Ubeydullah b. Abdullah b. Ömer

Ebû Bekir · 3. tabaka

Ubeydullah b. Abdullah b. Ömer b. Hattâb

KünyeEbû Bekir
Nisbeel-Adevî, el-Medenî, el-Kureşî
Tabaka3. tabaka
Cerh-ta'dîlsika (güvenilir)

Râvi adları senedden otomatik ayrıştırılmış; kimlik ve hayat bilgileri ricâl kaynaklarından (Itqan râvi profilleri, muslimscholars.info) eşleştirilerek eklenmiştir.

Zincirde geçtiği hadisler

İbn Ömer r.a. şöyle demiştir: Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem, Hayber yahudileri ile, ortaya çıkacak olan meyve veya ekinin yarısının onlarda kalması şartıyla muamele (müzaraa) akdi yapmıştır.
Abdullah r.a.'dan rivayet edilmiştir: Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem: "Köle efendisinin iyiliğini ister ve Rabbine güzelce kulluk ederse iki kat mükafat alır" buyurmuştur.
Abdullah r.a.'dan şöyle rivayet edilmiştir: Allah Resulü Sallallahu Aleyhi ve Sellem: "Hepiniz çobansınız ve güttüğünüzden sorumlusunuz. İnsanların yöneticisi onların çobanıdır ve onlardan sorumludur. Kişi ailesinin çobanıdır ve onlardan sorumludur. Kadın kocasının evinin ve çocuğunun çobanıdır ve onlardan sorumludur. Köle efendisinin malının çobanıdır ve ondan sorumludur. Kısaca hepiniz çobansınız ve güttüğünüzden sorumlusunuz" buyurmuştur .
İbn Ömer r.a.'den nakledilmiştir: Ömer r.a., birine Allah yolunda cihad etmesi için Allah Resulü sallallahu aleyhi ve sellem'in kendisine verdiği bir atı sadaka etmişti. O adamın atı pazarda satışa çıkardığını haber aldı. Bunun üzerine onu alıp almamak konusunda Allah Resulü Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e danıştı. Nebi sallallahu aleyhi ve sellem: "Onu satın alma ve sadakandan kesinlikle dönme" buyurdu.
Abdullah bin Ömer r.a.'den nakledildiğine göre Resul-i Ekrem Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurmuştur: "(Allah'a ve Resulü'ne) İsyan emredilmediği sürece dinleyip itaat etmek bir hak ve yükümlülüktür. Fakat isyan emredilmişse emredenleri dinlemek ve onlara itaat etmek yanlıştır!"
Abdullah İbn Ömer'in naklettiğine göre Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurmuştur: "Hararet, adeta cehennem'in bir yalazıdır. Hararetlenince su ile serinlemeye çalışın!"
Ebu Hureyre r.a.'dan rivayete göre: "Ey Allah'ın Resulü insanların en kerimi kimdir diye soruldu. O: En takvalılarıdır, diye buyurdu. Bizim sana sorduğumuz bu değil, dediler. O halde Allah'ın Halilinin oğlu, Allah'ın Nebisinin oğlu, Allah'ın Nebisi Yusuftur, dedi. Yine: Bizim sana sorduğumuz bu değildir, dediler. Bu sefer: Siz bana Arapların madenleri (neseblerinin asılları) hakkında (mı) soruyorsunuz? Onların cahiliye döneminde hayırlı olanları, fıkhetmeleri (dini iyi bilmeleri) şartıyla İslamda da hayırlılarıdır, diye buyurdu." Tekrar: 3274, 3383, 3490, 4689
Ebu Hureyre r.a.'dan rivayete göre Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e, insanların en kerimi kimdir, diye soruldu. O: "Allah'a karşı en takvalı olanlardır" diye cevap verdi. Bizim sana sorduğumuz bu değildir, dediler. Bu sefer: "İnsanların en kerimi Allah'ın halilinin oğlu, Allah'ın Nebiinin oğlu, Allah'ın Nebiinin oğlu ve kendisi de Allah'ın Nebii olan Yusuftur" diye buyurdu. Yine: Bizim sana sorduğumuz bu değildir, dediler. Şöyle buyurdu: "Siz bana Arapların madenleri hakkında mı soruyorsunuz? İnsanlar madendir. Cahiliye döneminde hayırlı olanlar, fakih olmaları şartıyla İslam'da da hayırlı olanlardır. "
Ebu Hureyre r.a. dedi ki: "Ey Allah'ın Resulü, insanların en . kerimi kimlerdir diye soruldu. O: En takvalılarıdır, dedi. Biz sana bunu sormuyoruz, dediler. O zaman Allah'ın Nebii Yusuftur, dedi."
İbn Ömer r.a.'dan rivayete göre Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurdu: "Atların perçeminde hayır kıyamet gününe kadar düğümlenmiş kalacaktır."
İbn Ömer r.a. dedi ki: "Cahiliye dönemi insanları kesilmiş deve etini habelu'l-habeleye kadar vadeli olarak satarlardı." Dedi ki: "Habelu'l-habele dişi devenin, karnındaki yavruyu doğurduktan sonra o doğan yavrunun bir daha hamile kalması demektir. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem onlara bu işi yasakladı."
İbn Ömer'den rivayete göre o ihrama girmiş ve şöyle demişti: "Eğer benimle onun (Beyte ulaşmamını arasına engelolunacak olursa ben de Kureyş kMirlerinin Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'i "Andolsun ki Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'de sizin için güzel bir örnek vardır." [Ahzab,21] ayetini okudu."
Nafi'den rivayete göre "Abdullah'ın oğullarından birisi kendisine: Bu sene ikamet etsen (gitmesen). Çünkü senin Beyt'e ulaşmayacağından korkarım demişti. Bunun üzerine Abdullah dedi ki: Biz Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem ile birlikte çıkıp gittik. Kureyş kafirleri Bey te ulaşmamıza engeloldular. Bunun üzerine Nebi sallallfıhu aleyhi ve sellem da hediyelik kurbanlıklarını kesti ve saçlarını traş etti. Ashabı da saçlarını kısalttı ve devamla dedi ki: Sizi şahit tutuyorum: Ben bir umre yapmayı (kendime) vacip kıldım (niyet ettim). Eğer Beytullaha ulaşmama engel olunmazsa tavaf ederim. Eğer benimle Beytullah'ın arasına engelolunursa Resulullah sallallfıhu aleyhi ve sellem'in yaptığı gibi yaparım. Bir süre yol aldı, sonra dedi ki: Benim görüşüme göre her ikisinin durumu aynıdır. Sizi şahit tutuyorum ki ben umrem ile birlikte kendime bir haccı da vacip kıldım (hacca da niyet ettim). Tek bir tavaf yaptı ve tek bir sa'y yaptı, sonra da her ikisinden bir arada ihramdan çıktı."
İbn Ömer'den rivayet edildiğine göre o şöyle demiştir: "Cahiliyye insanları aşura günü oruç tutarlardı. Ramazan orucu farz kı lınınca [Allah Resulü Sallallahu Aleyhi ve Sellem] 'İsteyen aşura orucunu tutsun, isteyen tutmasın,' buyurdu.
Ebu Hureyre'den rivayet edildiğine göre, o şöyle demiştir: Nebi (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'e insanların en üstünü soruldu. O da; "Allah katında insanların en üstünü en takvalı olan kimsedir," buyurdu. Ashab-ı kiram: "Bunu [dini bakımdan en üstün olanı] sormuyoruz. (Nesep bakımından) en üstün olanı soruyoruz." dedi. Bunun üzerine Allah Resulü (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): "İnsanların en üstünü, Allah'ın Halili'nin oğlu Allah'ın Nebisinin oğlu Allah'ın Nebiinin oğlu Yusuftur," buyurdu. Ashab-ı kiram: "Sana bunu da sormuyoruz," dedi. Bunun üzerine Allah Resulü (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): "Arapların köklerinden (kimin hayırlı olduğunu mu) soruyorsunuz?" diye sordu. Onlar da "Evet," dediler. Allah Resulü (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) de şöyle buyurdu: Cahiliyye döneminde sizin en hayırlılarınız, ince din anlayışına sahip oldukları zaman İslam döneminde de en hayırlı kimselerdir.
Ebu Hureyre r.a.'dan, Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurdu: "Kadın şu dört şey için nikahlanır: Malı için, şerefi için, güzelliği için ve dini için. Sen dindar olanı nikahlamakla zafere kavuş. Ellerin toprağa bulanasıca!" Diğer tahric: Müslim rada’; Ebu Davud, nikah (2047); İbn-i Mace, nikah (hno:1858)
İbn Ömer radiyallahu anh'den, dedi ki: "Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem ensardan bir erkek ile bir kadın arasında lanetleşme yaptıl'dı ve onları birbirinden ayırdı."
Abdullah'tan, dedi ki: "Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem ehli merkeplerin etlerini yemeyi yasakladı."
Abdullah b. Ömer'den, dedi ki: "Abdullah b. Ubey ölünce, oğlu Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e gelerek: Ey Allah'ın Rasulü, bana gömleğini ver de gömleğinle onu kefenleyeyim. Ayrıca sen de onun namazını kıl, onun için mağfiret dile, diye ricada bulundu. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem ona kendi gömleğini verdi ve: Cenaze işlerini bitirdiğin vakit bize haber ver, dedi. Oğlu işlerini bitirince durumunu Nebi'e haber verdi. Allah Rasulü ona namaz kılmak için gelince, Ömer onu çekti ve: Allah sana münafıkların namazıarını kı Im anı yasaklayarak: "Onlar için ister mağfiret dile, ister mağfiret dileme. Onlar için yetmiş defa mağfiret dilesen de Allah yine onları kesinlikle bağışlamayacaktır."(Tevbe, 80) diye buyurmadı mı? dedi. Bunun üzerine: "Onlardan ölen hiçbir kimsenin namazını asla kılma! Kabrinin başında da durma!"(Tevbe, 80) buyruğu nazil oldu."
Abdullah (b. Mes'ud) r.a.'dan rivayete göre "Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem altından bir yüzük edindi ve onun kaşını avucunUn iç tarafına getirdi. İnsanlar da yüzük edinmeye başladı. Bunun üzerine o yüzüğü attı ve gümüşten bir yüzük edindi. " Bu Hadis 5866, 5867, 5873, 5876, 6651, 7298 numara ile de geçiyor
İbn Ömer'den, dedi ki: "Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem saç ekleyen kadına da, saç ekleten kadına da, döğme yapan kadına da, döğme yaptıran kadına da lanet etmiştir."
İbn Ömer r.a.'dan, dedi ki: "Resuluilah Sallallahu Aleyhi ve Sellem: Bana misali Müslümana benzeyen, yemişini Rabbinin izniyle her zaman veren, yapraklarını dökmeye n bir ağacın hangisi olduğunu haber veriniz, buyurdu. İçimden onun hurma ağacı olduğu geçti ama Ebu Bekir ve Ömer orada iken konuşmak da hoşuma gitmedi. Her ikisi de konuşmayınca, Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem: O hurma ağacıdır, buyurdu. Ben babamla birlikte dışarı çıkınca: Babacığım, onun hurma ağacı olduğu içime doğdu, dedim. Babam: Peki o olduğunu söylemene ne engeloldu? Onu söylemiş olsaydın, şundan şundan daha çok sevdiğim bir şeyolurdu, dedi. İbn Ömer: Beni konuşmaktan alıkoyan tek husus senin de, Ebu Bekir'in de konuşmadığını görünce konuşmaktan hoşlanmayışım oldu, dedi."
İbn Ömer r.a.'dan rivayete göre; "Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurdu: Hiç şüphesiz verdiği sözde durmayan kimse için kıyamet gününde yüksekçe bir bayrak dikilecek ve: Bu filan oğlu filanın sözünde durmaması(nın alametildir, denilecektir." Hadisin geçtiği diğer yerler: 6178, 6966 ve 7111
Ebu Hureyre'den dedi ki: Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem: "Sonra da otururken azaların yerli yerine gelinceye kadar başını (seededen) kaldır, buyurdu."
Ebu. Hureyre r.a.'den nakledildiğine göre Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurmuştur: "Yatağınıza gittiğiniz zaman izarınızın iç tarafıyla yatağınızı bir silin. Çünkü siz sabah kalktıktan sonra yatağınıza nelerin girip çıktığını bilmezsiniz. Sonra şöyle deyin: Ey Rabbim isminle yatağıma yattım, Yine senin rızanla kalkacağım, Eğer gece canımı alırsan bana merhamet et. Eğer yaşamamı irade edersen beni salih kulların gibi koru" Kurtubi Müfhim adlı eserinde yatağın neden silinmesi gerektiğinin hadiste açıklandığını; ancak bunun neden izarın iç tarafıyla yapılması gerektiğinin anlaşılmadığını ifade etmiştir. Bana göre bazı hayvanların yaklaşmasını engelleyen tıbbı bir faydası olduğu için izarın içiyle silinmesi emredilmiştir. Tibi kişinin yatağını terkettikten sonra toz, toprak vb, şeylerin yatağı kirlettiği için yatmadan önce onu silkmek gerektiğini söylemiştir. Kirmanı de hadis metninde geçen imsak kelimesinin ölüm diye yorumlandığını dolayısıyla karşılığının rahmet ve mağfiret olduğunu; irsal kelimesinin de hayatın devamı anlamına geldiğini ve karşılığının da hıfz ve koruma olduğunu ifade etmiştir.
İbn Ömer'in nakline göre Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem "Önünüzde bir havuz vardır ki (büyüklüğü) Cerba ile Ezruh arası gibidir" buyurmuştur.
Ebu Hureyre şöyle rivayet etmiştir: Bir adam namaz kılmak için mescide geldi. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem de mescidin bir köşesindeydi. Adam Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e selam verdi. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem ona: "Git, bir daha namaz kıl, sen namaz kılmadın" dedi. Adam geri döndü, bir daha namaz kıldı, ardından Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e selam verdi. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem selama .J diye karşılık verdikten sonra: "Git, bir daha namaz kıl, sen namaz kılmadm» buyurdu. Bu durum üçüncü kez tekrarlayınca adam Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in kendisine namaz kılmayı öğretmesini istedi. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurdu: "Namaz kılacağm zaman güzelce abdest al, daha sonra kıbleye yönel, tekbir getir. Kur'an'dan kolayına geleni oku. Daha sonra tüm azaların yerli yerine oturacak şekilde rüko. et. Daha sonra dimdik ayakta duracak kadar başını kaldır. Daha sonra tüm azaların yerli yerine oturacak şekilde secde et. Daha sonra dimdik olacak ve azaların yerli yerine gelecek şekilde otur. Daha sonra yine azaların yerli yerine oturacak şekilde secde et. Daha sonra dimdik ayağa kalk. Bunları tüm namazın boyunca yap.»
Abdullah b. Ömer r.a.'in nakline göre Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem fiyatı üç dirhem olan bir kalkan hırsızlığında hırsızın elini kestirmiştir.
İbn Ömer'in nakline göre bir oğlan çocuğu gizlice öldürüldü. Bunun üzerine Hz. Ömer "Bu öldürme fiiline San'a. halkı katılmış olsaydı, mutlaka onların hepsini (teker teker) öldürürdüm" demiştir.
Abdullah b. Ömer, Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem şiğar niktıhını yasakladı deyince, hadisi nakleden Ubeydullah el-UmerlNafl'e "Şiğar nedir?" diye sorar. O da "Biri diğerinin kızını niktıhlar, diğeri de ona kendi kızını mehirsiz olarak niktıhlar ve yine biri diğerinin kızkardeşini niktıhlar ve ona da kendi kızkardeşini mehirsiz olarak niktıhlar" dedi. Birileri (Ebu Hanıfe) "Bir kimse hile yapar da şiğar niktıhı ile evlenirse, bu akid caizdir ve şart batıldır" demiştir. Yine aynı kişi mut'a niktıhı hakkında, niktıh fasiddir, şart da batıldır demiştir. Onların bazıları ise "Mut'a da, şiğar da caizdir, şart ise batıldır" demişlerdir.