Râvi adları senedden otomatik ayrıştırılmış; kimlik ve hayat bilgileri ricâl kaynaklarından (Itqan râvi profilleri, muslimscholars.info) eşleştirilerek eklenmiştir.
İbn AbbaS r.a. şöyle anlatır: Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem Muaz'ı Yemen'e (vali olarak) gönderdiği zaman ona şöyle buyurdu: "Sen halkı ehl-i kitap olan bir yere gidiyorsun, ilk önce onları Allah'a ibadet etmeye davet et. Allah'ı tanıdıkları zaman Allah'ın onlara günde beş vakit namazı farz kıldığını haber ver. Namaz kılmaya başladıkları zaman, Allah'ın onların malından zekat alınıp fakirlerine verilmesini farz kıldığını söyle, itaat ederlerse bunu onlardan al. Ama insanların mallarından en iyilerini almaktan kaçın."
İbnu'z-Zübeyr Osman İbn Affan'a; "Sizden ölüp de (dul) eşler bırakan kimseler.. "[Bakara 240] ayetini başka bir ayet neshetmişti. O halde neden onu Mushaf'a yazdın veya olduğu gibi Mushaf'ta bıraktın?" diye sormuş. O da şu şekilde cevap vermiş: Ey yeğenim! Bu Mushaf'ta bir harfin bile yerini değiştirmemi
İbn Abbas'ın nakline göre Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurmuştur: "Miras paylarını sahiplerine veriniz. Bu paylardan geri kalan herhangi bir şey de baba tarafından en yakın olan erkek kişiye aittir."
Bize Umeyye b. Bistam el-Ayşi de tahdis etti. Bize Yezid b. Zurey" tahdis etti. Bize Ravh -ki b. el-Kasım'dır-, İsmail b. Umeyye'den tahdis etti. O Yahya b. Abdullah b. Sayfi'den, o Ebu Mabed'den, o İbn Abbas'tan rivayet ettiğine göre; Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) Muaz'ı Yemen'e gönderdiği zaman ona şöyle dedi: "Sen kitap ehli bir kavmin yanına gidiyorsun. Onları kendisine davet edeceğin ilk şey, aziz ve celil Allah'a ibadet etmek olsun. Allah'ı tanıyacak olurlarsa, kendilerine Allah'ın üzerlerine bir gün ve bir gecelerinde beş vakit namazı farz kılmış olduğunu haber ver. Bunu yapacak olurlarsa, kendilerine Allah'ın üzerlerine mallarından alınıp, fakirlerine geri verilecek bir zekatı farz kılmış olduğunu haber ver. Şayet onlar buna itaat ederlerse, sen de onlardan (zekdtı) al ve mallarının en değerlilerini almaktan uzak dur. " 121 numaralı hadisin Tahric bilgilerinin aynı.
Bize Ahmed b. Abde ed-Dabbi tahdis etti. Bize Abdulaziz -yani ed-Deraverdi- el-Ala'dan haber verdi. (H) Bize Umeyye b. Bistam da -ki lafız onundur- tahdis etti. Bize Yezid b. Zurey" tahdis etti. Bize Ravh b. el-Ala b. Abdurrahman b. Yakub babasından tahdis etti. O Ebu Hureyre'den, o Rasulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'den şöyle buyurduğunu nakletti: ''Allah'tan başka hiçbir ilah olmadığına şahadet edinceye ve bana ve benim getirdiklerime iman edinceye kadar insanlarla savaşmakla emrolundum. Bunu yerine getirecek olurlarsa kanlarını ve mallarını -onun hakkıyla olması dışında- bana karşı korumuş olurlar. Hesaplarını görmek ise Allah'a aittir. " Bunu yalnız Müslim rivayet etmiştir; Tuhfetu'l-Eşraf, 14016 AHMED. D.
Bana Ümeyyetü'bnü Bstân dahi rivayet etti. (Dediki): Bize Yezid yani İbni Zürey' rivayet etti. (Dediki): Bize Ravh —ki îbni Kaasim'dir — rivayet etti. (Dediki): Bize Süheyl, Atâ' b. Yezid'den rivayet eyledi. Onu Ebu Salih'e Temim-i Dâri'den, o da Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)den nakletmiş olmak üzere bu hadisin mislini rivayet ederken dinlemiş.
Bana Muhammedi b. Minhâl ed-Darîr ile Ümeyyetü'bnü Bistâm el-Ayşî rivayet ettilea:. Lâfız Ümeyye'nindir. Dediler ki: Bize Yezil b. Zürey' rivayet etti. (Dedi ki): Bize Ravh —ki Îbnü'l-Kaasım'dır—, Alâ'dan, o da babasından, o da Ebu Hureyre'den işitmiş olmak üzere rivayet etti. Ebu Hureyre (r.a.) dedi ki: Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'e: "Göklerde ne var, yerde ne varsa Allah'ındır. İçinizdekini açıklasanız da, gizleseniz de Allah onunla sizi hesaba çeker. Kimi dilerse bağışlar, kimi dilerse azaplandırır. Allah her şeye gücü yetendir. " (Bakara, 284) ayeti nazil olunca bu Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'in ashabına ağır geldi. Bunun üzerine Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'e gittiler. Sonra huzurunda dizleri üzere çöktüler ve: Ey Allah'ın Resulü, namaz, oruç, cihad, sadaka gibi gücümüz yeten amellerle mükellef kılındık. Fakat üzerine şu ayet nazil oldu, ona gücümüz yetmiyor, dediler. - Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu: "Sizden önceki iki kitap ehlinin söylediği gibi dinledik ve isyan ettik mi diyorsunuz? Hayır, siz: Dinledik, itaat ettik, bize mağfiret buyur Rabbimiz, dönüş yalnız sanadır, deyiniz" buyurdu. Onlar da: Dinledik, itaat ettik, bize mağfiret buyur. Rabbimiz, dönüş yalnız sanadır, dediler. Onlar bunu okuyunca dilleri de ona yatıştı, bunun akabinde Allah Teala: "O Resul kendisine Rabbinden indirilene iman etti, müminler de. Onların her biri Allah'a, onun meleklerine, kitaplarına, Resullerine inandı. Resullerinden hiçbirini diğerinden ayırmayız ve: Dinledik, itaat ettik. Rabbimiz senden mağfiret dileriz ve dönüş ancak sanadır dediler." (Bakara, 285) Onlar bu işi yapınca Aziz ve Celil Allah da onu nesh etti, sonra Aziz ve Celil Allah: "Allah hiçbir kimseye gücünün yeteceğinden başkasını yüklemez. (Herkesin) kazandığı (iyilik) kendisine yaptığı (kötülük) de onun aleyhinedir. Rabbimiz unuttuk yahut yanıldıysak bizi sorguya çekme." buyruklarını indirdi. (Onlar böyle dua edince, O da): Peki, buyurdu. "Rabbimiz bizden öncekilere yüklediğin gibi üzerimize ağır yükler yükleme." (diye yalvardılar), Allah: Peki, buyurdu. "Rabbimiz güç yetiremeyeceğimiz şeyi bize yükleme." (diye yalvardılar), Allah: Peki, buyurdu. "Bizi affet ve bize mağfiret buyur. Sen bizim mevlamızsın. Kafirler topluluğuna karşı da bize yardım et. " (Bakara, 286) (diye yalvardılar), Rabbimiz: Peki buyurdu.
Bize Umeyye b. Bistam ve Muhammed b. Abdula'la tahdis edip dediler ki: Bize el-Mutemir babasından şöyle dediğini tahdis etti: Bana Bekr b. Abdullah, İbn el-Muğire'den tahdis etti. Onun babasından rivayet ettiğine göre Nebi (Sallallahu aleyhi ve Sellem) mest1erine, başının ön tarafına ve sarığına mesh etti.
Bana Ümeyyetü'bnü Bistâm rivayet etti (dediki): Bize Yezid yani ibni Zürey' rivayet etti. (Dediki): Bize Ravh, Süheyl'den rivayet etti. Demiş ki; Babam beni, Benî Hârise'ye gönderdi, yanımda bizim uşaklardan biri yahut bir dostumuz vardı. Ona bir bahçeden bir kimse İsmiyle seslendi, yanımdaki (arkadaş) bahçeye bakındı ise de hiçbir şey göremedi. Ben bu hâdiseyi babama anlattım. Babam; Senin böyle bir şeyle karşılaşacağını bilsem göndermezdim. Ama bundan böyle bir ses işitirsen hemen ezan oku. Çünkü ben; Ebu Hureyre'yi Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den şu hadîsi rivayet ederken işittim. Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) : «Şüphesizki; namaza nida edildiği vakit şeytân geri gider. Onun sesle bir yellenmesi vardır» buyurmuşlar; dedi.
Bana Ümeyyetüb'nü Bistâm El-Ayşi rivayet etti. (Dediki): Bize Yezîd b. Zürey rivayet etti. (Dediki): Bize Ravh, Süheyl'den, o da babasından, o da Ebu Hureyre'den, o da Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den naklen rivayet etti ki: Fakîr muhacirler: — Yâ Resûlallah! Varlık sahipleri yüksek dereceleri ve dâimi nimetleri alıp gitti...» demişler. Râvî hadîsi Kuteybe'nin, Leys'den rivayet ettiği gibi anlatmış; şu kadar var ki: Ebu Hureyre hadîsine, Ebu Salih'in: «Sonra fakîr muhacirler dönerek ilâ ahir...» sözünü katmış. Hadîse şunu da ziyâde eylemişdir: «Süheyl diyorki: (Zikirler) onbirer onbirer olacak, bütün bunların mec'mûu otuzüç eder.»
Bize Ümeyyetü'bnü Bistâm rivayet etti. (Dediki): Bize Yezîd (yânî ibni Zürey') rivayet etti (Dediki): Bize Ravh, Süheyl'den, o da babasından, o da Ebû Hureyre'den, o da Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den naklen rivayet etti. Şöyle buyurmuşlar: «Bir kimse gusûl eder, sonra cum'aya gelir ve kendisine mukadder olan namazı kıtar, sonra hatîb hutbesini bitirinceye kadar dînler, sonra onunla beraber cum'a namazını kılarsa, o kimsenin o cum'a ile öbür cum'a arasındaki günahları; üç günlük de fazla günahı affolunur.»
Bana Ümeyyetübnü Bistâm rivayet etti. (Dediki): Bize Yezîd yâni îbnü Zürey' rivayet etti. (Dediki): Bize Ravh b. Kaasim rivayet etti. H. Bana bu hadîsi Ahmed b. Osman el-Evdi de rivayet etti. (Dediki): Bize Hâlid b. Mahled rivayet etti. (Dediki): Bana Süleyman yâni İbni Bilâl rivayet eyledi. {Ravh ile Süleyman'ın) ikisi birden Süheyl'den bu isnâd ile rivayette bulundular. Ravh hadîsinde: «Helâl olan kazancdan tesadduk ederek onu gerektiği yere verirse...» ifâdesi vardır. Süleyman'ın hadîsinde ise; «Onu yerine koyarsa...» denilmiştir.
Bana Ümeyyetu'bnu Bistâm EI-Ayşî rivayet etti. (Dediki): Bize Yezîd yâni İbni Zürey' rivayet etti. (Dediki): Bize Habib b. Şehid, Bekir b. Abdillâh'dan rivayet etti. (Demişki): Bize, Enes (Radiyallahu anh) rivayet ettiki, kendisi Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'i bunların yâni hacc ile Umrenin aralarını cem' ederken görmüş. Bekir demiş ki: «Sonra bu mes'eleyi İbni Ömer'e sordum, İbni Ömer: — Biz, hacca telbiye getirdik; cevâbını verdi. Dönerek İbni Ömer'in söylediğini Enes'e haber verdim, Enes: — Gâlîbâ biz, çocuk olduk! dedi.»
Bana Ümeyyetü'bnü Bistâm rivayet etti. (Dediki): Bize Yezid b. Zürey' rivayet etti. (Dediki): Bize Ravh, Alâ'dan, o da babasından o da Ebû Hureyre'den, o da Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den naklen Ebû Zür'anın, Ebû Hureyre'den rivayet ettiği hadîs mânâsında tahdisde bulundu.
Bana Ümeyyetu'bnu Bimtâm El-Ayşî rivayet etti. (Dediki): Bize Yezîd yâni ibni Zurey' rivayet etti. (Dediki): Bize Ravh yâni ibni Kasım, Amr b. Dinar'dan, o da Hasan b. Muhammed'den, o da Selemetu'bnu Ekvâ' ile Câbîr b. Abdillah'tan naklen rivayet eylediki : «Resululah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) yanımıza geldi de Mut'a için bize izin verdi» demişler.
Bize Ümeyye b. Bistam rivayet etti. (Dediki): Bize Yezîd b. Zürey' rivayet etti. (Dediki): Biae Ravh yâni İbni Kasım, Amr b. Dinâr'dan bu isnâdla bu hadîsin mislini rivayet eyledi.
Bize Ümeyye b. Bistâm el-Ayşî rivayet etti. (Dediki): Bize Yezîd b. Zürey' rivayet etti. (Dediki): Bize Ravh b. Kaasim, Abdullah b. Tâvûs'dan, o da babasından, o da İbni Abbâs'dan, o da Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den naklen rivayette bulundu: «Mîrâs hisselerini ehillerine verin, bu hisselerden artan erkek kişinindir.» buyurmuşlar.
Bana Ümeyye b. Bistâm rivayet etti. (Dediki): Bize Yezîd yâni İbni Zürey' rivayet etti. (Dediki): Bize Ravh —ki İbni'l-Kaasîm'dir—, Yezîd b. Eslem'den, o da babasından, o da Ömer'den naklen rivayette bulundu ki, Ömer bir atını Hak yolunda tesadduk etmiş; sonra onu sahibinin ziyan ettiğini görmüş. Bu zâtın malı azmış. Bu sebeple atı satın almak isteyerek Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e gelmiş ve meseleyi kendilerine arz etmiş. Peygamber (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) «Onu satın olma, velevki sana bir dirheme versin; zîra sadakasından dönenin misali kusmuğuna dönen köpek gibidir.» buyurmuşlar.
Bize bu hadisi Ebû Kureyb de rivayet etti. (Dediki): Bize Ebû Usame rivayet etti. H. Bana Ümeyye b. Bistâm da rivayet etti. (Dediki): Bize Yezîd yâni ibni Zürey rivayet etti. (Dediki): Bize Ravh —ki İbni'l-Kaasim'dir— rivayet etti. H. Bize Ebû Bekir b. Ebî Şeybe dahî rivayet etti. (Dediki): Bize Ca'fer b. Avn rivayet etti. Bu râvilerin hepsi Hişâm b. Urve'den bu isnadla rivayette bulunmuşlardır. Ebû Usâme ile Ravh'ın hadîslerinde, Yahya b. Saîd'in dediği gibi; «Bana ecir var mıdır?» denilmiş; Şuayb ile Ca'fer'in hadîslerinde ise İbnİ Bişr'in rivayeti gibi: «Acaba ona ecir var mıdır?» ifadesi kullamlmıştır
Bize Süveyd b. Saîd de rivayet etti. (Dediki): Bana Hafs (yâni îbni Meyserate's-San'ânî) Mûsâ b. Ukbe'den naklen rivayet etti. H. Bize Ümeyyetü'bnü Bistâın dahi rivayet ettL (Dediki): Bize Yezid b. Zürey' rivayet etti. (Dediki): Bize Ravh —ki İbni'l-Kaasim'dir— Muhammed b. Aclân'dan rivayet etti. Bu râvilerin hepsi Ebû'z-Zinâd'dan bu isnadla Verkaa' hadisinin mânâsı gibi rivayette bulunmuşlardır.
Bana Muhammed b. Müsennâ da rivayet etti. (Dediki): Bize Osman b. Osman El-Gatafânî rivayet etti. (Dediki): Bize Ömer b. Nâfi' rivayet etti. H. Bana Ümeyye b. Bistâm dahî rivayet etti. (Dediki): Bize Yezîd (yâni İbni Zürey') rivayet etti. (Dediki): Bize Ravh, Ömer b. Nâfi'den Ubeydullah'ın isnadı ile ve onun gibi rivayette bulundu. Her iki râvi tefsîri metni hadîse katmışlardır.
Bana Ümeyye b. Bistam da rivayet etti. (Dediki): Bize Yezid (yâni İbni Zürey') rivayet etti. H. Bana Alî b. Hucr dahi rivayet etti. (Dediki); Bize İsmail (yâni İbni Uleyye) rivayet etti. Her iki râvi Ravh b. Kâasım'den, o da Muhammed b. Münkedir'den, o da Câbir'den, İbni Uyeyne'nin hadîsi gibi rivayette bulunmuşlardır. Yalnız o «Sana göz açtırmayız» cümlesini anmamıştır.
Bize İshâk b. İbrahim de rivayet etti. (Dediki): Bana Cerîr haber verdi. H. Bana Ümeyye b. Bîstâm dahi rivayet etti. (Dediki): Bize Yezîd b. Zürey' rivayet etti. (Dediki): Bize Ravh (Bu zât İbni Kâasım'dır) rivayet etti. H. Bize Muhammed b. Müsennâ ile İbni Beşşâr da rivayet ettiler. (Dedilerki): Bize Muhammed b. Ca'fer rivayet etti. (Dediki): Bize Şu'be rivayet etti. Bu râvilerin hepsi Mansûr'daıı Züheyr'in isnadı ile rivayette bulunmuşlardır. Cerîrle Ravh'ın hadîsi kıssasiyle Züheyr'in hadîsi gibidir. Şu'be'nin hadîsine gelince, onda yalnız çocuğa isim koyma zikredilmiş, dört söz zikredilmemiştir.
Bana Umeyye b. Blslam El-Ayşî rivayet etti. (Dediki): Bize Yezîd (yâni ibni Zürey') rivayet etti. (Dediki): Bize Ravh Suheyl'den, o da babamdan, o da Ebû Hureyre'den, o da Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den naklen rivayet etti: «Allah dünyada bir kulunu (n günahını) örterse onu kıyamet gününde de örter.» buyurmuşlar.
Bize Ümeyye b. Bistam El-Ayşî rivayet etti. (Dedikî): Bize Yezid (yâni İbni Zürey') rivayet etti. (Dedikî): Bize Ravh b. Kasım, Alâ'dan, o da babasından, o da Ebû Hureyre'den naklen rivayet etti. Şöyle demiş: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Mekke yolunda yürüyordu. Derken Cümdan denilen dağın yanından geçti. Ve : «Yürüyün! Bu Cümdan'dır. Müferridler geçmiştir.» buyurdu. Ashab: — Müferridler nedir yâ Resûlallah? dediler. «Allah'ı çok zikreden erkek ve kadınlardır.» buyurdular.
(Bana Ümeyye b. Bistâm El-Ayşî rivâyet etti. ki): Bize Yezîd (yani; İbn Zürey') rivâyet etti. ki): Bize Havlı (bu zat İbn Kâsım'dır) Süheyl'den, o da babasından, o da Ebû Hüreyre'den naklen rivâyet etti ki: Fâtime hizmetçi istemek için Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem)’e gelmiş ve işten şikâyet etmiş. Bunun üzerine: «Onu bizde bulamıyacaksın!» buyurmuş. Şöyle devam etmiş: «Sana hizmetçiden daha hayırlı bir şey göstereyim mi: Yatağına yaî-tığın vakit otuz üç defa teşbih, otuz üç defa tahmid, otuz dört defa da tekbir getirirsin.»
(Bana Ümeyye b. Bistâm El-Ayşî rivâyet etti. ki): Bize Yezîd (yani; İbn Zürey') rivâyet etti. ki): Bize Havlı (bu zat İbn Kâsım'dır) Süheyl'den, o da babasından, o da Ebû Hüreyre'den naklen rivâyet etti ki: Fâtime hizmetçi istemek için Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem)’e gelmiş ve işten şikâyet etmiş. Bunun üzerine: «Onu bizde bulamıyacaksın!» buyurmuş. Şöyle devam etmiş: «Sana hizmetçiden daha hayırlı bir şey göstereyim mi: Yatağına yaî-tığın vakit otuz üç defa teşbih, otuz üç defa tahmid, otuz dört defa da tekbir getirirsin.»
Bana Ümeyye b. Bistâm da rivayet etti. (Dediki): Bize Yezîd b. Zürey’ rivayet etti. (Dediki): Bize Ravh, Süheyl'den, bu isnadla hadîsin benzerini rivayet etti. O şunu da ziyâde eyledi: «Babam: Onu görürsen sakın yaklaşma, dedi.»
Bize Ümeyye b. Bistam El-Ayşî rivayet etti. (Dediki): Bize Yezîd b. Zürey' rivayet etti. (Dediki): Bize Şu'be, Katâde'den, o da Hasan'dan, o da Ziyad b. Rıyah'dan, o da Ebû Hureyre'den, o da Peygamber (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den naklen rivayet etti. (Şöyle buyurmuşlar) : «Altı şeyden: Deccal, duman, dabbetü'I-Ârz, güneşin battığı yerden doğması, umûmî fitne ve bîrinizin başına gelecek husûsî vakıadan önce amellere şitab edin.»