Vekî'
Ebû Süfyân · 9. tabakanın büyükleri
Vekî' b. el-Cerrâh…
Doğumh. 129
Vefath. 196
KünyeEbû Süfyân
Nisbeer-Ruvâsî, en-Nîsâbûrî, el-Kûfî, el-Hâfız, el-A'ver, el-Kaysî
Yaşadığı yerlerIrak, Kûfe
Tabaka9. tabakanın büyükleri
Cerh-ta'dîlsika hâfız
Ailesi
- Babası
- al-Jarrah bin Malih bin 'Ady
- Çocukları
- Sufyan bin Wky' bin al-Jrah, Mlyh bin Wky' bin al-Jrah, 'Ubaid bin Wky' bin al-Jrah
Râvi adları senedden otomatik ayrıştırılmış; kimlik ve hayat bilgileri ricâl kaynaklarından (Itqan râvi profilleri, muslimscholars.info) eşleştirilerek eklenmiştir.
Bize Ebu Bekr b. Ebi Şeybe tahdis etti. Bize Ebu Muaviye ve Veki' tahdis etti (H). Bunu bize Ebu Kureyb de tahdis etti. Bize Ebu Muaviye, A'meş'ten tahdis etti. O Zeyd b. Vehb'den, o Huzeyfe'den (şöyle dediğini) nakletti: Bize Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) iki hadis söyledi. Bunlardan birisini (gerçekleştiğini) gördüm, diğerini de beklemekteyim. Bize: "Emanetin adamların kalplerinin köküne indiğini, sonra da Kur'an'ın indiğini, onların Kur'an'dan ve sünnetten bir şeyler öğrendiklerini" söyledi. Sonra bize emanetin kaldırılacağını anlatarak şöyle buyurdu: "Kişi uykuya dalar ve emanet de kalbinden alınıverir, onun etkisi kabarcık gibi kalır, sonra yine uyur, emanet kalbinden alınır, onun etkisi ayağının üzerine bir kor yuvarlanıp da bir kabarcık hasılolup, sen de onu içinde bir şey bulunmadığı halde kabarmış olarak gördüğün gibi bir kabarcık benzeri bir izi kalır. -Sonra da bir çakıl taşı alıp, onu ayağının üzerine yuvarladl.- İnsanlar birbiriyle alışveriş yapacaklar, hemen hemen emaneti eksiksiz yerine getiren hiç kimse kalmaz. Öyle ki: Filan oğulları arasında güvenilir bir adam var, denilecek hale gelinir, hatta kalbinde iman adına bir hardal tanesi ağırlığınca hiçbir şey bulunmayan kişi hakkında: Ne sağlam ve gayretli, ne zarif, ne akıllı adam denilir. " Andalsun ben öyle bir zaman geçirdim ki, hanginizle alışveriş yaptığıma aldırmazdım. Eğer (alışveriş yaptığım) kişi Müslüman birisi ise onun dini(ne bağlılığı dolayısıyla) bana (varsa hakkımı) geri çevirirdi. Şayet hristiyan ya da Yahudi ise onun amiri (ondaki hakkımı) bana geri verirdi ama bugün aranızdan ancak filan ve filan kişi ile alışveriş yapabilirim.
Bize Muhammed b. es-Sabbah, Ebu Bekr b. Ebli Şeybe, Ebu Kureyb, el-Eşe c ve İshak hepsi Vekl"den tahdis etti (H). Bunu bize Yahya b. Yahya ve Ebu Kureyb de tahdis edip dediler ki: Bize Ebu Muaviye ve Vekl' tahdis etti, her ikisi A'meş'ten bu isnad ile hadisi rivayet etti ama bu ikisinin hadisi rivayetlerinde başa üç avuç su dökmek sözkonusu edilmemektedir. Vekl"in hadisi rivayetinde ise abdestin tamamı anlablmakta ve bu abdest alışta mazmaza ve istinşakı da zikretmiş bulunmaktadır. Hadisin Ebu Muaviye rivayetinde ise mendilden (havludan) söz edilmemektedir
Bize Ebu Bekir b. Ebi Şeybe rivayet etti. (Dediki): Bize Ebu Muaviye ile Veki' rivayet ettiler. H. Bize Yahya b. Yahya dahî rivayet etti. Lâfız onundur. Dediki, bize Ebu Muâviye A'meş'den, o da İbrahim'den, o da Esved'den, o da Âişe'den naklen haber verdi. Âişe şöyle demiş: «Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in hastalığı ağırlaştığı zaman, namaz vaktinin geldiğini kendisine haber vermek için Bilâl geldi. Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) : Ebu Bekir'e emredin de cemâaata namaz kıldırsın» buyurdular. Ben: Yâ Resulullah, gerçekten Ebu Bekir yufka yürekli bir zâttır. Senin yerine geçtiği vakit cemaata işittiremez. Binâenaleyh sen Ömer'e emretmelisin! dedim. Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) yine: «Siz Ebu Bekir'e emredinde cemaata namazı kıldırıversin.» buyurdular. Bunun üzerine Hafsa'ya: «Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e söyle, de ki; Ebu Bekir yufka yürekli bir adamdır; Senin makamına geçtiği vakit cemaata işittiremez. Sen Ömer'e emretmelisin» dedim. Hafsa bunları Ona söyledi. Bunun üzerine Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) «Hiç şüphe yokki sizler Yusuf (A.S.) zamanının kadınlarısınız Ebu Bekir'e emredinde cemaata namazı kıldırsın» buyurdular. Artık Ebu Bekir'e emrettiler, o da cemaata namazı kıldırdı. O namaza girince Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) 'de kendinde bir hafiflik hissetti ve iki kişi arasında ayağa kalktı. Ayakları yerde sürünüyordu. Mescide girdiği vakit Ebu Bekir onun ayak sesini işiterek geri çekilmeye davrandı, fakat Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ona yerinde dur, diye işaret etti. Müteakiben Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ilerleyerek Ebu Bekir'in sağ tarafına oturdu. Artık Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) cemaatta oturduğu yerden namaz kıldırıyor. Ebu Bekir de ayakta duruyordu. Ebu Bekir, Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) 'in namazına uyuyor, cemâat da Ebu Bekir'in namazına uyuyorlardı.
Bana Züheyr b. Harb rivayet etti. (Dediki) Bize Yahya b. Saîd rivayet etti. Dediki: H. Bize Ebu Bekir b. Ebî Şeybe de rivayet etti. (Dediki): Bana Vekî' rivayet etti. H. Bana Ebu Kureyb dahî rivayet etti. Lâfız onundur. (Dediki): Bize İbni Bişr, Mis'âr'dan naklen haber verdi. Demişki: Bana Velid b. Seri, Amr b. Hureys'den naklen rivayet ettiki, Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'i sabah namazında: «Karanlık bastığı zaman geceye yemîn ederimi» [ Tekvir 17 ] âyeti kerimesinin bulunduğu sureyi okurken işitmiş. İzah’ı 463 te.
Bize bu hadîsi Ebû Bekir b. Ebî Şeybe de rivayet etti. (Dediki): Bize Vekî' rivayet etti. H. Bana Muhammedü'bnü Râfi* dahî rivayet etti. (Dediki): Bize Ebû Usâme rivayet etti. Bu râvîlerin ikisi de İsmail'den bu isnâdla, bu hadîsin mislini rivayet etmişlerdir. Ebû Usâme'nin, Ukbetü'bnü Âmir El-Cühenî'den naklettiği rivâyetde: «O, Muhammed (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in ashabının büyüklerindendi.» ifâdesi vardır.
Bize Ebû Bekir b. Ebî Şeybe rivayet etti. (Dediki): Bize Vekî' ile Ebû Usâme ve İbni Nümeyr rivayet ettiler. H. Bize îshâk b. İbrahim de rivayet etti. (Dediki): Bize Cerir ile Vekî' haber verdiler. H. Bize İbni Ebî Ömer dahî rivayet etti. (Dediki): Bize Süfyân ile Mervân rivayet ettiler. Bu râvîlerin hepsi İsmail'den bu İsnadla rivayette bulunmuşlardır. Süfyân ile Vekî'in hadîslerinde: «İbrahim'in vefat ettiği gün güneş tutuldu da, halk: Bu güneş İbrahim'in ölümü için tutuldu, dediler.» ifâdesi vardır.
Bize bu hadisi Ebû Bekir b. Ebi Şeybe de rivayet etti. (dediki): Bize Hafs b. Gıyâs ile İbni Uyeyne, îbni İdris, Abde ve Vekî' rivayet ettiler. H. Bize, bunu Yahya b. Yahya dahi rivayet etti. (dediki): Bize Abdülazîz b. Muhammed haber verdi. Bu râvîlerin hepsi Hişâm'dan bu isnâdla rivayette bulunmuşlardır. Onların hadîsinde Abdullah b. Ebî Bekir kıssası yoktur.
Bize Yahya b. Eyyub rivayet etti. (Dediki): Bize Hüşeym rivayet etti. H. Bize ibni Numeyr de rivayet etti, (Dediki): Bize Veki' rivayet etti. H. Bize Ebu Bekr b. Ebî Şeybe de rivayet etti. (Dediki): Bize Ebu Hâlid El-Ahmer rivayet etti. H. Bize Muhammed b. El-Müsennâ dahi rivayet etti. (Dediki): Bize Yahya yâni El-Kattân, Abdulhamid b. Ca'fer'den, o da Yezid b. Ebî Habib'den, o da Mersed b. Abdillah El-Yezeni'den, o da Ukbetü'bnu Âmir'den naklen rivayet eyledi. Ukbe şöyle demiş: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) : «Şübhesiz ki, en ziyade ifâsı gereken şart, kendisi ile kadınları helâl yaptığınız mehirdiı» buyurdular. Ebu Bekir ve ibnu'l-Müsennâ hadîsinin lâfzı budur. Yalnız ibnu'l-Müsennâ (şart yerine) şurut dedi.
Bize Ebû Bekir b. Ebî Şeybe dahî rivayet etti. (Dediki): Bize Vekî' b. Cerrah, Şu'beden bu isnâdla rivayet etti. O: «Kolları, bacakları kesilmiş Habeşli bir köle bile olsa!» demiş.
Bize Ebû Bekir b. Ebî Şeybe ile İbnü Numeyr ve Ebû Saîd El-Eşecc de rivayet ettiler. (Dedilerki): Bize Vekî, rivayet etti. H. Bize Ebû Kureyb dahî rivayet etti. (Dediki): Bize Ebû Muâviye rivayet etti. Her iki râvî A'meş'den bu isnadla bu hadîsin mislini rivayet etmişlerdir.
Bize Ebû Bekr b. Ebî Şeybe de rivayet etti. (Dediki): Bize Abde rivayet etti. H. Bize bu hadîsi Ebû Kureyb de rivayet etti. (Dediki): Bize Veki' bu isnadla rivayette bulundu. Abde'nin hadîsinde: «Seferden geldi» kaydı yoktur.
Bize bu hadîsi Ebû Bekr b. Ebî Şeybe rivayet etti. (Dediki): Bize Abde rivayet etti. H. Bize bu hadîsi İbni Numeyr de rivayet etti. (Dediki): Bize babamla Abde rivayet ettiler. H. Bize Ebû Kureyb dabî rivayet etti. (Dediki): Bize Veki' rivayet etti. H. Bize Amru'n-Nâkıd da rivayet etti. (Dediki): Bize Esved b. Amir haber verdi. (Dediki): Bize Şu'be haber verdi. Bu râvilerin hepsi Hişâm b, Urve'den bu isnadla Ebû Muâviye hadisi gibi rivayette bulunmuşlardır. Yalnız Veki' ile Şû'be «Fetemerraka» yerine «Fetemerrata şa'ruhâ» demişlerdir.
Bize Ebû Bekr b. Ebî Şeybe ile İbni Numeyr rivayet ettiler (Dedilerki): Bize Veki' rivayet etti. H. Bize Süreye b. Yûnus da rivayet etti. (Dediki): Bize Hüşeym rivâyet etti. H. Bize İshâk b. İbrahim dahi rivayet etti. (Dediki): Bize Cerîr haber verdi. H. Bana Muhammed b. Râfi' dahi rivayet etti. (Dediki): Bize Ebû Usâme rivayet etti. Bu râvilerin hepsi İshıâil'den bu isnadla rivayette bulunmuşlardır. Yalnız Yezid'in hadîsinden başka hiç birinin hadisinde Peygamber (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in Muğîre'ye ; «Ey oğulcuğum!..» sözü yoktur. «O Allah'a bundan daha ehvendir. cümlesinden murad onun Allah indinde bîr kıymeti yoktur ki, elinde böyle acaib garaib halketsin demektir.
Bize Ebû Bekr b. Ebi Şeybe ile Ebû Kureyb rivayet ettiler. (Dedilerki): Bize Veki' rivayet etti. H. Bize Muhammed b. Müsenna ile İbni Beşşâr da rivayet ettiler. (Dedilerki): Bize Muhammed b. Ca'fer rivayet etti. Bunların hepsi Şu'be'den rivayet etmişlerdir. H. Bize Ubeydullah b. Muâz EI-Anberi dahi rivayet etti. Lâfız onundur. (Dediki): Bize babam rivayet etti. (Dediki): Bize Şu'be Amr b. Mürra'dan, o da Mürra'dan, o da Ebû Musa'dan naklen rivayet etti. Ebû Musa şöyle demiş: Resûlullah {Sailallahu Aleyhi ve Sellem); «Erkeklerden kemâle erenler çoktur. Kadınlardan ise Meryem binti Imran ile Fir'avn'ın karısı Âsiye'den başka kemâle eren yoktur. Kadınlar üzerine Âişe'nin üstünlüğü tiridin sâir yiyecekler üzerine üstünlüğü gibidir.» buyurdular.
Bize Ebû Bekr b. Ebi Şeybe rivayet etti. (Dediki): Bize Veki' rivayet etti. H. Bize İbni Numeyr de rivayet etti. (Dediki): Bize babam rivayet etti. H. Bize Muhanımed b. Abbâd dahi rivayet etti. (Dediki): Bize Süfyân rivayet etti. H. Bize İbni Ebi Ömer de rivayet etti. (Dediki): Bize Mervân (yâni El-Fezâri) rivayet etti. H. Bana Muhammed b. Râfi' dahi rivayet etti. (Dediki): Bize Ebû Usâme rivayet etti. Bu râvilerin hepsi İsmail'den bu isnadla rivayette bulunmuşlardır. Mervan'in hadisinde: «Cerir'in müjdecisi Ebû Ertât Husayn b. Rabia, Peygamber (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e müjdeye geldi.» demiştir.
Bize Ebû Bekr b. Ebî Şeybe ile Züheyr b. Harb ve Ebû Saîd El-Eşec rivayet ettiler. (Dedilerki): Bize Vekî' rivayet etti. H. Btee İbni Numeyr de rivayet etti. (Dediki): Bize babam rivayet etti. (Dediki): Bize A'meş rivayet etti. H. Bize Ebû Kureyb dahi rivayet etti. Lâfız onundur. (Dediki): Bize Ebû Muâviye rivayet etti, (Dediki): Bize A'meş, Sa'd b. Ubeyde'den, o da Ebû Abdirrahman Es-Sülemî'den, o da Ali'den naklen rivayet etti. (Şöyle demiş): Bir gün Resûlullah (Sallaliahu Aleyhi ve Sellem) oturuyordu. Elinde bir sopa olup, onunla yeri çiziyordu. Derken başını kaldırarak şöyle buyurdu: «Sîzden hiç bir kimso yoktur ki! Cennetten veya cehennemden yerî ma'lûm olmasınl» Ashnb: — Yâ Resûlallah! O halde niçin çalışıyoruz? Tevekkül etmeyelim mi? dediler. «Hayır! Çalışın, zira herkese ne maksatla yaratıldıysa, onun için imkân verilmiştir.» buyurdu. Sonra «Her kim atiyye verir, korunur ve hüsnayı tasdik ederse...» âyetlerini «Biz ona güçlüğü müyesser kılarız...»[Leyl 5 den 10'a] kavline kadar okudu.
Bize Ebû Bekr b. Ebî Şeybe ile ibni Numeyr rivayet ettiler. (Dedilerki): Bize Veki' rivayet etti. H. Bize İshak b. İbrahim de rivayet etti. (Dediki): Bize Cerir haber verdi. H. Bize İbni Ebî Ömer de rivayet etti. (Dediki): Bize Süfyân rivayet etti. H. Bize Ebû Bekr b. Ebî Şeybe dahi rivayet etti. (Dediki): Bize Yezîd b. Harun rivayet etti. H. Bana Muhammed b. Râfi' dahî rivayet etti. (Dediki): Bize Ebû Usâme rivayet etti. Bu râvilerin hepsi İsmail'den bu isnadlâ İbrahim b. Humeyd'in hadîsi gibi rivayette bulunmuşlardır. Yezid'in hadîsinde: «Bana ey oğulcuğum, dedi.» ziyâdesi vardır.