Râvi adları senedden otomatik ayrıştırılmış; kimlik ve hayat bilgileri ricâl kaynaklarından (Itqan râvi profilleri, muslimscholars.info) eşleştirilerek eklenmiştir.
Bize Muhammed b. el-Müsenna ile İbni Beşşar rivayet ettiler. Dedilerki: Bize Abdurrahman rivayet etti. (Dediki) : Bize Süfyan, Mansur'dan, Husayn ile A'meş'de ebu Vail'den, o da Huzeyfeden naklen rivayet ettiler, ki Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) geceleyin (namaza) kalktığı zaman ağzını misvakla ovalarmış.»
Bize Ebu Bekr b. Ebî Şeybe rivayet etti. (Dediki): Bize Ebu Muaviye ile Veki', A'meş'ten rivayet ettiler H. Bize Yahya b. Yahya da rivayet etti. Lafız onundur. (Dediki) : Bize Ebu Muaviye, A'meş'ten, o da İbrahim'den, o da Abdirrahman b. Yezid'den, o da Selman'dan naklen haber verdi. Selman dedi ki: Kendisine: Sizin Nebiniz abdest bozmaya varıncaya kadar size her şeyi öğretti, denildi. O: Evet, O bize küçük ya da büyük abdestimizi bozarken kıbleye yönelmemizi, sağ elimizle istindi yapmamızı, üç taştan azı ile istinca yapmamızı ya da hayvan tezeği yahut kemik ile istinca yapmamızı yasakladı, dedi.
Bize Muhammed b. el-Müsenna rivayet etti. (Dediki) : Bize Abdurrahman rivayet etti. (Dediki): Bize Süfyan, A'meşle mansurdan, onlarda İbrahim'den, o da Abdurrahman b. Yezid'den, o da Selman dan rivayet etti. Selman dedi ki: Müşrikler bize: Ben sizin arkadaşınızın size abdest bozmaya varıncaya kadar size (çok şeyler) öğrettiğini görüyorum, dedi. Selman: Evet, gerçekten O bize bizden birisinin sağ eliyle istinca yapmasını yahut kıbleye dönmesini yasakladığı gibi, hayvan pisliği ve kemik kullanmayı da yasaklamış ve: "Sizden biriniz üç taştan aşağısı ile istindı yapmasın" buyurmuştur, dedi. Tahric bilgisi 605 ile aynı.
Bize Yahya b. Yahya et-Temimu, İshak b. İbrahim ve Ebu Kureyb birlikte Ebu Muaviye'den tahdis etti. (H) Bize Ebu Bekr b. Ebi Şeybe de tahdis etti. Bize Ebu Muaviye ve Veki" -ki lafız Yahya'ya aittir- tahdis edip dedi ki: Bize Ebu Muaviye, A'meş'ten haber verdi. O İbrahim'den, o Hemmam'dan şöyle dediğini nakletti: Cerir küçük abdest bozduktan sonra abdest aldı ve mestleri üzerine mesh etti. Ona, sen böyle mi yapıyorsun denilince, evet Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'i küçük abdestini bozduktan sonra abdest aldığını ve mestleri üzerine mesh ettiğini gördüm, dedi. A'meş dedi ki: İbrahim dedi ki: Bu hadis onların hoşuna gidiyordu çünkü Cerir'in Müslüman olması Maide suresinin inişinden sonra idi.
Bize İshak b. İbrahim ve Ali b. Haşrem tahdis edip dediler ki: Bize İsa b. Yunus haber verdi. (H) Bunu bize Muhammed b. Ebu Ömer de tahdis edip dedi ki: Bize Süfyan tahdis etti. (H) Bize Mincab b. Haris et-Temimi de tahdis etti. Bize İbn Mushir haber verdi. Hepsi A'meş'ten bu isnadta Ebu Muaviye'nin hadisi rivayeti manasında rivayet ettiler. Ancak İsa ve Süfyan'ın hadisi rivayetinde dedi ki: Bu hadis Abdullah'ın arkadaşlarının hoşuna gidiyordu çünkü Cerir'in Müslüman olması Maide suresinin nüzulünden sonra olmuştu.
Bize Yahya b. Yahya et-Temiml tahdis etti. Bize Ebu Hayseme, A'meş'ten haber verdi, o Şakik'den, o Huzeyfe'den şöyle dediğini nakletti: Nebi (Sallallahu aleyhi ve Sellem) ile birlikte idim. Bir kavmin çöplüğüne kadar gitti ve ayakta küçük abdestini bozdu. Ben kenara çekildim. O: "Yaklaş" buyurdu. Ben de ökçelerinin yanında duruncaya kadar yaklaştım. Abdest aldı ve mestleri üzerine mesh etti.
Bize Ebu Bekr b. Ebi Şeybe ile Ebu Küreyh de rivayet ettiler. Ebu Bekr dediki: Bize Ebu Muaviye. Ameş'den, o da Müslim'den, o da Mesruk'tan, o da Mugiratü'bnü Şu'be'den naklen rivayet etti. Muğıre b. Şu'be dedi ki: Bir seferde Nebi (Sallallahu aleyhi ve Sellem) ile birlikte idim. "Ey Muğire, matarayı al" buyurdu. Ben de onu aldıktan sonra onunla birlikte çıktım. Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) gözümden kayboluncaya kadar gitti. İhtiyacını gördükten sonra geri geldi. Üzerinde yenıeri dar, Şam işi bir cübbe vardı. Elini yeninden çıkarmak istedi (3/66b), (yenıeri) ona dar gelince, elini cübbenin altından çıkardı. Ben de eline su döktüm, O da namaz abdesti gibi abdest aldı, sonra mest1eri üzerine mesh etti, sonra namaz kıldı.
Bize İshak b, İbrahim ile Ali b. Haşrem dahi hep birden İsa b. Yunus'tan rivayet ettiler. İshak dedi ki: Bize İsa haber verdi. (Dediki): Bize A'meş, Müslim'den, o da Mesruk'tsn, o da Muğiratü'bnü Şu'be'den naklen rivayet etti. Muğire b. Şu'be dedi ki: Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) ihtiyacını görmek için dışarı çıktı. Döndüğünde ben de matara ile onu karşıladım. Eline su döktüm, ellerini yıkadıktan sonra yüzünü yıkadı sonra kollarını yıkamak isteyince cübbe(nin yenıeri) ona dar geldi. Bunun üzerine ellerini cübbenin altından çıkartıp (kollarını) öyle yıkadı, başına ve mestlerine mesh ettikten sonra bize namaz kıldırdı. Tahric bilgisi 628'de
Bana Züheyr b. Harb da rivayet etti. (Dediki): Bize Ebu Muaviye, A'meş'den, o da Hakem'den o da Kaasim b. Muhaymire'den, o da Şureyh b. Hani'den naklen rivayet etti, Şureyh dedi ki: Aişe'ye mestler üzerine mesh etmeye dair soru sordum. O: Ali'nin yanına git, o bu hususu benden daha iyi bilir, dedi. Ben de Ali'nin yanına gittim. O da Nebi (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'den ... zikretti, deyip, hadisi aynen nakletti.
Bize Ebu Kureyb ve Ebu Said el-Eşe c tahdis edip dediler ki: Bize Veki" tahdis etti. (H) Bize Ebu Kureyb de tahdis etti, bize Ebu Muaviye tahdis etti. (Vekı" ile) ikisi A'meş'ten, o Ebu Rezin ve Ebu Salih'ten onlar Ebu Hureyre' den diye rivayet etti. Ebu Muaviye rivayetinde: Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu, dedi.Veki' rivayetinde: Hadisi Allah Resulüne ref edip, aynısını nakletti, dedi.
Bana Alî b. Hucr es-Sa'dî rivayet etti. (Dediki): Bize Ali b. Müshir rivayet etti. (Dediki): Bize A'meş Ebu Rezîn ile Ebu Salih'ten, onlarda Ebu Hureyre'den naklen haber verdi. Ebu Hureyre şöyle demiş: Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu: "Köpek birinizin kabına dilini sokup yalarsa onu döksün sonra o kabı yedi defa yıkasın. "
Bana Muhammed b. Sabbah'ta rivayet etti. Dedi ki: Bize İsmail b. Zekeriyya A'meş'den bu isnadla bu hadisin mislini rivayet etti. Ama «onu döksün» demedi.
Bize Ömer bin Hafs b. Gıyas da rivayet etti. (Dediki): Bize babam, A'meş'ten, o da İbrahim'den, o da Esved ile Hemmam'dan onlarda Aişe'den menî hakkında rivayet ettiler: Aişe: ''Ben onu Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) in elbisesinden ovalardım'' demiş. Esved'in hadisini yalnız Müslim rivayet etmiştir; Tuhfetu'l-Eşraf, 15963; Hemmam'ın hadisinin kaynakları ise 669 numarada gösterilecektir.
Bize Ebu Said el-Eşec, Ebu Kureyb Muhammed b. el-Ala ve İshak b. İbrahim tahdis etti. İshak: Bize Veki' haber verdi derken, diğer ikisi, tahdis etti, dediler. Bize A'meş tahdis edip dedi ki: Mücahid'i Tavus'tan tahdis ederken dinledim. O İbn Abbas'tan şöyle dediğini nakletti: Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) iki kabrin yanından geçti ve: "Muhakkak bunlara azap edilmektedir. Ama büyük bir şey dolayısıyla azap olunmuyorlar. Bunların biri laf taşıyıp götürürdü, diğeri ise kendi sidiğinden korunmazdı" buyurdu. (İbn Abbas) dedi ki: Sonra yaş bir hurma dalı istedi, onu ikiye yardıktan sonra bunun üzerine birisini, diğerinin üzerine de ötekini dikti, sonra da: "Kurumadıkları sürece azaplarının hafifleti/eceği umulur" buyurdu.
Bana bunu Ahmed b. Yusuf el-Ezdî rivayet etti. (Dediki): Bize Mualla b. Esed rivayet etti. (Dediki): Bize Abdülvahid, Süleyman el-A'meş'den bu isnadla rivayet etti. Yalnız o: «Diğeri bevlden dolayı yahut bevlden temizlenmezdi.» demiş
Bize Yahya b. Yahya, Ebu Bekr b. Ebi Şeybe ve Ebu Kureyb de tahdis etti. Yahya rivayetinde bize Ebu Muaviye, A'meş'ten haber verdi derken, diğer ikisi tahdis etti, dediler. (A'meş) Sabit b. Ubeyd'den, o Kasım b. Muhammed'den, o Aişe'den şöyle dediğini nakletti: Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) mescitten bana: "Seccadeyi bana uzatıver" buyurdu. Ben: Ay haliyim dedim. O: "Şüphesiz ay hali (kanı)n elinde yoktur " buyurdu.
Bize Ebu Bekr b. Ebî Şeybe rivayet etti. (Dediki): Bize Veki' ile Ebu Muaviye ve Hüşeym, A'meş'den o da Münzir b. Ya'la'dan -ki bu zat Ebu Ya'la künyesini taşır- o da İbni'l Hanefiyye'den, o da Ali'den şöyle dediğini nakletti: Ben çokça mezisi gelen bir adam idim. Nebi (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'e de kızı zevcem olduğundan ötürü (hükmünü) sormaktan haya ederdim. Bu sebeple Mikdad b. Esved'e emrettim, o da O'na hükmünü sorunca: "Erkeklik organını yıkar ve abdest alır" buyurdu.
Bana Ali b. Hucr es-Sa'dî rivayet etti. (Dediki): Bana İsa b. Yunus rivayet etti. (Dediki): O Bize A'meş Salim bin Ebi'l- Ca'd'dan o da Kureyb'den, o da İbni Abbas'tan naklen rivayet etti. Demiş ki: Bana teyzem Meymune rivayet etti. Dedikİ: Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'e cünüplükten dolayı gusletmesi için suyunu getirdim. Ellerini iki ya da üç defa yıkadıktan sonra elini kab'a soktu sonra onunla fercine su döküp sol eliyle de onu yıkadı. Sonra sol elini yere vurdu onu iyice ovaladı sonra namaz abdesti gibi abdest aldı, sonra avuçlarını doldurarak başına üç avuç su boşalttı sonra vücudunun geri kalan kısmını yıkadı sonra o durduğu yerden çekilerek ayaklarını yıkadı sonra ona (kurulanması için) mendil (havlu) getirdim, ama onu istemedi.
Bize Muhammed b. es-Sabbah, Ebu Bekr b. Ebli Şeybe, Ebu Kureyb, el-Eşe c ve İshak hepsi Vekl"den tahdis etti (H). Bunu bize Yahya b. Yahya ve Ebu Kureyb de tahdis edip dediler ki: Bize Ebu Muaviye ve Vekl' tahdis etti, her ikisi A'meş'ten bu isnad ile hadisi rivayet etti ama bu ikisinin hadisi rivayetlerinde başa üç avuç su dökmek sözkonusu edilmemektedir. Vekl"in hadisi rivayetinde ise abdestin tamamı anlablmakta ve bu abdest alışta mazmaza ve istinşakı da zikretmiş bulunmaktadır. Hadisin Ebu Muaviye rivayetinde ise mendilden (havludan) söz edilmemektedir
Bize Ebu Bekr b. Ehî Şcybe de rivayet etti. (Dediki): Bize Abdullah b. İdıis, A'meş'den, o da Salim'den o da Kureyb'den, o da İbni Abbas'dan, o da Meymune'den naklen rivayet ettiki Nebi (Sallallahu aleyhi ve Sellemı'e mendil getirildi, ona hiç dokunmadı ve suyu şöyle yaptı, yani onu silkti.
Bize İshak b. İbrahim El-Hanzali rivayet etti. (Dediki): Bize Muse'I Kaari haber verdi. (Dediki), bize Zaide A'meş'den, o da Salim b. Ebil Ca'd'dan o da Kureyb'den, o da İbn Abbas'tan, o Meymune'den Nebi (Sallallahu aleyhi ve Sellem}'e su (hazırlayıp) koydum sonra onu örttüm O da yıkandı, dedi.
Bize Yahya b. Yahya ile Ebu Bekr b. Ebî Şeybe ve İbni Nümeyr toptan Ebu Muaviye'den rivayet ettiler. Ebu Bekr dediki: Bize Ebu Muaviye A'meş'den, o da Şekîk'den naklen rivayet etti. demiş ki; Ben Abdullah ve Ebu Musa ile birlikte oturuyordum. Ebu Musa'ya: «Ya Eba Abdirrahman bir adam cünüp olsada bir ay su bulamasa ne buyurursun. «— Bu adam namazı ne yapacak.» dedi Abdullah: — «Bir ay suyu bulamasada teyemmüm edemez» cevabını verdi. Bunun üzerine Ebu Musa : — «Ya Maide süresindeki şu : (Eğer su bulamazsanız temiz toprağa teyemmüm [ Maide 6 ] ediverin) ayetine ne dersin?.» dedi Abdullah: — Eğer bu ayette bu adamlara ruhsat verilmiş olsa nerdeyse suyu soğuk buldukları zaman toprakla teyemmüme kalkışırlar.» dedi. Bu sefer Ebu Musa Abdullah'a şunu söyledi.: — «Sen Ammar'ın: Beni Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bir hacet peşinde gönderdi. Ben cünüp oldumda su bulamadım ve toprakda hayvan yuvarlanır gibi yuvarlandım. Sonra Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Selletn)'e gelerek bu vak'ayı kendisine anlattım. Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) : «Ellerinle şöyle yapman sana yeterdi.» buyurdular dediğini işittin mi? Sonra elerini bir defa yere vurarak sol eliyle sağ eline, avuçlarının dışına ve yüzüne mesh etti. Abdullah'da: — «Ya sen Ömer'in Ammar'ın sözüne kanaat getirmediğini görmedin mi?» Cevabını verdi.
Bize Ebu Kamil el-Cahderî dahî rivayet etti. (Dediki): bize Abdülvahid rivayet etti. (Dediki): Bize A'meş Şekik'ten rivayet etti. Şekik; Ebu Musa, Abdullah'a şöyle dedi diyerek. Hadîsi bütün kıssası ile Ebu Muaviye hadisi gibi rivayet etmiş şu kadar varki O: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Şöyle yapman sana yeterdi.» buyurdu, demiş. Ve ellerini yere vurmuş. Sonra ellerini silkerek yüzüne ve kollarına mesh etmiş.
Bize Kuteybetü'bnü Saîd ile Osman b. Ebî Şeybe ve lshâk b. İbrahim rivayet ettiler. İshâk bize haber verdi, tâbirini kullandı. Ötekiler: Bize Cerîr, Âmeş'den, o da Ebu Süfyan'dan, o da Câbir'den naklen rivayet etti, dediler. Cabir: Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'i «Şüphesiz ki; şeytân namaza nida edildiğini işittiği vakitte Ravhâ' denilen yere varılıncaya kadar gider» buyururken işittim, demiş. Süleyman (El-A'meş) «Ebu Süfyan'a Ravh a'nın nerede bulunduğunu sordum; Bu yer Medine'den 36 mil uzaktadır, cevâbını verdi» demiş.
Bize Kuteybetü'bnü Saîd ile Züheyr b. Harb ve İshâk b. İbrahim rivayet ettiler, lâfız Kuteybe'nindir. İshâk bize haber verdi, tabirini kullandı. Ötekiler; Bize, Cerir A'meş'den, o da Ebu Sâlih'den, o da Ebu Hureyre'den, o da Nebi (Sallallahu Aleyhi ye Sellem)'den naklen rivayet etti, dediler. Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) : «Şüphesiz; şeytân namaza nida edildiğini işittiği vakit kaçar. Müezzinin sesini duymamak için ses çıkararak yellenir. Müezzin susunca döner de vesvese verir, ikâmeti işittimi (yine) müezzinin sesini duymamak için (oradan) gider, sustu mu tekrar dönerek vesvese verir» buyurmuşlar.
Bize Yahya b. Yahya rivayet etti. (Dediki): Bize Ebu Muâviye A'meş'den, o da Şakîk'ten, o da Abdullah b. Mes'ud'dan naklen haber verdi. Abdullah: «Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'le birlikte namazda oturduğumuz vakit...» diyerek Mansur'un hadisi gibi rivayette bulunmuş ve hadîsin sonunda sonra dua etmekte serbesttir» demiş.
Bize Muhammed b. Beşşâr rivayet etti. (Dediki): Bize İsmail b. Zekeriyyâ A'meş ile Mis'ar'dan ve Mâlik b, Miğ'vel'den bunların hepsi de Hakem'den naklen bu isnâdla bu Hadîsin mislini rivayet ettiler. Yalnız Hakem: Allah'ım demeyip (sâdece) «Muhammed'e bereket ihsan eyle» demiş.
Bize İshak b. İbrahim ile İbni Haşrem rivayet ettiler. Dedilerki: Bize İsa b. Yunus haber verdi. (Dediki): Bize A'meş, Ehu Sâlih'den, o da Ebu Hureyre'den naklen rivayet etti. Ebu Hureyre şöyle demiş: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bize öğretir, ve: «İmamdan önce davranmayın; o tekbir aldımı sizde tekbir alın; [ veleddaallin ] dedimi sizde âmin deyin rüku' ettiği vakit sizde rüku' edin! Semiallahu limen hamideh dediği vakit siz: Allahumme Rabbena leke'l-hamd deyin» buyururdu.
Bize Ebu Bekir b. Ebi Şeybe rivayet etti. (Dediki): Bize Ebu Muaviye ile Veki' rivayet ettiler. H. Bize Yahya b. Yahya dahî rivayet etti. Lâfız onundur. Dediki, bize Ebu Muâviye A'meş'den, o da İbrahim'den, o da Esved'den, o da Âişe'den naklen haber verdi. Âişe şöyle demiş: «Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in hastalığı ağırlaştığı zaman, namaz vaktinin geldiğini kendisine haber vermek için Bilâl geldi. Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) : Ebu Bekir'e emredin de cemâaata namaz kıldırsın» buyurdular. Ben: Yâ Resulullah, gerçekten Ebu Bekir yufka yürekli bir zâttır. Senin yerine geçtiği vakit cemaata işittiremez. Binâenaleyh sen Ömer'e emretmelisin! dedim. Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) yine: «Siz Ebu Bekir'e emredinde cemaata namazı kıldırıversin.» buyurdular. Bunun üzerine Hafsa'ya: «Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e söyle, de ki; Ebu Bekir yufka yürekli bir adamdır; Senin makamına geçtiği vakit cemaata işittiremez. Sen Ömer'e emretmelisin» dedim. Hafsa bunları Ona söyledi. Bunun üzerine Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) «Hiç şüphe yokki sizler Yusuf (A.S.) zamanının kadınlarısınız Ebu Bekir'e emredinde cemaata namazı kıldırsın» buyurdular. Artık Ebu Bekir'e emrettiler, o da cemaata namazı kıldırdı. O namaza girince Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) 'de kendinde bir hafiflik hissetti ve iki kişi arasında ayağa kalktı. Ayakları yerde sürünüyordu. Mescide girdiği vakit Ebu Bekir onun ayak sesini işiterek geri çekilmeye davrandı, fakat Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ona yerinde dur, diye işaret etti. Müteakiben Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ilerleyerek Ebu Bekir'in sağ tarafına oturdu. Artık Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) cemaatta oturduğu yerden namaz kıldırıyor. Ebu Bekir de ayakta duruyordu. Ebu Bekir, Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) 'in namazına uyuyor, cemâat da Ebu Bekir'in namazına uyuyorlardı.