Ebü'l-Abbâs

Tâbiî, Mekkeli âmâ şair

es-Sâib b. Ferrûh

Vefath. 91
Nisbeel-Mekkî, el-A'mâ, mevlâ b. Adî b., mevlâ
Yaşadığı yerlerMekke
Tabaka3. tabaka
Cerh-ta'dîlvâhî (çok zayıf)

Hakkında

Ebü'l-Abbâs es-Sâib b. Ferrûh, Kinâne'nin Benî Dîl koluna bağlı bir mevlâ olup Mekke'de yaşamış âmâ bir şairdir. Emevîlere bağlılığıyla bilinir; şiirlerinin önemli bir kısmında Zübeyr ailesini hicvettiği, ancak kendisine iyilik eden Mus'ab b. Zübeyr'i bundan ayrı tuttuğu nakledilir. Alâ b. Sâib'in babasıdır.

Abdullah b. Ömer ve Abdullah b. Amr b. el-Âs'tan hadis rivayet etmiş; kendisinden Atâ b. Ebû Rebâh, Habîb b. Ebû Sâbit ve Amr b. Dînâr nakilde bulunmuştur. Şu'be onu doğru sözlü, Ahmed b. Hanbel ve Nesâî sika, Yahyâ b. Maîn ise sebt olarak nitelemiştir. Rivayetleri Buhârî'de oruç, cihad ve Tâif gazvesi gibi bölümlerde yer alır. Vefat tarihi kesin olarak bilinmemektedir; hadis kaynaklarında h. 91-100 arası verilirken bazı edebiyat kaynakları Abbâsî halifesi Mansûr dönemine yetiştiğini bildirir.

Râvi adları senedden otomatik ayrıştırılmış; kimlik ve hayat bilgileri ricâl kaynaklarından (Itqan râvi profilleri, muslimscholars.info) eşleştirilerek eklenmiştir.

Zincirde geçtiği hadisler

Abdullah İbn Amr İbnü'l-As radıyallahu anh, Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in kendisine şunları söylediğini anlattı: "Geceleri namaza kalktığın ve gündüzleri oruç tuttuğun bana bildirilmedi mi zannediyorsun?" (Abdullah dedi ki) Ben: "Evet ben bunları yapıyorum" dedim. Nebi (Sallallahu aleyhi ve Sellem): "Böyle yaparsan gözlerin yorulur, nefsin aciz kalır (bıkar). Nefsinin senin üzerinde hakkı vardır, ailenin de senin üzerinde hakkı vardır. Sen bir gün oruç tut, bir gün iftar et, geceleri hem namaz kıl hem gerektiğinde uyu" buyurdu.
Abdullah bin Amr r.a. şöyle demiştir: Benim peşpeşe (sürekli) oruç tuttuğum ve geceleri namaz kıldığım Hz. Nebi'e Sallallahu Aleyhi ve Sellem iletilmiş. Ya o bana haber gönderdi yahut da ben onunla karşılaştım. Bana şöyle dedi: "Senin sürekli oruç tutup, iftar etmediğin ve sürekli namaz kıldığın bana iletilmedi mi zannediyorsun? (Böyle yapma). Bazen oruç tut, bazen bırak. Bazen namaz kıl, bazen uyu. Çünkü gözlerinin senin üzerinde payı vardır. Nefsinin senin üzerinde payı vardır. Ailenin senin üzerinde payı vardır". Ben: "Ben bundan daha fazlasını yapabilecek güçteyim" dedim. Nebi (Sallallahu aleyhi ve Sellem): "Öyleyse Davud (A.S.)'ın orucundan tut" buyurdu. Ben: "O nasıldır?" diye sordum. Hz. Nebi: "Davud bir gün oruç tutar, bir gün bırakırdı. Düşmanla karşılaştığında kaçmazdı". Ben: "Ben kim bu mertebe kim ey Allah'ın Nebisi!" dedim. (Ravi:) Ata dedi ki: 'Tüm ömrü oruçla geçirme hakkında ne dedi bilmiyorum". Nebi s.a.v. iki kere şöyle buyurdu: "Tüm ömrünü oruçla geçiren kişinin orucu yoktur".
Rivayet zinciri: Buhârî ← Amr b. Ali ← Ebû Âsım ← İbn Cüreyc ← Atâ b. Ebû Rebâh ← Ebü'l-Abbâs ← Abdullah b. Amr
Abdullah İbn- Amr İbnü'l-As r.a. şöyle demiştir: Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem bana: "Sen sürekli oruç tutuyor ve geceleri de namaz kılıyormuşsun" dedi. Ben: "Evet" dedim. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem: "Böyle yaparsan gözlerin yorulur, nefsin aciz kalır. Ömür boyu (veya senenin tümünü) oruç tutan kişinin orucu yoktur. Ayda üç gün oruç tutmak zaten bütün yılı oruçlu geçirmek gibidir". Ben: "Bundan daha fazlasını yapabilirim" dedim. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem: "Madem öyle o zaman Davud (A.S.)'ın orucunu tut. O bir gün oruç tutar, bir gün bırakırdı. Düşmanla karşılaştığında da kaçmazdı".
Abdullah İbn Amr r.a.'ın şöyle dediği nakledilmiştir: "Birisi ResuI-i Ekrem Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e gelerek cihada katılmak üzere izin istedi. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem ona anne ve babasının hayatta olup olmadıklarını sordu. Adam hayatta olduklarını söyleyince Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurdu: "Öyleyse sen onların uğrunda cihad et!" Diğer tahric: Nesâî, Cihâd; Tirmizî, Cihâd
Abdullah b. Amr b. el-As dedi ki: "Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem bana dedi ki: Bana senin gece boyunca namaz kıldığın, gündüzleri de oruç tuttuğun haberi ulaştırılmadı mı sanıyorsun? Ben: Evet (durum) böyledir, dedim. Şöyle buyurdu: Sen bunu yapacak olursan göz, çukurlarına gömülür, nefis bitkinleşir. Her aydan üç gün oruç tut. İşte sene boyunca oruç tutmak budur. -Yahut: Bu sene boyunca oruç tutmak gibidir. Ben: Ben, kendimde -Mis'ar: Ben kendimde güç buluyorum, dedim. Şöyle buyurdu: O halde Da.vud aleyhisselam orucu tut, o bir gün oruç tutuyor, bir gün tutmuyordu. Düşmanla karşılaştığı vakit de kaçmıyordu." Hadislerden Çıkan Sonuçlar 1. (3417 no'lu) hadisten anlaşıldığına göre bazen zaman bereketlenir ve bu (kısa) zamanda pek çok amel işlenebilir. "O ancak kendi el emeğinden yerdi" buyruğuna dair açıklamalar Buyu' (alışverişler) bölümünün baş taraflarında geçmiş bulunmaktadır. 2. Hadiste el emeğinin, kazançların en faziletli olduğuna delil vardır. Yine bu hadis icare akdinin meşruiyetine de delil gösterilmiştir. Çünkü el emeğinin, başkasına ya da sadece kişinin kendislhe faydalı olmaktan öte bir anlam ifade eder. 3. Görülen o ki Davud'un eliyle yaptığı zırh dokumaktı. Allah ona demiri yumuşatmıştı. O zırhları dokur ve bunları satardı. Hükümdarların büyüklerinden olmakla birlikte ancak onlardan kazandıklarından yer idi. Çünkü yüce Allah: "Ve onun mülkünü pekiştirdik. "[Sad,20] diye buyurmaktadır. Bu başlığın birinci hadisinde de buna delilolacak ifadeler bulunmaktadır. Çünkü o, bineklerine binmek istediği zaman onların eğerlenmesini emredecek ve bu hizmetleri başkaları görecek şekilde bolluk içerisinde yerdi.
Abdullah b. Ömer dedi ki: "Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem Taifi muhasara ettiği halde onlardan yenildiklerine dair kendisine bir haber ulaşmayınca: İnşailah yarın geri dönüyoruz, -(Ravi) bir seferinde de: Geri döneceğiz, demiştirdemişti. Bu ashaba ağır geldi ve: Taifi fethetmeden mi geri gideceğiz? dediler. Allah Resulü (ertesi gün): Haydi sabah erkenden savaşa gidiniz, diye buyurdu. Onlar da sabahleyin gittiler. Fakat pek çok kimse yara aldı. Bunun üzerine: İnşailah yarın geri dönüyoruz, diye buyurdu. Bu sefer bu hoşlarına gitti. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem de (buna) güldü." Süfyan bir keresinde de: "Tebessüm etti" demiştir. Bu Hadis 6086 ve 7480 numara ile gelecektir.
Abdullah İbn Amr'dan, dedi ki: "Bir adam, Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e: Cihada çıkayım mı, diye sordu. Allah Rasulü: Anan-baban var mı, diye sordu. Adam: Evet deyince, Allah Rasulü: O halde sen onlar uğrunda cihad et, buyurdu."
Rivayet zinciri (2. tarîk): Buhârî ← Muhammed b. Kesîr ← Süfyân es-Sevrî ← Habîb b. Ebû Sâbit ← Ebü'l-Abbâs ← Abdullah b. Amr
Abdullah İbn Ömer'den, dedi ki: "Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem, Taif'te iken: Biz inşallah yarın buradan gideceğiz, buyurdu. Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in ashabından bazı kimseler: Ya burayı fethederiz yahut ayrılıp gitmeyiz, dediler. Bunun üzerine Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem: O halde sabahleyin savaşa başlayınız, buyurdu. (Abdullah İbn Ömer) dedi ki: Ertesi sabah savaşa koyuldular. Onlarla çok şiddetli bir şekilde savaştılar. Aralarında çokça yaralanmalar oldu. Bu sefer Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem (tekrar): İnşailah yarın gidiyoruz, buyurdu. (Abdullah İbn Ömer) dedi ki: Ashab bunun üzerine susunca, Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem da güldü." el-Humeydi dedi ki: Süfyan bize bu hadisin senedinin tamamını "haber" lafzını kullanarak tahdis etti.
Rivayet zinciri: Buhârî ← Kuteybe b. Saîd ← Süfyân b. Uyeyne ← Amr b. Dînâr ← Ebü'l-Abbâs ← Abdullah b. Amr
Abdullah b. Ömer şöyle demiştir: Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem Taif halkını muhasara etti ve orayı fethedemedi. Bunun üzerine "İnşailah yarın Medine'ye döneceğiz" dedi. Müslümanlar "Onların kalelerini fethetmeden nasıl döneriz?" dediler. Bunun üzerine Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem "Öyleyse yarın harbe hazır olun!" buyurdu. Ertesi gün savaşa giriştiler. (Düşmanın çetin hlüdafa yapmasıüzerine) sahabiler çok yara aldı. Bunun üzerine Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem "İnşailah yarın döneceğiz" dedi. Bu defa bu dönme kararı sahabileri sevindirmiş gibi oldu. Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem de sahabilerin bu sevinmelerinden dolayı güıümsedi.
Rivayet zinciri: Buhârî ← Abdullah b. Muhammed ← Süfyân b. Uyeyne ← Amr b. Dînâr ← Ebü'l-Abbâs ← İbn Ömer
Bana Muhammed b. Râfi* rivayet etti. (Dediki) Bize Abdürrezzak rivayet etti. (Dediki) Bize İbni Cüreyc haber verdi. (Dediki) Ben Atâ'dan dinledim. Kendisine Ebu'l-Abbâs'ın haber verdiğini söylüyordu. O da Abdullah b. Amr b. Âs (Radiyallahu anhûmaj'yı şöyle derken işitmiş : Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem), benim arka arkaya oruç tutar, bütün gece namaz kılardiğımı duymuş. Bunun üzerine ya bana birini gönderdi yahut kendisine tesadüf ettim. — Ben senin oruç tutar ve hiç bırakmazlığını, bütün gece namaz kılardığını haber almadım mı sanıyorsun? Ama böyle yapma. Zîra gözünün hakkı vardır, nefsinin hakkı vardır, ailenin dahî hakkı vardır. Binâenaleyh kimi oruç tut kimi tutma. Hem namaz kıl, hem uyu. Bir de her on günde bir oruç tut. (Tutmadığın) dokuz günün ecri de senin olur, buyurdu. — Ben kendimi bundan daha fazlasına muktedir görüyorum ya Nebiyyallah, dedim. — O halde Dâvud Aleyhisselâmın orucunu tut, buyurdu. — Dâvud (Aleyhisselâm) nasıl oruç tutardı yâ Nebiyyallah? dedim. — Bir gün oruç tutar, bir gün tutmaz, düşmanla karşılaştığı zaman da kaçmazdı, buyurdu. — Bu hasleti bana kim tekeffül eder yâ Nebiyyallah, dedim. (Burada) Râvi Ata': Ebedi orucu nasıl anlattı bilemiyorum demiş. Bunun üzerine Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): — Ebedî oruç tutan kimse oruç tutmuş değildir, ebedî oruç tutan, oruç tutmuş değildir, ebedî oruç tutan oruç tutmuş değildir, buyurdular.
Bize Ubeydullah b. Muâz rivayet etti. (Dediki) Bana babam rivayet etti. (Dediki) Bize Şu'be, Habîb'den, o da Ebu'l-Abbâs'dan, o da Abdullah b. Amr (Radiyallahû anhûma)'dan işitmiş olmak üzere rivayet etti. Abdullah şöyle demiş: Bana Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): — Ey Abdullah b. Amr, sen hakîkaten bütün sene oruç tutuyor, bütün gece namaz kılıyorsun ama bunu yapmaya devam edersen gözler obalır ve zayıflar. Ebedî oruç tutan, oruç tutmuş değildir. Bir ayın üç gününde oruç tutmak, o ayı bütün tutmaktır, buyurdu. — Ben bundan daha fazlasına takat getirebilirim, dedim. — öyle ise Dâvud (Aleyhisselâm) orucunu tut, bir gün oruç tutar, bir gün tutmazdı. Ama düşmanla karşılaştığı zaman da kaçmazdı, buyurdu.
Bize bu hadisi Ebû Kureyb dahî rivayet etti. (Dediki) Bize İbni Bîşr, Mis'âr'dan rivayet etti. (Demişki): Bize Habîb b. Ebî Sabit, bu isnâdla rivayette bulundu. O: «Nefis bîtab düşer» demiş.
Bize Ebû Bekir b. Ebî Şeybe rivayet etti. (Dediki) Bize Süfyân b. Uyeyne, Amr'dan, o da Ebu'l-Abbâs'dan, o da Abdullah b. Amr (Radiyallahu anhûma)'dan naklen rivayet eyledi. Amr şöyle demiş: Bana Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): — Senin geceleyin namaz kıldığını, gündüzleyin de oruç tuttuğunu ben haber almadım mı sanıyorsun? dedi. — Ben bunu yapıyorum, dedim. — Ama sen bunu yaparsan gözlerin obalır, nefsin bîtab düşer. Gözünün bir hakkı vardır, nefsinin hakkı vardı, ailenin de bir hakkı vardır. Kimi namaz kıl, kimi uyu, kâh oruç tut, kâh tutma, buyurdu.
Bize Ebû Bekir b. Ebî Şeybe ile Züheyr b. Harb ve îbnü Numeyr, toptan Süfyân'dan rivayet ettiler. Züheyr (Dediki): Bize Süfyân b. Uyeyne, Amr'dan, o da a'mâ şâir Ebû'l-Abbâs'tan, o da Abdullah b. Amr'dan naklen rivayet etti. Şöyle demiş: Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Tâif halkını muhasara etti. Ama onlardan bir şey elde edemedi. Ve: «Biz Inşaallah dönüyoruz!» buyurdu. Ashabı: — Dönüyoruz ama onu fethetmedik! dediler. Bunun üzerine Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) onlara «Sabahleyin harbe hazır olun!» buyurdu. Ertesi gün harbe hazırlandılar; fakat yaralandılar. Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) (tekrar) : «Biz yarın dönüyoruz!» buyurdu. Bu söz onların hoşuna gitti. Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) de güldü.
Bize Ebû Bekir b. Ebî Şeybe ile Züheyr b. Harb rivayet ettiler. (Dedilerkî): Bize Vekî', Süfyân'dan, o da Habîb'den naklen rivayet etti, H. Bize Muhammed b. Müsennâ da rivayet etti. (Dediki): Bize Yahya (yâni İbnü Saîd El-Kattân) Süfyân ile Şu'be'den rivayet etti. (Demişlerki): Bize Habîb, Ebû'l-Abbâs'dan, o da Abdullah b. Amr'dan naklen rivayet etti. (Şöyle demiş) : Bir adam Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e cihâd için izin istemeye geldi. Bunun üzerine (ona) : «Ebeveynin sağ mı?» diye sordu. Adam: — Evet! dedi. «O halde onlar hakkında cihâd et!» buyurdular.
{M-5} Bize Ubeydullah b. Muâz rivayet etti. (Dediki): Bize babam rivayet etti. (Dediki): Bize Şu'be, Habib'den rivayet etti. (Demişki): Ben Ebû'l-Abbâs'dan dinledim. (Dediki): Ben Abdullah b. Amr b. Âs'ı şöyle derkçn işittim : Bir adam Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e geldi... Râvi yukarıki hadîsin mislini anlatmıştır. Müslim derki: «Ebû'l-Abbâs'ın ismi, Sâib b. Ferrûh El-Mekkî'dir.»
{M-5} Bize Ubeydullah b. Muâz rivayet etti. (Dediki): Bize babam rivayet etti. (Dediki): Bize Şu'be, Habib'den rivayet etti. (Demişki): Ben Ebû'l-Abbâs'dan dinledim. (Dediki): Ben Abdullah b. Amr b. Âs'ı şöyle derkçn işittim : Bir adam Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e geldi... Râvi yukarıki hadîsin mislini anlatmıştır. Müslim derki: «Ebû'l-Abbâs'ın ismi, Sâib b. Ferrûh El-Mekkî'dir.»