Ebû Seleme

Tâbiî, Medineli fakih ve hadis hâfızı

Ebû Seleme b. Abdurrahman b. Avf b. Abd Avf b. el-Hâris b. Zühre b. Kilâb b. Mürre b. Ka'b b. Lüey b. Gâlib

DoğumMedine
Vefath. 94 · Medine
Nisbeel-Kureşî, ez-Zührî, el-Medenî
Yaşadığı yerlerMedine
Tabaka3. tabaka
Cerh-ta'dîlsahâbîdir

Hakkında

Asıl adı Abdullah'tır, ancak künyesiyle meşhur olmuştur. Kureyş'in Zühre koluna mensuptur. Babası, cennetle müjdelenen on sahâbîden (aşere-i mübeşşere) Abdurrahman b. Avf'tır; annesi ise Kelb kabilesi reislerinden Asbağ b. Amr'ın kızı Tümâdır. Hicrî 22 (m. 642-643) yılı civarında Medine'de doğdu ve babasını on yaşlarındayken kaybetti.

Hz. Ebû Bekir'in bir kızı tarafından emzirildiği için Hz. Âişe'nin süt kardeşi sayılmış, bu yakınlık ona Âişe'den rahatça ilim alma imkânı vermiştir. Ayrıca Hz. Osman, Üsâme b. Zeyd ve Abdullah b. Selâm gibi sahâbîlerden hadis öğrendi. Kendisinden Şa'bî, Ömer b. Abdülazîz, İbn Şihâb ez-Zührî ve Yahyâ b. Saîd el-Ensârî gibi tanınmış âlimler rivayette bulundu.

Hicrî 49-54 (m. 669-674) yılları arasında, vali Saîd b. Âs döneminde Medine kadılığı görevini yürüttü. Çok sayıda fetva vermesiyle tanınan, güvenilir bir hadis hâfızı ve fakih olarak anıldı. Medine'nin yedi fakihini (fukahâ-i seb'a) sayan listelerde yedinci isim için önerilen adaylardan biridir. H. 94 / m. 712-713 yılında yetmiş iki yaşlarında Medine'de vefat etti; ölüm yılı için h. 93 ve h. 104 gibi rivayetler de nakledilmiştir.

Ailesi

Babası
'Abdur Rahman Ibn 'Awf
Annesi
Tumadir bint al-Asbagh Kalbia
Eşi
Umm Walad, Umm Hasan, Umm Walad, Umm 'Uthman, Burayha of B. Zuhra
Kardeşleri
Muhammad bin 'Abdur-Rahman, Ibrahim bin 'Abdur Rahman, 'Umar bin 'Abdur Rahman bin Awf, Humaid bin 'Abdur Rahman, Zayd bin 'Abdur Rahman, 'Urwa (Akbar) bin 'Abdur Rahman, Salim(Asghar) bin 'Abdur Rahman, Abu Bakr bin 'Abdur Rahman, 'Abdullah bin 'Abdur Rahman, 'Abdur Rahman bin 'Abdur Rahman, Mus'ub bin 'Abdur Rahman
Çocukları
Salma, Tamadur, Hasan, Husain, Abu Bakr, 'Abdul Jabbar, 'Abdul 'Aziz, Na'ila, Salma, 'Abdul Malik, Umm Khultum(akb), Umm Khultum(sug), Umm 'Abdullah, Asma, 'Umar

Râvi adları senedden otomatik ayrıştırılmış; kimlik ve hayat bilgileri ricâl kaynaklarından (Itqan râvi profilleri, muslimscholars.info) eşleştirilerek eklenmiştir.

Zincirde geçtiği hadisler

Cabir b. Abdullah el-Ensari r.a. (O da hadîs-i sâbıkı rivâyet edip) şöyle demiştir: Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem fetret-i vahiyden bahsederken söz arasında buyurdu ki: "Ben (bir gün) yürürken birdenbire gökyüzü tarafından bir ses işitttim. Başımı kaldırdım. Bir de baktım ki Hıra`da bana gelen Melek (yâni Cibrîl a.s.) semâ ile arz arasında bir kürsî üzerinde oturmuş. Pek ziyade korktum. (Evime) dönüp: beni örtün, beni örtün, dedim. Bunun üzerine Allahu Teâlâ (Müddessir suresinin ilk dört) ayet-i kerîmesini inzâl etti. Artık vahiy kızıştı da ardı arası kesilmedi. Tekrar:3238, 4922, 4923, 4924, 4925, 4926, 4954, 6214.
Rivayet zinciri: Buhârî ← İbn Şihâb (ez-Zührî) ← Ebû Seleme ← Câbir b. Abdullah
Ebu Hureyre r.a. şöyle dedi: Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu ki: "Kim inanarak ve sevabını yalnızca Allah tan umarak Ramazan orucunu tutarsa geçmiş günahları bağışlanır".
Rivayet zinciri: Buhârî ← Muhammed b. Selâm ← İbn Fudayl ← Yahyâ b. Saîd b. Kays ← Ebû Seleme ← Ebû Hureyre
Ebu Hureyre'den rivayet edildiğine göre; Mekke'nin fethedildiği yil Huzaa kabilesi, öldürülen bir adamlarına karşılık olarak Benî Leys kabilesinden bir adamı öldürdüler. Bu, Nebi (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'e bildirilince o bineğine bindi ve şu konuşmayı yaptı: "Allah Mekke'den öldürülmeyi (yahut fili) alıkoydu, onlara Allah'ın elçisini ve Mu'minleri musallat etti. Dikkat edin! Mekke benden önce hiç kimseye helal kılınmamıştır, benden sonra da hiç kimseye helal kılınmamıştır. Dikkat edin! Mekke bana da yalnızca gündüzün bir anında helal kılınmıştır. Dikkat edin! İçinde bulunduğum şu anda Mekke haramdır. Onun dikeni kesilmez, ağacına balta vurulmaz. Yitiğini, sahibini aramak maksadı dışında kimse alamaz. Bir kimse Öldürüldüğünde (onun velisi) şu iki şeyden birini seçme hakkına sahiptir: Ya kendisine diyet ödenir, ya da öldürülenin yakınları kısas yaptırır" Bunun üzerine Yemenli bir adam gelerek: Ey Allah'ın elçisi bunu (bu konuşmayı) benim için yazınız" dedi. Nebi (Sallallahu aleyhi ve Sellem) de: "Bunu falan kimse için yazınız" buyurdu. Kureyş'ten bir adam: "İzhir otu hariç ey Allah'ın Resulü, Çünkü biz onu evlerimizde ve kabirlerimizde kullanırız" dedi. Bunun üzerine Nebi (Sallallahu aleyhi ve Sellem): "İzhir (otu) hariç" buyurdu. Buhari'nin bu rivayeti üzerine:" Adama ne yazıldı? diye kendisine sorulunca; "Bu hutbe yazıldı" dedi. Tekrar: 2434, 6880.
Zeyd İbn Hâlid r.a. şöyle demiştir: Osman İbn Affan r.a.'a: "Kişi eşiyle ilişkide bulunduğunda kendisinden meni gelmezse (ne olur)?" diye sordum. Osman şöyle dedi: "Namaz abdesti gibi abdest alır, ayrıca cinsel organını yıkar". Hz. Osman "Bunu Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'den duydum" dedi. Bunu Ali, Zübeyr, Talha ve Ubey İbn Kâ'b'a r.a.'a sordum onlar da böyle (aynı şeyi) söylediler. Tekrar: 292.
Sa'd İbn Ebî Vakkas r.a. Nebi (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'in mestler üzerine meshettiğini rivayet etmiştir. Abdullah İbn Ömer'e bu konuyu (babası Hz. Ömer'e) sormuş o da "Evet öyledir. Sana Sa'd, Nebi s.a.v.'den bir şey rivayet ettiğinde artık bunu başkasına sorma" demiştir.
Ca'fer İbn Amr İbn Ümeyye ed-Damrî babasının Nebi (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'i mestleri üzerine meshederken gördüğünü rivayet etmiştir. Tekrar: 205.
Ca'fer İbn Amr babasından şunu rivayet etmiştir: Nebi (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'in sarığına ve mestleri üzerine mesh yaptğını gördüm.
Aişe r.anha Nebi (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'in şöyle buyurduğunu söylemiştir: "Sarhoş eden her içecek haramdır. Tekrar: 5585, 5586.
Ebu Bekr İbn Hafs'ın Ebu Seleme'nin şöyle dediğini işittiği nakledilmiŞtir: "Aişe r.anha'nın kardeşi ile birlikte onun yanına gittik. Kardeşi o'na Nebi (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'in nasıl ğusül abdesti aldığını sordu. Bunun üzerine: Aişe (r.anha) bir sa' miktarında bir kap getirtti ve ğusletti. Başından aşağı su döktü. Onunla aramıza bir perde vardı.
Ebu Hureyre r.a.'den şöyle nakledilmiştir: "Namaz için kamet getirildi, ayağa kalkılarak saflar düzeltildi. Sonra Nebi (Sallallahu aleyhi ve Sellem) odasından çıkıp geldi. Namaz kıldıracağı yere geçtiği vakit cünüp olduğunu hatırladı. Bize, "Olduğunuz yerde bekleyin" dedi. Sonra geri dönüp gusül abdesti aldı. Daha sonra yanımıza geldi. Bu sırada başından su damlaları dökülüyordu. Sonra tekbir getirdi. Biz de onun arkasında namaz kıldık. Tekrar: 639, 640 Diğer tahric: Müslim, hayz, mesacid; Ebu Davud, tahara; Nesai, mevâkît ; Îbn Mâce, tahâre, İkâme; Ahmed b. Hanbel Müsned’de tahric etmişlerdir.
Ebu Seleme radiyallahu anh'den şöyle nakledilmiştir: "Aişe radiyallahu anha Nebi (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'in cünüp iken uyuyup uyumadığını sordum. O da, 'Abdest alarak uyurdu' cevabını verdi. Tekrar: 288.
Rivayet zinciri: Buhârî ← Ebû Nuaym ← Hişâm b. Sa'd ve Şeybân b. Abdurrahman ← Yahyâ ← Ebû Seleme
Zeyd b. Halid el-Cüheni Hanımıyla birlikte olup ancak boşalmayan kimsenin hükmü hakkında ne düşünüyorsun?' diye Osman r.a.'e sormuş. O da: 'Namaz için abdest aldığı gibi abdest alır ve cinsel organını yıkar" diye cevap vermiş ve bunu Nebi (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'den işittiğini söylemiştir. Bu konuyu Ali ibn-i Ebi Talib'e, Zübeyr İbn Avvâm'a, Talha İbn Ubeydullah'a ve Übey İbn Ka'b'a sordum, hepsi de aynı şekilde cevap verdi."
Ümmü Seleme r.anha'dan şöyle nakledilmiştir: "Nebi (Sallallahu aleyhi ve Sellem) ile bir aba'ya bürünmüş yatıyorduk. Derken âdet oldum. Hemen sessizce kalkıp hayız elbisemi giydim. Bunun üzerine Nebi (Sallallahu aleyhi ve Sellem): Hayz mı oldun?' diye sordu. Ben de 'evet' dedim. Sonra beni yanına çağırdı ve kadife örtünün altında birlikte uyuduk. Tekrar: 322, 323, 1929.
Zeynep bint-i Ebî Seleme Ümmü Seleme'den şöyle nakletmiştir: "Kadife bir örtünün altında Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem ile birlikte yatarken hayız oldum. Sessizce yataktan kalkıp hayız elbisemi giydim. Nebi (Sallallahu aleyhi ve Sellem) bana, Hayız mı oldun?' diye sordu. Ben de, 'evet' dîye cevap verdim. Sonra beni çağırıp kadife örtünün altında yanına aldı." Zeynep ayrıca annesinden Nebi s.a.v.in oruçlu iken kendisini öptüğünü ve şöyle dediğini nakletmiştir: "Nebi s.a.v.le ben, aynı kaptaki suyu kullanarak cünüplükten dolayı gusül abdesti alırdık."
Ümmü Seleme validemizden şöyle nakledilmiştir: "Nebi (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'le birlikte bir kadife örtünün altında yatıyordum. Derken hayız oldum. Sessizce yataktan kalktım ve hayız elbisemi giydim. Nebi (Sallallahu aleyhi ve Sellem) 'Hayız mı oldun?' diye sordu. Ben de 'evet' dedim. Sonra beni çağırdı ve birlikte kadife örtünün altında uyuduk."
Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in eşi Aişe (r.anha)'den şöyle nakledilmiştir: "Ayaklarımı Allah Resûlü Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in secde edeceği yere uzatmış uyuyordum. Secdeye varınca eliyle beni dürttü. Ben de ayaklarımı topladım. Ayağa kalkınca tekrar uzattım. O dönemde evlerde henüz lamba yoktu. Tekrar: 383, 508, 511, 512, 513, 514, 515, 519, 997, 1209, 6276.
Ebu Seleme İbn Abdurrahman İbn Avf, Hasan İbn Sâbit'in Ebu Hureyre'den: "Allah adına söyle! Allah Resulünün: 'Ey Hassan, Rasulullah adına cevap ver! Allah'ım! Onu ruhu'l-kudüsle destekle' dediğini duymadın mı?! diyerek şahitliğine müracaat ettiğini, onun da 'Evet' dediğini nakletmiştir."
Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in eşi, Aİşe'den şöyle nakledilmiştir: "Allah Resulu (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'in önünde uyurdum. Bu esnada ayaklarımı onun kıblesine doğru uzatırdım. Allah Resulü secde yapmak İstediği zaman, eliyle beni dürter, ben de ayaklarımı toplardım. Ayağa kalkınca ise tekrar ayaklarımı uzatırdım." Hz. Aişe şöyle demiştir: "O dönemde evlerde lamba yoktu."
Ebu Hureyre r.a.'den şöyle nakledilmiştir: Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem: Siz'den birinizin kapısının önünden günde beş kez yıkandığı bir nehir aksa, ne dersiniz bu yıkanma onun üzerinde bir kir bırakır mı?" diye sordu. Ashâb-ı kiram, "Kir'den eser bırakmaz" diye cevap verdi. Bunun üzerine Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurdu: "Beş vakit namaz da böyledir. Onlar sayesinde Allah, günahları siler." Diğer tahric: Tirmizi Emsal; Müslim, Mesacid
Ebu Hureyre (r.a.), Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in şöyle buyurduğunu nakletmiştir: "Siz'den biri, güneş batmadan önce ikindi namazının bîr secdesini yapmış ise, namazını tamamlasın. Aynı şekilde güneş doğmadan sabah namazının bir secdesini yapmış ise, namazını tamamlasın. Tekrar: 579, 580. Diğer tahric: Tirmizi Salat; Nesâî, Mevâkît
Ebu Hureyre (r.a.) Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in şöyle buyurduğunu nakletmiştir: Her kim namaz'ın bir rek'atına yetişirse, namaz'a yetişmiş demektir."
Câbir bin Abdullah r.a.'dan şöyle nakledilmiştir: "Ömer r.a. Hendek savaşında güneş batmak üzere iken Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in yanına geldi ve Kureyşli kafirlere hakaret etmeye başladı: 'Ey Allah'ın elçisi güneş batmadan neredeyse ikindi namazını kılamayacaktım’ dedi. Bunun üzerine Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem: Allah'a and olsun ki, ben bile kılmadım' buyurdu. Sonra kalkıp Buthan'a gittik. Rasûlullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem namaz kılmak için abdest aldı, biz de abdest aldık. Güneş battıktan sonra ikindi namazını kıldırdı. Ondan sonra da, akşam namazını kıldırdı. Tekrar: 598, 641, 945, 4112.
Cabir bin Abdullah r.a.'dan şöyle nakledilmiştir: "Hendek savaşında Ömer r.a. kafirlere hakaret etmeye başladı. Bir ara, 'Neredeyse güneş batıncaya kadar namazımı kılamayacaktım' dedi. Sonra Buthan vadisine indik. Allah Resulü Sallallahu Aleyhi ve Sellem güneş battıktan sonra ikindi namazını, daha sonra da akşam namazını kıldırdı."
Aişe (r.anha)'dan şöyle nakledilmiştir: "Allah Resulü Sallallahu Aleyhi ve Sellem sabah namazı vaktinde ezan ile kamet arasında iki kısa rek'at namaz kılardı. Tekrar: 1159.
Ebu Hureyre (r.a.)'den şöyle nakledilmiştir: "Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem evinden çıkıp mescide geldi. O esnada kamet getirilmiş saflar düzeltilmişti. Nihayet Allah Resulü Sallallahu Aleyhi ve Sellem namaz kıldırmak için mihrabtaki yerine geçti. Bizler tekbir getirmesini bekliyorduk. Derken yerinden ayrıldı ve cemaate 'Bir yere kımıldamayın!' dedi. Bir müddet bekledik. Sonunda Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem çıkıp geldi. Başından su damlıyordu. Çünkü güsül abdesti almıştı."
Ebu Hureyre (r.a.)'den şöyle nakledilmiştir: "Kamet getirildi, cemaat saflarını düzeltti, sonra Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem evinden çıkıp geldi. Namaz kıldıracağı yere geçti. Cünüp olduğunu hatırlayınca cemaate: 'Yerinizden ayrılmayın' deyip evine döndü ve ğusül abdesti aldı. Başından su damladığı halde geldi ve cemaate namaz kıldırdı."
Cabir bin Abdillah'tan şöyle nakledilmiştir: "Ömer İbnu'l-Hattab Hendek Savaşı gününde Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e gelip: 'Ey Allah'ın elçisi! Allah'a and olsun ki, neredeyse güneş batmaya yüz tutuncaya kadar namaz kılamayacaktim’ dedi. Bu sözü oruçlu kimselerin iftar etmesinden sonra söylemişti. Bunun üzerine Allah Resulü Sallallahu Aleyhi ve Sellem: 'Allah'a and olsun ki, ben namaz kılmadım' dedi. Sonra Buthân vadisine indi. Ben de onunla birlikte idim. Abdest alıp güneş battıktan sonra ikindi namazını kıldı. Peşi sıra da akşam namazını kıldı."
Ebu Hureyre (r.a.) Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in şöyle dediğini işittiğini nakletmiştir: "Cemaatle kılınan namaz tek başına kılınan namazdan yirmi beş kat daha faziletlidir. Gece ve gündüz melekleri sabah namazında bir araya gelirler." (Ravi der ki) sonra Ebu Hureyre (r.a.) şöyle dedi: Dilerseniz namazda şu âyeti okuyun: Çünkü sabah namazı şahitlidir. «...Sabah vaktin de namaz kıl. Çünkü sabah vakti şahitlidir...» [İsrâ 78] Diğer tahric: Tirmizi Tefsirul Kur’an; Müslim, Mesacid
Ebu Hureyre (r.a.)'in şöyle dediği nakledilmiştir: "Bir gün Resûlullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem öğle namazını iki rekat kılmıştı. Kendisine namazı iki rekat kıldığı söylenince kalkıp iki rekat daha namaz kıldı. Sonra selam verdi ve ardından İki defa secde etti." KİTABU’L-CEMAAT VE’L-İMAME EK SAYFA – 408-3
Rivayet zinciri: Buhârî ← Ebü'l-Velîd ← Şu'be b. el-Haccâc ← Sa'd b. İbrâhîm ← Ebû Seleme ← Ebû Hureyre
Aişe (r.anha) şöyle demiştir: "Resûlullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in gündüzleri sergi olarak kullandığı bir hasırı vardı. Bu hasırı geceleri iki duvar arasına gererek kendisine bir oda yapardı. Ashâb-ı kiram Resûlullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in başına üşüşür ve arkasında namaz kılarlardı.