «Hayır! Namaz kıldıkları müddetçe!» buyurmuş. (Yâni her kim kalbi ile kerih görür ve kalbi ile reddederse demektir.)
Bana Ebu'r-Rabi' El-Atekî de rivayet etti. (Dediki): Bize Hammâd (yâni İbni Zeyd) rivayet etti. (Dediki): Bize Muallâ b. Ziyâd ile Hjşâm, Hasan'dan, ada Dabbe b. Mihsan'dan, o da Ümmü Seleme'den naklen rivayet ettiler. Ümmü Seleme: Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu...» demiş. Râvî yukarki hadîs gribi rivayette bulunmuş; yalnız: «Her kim reddederse muhakkak beri olur; ve her kim kerîh görürse muhakkak kurtulur.» demiştir.
Bize bu hadîsi Hasan b. Rabî' Ei-Beceli de rivayet etli. (Dediki): Bize İbnu''l-Mübârek, Hişâm'dan, o da Hasan'dan, o da Dabbe b. Mihsan'dan, o da Ümmü Seleme^den naklen rivayet etti. Şöyle demiş: Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) buyurdular... Râvî yukarıki hadîsin mislini söylemiş; yalnız «Lâkin rızâ gösterip tâbi' olan..» cümlesi müstesna! Onu anmamıştır.
Bize Yahya b. Yahya rivayet etti. (Dediki) Mâlik b. Enes'e, ibni Şihab'dan dinlediğim onunda Muhammed b. Ali'nin iki oğlu Abdullah ile Hasan'den, onlarında babalarından, onun da Ali b. Ebî Tâlib'den naklen rivayet ettiği şu hadisi okudum: «Resûlullah (Sallallalıu Aleyhi ve. Sellem) Hayber (vak'ası) günü kadınlara müi'a yapmaktan ve ehli eşeklerin elinden nehiy buyurdu.»