Süleymân eş-Şeybânî

Ebû İshâk · 5. tabaka

Süleymân b. Ebû Süleymân (Fîrûz)

Vefath. 128
KünyeEbû İshâk
Nisbeel-Hâfız, eş-Şeybânî, el-Kûfî
Tabaka5. tabaka
Cerh-ta'dîlhüccet

Râvi adları senedden otomatik ayrıştırılmış; kimlik ve hayat bilgileri ricâl kaynaklarından (Itqan râvi profilleri, muslimscholars.info) eşleştirilerek eklenmiştir.

Zincirde geçtiği hadisler

Aişe (r.anha)'den şöyle nakledilmiştir: "Bizden biri hayız olur, Nebi (Sallallahu aleyhi ve Sellem) de ona dokunmak isterse hayzın başlarında izarını bağlamasını emreder sonra dokunurdu." Aişe (r.anha) şöyle devam etmiştir: "İçinizden kim, Nebi (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'in nefsine hakim olduğu kadar kendine hakim olabilir ki!"
Abdullah İbn Şeddâd, Meymûne validemizin şöyle dediğini nakletmiştir: "Nebi (Sallallahu aleyhi ve Sellem) hayızlı hanımlarından birine dokunmak istediği zaman ona izarını bağlamasını emrederdi."
Abdullah İbn Şeddâd'dan şöyle nakledilmiştir: "Nebi (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'in hanımı teyzem Meymûne (r.anha)'dan kendisinin hayız olduğunu, bu yüzden namaz kılmadığını, Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in secdeye gittiği yerin kenarında yattığını ve seccade üzerinde namaz kılan Allah Resûlü (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in elbisesinin bir tarafının kendisine değdiğini işittim. Tekrar; 379, 381, 517, 518.
Meymûne validemizden şöyle nakledilmiştir: "Ben hayizlı ve yanı başında dururken Nebi (Sallallahu aleyhi ve Sellem) namaz kılardı. Secdeye vardığı zaman, elbisesi bana değerdi. O, hurma yapraklarından yapılmış küçük bir seccadede namaz kılardı."
Meymûne validemizden şöyle nakledilmiştir: "Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem, seccade üzerinde namaz kılardı.
Abdullah İbn Şeddâd İbn el-Hâd şöyle demiştir: "Teyzem Meymûne bintu'l-Hâris bana şunu haber verdi: Yatağım Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in namaz kıldığı yerin kenarında idi. Bazen yatakta olduğum sırada elbisesi bana temas ederdi."
Abdullah İbn Şeddâd, Meymûne (r.anha)'nın şöyle dediğini nakletmiştir: "Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem ben yanı başında uyurken namaz kılardı. Secdeye vardığı zaman hayızlı olmama rağmen elbisesi bana değerdi."
Âişe r.anha şöyle demiştir: "İki namaz vardır ki, Allah Resulü onları ne gizli ne de herkesin yanında kıldığı zaman terk ederdi. Bunlar, sabah namazının farzından önce kılınan iki rekat namaz ile ikindi namazının farzından sonra kılınan iki rekat namazdır."
Süleyman eş-Şeybânî Şa'bî'nin şöyle dediğini nakletmiştir: "Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem ile birlikte terk edilmiş ve bir kenarda unutulmuş bir kabre uğrayan ashâb-ı kirâm'dan bir zât bana haber verdi; Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem bu kabrin yanından geçerken orada durup bize imamlık yaptı ve {ölünün cenaze namazını kıldırdı.) Biz de arkasında saf olmuştuk." Râvî Süleyman eş-Şeybânî diyor ki: "Ben Şa'bî'ye: Ya Ebu Amr sana bu rivayeti kim nakletti diye sorduğumda şöyle cevap verdi: Abdullah İbn Abbâs anlattı. Tekrar: 1247, 1319, 1321, 1322, 1326 ve 1340
İbn Abbas r.a. şöyle demiştir: Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in hastalığı sebebiyle ziyaret ettiği bir kişi öldü. Geceleyin ölmüştü, (yakınları da) onu geceleyin defnettiler. Sabah olunca bunu duyurdular. Bunun üzerine Nebi (Sallallahu aleyhi ve Sellem): "Bana niçin bildirmediniz?" dedi. Ölü'nün yakınları: "Gece olduğundan (gece karanlığında) sana zorluk çıkarmak istemedik." Bunun üzerine Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem o kişinin kabrine gelerek o'nun için cenaze namazı kıldı.
Rivayet zinciri: Buhârî ← Muhammed ← Ebû Muâviye ← Süleymân eş-Şeybânî ← Âmir eş-Şa'bî ← İbn Abbâs
Ebu Bürde babasından şunu aktarmıştır: Ömer r.a. yaralandığında Suheyb: "Vah kardeşim!" diyordu. Bunun üzerine Ömer şöyle dedi: Sen Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in şöyle dediğini bilmiyor musun? "Şüphesiz ki ölü, diri'nin ağlaması sebebiyle azap görür."
Rivayet zinciri: Buhârî ← İsmâil b. Halîl ← Ali b. Müshir ← Süleymân eş-Şeybânî ← Ebû Bürde ← babası
Şa'bî'den nakledildiğine göre o şöyle der: Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'i gören bir kişi bana şunu haber verdi: Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem diğer kabirlerden ayrı duran bir kabrin yanına geldi. Ashabını saf’a soktu, kendisi dört tekbir getirdi. (Şa'bi'ye soruldu): "Ey Ebu Amr bunu sana kim anlattı?" O: "İbn Abbas r.a." dedİ.
İbn Abbas r.a. şöyle demiştir: Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem geceleyin gömülmüş bir cenazenin bulunduğu kabrin yanına vardı ve: "Bu ne zaman defnedildi?" diye sordu. Oradakiler: "Geceleyin" dediler. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem: "Bana da haber verseydiniz ya!" dedi. Oradakiler: "Biz onu gecenin karanlığında defnettik. Seni uyandırmak istemedik" dediler. Bunun üzerine Nebi (onun namazını kılmak için) ayağa kalktı. Biz de arkasında saf yaptık. Ben de safın içindeydim. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem onun namazını kıldırdı.
Şa'bî'den rivayet edildiğine göre şöyle demiştir: Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem ile birlikte olan bir kişinin bana haber verdiğine göre, Nebi (Sallallahu aleyhi ve Sellem) ayrı şekilde duran bir kabrin yanına uğradı ve bize imamlık yaptı. Biz de onun arkasında saf yaptık. Biz Şa'bî'ye sorduk: "Ey Ebu Amr bunu sana kim bildirdi?" Şa'bî: "İbn Abbas r.a. dedi.
İbn-i Abbas r.a. şöyle demiştir: Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem bir kabrin yanına geldi. Yanındakiler: "Bu kadın dün gece gömüldü" dediler. (İbn Abbas dedi ki): Bunun üzerine (Nebi cenaze namazı kıldırmak için öne geçti) biz de onun arkasında saf yaptık. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem onun namazını kıldırdı.
Şa'bî şöyle demiştir: "Nebi s.a.v. ile ayrı duran kabrin yanına giden birinin bana haber verdiğine göre Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem sahabeye imamlık yaptı, onlar da onun arkasında cenaze namazı kıldılar." (Şa'bî'ye soruldu): "Ey Ebu Amr! Bunu sana kim haber verdi?" Şa'bî: "İbn Abbas" dedi.
İbn Abbas r.a. şöyle demiştir: Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem geceleyin defnedilmiş olan bir adam'ın cenaze namazını kıldı. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem ve ashabı namaza durdular. Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): "Bu kimdir?" diye sordu. Sahabe: "Falan kişidir. Dün gece defnedildi" dediler. Bunun üzerine onun namazını kıldılar.
Abdullah İbn Ebu Evfa'nın şöyle dediği nakledilmiştir: "Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem ile birlikte bir yolculukta bulunuyorduk. Bu sırada Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem birisine: İnip bana suyla karıştırarak biraz sevîk hazırlar mısın?' dedi. Adam: '’Ama ey Allah'ın Resulü, güneş!'’ diye karşılık verdi. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem tekrar: İnip bana suyla karıştırarak biraz sevîk hazırlar mısın?' dedi. Adam da aynı karşılığı verdi: 'Ama ey Allah'ın Resulü, güneş!' Bunun üzerine Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem aynı talebini üçüncü kez iletti: inip bana suyla karıştırarak biraz sevîk hazırlar mısın?' Adam da bineğinden indi ve suyla karıştırarak sevikî hazırladı. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem bunu içtikten sonra elini (doğu tarafına) uzatarak: 'Gece karanlığının bu taraftan bastırdığını görürseniz artık oruçlunun iftar etme vakti gelmiştir' buyurdu.
Abdullah İbn Ebu Evfa'nın şöyle dediği nakledilmiştir: "Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem ile birlikte bir yolculukta bulunuyorduk. Resul-i Ekrem Sallallahu Aleyhi ve Sellem bu yolculuk sırasında oruçlu idi. Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem güneş batınca orada bulunanlardan birisine: 'Kalkıp bize suyla karıştırarak biraz sevik hazırlar mısın?' dedi. Adam: 'Ey Allah'ın Resulü, akşam olmasını bekleseydiniz!' diye karşılık verdi. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem tekrar: İnip bize suyla karıştırarak biraz sevik hazırlar mısın?' dedi. Adam da aynı karşılığı verdi. Bunun üzerine Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem, aynı talebini üçüncü kez iletti: 'İnip bize suyla karıştırarak biraz sevîk hazırlar mısın?' Adam bu sefer: 'Fakat hala gündüz vaktindesiniz!' dedi. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem de yine: İnip bize suyla karıştırarak biraz sevîk hazırlar mısın?' dedi. Bunun üzerine adam bineğinden indi ve suyla karıştırarak sevîki hazırladı. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem bunu içtikten sonra (doğu tarafını) göstererek: 'Gece karanlığının bu taraftan bastırdığını görürseniz artık oruçlunun iftar etme vakti gelmiştir' buyurdu."
Abdullah İbn Ebu Evfa'nın şöyle dediği nakledilmiştir: "Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem ile birlikte bir yolculuğa çıktık. Resul-i Ekrem Sallallahu Aleyhi ve Sellem bu yolculuk sırasında oruçlu idi. Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem güneş batınca orada bulunanlardan birisine: 'İnip bize suyla karıştırarak biraz sevîk hazırlar mısın?! dedi. Adam: 'Ey Allah'ın Resulü, akşam olmasını bekleseydiniz!' diye karşılık verdi. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem tekrar: 'İnip bize suyla karıştırarak biraz sevîk hazırlar mısın?' dedi. Adam: 'Fakat hala gündüz vaktindesiniz!’ dedi. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem de yine: 'İnip bize suyla karıştırarak biraz seuîk hazırlar mısın?' dedi. Bunun üzerine adam bineğinden indi ve suyla karıştırarak sevîki hazırladı. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem de parmağıyla doğu tarafını göstererek: 'Gece karanlığının bu taraftan bastırdığını görürseniz artık oruçlunun iftar etme uakti gelmiştir' buyurdu."
Abdullah İbn Ebu Evfa'nın şöyle dediği nakledilmiştir: "Bir yolculukta Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem ile birlikte idim. Resul-i Ekrem Sallallahu Aleyhi ve Sellem akşam vaktine kadar orucunu tuttu. Sonra birisine: 'İnip bize suyla karıştırarak biraz sevîk hazırlar mısın?' dedi. Adam: 'Ey Allah'ın Resulü, akşam olmasını bekleseydiniz!' diye karşılık verdi. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem tekrar: İnip bize suyla karıştırarak biraz sevik hazırlar mısın?' dedi ve ekledi: 'Gece karanlığının bu taraftan bastırdığını görürsen artık oruçlunun İftar etme vakti gelmiştir' buyurdu."
İbn Abbas r.a. şöyle dedi: Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem Muhakala ve müzabeneyi yasakladı.
Muhammed İbn Ebi'l-Mücalid şöyle anlatır: Abdullah İbn Şeddad ve Ebu Bürde beni Abdullah İbn Ebi Evfa'ya göndererek, "Ona, Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem zamanında sahabilerin buğdayı konu alan selem akdi yapıp yapmadıklarını sor bakalım" dediler. Abdullah bana, "Biz, Suriye'deki Nabati kavmi ile, buğday, arpa ve yağ konusunda, miktarını hacim ölçüsü ile belirlenmiş olarak, teslim vadesini de tayin ederek selem akdi yapardık" diye cevap verdi. Ben, "Teslim edeceği şeyin aslı bulunan kimseyle mi bu akdi yapardınız?" diye sordum. Bana, "Bunu hiç araştırıp sormazdık" dedi. Daha sonra beni Abdurrahman İbn Ebza'ya gönderdiler. Ona da sordum. Bana, "Biz Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem zamanında selem yapardık ama, malı teslim edecek olan kimselerin ekini var mı yok mu diye hiç sormazdık" diye cevap verdi. İshak'ın; Halid İbn Abdullah eş-Şeybani yoluyla naklettiğine göre, Muhammed İbn Ebi'l-Mücalid şöyle demiştir: "Biz, buğday ve arpayı konu alan selem akdi yaparız" Abdullah İbnü'l-Velld'in, Süfyan'dan naklettiğine göre Şeybani, "yağ konusunda da (selem yaparız)" demiştir. Kuteybe'nin Cerir'den naklettiğine göre Şeybani, "buğday, arpa ve kuru üzüm" demiştir.
Muhammed İbn Ebu Mücalid şöyle anlatır: Ebu Bürde ve Abdullah İbn Şeddad, beni, Abdurrahman İbn Ebza'ya ve İbn Ebu Evfa'ya gönderdi. Ben de selem hakkında onlara sordum. Bana şöyle dediler: "Bize Resulullah (s.a.v.) ile birlikte bir çok ganimet nasip oldu. Bize, Suriye'li ziraatçiler gelirdi. Onlarla" buğday, arpa, yağ üzerine belirlenmiş vadede teslim şartıyla selem akdi yapardık." Ben, "Peki bu sırada onların ekini var mıydı yok muydu?" diye sordum. Bana, "Bunu hiç sormazdık" diye cevap verdiler.
Muhammed İbn Ebu Mücalid şöyle anlatır: Ebu Bürde ve Abdullah İbn Şeddad, beni, Abdurrahman İbn Ebza'ya ve İbn Ebu Evfa'ya gönderdi. Ben de selem hakkında onlara sordum. Bana şöyle dediler: "Bize Resulullah (s.a.v.) ile birlikte bir çok ganimet nasip oldu. Bize, Suriye'li ziraatçiler gelirdi. Onlarla" buğday, arpa, yağ üzerine belirlenmiş vadede teslim şartıyla selem akdi yapardık." Ben, "Peki bu sırada onların ekini var mıydı yok muydu?" diye sordum. Bana, "Bunu hiç sormazdık" diye cevap verdiler.
Abdullah İbn Ebi Evfa'nın şöyle dediği nakledilmiştir: "Hayber savaşı için hazırlandığımız gecelerde yiyeceğimiz kalmadığı için çok acıkmıştık. Hayber'in fethedildiği gün ise evcil Eşekler ele geçirip boğazladık. Kurduğumuz ocaklardaki tencereler kaynadığında Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in görevlendirdiği birisi yüksek sesle şu duyuruyu yaptı: "Tencereleri devirin ve Eşeklerin etinden tek bir lokma bile yemeyin!" Abdullah İbn Ebi Evfa şöyle demiştir: "Bu Eşekler henüz ganimetler arasına katılıp beşte biri ayrılmadığı için Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem etlerinin yenmesini yasaklamıştı." Bazıları ise Resul-i Ekrem Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in evcil Eşeklerin etini kesin olarak haram kıldığını söylemişlerdir. Ravi Şeybani dedi ki: Said İbn Cübeyr de: "Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem evcil eşeklerin etini kesin olarak haram kıldı" demiştir. Tekrar: 4220, 4222, 4224, 5526
Ebu İshak eş-Şeybanı anlatıyor: "Bir defasında Zir İbn Hubeyş'e "Sonra yaklaştı ve iyice sarktı. Öyle ki araları yayın iki ucu arası kadar veya daha az kaldı. O da kuluna vahyetmek istediği her şeyi vahyetti" [Necm 8-10] ayetlerini sordum. Bana Abdullah İbn Mes'ud'un şu sözlerini aktardı: "Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem, Cebrail'i altı yüz kanadıyla gördü." Tekrar: 4856, 4857
Rivayet zinciri: Buhârî ← Kuteybe b. Saîd ← Ebû Avâne ← Süleymân eş-Şeybânî
Bera b. A'zib dedi ki: "Kurayza günü Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem Hassan b. Sabit'e: Müşrikleri hicvet, şüphesiz Cibril seninle beraberdir, diye buyurdu."
İbn Ebi Evfa r.a.'dan rivayete göre "Hayber günü açlık ile karşı karşıya kaldık. Tencereler de (içindeki etlerle) kaynıyordu. -Bazıları da: Pişmişti, dedi.- Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in münadisi gelerek: Eşek etlerinden hiçbir şey yemeyiniz ve onları dökünüz, (dedi)." İbn Ebi Evfa dedi ki: Bizler kendi aramızda bunları yasaklamasının sebebi'nin bunların beşte birlerinin alınmamasından başka tir şey olmadığını söyledik. Bazıları da: Hayır, kesinlikle onları nehyetti dedi.. Çünkü onlar pislik yiyorlard!."
Ebu Musa el-Eş'ari r.a.'dan rivayete göre "Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem kendisini Yemen'e gönderdi. Ebu Musa, ona Yemen'de yapılan bir takım içkilere dair soru sordu. Nebi: Onlar nedir diye sorunca, Ebu Musa: Bunlar el-bit' ve el-mizr'dir, dedi." -Ben (Said b. Ebi Burde), Ebu Burde'ye: Bit' nedir diye sordum. O: Bal nebizidir dedi. Mizr ise arpanın nebizidir.- Bunun yerine Allah Resulü: "Sarhoşluk verici her bir şey haramdır" diye buyurdu.