Râvi adları senedden otomatik ayrıştırılmış; kimlik ve hayat bilgileri ricâl kaynaklarından (Itqan râvi profilleri, muslimscholars.info) eşleştirilerek eklenmiştir.
Bize Ebû Bekr b. Ebî Şeybe ile Muhammed b. Müsennâ ve Muhammed b, Beşşâr rivayet ettiler. (Dedilerki): Bize Muhammed b. Ca'fer rivayet etti. (Dediki): Bize Şu'be, Sa'd b. İbrahim'den rivayet etti. (Dediki): Ben Humeyd b. Abdirrahmân'ı Ebû Hureyre'den, o da Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den naklen rivayet ederken işittim ki: Allah Tebareke ve Teâlâ'yı kasdederek: «Benim hiç bir kuluma (Ibni Müsenna Liabdinli yerine Liabdî demiştir.): Ben Yûnus b. Mettâ (Aîeyhisselâm)'dan daha hayırlıyım, demek yakışmaz buyurdu.» demiştir. îbni Ebî Şeybe: «Muhammed b. Cafer Şu'be'den» dedi.
Bize Muhammed b. Müsennâ ile İbni Beşşâr rivayet ettiler. Lâfız İbni Müsennâ'nındır. (Dedilerki): Bize Muhammed b. Ca'fer rivayet etti. (Dediki): Bize Şu'be, Ebû İshâk'dan, o da Ebû'l-Ahvas'dan, o da Abdullah'dan, o da Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den naklen rivayet ettiki, şöyle buyurmuşlar : «Ben ümmetimden birini dost ittihaz edecek olsam; mutlaka Ebû Bekr'i ittihaz ederdim.»
Bize bu hadisi Muhammed b. Müsennâ ile İbni Beşşâr da rivayet ettiler. (Dedilerki): Bize Muhammed b. Ca'fer de rivayet etti. (Dediki): Bize Şu'be rivayet etti. H. Bize Muhammed b. Abbad da rivayet etti. (Dediki): Bize Süfyân b. Uyeyne, Mis'ar'dan rivayet etti. Her İki râvi Sa'd b. İbrahim'den, o da Ebû Seleme'den, o da Ebû Hureyre'den, o da Peygamher (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den naklen rivayet etmişlerdir.
Bize Kuteybe b. Said rivayet etti. (Dediki): Bize Leys rivayet etti. H. Bize Amru'n-Nakıd ile Züheyr lı. Harb da rivayet ettiler. (Dedilerki): Bize İbni Uyeyne rivayet etti. Her iki râvi İbni Aciân'dan, o da Sa'd b İbrahim'den bu isnadla bu hadisin mislini rivayet etmişlerdir.
Bize Ebû Bekr b. Ebi Şeybe rivayet etti. (Dediki): Bize Gıınder Şu'be'den rivayet etti. H, Bize Muhammed b. Müsennâ ile İbni Beşşâr da rivayet ettiler. (Dedilerki): Bize Muhammed b. Ca'fer rivayet etti. (Dediki): Bize Şu'be, Sa'd b. İbrahim'den rivayet etti. (Demişki): Ben İbrahim b. Sa'd b. Sa'd'dan, o da Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den nakletmiş olmak üzere dinledim ki, Ali'ye : «Bana Musa'ya nisbetle Harun yerinde olmana razı değil misin?» buyurmuşlar.
Bize Mansûr b. Ebi Müzâhim rivayet etti. (Dediki): Bize İbrahim (yâni ibni Sa'd) babasından, o da Abdullah b, Şeddâd'dan naklen rivayet etti. Abdullah şöyle demiş: Ben Ali'yi şunu söylerken işittim: Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Sa'd b. Mâlik'den başka hiç bir kimse için annesiyle babasının isimlerini bir araya getirmemiştir. Çünkü Uhud gününde ona: , «At! Babam ve annem sana feda olsun!..» demeye başlamıştı.
Bize Muhammed b. Müsennâ ile İbni Beşşâr rivayet ettiler (Dedilerki): Bize Muhammed b. Ca'fer rivayet etti. (Dediki): Bize Şu'be rivayet etti. H. Bize Ebi Bekir b. Ebi Şeybe de rivayet etti. (Dediki): Bize Veki' rivayet etti. H. Bize Ebû Kureyb ile İshâk EI-Hanzali dahi Muhammed b. Bişr'den, o da Mis'ar'dan naklen rivayet ettiler. H. Bize ibni Ebi Ömer de rivayet etti. (Dediki): Bize Süfyân Mis'ar'dan rivayet etti. Bu râvilerin hepsi Sa'd b. İbrahim'den, o da Abdullah b. Şeddat'dan, o da Ali'den, o da Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den naklen bu hadisin mislini rivayet etmişlerdir.
Bize Muhammed b. Müsennâ ile İbni Beşşâr da rivayet ettiler. Lâfız İbni Müsennâ'nındır. (Dedilerki): Bize Muhammed b. Ca'fer rivayet etti. (Dediki): Bize Şu'be Sa'd b. İbrahim'den, o da Urve'den, o da Aişe'den naklen rivayet etti. Aişe şöyle demiş: İşitirdim ki, hiç bir Nebi dünya ile âhiret arasında muhayyer bırakılmadıkça vefat etmezmiş. Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'i vefat ettiği hastalığında sesi ağırlaşınca : «Nebilerle sıddiklerden, şehidlerden ve sulehâdan kendilerine in'amda bulunduklarınla beraber (eyle). Bunlar ne güzel arkadaşlardır.» [Nisa 69] derken işittim. Âişe: Anladım ki, o anda muhayyer bırakıldı, demiş.
Bu hadisi bize Ebû Bekir b. Ebi Şeybe rivayet etti. (dediki): Bize Veki rivayet etti. H. Bize Ubeydullah b. Muaz da rivayet etti, (Dediki): Bize babam rivayet etti. Her iki râvi: «Bize Şu'be Sa'd'dan bu isnadla bu hadisin mislini rivayet etti» demişler.
Bize Mansûr b. Ebi Müzahim rivayet etti. (Dediki): Bize İbrahim (yâni İbni Sa'd) babasından, o da Urve'den, o da Âişe'den naklen rivayet etti. H. Bana Züheyr b. Harb da rivayet etti. Lâfız onundur. (Dediki): Bize Ya'kub b. İbrahim rivayet etti. (Dediki): Bize babam, babasından rivayet etti. Ona da Urve b. Zübeyr rivayet etmiş. Ona da Âişe rivayet etmiş ki, (Aişe r.a. dediki) Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) kızı Fâtime'yi çağırarak kendisine bir şeyler fısıldamış ve Fâtime ağlamış. Sonra ona bir şeyler fısıldamış (bu sefer) gülmüş. Âişe demiş ki, Fâtıme'ye : Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) sana neler fısıldadı ki ağladın? Sonra sana bir şeyler fısıldadı da güldün? dedim, Fâtıme şu cevabı verdi : — Bana fısıldayarak öleceğini haber verdi. Ben de ağladım. Sonra bana fısıldayarak; ailesinden ilk olarak kendisini ben takip edeceğimi haber verdi. Ben de güldüm.
Bize Muhammed b. Müsennâ ile İbni Besşâr rivâyet ettiler. Lâfız İlmi Müsennâ'nnııdır. (Dedilerki): Bize Muhammed b. Ca'fer rivayet etti. (Dediki): Bize Şu'be, Ebû İshâk'dan rivayet etti. (Demişki): Ebu'l-Ahvas'i dinledim. Şunları söyledi. İbni Mes'ûd vefat ettiği vakit Ebû Musa ile Ebû Mes'ud'un yanında bulundum. Biri diğerine: Bunun kendinden sonra bir mislini bıraktığını sanır mısın? dedi. O da: — Sen böyle dedinse (ben de derim ki) Bize perde çekildiği vakit ona (içeriye girmeye) izin veriliyordu. Biz bulunmadığımız vakit o bulunuyordu, dedi.
Bize Muhammed b. Müsennâ ile İbni Beşşâr rivayet ittiler. (Dedilerki): Bize Muhammed b. Ca'fer rivayet etti. (Dediki): Bize Şu'be, Ebû İshâk'dan rivayet etti. (Demişki): Bera'i şunu soyler-ten işittim: Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ipek bir hülle hediye idildi de ashabı ona dokunarak yumuşaklığına şaşmaya başladılar. Bunun üzerine : «Siz bunun yumuşaklığına mı şaşıyorsunuz? Sa'd b. Muaz'ın cennetteki mendilleri bundan daha hayırlı ve daha yumuşaktır.» buyurdular.
Bize Muhammed b. Abdillah b. Numeyr rivayet etti. (Dediki): Bize babam rivayet etti. (Dediki): Bize Süfyân, Sa'd b. İbrâhim'den, o da Abdurrahman h. Hürmüz El-A'rac'dan, o da Ebû Hureyre'den naklen rivayet etti. (Şöyle demiş): Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Seilem): «Kureyş, Ensâr, Müzeyne, Cüheyne, Eslem, Gıfar vg Eşca' benim yardımcılarımdır. Onların Allah ve Resulünden başka yardımcısı yoktur.» buyurdular.
Bize Ubeydullah b. Muâz rivayet etti. (Dediki): Bize babam rivayet etti, (Dediki): Bize Şu'be, Sa'd b. İbrahim'den, bu isnadla bu hadisin mislini rivayet etti. Yalnız bu hadisde: «Benim bildiğime göre bunların bazısı hakkında Sa'd dedi ki...» ibaresi vardır
Bize Muhammed b. Müsennâ ile Muhammed b. Beşşar rivayet ettiler. İbni Müsennâ dediki: Bize Muhammed b. Ca'fer rivayet etti. (Dediki): Bize Şu'be, Sa'd b. İbrahim'den rivayet etti. (Demişki): Ben Ebû Seleme'yi Ebû Hureyre'den, o da Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den naklen rivayet ederken dinledim. Şöyle buyurmuşlar : «Eslem, Gıfâr, Müzeyne ve Cühoyne'dsn olanlar yahut Cüheyne, Beni Temim'le Beni Âmir'den ve iki müttefik olan Esed'le Ğatafan'dan daha hayırlıdırlar.»
Bize Ebû Bekr b. Ebi Şeybe rivayet etti. (Dediki): Bize Abdullah b, Numeyr ile Ebû Üsânıe Zekeriyya'dan, o da Sa'd b. İbrahim'den, o da babasından, o da Cübeyr b. Mut'ım'den naklen rivayet ettiler. Cübeyr şöyle demiş: Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «İslâm'da ahidleşme yoktur. Cahiliyyet devrinde olan herhangi bir ahidleşmeyi islâm ancak şiddet yönünden artırmıştır.» buyurdular.
Bize Muhammed b. Müsennâ ile İbni Beşşâr rivayet ettiler. (Dedilerki): Bize Muhammed b. Ca'fer rivayet etti. (Dediki): Bize Şu'be rivayet etti. (Dediki): Ebû İshâk'ı, Ebû'l-Ahvâs'dan, o da Abdullah b. Mes'ud'dan naklen rivayet ederken dinledim. Abdullah şöyle demiş: Gerçekten Muhammed (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Dikkat edin, size ahdin ne olduğunu söyleyeyim. O insanlar arasında alıp yürüyen koğuculuktur.» buyurdu. Ve gerçekten Muhammed (Sallallahu Aleyhi ve Sellem), «Şüphesiz kî, kişi doğru söylemekte devam ederek nihayet doğrucu yazılır. Ve yalan söylemekte devam ederek nihayet yalancı yazılır.» buyurdular.
Bize Muhammed b. Müsennâ ile İbn Beşşâr rivâyet ettiler. (Dediler ki): Bize Muhammed b. Ca'fer rivâyet etti. ki): Bize Şu'be rivâyet etti. ki): Ben Ebû İshâk'ı, Ebû Müslim El-Egar’dan rivâyet ederken dinledim. (Şöyle dedi): Ben Ebû Hüreyre ile Ebû Saîd'i Hudrî aleyhine şehâdet ederim ki, kendileri Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem)’in şöyle buyurduğuna şehâdet etmişlerdir: kavm Allah (azze ve celle)'yi zikir için otururlarsa, onları melekler kuşatırlar, rahmet kaplar, üzerlerine sekinet iner ve onları Allah kendi nezdindekilere anar.»
Bize Muhammed b. Müsennâ ile İbn Beşşâr rivâyet ettiler. (Dediler ki): Bize Muhammed b. Ca'fer rivâyet etti. ki): Bize Şu'be rivâyet etti. ki): Ben Ebû İshâk'ı, Ebû Müslim El-Egar’dan rivâyet ederken dinledim. (Şöyle dedi): Ben Ebû Hüreyre ile Ebû Saîd'i Hudrî aleyhine şehâdet ederim ki, kendileri Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem)’in şöyle buyurduğuna şehâdet etmişlerdir: kavm Allah (azze ve celle)'yi zikir için otururlarsa, onları melekler kuşatırlar, rahmet kaplar, üzerlerine sekinet iner ve onları Allah kendi nezdindekilere anar.»
Bize Muhammed b. Müsennâ ile Muhammed b. Beşşâr rivayet ettiler. (Dedilerki): Bize Muhammed b. Ca'fer rivayet etti. (Dediki): Bize Şu'be, Ebû İshak'dan, o da Ebû'l-Ahvas'dan, o da Abdullah'dan, o da Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den naklen rivayet etti ki: «Allahım! Ben senden hidayet, takva, iffet ve (gönül) zenginlik (i) dilerim.» dermiş
Bize Ebû Bekr b. Ebî Şeybe rivayet etti. (Dediki): Bize Abdullah b. Numeyr ile Muhammed b. Bişr rivayet ettiler. (Dedilerki): Bize Zekeriyya b.. Ebî Zaide, Sa'd b. İbrahim'den rivayet etti. (Demişki): Bana İbni Ka'b b. Mâlik, babası Ka'b'dan rivayet etti. (Şöyle demiş): Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Mü'minin misali ekinden bir deste gibidir. Rüzgar onu eğiltir. Kimi yere yıkar, kimi doğrultur. Nihayet kurur. Kâfirin misâli ise kökü üzerinde dimdik duran erze ağacı gibidir. Onu hiç bir şey eğiltemez. Nihayet sökülmesi bir defada olur.» buyurdular.
Bana Züheyr b. Harb rivayet etti. (Dediki): Bize Bişr b. Seriy ile Abdurrahman b. Mehdi rivayet ettiler. (Dedilerki); Bize Süfyan, Sa'd b. İbrahim'den, o da Abdurrahman b. Ka'b b. Mâlik'den, o da babasından naklen rivayet etti. (Şöyle demiş): Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Mü'minin misâli ekinden bir deste gibidir. Rüzgarlar onu eğiltîr. Bazen yere yıkar, bazen de doğrultur. Nihayet eceli gelir. Münafığın misali ise, kendisine hiç bir şey dokunmayan dimdik erze ağacı gibidir. Sonunda bu ağacın sökülmesi bir defada olur.» buyurdular.
Bana bu hadîsi Muhammed b. Hatim ile Mahmud b. Gaylan da rivayet ettiler. (Dedilerki): Bize Bişr b. Seriy rivayet etti. (Dediki): Bize Süfyan, Sa'd b. İbrahim'den, o da Abdullah b. Ka'b b. Mâlik'den, o da babasından, o da Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den naklen rivayet etti. Şu kadar varki, Mahmud, Bişr'den naklettiği rivayetinde : «Kâfirin misâli ise erze ağacı gibidir.» demiş. İbni Hatim ise Züheyr'in dediği gibi münafığın misâli.» demiştir.
Bize bu hadîsi Muhammed b. Beşşâr ile Abdullah b. Hâşim de rivayet ettiler. (Dedilerki): Bize Yahya (bu zat Kattân'dır.) Süfyan'dan, o da Sa'd b, İbrahim'den, o da Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den naklen yukarkilerin hadîsi gibi rivayet etti. Bunların ikisi de Yahya'dan rivayet ettikleri hadîslerinde: «Kâfirin misâli ise erze ağacı gbidir.» demişlerdir. (İbni Haşim: Abdullah b. Ka'b b. Mâlik'den, o da babasından naklen, dedi. İbni Beşşâr ise: İbni Ka'b b. Mâlik'den, o da babasından naklen, dedi.)
Bize îshak b. İbrahim ile Abd b. Humeyd rivayet ettiler. Lâfız İshak'ındır. (Dedilerki); Bize Abdürrezzâk haber verdi. (Dediki): Sevrî şunu söyledi: Bana da Ebû îshak rivayet etti ki, kendisine Egar, Ebû Saîd-i Hudrî ile Ebû Hureyre'den, onlar da Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den naklen rivayet etmişler. Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmuşlar : «Bir dellal: Gerçekten sizin için sağlamlık vardır. Artık ebediyyen hasta olmayacaksınız. Sizin için hayat vardır. Artık ebediyen ölmeyeceksiniz. Sizin için gençlik vardsr. Artık ebediyyen ihtiyarlamıyacaksınız. Sizin için nimetpezîr olmak vardır. Artık ebediyen fakirlemeyeceksiniz diye nida edecektir.» Allah (Azze ve Celle)'nin : «Kendilerine, İşte size cennet! Siz ona amellerinizle mirasçı oldunuz.» [A'raf 43] âyet-i kerîmesinin mânâsı budur.
Bize Haccac b. Şâir rivayet etti. (Dediki): Bize Ebû'n-Nadr Hâşim b. Kaâsım EI-Leysî rivayet etti. (Dediki): Bize İbrahim (yâni; İbni Sa'd) rivayet etti. (Dediki): Bize babam, Ehû Seleme'den, o da Ebû Hureyre'den, o da Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den naklen rivayet etti. (Şöyle buyurmuşlar) : «Cennete kalbleri kuş kalbi gîbi olan bir takım kavimler girecektir.»
Bana İshak b. Mansûr rivayet etti. (Dediki): Bize Ebû Dâvud Et-Tayâlîsî haber verdi. (Dediki): Bize İbrahim b. Sa'd, babasından, o da Ebû Seleme'den, o da Ebû Hureyre'den naklen rivayet etti. (Şöyle demiş): Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Bir fitne olacaktır. O fitnede uyuyan uyanıktan daha hayırlı, uyanık ayakta durandan, ayakta duran da koşandan daha hayırlıdır. Her kim bir sığınak yahut korunacak yer bulursa, hemen sığınsın.» buyurdular
Bize Ubeydullah b. Muâz El-Anberî rivayet etti. (Dediki): Bize babam rivayet etti. (Dediki): Bize Şu'be, Sa'd b. İbrahim'den, o da Muhammed b. Münkedir'den naklen rivayet etti. (Şöyle demiş): Câbir b. Abdillah: ibni Saîd Deccal'dır diye Allah'a yemin ederken gördüm de : — Allah'a yemin mi ediyorsun? dedim, — Ben Ömer'i, Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in huzurunda bunun üzerine yemin ederken işittim. Fakat Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ona itirazda bulunmadı, dedi
Bize Muhammed b. Müsennâ ile Muhammed b. Beşşâr rivayet ettiler. (Dedilerki): Bize Muhammed b. Ca'fer rivayet etti. i(Dediki): Bize Şu'be, Ebû ishak'dan rivayet etti. (Demişki): Ben Abdurrahman b. Yezid'i, Esved'den, o da Âişe'den naklen rivayet ederken dinledim ki, Âişe şöyle demiş : «Âli Muhammed (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) tâ Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) 'in ruhu kabzedilinceye kadar, iki gün arka arkaya arpa ekmeğinden doya doya yememiştir.»