Abdullah İbn Mes'ud r.a. şöyle demiştir: Memesinde süt biriktirilmiş bir koyun satın alan kimse bunu geri vermek istediğinde bir sa' hurma ile birlikte geri versin. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem satıcıların elindeki malları pazara getirmeden önce onların yoluna çıkıp onlardan mal satın almayı yasakladı. Tekrar:
2164Abdullah r.a. şöyle demiştir: Sütü sağılmayarak biriktirilen bir hayvan satın alan kişi (onu geri vermek istediğinde) hayvanla birlikte bir sa' hurma versin. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem, satım için şehre gelen kervanların şehir dışında karşılanmasını yasaklamıştır .
Abdullah İbn Mes'ud r.a. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in şöyle buyurduğunu rivayet etmiştir: Kim yalan yere yemin ederek müslüman bir kimsenin malını alırsa (kıyamet günü) Allah'ı kendisine öfkelenmiş bir şekilde bulacaktır. Allah (c.c) şöyle buyurmuştur: "Allah'a karşı verdikleri sözü ve yeminlerini az bir bedelle değiştirenlere gelince, işte bunların ahirette bir payı yoktur. Kıyamet günü Allah onlarla konuşmayacak, onlara bakmayacak ve onları temize çıkarmayacaktır. Onlar için acı bir azap vardır. "[AI-i İmran, 77] Bu sırada Eş'as gelerek şöyle demiştir: Ebu Abdurrahman size ne naklediyor. Bu hadis benimle ilgili olarak nazil olmuştur. Amca oğlumun arazisinde benim bir kuyum vardı. Bana, "Şahitlerin nerede?" dedi. Ben de, "şahidim yok" dedim. Bunun üzerine Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem, "O halde yemin etmesini iste" buyurdu. Ben de, "Ey Allah'ın Resulü O (yalan yere) yemin eder" dedim. Efendimiz Sallallahu Aleyhi ve Sellem yukarıdaki hadisi zikretti. Daha sonra Allah (c.c) Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'i tasdik için yukarıda zikredilen ayeti indirmiştir. 2356 Tekrar:
2416,
2515,
2666,
2669,
2673,
2676,
4549,
6659. 6676. 7183, 7445. 2357 Tekrar:
2417,
2516,
2667. 2670, 2677, 4550, 6660, 6677.
Abdullah İbn Mes'ud r.a. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in şöyle buyurduğunu rivayet etmiştir: Kim yalan yere yemin ederek müslüman bir kimsenin malını alırsa (kıyamet günü) Allah'ı kendisine öfkelenmiş bir şekilde bulacaktır. Allah (c.c) şöyle buyurmuştur: "Allah'a karşı verdikleri sözü ve yeminlerini az bir bedelle değiştirenlere gelince, işte bunların ahirette bir payı yoktur. Kıyamet günü Allah onlarla konuşmayacak, onlara bakmayacak ve onları temize çıkarmayacaktır. Onlar için acı bir azap vardır. "[AI-i İmran, 77] Bu sırada Eş'as gelerek şöyle demiştir: Ebu Abdurrahman size ne naklediyor. Bu hadis benimle ilgili olarak nazil olmuştur. Amca oğlumun arazisinde benim bir kuyum vardı. Bana, "Şahitlerin nerede?" dedi. Ben de, "şahidim yok" dedim. Bunun üzerine Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem, "O halde yemin etmesini iste" buyurdu. Ben de, "Ey Allah'ın Resulü O (yalan yere) yemin eder" dedim. Efendimiz Sallallahu Aleyhi ve Sellem yukarıdaki hadisi zikretti. Daha sonra Allah (c.c) Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'i tasdik için yukarıda zikredilen ayeti indirmiştir. 2356 Tekrar:
2416,
2515,
2666,
2669,
2673,
2676,
4549,
6659. 6676. 7183, 7445. 2357 Tekrar:
2417,
2516,
2667. 2670, 2677, 4550, 6660, 6677.
Abdullah (İbn Mes'ud) r.a. şöyle anlatır: Bir kimseyi, Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'den işittiğim şekle aykırı bir şekilde Kur'an okurken işittim. Hemen onu alıp Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in huzuruna götürdüm. Efendimiz Sallallahu Aleyhi ve Sellem, "Her ikiniz de güzel okuyor" buyurdu.' Şu'be, "Ben Resulullah'ın şöyle söylediğini zannediyorum" demiştir: "(Kitabınız) hakkında ihtilafa düşmeyin. Şüphesiz sizden önceki kavimler kitapları hakkında görüş ayrılığına düştüler ve helak oldular. "185 Tekrar:
3408,
3414,
3476,
4813,
5063,
6517,
6518,
7428,
7477Abdullah (İbn Mes'ud) Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in şöyle buyurduğunu nakleder: "Kim bir müslümanın malını elde edebilmek için yalan yere yemin ederse kıyamet günü Allah'ı kendisine kızmış bir şekilde karşısında bulur." Eş'as şöyle demiştir: Allah'a yemin ederim ki bu olay benimle ilgilidir. Benimle bir yahudi arasında bir arazi meselesi vardı. Yahudi arazinin benim olduğunu inkar etti. Ben de olayı Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e arzettim. Bana, "Şahidin-delilin var mı?" diye sordu. Ben de "hayır" diye cevap verdim. Yahudiye "Yemin et" buyurdu. Ben de, "Ey Allah'ın Resulü! Bu durumda yemin eder ve benim malımı elde eder" dedim. Bunun üzerine Allah (c.c), "Allah'a olan ahid ve yeminleri karşılığında az bir bedeli satın alanlar var ya 'işte onların ahirette hiçbir nasibi yoktur. " [Al-i İmran, 77] ayetini indirdi.
Abdullah (İbn Mes'ud) Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in şöyle buyurduğunu nakleder: "Kim bir müslümanın malını elde edebilmek için yalan yere yemin ederse kıyamet günü Allah'ı kendisine kızmış bir şekilde karşısında bulur." Eş'as şöyle demiştir: Allah'a yemin ederim ki bu olay benimle ilgilidir. Benimle bir yahudi arasında bir arazi meselesi vardı. Yahudi arazinin benim olduğunu inkar etti. Ben de olayı Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e arzettim. Bana, "Şahidin-delilin var mı?" diye sordu. Ben de "hayır" diye cevap verdim. Yahudiye "Yemin et" buyurdu. Ben de, "Ey Allah'ın Resulü! Bu durumda yemin eder ve benim malımı elde eder" dedim. Bunun üzerine Allah (c.c), "Allah'a olan ahid ve yeminleri karşılığında az bir bedeli satın alanlar var ya 'işte onların ahirette hiçbir nasibi yoktur. " [Al-i İmran, 77] ayetini indirdi.
Abdullah İbn Mes'ud r.a.'den rivayet edilmiştir: Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem Mekke'ye girdiğinde Kabe'nin etrafında tam 360 put vardı.Elindeki bir sopayla putları devirip devirip yıktı. Yıktığı sırada da: "Hak geldi, batıl yıkılıp gitti" [İsra 81] ayetini okuyordu.
Abdullah r.a.'dan rivayet edilmiştir: Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurmuştur: "En hayırlı nesil benim zamanımda yaşayan nesildir; sonra onların ardından gelenler; sonra da onların ardından gelenlerdir. Sonra öyle bir topluluk gelecek ki şahitlikleri yeminlerini; yeminleri şahitliklerini geçecek." İbrahim (en-Nahai) şöyle demiştir: "(Biz küçükken) şahitlik ediyoruz ve söz veriyoruz diye (büyüklerimiz) bizi döverdi."
Abdullah r.a.'dan rivayet edilmiştir: Allah Resulü Sallallahu Aleyhi ve Sellem "Her kim bir müslümanın malını elinden almak için haksız yere yemin ederse Allah'ın huzuruna vardığında Allah'ın kendisine gazablandığını! kendisine kızmış olduğunu görür" buyurmuştu. Eş'as b. Kays "Allah'a yemin ederim ki bu hadis benimle ilgiliydi. Bir Yahudi ile benim ortak bir tarlamız vardı. Yahudi benim payımı inkar etti. Nebi s.a.v.'e gelerek durumu kendisine arz ettim. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem: "Delilin şahidin var mı?" diye sordu. "Hayır" dedim. Yahudiye "Yemin et" dedi. Bunun üzerine ben: "Ey Allah'ın Resulü! O çekinmeden yemin eder ve malımı elimden alır" dedim. Bunun üzerine: "Allah'a karşı verdikleri sözü ve yeminlerini az bir bedelle değiştirenlere gelince, işte bunların ahirette bir payı yoktur. Kıyamet günü Allah onlarla konuşmayacak, onlara bakmayacak ve onları temize çıkarmayacaktır. Onlar için acı bir azap vardır" [AI-i İmran 77] ayeti indirildi.
Abdullah r.a.'dan rivayet edilmiştir: Allah Resulü Sallallahu Aleyhi ve Sellem "Her kim bir müslümanın malını elinden almak için haksız yere yemin ederse Allah'ın huzuruna vardığında Allah'ın kendisine gazablandığını! kendisine kızmış olduğunu görür" buyurmuştu. Eş'as b. Kays "Allah'a yemin ederim ki bu hadis benimle ilgiliydi. Bir Yahudi ile benim ortak bir tarlamız vardı. Yahudi benim payımı inkar etti. Nebi s.a.v.'e gelerek durumu kendisine arz ettim. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem: "Delilin şahidin var mı?" diye sordu. "Hayır" dedim. Yahudiye "Yemin et" dedi. Bunun üzerine ben: "Ey Allah'ın Resulü! O çekinmeden yemin eder ve malımı elimden alır" dedim. Bunun üzerine: "Allah'a karşı verdikleri sözü ve yeminlerini az bir bedelle değiştirenlere gelince, işte bunların ahirette bir payı yoktur. Kıyamet günü Allah onlarla konuşmayacak, onlara bakmayacak ve onları temize çıkarmayacaktır. Onlar için acı bir azap vardır" [AI-i İmran 77] ayeti indirildi.
Abdullah b. Mes'ud r.a.'dan rivayet edilmiştir: Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem "Her kim birinin malını elinden almak için (yalan yere) yemin ederse Allah'ın huzuruna vardığında, Allah'ın ona gazab etmiş olduğunu görecektir.'' buyurmuştur.
Abdullah r.a.'dan rivayet edilmiştir: Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem "Her kim birinin malını elinden almak için yalan yere yemin ederse Allah'ın huzuruna, O, kendisine kızmış olarak çıkar." buyurdu. Sonra Allah bunu doğrulayıcı olarak "Allah'a karşı verdikleri sözü ve yeminlerini. .. " (Al-i imran 77) ayetini indirdi. Sonra Eş'as'a rastladım. "Abdullah bugün size ne anlattı" diye sordu. Ben de şunları, şunları anlattı, dedim. Bunun üzerine Eş'as bu ayet benim hakkımda indirilmiştiı dedi.
Abdullah r.a.'dan rivayet edilmiştir: Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem "Her kim birinin malını elinden almak için yalan yere yemin ederse Allah'ın huzuruna, O, kendisine kızmış olarak çıkar." buyurdu. Sonra Allah bunu doğrulayıcı olarak "Allah'a karşı verdikleri sözü ve yeminlerini. .. " (Al-i imran 77) ayetini indirdi. Sonra Eş'as'a rastladım. "Abdullah bugün size ne anlattı" diye sordu. Ben de şunları, şunları anlattı, dedim. Bunun üzerine Eş'as bu ayet benim hakkımda indirilmiştiı dedi.
Abdullah İbn Mes'ud r.a. şöyle demiştir: Allah Resulü'ne "Ey Allah'ın Resulü! Amelin hangisi daha üstündür?" diye sordum. "Vaktinde kılınan namazdır" buyurdu. "Sonra hangisi?" dedim. "Anne babaya iyiliktir" buyurdu. "Sonra hangisi?" dedim. "Allah yolunda cihad etmektir" buyurdu. Soru mu tekrarlamadım. Tekrarlasaydım daha da sayardı.
Abdullah İbn Mes'ud r.a. anlatıyor: "Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem Kabe'nin gölgesinde namaz kılıyordu. Bu sırada Ebu Cehil ve Kureyş kabilesinden bazı kimseler Mekke'nin bir yerinde bir devenin kesildiğinden bahsediyorlardı. Bu devenin işkembesini getirmesi için birilerini gönderdiler. Onlar da işkembeyi getirip Resul-i Ekrem Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in üzerine bıraktılar. Hz. Fatıma geldi ve işkembeyi kaldırıp attı. Bunun üzerine Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle dedi: "Allahım, Kureyş'i sana havale ediyorum. Allahım, Kureyş'i sana havale ediyorum. Allahım, Kureyş'i sana havale ediyorum. Özellikle de Ebu Cehil İbn Hişam'ı, Ukbe İbn Rebia'yı, Şeybe İbn Rebia'yı, Velid İbn Utbe'yi, Ubeyy İbn Halef'i ve Ukbe İbn Ebi Muayt'ı... " Ben bunların hepsini gördüm; Bedir kuyularında leşleri doluydu." Ravilerden Ebu İshak şöyle demiştir: "Ben yedinci kişinin ismini unuttum." Yusuf İbn Ebi İshak, Ebu İshak'tan naklen şöyle demiştir: "Ümeyye İbn Halef." Şu'be ise: "Ümeyye veya Übeyy" demiştir. Ancak doğrusu Ümeyye'dir.
Abdullah İbn Mes'ud r.a.'den nakledilmiştir: "Bir gün bana bir adam geldi ve nasıl cevap vereceğimi bilemediğim bir soru sordu. Sorusu şöyleydi: "Bir adam düşün! Çok iyi bir hazırlık yaparak silahlarını kuşanmış, heyecanlı ve zinde bir şekilde komutanının gözetimi altında savaşa çıkmış. Fakat bu komutan onu asla gücünün yetmeyeceği işlerle yükümlü tutuyor. Sence böyle bir şey yapılabilir mi?" Ben de ona şöyle dedim: "Allah'a yemin ederim ki sana nasıl cevap verebileceğimi bilmiyorum. Fakat biz Resul-i Ekrem Sallallahu Aleyhi ve Sellem ile birlikte iken belki de bize sadece bir defa gücümüzün yetmeyeceğini düşündüğümüz bir sorumluluk yükledi. Allah'a şükür biz bu sorumluluğun üstesinden geldik. Sizler Allah'tan gereği gibi korktuğunuz sürece hayır üzeresiniz demektir. içinize bir şüphe - şek düşerse bilen birisine sorarsınız ve o da sizi tatmin edecek, şüpheden kurtaracak doğru cevabı verir. Fakat şu anda sizin gönlünüzü ferahlatacak, içinizdeki şüpheyi giderecek birisini bulmanız neredeyse imkansız. Kendisinden başka ilah bulunmayan Allah'a yemin ederim ki, şu dünyanın geriye kalanı, duru ve saf olan temiz kısmı içilmiş ve bulanık kısmı kalmış su birikintisine benzer."
Abdullah İbn Mes'ud r.a.'in şöyle dediği nakledilmiştir: "Huneyn savaşından sonra Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem ganimet mallarını paylaştırırken insanların bir kısmını diğerlerine tercih etmişti. Mesela; Akra' İbn Habis ile Uyeyne'ye yüzer deve vermişti. Ayrıca bu paylaştırma sırasında Araplar'ın eşrafından bir kısmını da diğer insanlara tercih etmişti. Ben birisinin bu paylaştırmadan hoşlanmayarak şöyle dediğini duydum: "Vallahi bu paylaştırma adil yapılmamıştır ve bu paylaştırma sırasında kesinlikle Allah'ın rızası gözetilmemiştir." Ben de kendi kendime: "Allah'a yemin ederim ki, bu adamın söylediklerini Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e anlatacağım" dedim ve Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in yanına gidip olan biteni anlattım. Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem bunun üzerine şöyle buyurdu: "Allah ve Resulü adil olmayacaksa başka kim adil olabilir?! Allah Hz. Musa'ya rahmet eylesin, o bundan daha fazla eziyet gördüğü halde yine de sabretmişti. " Tekrar:
3405,
4335,
4336,
6059,
6100,
6291,
6336.
Abdullah r.a.'ın şöyle dediği nakledilmiştir: "Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem Kabe'de ibadet ederken secdeye varmıştı. Bu sırada Kureyş müşriklerinden bir grup O'nun (Sallallahu aleyhi ve Sellem) etrafına toplanmıştı. Ukbe İbn Ebi Muayt bir deve işkembesini getirip secdede bulunan Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in sırtına bıraktı. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem de Hz. Fatıma gelene kadar başını kaldıramadı. Hz. Fatıma gelince işkembeyi Resul-i Ekrem Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in sırtından kaldırıp attı ve bunu yapana beddua etti. Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem de şöyle dedi: "Allahım, Kureyş'ten olan bu azgın topluluğu sana havale ediyorum! Allahım, özellikle Ebu Cehil İbn Hişam'ı, Utbe İbn Rebia'yı, Şeybe İbn Rebia'yı, Ukbe İbn Ebi Muayt'ı ve Ümeyye İbn Halef'i - veya Übeyy İbn Halef'i - sana havale ediyorum!" (Abdullah ibn-i Mes'ud r.a. diyorki:) Ben bunların hepsinin sonunu gördüm. Bedir savaşında hepsi gebertilmiş ve bir kuyuya atılmıştı. Sadece Ümeyye'yi - veya Ubeyy'i - kuyuya atamamışlardı. Çünkü bu adam öylesine şişman ve iri idi ki kuyuya atılmak üzere sürüklenirken kolları / eklemleri kopmuştu. Bu yüzden kuyuya götürülememişti."
Enes İbn Malik r.a.'in naklettiğine göre Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurmuştur: "Verdiği sözde durmayıp hainlik eden herkesin kıyamet gününde bir sancağı olacaktır. Bu sancak kıyamet günü dikilecek - başka bir rivayete göre "oradakiler tarafından görülecek" - ve onun tanınmasını sağlayacaktır."
Enes İbn Malik r.a.'in naklettiğine göre Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurmuştur: "Verdiği sözde durmayıp hainlik eden herkesin kıyamet gününde bir sancağı olacaktır. Bu sancak kıyamet günü dikilecek - başka bir rivayete göre "oradakiler tarafından görülecek" - ve onun tanınmasını sağlayacaktır."
Abdullah İbn Mes'ud şöyle demiştir: "Hem doğru hem de doğruluğu tasdik edilmiş olan Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem bize şunları anlattı: "Her birinizin annesinin karnında yaratılışının ilk safhada toparlanması kırk gün sürer. Sonra kırk gün alaka ve bunun ardından yine kırk gün mudğa dönemi olur. Sonra Allah Teala dört hususu yazmakla görevli bir melek gönderir. Bu meleğe şunlar emredilir: 'Bu çocuğun amelini, rızkını, bedbahtlardan (şaki) mı yoksa bahtiyarlardan (said) mı olacağını yaz!' Sonra anne karnındaki bu cenine ruh üfürülür. İçinizden bazıları, öyle iyi ameller işler ki cennet ile aralarında bir zira mesafe kalır. Fakat haklarındaki bu yazı öne geçer ve cehennemliklerin amelini işlerler. Kiminiz de, öyle kötü ameller işler ki cehennem ile aralarında bir zira mesafe kalır. Fakat haklarındaki bu yazı öne geçer ve cennetliklerin amelini işlerler. " Tekrar:
3332. 6594, 7454
Abdullah İbn Mes'ud'un, "Vallahi gördü, hem de Rabbinin ayetlerinden en büyüğünü gördü!" ayetiyle ilgili olarak: "Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem göğün ufkunu kaplayan yeşil bir Refref gördü" dediği nakledilmiştir. Diğer tahric: Tirmizi Tefsirul Kur’an; Müslim, İman
Abdullah İbn Ömer'in naklettiğine göre Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in yanında gece boyunca ta sabah vakti çıkana kadar uyuyan bir adamdan söz edildi. Resul-i Ekrem Sallallahu Aleyhi ve Sellem de: "Şeytan bu adamın iki kulağına da işemiş!" buyurdu veya: " ... Kulağına işemiş!" dedi.
Abdullah İbn Mes'ud anlatıyor: "Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem ile birlikte bir mağarada iken, Mürselat suresi nazil oldu. Biz inen ayetleri, O'nun ağzından öğrenirken, birden bir yılan yuvasından çıkıverdi. Hemen onu öldürmek üzere atıldık. Fakat yılan hızlı davranıp yuvasına kaçtı. Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem bunun üzerine: 'Siz onun zararından / şerrinden korunduğunuz gibi, o da sizin zararınızdan / şerrinizden korundu!' buyurdular." Bu rivayet Abdullah İbn Mes'ud'dan: "Ayetleri okuduğu sırada ağzındaki ıslaklık daha kurumamıştı ki, (bir yılan çıkıverdi)" şeklinde de nakledilmiştir.
Abdullah dedi ki: Hem doğru sözlü, hem doğru sözlülüğü tasdik edilmiş bulunan Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem bize şunu anlattı: "Her biriniz annesinin karnında (nutfe olarak) kırk gün süreyle kalır. Bundan sonra bir o kadar süre alaka olarak kalır, bundan sonra bir o kadar süre mudğa (bir çiğnemlik et) kalır. Daha sonra Allah ona şu dört hususu yazmakla görevli bir melek gönderir: Ameli, eceli ve rızkı, bedbaht mı yoksa bahtiyar mı olacağı yazılır. Sonra ona ruh üflenir. Hiç şüphesiz kişi cehennem ehlinin ameli ile amel eder, durur ve nihayet kendisi ile cehennem arasında bir arşınlık mesafe kalır, fakat kitap (takdir edilen) onun hakkında öne geçer, bu sebeple o da cennetliklerin ameli ile amel eder ve cennete girer ve şüphesiz (bir başka) adam cennetliklerin ameli ile amel eder ve nihayet kendisi ile cennet arasında ancak bir arşınlık mesafe kalmışken onun hakkında kitap (takdir) öne geçer ve o da cehennem ehlinin ameliyle amel eder, sonunda cehenneme girer."
Abdullah r.a.'dan rivayete göre Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem: "O halde var mı ibret alıp, düşünen?" [Kamer, 15] (mealindeki) buyruğu herkes nasıl okuyorsa öylece okumuştur. Hadis 3345,3376,3869,3870,3871,3872,3873 ve 3874 numara ile gelecektir.
Abdullah (b. Mes'ud)'dan dedi ki: Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'i: "O halde var mı ibret alıp, düşünen ?"[Kamer, 15] buyruğunu okurken dinledim.
Abdullah r.a.'dan dedi ki: "İman eden ve imanlarına zulüm karıştırmayanlar ... "[En'am, 82] buyruğu nazil olunca, bizler: Ey Allah'ın Resulü, hangimiz nefsine zulmetmez ki, dedik. O şöyle buyurdu: "Durum dediğiniz gibi değildir. "İmanlarına zulüm bulaştırmayanlar"dan kasıt, şirk karıştırmayanlardır. Hem siz Lukman'ın oğluna: "Oğulcuğum Allah'a şirk koşma. Muhakkak şirk büyük bir zulümdür. "[Lukman, 13] dediğini duymadınız mı?"
Abdullah r.a.'dan dedi ki: "Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem: "Fe hel min muddekir: O halde var mı ibret alıp düşünen?" diye okumuştur.