İbn Abbâs

Ebü'l-Abbâs · Sahâbî, Kur'an tercümanı

Abdullah b. Abbâs b. Abdülmuttalib

Doğumh.ö. 3 · Mekke
Vefath. 68 · Tâif
KünyeEbü'l-Abbâs
Nisbeel-Hâşimî, el-Kureşî, el-Medenî
Yaşadığı yerlerBasra
TabakaSahâbî

Hakkında

Ebü'l-Abbâs Abdullah b. Abbâs b. Abdülmuttalib el-Kureşî, Peygamber'in amcası Abbâs'ın oğlu, yani onun amcasının oğludur. Hicretten yaklaşık üç yıl önce Mekke'de doğdu. Peygamber'in vefatında henüz on üç yaşlarındaydı; buna rağmen kısa süren beraberliğini ve sonraki yıllarda büyük sahâbîlerden yaptığı derlemeleri olağanüstü bir ilmî birikime dönüştürdü. Kur'an'ı anlama ve açıklamadaki üstünlüğü sebebiyle "tercümânü'l-Kur'ân", ümmetin âlimi anlamında "hibrü'l-ümme" gibi unvanlarla anıldı.

Hz. Ali döneminde, hicrî 39 (659) yılında Basra valiliğine getirildi. Cemel ve Sıffîn savaşlarında Hz. Ali'nin safında bulundu; Hâricîler'le yapılan tartışmalarda onları ikna etmek üzere görevlendirildi ve bir kısmının görüşünden dönmesini sağladı. Daha sonra idarî görevlerden uzaklaşarak kendisini tamamen ilme verdi; Mekke'de oluşturduğu ders halkasında tefsir, fıkıh, dil ve Arap şiiri okuttu. Mücâhid, İkrime, Atâ b. Ebû Rebâh ve Saîd b. Cübeyr gibi tâbiîn nesli müfessirleri onun talebesidir.

Tefsir ve fıkıhta devrinin en büyük otoritesi sayıldı; görüşleri sonraki tefsir ve hadis kaynaklarında en çok nakledilen yorumlar arasında yer aldı. Kendisinden 1.660 hadis rivayet edilmiş olup en çok hadis nakleden sahâbîlerdendir. Hicrî 68 (m. 687-688) yılında yetmiş yaşlarında Tâif'te vefat etti ve orada defnedildi.

Ailesi

Babası
al-'Abbas ibn 'Abd al-Muttalib
Annesi
Umm Fadl Lubaba bint al-Harith
Eşi
Zar'ah bint Mishrah b. Madi-Karib
Kardeşleri
Fadl ibn al-'Abbas, 'Ubaydallah bin al-'Abbas, Qutham ibn al-'Abbas, Ma'bad bin al-'Abbas, 'Abdur Rahman ibn al-'Abbas, Umm Habiba ibn al-'Abbas
Çocukları
'Ali bin 'Abdullah bin 'Abbas, 'Abbas bin 'Abdullah bin al-Abbas, Muhammad bin 'Abdullah bin 'Abbas, 'Ubaydallah bin 'Abdullah bin al-Abbas, Al-Fadl, Lubabah, Asma

Râvi adları senedden otomatik ayrıştırılmış; kimlik ve hayat bilgileri ricâl kaynaklarından (Itqan râvi profilleri, muslimscholars.info) eşleştirilerek eklenmiştir.

Zincirde geçtiği hadisler

Meymûne validemizden şöyle nakledilmiştir: "Nebi (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'in gusletmesi için suyunu doldurdum. Suyu sağ eline alıp sol eline akıttı ve ellerini yıkadı. Sonra avret mahallini yıkadı. Sonra elini yere vurup toprağa sürdükten sonra tekrar yıkadı. Sonra ağzını çalkaladı ve burnuna su verdi. Sonra yüzünü yıkadı ve başından aşağı su döktü. Sonra yıkandığı yerden biraz kenara çekilip ayaklarını yıkadı. Daha sonra kendisine bir havlu takdim edildi. Ama onunla kurulanmadı.
Meymûne validemizden şöyle nakledilmiştir: "Nebi (Sallallahu aleyhi ve Sellem) cünüplükten dolayı gusül abdesti aldı. Şöyle ki; eliyle avret mahallini yıkadı. Sonra ellerini duvara silip yıkadı. Sonra namaz için abdest alır gibi abdest aldı. Gusül abdestini tamamlayınca ayaklarını yıkadı."
İbn Abbas Hz. Meymûne validemizin şöyle dediğini nakletmiştir: "Rasulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) için gusül abdesti alacağı suyu hazırladım. Suyu ellerine döküp iki ya da üç kez yıkadı. Daha sonra sağ eli ile sol eline su döküp avret mahallini yıkadı. Sonra elini yere sildi.. Sonra ağzını çalkalayıp burnuna su verdi. Sonra yüzünü ve ellerini yıkadı. Başını üç kez yıkayıp vücuduna su döktü. Daha sonra bulunduğu yerden biraz kenara çekilip orada ayaklarını yıkadı."
Hz. Meymûne validemizin şöyle dediği nakledilmiştir: "Nebi (Sallallahu aleyhi ve Sellem) için gusül suyu hazırladım ve onun için bir örtü gerdim. Eline su döktü bir ya da iki kez elini yıkadı. (Süleyman kendisinden önceki ravinin üç kez lafzını zikredip zikretmediğini hatırlamadığını söylemiştir.) Sonra sağ eli ile sol eline su döküp avret mahallini yıkadı. Sonra elini yere veya duvara sildi. Sonra ağzını çalkalayıp burnuna su verdi. Yüzünü, ellerini ve başını yıkadı. Vücuduna su döktü. Sonra bulunduğu yerden kenara çekilip ayaklarını yıkadı. Bitirdikten sonra ona kurulanması için bir bez uzattım. Eliyle işaret ederek istemediğini gösterdi."
Meymune validemizden şöyle nakledilmiştir: "Nebi (Sallallahu aleyhi ve Sellem) cenabetten dolayı abdest almak için abdest suyunu hazırladı. Sonra sağ eli ile sol eline iki ya da üç kez su döktü. Sonra avret mahallini yıkadı, daha sonra iki ya da üç kez elini yere veya duvara sildi. Sonra ağzını çalkaladı, burnuna su verdi, yüzünü ve kollarını yıkadı. Sonra başından aşağı su döküp bütün vücudunu yıkadı. Daha sonra bulunduğu yerden biraz kenara çekilerek ayaklarını yıkadı. Ona (kurulanması için) bir bez getirdim. Fakat, almadı. Eliyle suyu silkelemeye başladı."
Meymune validemizden şöyle nakledilmiştir: "Nebi (Sallallahu aleyhi ve Sellem) için gusül suyu hazırladım. Bir örtü ile onu perdeledim. Ellerine su döküp onları yıkadı. Sonra sağ eli ile sol eline su döküp avret mahallini yıkadı. Sonra ellerini yere değdirip sildi. Sonra yıkadı. Daha sonra ağzını çalkalayıp burnuna su verdi. Yüzünü ve kollarını yıkadı. Sonra başına su döktü ve suyu vücuduna akıttı. En sonunda bulunduğu yerden biraz kenara çekilerek ayaklarını yıkadı. Ona bir bez getirdim, ama almadı. Elleriyle suyu silkeleyerek bulunduğu kenara çekildi."
Meymûne validemizden şöyle nakledilmiştir: "Nebi (Sallallahu aleyhi ve Sellem) cünüplükten temizlenmek için gusül abdesti aldığı bir sırada onu perdeledim. Ellerini yıkadı, sağ eli ile sol eline su döktü, avret mahallini ve buraya bulaşan şeyleri yıkadı. Sonra elini duvara veya yere sildi. Sonra namaz için abdest alır gibi abdest aldı. Ancak ayaklarını yıkamadı. Sonra vücuduna su döktü. Nihayet bulunduğu yerden biraz kenara çekildi ve ayaklarını yıkadı."
Nafi' ve Abdullah (ibn-i Ömer r.a.) kanalıyla şöyle nakledilmiştir: "Ömer (b. el-Hattab r.a.) Rasulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'e cünüp olanlar uyuyabilir mi?' diye sordu. Nebi (Sallallahu aleyhi ve Sellem), 'Eğer abdest alırlarsa, tabi ki' diye cevap verdi."
İbn Abbâs (r.a.)'dan şöyle nakledilmiştir: "Hayız olan kadının (tavaf etmeden Mekke'den) çıkmasına ruhsat verildi. Tekrar: (etrafı) 1755, 1760
Rivayet zinciri: Buhârî ← Mu'allâ b. Esed ← Vüheyb b. Hâlid ← İbn Tâvûs ← Tâvûs b. Keysân ← İbn Abbâs
(Tavus'tan şöyie nakledilmiştir:) İbn Ömer (r.a.) ilk önceleri hayızlı kadınların (veda tavafı yapmadan Mekke'den) çıkmaması gerektiğini söylerdi. Sonra şöyle söylediğini işittim: "Mekke'den ayrılabilirler. Çünkü Nebi (Sallallahu aleyhi ve Sellem) onlara ruhsat vermiştir. Tekrarı (etrafı) 1761
Rivayet zinciri: Buhârî ← Mu'allâ b. Esed ← Vüheyb b. Hâlid ← İbn Tâvûs ← Tâvûs b. Keysân ← İbn Abbâs
Atâ, İbn Abbâs'ın şöyle dediğini nakletmiştir: "Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem Ka'be'ye girince her tarafında dua ederdi. Sonra namaz kılmadan oradan çıkardı. Çıktıktan sonra Ka'be'nin ön tarafında iki rek'at namaz kılardı. Bu, onun kıblesiydi. Tekrar: 1601, 3351, 3352, 4288.
Abdullah İbn Abbâs'tan şöyle nakledilmiştir: "Güneş tutuldu. Bunun üzerine Allah Resulü namaz kıldı ve şöyle buyurdu: Cehennem bana gösterildi. Bugün gördüğümden daha korkunç bir manzarayla karşılaşmadım"
Rivayet zinciri: Buhârî ← Abdullah b. Mesleme ← Mâlik b. Enes ← Zeyd b. Eslem ← Atâ b. Yesâr ← İbn Abbâs
Ubeydullah İbn Abdullah İbn Utbe Hz. Aişe ile İbn Abbas'ın şöyle dediğini nakletmiştir: "Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) son rahatsızlığı esnasında kendisine ait kadife bir örtü ile yüzünü örtmeye başladı. Örtüden bunaldıkça yüzünü açardı. Bu haldeyken şöyle buyurdu: Yahudi ve Hıristiyanlara Allah la'net etsin! Zira onlar Nebilerinin kabirlerini mescid Tekrar: 1330, 1390, 3453, 4441, 4443, 5815; 3454, 4444, 5816.
Ubeydullah İbn Abdullah İbn Utbe Hz. Aişe ile İbn Abbas'ın şöyle dediğini nakletmiştir: "Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) son rahatsızlığı esnasında kendisine ait kadife bir örtü ile yüzünü örtmeye başladı. Örtüden bunaldıkça yüzünü açardı. Bu haldeyken şöyle buyurdu: Yahudi ve Hıristiyanlara Allah la'net etsin! Zira onlar Nebilerinin kabirlerini mescid Tekrar: 1330, 1390, 3453, 4441, 4443, 5815; 3454, 4444, 5816.
Abdullah'tan nakledildiğine göre o, ailesi yokken bekar olduğu gençlik yıllarında Mescid-i Nebevî'de uyurmuş. Tekrar: 1121, 1156, 3738, 3740, 7015, 7028 ve 7030
İbn Abbâs (r.a.)'den şöyle nakledilmiştir: "Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem vefatına kadar süren hastalık günlerinin birinde başına bir bez bağlayarak minber'e çıktı. Allah'a hamd-u senada bulunduktan sonra şöyle buyurdu: İnsanlar içinde Ebu Bekir İbn Ebî Kuhâfe kadar canı ve malıyla yanımda yer alan başka biri olmamıştır. Eğer insanlardan bir dost (halîl) edinecek olsaydım, elbette Ebu Bekir'i dost edinirdim. Ancak İslâm dostluğu ile sevgisi her şeyden üstündür. Ebu Bekir'in kapısı dışında, mescide açılan bütün kapılar kapansın! Tekrar: 3656, 3657, 6738.
Nâfi'den şöyle nakledilmiştir: "Abdullah'ın bana haber verdiğine göre Rasûlullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem umre yapacağı zaman Zülhuleyfe'de konaklardı. Veda haccında da, burada konaklamıştı. Bugün Zülhuleyfe'deki mescidin bulunduğu yerde Semura/Mugaylân/böğürtlen ağacının altında dururdu. Bu güzergahta bir gazveden veya hacdan ya da umreden dönerken vadinin (Vâdi'l-akîk) iç kısmında konaklardı. Vadiden çıkınca devesini vadinin doğu kesimindeki uç tarafında yer alan Bathâ'ya (kumlu alan) çökertirdi. Sabaha çıkıncaya kadar gecenin son kısmını burada geçirirdi, taş caminin bulunduğu yerde ya da üzerinde cami bulunan tepede değil. Abdullah'ın namaz kıldığı içinde kum birikintilerinin olduğu vadi girintisinde namaz kılardı, Nitekim Allah Resulü Sallallahu Aleyhi ve Sellem burada namaz kılardı. Sonraları sel, Bathâ'daki kumları sürükleyip buraya getirdi. Nihayet Abdullah'ın namaz kıldığı yeri belirsiz hale getirdi. Tekrar: 1532, 1533, 1799.
Abdullah İbn Abbâs'tan şöyle nakledilmiştir: "Dişi bir merkebe binmiş olarak geldim. O sıralar ergenlik çağına yaklaşmıştım. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem Mina'da önünde bir duvar yokken cemaat'e namaz kıldırıyordu. Saf'ın bir bölümünün önünden geçtim. Sonra merkepten indim ve onu otlağa saldım. Ardından namaz safına katıldım. Hiç kimse bu hareketimi yadırgamadı."
Abdullah'tan şöyle nakledilmiştir: "Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem için bir mızrak dikilirdi. Sonra ona doğru namaz kılardı
Ebu Cemre İbn Abbâs'tan şöyle nakletmiştir: "Abdulkaysoğullarının heyeti, Allah Rasûlü'ne gelip: 'Biz Rabîa' kabilesinin bir koluyuz. Buraya ancak haram aylarda gelebiliriz. O halde bize öyle şeyler emret ki, onlara tutunalım ve buraya gelmeyen kabilemiz mensubu kimseleri buna davet edelim' dediler. Bunun üzerine Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurdu: "Size şu dört şeyi emrediyorum: a) Allah'a iman. (Allah Resulü bunu şöylece açtklamıştır:) Yani, Allah'tan başka ilâh olmadığına ve benim Allah'ın elçisi olduğuma şehadet etmek. b) Namaz kılmak. c) Zekat vermek. d) Ganimet olarak elde ettiklerinizin beşte birini bana vermek. Şu dört şeyi de size yasaklıyorum: a) Dübâ: Su kabağı b) Hantem: Sırlı küp c) Mukayyar ziftli kap. d) Nakîr: Hurma ağacı kütüğünden oyularak yapılan kap.
Rivayet zinciri: Buhârî ← Kuteybe b. Saîd ← Abbâd b. Abbâd ← Ebû Cemre ← İbn Abbâs
İbn Abbâs'tan şöyle nakledilmiştir: "Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem Medine'de öğle İle ikindi namazını birlikte sekiz rekat, akşam ile yatsı namazını da yedi rekat olarak kıldırmıştır." Ravilerden Eyyub kendisinden önceki râvî Câbir'e Bu olay yağmurlu bir gecede vaki olmuş olabilir mi?' diye sormuş, o da 'Muhtemelen' diye cevap vermiştir. Tekrar: 562, 1174.
Rivayet zinciri: Buhârî ← Ebü'n-Nu'mân ← Hammâd b. Zeyd ← Amr b. Dînâr ← Câbir b. Zeyd ← İbn Abbâs
İbn Abbas (r.a.)'den şöyle nakledilmiştir: "Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem akşam ve yatsı namazını birlikte yedi rekat olarak, öğle ile İkindi namazını ise yine birlikte sekiz rekat olarak kıldı."
İbni Abbas (r.a.)'ın şöyle dediği nakledilmiştir: "Bence aralarında, Müslümanların rızasını en fazla kazanan Ömer (r.a.)'in de bulunduğu, (adı, sıdk, emanet ve diyanet bakımından) insanların kendilerinden razı olduğu birçok kimse bana, Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in sabah namazından sonra güneş ışıklarının doğmasına, ikindi namazından sonra da güneş batıncaya kadar namaz kılmayı yasakladığını bildirdi. Tekrar: 585, 589, 1192, 1629, 3273. Diğer tahric: Tirmizi Salat; Nesâî, Mevâkît
Rivayet zinciri: Buhârî ← Hafs b. Ömer ← Hişâm ← Katâde b. Diâme ← Ebü'l-Âliye el-Berrâ ← İbn Abbâs
İbn Abbas (r.a.)'ın şöyle dediği nakledilmiştir: "Bir gece teyzem Meymûne'nin yanında kalmıştım. O gece Resûlullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem yatsı namazını kıldırdıktan sonra mescitten evine dönüp dört rek'at daha namaz kılmıştı. Sonra yatıp biraz uyudu ve bir süre sonra uyandı. Abdest alıp namaz kılmaya başladı. Ben de onunla birlikte kalktım ve sol tarafına geçip namazda kendisine uydum. Bunun üzerine beni tutup sağ tarafına geçirdi. Bu şekilde beş rekat namaz kıldı ve ardından iki rekat daha kılıp yattı. Uykuya daldığında horlamasını bile işitmiştim. Sonra kalktı ve namazı kıldırmak üzere mescide geçti. Tekrar: 117.
Abdullah İbn Abbas (r.a.)'ın şöyle dediği nakledilmiştir: "Bir gece teyzem Meymûne'nin yanında kalmıştım. O gece Resûlullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem de Meymûne'nin yanında idi. Zât-ı âlîleri abdest alıp namaza durdu. Ben de kalkıp onun sol tarafına geçtim ve kendisine uydum. Bunun üzerine beni tuttu ve sağ tarafına geçirdi. Bu şekilde on üç rekat namaz kıldı. Sonra yatıp uyudu. Uyurken hafif hafif horluyordu. Zaten Resûlullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem uyurken hafif bir şekilde horlardı. Bir süre sonra müezzin geldi ve kendisini uyardı. Resûlullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem namaz'ı kıldırmak üzere mescide geçti ve namazı kıldırdı. Bu sırada abdest de almamıştı." Amr İbnü'l-Hâris: "Ben bu rivayeti Bükeyr İbn Abdullah el-Eşecc'e anlattığınıda bana şöyle demişti; İbn Abbas'ın kölesi Kureyb bana bunu nakletti" demiştir.
Abdullah İbn Abbas (r.a.)'ın şöyle dediği nakledilmiştir: "Bir gece teyzemin yanında kalmıştım. Resûlullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem kalkıp namaza durdu. Ben de kalktım ve ona uydum. Fakat sol tarafına dur muştum. Bunun üzerine Resûl-i Ekrem Efendimiz Sallallahu Aleyhi ve Sellem beni başımdan tutup sağ tarafına geçirdi."
Abdullah İbn Abbas (r.a.) şöyle demiştir: "Bir gece Resûlullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem ile birlikte namaz kılmıştım. O namazda Resûl-i Ekrem Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in sol tarafına durmuştum. Bunun üzerine Resûlullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) arkamdan tutup sağ tarafına geçirdi. Namaz'ını bitirdikten sonra birazcık uzandı. Bir süre sonra müezzin gelip namaz vaktinin girdiğini bildirdi. Resûlullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem abdest almadan mescide geçip namazı kıldırdı."
Şa'bi Abdullah İbn Abbas (r.a.)'in şöyle dediğini nakletmiştir: "Bir gece Resûlullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in sol tarafında durmuştum. Beni elimden kolumdan da demiş olabilir tutup sağ tarafına geçirdi. O an beni eliyle arkamdan kavramıştı.
Rivayet zinciri: Buhârî ← Mûsâ ← Sâbit b. Yezîd ← Âsım el-Ahvel ← Âmir eş-Şa'bî ← İbn Abbâs
Abdullah İbn Abbâs (r.a.) şöyle demiştir: "Bir defasında Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem zamanında güneş tutulmuştu. Bunun üzerine Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem bir namaz kıldırdı. Ashâb-ı kiram Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e: Ey Allah'ın Resulü, namazda İken bulunduğunuz yerde bir şey almak üzere elinizi uzattınız ama sonra sizin geri çekildiğinizi gördük?!' deyince Resul-i Ekrem (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu: Ben cenneti gördüm ve oradan bir salkım meyve almaya yeltendim. Şayet onu alsaydım dünya var olduğu sürece bunu yiyebilecektiniz."
Rivayet zinciri: Buhârî ← İsmâil b. Abdullah ← Mâlik b. Enes ← Zeyd b. Eslem ← Atâ b. Yesâr ← İbn Abbâs
Abdullah İbn Abbas (r.a.)'ın naklettiğine göre: Ümmü'l-Fadl birgün İbn Abbas'ı Mürselat sûresini okurken işitmiş ve şöyle demiştir: "Evlâdım, Allah'a yemin ederim ki sen bu sureyi okuyunca bana Resûlullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'i hatırlattın. Benim O'ndan işittiğim son sûre buydu. Mürselât sûresini akşam namazında okumuştu. Tekrar: 4429.