Hârûn b. Abdullah

Ebû Mûsâ · 10. tabaka

Hârûn b. Abdullah b. Mervân

Vefath. 241
KünyeEbû Mûsâ
Nisbeel-Bağdâdî, el-Bezzâz, el-Hâfız
Yaşadığı yerleral-Baghdad
Tabaka10. tabaka
Cerh-ta'dîlsika (güvenilir)

Râvi adları senedden otomatik ayrıştırılmış; kimlik ve hayat bilgileri ricâl kaynaklarından (Itqan râvi profilleri, muslimscholars.info) eşleştirilerek eklenmiştir.

Zincirde geçtiği hadisler

Bize Hârûn b. Abdillâh rivayet etti. (Dediki): Bize Muhammed b. Bekr rivayet eyledi. (Dediki): Bize İbni Cüreyc rivayet etti. Dedi ki: — Nâfi'e: İbni Ömer'den, ihrâmlı bir kimseye ne gibi hayvanları öldürmeyi helâl gördüğünü işittin? diye sordum. Nâfi' bana şu cevâbı verdi: — Abdullah (Dediki): Ben Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'i — Beş nevi hayvan vardır kî, onları öldürene, öldürdüğünden dolayı bir günah yoktur. (Bunlar): Karga, çaylak, akreb, fare ve kuduz köpek (tir)» buyururken işittim.
Bize Harun b. Abdillâh rivayet etti. (Dediki): Bize Esved b. Âmir, Züheyr den, o da Ebû'z-Zübeyr'den naklen rivayet etti. Demişki: Ben Saîd b, Cübeyr'î şunu söylerken işittim: İbni Abbâs (Radiyallahu anhünıa) (Dediki): «Bir adamı, hayvanı düşürerek boynunu kırdı. Bu zât, Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ile birlikte bulunuyordu. Bunun üzerine Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ashabına onun cenazesini su ve sidirle yıkamalarını, yüzünü -zannederim başını da, dedi.- açmalarını emretti. Ve: — Çünkü o, kıyamet gününde ihlâl yaparak diriltilecektir buyurdu.»
Bize Hârûn b. Abdillâh rivayet etti. (Dediki): Bize Ebû Dâvûd-u Tayâlisî rivayet etti. (Dediki): Bize Habîb b. Yezîd, Amr b. Herim'den o da Saîd b. Cübeyr ile İkrime'den, onlar da İbni Abbâs (Radiyallahû anhüma)'dan naklen rivayet etti ki, Dubâa hacca gitmek istemiş de Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şart koşmasını emir buyurmuş. O da Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in emrinden dolayı bunu yapmış.
Bîze Hârûn b. Abdillâh rivayet etti. (Dediki): Bize Muhammed b. Fadl Es-Sedûsî rivayet etti. (Dediki): Bize Vüheyb rivayet etti. (Dediki): Bize Eyyûb, Ebû'l-Âliyete'I-Berrâ'dan, o da İbni Abbâs (Radiyallahu anhuma)'dan naklen haber verdi. Şöyle demiş: «Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ashabı ile birlikte, on günlerin dördünde hacca telbiye ederek geldiler de ashabına bu haccı, umre'ye tebdil etmelerini emir buyurdu.»
Bize Harun b. Abdillâh rivayet etti. (Dediki): Bize Muhammed b. Bekr El-Bürsânî haber verdi. (Dediki): Bize İbn-i Cüreyc haber verdi. (Dediki): Atâ'yı haber verirken dinledim. (Dediki): Bana Urvetu'bnü Zübeyr haber verdi. (Dedikî): Ben ve İbn-i Ömer Âişe'nin hücresine dayanmış oturuyorduk. Misvak kullanıyor biz de misvâkinin sesini işitiyorduk. Ben îbn-i Ömer'e: — Yâ Ebâ Abdirrahmân! Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ....... ---------------------------------------------------------------------------------- (Burada kitaptan kaynaklı bir boşluk var. aşağıdaki 220 nolu rivayeti okuyunca bu boşluğun ne olduğunu kestirebilirsiniz ) ---------------------------------------------------------------------------------- — Evet, cevabını verdi. Bunun üzerine Âişe'ye: — Ey anneciğim! Ebû Abdirrahmân'ın ne söylediğini işitmiyormusun? dedim. Âişe: — Ne söylüyor? dedi. — Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Receb ayında Umre yaptı diyor dedim. Bunun üzerine Âişe (Radiyallahu anha): — Allah Ebû Abdirrahmân'ı mağfiret buyursun! Ömrüm hakkı için Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem); Receb'de Umre yapmamıştır. Ve hiç bir Umre yapmamıştırki, İbn-i Ömer de onunla beraber bulunmasın, dedi. İbn-i Ömer bunları işitiyordu. Ama ne hayır ne de evet demeyip sükût etti
Bana Muhammed b. Hatim ile Hârûn b. Abdillâh ve Yâkûb-u Devrâkî rivayet ettiler. (Dedilerki): Bize Yezîd b. Hârûn haber verdi. (Dediki): Bize Abdülazîz b. Ebî Seleme, Ömer b. Hüseyin'den, o da babasından naklen haber verdi. Şöyle demiş : «Arafe sabahı Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ile beraberdik. Kimimiz tekbir alıyor, kimimiz telbiye getiriyordu. Biz tekbîr alıyorduk.» (Abdullah b. Ebî Seleme Demişki): «Ben : — Vallahi siz şaşılacak adamlarsınız! Ona niçin : (Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'i nasıl yaparken gördün?) diye sormadınız? dedim.»
Bana Hârûn b. Abdillâh rivayet etti. (Dediki): Bize Haccâc b. Muhammed rivayet etti. (Dediki): Bize İbni Cüreyc rivayet etti. (Dediki): Bana Ebû'z-Zübeyr haber verdi. Ona da Aliyyi Ezdi haber vermiş ki, İbni Ömer kendilerine Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in sefere çıkarken devesinin üzerine dosdoğru oturduğu vakit üç defa tekbir getirerek arkasından : «Bize bu hayvanı, müsahhar kılan Allah'ı tenzih ederim. Biz buna takat getiremezdik. Şüphesiz ki biz Rabbimize dönücüleriz. Yâ Rabbi! Senden bu seferimizde hayır ve takva, amellerden de senin razı olacaklarını dileriz. Yâ Rabbî! Bu seferimizi bize âsân eyle. Bize onun uzaklığını dür. Allahım! Seferde arkadaş, ailede vekîl sensin. Allahım! Seferin meşakkatinden, manzaranın kötüye değişmesinden, mal ve âite hususunda kötü dönüşden sana sığınırım!» buyurduğunu, döndüğü vakit dahî aynı duayı okuduğunu: «Dönenleriz, tövbekarlarız, âbidleriz, ancak Rabbimize hamd edenleriz» duasını ziyâde eylediğini öğretmiş.
Bana Harun b. Abdillah rivayet etti. (Dediki): Bize Haccâc b. Muhammed rivayet etti. Haccâc, ibni Cüreyc (Dediki) tâbirini kullandı. H. Bize bu hadîsi îshâk b. ibrahim ile Muhammed b. Rafi' de, Abdürrezzâk'dan rivayet ettiler. (Demişki): Bize ibni Cüreyc haber verdi. (Dediki): Bana Ebu'z-Zübeyr haber verdi ki, Câbir b. Abdillâh'ı şunu söylerken işitmiş: «Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Şiğar'dan nehiy buyurdular.
Rivayet zinciri (1. tarîk): Müslim ← Hârûn b. Abdullah ← Haccâc b. Muhammed ← İbn Cüreyc ← Ebü'z-Zübeyr ← Câbir b. Abdullah
Bize bu hadîsi Muhammed b. el-Müsennâ da rivayet etti. (Dediki): Bize Ebu Dâvud rivayet eyledi. H. Bize Muhammed b. Râfi' ile Hârun b. Abdillâh da rivayet ettiler. (Dedilerki): Bize Vehb b. Cerir rivayet eyledi. H. Bize Ahıned b. Hirâş dahî rivayet etti. (Dediki): Bize Şebâbe rivayet etti. Bunların hepsi Şu'be'den, o da Humeyd'den bu isnâdla rivayette bulunmuşlardır. Yalnız Vehb hadisinde râvi şöyle demiştir : «Abdurrahman: Bir kadınla evlendim; dedi.»
Rivayet zinciri (1. tarîk): Müslim ← Muhammed b. Müsennâ ← Ebû Dâvûd ← Şu'be b. el-Haccâc ← Humeyd b. Hilel
Rivayet zinciri (2. tarîk): Müslim ← Muhammed b. Râfi' ve Hârûn b. Abdullah ← Vehb b. Cerîr ← Şu'be b. el-Haccâc ← Humeyd b. Hilel
Rivayet zinciri (3. tarîk): Müslim ← Ahmed b. el-Hasen b. Hırâş ← Şebâbe b. Sevvâr ← Şu'be b. el-Haccâc ← Humeyd b. Hilel
Bana Harun b. Abdillah rivayet etti.(Dediki): Bize Haccâc b. Muhammed, ibni Cüreyc'den rivayet etti. (Demişki): Bana Musa b. Ukbe, Nafi'den naklen haber verdi. (Demişki): Ben Abdullah b. Ömer'i şunu söylerken işittim: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Çağrıldığınız taktirde bu davete icabet edin!» buyurdular. Kura'da olsa dahi. Nafi' demiş ki : «Abdullah b. Ömer düğünde olsun, düğünden başka bir hususta olsun davete gelirdi. Oruçlu iken dahi davete gelirdi.»
Bize bu hadîsi Kuteybetü'bnu Saîd de rivayet etti. (Dediki): Bize Ebu Avâne rivayet etti. H. Bize Abdülvâris b. Abdissamed dahî rivayet eyledi. (Dedikî): Bana babam, dedemden, o da Eyyub'dan naklen rivayet etti. H. Bize Muhammed b, El-Müsennâ da rivayet etti. (Dediki): Bana Vehb b. Cerîr rivayet etti. (Dediki): Bize Şu'be rivayet eyledi. H. Bize yine Muhammed b. el-Müsennâ rivayet etti. (Dediki): Bize Abdurrahmân rivayet etti. (Dediki): Bize Süfyân rivayet etti. H. Bana Ubeydullah b. Saîd ile Hârun b. Abdillâh ve Ebu Ma'ne'r-Rakaaşî dahî rivayet ettiler. (Dedilerki): Bize Vehb b. Cerir rivayet etti. (Dediki): Bize babam rivayet etti. (Dediki): Nu'mân b. Râşid'i, Zührî'den naklen rivayet ederken dinledim. H. Bana Süleyman b. Ma'bed'de rivayet etti. (Dediki): Bize Muallâ b. Esed rivayet etti. (Dediki): Bize Abdülazîz yâni ibni'I-Muhtâr, Süheyl b. Ebî Salih'den rivayet etti. Bu râvilerin hepsi Muhammed b. Münkedir'den, o da Câbir'den bu hadîsi rivayet etmişlerdir. Nu'man'ın Zührî'den rivayet ettiği hadîsde: «isterse yüzükoyun, isterse daha başka şekilde yalnız bir deliğe olmak şartı ile...» ifâdesini ziyade etmiştir.
Rivayet zinciri (1. tarîk): Müslim ← Kuteybe b. Saîd ← Ebû Avâne
Rivayet zinciri (2. tarîk): Müslim ← Abdülvâris b. Abdüssamed ← Abdüssamed b. Abdülvâris ← Ceddî ← Eyyûb es-Sahtiyânî
Rivayet zinciri (3. tarîk): Müslim ← Muhammed b. Müsennâ ← Vehb b. Cerîr ← Şu'be b. el-Haccâc
Rivayet zinciri (4. tarîk): Müslim ← Muhammed b. Müsennâ ← Abdurrahman b. Mehdî ← Süfyân b. Uyeyne
Rivayet zinciri (7. tarîk): Müslim ← en-Nu'mân b. Râşid ← İbn Şihâb (ez-Zührî)
Bana Hârûn b. Abdillâh rivayet etti. (Dediki): Bize Haccâc b. Muhammed rivayet etti. (Dediki): İbni Cüreyc şunu söyledi : Bana Ebu'z-Zübeyr haber verdi ki, Azze'nin âzâdlısı Abdurrahmân b. Eymen'i İbni Ömer'e sorarken işitmiş. Abdurrahmân : — Karısını hayız hâlinde iken boşayan bir adam hakkında ne dersin? diye sormuş; bu konuşmayı Ebu'z-Zübeyr de işitiyormuş. ibni Ömer şu cevâbı vermiş: — Resûlullah {Sallallahu Aleyhi ve Sellem) zamanında İbni Ömer hayız halindeki karısını boşadı. Ömer (bu meseleyi) Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e sorarak: Hakîkaten Abdullah b. Ömer karısını, hayızlı olduğu hade boşadı; demiş. Nebi {Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ona: «Oğlun karısına dönsün!» diyerek kadını (bana) iade etmiş ve: «Kadın temizlendiği vakit onu boşasın yahud (nikâhında) tutsun!» buyurmuşlar. İbni Ömer: «Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) : (Ey Nebi! Kadınları boşayacağınız zaman iddetlerinin önünde boşayın!} [ Talak 1 ] âyetini de okumuş.» demiş.
Bana (yine) Hârûn b. Abdillâh rivayet etti. (Dediki): Bize Ebû Âsim, İbnü Cüreyc'den, o da Ebu'z-Zübeyr'den, o da îbni Ömer'den bu kıssanın benzerini rivayet eyledi.
Rivayet zinciri: Müslim ← Hârûn b. Abdullah ← Ebû Âsım ← İbn Cüreyc ← Ebü'z-Zübeyr ← İbn Ömer
Bize Ebû Kureyb Muhammed b. Ala' ile Hârûn b. Abdillâh rivayet ettiler. (Dedilerki): Bize Ebû Usâme, Hişâm'dan, o da babasından, o da Âişe'den naklen rivayet etti. Âişe şöyle demiş : Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) tatlıyı ve balı severdi. İkindiyi kıldı mı kadınlarını dolaşır; onlara yakınlık gösterirdi. Bir defa Hafsa'nın yanına girdi; ve orada mu'tadından fazla kaldı. Ben bunun sebebini sordum. Hafsa'ya kavminden bir kadın bir kap bal hediye etmiş, o da bundan Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e şerbet takdim etmiş; dediler. Bunun üzerine ben : — Vallahi ona mutlaka bir hile yapacağız; dedim. Ve bunu Sevde'ye anarak dedim ki : Senin yanına girdiği vakit şüphesiz sana yaklaşacaktır. O zaman kendisine: Yâ Resûlâllah! Sen megâifirmi yedin? diyeceksin! O sana: Hayır (yemedim) diyecek. Sen: Ya bu koku ne? dersin. (Râvi Urve demiş ki: Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) üstünün başının nahoş kokmasından hoşlanmazdı.) O : Hafsa bana bal şerbeti ikram etti, diyecek. Kendisine: Bu balın arısı urfut yemiş (gâlibâ) diyeceksin! Bunu ona ben de söyliyeceğim. Sen de söyle yâ Safiyye! Vaktâ ki Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Sevde'nin yanına girmiş. Sevde diyor ki: Kendinden başka ilâh olmayan Allah'a yemîn olsun, senden korkuma az kaldı Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) henüz kapıda iken söze ben başlayarak senin bana öğrettiklerini ona söyleyecektim. Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) yaklaşınca Sevde : — Yâ Resûlâllah, sen megâfîr mi yedin? demiş. O: — Hayır! cevâbını vermiş. Sevde : — O halde bu koku ne? demiş. Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): — Hafsa bana bal şerbeti sundu; buyurmuşlar. Sevde: — Onun arısı urfut yemiş (galiba) demiş. Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) benim yanıma girdiği vakit bunları ona ben de söyledim. Sonra Safiyye'nin yanına girdi. Bunları o da söylemiş. Müteakiben (tekrar) Hafsa'nın yanına girdiği vakit Hafsa : — Yâ Resûlâllah, sana o şerbetten ikramedeyimmi? diye sormuş. — Ona ihtiyacım yokl buyurmuşlar. Sevde: — Sübhânallah! Vallahi onu mahrum ettik, dedi. Ben ona: — Sus! dedim.
Bana Muhammed b. Hatim b. Meymün rivayet etti. (Dediki): Bize Yahya b. Saîd, İbni Cüreyc'den rivayet etti. H. Bize Muhammed b. Râfi'de rivayet etti. (Dediki): Bize Abdurrezzâk rivayet etti. (Dediki): Bize İbni Cüreyc haber verdi. H. Bana Harûn b. Abdillâh dahî rivayet etti. Lâfız onundur. (Dediki): Bize Haccâc b. Muhammed rivayet etti. (Dediki): İbni Cüreyc şunu söyledi. Bana Ebu'z-Zübeyr haber verdi ki, Câbir b. Abdillâh'ı şöyle derken işitmiş: Teyzem boşandı. Bilâhare hurmasının yemişini devşirmek istedi. Fakat bir adam onu dışarı çıkmaktan men'etti. bunun üzerine Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e geldi de: «Hay hay, sen hurmanın yemişini devşir; zira belki tesadduk eder yahud bir hayır yaparsın!» buyurdular.
Rivayet zinciri (1. tarîk): Müslim ← Muhammed b. Hâtim ← Yahyâ b. Saîd ← İbn Cüreyc ← Ebü'z-Zübeyr ← Câbir b. Abdullah
Rivayet zinciri (2. tarîk): Müslim ← Muhammed b. Râfi' ← Abdürrezzâk b. Hemmâm ← İbn Cüreyc ← Ebü'z-Zübeyr ← Câbir b. Abdullah
Rivayet zinciri (3. tarîk): Müslim ← Hârûn b. Abdullah ← Haccâc b. Muhammed ← İbn Cüreyc ← Ebü'z-Zübeyr ← Câbir b. Abdullah
Bana Hârûn b. Abdillâh rivayet etti. (Dediki): Bize Vehb b. Cerîr rivayet etti. (Dediki): Bize babam rivayet etti. (Dediki): Ben Katâde'yi bu isnâdla İbni Ebî Arâbe hadîsi mânâsında rivayette bulunurken dinledim. O bu hadîste : «Ona âdilâne kıymet biçilir.» cümlesini de zikretmiştir.
Rivayet zinciri: Müslim ← Hârûn b. Abdullah ← Vehb b. Cerîr ← Cerîr b. Hâzim ← Katâde b. Diâme
Bana Yahya b. Maîn ile Harun b. Abdillâh ve Hüseyn b. îsâ rivayet ettiler. (Dedilerki): Bize Ebû Usâme rivayet etti. (Dediki): Bize Ubeydullah, Nâfi'den, o da ibni Ömer'den naklen rivayet etti. Şöyle demiş: Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) müzâbeneden nehî buyurdu. Müzâbene : Hurmanın yemişini kuru hurma mukabilinde ölçekle satmak ve kuru üzümü taze üzüm mukabilinde ölçekle satmaktır. Göz karariyle her meyveyi satmaktan da nehî buyurdular.
Bize Hârûn b. AbdiIIâh rivayet etti. (Dediki): Bize Süleyman b. Harb rivayet etti. (Dediki): Bize Hammâd b. Zeyd, Eyyûb'dan, o da Ebû Kılâbe'nin âzâdlısı Ebû Recâ'dan naklen rivayet etti. (Demişki): Ebû Kılâbe şunları söyledi: Bize Enes b. Mâlik rivayet etti. (Dediki): Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e Ukl (kabilesin) den yahut Ureyne'den bir cemaat geldi. Fakat Medine'nin havası onlara ağır geldi. Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) de kendilerine sütlü develeri tavsiye ederek onların bevllerinden ve sütlerinden içmelerini emir buyurdu. Hz. Enes, Haccâc b. Ebî Osman'ın hadisi gibi rivayette bulunmuş: «Gözlerine de mil çekildi ve Harraya bırakıldılar; su istiyorlar; fakat kendilerine su verilmiyordu.» demiştir.
Bize Harun b. Abdillâh dahî rivayet etti. (Dediki): Bize Mâlik b. İsmail rivayet etti. (Dediki): Bize Züheyr rivayet etti. (Dediki): Bize Simâk b. Harb, Muâviye b. Kurre'den, o da Enes'den naklen rivayet etti. Enes şöyle demiş: Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e Urayne'den birkaç kişi gelerek müslüman oldular; ve ona bey'at ettiler. Medine'de mûm —ki bir sam hastalığıdır— vâki' olmuştu... Sonra yukarıkilerin hadîsi gibi nakletmiş; şunu da ziyâde eylemiştir: «Yanında Ensârdaiı yirmiye yakın genç vardı. Bunları onlara gönderdi. Beraberlerinde onların izlerini araştıracak bir de izci gönderdi.»
28 mükerr ancak hem Arapça orjinalde hem türk nüshasında böyle!!! Bana Hârûn b. Abdillâh da rivayet etti. (Dediki): Bize Haccâc b. Muhanmed rivayet etti. (Dediki): İbni Cüreyc şunu söyledi: Bana Ebû'z-Zübeyr haber verdi ki, kendisi Câbir b. Abdillâh'ı şöyle derken işitmiş: — Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Eslem (kabilesin)'den bir adamla, yahudîlerden bîr erkek ve kadınını recmetti.
Bana Züheyr b. Harb ile Hârûn b. Abdillâh rivayet ettiler. (Dedilerki): Bize Haccâc b. Muhammed rivayet etti. (Dediki): İbnü Cüreyc şunu söyledi: (Ey îmân edenler! Allah'a itaat edin! Resulüne ve sizden olan emir sahiplerine de itaat edin!) [Nisa 59] âyeti Abdullah b. Huzâfe b. Kays b. Adiy Es-Sehmî hakkında inmiş. Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) onu bir seriyyede göndermiş. Bana bunu Ya'lâ b. Müslim, Saîd b. Cübeyr'den, o da İbnî Abbâs'dan naklen haber verdi.
Rivayet zinciri: Müslim ← Züheyr b. Harb ve Hârûn b. Abdullah ← Haccâc b. Muhammed ← İbn Cüreyc
Bize Ebû Bekir b. Nadr b. Ebi'n-Nadr ile Harun b. Abdillâh, Muhammed b. Râfi' ve Abd b. Humeyd rivayet ettiler. Lâfızları birbirine yakındır. (Dedilerki): Bize' Hâşim b. Kaasim rivayet etti. (Dedikî): Bize Süleyman —ki, Ibni'l-Muğira'dır— Sâbit'den, o da Enes) b. Mâlik'den naklen rivayet etti. (ŞÖyle demiş) : Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Büseyse'yi, Ebû Süfyân'ın kervanı ne yaptığını görmek için casus olarak gönderdi. Büseyse evde ben ve Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den başka kimse yokken geldi. (Râvî: Kadınlarından, birini istisna edip etmediğini bilmiyorum demiş.) Ve kendisine gördüğünü anlattı. Az sonra Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) (dışarı) çıkarak konuştu ve şunları söyledi : «Bizim bîr isteğimiz var! Kimin hazır hayvanı varsa hemen bizimle birlikte binsin!..» «Bunun üzerine bazı kimseler Medine'nin yukarısında bulunan binek hayvanlarını almak için ondan izin istemeye başladılar. Fakat o: «Hayır! Yalnız hayvanı hazır oian (binecek)!» buyurdu. Sonra Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'Ie ashabı yola çıktı. Ve müşriklerden önce Bedr'e vardılar. Müşrikler de geldi. Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Ben başında olmadıkça sakın sizden hiç bir kimse bir şeye ilerlemesin!» buyurdu. Derken müşrikler yaklaştı. Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) de : «Kalkın! Genişliği göklerle yer kadar olan cennete!..» buyurdu. Umeyr b. Humâm El-Ensârî: — Yâ Resûlallah! Genişiği göklerle yer kadar olan cennet ha? Dedi. «Evet!» buyurdular. Umeryr : — Hele hele!.. Dedi. Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Seni hele hele demeye sevkeden nedir?» diye sordu. Umeyr: — Hayır vallahi yâ Resûlâllah! Cennet ehlinden olmamı ümîd etmekten başka bir şey yok! dedi. «Öyle ise sen onun ehlindensin!» buyurdular. Bunun üzerine Umeyr torbasından birkaç hurma çıkararak onlardan yemeye başladı. Sonra şunları söyledi : —Eğer ben bu hurmalarımı yiyinceye kadar yaşarsam bu gerçekten uzun bir hayâttır!.. Hemen elindeki hurmaları attı. Sonra öldürülünceye kadar müşriklerle harbetti.
Bana Hârûn b. Abdillah ile Haccâc b. Şâir rivayet ettiler. (Dedilerki): Bize Haccâc b. Muhammed rivayet etti. (Dediki): ibnü Cüreyc şunu söyledi: Bana Ebû'z-Zûbeyr haber verdi ki kendisi Câbir b. Abdillah, şunu söylerken işitmiş. Ben Resûlullah (Sallalldhu Aleyhi ve Sellem): «Ümmetimden bîr taife hak uğruna çarpışmakta kıyamet gününe kadar yardımcı olmakta devam edecektir.» buyururken işittim.
Bana Harun b. Abdillah da rivayet etti. (Dediki): Bize Muhammed b. Bekr rivayet etti. (Dediki): Bize tbni Cüreyc haber verdi. (Dediki): Bana Nafi' haber verdi. (Dediki): ibni Ömer şunu söyledi... H. Bize ibni Ebi Ömer dahî rivayet etti. (Dediki): Bize babamla Ma'n b. isa, Malik b. Enes'den. o da Nafi'den o da ibni Ömer'den naklen rivayet ettiler. (Şöyle demiş): Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Hayber (harbi) günü ehli eşekleri ('in yenmesini) yasak etti. insanlar onlara muhtaç olmuşlardı.
Rivayet zinciri (1. tarîk): Müslim ← Hârûn b. Abdullah ← Muhammed b. Bekir ← İbn Cüreyc ← Nâfi' Mevlâ b. Ömer ← İbn Ömer
Rivayet zinciri (2. tarîk): Müslim ← İbn Ebû Ömer ← Yahyâ b. Ebû ve Ma'n b. Îsâ ← Mâlik b. Enes ← Nâfi' Mevlâ b. Ömer ← İbn Ömer
Bize bu hadîsi Ebu'r-Rabî' ile Kuteybe de rivayet ettiler. (Dedilerki): Bize Hammâd rivayet etti. H. Bana Züheyr b. Harb dahi rivayet etti. (Dediki): Bize ismail rivayet etti. Her rki râvi Eyyûbdan rivayet etmişlerdir. H. Bize ibni Numeyr de rivayet etti. (Dediki): Bize babam rivayet etti. (Dediki): Bize Mâlik b. Miğvel rivayet tîtti. H. Bana Hârûn b. AbdilIah dahî rivayet etti. (Dsdiki): Size Muhammed b. Bekr haber verdi. (Dediki): Bize ibni Cüreyc haber verdi. H. Bize yine Hârûn b. Abdillah rivayet etti. (Dediki): Bize Şûca' b. Velid rivayet etti. (Dediki): Musa b. Ukhe'den dinledim. H. Bize Harun b, Saîd El-Eylî de rivayet etti. (Dediki): Bize ibnî Vehb rivayet etti. (Dediki): Bana Usâme haber verdi. Bu râviîerin hepsi Nâfi'den, o da ibnî Ömer'den, o da Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den keler hakkında Leys'in Nâfi'den naklettiği hadis manasında rivayette bulunmuşlardır. Yalnız Eyyub'un hadisi: «Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e bîr keler getirdiler de onu yemedi. Ama haram da kılmadı» tarzındadır. Usame'nin hadisinde ise: «Dediki Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) minberde iken mescidde bir adanı ayağa kalktı» cümlesi vardır.
Rivayet zinciri (2. tarîk): Müslim ← Züheyr b. Harb ← İsmâil b. İbrâhîm ← Eyyûb es-Sahtiyânî ← Nâfi' Mevlâ b. Ömer ← İbn Ömer
Rivayet zinciri (3. tarîk): Müslim ← İbn Nümeyr ← babam ← Mâlik b. Migvel ← Nâfi' Mevlâ b. Ömer ← İbn Ömer
Rivayet zinciri (4. tarîk): Müslim ← Hârûn b. Abdullah ← Muhammed b. Bekir ← İbn Cüreyc ← Nâfi' Mevlâ b. Ömer ← İbn Ömer
Rivayet zinciri (5. tarîk): Müslim ← Hârûn b. Abdullah ← Şücâ' b. el-Velîd ← Mûsâ b. Ukbe ← Nâfi' Mevlâ b. Ömer ← İbn Ömer
Rivayet zinciri (6. tarîk): Müslim ← Hârûn b. Saîd el-Eylî ← İbn Vehb ← Üsâme b. Zeyd ← Nâfi' Mevlâ b. Ömer ← İbn Ömer
Bana Muhammed b. Hatim rivayet etti. (Dediki): Bize Yahya b. Saîd, ibnü Cüreyc'den rivayet etti. H. Bize Abd b. Humeyd de rivayet etti. (Dediki): Bize Muhammed b. Bekr haber verdi. (Dediki): Bize ibni Cüreyc haber verdi. H. Bana Harun b. Abdillah dahi rivayet etti. (Dediki): Bize Haccâc b. Muhammed rivayet etti. (Dediki): ibni Cüreyc şunu söyledi: Bana Ebû'z-Zübeyr haber verdiki; kendisi Câbir b. Abdillah'ı şunu söylerken işitmiş: — Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) hayvanlardan birinin kapalı olarak öldürülmesini yasak etti.
Rivayet zinciri (1. tarîk): Müslim ← Muhammed b. Hâtim ← Yahyâ b. Saîd ← İbn Cüreyc ← Ebü'z-Zübeyr ← Câbir b. Abdullah
Rivayet zinciri (2. tarîk): Müslim ← Abd b. Humeyd ← Muhammed b. Bekir ← İbn Cüreyc ← Ebü'z-Zübeyr ← Câbir b. Abdullah
Rivayet zinciri (3. tarîk): Müslim ← Hârûn b. Abdullah ← Haccâc b. Muhammed ← İbn Cüreyc ← Ebü'z-Zübeyr ← Câbir b. Abdullah
Bana Harun b. Abdillah rivayet etti. (Dediki): Bize Haccâc b. Muhammed rivayet etü. H. Bize Abd b. Humeyd de rivayet etti. (Dediki): Bana Ebû Asım haber verdi. Bunlar toptan İbn-i Cüreyc'den rivayet etmişlerdir. H, Bana Züheyr b. Harb da rivayet etti. Lâfız onundur. (Dediki): Bize Ravh b. Ubâde rivayet etti. (Dediki): Bize İbn-i Cüreyc rivayet etti. (Dediki): Ata' şunu söylerken işittim. İbn-i Abbâs'ı dinledim, §unu söylüyordu : Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Biriniz yemekten yediği vakit yalamadıkça veya yalatmadıkça elini silmesin!» buyurdular.
Rivayet zinciri (1. tarîk): Müslim ← Hârûn b. Abdullah ← Haccâc b. Muhammed ← İbn Cüreyc ← Atâ b. Ebû Rebâh ← İbn Abbâs
Rivayet zinciri (2. tarîk): Müslim ← Abd b. Humeyd ← Ebû Âsım ← İbn Cüreyc ← Atâ b. Ebû Rebâh ← İbn Abbâs
Rivayet zinciri (3. tarîk): Müslim ← Züheyr b. Harb ← Revh b. Ubâde ← İbn Cüreyc ← Atâ b. Ebû Rebâh ← İbn Abbâs
Bana Muhammed b. Hatim ile Harun b. Abdillah ve İbni Ebî Halef de rivayet ettiler. Lâfızları birbirine yakındır. (Dedilerki): Bize Ravh b. Ubâde rivayet etti. (Dediki): Bize İbni Cüreyc rivayet etti. (Dediki): Muhammed b. Abbâd b. Cafer'i şunu söylerken işittim : Nâfi' b. Abdil Hâris'in azatlısı Müslim b. Yesâr'a İbni Ömer'e sormasını emrettim. Ben de aralarında oturmakta olduğum halde : — Sen Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den örtüsünü büyüklenerek sürükleyen kimse hakkında bir şey işittin mi? dedi. — Onu «Kiyâmet gününde Allah ona bakmaz» buyururken işittim. Cevâbını verdi.
Bana Harun b. Abdillah da rivayet etîi. (Dediki): Bize Haccâc b. Muhammed rivayet etti. H. Bize Abd b. Humeyd dahî rivayet etti. (Dediki): Bize Muhammed b. Bekr haber verdi. Her iki râvi İbnİ Cüreyc'den rivayet etmişlerdir. İbni Cüreyc şöyle demiş : Bana Ebû'z-Zübeyr haber verdi ki, kendisi Câbir b. Abdillah'ı yukarki hadîste olduğu gibi, «Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) nehiy buyurdu» derken işitmiş.
Rivayet zinciri (1. tarîk): Müslim ← Hârûn b. Abdullah ← Haccâc b. Muhammed ← İbn Cüreyc ← Ebü'z-Zübeyr ← Câbir b. Abdullah
Rivayet zinciri (2. tarîk): Müslim ← Abd b. Humeyd ← Muhammed b. Bekir ← İbn Cüreyc ← Ebü'z-Zübeyr ← Câbir b. Abdullah
Bana Harun b. Abdlllah ile Haccâc b. Şâir rivayet ettiler. (Dedilerki): Bize Haccâc b. Muhammed rivayet etti. (Dediki): İbni Cüreyc şunu söyledi: Bana Ebû'z-Zübeyr haber verdi ki, kendisi Câbir b. Abdillah'i şöyle derken işitmiş. Yahudilerden bâzı kimseler Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e selâm verdiler. Ve: Essâmü aleyke yâ Ebâ'I-Kâasım, dediler. O da : «Ve aleyküm...» buyurdu. Bunun üzerine Âişe hiddetlenmiş olarak: — Onların ne söylediklerini işitmedin mi? dedi. «Hayır, İşittim. Onlara cevap da verdim. Onların aleyhine bizim duamız kabul edilir. Fakat bizim aleyhimize onların duası kabul edilmez.» buyurdular.