Künyesiyle tanınan bu hanım sahâbînin asıl adı Nüseybe'dir; kaynaklarda babasının adı çoğunlukla Hâris olarak geçer, bazı rivayetlerde ise Ka'b denir. Ensar'ın Hazrec koluna mensuptu ve Dubâa bint Hâris'in kız kardeşiydi. Adı, cesaretiyle ünlü bir başka sahâbiye olan Ümmü Umâre Nesîbe bint Kâ'b ile zaman zaman karıştırılmıştır. Medine'nin ilk Müslümanlarından olup hicretten kısa süre sonra kadınların biatına katıldı.
Hz. Peygamber ile birlikte yedi gazvede bulundu. Cephe gerisinde görev alarak yaralılara baktı, yemek pişirdi, su dağıttı ve ordunun ağırlıklarını korudu. Bu hizmetleri, ilk dönem Müslüman kadınların savaş ortamındaki rolünü gösteren en somut örnekler arasında sayılır.
Asıl şöhreti cenaze hükümleri, özellikle kadın ölülerin yıkanması konusundaki bilgisinden gelir. Hz. Peygamber'in kızları Zeyneb ile Ümmü Külsûm'ün yıkanmasında görev aldı ve bu sırada aldığı tâlimatları sonraki nesillere aktardı. Daha sonra Basra'ya yerleşti; burada sahâbîler ve tâbiîler ondan cenaze fıkhını ve kadınlara özgü meseleleri öğrendi. Kütüb-i Sitte ile Ahmed b. Hanbel'in Müsned'inde yüzü aşkın rivayeti yer alır. Kendisinden Enes b. Mâlik, Muhammed b. Sîrîn ve Hafsa bint Sîrîn gibi isimler hadis nakletmiştir. Yaklaşık hicrî 70 (m. 689-690) yılına kadar yaşadığı kabul edilir.
Ailesi
Babası
Ka'b b. 'Amr b. 'Auf
Eşi
Zaid bin Asim Mazni, Ghaziyah bin 'Amr Mazni
Kardeşleri
'Abdullah bin Ka'b, 'Abdur Rahman bin Ka'b
Çocukları
Habib bin Zaid Mazni, 'Abdullah bin Zayd Mazni, Tameem bin Zayd/Ghaziya Mazni, Khawlah bint Ghaziyah Mazni
Râvi adları senedden otomatik ayrıştırılmış; kimlik ve hayat bilgileri ricâl kaynaklarından (Itqan râvi profilleri, muslimscholars.info) eşleştirilerek eklenmiştir.
Ümmü Atıyye r.anha şöyle demiştir: Nebi (Sallallahu aleyhi ve Sellem) (vefat eden) kızının yıkanması sırasında kadınlara şöyle buyurdu: "Sağ tarafından ve abdest azalarından başlayın. Tekrar: 1253, 1254, 1255, 1256, 1257, 1258, 1259, 1260, 1261
Ümmü Atiyye'den şöyle nakledilmiştir: "Bir ölü için üç günden fazla yas tutmamız yasaklandı. Ancak koca için dört ay on gün yas tutmamız emredildi. Yas tuttuğumuz süre içinde, sürme çekmez, koku sürünmez ve asab dışında boyalı elbise giymezdik. Adetimiz sona erip hayızdan dolayı gusül abdesti alınca azıcık küst-ı azfâr kullanmamıza izin verildi. Bizim cenazelerin ardından gitmemiz de yasaklandı. Tekrar: 1278, 5340
Ümmü Atiyye'den şöyle nakledilmiştir: "Bayram günlerinde hayızlı kadınlarla, yeni ergenlik çağına girmiş kızları dışarı çıkarmamız emredildi. Onlar, Müslümanların cemaatine ve dualarına iştirak ederlerdi. Yalnız hayızlı kadınlar namazgahlardan uzak dururlardı. Bir kadın Nebi (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'e Ey Allah'ın elçisi! Bazılarımızın cilbabı yok' diyerek (bayramlara iştiraklerinin nasıl sağlanacağını) sordu. Bunun üzerine Allah Resulü şöyle buyurdu: 'O zaman, arkadaşı ona kendi cilbabını giydirsin."
Ümmü Atiyye şöyle demiştir: "Bize bayram gününde musallaya çıkmamız emredildi. Hatta biz bu emir dolayısıyla evin içinde kendilerine tahsis edilen özel odalarda bulunan evlenmemiş genç kızları ve hayızlı kadınları bile çıkarırdık. Onlar da erkeklerin arkasında ilerleyip onlar gibi tekbir getirir ve dua ederlerdi; bu güzel günün bereketinden ve temizliğinden istifade etmeye çalışırlardı."
Ümmü Atiyye'den nakledilmiştir: "Bize evlilik çağına yaklaşan ve kendilerine ev içinde özel oda ayrılan genç kızları bayramlarda musallaya çıkarmamız emredildi." Eyyub buna benzer bir rivayeti Hafsa'dan nakletmiştir. Hafsa hadisinde şöyle bir ek bilgi bulunmaktadır: "Hayızlı kadınlar musalladan uzak durur."
Ümmü Atiyye el-Ensariyye r.anha şöyle demiştir; Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in kızı (Zeyneb) vefat ettiğinde o bizim yanımıza gelip şöyle buyurdu: "Onu üç, beş veya gerekirse daha fazla su ve sidr ile yıkayın. Sonuncu yıkamaya kafur (veya kafurdan bir miktar) katın. Yıkamayı bitirdiğinizde bana haber verin." Yıkamayı bitirdiğimizde ona haber verdik. Bize gömleğini verdi ve "Bunu vücuduna sarın" buyurdu. Diğer tahric: Tirmizi, Cenaiz; Müslim, Cenaiz
Ümmü Atiyye r.anha şöyle demiştir: Biz Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in kızını (Zeyneb'i) yıkarken Resulullah bizim yanımıza gelerek şöyle buyurdu: "Onu üç kere, beş kere veya daha fazla su ve sidr ile yıkayın. Sonuncu yıkamayı kafurla yapın. Yıkamayı bitirdiğinizde bana haber verin." Yıkamayı bitirdiğimizde O'na haber verdik. O da bize gömleğini vererek "Bunu onun vücuduna sarın" dedi. Hafsa r.anha'dan rivayet edilen hadiste şu ifadeler yer almaktadır: "Onu tek sayıda yıkayın","Üç, beş veya yedi kere yıkayın", "Sağ tarafından ve abdest azalarından yıkamaya başlayın." Hafsa'nın rivayetine göre Ümmü Atiyye şöyle demiştir: "Zeyneb'in saçını tarakla (taradıktan sonra) üç bukle yaptık."
Ümmü Atiyye r.anha'nın bildirdiğine göre Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem kızının yıkanması sırasında şöyle buyurmuştur: "Onun sağ tarafından ve abdest azalarından yıkamaya başlayın."
Ümmü Atiyye r.anha şöyle demiştir; Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in kızını yıkarken o bize şöyle buyurdu: "O'nun sağ tarafından ve abdest azalarından yıkamaya başlayın."
Ümmü Atiyye r.anha şöyle demiştir: Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in kızı vefat etti. Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem bize şöyle dedi: "Onu üç, beş veya gerekli görürseniz daha fazla yıkayın. Yıkamayı bitirdiğinizde bana haber verin." Yıkamayı bitirdiğimizde O'na haber verdik. Gömleğini çıkarıp bize verdi ve şöyle buyurdu: "Bunu onun vücuduna sarın."
Ümmü Atiyye r.anha şöyle demiştir: Nebi (s.a.v.)'in kızlarından biri (Zeynep) vefat etti. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem bizim yanımıza gelerek şöyle buyurdu: "Onu üç kere, beş kere veya gerekli görürseniz daha fazla su ve sidr ile yıkayın. Son yıkamada kafur veya kafur'dan bir şey kullanın. Yıkamayı bitirdiğinizde bana haber verin." Biz yıkamayı bitirince O'na haber verdik. O gömleğini bize vererek, "Bunu onun vücuduna sarın" buyurdu.
Ümmü Atiyye (r.anha) şöyle dedi: Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem: "Onu üç kere, beş kere, yedi kere veya gerekli görürseniz daha fazla yıkayın." buyurdu. Hafsa şöyle dedi: Ümmü Atiyye (r.anha) "Biz onun saçını üç bukle yaptık" dedi.
Ümmü Atiyye r.anha şöyle demiştir: "Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in kızının saçını üç bukle yaptık." Vekî', Süfyan'ın şöyle söylediğini belirtmiştir: "Biri alın, diğeri de başın iki yan tarafından."
Ümmü Atiyye r.anha şöyle demiştir: Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in kızlarından biri vefat etti. Nebi (Sallallahu aleyhi ve Sellem) bize gelerek şöyle buyurdu: "Onu sidr ile tek sayıda yıkayın, üç, beş veya gerekli görürseniz daha fazla sayıda yıkayın. Sonuncu yıkamada kafur kullanın. Yıkamayı bitirdiğinizde bana haber verin." Yıkamayı bitirdiğimizde ona haber verdik. (Zeyneb'in vücuduna sarmamız için) gömleğini bize verdi. Biz onun saçlarını üç örgü yapıp arkasına attık.
Ümmü Atiyye r.a. şöyle demiştir: Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem bey'at sırasında bizden ölünün arkasından feryat etmeyeceğimize dair söz aldı. Bu söze içimizden şu beş kişiden başkası uymadı: Ümmü Süleym, Ümmü Ala, Ebu Sebre'nin hanımı, Muaz'ın hanımı ve başka iki kadın (yahut Ebu Sebre'nin hanımı, Muaz'ın hanımı ve diğer bir kadın). Tekrar: 4892, 7215
Ümmü Atiyye şöyle anlatır: Nuseybe el-Ensariyye'ye zekat malından bir koyun verilmişti. O da bir kısmını Aişe'ye gönderdi. Bir müddet sonra eve gelen Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem, "Yanınızda yiyecek bir şey var mı?" diye sordu. Aişe, "Nüseybe'nin bu koyundan gönderdiğinin dışında bir şey yok" diye cevap verdi. Bunun üzerine Efendimiz Sallallahu Aleyhi ve Sellem, "Getir onu, o artık yerine ulaşmış" buyurdu. Tekrar: 1494, 2579
Ümmü Atiyye el-Ensarî (r.anha) şöyle anlatır: Bir gün Resûlullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem Aişe'nin yanına geldi ve ona, "Yanında bir şey var mı?" diye sordu. Aişe, "Hayır. Sadece senin Nüseybe'ye (Ümmü Atıyye) sadaka olarak gönderdiğin koyundan onun bize gönderdiği bir miktar et var" diye cevap verdi. Bunun üzerine Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem, "Sadaka yerine ulaşmış" buyurdu.
Ümmü Atiyye r.a.'den rivayet edilmiştir: Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem Aişe'nin odasına girerek: "Yanınızda (yiyecek) bir şey var mı?" diye sordu. Aişe r.anha: "Hayır, Ümmü Atiyye'ye sadakadan gönderdiğin ve onun da bize getirdiği koyundan başka bir şey yok" dedi. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem: "O sadaka yerini buldu" buyurdu.
Ümmü Atiyye radiyallahu anha'dan rivayet edildiğine göre, o şöyle demiştir: Rasulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e biat ettik, o da bize "Allah'a hiçbir şeyi ortak koşmamak ... " ayetini okudu ve ölü üzerine ağıt yakmamızı yasakladı. Bu sırada bir kadın hemen elini çekti ve şöyle dedi: - Falanca kadın ağıt yakmada bana yardım etmişti. Onun bu iyiliğine karşılık vermek istiyorum. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem ona hiçbir şey söylemedi. Kadın gitti, sonra döndü ve biat etti.
Ümmü Atiyye'den, dedi ki: "Koca için beklemekle emrolunduğumuz dört ay on gün dışında ölen herhangi bir kimse için üç günden fazla ihdad yapmamız bize yasaklanırdı. Ayrıca sürme çekmez, koku sürünmez, asb diye bilinen elbise dışında boyanmış elbise de giymezdik. Ay halinden temizlendikten sonra yıkanacağımız vakit bir nebzecik ezfar kustu kullanmamıza ruhsat verildi. Ayrıca bize cenazelerin arkasından gitmemiz de nehyolunurdu."
Ümmü Atiyye'den, dedi ki: "Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurdu: Allah'a ve ahiret gününe iman eden bir kadının kocası dışında bir kimse için üç günden fazla yas tutması helal değildir. Böyle bir kadın sürme çekemez. Asb türü elbise dışnda boyanmış bir elbise de giyemez."
Ümmü Atiyye'den rivayete göre "Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem (sözü geçen hususları) nehyettiği gibi ayrıca hoş koku sürünmez (diye de buyurmuştur). Ancak temizleneceği vakit bir nebzecik kust ve ezfar kullanabilir.". Ebu Abdullah dedi ki: (Kaf harfi ile) kust ile (kef harfi ile) küst tıpkı (kaf harfi ile) kafur ile (kaf harfi ile) kMur demek gibidir.
Ümmü Atıyye şöyle demiştir: Bizler Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e bey'at ettik. Bize ''Allah'a hiçbir şeyi ortak koşmamaları"(Mümtehine 12) ayet-i kerimesini okudu ve (ölü üzerine) çığlıkla matem tutmamızı yasakladı. Bunun üzerine kadınlardan birisi bey'at etmekten elini çekti ve "Ya ResulallahI Filanca kadın cahiliye mateminde bana yardım etmişti. Ben şimdi onun bendeki hakkını karşılayıp ödemek istiyorum!" dedi. Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem O kadına hiçbir şey söylemedi. Bunun üzerine kadın gitti. Sonra dönüp bey'at etti. Ümmü Atıyye şöyle demiştir: Benimle birlikte bey'at eden kadınlardan anca Ümmü Süleym, Ümmü'l-Na, Ebu Sebre'nin kızı Muaz b. Cebel'in hanımı yahut Ebu Sebre'nin kızı ve Muaz b. Cebel'in hanımından başkası bu bey'atteki feryatla ağlamama şartına riayet etmedi.