Enes b. Mâlik

Ebû Hamza, Ebü'n-Nadr, Ebû Sümâme · Sahâbî, Nebî'nin hizmetkârı

Enes b. Mâlik b. en-Nadr b. Damdam b. Zeyd b. Harâm b. Cündeb b. Âmir b. Ganm b. Adî b. en-Neccâr

Doğumh.ö. 10 · Medine
Vefath. 93 · Basra
KünyeEbû Hamza, Ebü'n-Nadr, Ebû Sümâme
Nisbeel-Ensârî, el-Hazrecî, en-Neccârî, el-Medenî
Yaşadığı yerlerBasra, Medine, Bahreyn
TabakaMeşhur sahâbî
Cerh-ta'dîlİbn Hibbân es-Sikât'ta zikretmiştir

Hakkında

Tam adı Ebû Hamza Enes b. Mâlik b. en-Nadr el-Ensârî'dir; Medine'nin Hazrec kabilesine bağlı Neccâroğulları'ndandır. Milâdî 612 yılı dolaylarında, hicretten yaklaşık on yıl önce doğdu. Annesi Ümmü Süleym, üvey babası ise Ebû Talha el-Ensârî'dir; her ikisi de tanınmış sahâbîlerdendir. Peygamber Medine'ye hicret ettiğinde annesi, verecek bir hediyesi olmadığını söyleyerek on yaşındaki oğlunu onun hizmetine sundu. Enes bu tarihten Resûlullah'ın vefatına kadar on yıl boyunca yanından ayrılmadı ve "Hâdimü'n-nebî" (Peygamber'in hizmetçisi) diye anıldı.

Bu uzun beraberlik sayesinde Hudeybiye Antlaşması, Hayber Seferi, Mekke'nin fethi, Huneyn Savaşı ve Vedâ haccı gibi pek çok önemli olaya tanıklık etti. Hz. Ebû Bekir döneminde Bahreyn'e zekât tahsildarı olarak gönderildi; İran cephesindeki seferlere katıldı ve kısa bir süre Basra valiliğinde bulundu. Sonraki yıllarda Basra'ya yerleşerek burada hadis ve fıkıh öğretti; şehirdeki ilim hayatının kurucu isimlerinden biri oldu.

Rivayet ettiği hadis sayısı 2.286 civarındadır; binden fazla hadis nakleden yedi sahâbî arasında üçüncü sırada yer alır. Uzun ömrü, çok sayıda talebe yetiştirmesine imkân verdi. Hicrî 93 (m. 711-712) yılında, yüz yaşını aşmış olarak Basra'da vefat etti ve bu şehirde ölen son sahâbî kabul edildi. Bazı kaynaklar ölüm yılını 91 veya 92 olarak da kaydeder.

Ailesi

Babası
Malik ibn Nadr
Annesi
Umm Sulaym bint Milhan
Kardeşleri
al-Bara' bin Malik
Çocukları
al-Nadr bin Anas bin Malik, 'Abdullah bin Anas bin Malik, Abu Bakr bin Anas bin Malik, Musa bin Anas bin Malik

Râvi adları senedden otomatik ayrıştırılmış; kimlik ve hayat bilgileri ricâl kaynaklarından (Itqan râvi profilleri, muslimscholars.info) eşleştirilerek eklenmiştir.

Zincirde geçtiği hadisler

Bİze İbni Müsennâ dahi rivayet etti. (Dediki): Bize Abdüssamed rivayet etti. (Dediki): Bana Hemmâm rivayet etti. (Dediki): Bize Katâde Enes'den rivayet etti. Enes şöyle demiş: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in güzel sesli bir deve sürücüsü vardı. Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ona: «Ağır ol ya Enceşe! Camları kırma!» buyurdular. (Bununla) Zayıf kadınları kastediyordu. 73-(2323). {m-73 Bize bu hadîsi İbni Beşşâr da rivayet etti. (Dediki): Bize Ebû Dâvud rivayet etti. (Dediki): Bize Hişâm, Katâde'den, o da Enes'den, 0 da Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den naklen rivayet etti. Ama «Güzel sesli sürücüsü» ifadesini anmadı.
Bize Mücahid b. Musa ile Ebû Bekr b. Nadr b. Ebi'n-Nadır ve Harun b. Abdillah toptan Ebu'n-Nadır'dan rivayet ettiler. Ebû Bekr (Dediki): Bize Ebû'n-Nadır (yâni Hâşim b. Kaâsım) rivayet etti. (Dediki): Bize Süleyman b. Muğîra Sâbit'ten, o da Enes b. Mâlik'den naklen rivayet etti. Enes şöyle demiş: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) sabah namazını kıldığı vakit Medine'nin hizmetçileri içlerinde su bulunan kaplarıyla gelirlerdi. Kendisine hiç bir kab getirilmezdi id, içine elini daldırmasın. Çok defa soğuk sabahda gelirler ve yine elini o kaplara daldırırdı.
Bize Muhammed b. Râfi rivayet etti. (Dediki): Bize Ebû'n-Nadr rivayet etti. (Dediki): Bize Süleyman Sâbit'ten, o da Enes'den naklen rivayet etti. Enes şöyle demiş: Vallahi Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'i gördüm. Berber kendisini tıraş ediyordu. Ashabı etrafını sarmıştı. Bir kılın bir adamın elinden başka bir yere düşmesini istemiyorlardı.
Bize Ebû Bekr b. Ebî Şeybe rivayet etti. (Dediki): Bize Yezid b. Hârun Hammâd b. Seleme'den, o da Sâbit'ten, o da Enes'den naklen rivayet ettiki: Bir kadının aklında bir şey varmış ve: — Yâ Resulallah! Benim sana (danışacak) bir hacetim var, demiş. Bunun üzerine : «Ey Ummü filân, yollardan hangisini dilersen bak da senin için hacetini göreyim.» buyurmuşlar ve onunla yollardan birine çekilerek kadın hacetini arzetmiş.
Bize Kuteybe b. Saîd rivayet etti. (Dediki): Bize Ca'fer b. Süleyman, Sâbit'den, da Enes'den naklen rivayet etti. H. Bana Züheyr b. Harb da rivayet etti. Lâfız onundur. (Dediki): Bize Hâşim, yâni İbni Kaâsım rivayet etti. (Dediki): Bize Süleyman (bu zat îbni Muğira'dır) Sâbit'den naklen rivayet etti. Enes şöyle demiş: Ben Resûlullah (Sallaîlahu Aleyhi ve Sellem)'in kokusundan daha güzel hiç bir anber, misk veya (başka) bir şey koklamadım. Resulullah (Sallaîlahu Aleyhi ve Sellem)'in teninden daha yumuşak hiç bir dîba ipek veya başka bir şeye dokunmadım.
Rivayet zinciri (1. tarîk): Müslim ← Kuteybe b. Saîd ← Ca'fer b. Süleymân ← Sâbit el-Bünânî ← Enes b. Mâlik
Rivayet zinciri (2. tarîk): Müslim ← Züheyr b. Harb ← Hâşim b. el-Kâsim ← Süleymân b. Mugîre ← Sâbit el-Bünânî ← Enes b. Mâlik
Bana Ahmed b. Saîd b. Sahr Ed-Dârimî de rivayet etti. (Dediki): Bize Habban rivayet etti. (Dediki): Bize Hammad rivayet etti. Bize Sabit, Enes'den rivayet etti. Enes şöyle demiş: Resulullah (Sallaîlahu Aleyhi ve Sellem) parlak beyaz renkli idi. Teri inci gibi idi. Yürüdüğü zaman sağa sola meyl ederdi. Ben ne Resulullah (Sallaîlahu Aleyhi ve Sellem)'in avucundan daha yumuşak bir diba ve ipeğe dokundum, ne de ResûlulIah (Sallaîlahu Aleyhi ve Sellem)'in kokusundan daha güzel bir misk veya anber kokladım.
Bana Züheyr b. Harb rivayet etti. (Dediki): Bize Hâşim (yâni İbnî Kaâsım) Süleyman'dan, o da Sâbit'ten, o da Enes b. Mâlik'den naklen rivayet etti. Enes şöyle demiş: Nebi (Sallaîlahu Aleyhi ve Sellem) yanımıza girdi. Ve kaylûle uykusuna dalarak terledi. Annem bir kavanoz getirerek teri onun içine silmeye başladı. Derken Nebi (Sallaîlahu Aleyhi ve Sellem) uyandı ve : «Ey Ummü Süleym bu yaptığın nedir?» dedi. Annem : — Bu senin terindir, onu kokumuza katıyoruz; o kokuların en güzellerindendir, dedi.
Bana Muhammed b. Râfi' de rivayet etti. (Dediki): Bize Huceyn b. Müsennâ rivayet etti. (Dediki): Bize Abdü'l-Aziz (bu zat îbnü Ebî Seleme'dir.) İshâk b. Abdillah b. Ebî Talha'dan, o da Enes b. Mâlik'den naklen rivayet etti. (Şöyle demiş): Nebi (Sallaîlahu Aleyhi ve Sellem) Ümmü Süleym'in evine girer de o yokken yatağında uyurdu. Bir gün yine gelerek onun yatağında uyudu. Hemen Ümmü Süleym'e giderek işte Nebi (Sallaîlahu Aleyhi ve Sellem) senin evinde, senin yatağının üzerinde uyudu, dediler. Arkacığından Ümmü Süleym geldi. Peygamber (Sallaîlahu Aleyhi ve Sellem) terlemiş; teri yatağın üzerindeki bir deri parçasına toplanmıştı. Derhal çantasını açarak bu teri kurulamağa ve onu kavanozuna sıkmaya başladı. Derken Nebi (Sallaîlahu Aleyhi ve Sellem) belinledi ve: «Ne yapıyorsun ey Ummü Süleym?» dedi. Ümmü Süleym: — Yâ Resûlallah! Çocuklarımız için bunun bereketini umuyoruz, dedi. ResûluIIah (Sallaîlahu Aleyhi ve Sellem): «isabet ettin!» buyurdular.
Bize Ebû Bekr b. Ebî Şeybe rivayet etti. (Dediki): Bize Affân b. Müslim rivayet etti. (Dediki): Bize Vüheyb rivayet etti. (Dediki): Bize Eyyub, Ebû Kılâbe'den, o da Enes'den, o da Ümmü Süleym'den naklen rivayet etti ki; Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Ümmü Süleym'ln yanına gelir, orada kaylûle uykusu uyurmuş. O da kendisine bir yaygı yayar, üzerinde istirahat edermiş. Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) çok terliyormuş, Ümmü Süleym onun terini toplar, koku ve kavanozlara koyarmış. Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Ey Ümmü Süteyml Bu ne?» demiş. Ümmü Süleym: — Senin terin! Onu kokuma karıştırıyorum, cevabını vermiş.
Bize Şeyban b. Ferrûh rivayet etti. (Dediki): Bize Cerir b. Hazım rivayet etti. (Dediki): Bize Katâde rivayet etti. (Dediki): Enes b. Mâlik'e: — Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in saçı nasıldı? diye sordum. — Orta bir saçtı. Kıvırcık değil, düz de değildi. İki kulağı ile omuzu arasında idi, dedi.
Rivayet zinciri: Müslim ← Şeybân b. Ferrûh ← Cerîr b. Hâzim ← Katâde b. Diâme ← Enes b. Mâlik
Bana Züheyr b. Harb rivayet etti. (Dediki): Bize Habbân b. Hilâl rivayet etti. H. Bize Muhammed b. Müsennâ da rivayet etti. (Dediki): Bize Abdü's-Samed rivayet etti. Her iki râvi demişlerki: Bize Hemmam rivayet etti. (Dediki): Bize Katâde Enes'den rivayet ettiki: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in saçları omuzlarına çahyormuş.
Rivayet zinciri (1. tarîk): Müslim ← Züheyr b. Harb ← Habbân b. Hilâl Ebû Habîb ← Hemmâm b. Yahyâ ← Katâde b. Diâme ← Enes b. Mâlik
Bize Yahya b. Yahya ile Ebû Kureyb rivayet ettiler. (Dedilerki): Bize İsmail b. Uleyye, Humeyd'den, o da Enes'den naklen rivayet etti. Enes: «Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in saçları kulaklarımn yarısına iniyordu.» demiş.
Bize Ebû Bekr b. Ebî Şeybe ile îbni Numeyr ve Amru'n-Nâkıd toptan İbni İdris'den rivayet ettiler. Amr dediki: Bize Abdullah b. İdris El-Evdî, Hişam'dan, o da İbni Sîrîn'den naklen rivayet etti. (Şöyle demiş): Enes b. Mâlik'e, Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) hiç saçını boyadı mı? diye soruldu. — Hakikat şu ki, o saçının ağarması namına bir şey görmedi. Ancak (şu kadarcık) gördü). İbni tdris sanki onu azaltmak istiyormuş, demiştir. Ebû Bekr ile Ömer saçlarını kına ve ketem ile boyarlardı, dedi.
Bana Ebu'r-Rabi' El-Atekî rivayet etti. (Dediki): Bize Hammad rivayet etti. (Dediki): Bize Sabit rivayet etti. (Dediki): Enes b. Mâlik'e, Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in saçını boyayıp boyamadiği soruldu da, şu cevabı verdi: — Başındaki ağaran kılları saymak İstesem bunu yapardım, dedi. Ve şunu İlâve etti: __ O boyanmadı. Ama Ebû Bekr kına ve ketemle boyandi. Ömer'se hâlis kına ile boyandı.
Bize Nasr b. Alî El-Cehdamî rivayet etti. (Dediki): Bize babam rivayet etti. (Dediki): Bize Müsennâ b. Saîd Katâde'den, o da Enes b. Mâlik'den naklen rivayet etti. (Şöyle demiş): Bir kimsenin başından ve sakalından beyaz kılı yolması mekruhdur. Hem Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) boyanmamıştır. Beyazlık onun ancak alt dudağında, şakaklarında ve başında birkaç tane vardı.
Rivayet zinciri: Müslim ← Nasr b. Ali ← babam ← Müsennâ b. Saîd ← Katâde b. Diâme ← Enes b. Mâlik
Bu hadîsi bana Muhammed b. Müsennâ da rivayet etti. (Dediki): Bize Abdü's-Samed rivayet etti. (Dediki): Bize El-Müsennâ bu isnadla rivayette bulundu.
Bize Muhammed b. Müsennâ ile İbni Beşşâr, Ahmed b. İbrahim Ed-Devrakî ve Harun b. Abdillah toptan Ebû Dâvud'dan rivayet ettiler. İbnü Müsennâ (Dediki): Bize Süleyman b. Dâvud rivayet etti. (Dediki): Bize Şu'be, Huleyd b. Ca'fer'den rivayet etti. O da Ebû îyâs'ı Enes'den naklederken dinlemiş: Enes'e Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in saçının ağarıp ağarmadığı sorulmuş da : — Allah onu beyazlıkla lekelemedi, demiş.
Bize Yahya b. Yahya rivayet etti. (Dediki): Mâlik'e, Rabîa b. Ebî Abdirrahman'dan dinlediğim, onun da Enes b. Mâlik'den naklettiği Şu hadîsi okudum. Rabîa, Enes'i şöyle derken işitmiş: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) çok uzun değildi. Kısa da değildi. Soluk beyaz ve fazla esmer değildi. Ne çok kıvırcık saçlı idi, ne de düz saçlı! Allah onu kırk senenin başında gönderdi de Mekke'de on sene, Medine'de dahî on sene kaldı. Altmış senenin başında Allah onun ruhunu kabzetti. Henüz başında ve sakalında yirmi beyaz kıl yoktu.
Bize Yahya b. Eyyûb ile Kuteybe b. Saîd ve Ali b. Hucur da rivayet ettiler. (Dedilerki): Bize İsmail (yâni İbni Ca'fer) rivayet etti. H. Bana Kaâsım b. Zekeriyya dahi rivayet etti. (Dediki): Bize Hâlid b. Mahled rivayet etti. (Dediki): Bana Süleyman b. Bilâl rivayet etti. Her iki râvi Rabîa'dan (yâni İbni Ebî Abdirrahman'dan), o da Enes b. Mâlik'den naklen Mâlik b. Enes'in hadîsi gibi rivayette bulunmuşlardır. Bunların hadîslerinde «Kırmızıya çalar beyazdı.» ziyadesi vardır.
Rivayet zinciri (2. tarîk): Müslim ← Ezher
Bana Ebû Ğassan Er-Râzî Muhammed b. Amr rivayet etti. (Dediki): Bize Hakkâm b. Selm rivayet etti. (Dediki): Bize Osman b. Zaide Zübeyr b. Adiy'den, o da Enes b. Mâlik'den naklen rivayet etti (Şöyle demiş): Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) altmış üç yaşında iken vefat etti. Ebû Bekr altmış üç yaşındayken vefat etti. Ömer de altmış üç yaşında iken vefat etti.
Rivayet zinciri: Müslim ← Amr b. Ubeyd ← Hakkâm b. Selm ← Osman b. Zâide ← Zübeyr b. Adî ← Enes b. Mâlik
Bize Mahmud b. Gaylan ile Muhammed b. Kudamete's-Sülemî ve Yahya b. Muhammed El-Lü'lüî rivayet ettiler. Lâfızları birbirine yakındır. Mahmud: Bize Nadr b. Süleym rivayet etti, dedi. Ötekiler : Bize Nadr haber verdi, dediler.) (Demişki): Bize Şu'be haber verdi. (Dediki): Bize Musa b. Enes, Enes b. Mâlik'den rivayet etti. (Şöyle demiş): Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Seltem)'in kulağına ashabından bir şey geldi de hutbe okudu ve şunları söyledi: «Bana Cennetle Cehennem gösterildi. Ama hayır ve şerde bugün gibisini görmedim. Siz benim bildiğimi bilseniz muhakkak az güler; çok ağlardınız.» Hakikaten Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Seltem) ashabına o günden daha şiddetli bir gün gelmedi. Başlarını örttüler, genizden gelen feryadları vardı. Derken Ömer kalkarak : Biz Rab olarak Allah'a, din olarak İslâm'a, Nebi olarak Muhammed'e razı olduk, dedi. Bir adam da kalkarak: Benim babam kim? diye sordu. Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Seltem): «Senin baban filândır.» cevâbını verdi. Arkacığından : «Ey iman edenler, çok şeyler sormayın. Çünkü size açıklanırsa fenanıza gider.» âyeti indi.
Rivayet zinciri (2. tarîk): Müslim ← en-Nadr b. Şümeyl ← Şu'be b. el-Haccâc ← Mûsâ b. Enes ← Enes b. Mâlik
Bize Muhammed b. Ma'mer b. Rib'î EI-Kaysî de rivayet etti. (Dediki): Bize Ravh b. Ubade rivayet etti. (Dediki): Bize Şu'be rivayet etti. (Dediki): Bana Musa b. Enes haber verdi. (Dediki): Enes b. Mâlik'i şunu söylerken işittim. Bir adam : __Yâ Resûlallah, benim babam kimdir? diye sordu. «Baban filândır.» buyurdular. Ve: «Ey iman edenler, çok şeyler sormayın. Çünkü size açıklanırsa fenanıza gider.» âyet-i kerîmesinin tamamı indi.
Bana Harmele b. Yahya b. Abdillah b. Harmele b. İmran Et-Tücîbî de rivayet etti. (Dediki): Bize İbni Vehb haber verdi. (Dediki): Bana Yûnus, İbni Şihab'dan naklen haber verdi. (Demişki): Bana Enes b. Mâlik haber verdiki: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Seltem) güneş zevale erdiği vakit çıkarak cemaata Öğlen namazını kıldırmış. Selâm verince minber üzerinde ayağa kalkmış ve kıyameti anlatmış. Ondan önce büyük işler olacağını da anmış. Sonra şöyle buyurmuş: «Kim bana bir şey sormak isterse hemen sorsun. Vallahi bana bir şey sorarsanız şu yerimde bulunduğum müddetçe onu size haber vereceğim.» Enes b. Mâlik demiş ki: Cemâat Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Seltem)'den bu sözü işitince çok ağladılar. Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Seltem) de; «Sorun bana...» sözünü çok tekrarladı. Derken Abdullah b. Huzâfe kalkarak: — Benim babam kim yâ Resûlallah! diye sordu. «Baban Huzâfe'dir.» buyurdu. Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Seltem): «Sorun banu...» sözünü çok tekrarlayınca Ömer diz çökerek: — Biz Rab olarak Allah'a, din olarak İslâm'a, Resul olarak da Muhammed'e razı olduk, dedi. Ömer bunu söyleyince artık Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Seltem) sükût buyurdu. Sonra Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Seltem) şunu söyledi: «Yazıklar ola! Muhammed'in nefsi yed-i kudretinde olan Allab'a yemin ederim kî, bana demin şu duvarın ardında cennetle cehennem gösterildi. Fakat hayır ve şerde bugün gibisini görmedim.» İbni Şihab şöyle demiş: Bana Ubeydullah b. Abdillah b. Utbe haber verdi. (Dediki): Abdullah b. Huzâfe'nin annesi Abdullah b. Huzafe'ye şunu söyledi: — Senden daha âsi bir evlât işitmedim! Annen cahiliyyet devri kadınlarının irtikab ettikleri bir şenaatta bulunmuş olsa; onu halkın gözleri önünde kepaze etmeyeceğinden emin miydin? Abdullah b. Huzafe : — Vallahi Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Seltem) nesebimi kara bir köleye katsa katılırdım, dedi.
Bize Abd b. Humeyd rivayet etti. (Dediki): Bize Abdürrezzâk haber verdi. (Dediki): Bize Ma'mer haber verdi. K. Bize Abdullah b. Abdirrahman Ed-Dârimî de rivayet etti. (Dediki): Bize Ebû'l-Yeman haber verdi. (Dediki): Bize Şuayb haber verdi. Her iki râvi Zührî'den, o da Enes'dcn, o da Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Seltem)'den naklen bu hadîsi ve onunla birlikte Ubeydullah hadîsini rivayet etmişlerdir. Yalnız Şuayb, Zührî'den rivayetinde şöyle demiştir: «Dediki, bana Ubeydullah b. Abdillah haber verdi. (Dediki): Bana ehl-i ilimden bir adam rivayet ettiki: Ümmii Abdillah b. Huzâfe şöyle demiş...» Râvi Yûnus'un hadîsi gibi rivayet etmiştir.
Rivayet zinciri (1. tarîk): Müslim ← Abd b. Humeyd ← Abdürrezzâk b. Hemmâm ← Ma'mer b. Râşid ← İbn Şihâb (ez-Zührî) ← Enes b. Mâlik
Bize Yûsuf b. Hammad El-Ma'nî rivayet etti. (Dediki): Bize Abdûl-A'la Said'den, o da Katâde'den, o da Enes b. Mâlik'den naklen rivayet etti ki : Halk Nebiyyullah (Sallallahu Aleyhi ve Seltem)'e sual sormuşlar, o derecede ki, kendisine çok sormakta ısrar etmişler. Derken bir gün minbere çıkarak şöyle buyurmuşlar : «Sorun bana! Bana bir şey sorarsanız, onu mutlaka size beyan edeceğim!» Cemâat bunu işitince ağızlarını kapamışlar ve onun gelmiş bir şeyin huzurunda olmasından ürkmüşler. Enes demiş ki: Ben sağa sola bakmaya başladım. Bir de ne göreyim herkes elbisesini başına dolamış ağlıyor! Derken mescidden bir adam söze başladı. —Bu adama sitem olunur ve babasından başkasına aid olduğu iddia edilirdi. — — Yâ Nebiyyallah, benim babam kimdir? dedi. «Senin baban Hüzafe'dir.» buyurdular. Sonra Ömer b. Hattab (Radiyallahu anh) söze başladı ve: Biz Rab olarak Allah'a, din olarak İslâm'a, Resul olarak da Muhammed'e razı olduk. (Bunu) kötü fitnelerden Allah'a sığınarak yaptık. Müteakiben Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Seltem); «Hayır ve şer hususunda bugün gibisini hiç görmedim. Bana cennetle cehennem tasvir olundu da onları şu duvarın dibinde gördüm.» buyurdular.
Bize Yahya b. Habib El-Hârisî rivayet etti. (Dediki): Bize Hâlid (yâni İbni Haris) rivayet etti. H. Bize Muhammed b. Beşşâr da rivayet etti. (Dediki): Bize Muhammed b. Ebî Adiy rivayet etti. Her iki râvi Hişâm'dan nakletmişlerdir. H. Bize Âsim b. Nadr Et-Teymî dahi rivayet etti. (Dediki): Bize Mu'temir rivayet etti. (Dediki): Ben babamdan dinledim. Her iki râvi demişler ki: Bize Katâde bu kıssayı Enes'den naklen rivayet etti.
Rivayet zinciri (1. tarîk): Müslim ← Yahyâ b. Habîb el-Hârisî ← Hâlid b. el-Hâris ← Hişâm b. Urve ← Katâde b. Diâme ← Enes b. Mâlik
Rivayet zinciri (2. tarîk): Müslim ← Muhammed b. Beşşâr ← İbn Ebû Adî ← Hişâm b. Hassân ← Katâde b. Diâme ← Enes b. Mâlik
Bize Ebû Bekr b. Ebî Şeybe ile Amru'n-Nakıd ikisi birden Esved b. Âmir'den rivayet ettiler. Ebû Bekr (Dediki): Bize Esved b. Âmir rivayet etti. (Dediki): Bize Hammad b. Seleme, Hişâm b. Urve'den, o da babasından, o da Âişe ile Sâbit'ten, onlar da Enes'den naklen rivayet ettiki: Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) aşı yapan bir kavmin yanına uğramış da: «Bunu yapmasamz daha iyi olur.» buyurmuş. Enes demiş ki: Sonra hurmalar aşısız koruk çıkardılar. Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) (tekrar) o zevatın yanlarına uğradı ve: «Sizin hurmalarınıza ne oldu?» diye sordu. — Sen şöyle şöyle buyurmuştun! dediler. —«Siz dünyanızın işini daha İyi bilirsiniz!» buyurdular.
Bu hadîsi bize Ebû Kureyb de rivayet etti. (Dediki): Bize İbni îdris rivayet etti. (Dediki): Ben Amr b. Hufrey'in azatlısı Muhtar b. Fülfül'den dinledim, dedi ki: Enes'i şunu söylerken işittim: Bir adam; — Yâ Resûlallah!.. dedi. Râvi yukarki hadîs gibi rivayet etmiştir.
Rivayet zinciri: Müslim ← Ebû Küreyb ← Abdullah b. İdrîs ← Muhtâr b. Fülfül ← Enes b. Mâlik
Bana Muhammed b. Müsennâ da rivayet etti, (Dediki): Bize Abdurrahman Süfyân'dan, o da Muhtar'dan naklen rivayet etti. (Şöyle demiş): Ben Enes'den, o da Nebi'den naklen dinledim... Ve râvi yukarki hadîsin mislini rivayet etmiştir.
Bize Heddâb b. Hâlid ile Şeyban b. Ferruh rivayet ettiler. (Dedilerki): Bize Hammad b. Seleme, Sabit El-Bunânî ile Süleyman Et-Teymî'den, onlar da Enes b. Mâlik'den naklen rivayet etti ki: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmuşlar: «Ben yürütüldüğüm gece kesib-i Ahmerin yanında Musa'ya geldim.— Heddab'ın rivayetinde "uğradım" denilmiştir.— Kabrinde ayağa kalktım, namaz kılıyordu.»