Osman b. Ebû Şeybe

Ebû Hasan · 10. tabaka

Osman b. Muhammed b. Ebû Şeybe (İbrâhîm) b. Osman b. Hâstî

Vefath. 239
KünyeEbû Hasan
Nisbeel-Absî, el-Kûfî
Yaşadığı yerlerBağdat
Tabaka10. tabaka

Râvi adları senedden otomatik ayrıştırılmış; kimlik ve hayat bilgileri ricâl kaynaklarından (Itqan râvi profilleri, muslimscholars.info) eşleştirilerek eklenmiştir.

Zincirde geçtiği hadisler

Bize Osman b. Ebî Şeybe ile İshâk b. İbrahim rivayet ettiler, (İshâk: Ahberana; Osman ise: Haddesena tâbirlerini kullandılar. Dedilerki): Bize Corir, A'mcş'den, o da Ebû Vâil'den, o da Abdullah'dan naklen rivayet etti. (Şöyle demiş): ResûluIIah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Övülmeyi Allah'dan daha ziyade seven kimse yoktur. Bundan dolayı kendini medhetmiştir. Allah'dan daha kıskanç kimse de yoktur. Bundan dolayı kötülükleri haram kılmıştır,» buyurdular.
Bize Osman b. Ebî Şeybe ile Züheyr b. Harb ve İshak b. İbrahim rivayet ettiler. (İshak: Ahberana; ötekiler: Haddesena tâbirlerini kullandılar. Dedilerki): Bize Cerir, A'meş'den, o da Mâlik b. Hâris'den, o da Abdurrahman b. Yezîd'den, o da Abdullah b. Mes'ud'dan naklen rivayet etti. (Şöyle demiş): Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) : «Medih, Allah (Azze ve Celle)'den daha çok kimseye makbul değildir. Bundan dolayı kendini methetmiştİr. Allah'dan daha kıskanç da kimse yoktur. Bundan dolayı kötülükleri haram kılmıştır. Ve hiç bir kimseye özür Allah'dan daha makbul değildir. Bundan dolayı kitabı indirmiş ve Peygamberlere göndermiştir» buyurdular
Bize Osman b. Ebî Şeybe rivayet etti. (Dediki): Bize Cerir, Süleyman Et-Teymî'den bu isnadla rivayet etti. (Dediki): Bir adam bir kadına zinadan başka bir şeyle temasda bulundu. Arkacığından Ömer İbni Hattab'a geldi. O bunu ona büyülttü. Sonra Ebû Bekr'e geldi. O da bunu ona büyülttü. Sonra Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e geldi... Ve râvi Yezîd'Ie Mu'temir'in hadîsi gibi anlatmıştır.
Bize Osman b. Ebî Şeybe ile İshak b. İbrahim rivayet etti. Her iki râvi Cerir'den, o da Mansur'dan bu isnadla rivayette bulumiıuşlardır. Mansûr: Yahudilerden bir âlim Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e geldi, diyerek Fudayl'ın hadîsi gibi rivayette bulunmuş. Fakat: «Sonra onları sallayacak...» dememiştir. O şunu söylemiştir: — Gerçekten Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in onun söylediğine şaşarak kendisini tasdik için güldüğünü gördüm. Hattâ yan dişleri göründü. Sonra Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Onlar Allah'ı hakkıyle takdir etmediler.» dedi ve âyeti okudu.
Rivayet zinciri: Müslim ← Osman b. Ebû Şeybe ve İshâk b. İbrâhîm ← Cerîr ← Mansûr
Bize Ebû Bekr b. Ebî Şeybe rivayet etti. (Dediki): Bize Ebû Muâviye ile Veki' rivayet ettiler. H. Bana Ebû Saîd El-Eşec de rivayet etti. (Dediki): Bize Veki haber verdi. H. Bize Osman b. Ebî Şeybe dahi rivayet etti. (Dediki): Bize rivayet etti. Bunların hepsi A'meş'den rivayet etmişlerdir. H. Bize Yahya b. Yahya ile Ebû Kureyb de rivayet ettiler. Lâfız Yahya'nındır. (Dedilerki): Bize Ebû Muâviye, A'meş'den, o da Müslim b. Subeyh'den, o da Mesrûk'dan naklen rivayet etti. (Şöyle demiş): Abdullah'a bir adam gelerek: — Mescidde kendi re'yiyle Kur'ân'ı tefsir eden bir adam bıraktım. Şu âyeti tefsir ediyor: «O gün semâ aşikâre bir duman getirecektir.» Bu adam: İnsanlara kıyamet gününde bir duman gelecek ve canlarını alacak, hattâ ondan nezleye tutulmuş gibi olacaklar diyor, dedi. Bunun üzerine Abdullah şunları söyledi: — Her kim bir ilim biliyorsa, onu söylesin. Bilmeyen de, Allah bilir, desin. Çünkü bir adamın bilmediği hir şey için, Allah bilir, demesi anlayışından ma'duddıır. Bu mes'ele şöyle olmuştur. Kureyş (kabilesi) Peygamber (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e âsi gelince onların aleyhine Yûsuf'un seneleri gibi seneler gelmesine dua etti. Bunun üzerine onlara kıtlık ve şiddetli meşakkat isabet etti. O derecedeki adam semâya bakıyor da, açlıktan kendisi ile semâ arasında duman gibi bir şey görüyordu. Kemikleri bile yediler. Nihayet Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e bir adam gelerek: — Yâ Resûlallah! Mudar (kabilesi) için Allah'a istiğfar et! Çünkü onlar helak oldular, dedi. Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'. «Mudar için mi? Sen hakikaten cüretkârsın!» buyurdu. Arkacığından onlar için duâ etti. Allah (Azze ve Celle) de: «Biz azabı biraz açacağız, siz gerçekten (yine) döneceksiniz.» [Duhan 15] âyetini indirdi. Ve kendilerine yağmur verildi. Onlar refaha kavuşunca yine eski hallerine döndüler. (Bu sefer) Allah (Azze ve Celle) de: «Semâ'nın insanları saracak aşikâr bîr duman getireceği günü gözet! Bu acıklı bir azabdır.» «O gün biz en büyük savletle tutacağız. Biz intikam alacağız.» âyetlerini indirdi. Abdullah, bundan Bedir gününü kastediyor, demiş.
Rivayet zinciri (2. tarîk): Müslim ← Ebû Saîd el-Eşecc ← Vekî' ← Süleymân A'meş ← Ebü'd-Duhâ ← Mesrûk b. el-Ecda' ← Abdullah b. Amr
Rivayet zinciri (3. tarîk): Müslim ← Osman b. Ebû Şeybe ← Cerîr b. Hâzim ← Süleymân A'meş ← Ebü'd-Duhâ ← Mesrûk b. el-Ecda' ← Abdullah b. Amr
Rivayet zinciri (4. tarîk): Müslim ← Yahyâ b. Yahyâ ve Ebû Küreyb ← Ebû Muâviye ← Süleymân A'meş ← Ebü'd-Duhâ ← Mesrûk b. el-Ecda' ← Abdullah b. Amr
Bize Osman b. Ebî Şeybe ile İshak b. İbrahim rivayet ettiler. (îshak bize haber verdi; Osman ise bize rivayet etti tâbirlerini kullandılar. Osman dediki): Bize Cerir, A'meş'den, o da Ebû Süfyan'dan, o da Câbir'den naklen rivayet etti. (Şöyle demiş): Ben Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'i: «Şeytan Arab yarımadasında namaz kılanların kendisine ibâdet etmesinden ümidini kesmiştir. Lâkin aralarında aldatma hususunda (çalışmaktadır).» buyururken İşittim.
Bize Osman b. Ebî Şeybe ile tshak b. İbrahim rivayet ettiler. (İshak: Ahberana; Osman ise: Haddesena tâbirlerini kullandılar. Osman dediki): Bize Cerir, A'meş'den, o da Ebû Süfyan'dan, o da Câbir'den naklen rivayet etti. Câbir şöyle demiş: Ben Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'i: «Şüphesiz iblisin tahtı denizin üzerindedir. Çetelerini gönderir de insanlara fitne verirler. Ona göre bunların en büyüğü, en büyük fitne verendir.» buyururken işittim.
Bize Osman b. Ebî Şeybe ile İshak b. İbrahim rivayet ettiler. (İshak: Ahberana; Osman ise: Haddesena tâbirlerini kullandılar. Dedilerki): Bize Cerir, Mansûr'dan, o da Sâlim b. Ebi'I-Ca'd'dan, o da babasından, o da Abdullah b. Mes'ud'dan naklen rivayet etti. (İbn-i Mes’ud şöyle demiştir:) Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Siz’den hiç bir kimse yoktur ki: Kendisine cinlerden bir arkadaşı vekil kılınmamış olsun !» buyurdu. Ashab : — Yâ sana yâ Resûlallah? dediler. «Bana da: Şu kadar var ki, Allah onun hakkında bana yardım etti de o müslümnn oldu. Artık bana hayırdan başka bir şey emretmiyor.» buyurdular.
Bize Osman b. Ebi Şeybe ile İshak b. İbrahim rivayet ettiler. Lâfız Osman'ındır. (Osman: Haddesena; İshak ise: Ahberana tâbirlerini kullandılar. Dedilerki): Bize Cerir, A'meş'den, o da Ebu Süfyan'dan, o da Câbir'den naklen haber verdi. (Şöyle demiş): Ben Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'i: «Şüphesiz ki, cennetlikler orada yiyip-içerler, fakat tükürmezler; büyük-küçük abdest bozmazlar ve burun atmazlar.» buyururken işittim. Ashab : — O halde yenilen şey ne olacak? diye sordular. «Geğirmek ve misk sızıntısı gibi ter! Kendilerine nefes ilham olunur gibi tesbih ve tahmid ilham olunur.» buyurdu.
Bize Osman b. Ebi Şeybe de rivayet etti. (Dediki): Bize Cerir, A'meş'den, o da Ebû Sâlih'den, o da Ebû Saîd-i Huclrî'den naklen rivayet etti. (Şöyle demiş): Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Cennetle cehennem münâkaşa ettiler...» buyurdu. Râvî: «Her ikinize de dolusu doluya vereceğim...» cümlesine kadar Ebû Hureyre hadîsi (2846) gibi nakletmiş, ondan sonraki ziyâdeyi anmamıştır
Bize Osman b. Ebî Şeybe rivayet etti. (Dediki): Bize Cerir, A'meş'den, o da Ebû Sâlih'den, o da Ebû Saîd'den naklen rivayet etti. (Demişki): Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdular: «Cennetlikler cennete, cehennemlikler de cehenneme konulduğu vakit: — Ey cennetlikler! denilecek...» Sonra râvî Ebû Muâviye hadîsi mânâsında rivayette bulunmuştur. Yalnız o: «İşte Allah (Azze ve Celle)'nin kavli budur.» demiş. «Sonra Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) okudu.» dememiştir. «Eliyle de dünyaya İşaret etti.» cümlesini dahi anmamıştır
Bize Osman b. Ebî Şeybe de rivayet etti. (Dediki): Bize Cerir rivayet etti. H. Bize Ebû Kureyb de rivayet etti, (Dediki): Bize Ebû Muâviye rivayet etti. H. Bize İshak b. İbrahim dahi rivayet etti. (Dediki): Bize İsa b. Yunus ile Ebû Muâviye haber verdiler. Bu râvîlerin hepsi A'meş'den bu isnadla bu hadîs'in mislini rivayet etmişlerdir.
Rivayet zinciri (1. tarîk): Müslim ← Osman b. Ebû Şeybe ← Cerîr
Rivayet zinciri (2. tarîk): Müslim ← Ebû Küreyb ← Ebû Muâviye
Rivayet zinciri (3. tarîk): Müslim ← İshâk b. İbrâhîm ← Îsâ b. Yûnus ve Ebû Muâviye
Bize Kuteybe b. Saîd ile Osman b. Ebî Şeybe rivayet ettiler. (Dedilerki): Bize Cerir, A'meş'den, o da Ebû Süfyan'dan, o da Câbir'den naklen rivayet etti. (Şöyle demiş): Ben, Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'i: «Her kul öldüğü hal üzere diriltilecekîir.» buyururken işittim.
Bize Osman b. Ebî Şeybe ile İshâk b. İbrahim de rivayet eltiler. Osman : Haddescna; İshak ise : Ahberanâ tâbirlerini kullandılar. (Dedilerki): Bize Cerir, A'meş'den, o da Şakık'den, o da Huzeyfe'den naklen haber verdi. Huzeyfe şöyle demiş: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) aramızda öyle bir kalkış kalktı ki, o kalkışında kıyamete kadar olacak şeylerden söylemedik bir şey bırakmadı. Bunları belleyen belledi, unutan unuttu. Bunları benim şu arkadaşlarım bilir. Caiz ki ben bunlardan bir şey unutmuş olurum da, arkadaşımı görür hatırlarım. Nasıl ki, bir adam birinden ayrıldığı vakit, onun yüzünü hatırlar, sonra gördüğünde onu tanır.
Bize bu hadîsi Ebu Bekr b. Ebî Şeybe ile Ebû Saîd El-Eşec de rivayet ettiler. (Dedilerki): Bize Vcki' rivayet etti. H. Bize Osman b. Ebî Şeybe de rivayet etti. (Dediki): Bize Cerir rivayet etti. H. Bize İshak b. İbrahim dahi rivayet etti. (Dediki): Bize İsa b. Yûnus haber verdi. H. Bize İbni Ebî Ömer de rivayet etti. (Dediki): Bize Yahya b. İsâ rivayet etti. Bu râvilerin hepsi A'meş'den bu isnadla Ebû Muâviye'nin hadîsi gibi rivayette bulunmuşlardır. İsa'nın A'meş'den, onun da Şakîk'dan rivayet ettiği hadîsde: «Huzeyfe'yi şöyle derken işittim, dedi.» ibaresi vardır
Rivayet zinciri (1. tarîk): Müslim ← Ebû Bekir b. Ebî Şeybe ve Ebû Saîd el-Eşecc ← Vekî' ← Süleymân A'meş
Rivayet zinciri (2. tarîk): Müslim ← Osman b. Ebû Şeybe ← Cerîr b. Hâzim ← Süleymân A'meş
Rivayet zinciri (3. tarîk): Müslim ← İshâk b. İbrâhîm ← Îsâ b. Yûnus ← Süleymân A'meş
Rivayet zinciri (4. tarîk): Müslim ← İbn Ebû Ömer ← Yahyâ b. Îsâ ← Süleymân A'meş
Bize Osman b. Ebî Şeybe ile İshâk b. İbrahim rivayet ettiler. Lâfız Osman'ındır. (İshâk: Ahberana; Osman ise: Haddesenâ tâbirlerini kullandılar. Dedilerki): Bize Cerir, A'meş'den, o da Ebû Vâil'den, o da Abdullah'dan naklen rivayet etti. (Şöyle demiş): Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'le birlikte idik. İçlerinde ibni Sayyâd da bulunan bir takım çocukların yanından geçtik. Çocuklar kaçtı, ibni Sayyâd ise oturdu. Galiba Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bundan hoşlanmadı da ona: «Allah hayrını versin! Benim Resulullah olduğuma şehâdet ediyor musun?» dedi, İbni Sayyâd : — Hayır! Bilâkis sen benim Resulullah olduğuma şehâdet edersin, cevâbını verdi. Bunun üzerine Ömer b. Hattâb : — Bana müsaade buyur yâ Resûlallah! Şunu öldüreyim, dedi. Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Eğer bu senin zannettiğin (d«ccal) ise onu öldürmeye gücün yetmez.» buyurdular.
Bize Osman b. Ebî Şeybe rivayet etti. (Dediki): Bize Ccrir, A'meş'den, o da Ebû Vâil'den naklen rivayet etti. (Şöyle demiş): Usâme b. Zeyd'in yanında idik. Bir adam : Osman'ın yanına girip onunla yaptığı şeyler hususunda konuşmaktan seni ne men'ediyor? dedi. Ve râvi hadîsi yukarki gibi nakletmıştir.
Bize bu hadisi Osman b. Ebî Şeybe rivayet etti. (Dediki): Bize Cerir, Süheyl'den, o da babasıyla ibni Ebî Saîd'den, o da Ebû Saîd'den naklen rivayet etti. (Demişki): Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdular... Râvi Bişr ile Abdû'l-Aziz'im hadîsi gibi rivayette bulunmuşlardır.
Bize bu hadîsi Muhammed b. Müsennâ ile ibni Beşşâr da rivayet ettiler. (Dedilerki): Bize Abdurrahman, Süfyân'dan, o da Mansur'dan naklen rivayet etti. H. Bize Osman b. Ebî Şeybe dahî rivayet etti. (Dediki): Bize Eşcaî Ubeydullah b. Ubeydirrahman, Süfyan-ı Sevrî'den, o da A'meş ile. Mansur'dan, onlar da ibrahim'den, o da Hemmâm'dan, o da Mikdâd'dan, o da Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den naklen bu hadîsin mislini rivayet etti.