Ebû Bekir b. Ebî Şeybe

Ebû Bekir · 10. tabaka

Abdullah b. Muhammed b. Ebû Şeybe (İbrâhîm) b. Osman b. Hâstî

Vefath. 235
KünyeEbû Bekir
Nisbeel-Vâsıtî aslen, el-Kûfî, el-Absî, el-Hâfız
Tabaka10. tabaka
Cerh-ta'dîlzayıf

Râvi adları senedden otomatik ayrıştırılmış; kimlik ve hayat bilgileri ricâl kaynaklarından (Itqan râvi profilleri, muslimscholars.info) eşleştirilerek eklenmiştir.

Zincirde geçtiği hadisler

Bize bu hadîsi Züheyr b. Harb da rivayet etti. (Dediki): Bize Yahya yâni el-Kattân rivayet etti. H. Bize Muhammed b. Yahya b. Mihrân el-Kutâî de rivayet etti. (Dediki): Bize Bişr b. Ömer rivayet etti. Bunlar hep Şu'be'den rivayet etmişlerdir. H. Bize bu hadîsi Ebu Bekr b. Ebî Şeybe dahî rivayet elti. (Dediki): Bize Aliyyü'bnu Miishir, Saîd b. Ebî Arube'den rivayet etti. Bunların ikisi de Katâde'den tamamen Hemmam'ın isnadı ile rivayette bulunmuşlardır. Yalnız Şu'be'nin hadîsi «Süt kardeşimin kızıdır.» cümlesinde biter. Saîdin hadîsinde: «Neseben haram olan süt cihetîle ele haram olur.» ifâdesi de vardır.
Rivayet zinciri (1. tarîk): Müslim ← Züheyr b. Harb ← Yahyâ b. Saîd ← Şu'be b. el-Haccâc ← Katâde b. Diâme
Rivayet zinciri (2. tarîk): Müslim ← Muhammed b. Yahyâ b. Ebû Hazm ← Bişr b. Ömer ← Şu'be b. el-Haccâc ← Katâde b. Diâme
Rivayet zinciri (3. tarîk): Müslim ← Ebû Bekir b. Ebî Şeybe ← Ali b. Müshir ← Saîd b. Ebû Arûbe ← Katâde b. Diâme
Bize Ebu Bekr b. Ebî Şeybe rivayet etti. (Dediki): Bize Muhammed b. Bişr rivayet etti. (Dediki): Bize Saîd b. Ebî Arube, Katâde'den, o da Ebu'I-Halil'den, o da Abdullah b. Hâris'den naklen rivayet etti ki, Ümmü'l-Fadl Nebiyyullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in : — «Bir veya iki rad'a yahud bir veya iki massa hürmet isbât etmez.» buyurduğunu rivayet etmiş.
Bize bu hadîsi yine Ebu Bekr b. Ebî Şeybe ile İshâk b. İbrahim hep birden Abdetü'bnu Süleyman'dan, o da İbni Ebî Arube'den bu isnâdla rivayette bulundular, İshâk, İbni Bişr rivayeti gibi: «İki rad'a yâhud iki massa» dedi. îbnü Ebî Şeybe ise: «İki rad'a ve iki massa» şeklinde söyledi.
Bize Ebu Bekr b. Ebî Şeybe ile Muhammedü'bnü'l-Müsennâ ve İbni Beşşâr rivayet ettiler. (Dedilerki): Bize Abdülalâ, Saîd'den, o da Katâde'den, o da Ebu'l-Halîl'den naklen rivayet ettiki, Ebu Alkamete'l-Hâşimî'nin nakline göre Ebu Saîd-i Hudrî kendilerine Nebiyyullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in Huneyn günü bir seriyye gönderdiğini Yezîd b. Zürey' hadîsi mânâsında rivayet etmiş. Yalnız o : «Ancak o kadınlardan sizin mülkünüz olanlar müstesna! Böyleleri size helâldir.» demiş; «iddetleri bittiği vakit...» cümlesini zikrelmemiştir.
Bize Saîd b. Mansur ile Ebu Bekr b. Ebî Şeybe ve Amru'n-Nâkıd rivayet ettiler. (Dedilerki): Bize Süfyân b. Uyeyne rivayet etti. H. Bize Abd b. Humeyd de rivayet etti. (Dediki): Bize Abdurrezzâk haber verdi. (Dediki): Bize Ma'mer haber verdi. Her iki râvi Zührî'den bu isnâdla bu hadîsin benzerini rivayet etmişlerdir. Şu kadar var ki, Ma'mer ile İbni Uyeyne kendi rivayetlerinde: «Çocuk firaş sahibinindir.» demiş; «Zânîye taş gerekir» cümlesini zikretmemişlerdir.
Rivayet zinciri (2. tarîk): Müslim ← Abd b. Humeyd ← Abdürrezzâk b. Hemmâm ← Ma'mer b. Râşid ← İbn Şihâb (ez-Zührî)
Bana Amru'n-Nakid ile Züheyr b. Harb ve Ebu Bekr b. Ebî Şeybe rivayet ettiler. Lafız Amr'ındir. (Dedilerki): Bize Süfyan, Zührî'den, o da Urve'den, o da Aişe'den naklen rivayet etti. Aişe şöyle demiş: Bir giin Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) sevinçle yanıma girdi ve: «Ya Aişe! Görmedin mi! Mücezziz el-Müdlicî yanıma girdi de Usame ile Zeyd'i gördü. Üzerlerinde bir kadife vardı. Onunla başlarını örtmüşler; ayakları açık kalmıştı. Mücezziz: Şüphesiz bu ayaklar birbirinden (meydana gelmiş) dır, dedi.» buyurdular.
Bize Ebu Bekr b. Ebî Şeybe ile Muhammed b. Hatim ve Yâkub b. İbrahim rivayet etliler. Lâfız Ebu Bekr'indir. (Dedilerki): Bize Yahya b. Saîd, Süfyân'daıı. o da Muhammed b. Ebî Bekr'den, o da Abdülnıelik b. Ebî Bekr b. Abdirrahmân b. Haris b. Hişâm'dan, o da babasından, o da Ümmü Seleme'den naklen rivayet ettiki, Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Ümmü Seleme ile evlendiği vakit yanında üç gece kalmış ve : «Şüphesiz kİ sana ehlinden bîr hakaret yoktur, istersen sana yedi geceyi tamamlarım. Ama sana yediyi tamamlarsam (diğer) kadınlarıma da tamamlarım.» buyurmuşlar.
Bize Ebu Bekr b. Ebî Şeybe rivayet etti. (Dediki): Bize Şebâbetü'bnü Sevvâr rivayet etti. (Dediki): Bize Süleyman b. Muğîre, Sâbit'den, o da Enes'den naklen rivayet etti. Enes şöyle demiş : Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in dokuz zevcesi vardı. Bunlar arasında kasim yaptığı zaman ilk kadın'a ancak dokuzuncudan sonra varırdı. Zevceleri her gece onun geleceği evde toplanırlardı. Bir defa Aişe'nin evinde bulunuyormuş. Derken Zeyneb gelmiş. Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ona elini uzatmış. Aîşe (Radiyallahu anha): O Zeynebtir, demiş. Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) de elini çekmiş. Müteakiben iki kadın atışmaya başlamışlar, o derece ki sesleri birbirine karışmış. Bu sırada ezan okunmuş. Ebu Bekr bu gürültünün yanından geçerek kadınların seslerim işitmiş ve : — Yâ Resulâllah namaz'a çık! Onların da ağızlarına toprak saç! demiş. Bunun üzerine Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) çıkmış. Arkasından Âişe: Şimdi Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) namazını bitirir. Ve Ebu Bekr gelerek bana yapacağını yapar; demiş. (Filhakika) Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) namazını bitirdiği vakit Ebu Bekr Âişe'nin yanına gelerek kendisine ağır lâf söylemiş: «Sen böyle mi yapıyorsun?» demiş.
Bize Ebu Bekr b. Ebî Şeybe rivayet etti. (Dediki): Bize Ukbetü'bnü Hâlid rivayet ettî. H. Bize Amru'n-Nâkıd da rivayet etti. (Dediki): Bize Esved b. Âmir rivayet etti. (Dediki): Bize Züheyr rivayet eyledi. H. Bize Mücâhid b. Müsâ daîıî rivayet etti. (Dediki): Bize Yunus b. Muhammed rivayet etti. (Dediki): Bize Şerik rivayet etti. Bu râvilerin hepsi Hişâm'dan bu isnâdla «Sevde yaşlandığı vakit...» diyerek Cerîr hadîsi mânâsında rivayette bulunmuşlardır. Şerîk'in hadîsinde: «Âişe dediki: Sevde Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in benden sonra aldığı ilk kadındı.» cümlesini ziyâde etmiştir.
Rivayet zinciri (1. tarîk): Müslim ← Ebû Bekir b. Ebî Şeybe ← Ukbe b. Hâlid ← Hişâm b. Urve
Rivayet zinciri (2. tarîk): Müslim ← Amr b. Muhammed ← el-Esved b. Âmir ← Züheyr b. Muâviye ← Hişâm b. Urve
Rivayet zinciri (3. tarîk): Müslim ← Mücâhid b. Mûsâ ← Yûnus b. Muhammed ← Şerîk b. Abdullah ← Hişâm b. Urve
Bize bu hadîsi Ebu Bekr b. Ebî Şeybe de rivayet etti. (Dediki): Bize Abdetü'bnü Süleyman, Hişâm'dan, o da babasından, o da Âişe'den naklen rivayet etti. Âişe şöyle dermiş : «Ben: Hiç kadın kendini bir erkeğe hibe etmekten utanmıyor mu? diyordum. Nihayet Allah (Azzc ve Celle) (O kadınlardan dilediğini geriye bırakır; dilediğini kendine alırsın!..) âyet-i kerîmesini indirince: Hakikaten Rabbin senin arzunu hemen yerine getiriyor, dedim.»
Bize Ebu Bekr b. Ebî Şeybe rivayet etti. (Dediki): Bize Hüseyn b. Alî, Zâide'den, o da Meysera'dan, o da Ebu Hâzim'den, o da Ebu Hureyre'den, o da Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Se!lem)'den naklen rivayette bulundu; «Her kim Allah'a ve âhiret gününe îmân ederse bir şey gördüğü zaman yâ hayır söylesin; yahud sussun! Kadınlar hakkındaki vasiyyeti (mi) tutun! Çünkü kadın kaburga kemiğinden yaratılmışıtır. Kaburganın en eğri yeri de üst kısmıdır; doğrultmağa kalkarsan kırarsın; (hâli üzere) bırakırsan eğri kalmakta devam eder. Kadınlar hakkında birbirinize hayır tavsiye edin!» buyurmuşlar.
Bize bu hadîsi Ebû Bekr b. Ebî Şeybe ile İbni'l-Müsennâ'da rivayet ettiler. (Dediler ki): Bize Abdullah b. İdris, Ubeydullah'dan bu isnadla bunun benzerini rivayet etti. Ebû Bekr, Ubeydullah'ın Nâfi'ye söylediği sözü zikretmedi. Îbnil-Müsennâ kendi rivayetinde : «Ona dönsün» dedi; Ebû Bekr ise: «Ona müracaat etsin» tâbirini kullandı.
Bize Ebû Bekr b. Ebı Şeybe ile Züheyr b. Harb ve İbni Numeyr rivayet ettiler. Lâfız Ebû Bekr'indir. (Dedilerki): Bize Vekî' Süfyân'dan, o da ÂIi Talha'nın âzâdlısı Muhammed b. Abdirrahmân'dan, o da Sâlim'den, o da İbni Ömer'den naklen rivayet etti ki, İbni Ömer karısını hayız halinde boşamış. Müteakiben (babası) Ömer bunu Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e anmış da: «O'na emret, karısına ric'at etsin! Sonra onu ya temizken yahud hâmile olduğu halde boşasın!» buyurmuşlar.
Bu hadisi bize Ebû Bekr b. Ebî Şeybe de rivayet etti. (Dediki): Bize Aliy b. Müshir, İsmâîl b. Ebî Hâlid'den, o da Şa'bî'den, o da Mesrûk'dan naklen rivayette bulundu. Mesruk şöyle denıiş : Karım beni iltizam ettikten sonra onu bir veya yüz yahud bin defa muhayyer bırakmış olmama aldırış etmem. Ben Âişe'ye sordum da : — ResûluIIah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) de bizi muhayyer bıraktı; bu da talâk mı idi? dedi.
Bize Yahya b. Yahya ile Ebü Bekr b. Ebî Şeybe ve Ebû Kureyb rivayet ettiler. Yahya (Bize haber verdi) tâbirini kullandı. Ötekiler : Bize Ebû Muâviye, A'meş'den, o da Müslim'den, o da Mesrûk'dan, o da Âişe'den naklen rivayet etti; dediler. Âişe : «ResûluIIah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bizi muhayyer bıraktı. Biz de onu ihtiyar ettik; ama bunu bizim aleyhimize bir şey saymadı.» demiş.
Bize Ebû Bekr b. Ebî Şeybe ile Züheyr b. Harb rivayet ettiler. Lâfız Ebû Bekr'indir. Dedilerki: Bize Süfyân b. Uyeyne, Yahya b. Saîd'den rivayet etti. O da Abbâs'ın âzâdlısı Ubeyd b. Huneyn'den dinlemiş. Ubeyd demişki: Ben İbni Abbâs'ı şunları söylerken işittim: «Ömer'e, Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) zamanında birbirleri ile anlaşan iki kadının kimler olduğunu sormak istiyordum. Fakat bir sene beklediğim halde bir türlü yerini bulup soramıyordum. Nihayet Mekke'ye müteveccihen kendisine arkadaş oldum. Merru'z-Zahrân'a vardığında kazayı hacete gitti. Ve: — Bana tulumla su yetiştir, dedi. Ben de kendisine tulumla su götürdüm. Hacetini görüp döndüğü vakit ben ellerine su dökmeye gittim ve bu meseleyi kendisine anarak : — Yâ Emîrelmü'minîn! O iki kadın kimlerdir? dedim. Sözümü bitirir bitirmez: — Âişe ile Hafsa'dir, cevâbını verdi.»
Bize Yahya b. Eyyûb ile Kuteybe b. Saîd ve ibni Hucr rivayet ettiler. (Dedilerki): Bize İsmâîl yâni ibni Ca'fer, Muhammed b. Amr'dan, o da Ebû Seleme'den, o da Fâtıme binti Kays'dan naklen rivayet etti. H. Bize bu hadisi Ebû Bekr b. Ebî Şeybe de rivayet etti. (Dediki); Bize Muhammed b. Bişr rivayet etti. (Dediki): Bize Muhammed b. Amr rivayet etti. (Dediki): Bize Ebü Seleme, Fâtıme bînti Kays'dan naklen rivayet eyledi. Ebû Seleme şöyle demiş: Ben bunu Fâtıme'nin ağzından yazı ile tesbît ettim. (Dediki): — Ben Benî Mahzûm'dan bir adamla evli îdim. Sonra beni talâk-ı bâinîe boşadı. Ben de nafaka istiyorum diye ailesine haber gönderdim... Râviler bu hadîsi Yahya b. Ebî Kesîr'in, Ebû Seleme'den naklettiği hadîs mânâsında hikâye ettiler. Yalnız Muhammed b. Amr rivayetinde: «Beni geçip de kendi kendine bir iş yapma!» ibaresi vardır.
Bize Ebû Bekr b. Ebî Şeybe de rivayet etti. (Dediki): Bize Vekî' rivayet etti. (Dediki): Bize Süleyman, Ebû Bekr b. Ebî'I-Cehm b. Suhayr el-Adevî'den rivayet etti. (Demişki): Fatıme binti Kays'i konuşurken işittim: Kocası kendisini üç talâkla boşamış da Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ona mesken ve nafaka vermemiş. (Fâtıme dediki): — Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bana: «Nikâh için helâl olduğun vakit bana bildir!» buyurdular. Ben de kendilerine bildirdim. Müteakiben Fâtime'yi Muâviye ile Ebû Cehm ve Usâme b, Zeyd istemişler. Bunun üzerine Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Muoviye yoksul bir adamdır; hiç bir malı yoktur. Ebû Cehm'e gelince kadınları çok döğen bir adamdır. Lâkin Usame b. Zeyd!.» buyurdular. Fâtıme eliyle şöyle işaret ederek: Usâme! Usâme!. dedi. Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ona: «Allah ve Resulüne itaat senin için daha hayırlıdır.» demiş, Fatıme: — Ben de onunla evlendim ve gıbta ettim, dedi. 48 - (1480) " ": ". ".
Bize bu hadîsi Muhammed b. Bumh da rivayet etti. (Dediki) Bize Leys haber verdi. H. Bize bu hadîsi Ebû Bekr b. Ebî Şeybe ile Amru'n-Nakıd dahî rivayet ettiler. (Dedilerki): Bize Yezîd b. Harun rivayet etti. Bu ravilerin ikisi birden Yahya b. Saîd'den bu isnadla rivayette bulunmuşlardır. Yalnız Leys kendi rivayetinde: «Ümmü Seleme'ye gönderdiler.» demiş; Kureyb'in adını söylememiştir.
Rivayet zinciri (1. tarîk): Müslim ← Muhammed b. Rumh ← Leys b. Sa'd ← Yahyâ b. Saîd b. Kays
Rivayet zinciri (2. tarîk): Müslim ← Ebû Bekir b. Ebî Şeybe ve Amr b. Muhammed ← Yezîd b. Hârûn ← Yahyâ b. Saîd b. Kays
Bize Yahya b. Yahya ile Ebû Bekr b. Ebî Şeybe, Amru'n-Nâkıd ve Züheyr b. Harb rivayet ettiler. Lâfız Yahya'nındır. Yahya (Bize haber verdi) tâbirini kullandı. Ötekiler: Bize Süfyân b. Uyeyne, Zührî'den, o da Urve'den, o da Âişe'den, o da Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellenı)'den naklen rivayet etti; dediler. Nebi Sallallahu aleyhi ve selem : «Allah'a ve âhiret gününe îmân eden bir kadına ölü için üç günden fazla yas tutmak helâl değildir; ancak kocasına (yas tutması} müstesna!» buyurmuşlar. İzah için burayı tıklayarak 938 nolu sayfanın devam sayfasındadır şaşırmayın.
{…} Bize bu hadîsi Ebû Bekr b. Ebî Şeybe de rivayet etti. (Dediki): Bize Abdullah b. Numeyr rivayet etti. H. Bize Amru'n-Nâkıd da rivayet etti. (Dediki): Bize Yezîd b. Hârûn rivayet etti. Bu râvilerin ikisi de Hişâm'dan bu isnâdla rivayette bulun­muş; ve: «Temizlik devresinde kust ve ezfâr dan bir parçacık...» demiş­lerdir
Rivayet zinciri (1. tarîk): Müslim ← Ebû Bekir b. Ebî Şeybe ← Abdullah b. Nümeyr ← Hişâm b. Urve
Rivayet zinciri (2. tarîk): Müslim ← Amr b. Muhammed ← Yezîd b. Hârûn ← Hişâm b. Hassân
Bize Muhammed b. AbdiIIâh b. Numeyr rivayet etti. (Dediki): Bize babam rivayet etti. H. Bize Ebû Bekr b. Ebî Şeybe de rivayet etti. Lâfız onundur. (Dediki): Bize Abdullah b. Numeyr rivayet etti. (Dediki): Bize Abdülmdik b. Ebi Süleyman, Saîd b. Cübeyr'den rivayet etti. (Demişki): Mus'ab'ın emirliği zamanında bana, liân yapanların araları ayrılır mı? diye soruldu. Ben ne diyeceğimi bilemedim. Bunun üzerine İbni Ömer'in Mekke'deki evine giderek hizmetçiye: Benim için izin iste! dedim. Hizmetçi: — O kaylûle uykusundadir; cevabını verdi. Derken İbni Ömer sesimi işitti. Ve: — İbni Cübeyr mi (geldi)? dedi. Ben: — Evet, dedim. — Gir! Vallahi seni bu saatte ancak bir hacet getirmiştir; dedi. Ben de (içeri) girdim. Bir de baktım kendisi altına bir hayvan keçesi sermiş; başının altına içi lîf dolu bir yastık koymuş (yatıyormuş)... — Ebâ Abdirrahmân! Liân yapanların araları ayrılır mı? dedim. Şu cevabı verdi-: — Sübhânallah! Evet! Bu meseleyi ilk soran fülân oğlu fülândir.(Dediki): — Yâ Resûlâllah! Ne buyurursun, birimiz karısını kötülük yaparken bulsa ne yapmalıdır? Konuşmuş olsa pek büyük bir şey hakkında konuşacak; sussa yine böyle bir şey hakkında susacak!.. Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) sükut buyurdu; ona cevâp vermedi. Biraz arası geçince o adam tekrar gelerek : — Yâ Resûlâllah! Sana sorduğum başıma geldi; dedi. Bunun üzerine (Azze ve Celle) Sûre-i Nûr'daki şu; Karılarına iftira atanlar... âyetlerini indirdi. Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bunları o zât'a okudu, kendisine va'zu nasihatte bulundu. Dünya azabının âhiret azabından ehven olduğunu ona haber verdi. Adam — Hayır! Seni hak (din) ile gönderen Allah'a yemin olsun ki, karıma iftira etmedim; dedi. Sonra kadını çağırdı. Ona da va'zu nasihatte bulundu; ve dünyâ azabının âhiret azabından ehven olduğunu haber verdi. Kadın : — Hayır! Seni hak (dîn) ile gönderen Allah'a yemîn ederim ki, bu adam hakîkaten yalancıdır; dedi. Bunun üzerine Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) (liâna) erkekten başladı. Ve adam kendisinin cidden doğru söyleyenlerden olduğuna dört defa Allah'a şehâdet etti. Beşinci şehâdet: Eğer yalancılardansa Allah'ın laneti kendi üzerine olması idi. Sonra Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bunları kadına tekrarlattı. O da: Adamın cidden yalancılardan olduğuna dört defa Allah'a şehâdet etti. Beşincisinde: Şayet kocası doğru sÖyleyenlerdense Allah'ın gazabı kendi üzerine olması idi, Müteakiben Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) onları birbirinden ayırdı.
Bize Yahya b. Yahya ile Ebû Bekr b. Ebî Şeybe ve Züheyr b. Harb rivayet ettiler. Lâfız Yahya'nındır. Yahya (Bize haber verdi) tâbirini kullandı. Ötekiler: (Bize Süfyân b. Uyeyne rivayet etti) dediler Süfyan, Amr'dan, o da Saîd b. Cübeyr'den, o da İbni Ömer'den naklen rivayet etmiş. İbni Ömer şunu söylemiş : Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) liân yapanlara: «Hesabınız Allah'a kalmıştır. Biriniz yalancıdır. Senin liân yapmak için bir delilin yoktur.» buyurdu. Erkek : — Yâ Resûlâllah! Malım ne olacak? dedi. «Sana mal yoktur. Eğer kadın aleyhinde doğru söyledi isen; mal, fercinin sana helâl olmasına tekabül eder. Yalan söyledi isen bu mal talebi senin için ondan daha uzaktır.» buyurdular. Züheyr kendi rivayetinde şöyle dedi: «Bize Süfyân, Amr'dan naklen rivayet etti. Amr, Saîd b. Cübeyr'i şunu söylerken işitmiş: Ben İbnİ Ömer'i: Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) buyurdu; derken işittim.»
Bize Ebû Bekr b. Ebi Şeybe rivayet etti. (Dediki): Bize Ebû Usâme rivayet etti. H. Bize îbni Numeyr de rivayet etti. (Dediki): Bize babam rivayet etti. Her iki râvi (Demişler ki) : Bize Ubeydullah, Nâfi'den, o da İbni Ömer'den naklen rivayette bulundu. İbni Ömer şöyle demiş : ResûluIIah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Ensâr'dan bir zâtla karısının arasmda liân yaptı; ve aralarını ayırdı.
Rivayet zinciri (1. tarîk): Müslim ← Ebû Bekir b. Ebî Şeybe ← Ebû Üsâme ← Ubeydullah ← Nâfi' Mevlâ b. Ömer ← İbn Ömer
Rivayet zinciri (2. tarîk): Müslim ← İbn Nümeyr ← babam ← Ubeydullah ← Nâfi' Mevlâ b. Ömer ← İbn Ömer
Bize bu hadîsi İshâk b. İbrâhîm de rivayet etti. (Dediki): Bize îsâ b. Yûnus haber verdi. H. Bize Ebû Bekr b. Ebî Şeybe dahî rivayet etti. (Dediki): Bize Abde b. Süleyman rivayet etti. Bu râviler hep birden A'meş'den bu isnâdla bu hadîsin benzerini rivayet etmişlerdir.
Rivayet zinciri (1. tarîk): Müslim ← İshâk b. İbrâhîm ← Îsâ b. Yûnus
Rivayet zinciri (2. tarîk): Müslim ← Ebû Bekir b. Ebî Şeybe ← Abde b. Süleymân
Bize Ebû Bekr b. Ebî Şeybe rivayet etti. (Dediki): Bize Hâlid b. Mahled, Süleyman b. Bilâl'den naklen rivayet etti. (Demişki); Bana Süheyl, babasından, o da Ebû Hureyre'den naklen rivayette bulundu. Ebû Hureyre şöyle demiş: Sa'd b. Ubâde : — Yâ Besûlâllah! Refikamın yanında bir adam bulsam, dört şâhid getirinceye kadar ona dokunmayacakmıyım? diye sordu. Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Evet!» cevâbını verdi. Sa'd: — Asla olamaz! Seni hak (dîn) ile gönderen Allah'a yemin ederim ki, ben onu bundan önce mutlaka kılıçla tepeleyiveririm! dedi. Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Efendinizin söylediğine kulak verin! O hakîkaten gayurdur; ama ben ondan daha gayurum; Allah da benden daha gayurdur.» buyurdular.
Bize bu hadîsi Ebû Bekr b. Ebi Şeybe de rivayet etti. (Dediki): Bize Hüseyn b. AHy, Zâide'den, o da Abdülmeîik b. Umeyr'den bu isnâdla bu hadisin mislini rivayet etti. O demiş; dememiştir.
Bize bu hadîsi Kuteybe b. Saîd ile Ebu Bekr b. Ebî Şeybe, Amru'n-Nakıd ve Züheyr b. Harb rivayet ettiler. Lafız Kuteybe'nindir. (Dedilerki): Bize Süfyan b. Uyeyne, Zührî'den, o da Saîd b. Müseyyeb'den, o da Ebu Hureyre'den naklen rivayette bulundu. (Şöyle demiş) ; Benî Fezare kabilesinden bir adam Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e gelerek : Karım siyah bir oğlan doğurdu; dedi. Bunun üzerine Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Senin develerin var mı?» diye sordu. Adam: — Evet, cevabını verdi. «Renkleri nedir?» dedi. Adam: — Kırmızı! cevabmı verdi. «İçlerinde boz renklileri var mı?» diye sordu. Adam: — Hakîkaten içlerinde boz olanları var; dedi. «Peki, bu onlara nereden geldi?» buyurdu. Adam : — Belki damar çekmiştir; dedi. Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Bunu da belki damar çekmişti.» buyurdular.
Bize Ebû Bekr b. Ebî Şeybe ile Ebû Kureyb rivayet ettiler. (Dedilerki): Bize İbni Numeyr rivayet etti. H. Bize Ebû Kureyb de rivayet etti. (Dediki): Bize Veki' rivayet etti. H. Bize Züheyr b. Harb ile İshâk b. İbrahim dahî hep birden Cerîr'den rivâyet ettiler. Bu râvilerin hepsi Hişâm b. Urve'den bu isnâdla Ebû usâme hadîsi gibi rivayette bulundular. Yalnız Cerîr hadîsinde: «Berîre'nin kocası köle idi: onun için ResûluIIah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) onu muhayyer bıraktı; o da kendi nefsini ihtiyar etti. Şayet kocası hür olsaydı Berîre'yi muhayyer bırakmazdı; dedi.» ifâdesi vardır. Bu râvilerin hiç birinin hadîsinde (emmâ ba'dü} tâbiri yoktur.
Rivayet zinciri (1. tarîk): Müslim ← Ebû Bekir b. Ebî Şeybe ve Ebû Küreyb ← Abdullah b. Nümeyr ← Hişâm b. Urve
Rivayet zinciri (2. tarîk): Müslim ← Ebû Küreyb ← Vekî' ← Hişâm b. Urve
Rivayet zinciri (3. tarîk): Müslim ← Züheyr b. Harb ve İshâk b. İbrâhîm ← Cerîr b. Abdülhamîd ← Hişâm b. Urve
Bize Ebû Bekr b. Ebi Şeybe rivayet etti. (Dediki): Bize Hüseyn b. Alî, Zâide'den, o da Simak'dan, o da Abdurrahmân b. Kaasim'den, o da babasından, o da Âişe'den naklen rivayet etti ki : Âişe Berîre'yî Ensâr'dan bâzı kimselerden satın almış. Onlar velâyı şart koşmuşlar. Bunun üzerine Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem); «Velâ' ni'mete sahip olana aiddir.» buyurmuş; ve Berîre'yi muhayyer bırakmış. Berîre'nin kocası köle imiş. Berîre Âişe'ye et hediyye etmiş. Bunun üzerine Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Bu etten bize de bir şeyler yapsaydınız ya!» buyurmuş. Âişe: — Onu Berîre'ye sadaka verdiler; demiş. Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem); «O Berîre'ye sadaka; bize ise hediyyedir.» buyurmuşlar.