Râvi adları senedden otomatik ayrıştırılmış; kimlik ve hayat bilgileri ricâl kaynaklarından (Itqan râvi profilleri, muslimscholars.info) eşleştirilerek eklenmiştir.
Bize Muhammed b. Ahmed b. Ebî Halef rivayet etti. (Dediki): Bize Ravh rivayet etti. H. Bana İshâk b. Mansûr da rivayet etti. (Dediki): Bize Ravh b. Ubade haber verdi. (Dediki): Bize ibni Cüreyc rivayet etti. (Dediki): Bana Ebu'z-Zübeyr haber verdiki, Câbir b. Abdillâh'ı şunu söylerken işitmiş: «Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bize köpekleri öldürmeyi emir buyurdu. Hatta kadın köpeği ile çölden gelirdi de biz o köpeği bile öldürürdük. Sonra Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) köpekleri öldürmeyi yasak etti ve: — Hâlis siyahını, iki noktalısını öldürmeye bakın; çünkü o şeytandır; buyurdu.»
Bize İshak b. İbrahim El-Hanzalî rivayet etti. (Dediki): Bize Ravh b. Ubâde haber verdi. (Dediki): Bize İbni Cüreyc rivayet etti. (Dediki): Bana İbni Şihâb, Saîd b. el-Müseyyeb'den naklen haber verdi. Saîd de ona Ebû Hureyre'den, o da Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den naklen rivayette bulunmuş ki: «Allah yahudîlerin belâsını versin! Allah kendilerine iç yağlarını haram kıldı; onlarsa bu yağları satıp paralarını yediler.» buyurmuşlar.
Bize İshâk b. İbrahim rivayet etti. (Dediki): Bize Ravh b. Ubâde haber verdi. (Dediki): Bize İbni Cüreyc bu isnadla bu hadîsin mislini rivayet etti. Yalnız o: «Bir de kadın» demiştir.
Bana yine Züheyr b. Harb rivayet etti. (Dediki): Bize Ravh b. Ubâde rivayet etti. (Dediki): Bize Süfyân-ı Sevrî haber verdi. H. Bana Seleme b. Şebîb de rivayet etti. (Dediki): Bize Hasen b. A'yen rivayet etti. (Dediki): Bize Ma'kıl —ki ibni Ubeydillâh'dır— rivayet etti. Her iki râvi Ebû'z-Zübeyr'den bu isnâdla bu hadîsin mislini rivayet etmişlerdir.
Bize Züheyr b. Harb rivayet etti. (Dediki): Bize Ravh b. Ubâde rivayet etti. (Dediki): Bize Zekeriyyâ rivayet etti. (Dediki): Bize Ebû'z-Zübeyr haber verdiki, Câbir b Abdillâh'ı: «Ben Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'le tirlikte on dokuz gazaya iştirak ettim!» derken işitmiş. Câbir : — Bedir'Ie Uhud gazâlarında bulunamadım. Babam men'etii. Ama (babam) Abdullah Uhud günü öldürülünce bir daha hiç bir gazada Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den geri kalmadım! Demiş.
Bana Yahya b. Habîb El-Hârisî rivayet etti. (Dediki): Bize Ravh rivayet etti. (Dediki): Bize İbni Cüreyc rivayet etti. (Dediki): Bana Ebû'z-Zübeyr rivayet etti ki, kendisi Câbir b. Abdillâh'ı şöyle derken işitmiş: Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «insanlar hayırda ve şerde Kureyş'e tûbi'dirler.» buyurdu.
{…} Bu hadisi Yahya b. Habib de rivayet etti. (Dediki): Bize Ravh b. Ubade rivayet etti. (Dediki): Bize Şu'be rivayet etti. (Dediki): Bize Seyyar bu isnadla bu hadîsin mislini rivayet etti
Bize İshâk b. İbrahim El-Hanzalî rivayet etti. (Dediki): Bize Ravh haber verdi. (Dediki): Bize Mâlik, Abdullah b. Ebî Bekr'den, o da Abdullah b. Vâkıd'dan naklen rivayet etti. (Şöyle demiş): Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) üç geceden sonra kurban etlerini yemekten nehiy buyurdu. Abdullah b. Ebî Bekir (Demişki): Ben bunu Amra'ya andım da: Doğru söylemiş! Ben Âişe'yî şunu söylerken işittim, dedi. Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) zamanında bayram günü çöl halkından haymenisinler seğirtip gittiler de ResûluIIah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Üç gece (et) biriktirin, sonra kalanı tasadduk edin!» buyurdu. Bundan bir müddet sonra ashab : — Yâ Resûlallah! İnsanlar su tulumlarını kurbanlarından yapıyor. Onların yağını eritiyorlar, dediler. Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Ne o?» diye sordu. — Sen kurban etlerinin üç geceden sonra yenmesini yasak ettin, dediler. Bunun üzerine: «Ben size ancak şu seyîrtip giden zayıf bedevilerden dolayı men ettim. Artık yeyîn, biriktirin ve tasadduk edin!» buyurdular.
Bu hadîsi bana Ebû Bekr b. İshak dahi rivayet etti. (Dediki): Bize Ravh b. Ubade rivayet etti. (Dediki): Bize İsmail b. Müslim EI-Abdî, bu isnadla rivayet etti. (Dediki): Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Seilem) korukla kuru hurmayı yahut kuru üzümle kuru hurmayı veya kuru üzümle koruk hurmayı karıştırmayı bize yasak etti. Bu hadîste : «Sizden onu kim içerse...» buyurmuş, Râvi hadîsi Vekî'in hadisi gibi rivayet etmiştir.
Bu hadîsi bana Ebû Bekr h. İshâk da rivayet etti. (Dediki): Bize Ravh b. Ubade rivayet etti. (Dediki): Bize Hüseyin El-Muallîm rivayet etti. (Dediki): Bize Yahya b. Ebî Kesir bu iki isnadla rivayette bulundu. Şu kadar var ki, o olgun hurma ile koruk hurmadan ve kuru hurma ile kuru üzümden» dedi.
Bana Ebû Bekr b. İshak dahî rivayet etti. (Dediki): Bize Ravh rivayet etti. (Dediki): Bize İbn-i Cüreyc rivayet etti. (Dediki); Bana Musa b. Ukbe, Nâfi'den, o da İbn-i Ömer'den, naklen haber verdi ki, şöyle demiş : Gerçekten koruk hurma ile olgun hurmanın beraberce ve kuru hurma ile kuru üzümün beraberce nebiz yapılması yasak edildi.
Bize İshâk b. İbrahim ile Ebû Bekr b. İshâk ikisi birden Ravh b. Ubade'den rivayet ettiler. (Demişki): Bize İbn-i Cüreye rivayet etti. (Dediki): Bana Musa b. Ukbe Nâfi'den, o da İbn-i Ömer'den naklen haber verdi ki: Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) : «Her sarhoşluk veren şey şarabdır ve her sarhoşluk veren şey haramdır.» buyurmuşlar.
Bana İbrahim b. Dinar da rivayet etti. (Dediki): Bize Ravh b. Ubade rivayet etti. (Dediki): Bize İbn-i Cüreyc ile Zekeriyya b. İshâk rivayet ettiler. (Dedilerki): Bize Ebû'z-Zübeyr haber verdi. Kendisi Câbir b. AbdilIah'ı şunu söylerken işitmiş: Bana Ebû Humeydi Sâid'i haber verdiki Nebi (Sallaliahu Aleyhi ve Sellem)'e bir tas süt getirmiş... Râvi yukarki hadîsin mislini zikretmiştir. Yalnız Zekeriyya Ebû Humeyd'in «Geceleyin» dediğini anmamıştır.
Bana İshâk b. Mansûr da rivayet etti, (Dediki): Bize Ravh b. Ubâde haber verdi. (Dediki): Bize İbn-i Cüreyc rivayet etti. (Dediki): Bana Atâ' haber verdiki: Câbir b. Abdillah'ı şunu söylerken işitmiş. Resûlullah (Saliallahu Aleyhi ve Seilem). «Gece karanlığı bastığı —yahut gecelediğiniz— vakit çocuklarınızı (çıkmaktan) men edin. Çünkü Şeytanlar o zaman dağılır. Gecenin bir kısmı gitti mi onları salın. Kapıları kapayın ve Besmele çekin. Çünkü Şeytan kapalı kapı açamaz. Tulumlarınızı bağlayın ve Besmeie çekin! Kaplarınızı örtün ve Besmele çekin! Kaplarınızın üzerine aykırı bir şey olsun koyun. Kandillerinizi de söndürün!» buyurdular.
Bana yine İshâk b. Mansûr rivayet etti. (Dediki): Bize Ravh b. Ubade haber verdi. (Dediki): Bize İbn-i Cüreyc rivayet etti. (Dediki): Bana Amr b. Dinar haber verdi. Kendisi Câhir b. Abdillâh'ı Atâ'nın haber verdiği gibi söylerken işitmiş. Yalnız o : «Allah (Azze ve Celle)'nin ismini anın.» dememiştir.
Bu hadîsi bana İshâk b. Mansûr da rivayet etti. (Dediki): Bize Ravh b. Ubâde haber verdi. (Dediki): Bize İbn-i Cüreyc rivayet elti. (Dediki): Bana Ebû'z-Zübeyr haber verdi ki, Câbir b. Abdillâh'i Peygamber (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) 'den işittiğini söylerken dinlemiş: Şöyle buyurmuşlar... Râvi Ebû Âsım'ın hadîsi gibi rivayet etmiştir. Şu kadar var ki o : «Yemeğine başlarken Allah'ın ismini anmazsa, eve girerken Allah'ın İsmini anmazsa...» demiştir. Ahmed Davudoğlu İzah’ı bu eserde 2023 nolu hadis te.
Bana Harun b. Abdillah rivayet etti. (Dediki): Bize Haccâc b. Muhammed rivayet etü. H. Bize Abd b. Humeyd de rivayet etti. (Dediki): Bana Ebû Asım haber verdi. Bunlar toptan İbn-i Cüreyc'den rivayet etmişlerdir. H, Bana Züheyr b. Harb da rivayet etti. Lâfız onundur. (Dediki): Bize Ravh b. Ubâde rivayet etti. (Dediki): Bize İbn-i Cüreyc rivayet etti. (Dediki): Ata' şunu söylerken işittim. İbn-i Abbâs'ı dinledim, §unu söylüyordu : Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Biriniz yemekten yediği vakit yalamadıkça veya yalatmadıkça elini silmesin!» buyurdular.
Bize İshâk b. İbrahim rivayet etti. (Dediki): Bize Ravh b. Ubâde haber verdi. H. Bana Yahya b. Habîb de rivayet etti. (Dediki): Bize Ravh rivayet etti. (Dediki): Bize İbni Cüreyc rivayet etti. (Dediki): Bana Ebû'z-Zübeyr haber verdiki: Câbir b. Abdillah'ı şöyle derken işitmiş: Ben Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'i: «Bir kişinin yemeği iki kişiye yeter; İki kişinin yemeği dört kişiye yeter; dört kişinin yemeği sekiz kişiye yeter.» buyururken işittim.» İshâk'ın rivayetinde: «Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) buyurdu» demiş. «İşittim» sözünü anmamıştır.
Bana İbni Numeyr de rivayet etti. (Dediki): Bize Ravh rivâye etti. (Dediki): Bize Şu'be rivayet etti. (Dediki): Bize Ebû Bekr b. Hars, Salim b. Abdillah b. Ömer'den, o da babasından naklen rivayet etti ki, Ömer b. Hattâb, Utarid oğullarından bir adamın üzerinde... görmüş. Râvi, Yahya b. Saîd hadîsi gibi rivayette bulunmuştur. Yalnız o: «Ben onu sana ancak faydalanasın diye gönderdim; onu sana giyesin diye göndermedim.» demiştir.
Bize Muhammed b. Abdillah b. Numeyr ile İshâk b. İbrahim El-Hanzalî, Yahya b. Habîb ve Haccac b. Şâir rivayet ettiier. Lâfız İbni Habîb'indir. (İshâk: Ahberana, Ötekiler: Haddesenâ tâbirlerini kullandılar.) (Dedilerkî): Bize Ravh b. Ubâde rivayet etti. (Dediki): Bize Ibnü Cüreyc rivayet etti. (Dediki): Bana Ebû'z-Zübeyr haber verdiki, kendisi Câbir b. Abdillah'ı şöyle derken işitmiş. Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bir gün kendisine hediye edilen diba'dan bir kaftan giydi. Sonra onu çarçabuk çıkararak Ömer b. Hattab'a gönderdi. Kendisine (Onu ne çabuk çıkardın ya Resulallah!) dediler. O da: «Beni ondan Cibril men etti.» buyurdu. Derken ağlayarak Ömer geldi ve : — Yâ Resulallah! Bir şeyden hoşlanmadın ve onu bana verdin! Benim halim ne olacak? dedi. «Onu ben sana giyesin diye vermedim. Ancak ve ancak satasın diye verdim!» buyurdular. Onun üzerine Ömer onu iki bin dirheme sattı.
Bana Muhammed b. Hatim ile Harun b. Abdillah ve İbni Ebî Halef de rivayet ettiler. Lâfızları birbirine yakındır. (Dedilerki): Bize Ravh b. Ubâde rivayet etti. (Dediki): Bize İbni Cüreyc rivayet etti. (Dediki): Muhammed b. Abbâd b. Cafer'i şunu söylerken işittim : Nâfi' b. Abdil Hâris'in azatlısı Müslim b. Yesâr'a İbni Ömer'e sormasını emrettim. Ben de aralarında oturmakta olduğum halde : — Sen Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den örtüsünü büyüklenerek sürükleyen kimse hakkında bir şey işittin mi? dedi. — Onu «Kiyâmet gününde Allah ona bakmaz» buyururken işittim. Cevâbını verdi.
Bana Muhammed h. Abdillah b. Numeyr rivayet etti, (Dediki): Bize Ravh rivayet etti, (Dediki): Bize İbni Cüreyc haber verdi. (Dediki): Bana Ziyâd haber verdi. Ona da İbni Şihâb haber vermiş. Ona da Enes b. Mâlik haber vermişki: Kendisi Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in elinde gümüşten yüzüğü bir gün görmüş. Bundan sonra halk yüzükleri gümüşten yapıp takınmaya başlamışlar. Bunun üzerine Peygamber (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) yüzüğünü atmış, halk da yüzüklerini atmışlar.
Bana İshâk b. Mansûr dahî rivayet etti. (Dediki): Bize Ravh b. Ubâde haber verdi. (Dediki): Bana Ubeydullah (yâni İbni Ebî'I-Ahnes) Ebû'z-Zübeyr'den, o da Câiıir b. Abdillah'dan naklen rivayet etfi ki: Nebi (Sallallahu Aleyfv ve Seliem): «Biriniz sırt üstü uzanıp ayak ayak üstüne atmasın!» buyurmuşlar.
Bize Muhammed b. Ahmed b. Ebî Halef rivayet etti. (Dediki): Bize Ravh rivayet etti. (Dediki): Bize İbni Cüreyc rivayet etti. (Dediki): Bana Ebû'z-Zübeyr haber verdi ki, kendisi Câbir b. Abdillâh'ı şöyle derken işitmiş. Nebi (Sallailahu Aleyhi ve Sellem) Ya'lâ, Bereket, Eflah, Yesâr, Nâfi' ve buna benzer isimleri koymaktan nehyetmek istedi. Sonradan bunlardan sükût buyurduğunu gördüm. Artık hiç bir şey söylemedi. Sonra Resûlullah (Sallailahu Aleyhi ve Sellem) bundan nehy etmeden dünyadan gitti. Bilâhare Ömer bunları yasak etmek istedi. Sonra o da bıraktı.
Bana Ukbe b. Mükrem rivayet etli. (Dediki): Bize Ebû Âsim, İbni Cüreyc'den rivayet etti. H. Bana Muhammed b. Merzuk da rivayet etti. (Dediki): Bire Ravh rivayet etti. (Dediki): Bize İbni Cüreyc rivayet etti. (Dediki): Bana Ziyad haber verdi. Ona da Abdurrahman b. Zeyd'in azatlısı Sabit haber vermiş ki, kendisi Ebû Hureyre'yi şunu söylerken işitmiş: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Binek giden yürüyene, yürüyen oturana ve az oian çok olana selâm verir.» buyurdular.
Bize Ebû'r-Rabî' ile Ebû Kâmil de rivayet ettiler. (Dedilerki): Bize Hammad rivayet etti. (Dediki): Bize Eyyûb rivayet etti. H. Bana Yahya b. Habîb de rivayet etti. (Dediki): Bize Ravh' rivayet etti. H. Bana Muhammed b. Râfi' dahî rivayet etti. (Dediki): Bize Abdürrezzâk rivayet etti. H. Her iki râvi İbni Cüreyc'den rivayet etmişlerdir. H. Bana Muhammed b. Râfi'de rivayet etti. (Dediki): Bize İbni Ebî Füdeyk rivayet etti. (Dediki): Bize Dahhâk (yâni İbni Osman) haber verdi. Bu râvilerin hepsi Nâfi'den, o da İbni Ömer'den, o da Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den naklen Leys'in hadîsi gibi rivayette bulunmuşlardır. Fakat hadîste : «Lâkin; aralanın, genişleyin...» cümlesini anmamışlardır. İbni Cüreyc hadîsinde: «Ben Cum'a gününde mi? dedim. Cum'a gününde ve başka günlerde cevabını verdi.» cümlesini ziyade etmiştir.
Bize Harun b. Abdillah da rivayet etti. (Dediki): Bize Şu'be rivayet etti. (Dediki): Ben Hişâm b. Zeyd'den dinledim. (Dediki): Ben Enes b. Mâlik'i rivayet ederken dinledim ki: Bir yahudi karısı etin içine zehir koynuış. Sonra onu Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e getirmiş... Râvi Hâlid'in hadîsi gibi rivayette bulunmuştur.
Bana Ebu't-Tahir ile Harmele dahî rivayet ettiler. (Dedilerki): Bize İbni Vehb haber verdi. (Dediki): Bana Yûnus haber verdi. H. Bize Abd b. Humeyd de rivayet etti. (Dediki): Bize Abdürrezzak haber verdi. (Dediki): Bize Ma'mer haber verdi. H. Bana Muhammed b. Abdillah b. Numeyr dahî rivayet etti. (Dediki): Bize Ravh rivayet etti. H. Bize Ukbe b. Mükrem ile Ahmed b. Osman En-Nevfeli de rivayet ettiler. (Dedilerki): Bize Ebû Âsim rivayet etti. Her iki râvi İbni Cüreyc'den rivayet etmişlerdir. (Demişki): Bana Ziyad haber verdi. Bu râvilerin hepsi İbni Şihab'dan Mâlik'in isnadı ile onun hadîsi gibi rivayette bulunmuşlardır. Mâlik'in hadîsinden başka hiç birinin hadîsinde «Bereketini umarak» kaydı yoktur. Yûnus ile Ziyâd'ın hadîsinde «Peygamber (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) hastalandığı vakit kendine muavvizâtı okuyarak üfürür ve eliyle kendini meshederdi.» cümlesi vardır.
Bana Muhammed b. Hatim rivayet etti. (Dediki): Bize Ravh b. Ubâde rivayet etti. (Dediki): Bize İbni Cüreyc rivayet etti. (Dediki): Bana Ebu'z-Zübeyr haber verdi. Kendisi Câbir b. Abdillah'ı şöyle derken işitmiş: Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) yılana rukye yapmak için Amr oğullarına ruhsat verdi, Ebü'z-Zübeyr demiş ki: Ben Câbir b. Abdillah'i da şunu söylerken işittim: Bizden bir adamı akreb soktu. Biz Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'le birlikte oturuyorduk. Bunun üzerine bir adam: — Yâ Resûlallah! Rukye yapayım mı? diye sordu. «Sizden her kim din kardeşine fayda verebilirse bunu yapsın-» buyurdular.