Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 1112, sondan 5125. ayet; 7. sure ve A'raf Suresinin 158. ayetidir. A'raf Suresi 158. ayetinin kelime sayisi 32, harf sayısı 140 ve toplam ebced değeri ise 7684 olarak hesaplanmıştır. A'raf Suresinin toplam ebced değeri 1054938 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır. Bu sure المص hurufu mukatta harfleriyle başlamaktadır. Bu ayette ا (28) ل (25) م (10) ص (0) bulunuyor.
Arapça Metin
قل يا ايها الناس اني رسول الله اليكم جميعا الذي له ملك السموات والارض لا اله الا هو يحـي ويميت فامنوا بالله ورسوله النبي الامي الذي يؤمن بالله وكلماته واتبعوه لعلكم تهتدون
(Ey Muhammed!) De ki: “Ey insanlar! Şüphesiz ben, yer ve göklerin hükümranlığı kendisine ait olan Allah’ın hepinize gönderdiği peygamberiyim. O’ndan başka hiçbir ilâh yoktur. O, diriltir ve öldürür. O hâlde, Allah’a ve O’nun sözlerine inanan Resûlüne, o ümmî peygambere iman edin ve ona uyun ki doğru yolu bulasınız.”
Bu âyet, Hz. Muhammed’in risâletinin, yalnız Araplar’ı değil, bütün insanları kapsadığını gösteren en kesin delillerdendir. Bu husus, Sebe’ sûresinin 28. âyetinde de benzer bir üslûpla bildirilmiştir. Âyetin Mekke’de inmiş olması, Hz. Peygamber’in daha o zaman böyle bir evrensel risâletle şereflendirilmiş olduğu hususunda bilgilendirildiğini göstermektedir. Ayrıca burada, bazı yahudilerin, “Muhammed gerçekten peygamberdir, ama sadece Araplar’ın peygamberidir; yahudilere gönderilmemiştir” diyerek onun bir millî peygamber olduğunu ileri süren iddiaları da reddedilmektedir (bk. Râzî, XV, 26). Esasen, Hz. Muhammed sadece son peygamber değil, aynı zamanda bütün peygamberler içinde, tebliğ ettiği kitapta risâletinin evrensel olduğu açıkça belirtilen tek peygamberdir; İslâmiyet de cihanşümul olduğu kesin ifadelerle bildirilen tek dindir. Her ne kadar bugün Hıristiyanlık fiilen evrensel bir din haline gelmişse de mevcut İncil metinlerinde Îsâ’nın evrensel peygamber olup olmadığı konusunda çelişkili ifadeler bulunmaktadır. Nitekim İnciller’de Hz. Mûsâ gibi Hz. Îsâ da genellikle İsrâiloğulları’na hitap eder; ayrıca Matta’da (15:24) onun “Ben İsrâil evinin kaybolmuş koyunlarından başkasına gönderilmedim” şeklinde sarih bir ifadesi bulunmaktadır. Yine Matta’da (10:5-6), havârilerini tebliğle görevlendirirken, “Milletler yoluna gitmeyin ve Sâmirîyeliler’in şehirlerinden hiçbirine girmeyin; fakat daha ziyade İsrâil evinin kaybolmuş koyunlarına gidin” demesi Hz. Îsâ’nın yalnız İsrâiloğulları’na gönderilmiş bir peygamber olduğu kanaatini güçlendirmektedir. Kur’an-ı Kerîm’de de Hz. Îsâ’dan söz edilirken “Onu İsrâiloğulları’na bir elçi kılacak” (Âl-i İmrân 3:49) ifadesi kullanılmakta ve onun İsrâiloğulları’na “Size Allah tarafından gönderilmiş elçiyim” (Saf 61:6) şeklinde hitap ettiği bildirilmektedir. Bu açıklamalar karşısında, mevcut İnciller’in son bölümlerinde yer alan “Bütün dünyaya gidin, İncil’i bütün hilkate vaaz edin” vb. ifadelerin (Markos 16:15; Matta 28:19) mevsukiyeti, yani bir tahrif ve ilâve sonucu olup olmadığı tartışmaya açık bulunmaktadır. Ancak, Hıristiyanlığın evrensel bir din olup olmadığı tartışması bir yana, yukarıdaki âyet karşısında Kur’an bakımından artık bütün eski dinler geçerliliğini kaybetmiş olup, kitap ehli de dahil olmak üzere bütün insanlar Allah’a ve O’nun resulü Hz. Muhammed’e iman edip hidayete erebilmek için o resule tâbi olmaya çağırılmaktadır. Âyette Allah’ın birliği, kudret ve hükümranlığının mutlaklığı vurgulanarak dolaylı bir şekilde, İslâm dininin, diğer yönlerden olduğu gibi tevhid noktasından da, az çok tahrife uğrayan eski kitâbî dinlerden farklı bulunduğuna ve hak din olduğuna işaret edilmektedir.
Mehmet Okuyan
De ki: “Ey insanlar! Ben göklerin ve yerin otoritesinin sahibi, kendisinden başka ilah bulunmayan, diriltebilen ve öldürebilen Allah’ın, sizin hepinize gönderdiği elçisiyim. Öyle ise Allah’a; kendisi de Allah’a ve sözlerine (mesajlarına) inanan [ümmi] Peygamber olan Elçisine inanın ve ona uyun ki doğru yolu bulasınız.”
Benzer mesajlar: Nisâ 4:79; En‘âm 6:19; Enbiyâ 21:107; Sebe’ 34:28; Yâsîn 36:6; Şûrâ 42:7; Cum‘a 62:2-3.,Bu ayet mahşerde kurtuluşa erebilmek için dünyada Hz. Muhammed’e tabi olmak gerektiğinin delilidir. Bu ayet Âl-i İmrân 3:31 ve Zuhruf 43:61. ayetlerle birlikte okunmalıdır.
Bayraktar Bayraklı
De ki: “Ey insanlar! Gerçekten ben, göklerin ve yerin sahibi olan Allah'ın hepinize gönderdiği peygamberiyim. Ondan başka tanrı yoktur; O, diriltir ve öldürür. O halde Allah'a ve Peygamberi'ne iman ediniz. Allah'a ve O'nun sözlerine inanan o anasından doğduğu gibi ahlaklı olan peygambere iman edip uyunuz ki doğru yolu bulasınız.”
De ki: “Ey insanlar! Ben, göklerin ve yerin sahibi olan, kendisinden başka ilah olmayan, yaşatan ve öldüren Allah'ın, size, hepinize gönderdiği bir resulüm. Gelin, Allah'a ve O'nun sözlerine iman eden ümmi nebi resulüne iman edin ve ona uyun ki böylece hidayete eresiniz.”¹
(Ey Resulüm!) De ki: "Ey insanlar! Ben Allah'ın sizin hepinize gönderdiği bir elçisi (peygamberi) yim. Ki göklerin ve yerin mülkü yalnız O'nundur. O'ndan başka ilah yoktur, O diriltir ve öldürür. Öyleyse Allah'a ve ümmi peygamber olan Elçisine iman edin (ve teslim olun) . O da (Hz. Peygamber de sadece) Allah'a ve O'nun kelimelerine (hüküm ve haberlerine) inanmaktadır. O’na (hakkıyla) tâbi olun ki hidayete ermiş olasınız.”
De ki: Ey insanlar, şüphe yok ki ben, Allah tarafından sizin hepinize gönderilmiş olan peygamberim; o, öyle bir Allah'tır ki göklerin saltanat ve tasarrufu da onundur, yeryüzünün de. Ondan başka yoktur tapacak, odur dirilten ve öldüren. Artık Allah'a ve Allah'ın sözlerine inanın ve şeriat sahibi Ümmi Peygamberine inanın ve uyun ona da doğru yolu bulun.
De ki: “Ey insanlar! Şüphesiz ben, Allah'ın hepinize gönderdiği bir elçiyim. O Allah ki, göklerin ve yerin egemenliği O'na aittir. O'ndan başka gerçek ilah yoktur, hayatı ve ölümü bahşeden O'dur. Öyleyse gelin, Allah'a ve O'nun okuması yazması olmayan elçisine inanın ki, O elçi de Allah'a ve O'nun sözlerine iman etmektedir. O'na uyun ki, doğru yolu bulasınız.”
“Ey insanlar, ben sizin hepinize, göklerin ve yerin mülkü ve hâkimiyetine sahip olan Allah'ın emirlerini tebliğ ile görevlendirdiği, ilâhî hükümleri icraya, ülkeyi imara, dünya düzenini kurmaya, sağlamaya memur tek yetkili Rasûlüyüm. Hak ilâh yalnızca O'dur. O hayat verir, yaşatır, eceller gelince de ölümü gerçekleştirir. O halde, Allah'a; Allah'ın kelâmına, kitaplarına âyetlerine, mûcizelerine, emirlerine, hükümlerine iman eden ümmî Rasûlüne, Mekke'li, aslı nesli belli, öğrenim görmeyen, idraklerin ötesini kavrayabilen bütün insanlığın peygamberine iman edin. Ona, onun sünnetine tâbi olun ki, hak yolu tercih etmiş, İslâm'da sebat etmiş olasınız." diye ilan et.
De ki: "Ey insanlar! Ben, göklerin ve yerin mülkiyeti kendisine ait olan, kendisinden başka ilah olmayan, öldüren ve dirilten Allah tarafından sizin tümünüze gönderilmiş bir peygamberim. Allah'a ve O'nun, Allah'a ve sözlerine iman eden, okuma yazma bilmeyen nebi peygamberine iman edin ve ona uyun; olur ki doğru yola erersiniz.
De ki: 'Ey insanlar, ben Allah'ın hepinize gönderdiği bir elçisi (peygamberi)yim. Göklerin ve yerin mülkü yalnız O'nundur. O'ndan başka ilah yoktur, O diriltir ve öldürür. Öyleyse Allah'a ve ümmi peygamber olan elçisine iman edin. O da Allah'a ve O'nun sözlerine inanmaktadır. Ona iman edin ki hidayete ermiş olursunuz.
(Rasûlüm) de ki: “- Ey insanlar! Gerçekten ben sizin hepinize gelen, Allah'ın Peygamberiyim. O Allah ki, yer ve göklerin tasarrufu O'nundur. Ondan başka hiç bir ilâh yoktur, öldürür ve diriltir. Onun için hem Allah'a, hem de bütün kelimelerine iman getiren o ümmî Peygambere, Rasûlüne iman edin; ve o peygambere uyun ki, doğru yolu bulasınız.
De ki: “Ey insanlar! Ben hepinize gönderilen Allah’ın elçisiyim. O Allah ki; göklerin ve yerin hâkimiyet ve mülkiyeti O’nundur. O’ndan başka ilah yoktur. Dirilten ve öldürendir. Artık (O) Allah’a ve Resulü’ne inanın –O Resul (elçi) ki, okuryazar değil, peygamberdir. Allah’a ve yasalarına tam inanır.- ve ona tabi olun ki doğru yolu bulasınız.
Diyesin ki: «Ey insanlar! Ben sizin hepinize, gönderilmiş bulunan Tanrı peygamberiyim, göklerin, yerin mülkü önündür, ondan özge Tanrı yok, o diriltir, o öldürür, Allaha inanınız, hem Allaha, hem de onun sözlerine inanan, yazı bilmez bir peygambere inan getiresiniz, ona uyunuz, ola ki doğru yolu bulasınız»
De ki: “Ey insanlar! Şüphesiz ben Allah'ın sizin hepinize gönderdiği bir resulüyüm. Göklerin ve yerin mülkü yalnız O'nundur. O'ndan başka ilah yoktur. O diriltir ve öldürür. Öyleyse Allah'a ve nebi olan ümmî resulüne iman edin. O da Allah'a ve O'nun sözlerine inanmaktadır. Ona iman edin ki doğru yolu bulmuş olasınız.”
Cemal Külünkoğlu A'raf Suresi 158. Ayet Açıklaması
Bkz. 2:107, 34:28“Nebi olan ümmi resul” ifadesi, Hz. Peygamberin hem resul hem nebi ve hem de ümmi olduğunu anlatmaktadır. Yani resul ve nebi olan Muhammed daha önce ne şirke bulaşmıştır ne de kutsal kitapları okumuştur. O, fıtratıyla çelişen şer dürtülerin etkisinde kalmadan, ahlaki ve manevi kirlenmelerden korunarak tevhid dininin öncüsü ve nebisi seçilmiştir.Önceki Peygamberler, sadece kendi bölgelerine ve toplumlarına gönderilmiştir. Bu bakımdan “Eski Ahid” yalnızca İsrailoğullarına hitap etmektedir. Buna karşılık Kur’an’ın mesajı evrenseldir. Yani, bütün bir insanlığa hitap etmekte ve ne zamana bağlıdır ne de herhangi bir kültürel çevreye kayıtlıdır. Bunun içindir ki, Kur’an mesajının tebliği için görevlendirilen Hz. Peygamber, Enbiya 21:107 ayetinde “âlemlere/bütün toplumlara Allah’ın rahmetinin bir tecellisi olarak tanımlanmıştır.
Diyanet İşleri (Eski)
De ki: "Ey insanlar! Doğrusu ben, göklerin ve yerin hükümranı, O'ndan başka tanrı bulunmayan, dirilten ve öldüren Allah'ın, hepiniz için gönderdiği peygamberiyim. Allah'a ve okuyup yazması olmayan, haber getiren peygamberine -ki o da Allah'a ve sözlerine inanmıştır- inanın; ona uyun ki doğru yolu bulasınız."
De ki: Ey insanlar! Gerçekten ben sizin hepinize, göklerin ve yerin sahibi olan Allah'ın elçisiyim. Ondan başka tanrı yoktur, O diriltir ve öldürür. Öyle ise Allah'a ve ümmî Peygamber olan Resûlüne -ki o, Allah'a ve onun sözlerine inanır- iman edin ve O'na uyun ki doğru yolu bulasınız.
De ki: "Ey halk, ben, hepiniz için, göklerin ve yerin egemenliğine sahip olan ALLAH'ın elçisiyim. O'ndan başka tanrı yok. Diriltir, öldürür." ALLAH'a ve ümmi olan elçisine inanın, nitekim o da ALLAH'a ve sözlerine inanmaktadır. Ona uyun ki doğruyu bulasınız.
"Ümmi" kelimesinin anlamı kaydırılarak peygamberimizin okur yazar olmadığı iddia edilmiştir. "Ümmi" sözcüğünün gerçek anlamı için 3:20 ve 2:78 ayetlerine. bakınız.
Elmalılı Hamdi Yazır
De ki; ey insanlar! Ben sizin hepinize Allah'ın resulüyüm. O Allah ki, göklerin ve yerin bütün mülkü O'nundur. O'ndan başka hiçbir ilâh yoktur. Öldüren de, dirilten de O'dur. Bundan dolayı gelin, Allah'a ve resulüne iman edin. Allah'a ve Allah'ın bütün kelâmlarına iman etmiş bulunan o ümmî peygambere, evet ona uyun ki, hidayete erebilesiniz.
De ki: ey insanlar! Haberiniz olsun ben size, sizin hepinize Allahın Resulüyüm, o Allah ki bütün Semavat-ü Arzın mülkü onun, ondan başka ilâh yok, hem diriltir hem öldürür, onun için gelin iyman edin Allaha ve Resulüne, Allaha ve Allahın bütün kelimatına iyman getiren o ümmî Peygambere, ve ittiba' edin ona ki bu hidâyete irebilesiniz
(Habîbim) de ki: «Ey insanlar, şübhesiz ben göklerin ve yerin mülk (-ü tasarruf) una mâlik olan, kendisinden başka hiç bir Tanrı bulunmayan, hem dirilten, hem öldüren Allahın size, hepinize gönderdiği peygamberim. O halde Allaha ve Onun ümmî nebiy olan resulüne — ki kendisi de o Allaha ve Onun sözlerine îman etmekde olandır — îman edin, ona tâbi' olun. Tâki doğru yolu bulmuş olasınız».
(Habîbim, yâ Muhammed!) De ki: “Ey insanlar! Muhakkak ki ben, sizin hepinize, göklerin ve yerin mülkü kendisinin olan Allah'ın (gönderdiği) peygamberiyim. O'ndan başka ilâh yoktur; (O) hayat verir ve (O) öldürür. Öyleyse Allah'a ve O'nun ümmî peygamber olan Resûlüne îmân edin; o (peygamber) ki, Allah'a ve O'nun kelimelerine(kitablarına) îmân eder; ona tâbi' olun ki hidâyete eresiniz.”(3)
(3)“Ey nefis! Az bir ömürde hadsiz bir amel-i uhrevî (âhiret ameli) istersen ve her bir dakīka-i ömrünü bir ömür kadar fâideli görmek istersen ve âdetini ibâdete ve gafletini huzûra kalb etmeyi(çevirmeyi) seversen, sünnet-i seniyeye ittibâ‘ et (tâbi‘ ol). Çünki bir muâmele-i şer‘iyeye (şeriatin ta‘rîf ettiği işlere) tatbîk-ı amel ettiğin vakit, bir nevi‘ huzur veriyor. Bir nevi‘ ibâdet oluyor. Uhrevî çok meyveler veriyor. (...) Demek sünnet-i seniyeye tatbîk-ı amel etmekle (amellerini sünnete göre yapmakla) bu fânî ömür, bâkī meyveler verecek bir hayât-ı ebediyeye medâr (vesîle) olacak olan fâideler elde edilir. فَاٰمِنُوا بِاللّٰهِ وَرَسُولِهِ النَّبِيِّ الْأُمِّيِّ الَّذ۪ي يُؤْمِنُ بِاللّٰهِ وَكَلِمَاتِه۪ وَاتَّبِعُوهُ لَعَلَّكُمْ تَهْتَدُونَ* [Öyleyse Allah’a ve O’nun ümmî peygamber olan Resûlüne îmân edin; o (peygamber) ki, Allah’a ve O’nun kelimelerine (kitablarına) îmân eder; ona tâbi‘ olun ki hidâyete eresiniz] fermânını dinle! Şeriat ve sünnet-i seniyenin ahkâmları (hükümleri) içinde cilveleri (parıltıları) intişâr eden (yayılan) esmâ-i hüsnânın (Allah’ın en güzel isimlerinden) herbir isminin feyz-i tecellîsine bir mazhar-ı câmi‘ (büyük bir mazhar) olmağa çalış!” (Sözler, 24. Söz, 150)
İlyas Yorulmaz
Deki “Ey İnsanlar! Ben sizin hepinize gönderilmiş Allah’ın elçisiyim. O Allah ki göklerin ve yerin mülkü O’nun dur, ancak ve ancak tek ilah O’dur, dirilten de öldürende O’dur. Artık Allah’a ve O’nun elçisine inanın. O elçi ki, Allah’a ve O’nun sözlerine inanmış ve daha önceki vahiylerden habersiz (ümmi nebi) birisi. Ona tabi olunki doğru yola ulaşasınız.
De ki «— Ey nâs! Ben, Göklerin ve yerin mülkü kendisinin olan, ondan başka tapacak olmayıp dirilten, öldüren Tanrının hepinize gönderdiği peygamberiyim. Artık Allah/a ve Allah sözlerine inanıp ümmî bir nebî olan peygamberine iman getirin; ona tâbi olun ki hidayet bulasınız.»
De ki: “Ey insanlar, ben Allah'ın sizin hepinize gönderdiği bir elçisiyim. Göklerin ve yerin mülkü yalnız O'nundur. O'ndan başka ilah yoktur, O diriltir ve öldürür. Öyleyse Allah'a ve ümmi peygamberine iman edin. O da Allah'a ve O'nun sözlerine iman etmektedir. Ona iman edin; umulur ki hidayete ermiş olursunuz.”
De ki: “Ey insanlar! Gerçekten ben, Allah’ın tüm insanlığa göndermiş olduğu elçisiyim. O Allah ki, göklerin ve yeryüzünün egemenliği yalnızca O’na aittir; O’ndan başka hükmüne boyun eğilecek hiçbir otorite, hiçbir tanrı yoktur; hayat veren de, öldüren de yalnızca O’dur. Şu hâlde, Allah’a ve Elçisine, şu okuma yazması bile olmadığı hâlde, kalbine nakşedilen Kur’an sayesinde insanlığı kurtuluşa iletecek bütün hidâyet bilgilerini göğsünde toplayanPeygambere —ki bizzat kendisi de Allah’a ve O’nun bütün kutsal kitaplardaki sözlerine yürekten inanmaktadır— iman edin ve onun izinden gidin ki, doğru yolu bulabilesiniz!
De ki:
-“Ey İnsanlar!
Ben, Yer’in ve Gökler’in mülkü / yönetimi kendisinin olan, öldüren, dirilten ve kendisinden başka ilah olmayan Allah’ın, topluca size (gönderdiği) rasûlüyüm.
Allah’a ve O’nun Ümmiyy Nebiyy rasûlüne iman edin!
Allah’a ve O’nun sözlerine iman eden (rasûlüne)!
Doğru yol bulmanız için ona tâbi’ olun!”.
(Ey Muhammed!); “Ey insanlar! Doğrusu ben göklerin ve yerin sahibi, hakikatte ilâh ancak Kendisi olan, her şeyi hem yaşatan hem de öldüren Allah’ın, hepinize birden gönderdiği bir Peygamberiyim. Öyleyse gelin Allah’a ve kendisi de Allah’a ve Allah’ın bütün sözlerine îman etmiş bulunan ümmi Peygamberine, îman edin. En doğru yola ulaşabilmek için, o Peygambere uyun.” de.
De ki [ey Muhammed]: “Ey insanlar, şüphesiz, ben Allah'ın hepinize gönderdiği bir elçiyim; O (Allah) ki, göklerin ve yerin egemenliği O'na aittir! O'ndan başka tanrı yoktur; hayatı ve ölümü bahşeden O'dur!” 126 Öyleyse artık inanın Allah'a ve O'nun Elçisi'ne! Okuması-yazması olmayan, Allah'a ve O'nun sözlerine inanan Haberci'ye. Ona uyun ki doğru yolu bulasınız!
De ki: – Ey insanlar, Ben, göklerin ve yerin egemenliğinin yalnızca kendisine ait olduğu, kendisinden başka ilah olmayan, hayatı ve ölümü yaratan Allah’ın hepinize gönderilmiş elçisiyim. Öyleyse Allah’a ve O’nun mesajlarına tam olarak inanıp güvenmiş, ümmi nebi olan elçiye iman edin. O elçiyi izleyin ki doğru yolu bulabilesiniz. 4/1- 133- 174- 175, 10/57, 22/49, 18/56, 35/24
(Ey Rasûl) de ki: “Ey İnsanlar! İyi bilin ki ben Allah’ın hepinize gönderdiği elçisiyim. Öyle bir (Allah) ki; göklerin ve yerin egemenliği O’na aittir; O’ndan başka ilâh yoktur; hayatı ve ölümü yaratan O’dur: o hâlde Allah’a ve Rasul’üne inanın; Allah’a ve O’nun bütün mesajlarına inanan ümmi nebiye... ve ona uyun ki doğru yolu bulabilesiniz!”
De ki: «Ey nâs! Şüphe yok ki ben hepinize Allah Teâlâ'nın bir resûlüyüm. Öyle Allah ki, göklerin ve yerin mülkü O'na mahsustur. O'ndan başka ilâh yoktur. Hem diriltir ve hem öldürür. Artık Allah Teâlâ'ya ve bir Nebiyy-i Ümmî olup Allah'a ve O'nun kelimelerine inanan Resûlüne imân ediniz, ve O'na tâbi olunuz ki, hidâyete erişebilesiniz.»
De ki: “Ey insanlar! Ben sizin hepinize Allah tarafından gönderilen Peygamberim. O ki, göklerin ve yerin hakimiyeti O'na aittir. O'ndan başka ilah yoktur. Hayatı veren de, ölümü yaratan da O'dur. Öyleyse siz de Allah'a ve O'nun bütün kelimelerine iman eden o ümmî Nebîye, o Resule inanın. Ona tâbi olun ki doğru yolu bulasınız. [6, 19; 11, 17; 3, 20]
De ki: "Ey insanlar, ben sizin hepinize, göklerin ve yerin sahibi olan, kendisinden başka tanrı bulunmayan, yaşatan, öldüren Allah'ın Elçisiyim. Gelin Allah'a ve O'nun ümmi peygamberi olan Elçisine inanın -ki o (peygamber) de Allah'a ve O'nun sözleri ne inanmaktadır,-O'na uyun ki doğru yolu bulasınız!"
De ki “Ey insanlar! Ben sizin hepinize Allah’ın gönderdiği elçiyim. Göklerde ve yerde hâkimiyet O’na aittir. O’ndan başka ilah yoktur. Hayat veren ve öldüren O’dur. Siz Allah’a inanıp güvenin; nebî olan ümmi resulüne de. O Resul de Allah’a ve O’nun sözlerine inanıp güvenir. Ona (Nebi olan resule) uyun ki doğru yolu bulasınız”
Süleymaniye Vakfı A'raf Suresi 158. Ayet Açıklaması
[*] Nebi olan ümmi resul : Vahiy alan (peygamber olan) ve daha önce kutsal kitap bilmeyen elçi. Bkz.: Nebi ve resul kavramları. Nebi ve resul kelimelerinin aynı cümle içinde geçtiği bu ayet, iki kavramın farklılığının anlaşılması açısından çok önemlidir.
Şaban Piriş
De ki:-Ey insanlar, Ben sizin hepinize, kendisinden başka ilah olmayan, dirilten ve öldüren Allah'ın sizin hepinize gönderdiği elçisiyim. Allah'a ve O'nun elçisi ümmi Peygamber'e iman edin. Zira O da Allah'a ve O'nun sözlerine iman etmiştir. Doğru yolu bulabilmeniz için ona tabi olun!
De ki: Ey insanlar! Ben sizin hepinize birden gönderilmiş Allah elçisiyim. O Allah ki, göklerin ve yerin egemenliği Onundur. Ondan başka tanrı yoktur. O diriltir, O öldürür. Siz de Allah'a ve Resulüne iman edin—ki, zaten o ümmî peygamber de Allah'a ve sözlerine iman etmiştir. Ve o peygambere uyun ki doğru yolu bulasınız.
De ki: "Ey insanlar! Ben sizin tümünüze Allah'ın resulüyüm! Göklerin ve yerin mülkü o Allah'ındır! İlah yoktur O'ndan başka! O diriltir, O öldürür. O halde Allah'a ve resulüne iman edin; Allah'a ve onun sözlerine inanan o ümmî peygambere iman edip uyun ki, doğruya ve güzele ulaşabilesiniz."
eyit: “iy ādemįler! bayıķ ben Tañrı yalavacıvan sizüñ hep ol kim anuñdur gökler padişāhlıġı daħı yırüñ yoķdur Tañrı illā ol dirürür daħı öldürür. pes įmān getürüñ Tañrı’ya daħı yalavacına peyġamber yazu yazman ol kim inanur Tañrı’ya daħı gelecilerine. daħı uyuñ aña anuñ-içün kim siz ŧoġru yol dutasız.”
Yā Muḥammed, ḫalḳa eyit: Ben Tañrı Ta‘ālānuñ resūli‐men sizüñ barçañu‐za. Ol Tañrı ki anuñ mülkidür gökler ve yirler, daḫı andan özge Tañrı yoḳdur,diri eyleyen oldur, öldüren daḫı oldur, īmān getürüñüz Tañrı Ta‘ālāya daḫıresūline ki oḳumaz yazmaz nebīdür. Ol ki īmān getürür Tañrı Ta‘ālāya, ke‐limelerine daḫı. Uyuñuz aña ola kim doġru yol üstine olasız.