Abdurrahman b. Hürmüz

Ebû Muhammed, Ebû Dâvûd · 3. tabaka

Vefath. 110
KünyeEbû Muhammed, Ebû Dâvûd
Nisbeel-A'rec, el-Medenî, el-Muttalibî
Yaşadığı yerlerMedine
Tabaka3. tabaka
Cerh-ta'dîlsika sebt

Râvi adları senedden otomatik ayrıştırılmış; kimlik ve hayat bilgileri ricâl kaynaklarından (Itqan râvi profilleri, muslimscholars.info) eşleştirilerek eklenmiştir.

Zincirde geçtiği hadisler

Bu hadîsi bana Züheyr b. Harb da rivayet etti. (Dediki): Bize İbnü Uyeyne, Ebû'z-Zinâd'dan bu isnâd ile rivayet etti. Ama «kim âmire isyan ederse bana isyan etmiş olur!» cümlesini anmadı.
Bize îbrâhîm Müslim'den rivayet etti. (Demişki): Bana Züheyr b. Harb rivayet etti. (Dediki): Bize Şebâbe rivayet etti. (Dediki): Bana Verkaa Ebu'z-Zinâd'dan, o da A'rac'dan, o da Ebû Hureyre'den, o da Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den naklen rivayet etti. «Kumandan ancak bir kalkandır. Arkasında harb edîlir; ve onunla korunulur. Eğer Allah azze ve celle'den korunmayı emreder ve adalet gösterirse bununla kendisine ecîr verilir; bundan başka bir şey emrederse ondan gelen aleyhine olur.» buyurmuşlar. Bu hadisi İbrahim b. Süfyân, Müslim'den işitmemiş; onun kendisinden icazet yolu ile rivayet etmiştir, «an Müslim» demesi bundandır. Mukaddimede bu hususta söz geçmişti. Kumandanın kalkan gibi olması düşmana karşı durup müslümanları kırdırmadığı ve İnsanlar onun satvetinden korkarak kendisinden çekindikleri ciheti iledir. Arkasında harb edilmekten murâd : Onunla beraber olup düşmanla harb etmektir.
Bize Yahya b. Yahya da rivayet etti. (Dediki): Bize Muğîre b. Abdirrahmân EI-Hizâmî, Ebu'z-Zinâd'dan, o da A'rac'dan, o da Ebû Hureyre'den, o da Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den naklen haber verdi: «Allah, kendî yolunda cihâd eden, evinden kendisini onun yolunda cihâdla onun kelimesini tasdıkde başka hiç bir şey çıkaramayan, kimseyi cennete koyacağına yahud İçinden çıktığı evine, kazandığı ecir veya ganimetle beraber döndüreceğine kefîl olmuştur!» buyurmuşlar.
Bize Amru'n-Nâkid ile Züheyr b. Harb rivayet ettiler. (Dedilerki): Bize Süfyan b. Uyeyne, Ebu'z-Zinâd'dan, o da A'rac'dan, o da Ebû Hureyre'den, o da Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den naklen rivayet etti : «Eğer bir kimse Allah yolunda yaralanırsa —ki Allah kendi yolunda yaralananı pekâlâ bilir— kıyamet gününde yarası fışkırarak gelir. Renk kan rengi, koku da misk kokusu!..» buyurmuşlar.
Bize İbni Ebî Ömer de rivayet elti. (Dediki): Bize Süfyân, Ebu'z-Zinâd'dan, o da A'rac'dan, o da Ebû Hureyre'den naklen rivayet etti. Şöyle demiş: Ben Resûlulîah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'i : «Mü'minlere meşakkat vermiş olmasam hiç bîr seriyyenin arkasında oturmazdım!...» buyururken işittim. Râvî hadîsi yukarıkilerin hadîsi gibi ve bu isnâdla: «Nefsim yed-i kudretinde olan Allah'a yemîn ederim kî Allah yolunda öldürülüp sonra diriltilmeyi pek arzu ederdim...» şeklinde Ebû Zür'a'nın, Ebû Hureyre'den naklettiği hadîs gibi rivayette bulunmuştur.
Bize Muhammed b, Ebî Ömer El-Vekkî rivayet etti. (Dediki): Bize Süfyan, Ebu'z-Zinad'dan, o da A'rac'dan, o da Ebu Hureyre'den naklen rivayet etti ki, Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) : «Allah ki kimseye güler. Biri diğerini öldürür; ikisi de cennete girer.» buyurmuş. Ashab : — Nasıl ya Resulallah? Demişler. «Biri, Allah azze ve cellenin yolunda çarpışarak şehîd edilir; sonra Allah katilin tevbesini kabul eder de müslüman olur. Ve Allah azze ve cellenin yolunda çarpışarak şehîd düşer.» buyurmuşlar.
Bize Ebu Bekir b, Ebî Şeybe ile Züheyr b. Harb ve Ebu Kureyb de rivayet ettiler. (Dedilerki): Bize Vekî', Süfyan'dan, o da Ebu'z-Zinad'dan bu isnadla bu hadîsin mislini rivayet etti.
Bize Yahya b. Yahya rivayet etti. (Dediki): Mâlik'e, Ebû'z-Zinad'dan dinlediğim, onun da A'rac'dan, onun da Ebû Hureyre'den naklen rivayet ettiği şu hadîsi okudum. (Demişki): Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Iki kişinin yemeği üç'e yeter. Üç kişinin yemeği de dörde yeter.» buyurdular.
Bize Kuteybe b. Said rivayet etti. (Dediki): Bize Muğire (yâni EI-Hizâmî), Ebû'z-Zinad'dan, o da A'rac'dan, o da Ebû Hureyre'den naklen rivayet etti ki: Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmuşlar : «Bir adam kendini beğenmiş, iki elbisesinin içinde kırıtarak yürürken Allah onu yere batırmıştır. O tâ kıyamet gününe kadar paldır küidür yere batmakta devam edecektir.»
Bize Yahya b. Yahya rivayet etti. (Dediki): Mâlik'e, Ebûz-Zinâd'dan dinlediğim, onun da A'rac'dan, onun da Ebû Hureyre'den naklen rivayet ettiği şu hadîsi okudum. Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem); «Bîriniz tek bir ayakkabı içinde yürümesin. Onları ya ikisini birden giysin yahut ikisini birden çıkarsın!» buyurmuşlar.
Bize Saîd b. Amr El-Eş'asî ile Ahmed b. Hanbel ve Ebû Bekr b. Ebî Şeybe rivayet ettiler. Lâfız Ahmed'indir. (Eş'asî: Ahberana, ötekiler: Haddesena tâbirlerini kullandılar. (Dedilerki): Bize Süfyân b. Uyeyne, Ebû'z-Zinâd'dan, o da A'rac'dan, o da Ebû Hureyre'den, o da Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den naklen rivayet etti: «Allah indinde en kötü isim Meliküt-Emlâk ismi alan kişi (nin ismi) dir.» buyurmuşlar. İbni Ebî Şeybe kendi rivayetinde: «Allah (Azze ve Celle) den başka Mâlik yoktur.» cümlesini ziyâde etti. Eş'asî dedi ki : «Süfyân Şâhîn Şah gibi, dedi.» Ahmed b. Hanbel de dedi ki: «Ebû Amr'a, ahna' ne demektir? diye sordum. En alçaktır, cevâbını verdi.»
Bize İbni Ebî Ömer rivayet etti. (Dediki): Bize Süfyân, Ebu'z-Zinad'dan, o da A'rac'dan, o da Ebû Hureyre'den naklen rivayet etti ki, Resûlullah (Saüaliahü Aleyhi ve Sellem): «Bir adam izinsiz senin evine baksa da, ona ufak bir taş alarak gözünü çıkarsan, sana bir günah olmaz.» buyurmuşlar.
Bize Kuteybe b. Saîd rivayet etti. (Dediki): Bize Muğîre yâni İbni Abdirrahman El-Hızâmî Ebu'z-Zînad'dan, o da A'rac'dan, o da Ebû Hureyre'den naklen rivayet ettiki: Nebi (Sallallahu Aleyhi ye Sellem) şöyle buyurmuşlar : «Nebilerden biri bir ağacın altına indi de kendisini bîr karınca ısırdı. O da eşyasını emrederek ağacın altından çıkarttı. Sonra emir verdi ve karınca yuvası yakıldı. Bunun üzerine Allah ona bir tek karınca yaksaydın ya! diye vahy buyurdu.»
Bize Kuteybe rivayet etti. (Dediki); Bize Muğîre b. Abdirrahman, Ebu'z-Zinad'dan, o da A'rac'dan, o da Ebû Hureyre'den naklen rivayet ettiki: Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) : «Sakın sizden biriniz: Vay dehrin musibetine! demesin. Çünkü dehr ancak Allah'dır.» buyurmuşlar.
Bize (yine) Züheyr b. Harb rivayet etti. (Dediki): Bize Âli b. Hafs rivayet etti. (Dediki): Bize Verkâ', Ebu'z-Zinad'dan, o da A'rac'dan, o da Ebû Hureyre'den naklen rivayet etti. Şöyle demiş: Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) : «Sakın biriniz kerm demesin. Çünkü kerm ancak mü'minin kalbidir.» buyurdular.
Bize Ebû Bekr b. Ebî Şeybe ile Züheyr b. Harb ikisi birden EI-Mukrî'den rivayet ettiler. Ebû Bekr (Dediki): Bize Ebû Abdirrahman El-Mukrî', Saîd b. Ebî Eyyûb'dan rivayet etti. (Demişki): Bana Ubeyduîlah b. Ebî Cafer, Abdurrahman El-A'rac'dan, o da Ebû Hureyre'den naklen rivayet etti. Ebû Hureyre şöyle demiş: Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) : «Bir kimseye reyhan takdim edilirse onu reddetmez. Zira reyhanın taşınması, hafif kokusu güzeldir.» buyurdular.
Bize Kuteybe b. Saîd rivayet etti. (Dediki): Muğîre b. Abdirrahman El-Kureşî, Ebu'z-Zinad'dan, o da A'rac'dan, o da Ebû Hureyre'den naklen rivayet etti. Şöyle demiş: Resûlullah {Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Benimle ümmetimin misâli ancak ve ancak ateş yakan bir adamın misâli gibidir. Ki: Hayvanlar ve pervaneler onun içine düşmeye başlarlar. Ben sizin eteklerinizden tutuyorum, sizse onun içine atılıyorsunuz.» buyurdular.
Bize bu hadîsi Amru'n-Nakıd ile İbni Ebî Ömer de rivayet ettiler. (Dedilerki): Bize Süfyân, Ebu'z-Zinad'dan, bu isnadla bu hadîsin benzerini rivayet etti.
Bize Amr b. Muhammed En-Nâkıd rivayet etti. (Dediki): Bize Süfyân b. Uyeyne, Ebu'z-Zinad'dan, o da A'rac'dan, o da Efcû Hureyre'den, o da Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) 'den naklen rivayet etti. Şöyle buyurmuşlar; «Benimle diğer Nebilerin misâli bir bina inşâ eden; onu iyi ve güzel yapan adamın misâli gibidir ki : İnsanlar o binayı dolaşmaya başlarlar. Bundan daha güzel bînâ görmedik, yalnız şu kerpiç müstesna, derler. İşte o kerpiç benim.»
Bize Ebû Bekr b. Ebî Şeybe ile Ebû Kureyb rivayet ettiler. (Dedilerki): Bize Ebû Muâviye rivayet etti. H. Bize İbni Numeyr de rivayet etti. (Dediki): Bize babam rivayet etti. Her iki râvi A'meş'den, o da Ebû Sâlih'den, o da Ebû Hureyre'den naklen rivayet etmişlerdir. H. Bize Kuteybe b. Said dahi rivayet etti. (Dediki): Bize Muğıra (yani El-Hızamî) rivayet etti. H. Bize İbni Ebî Ömer dahi rivayet etti. (Dediki): Bize Süfyan rivayet etti. Her iki râvi Ebû'z-Zinad'dan, o da A'rac'dan, o da Ebû Hureyre'den naklen rivayet etmişlerdir. H. Bize bu hadîsi Ubeydullah b. Muâz da rivayet etti. (Dediki): Bize babam rivayet etti. (Dediki): Bize Şu'be Muhammed b. Ziyad'dan rivayet etti. O da Ebû Hureyre'den dinlemiş. H. Bize Muhammed b. Râfi' dahi rivayet etti. (Dediki): Bize Abdürrezzâk rivayet etti. (Dediki): Bize Ma'mer, Hemmam b. Münebbİh'den, o da Ebû Hureyre'den naklen haber verdi. Bu râvilerin hepsi Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den rivayet olunmuştur ki: «Ben sizi bıraktığım müdetçe beni bırakın.» buyurmuşlar demişlerdir. Hemmâm'm hadîsinde : «Terkedildiğiniz müddetçe. Çünkü sizden öncekiler ancak... helak olmuştur.» ibaresi vardır. Bundan sonra bütün râviler Zührî'niıı Said ile Ebû Seleme'den, onların da Ebû Hureyre'den naklettikleri hadîs gibi anlatmışlardır.
Rivayet zinciri (1. tarîk): Müslim ← Ebû Bekir b. Ebî Şeybe ve Ebû Küreyb ← Ebû Muâviye ← Süleymân A'meş ← Ebû Sâlih ← Ebû Hureyre
Rivayet zinciri (2. tarîk): Müslim ← İbn Nümeyr ← babam ← Süleymân A'meş ← Ebû Sâlih ← Ebû Hureyre
Rivayet zinciri (3. tarîk): Müslim ← Kuteybe b. Saîd ← Mugîre el-Hizâmî ← Ebü'z-Zinâd ← Abdurrahman b. Hürmüz ← Ebû Hureyre
Rivayet zinciri (4. tarîk): Müslim ← İbn Ebû Ömer ← Süfyân b. Uyeyne ← Ebü'z-Zinâd ← Abdurrahman b. Hürmüz ← Ebû Hureyre
Rivayet zinciri (5. tarîk): Müslim ← Ubeydullah b. Muâz ← babam ← Şu'be b. el-Haccâc ← Muhammed b. Ziyâd ← Ebû Hureyre
Rivayet zinciri (6. tarîk): Müslim ← Muhammed b. Râfi' ← Abdürrezzâk b. Hemmâm ← Ma'mer b. Râşid ← Hemmâm b. Münebbih ← Ebû Hureyre
Bize Ebû Bekr b. Ebî Şeybe de rivayet etti. (Dediki): Bize Ebû Dâvud Ömer b. Sa'd. Süfyan'dan, o da Ebû'z-Zinad'dan, o da A'rac'dan, o da Ebû Seleme'den, o da Ebû Hureyre'den naklen rivayet etti. (Şöyle demiş): Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) «İsa'ya insanların en yakını benim. Nebiler baba bir kardeşlerdir. Benimle İsa'nın arasında Nebi yoktur.» buyurdular.
Bize Kuteybe b. Saîd rivayet etti. (Dediki): Bize Muğıre (yâni îbni Abdirrahman Eî-Hızâmi) Ebû'z-Zinad'dan, o da A'rac'dan, o da Ebû Hureyre'den naklen rivayet etti. (Şöyle demiş): Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Nebi ibrahim (Aleyhisselam) sekiz yaşında iken keserle sünnet oldu.» buyurdular.
Bana Züheyr b. Harb da rivayet etti. (Dediki): Bize Şebâbe rivayet etü. (Dediki): Bize Verkâ, Ebû'z-Zinad'dan, o da A'rac'dan, o da Ebû Hureyre'den, o da Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den naklen rivayet etti. «Allah Lût'a mağfiret buyursun, o kuvvetli bir istinadgâha sığınmıştı.» buyurmuşlar
Bana Züheyr b. Harh rivayet etti. (Dediki): Bize Huceyn b. Müsennâ rivayet etti. (Dediki): Bize Abdül-Aziz b. Abdillah b. Ebî Seleme, Abdullah b. Fadl El-Hâşimî'den, o da Abdurrahman El-A'rac'dan, o da Ebû Hureyre'den naklen rivayet etti. Ebû Hureyre şöyle demiş. Bir defa bir yahûdi bir şey verilip de hoşlanmadığı yahut razı olmadığı — Burada Abdü'I-Aziz şekketmiştir.— bir malını (satışa) arzederken. Hayır! Musa (Aleyhisselâm)'ı insanlar üzerine seçkin eyleyen Allah'a yemin ederim, dedi. Bunu ensardan bir zat işiterek yüzüne bir tokat vurdu. — Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) aramızda olduğu halde sen Musa (Aleyhisselâm) insanlar üzerine seçkin kılan Allah'a yemin ederim diyorsun ha! dedi. Bunun üzerine Yahûdi, Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e gitti. Ve: — Yâ Eba'l-Kaâsım benim zimmetim ve ahdim vardır. (Böyle olduğu halde) Fülân yüzüme tokat vurdu, dedi. Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) (ensâriye) : «Onun yüzüne niye tokat vurdun?» diye sordu. — Yâ Resûlallah! Sen aramızda olduğun halde bu adam Musa (Aleyhisselâm)’ı insanlar üzerine seçkin kılan Allah'a yemin ederim, dedi. Cevâbını verdi. Bunun üzerine Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) kızdı. Hattâ gazab yüzünden anlaşıldı. Sonra şöyle buyurdular : «Nebiler arasında fazilet farkı yapmayın, zîra gerçek şu ki : Sur'a üfürüiecek ve yerle göklerde bulunan herkes ölecek ve yalnız Allah'ın diledikleri kalacaktır. Sonra Sûr'a tekrar üfürüiecek ve ilk diriien (yahut ilk diriienler) arasında ben olacağım. Bir bakacağım ki, Musa (Aleyhisselâm) arşı tutmuştur. Bilemem tur günündeki sa'kasıyla mt hesaba çekildi. Yoksa benden önce mi dirildi. Ben kimsenin Yûnus b. Metta (Aleyhisselâm)'dan efdal olduğunu söyleyemem.»
Bana Züheyr b. Harb ile Ebû Bekr b. Nadr rivayet ettiler. (Dedilerki): Bize Ya'kub b. İbrahim rivayet etti. (Dediki): Bize babam, İbni Şihab'dan, o da Ebû Seleme b. Abdirrahman ile Abdurrahman EI-A'rac'dan, onlar da Ebû Hureyre'den naklen rivayet etti. Ebû Hureyre şöyle demiş: Biri yahudilerden, diğeri müslümanlardan olmak üzere iki adam birbirlerine sövdüler. Müslüman, Muhammed (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'i âlemler üzerine seçkin kılan Allah'a yemin ederim, dedi. Yahudi ise, Musa (Aleyhisselâm)'ı âlemlerin üzerine seçkin kılan Allah'a yemin olsun dedi. Ve o anda müslüman elini kaldırarak yahudinin suratına bir tokat indirdi. Yahudi hemen Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’e giderek müslümanla aralarında geçeni ona haber verdi. Bunun üzerine Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Beni Musa'dan daha hayırlı çıkarmayın, çünkü insanlar ölecek ve ilk ayılan ben olacağım. Bakacağım ki, Musa Arş'ın bir tarafından tutmuştur. Bilemem ölenler arasında mıydı da benden önce dirildi! Yoksa Allah'ın istisna ettiklerinden miydi» buyurdular.
Bize Muhamrned b. Abbâd dahi rivayet etti. (Dediki): Bize Süfyân b. Uyeyne rivayet etti. H. Bana Muhanuned b. Rafı' de rivayet etti. (Dediki): Bize Ebû Dâvud El-Haferi, Süfyân'dan rivayet etti. Her iki râvi Ebû'z-Zinad'dan, o da A'rac'dan, o da Ebû Seleme'den, o da Ebû Hureyre'den, o da Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den naklen Yûnus'un Zühri'den rivayet ettiği hadis mânâsında rivayette bulunmuşlardır. Bunların hadisinde inekle koyun kıssaları beraberce zikredilmiştir. İkisi de hadislerinde: «Ben buna inanıyorum. Benimle birlikte Ebû Bekr'le Ömer de! buyurdu. Ama Ebû Bekr'le Ömer orada yoktular.» demişlerdir.
Rivayet zinciri (1. tarîk): Müslim ← Muhammed b. Abbâd ← Süfyân b. Uyeyne ← Ebü'z-Zinâd ← Abdurrahman b. Hürmüz ← Ebû Seleme ← Ebû Hureyre
Rivayet zinciri (2. tarîk): Müslim ← Muhammed b. Râfi' ← Ömer b. Sa'd ← Süfyân b. Uyeyne ← Ebü'z-Zinâd ← Abdurrahman b. Hürmüz ← Ebû Seleme ← Ebû Hureyre
Bize Huivâni ile Abd b. Humeyd rivayet ettiler. (Dedilerki): Bize Ya'kub rivayet etti. (Dediki): Bize babam Sâlih'den rivayet etti. (Demişki): A'rac ve başkası şunu söyledi. Gerçekten Ebû Hureyre dediki: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Ben Ebû Kuhafe'nin oğlunu su çekerken gördüm...» Râvi Zühri'nin hadisi gibi rivayette bulunmuştur.
Biie Kuteybe b. Said ile Ebû Bekr b. Ebi Şeybe ve Züheyr b. Harb hep birden Süfyân'dan rivayet ettiler. Züheyr dediki: Bize Süfyân b. Uyeyme, Zühri'den, o da A'rac'dan naklen rivayet etti. A'rac şöyle demiş: Ben Ebû Hureyre'yi §uau söylerken işittim: Siz Ebû Hureyre'nin Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den çok hadis rivayet ettiğini söylüyorsunuz. Varılacak yer Allah'ın huzurudur. Ben fakir bir adam idim. Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e boğaz tokluğuma hizmet ediyordum. Muhacirleri pazar yerlerindeki pazarlık meşgul ediyordu. Ensârı da mallarına bakmak meşgul ediyordu. Derken Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Kim elbisesini yayacak ki, bir daha bendan işittiği bir şeyi kat'iyyen unutmasın!» buyurdu. Ben hemen elbisemi yaydım. Tâ ki, sözünü bitirdi. Sonra onu kendime topladım. Bir daha ondan işittiğim bir şeyi unutmadım.
Bana Abdullah b. Ca'fer b. Yahya b. Hâlid rivayet etti. (Dediki): Bize Ma'n haber verdi. (Dediki): Bize Mâlik haber verdi. H. Abd b. Humeyd de rivayet etti. (Dediki): Bize Abdürrezzâk haber verdi. (Dediki): Bize Ma'mer haber verdi. ---Her ıkİ râvi Zühri'den, o da A'rac'dan, o da Ebû Hureyre'den naklen bu isnadla rivayet etmişlerdir. Yalnız Mâlik'in hadisi Ebû Hureyre'nin sözü b itiıJci sona ermiştir. Hadisinde Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den rivayet edilen «Kim elbisesini yayacak? ilâh...» kısmını anmamıştır.
Bize Muhammed b. Müsennâ ile İbni Beşşâr, Süveyd b. Said ve İbni Ebi Ömer rivayet ettiler. (Dedilerki): Bize Abdu'l-Vehhâb Es-Sekafi, Eyyûb'dan, o da Muhammed'den, o da Ebû Hureyre'den naklen rivayet etti. H. Bize Ubeydullah b. Muâz da rivayet etti. (Dediki): Bize babam rivayet etti, H. Bize Muhammed b. Müsennâ dahi rivayet etti. (Dediki): Bize Abdurrahman b. Mehdi rivayet etti. Her iki râvi dedilerki: Bize Şu'be, Muhammed b. Ziyad'dan, o da Ebû Hureyre'den naklen rivayet etti. H. Bana Muhammed b. Râfi' dahi rivayet etti. (Dediki): Bize Şebabe rivayet etti. (Dediki): Bana Verkaa', Ebû'z-Zinad'dan, o da A'rac'dan, o da Ebû Hureyre'den naklen rivayet etti. H. Bize Yahya b. Habib de rivayet etti. (Dediki): Bize Ravh b. Ubâde rivayet etti. H. Bize Muhammed b. Abdillah b. Numeyr ile Ahd b. Humeyd, Ebû Âsım'dan rivayet ettiler. Her iki râvi İbni Cüreyc'den, o da Ebû'z-Zübeyr'den, o da Câbir'den naklen rivayet ettiler. H. Bana Seleme b. Şebib de rivayet etti. (Dediki): Bize Hasen b. A'yen rivayet etti. (Dediki): Bize Ma'kıl Ebû'z-Zübeyr'den, o da Câbir'den naklen rivayet, etti. Bu râvilerin hepsi: Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den naklen: «Eslem! Allah ona selâmet versin! Gıfâr! Allah ona mağfiret buyursun!» diye duâ etti. demişlerdir
Rivayet zinciri (2. tarîk): Müslim ← Ubeydullah b. Muâz ← babam ← Şu'be b. el-Haccâc ← Muhammed b. Ziyâd ← Ebû Hureyre
Rivayet zinciri (3. tarîk): Müslim ← Muhammed b. Müsennâ ← Abdurrahman b. Mehdî ← Şu'be b. el-Haccâc ← Muhammed b. Ziyâd ← Ebû Hureyre
Rivayet zinciri (5. tarîk): Müslim ← Yahyâ b. Habîb el-Hârisî ← Revh b. Ubâde ← İbn Cüreyc ← Ebü'z-Zübeyr ← Câbir b. Abdullah
Rivayet zinciri (6. tarîk): Müslim ← Muhammed b. Abdullah b. Nümeyr ve Abd b. Humeyd ← Ebû Âsım ← İbn Cüreyc ← Ebü'z-Zübeyr ← Câbir b. Abdullah
Rivayet zinciri (7. tarîk): Müslim ← Seleme b. Şebîb ← Hasan b. A'yen ← Ma'kil b. Ubeydullah ← Ebü'z-Zübeyr ← Câbir b. Abdullah