Enes b. Mâlik

Ebû Hamza, Ebü'n-Nadr, Ebû Sümâme · Sahâbî, Nebî'nin hizmetkârı

Enes b. Mâlik b. en-Nadr b. Damdam b. Zeyd b. Harâm b. Cündeb b. Âmir b. Ganm b. Adî b. en-Neccâr

Doğumh.ö. 10 · Medine
Vefath. 93 · Basra
KünyeEbû Hamza, Ebü'n-Nadr, Ebû Sümâme
Nisbeel-Ensârî, el-Hazrecî, en-Neccârî, el-Medenî
Yaşadığı yerlerBasra, Medine, Bahreyn
TabakaMeşhur sahâbî
Cerh-ta'dîlİbn Hibbân es-Sikât'ta zikretmiştir

Hakkında

Tam adı Ebû Hamza Enes b. Mâlik b. en-Nadr el-Ensârî'dir; Medine'nin Hazrec kabilesine bağlı Neccâroğulları'ndandır. Milâdî 612 yılı dolaylarında, hicretten yaklaşık on yıl önce doğdu. Annesi Ümmü Süleym, üvey babası ise Ebû Talha el-Ensârî'dir; her ikisi de tanınmış sahâbîlerdendir. Peygamber Medine'ye hicret ettiğinde annesi, verecek bir hediyesi olmadığını söyleyerek on yaşındaki oğlunu onun hizmetine sundu. Enes bu tarihten Resûlullah'ın vefatına kadar on yıl boyunca yanından ayrılmadı ve "Hâdimü'n-nebî" (Peygamber'in hizmetçisi) diye anıldı.

Bu uzun beraberlik sayesinde Hudeybiye Antlaşması, Hayber Seferi, Mekke'nin fethi, Huneyn Savaşı ve Vedâ haccı gibi pek çok önemli olaya tanıklık etti. Hz. Ebû Bekir döneminde Bahreyn'e zekât tahsildarı olarak gönderildi; İran cephesindeki seferlere katıldı ve kısa bir süre Basra valiliğinde bulundu. Sonraki yıllarda Basra'ya yerleşerek burada hadis ve fıkıh öğretti; şehirdeki ilim hayatının kurucu isimlerinden biri oldu.

Rivayet ettiği hadis sayısı 2.286 civarındadır; binden fazla hadis nakleden yedi sahâbî arasında üçüncü sırada yer alır. Uzun ömrü, çok sayıda talebe yetiştirmesine imkân verdi. Hicrî 93 (m. 711-712) yılında, yüz yaşını aşmış olarak Basra'da vefat etti ve bu şehirde ölen son sahâbî kabul edildi. Bazı kaynaklar ölüm yılını 91 veya 92 olarak da kaydeder.

Ailesi

Babası
Malik ibn Nadr
Annesi
Umm Sulaym bint Milhan
Kardeşleri
al-Bara' bin Malik
Çocukları
al-Nadr bin Anas bin Malik, 'Abdullah bin Anas bin Malik, Abu Bakr bin Anas bin Malik, Musa bin Anas bin Malik

Râvi adları senedden otomatik ayrıştırılmış; kimlik ve hayat bilgileri ricâl kaynaklarından (Itqan râvi profilleri, muslimscholars.info) eşleştirilerek eklenmiştir.

Zincirde geçtiği hadisler

Bize bu hadîsi Ebû Bekr b. Ebî Şeybe ile Ebû Kureyb rivayet ettiler. (Ebû Bekr bize Veki' rivayet etti; Ebû Kureyb ise bize Veki' haber verdi dediler.) Lâfız Ebû Kureyb'indir. (Veki') Mis'ar'dan, o da Amr b. Amir El-Ensârî'den naklen haber vermiş. (Demişki): Ben Enes b. Malik'i şunu söylerken işittim: Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) kan aldırdı. Ücreti hususunda kimseye zulmetmezdİ.
Bize Heddâb b. Hâlid rivayet etti. (Dediki): Bize Hemmam b. Yahya rivayet etti. (Dediki): Bize Katâde, Enes'den naklen rivayet ettiki: Nebiyyullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Hastalık bulaşması ve teşe'üm yoktur. Ama fal güze! söz, iyi söz hoşuma gider.» buyurmuşlar.
Rivayet zinciri: Müslim ← Hüdbe b. Hâlid ← Hemmâm b. Yahyâ ← Katâde b. Diâme ← Enes b. Mâlik
Bize bu hadîsi Muhammed b. Müsenna ile İbni Beşşar da rivayet ettiler. (Dedilerki): Bize Muhammed b. Câ'fer haber verdi. (Dediki): Bize Şu'be rivayet etti. (Dediki): Ben Katâde'yi, Enes b. Mâlik'den, o da Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den naklen rivayet ederken dinledim : «Hastalık bulaşması ve teşe'üm yoktur. Ama fal hoşuma gider.» buyurmuşlar. Enes demişki: Fal nedir? diye soruldu : «Güzel sözdür.» buyurdular. İzah için ya 2223’e dönüp altındaki link’e tıkla yada bir sonraki sayfa’ya git.
Bize bu hadîsi Kuteybe ile Muhammed b. Rumh, Leys h. Sa'd'dan rivayet ettiler. H. Bize Muhammed b. Müsenna dahî rivayet etti. (Dediki): Bize Abdül-Vehhab (yâni Es-Sekafî) rivayet etti. H. Bize Ebû Bekr b. Ebî Şeybe de rivayet etti. (Demişki): Bize Abdullah b. Numeyr rivayet etti. Bu râvilerin hepsi Yahya b. Said'den bu isnadla rivayette bulunmuşlardır. Sekafi'nin hadîsinde: «Ebû Seleme dediki: Ben rü'ya. görüyordum.» Leys ile îbni Numeyr'in hadîsinde Ebû Seleme'nin (bundan sonra) hadîsin nihayetine kadar olan sözü yoktur. İbni Rumh bu hadîsin rivayetinde : «Üzerinde bulunduğu yandan öbür yana dönsün.» cümlesini ziyâde etmiştir.
Bize Muhammed b. Müsenna ile İbni Beşşâr rivayet ettiler. (Dedilerki): Bize Muhammed b. Ca'fer ile Ebû Dâvud rivayet ettiler. H. Bana Züheyr b. Harb da rivayet etti. (Demişki): Bize Abdurrahman b. Mehdi rivayet etti. Bu râvilerin hepsi Şu'be'den rivayet etmişlerdir. H. Bize Ubeydullah b. Muâz dahî rivayet etti. Lâfız onundur. (Demişki): Bize babam rivayet etti. (Demişki): Bize Şu'be, Katâde'den, o da Enes b. Mâlik'den, o da Ubâde b. Sâmid'den naklen rivayet etti. Ubâde şöyle demiş: Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Mü'minin rü'yası Nebiliğin kırk altı cüz'ünden bir cüz'dür.» buyurdular.
Rivayet zinciri (3. tarîk): Müslim ← Ubeydullah b. Muâz ← babam ← Şu'be b. el-Haccâc ← Katâde b. Diâme ← Enes b. Mâlik ← Ubâde b. es-Sâmit
Bize Ubeydullah b. Muâz da rivayet etti. (Demişki): Bize babam rivayet etti. (Demişki): Bize Şu'be, Sabit El-Bünânî'den, o da Enes b. Mâlik'den, o da Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den naklen bunun mislini rivayet etti.
Bize bu hadîsi İbni Müsennâ ile Ubeydullah b. Said dahî rivayet ettiler. (Dedilerki): Bize Yahya, Ubeydullah'dan bu isnadla rivayette bulundu.
Rivayet zinciri: Müslim ← Muhammed b. Beşşâr ← Ebû Dâvûd ← Hişâm ← Katâde b. Diâme ← Enes b. Mâlik
Bize bu hadîsi Kuteybe ile İbni Rumh dahî Leys b. Sa'd'dan rivayet ettiler. H. Bize îbni Râfi' de rivayet etti. (Demişki): Bize İbnı Ebî Füdeyk rivayet etti. (Dediki) : Bize Dahhâk, (yâni İbni Osman) haber verdi. Her iki râvi Nâfi'den bu isnadla rivayette bulunmuşlardır. Leys'in hadîsinde: «Nâfi' dediki: Zannederim İbni Ömer: Nebiliğin yetmiş cüz'ünden bir cüz'dür dedi.» ifâdesi vardır.
Bize Abdullah b. Mesleme b. Ka'neb rivayet etti. (Dediki): Bize Hammad b. Seleme, Sabit EI-Bünânî'den, o da Enes b. Mâlik'den naklen rivayet etti. Enes şöyle demiş: Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): Bir gece ben uyuyan kimsenin gördüğü yerde kendimizi Ukbe b. Râfi'in evinde imişiz gördüm. Bize İbni Tâb hurmasından hurma getirdiler. Ben bunu, yükselmenin dünyâda bizim için, âhirette akıbetin de bizim olduğuna ve dînimizin tamamlandığına yordum.» buyurdular.
Bana Ebu'r-Rabi Süleyman b. Dâvud El-Atekî rivayet etti. (Dediki): Bize Hammad (yâni İbni Zeyd) rivayet etti. (Dediki): Bize Sabit, Enes'den naklen rivayet ettiki: Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) su istemiş, kendisine geniş bir kab içinde su getirmişler, cemâat da abdest almaya başlamışlar. Enes demişki: Ben altmışdan seksen kişiye kadar tahmin ettim. Suya bakıyordum. Parmaklarının arasından kaynıyordu.
Bana İshâk b. Mûsâ EI-Ensârî de rivayet etti. (Dediki): Bize Ma'n rivayet etti. (Dediki): Bize Mâlik rivayet etti. H. Bana Ebu't-Tâhir de rivayet etti. (Dediki): Bize İbni Vebb Mâlik b. Enes'den, o da İshâk b. AbdiIIah b. Ebî Talhâ'dan, o da Enes b. Mâlik'den naklen haber verdiki: ŞÖyle demiş: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'i gördüm. İkindi namazının vakti gelmişti. Cemâat abdest suyu arıyor, fakat bulamıyorlardı. Derken Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e abdest suyu getirdiler ve Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) hu kabın içine elini koydu. Cemaata da ondan abdest almalarını emir buyurdu. Enes demişki: Suyu gördüm parmaklarının altından kaynıyordu. Cemâat, abdest aldılar. Hattâ son neferine kadar abdest aldılar.
Rivayet zinciri (1. tarîk): Müslim ← İshâk b. Mûsâ ← Ma'n b. Îsâ ← Mâlik b. Enes ← İshâk b. Abdullah b. Ebû Talha ← Enes b. Mâlik
Rivayet zinciri (2. tarîk): Müslim ← Ahmed b. Amr ← İbn Vehb ← Mâlik b. Enes ← İshâk b. Abdullah b. Ebû Talha ← Enes b. Mâlik
Bana Ebû Ğassan El-IMismaî rivayet etti. (Dediki): Bize Muâz (yâni İbni Hişam) rivayet etti. (Dediki): Bana babam Katâde'den rivayet etti. (Demişki): Bize Enes b. Mâlik rivayet ettiki: Nebiyyullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ashabı ile birlikte Zevrâ'da içinde su bulunan kab istedi. Râvi demiş ki: Zevrâ' Medine'de çarşı ile mescidin yanında bir yerdedir ve avucunu suya koydu. Derken parmaklarının arasından kaynamağa başladı ve bütün ashabı abdest aldılar. Râvi demiş ki: Ben — Kaç kişi idiler yâ Ebû Hamza? diye sordum. — Üç yüz kişi kadardılar! cevâbını verdi.
Bize Muhammed b. Müsennâ da rivayet etti. (Dediki): Bize Muhammed b. Cafer rivayet etti. (Dediki): Bize Said Katâde'den, o da Enes'den naklen rivayet ettiki: Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Zevra'da imiş. Kendisine bir kabla su getirmişler. Parmaklarını örtmüyormuş. Yahut parmaklarını örtecek kadarmış... Bundan sonra râvi Hişâm'ın hadîsi gibi mıklctmiştir.
Bize Yahya b.Yahya Et-Temîmî ile Said b. Mansûr, Ebû'r-Rabi' EI-Ateki ve Ebû Kâmil rivayet ettiler. Lâfız Yahya'nındır. Yahya Ahberana; ötekiler: Haddesena tâbirlerini kullandılar. (Dedilerki): Bize Hammad b. Zeyd Sabit'den, o da Enes b. Mâlik'den, naklen rivayet etti, Enes şöyle demiş: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) insanların en güzeli, en cömerti ve en cesuru idi. Bir gece Medine halkı gerçekten korktu da bir takım insanlar sesin geldiği tarafa gittiler. Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ise dönerken onlara rastladı. Sesin geldiği tarafa doğru onlardan önce gitmişti. Ebû Talha'nın çıplak bir atına binmiş; kılıç boynunda : «Korkmayın! Korkmayın!» diyordu. Enes demiş ki: Biz onu derya bulduk. Yahut o gerçekten derya imiş. Halbuki hantallığı ile ma'ruf bir at idli.
Bize Ebû Bekr b. Ebî Şeylce de rivayet etti. (Dediki): Bize Veki' Şu'be'den, o da Katade'den, o da Enes'den naklen rivayet etti. (Şöyle demiş): Medine'de bir korku vardı. Bu sebeple Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Ebû Talha'nın Mendup denilen bir atını emanet aldı. Ve ona bindi. Müteakiben: «Her ne kadar atı derya bulsak da bir korku görmedik.» buyurdular.
Bize bu hadîsi Muhammed b. Müsennâ ile İbni Beşşâr da rivayet ettiler. (Dedilerki); Bize Muhammed b. Ca'fer rivayet etti. H. Bana bu hadîsi Yahya b. Habib dahi rivayet etti. (Dediki): Bize Hâlid (yâni İbni Haris) rivayet etti. Her iki râvi demişler ki: Bize Şu'be bu isnadla rivayet etti. İbni Ca'fer'in hadîsinde : «Bizim bir atımız...» demiş. «Ebû Talha'nın» dememiştir. Hâlid'in hadîsinde ise: «Katade'den rivayet olunmuş, demişki: Enes'den işittim.> ifadesi vardır.
Bize Saîd b. Mansûr ile Ebu'r-Rabi' rivayet ettiler. (Dedilerki): Bize Hammad b. Zeyd, Sabit El-Bünânî'den, o da Enes b. Mâlik'den naklen rivayet etti. (Şöyle demiş): Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e on sene hizmet ettim. Vallahi buna hiç bir defa üf demedi. Bir şey için de: Niye böyle yaptın! Şöyle yapsaydın ya! demedi. Ebu'r-Rabi': «Bu hizmetçinin yaptığı şeylerden değil» cümlesini ziyade etti. Ama «Vallahi» dediğini anmadı.
Bize bu hadîsi Şeyban b. Ferruh dahi rivayet etti. (Dediki): Bize Sellam b. Miskin rivayet etti. (Dediki): Bize Sabit El-Bünânî, Enes'den bu hadîsin mislini rivayet etti.
Bize bu hadîsi Ahmed b. Hanbel ile Züheyr b. Harb dahi hep birden İsmail'den rivayet ettiler. Lâfız Ahmed'indir. (Dedilerki): Bize İsmail b. İbrahim rivayet etti. (Dediki): Bize Abdül-Aziz, Enes'deıı rivayet etti. Enes şöyle demiş: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Medîne'ye geldiği vakit Ebû Talha elimden tutarak beni Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e götürdü. Ve : — Yâ Resûlallah! Enes akıllı çocuktur. Sana hizmet ediversin, dedi. Artık ben kendisine seferde ve hazarda hizmet ettim. Vallahi yaptığım bir şeyden dolayı bana, bunu niçin böyle yaptın; yapmadığım bir şey için de: Bunu niçin şöyle yapmadın? demedi.
Bize Ebû Bekr b. Ebî Şeybe ile İbni Numeyr rivayet ettiler. (Dedilerki): Bize Muhammed b. Bişr rivayet etti. (Dediki): Bize Zekeriyya rivayet etti. (Dediki): Bana Saîd (bu zat İbni Ebû Bürde'dir.) Enes'den rivayet etti. Enes şöyle demiş: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e dokuz sene hizmet ettim. Bana hiç bir defa niye şöyle şöyle yaptın dediğini bilmiyorum. Bana hiç bir şeyi de ayıplamış değildir.
Bize Şeybân b. Ferruh ile Ebu'r-Rebi' rivayet ettiler. (Dedilerki): Bize Abdü'l-Vâris, Ebu't-Teyyah'dan, o .da Enes b. Mâtik'den naklen rivayet etti. Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ahlâkça insanların en güzeli idi demiş.
Bize Âsim b. Nadr Et-Teymî rivayet etti. (Dediki): Bize Hâlıd (yâni İbni Haris) rivayet etti. (Dediki): Bize Humeyd, Mûsa b. Enes'den, o da babasından naklen rivayet etti. (Şöyle demiş): İslâm devrinde Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Seliem)'den bir şey istendiyse onu mutlaka vermiştir. Kendisine bir adam geldi de ona iki dağ arası koyun verdi. Bunun üzerine adam kavmine dönerek : — Ey kavmim, müslüman olun! Çünkü Muhammed öyle ihsanda bulunuyor ki, yokluktan korkmuyor, dedi.
Bize Ebû Bekr b. Ebî Şeybe rivayet etti. (Dediki): Bize Yezîd b. Harun, Hammad b. Seleme'den, o da Sâbit'ten, o da Enes'den naklen rivayet ettiki: Bir adam Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den iki dağ arası (nı dolduracak) koyun istemiş, o da vermiş. Arkacığından adam kavmine gelerek: ----Ey kavmim, Müslüman olun! Vallahi Muhammed öyle ihsanda bulunuyor ki, fakirlikten korkmuyor, demiş. Enes şunu söylemiş : Bir adam ancak dünyayı murad ederek Müslüman oluyor. Fakat Müslüman olur olmaz İslâmiyet onun nazarında dünyadan ve dünya üzerindekilerden daha makbul oluyordu.
Bize Heddâb b. Hâlid ile Şeyban b. Ferruh ikisi birden Süleyman'dan rivayet ettiler. Lâfız Şeyban'ındir. (Demişki): Bize Süleyman b. Muğira rivayet etti. (Dediki): Bize Sabit El-Bûnâni, Enes b. Mâlik'den naklen rivayet etti. (Şöyle demiş): Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Bu akşam benim bîr oğlum dünyaya geldi. Ona babamın adını koydum : İbrahim.» buyurdu. Sonra onu Ebû Seyf denilen demircinin karısı Ümmü Seyfe verdi; Çocuğu getirmeye gitti. Ben de kendisini tâkib ettim. Ebû Seyf'e vardık, kendisi körüğünü üfürüyordu. Ev dumanla dolmuştu. Ben Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in önünde sür'atle yürüyerek : — Ey Ebû Seyf, dur! Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) geldi dedim, o da durdu. Bunun üzerine Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) çocuğu istedi. Ve onu bağrına bastı. Ve Allah ne söylemesini dilediyse söyledi. Enes demiş ki: Vallahi çocuğu Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in önünde can çekiştirirken gördüm. Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in gözleri yaşardı ve: «Göz yaşarır, kalb üzülür, fakat biz ancak Rabbimizin razı olacağını söyleriz. Vallahi yâ İbrahim, biz senin için üzülüyoruz.» buyurdular.
Bize Züheyr b. Harb ile Muhammed b. Abdillah b. Numeyr rivayet ettiler. Lâfız Zübeyr'indir. (Dedilerki): Bize İsmail (bu zat İbni Uleyye'dir.) Eyyûb'dan, o da Amr b. Saîd'den, o da Enes b. Mâlik'den naklen rivayet etti. Enes şöyle demiş: Küçüklere Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den daha fazla acıyan bîr kimse görmedim. İbrahim Medine'nin yaylasında süt anaya verilmişti. Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) de beraberinde olmak üzere gider o eve girerdi. Ev tüterdi, ibrahim'in süt babası demirci idi. Resul-i Ekrem (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) çocuğu alır, öper, sonra dönerdi. Amr demiş ki: ibrahim vefat edince Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmuşlar : «İbrahim benim oğlumdur. O memede iken öldü. Onun iki tane süt annesi vardır. Süt müddetini cennette tamamlıyacaklardır.»
Bize Ebû'r-Rabi' El-Ateki ile Hâmid b. Ömer, Kuteybe b. Saîd ve Ebû Kâmil toptan Hammad b. Zeyd'den rivayet ettiler. Ebû'r-Rabi' dediki: Bize Hammâd rivayet etti. (Dediki): Bize Eyyûb, Ebû Kılâbe'den, o da Enes'den naklen rivayet etti. Enes şöyle demiş: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) seferlerinden birinde idi. Enceşe denilen kara bir hizmetçi de develeri sürüyordu. Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ona : «Ya Enceşe! Camlar için develeri yavaş sür!» buyurdular
Bize Ebû'r-Rabi' El-Ateki ile Hâmid b. Ömer, Kuteybe b. Saîd ve Ebû Kâmil toptan Hammad b. Zeyd'den rivayet ettiler. Ebû'r-Rabi' dediki: Bize Hammâd rivayet etti. (Dediki): Bize Eyyûb, Ebû Kılâbe'den, o da Enes'den naklen rivayet etti. Enes şöyle demiş: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) seferlerinden birinde idi. Enceşe denilen kara bir hizmetçi de develeri sürüyordu. Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ona: «Ya Enceşe! Camlar için develeri yavaş sür!» buyurdular. 70-(2323) {m-70 Bize Ebû'r-Rabi' El-Atekî ile Hâmid b. Ömer ve Ebû Kâmil dahî rivayet ettiler. (Dedilerki): Bize Hammâd Sâbit'ten, o da Enes'den naklen bu hadîsin benzerini rivayet etti.
m-73 Bize bu hadîsi İbni Beşşâr da rivayet etti. (Dediki): Bize Ebû Dâvud rivayet etti. (Dediki): Bize Hişâm, Katâde'den, o da Enes'den, 0 da Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den naklen rivayet etti. Ama «Güzel sesli sürücüsü» ifadesini anmadı
Rivayet zinciri: Müslim ← Muhammed b. Beşşâr ← Ebû Dâvûd ← Hişâm ← Katâde b. Diâme ← Enes b. Mâlik
Bana Amru'n-Nâkıd ile Züheyr b. Harb da ikisi birden İbni Uleyye'den rivayet ettiler. Züheyr (Dediki): Bize İsmail rivayet etti. (Dediki): Bize Eyyub Ebû Kılâbe'den, o da Enes'den naklen rivayet etti ki, Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) zevcelerinin yanına gelmiş. Enceşe denilen bir sürücü hayvanlarını sürüyormuş. Bunun üzerine: «Vah sana yâ Enceşe! Camlar’ın hayvanlarını yavaş sür!: buyurmuşlar. Ravi diyorki: Ebû Kılâbe şunu söyledi: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Öyle bir söz söyledi ki, onu sizden biriniz söylese kendisini ayıplardınız.
Bize Yahya b. Yahya dahi rivayet etti. (Dediki): Bize Yezid b. Zürey' Süleyman Et-Teymî'den, o da Enes b. Mâlik'den naklen ha-her verdi. H. Bize Ebû Kâmil de rivayet etti. (Dediki): Bize Yezid rivayet etti (Dediki): Bize Teymî, Enes b. Mâlik'den rivayet etti. (Şöyle demiş). (Annem) Ümmü Süleym Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ile birlikte idi. Onların develerini bir sürücü sürüyordu. Nebyyullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Ey Enceşe! Camlar‘ın hayvanlarını yavaş sür!» buyurdular.
Rivayet zinciri (1. tarîk): Müslim ← Yahyâ b. Yahyâ ← Yezîd b. Zürey' ← Süleymân et-Teymî ← Enes b. Mâlik
Rivayet zinciri (2. tarîk): Müslim ← Ebû Kâmil Fudayl b. Hüseyin ← Yezîd b. Hârûn ← Süleymân et-Teymî ← Enes b. Mâlik