Süveyd b. Gafele

Ebû Ümeyye · Muhadram tâbiî, Kûfeli zâhid

Süveyd b. Gafele…

Doğumh. 50
Vefath. 80
KünyeEbû Ümeyye
Nisbeel-Cu'fî, el-Kûfî
Yaşadığı yerlerKûfe, Medine
Tabaka2. tabaka, Büyük tâbiîlerden
Cerh-ta'dîlsika (güvenilir)

Hakkında

Ebû Ümeyye Süveyd b. Gafele b. Avsece el-Cu'fî, Yemen'in Mezhic kabilesinden gelen bir tâbiîdir. Fil yılı civarında, m. 570 veya 572'de doğduğu, dolayısıyla Hz. Peygamber'le aynı yaşlarda olduğu nakledilir. Muhtemelen Hz. Ali'nin Yemen'deki faaliyetleri sırasında h. 10 (m. 631) yılı dolaylarında Müslüman oldu. Resûlullah'ı görmek için Medine'ye yola çıktıysa da şehre ancak onun vefatından sonra ulaşabildi. Bu sebeple hem Câhiliye'yi hem İslâm'ı idrak etmiş, Peygamber'i ise görememiş olan muhadramlardan sayılır.

Yermük ve Kâdisiye savaşlarına katıldı, Hz. Ömer'in Câbiye'de yaptığı meşhur hutbede hazır bulundu. Sıffîn'de Hz. Ali'nin safında yer aldı. Daha sonra Kûfe'ye yerleşti ve zâhidane bir hayat sürdü. Hz. Ebû Bekir, Hz. Ömer, Hz. Ali ve diğer sahâbîlerden hadis öğrendi; Kûfe'de pek çok tâbiî ondan rivayette bulundu.

Hadis münekkitleri onun güvenilir ve sağlam bir râvi olduğunda ittifak etmiş, Zehebî de onu sika, zâhid ve gecelerini ibadetle geçiren bir imam olarak anmıştır. Vefatı için h. 76 ile 82 arasında farklı tarihler verilmekle birlikte, tercih edilen görüşe göre h. 80 (m. 699) yılında yaklaşık 120 yaşında Kûfe'de vefat etti.

Râvi adları senedden otomatik ayrıştırılmış; kimlik ve hayat bilgileri ricâl kaynaklarından (Itqan râvi profilleri, muslimscholars.info) eşleştirilerek eklenmiştir.

Zincirde geçtiği hadisler

Suveyd İbn Ğafele'den nakledilmiştir: Ubeyy İbn Ka'b r.a. ile karşılaştım. Şöyle anlattı: "İçinde yüz dinar bulunan bir para kesesi buldum. Hemen Nebi (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'in yanına gittim. "Bir yıl ilan et" buyurdu. Ben de bir yıl ilan ettim ama sahibini bulamadım. Sonra yine Hz. Nebi'in yanına gittim. Yine "Bir yıl ilan et" buyurdu. İlan ettim ama yine bulamadım. Sonra üçüncü kez yine Hz. Nebi'in yanına gittim. "Kabını, sayısını ve bağını ezberle (iyice tanı. Sahibi gelirse ona verirsin. Gelmezse sen kullan" buyurdu." Sonra Ubeyy İbn Ka'b ile Mekke'de tekrar karşılaştım. "Bilmiyorum, üç yıl mıydı, yoksa bir yıl mıydı?" dedi. Tekrar: 2431
Rivayet zinciri (1. tarîk): Buhârî ← Âdem b. Ebû İyâs ← Şu'be b. el-Haccâc ← Seleme b. Küheyl ← Süveyd b. Gafele ← Übey b. Ka'b
Rivayet zinciri (2. tarîk): Buhârî ← Muhammed b. Beşşâr ← Gunder ← Şu'be b. el-Haccâc ← Seleme b. Küheyl ← Süveyd b. Gafele ← Übey b. Ka'b
Süveyd İbn Gafele r.a.'den rivayet edilmiştir: Selman İbn Rebıa ve Zeyd İbn Suham ile birlikte bir savaşta idim. Bir sopa buldum. Bana: "Onu at" dedi. Ben de "Hayır, sahibini bulursam kendisine veririm. Bulamazsan ben kullanınm" dedim. Döndükten sonra hacca gittik. Medine'ye vardım. Ubeyy İbn Ka'b'a r.a. bunun hükmünü sordum. Ubeyy İbn Ka'b, "Ben Allah Resulü Sallallahu Aleyhi ve Sellem hayatta iken içinde yüz dinar bulunan bir para kesesi bulmuştum. Hz. Nebi'e gittim. Hz. Nebi "Bir yıl ilan et" buyurdu. Ben de bir yıl ilan ettim. Sonra yine Hz. Nebi'in yanına gittim. Yine "Bir yıl ilan et" buyurdu. Bir yıl daha ilan ettikten sonra yine Hz. Nebi'in yanına gittim. Yine "Bir yıl ilan et" buyurdu. Bir yıl daha ilan ettim ve Hz. Nebi'in yanına dördüncü kez gittim. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem: "Sayısını, kabını ve bağını iyice tanı. Sahibi gelirse verirsin. Gelmezse sen kullan" buyurdu." Süveyd İbn Gafele şöyle demiştir: Daha sonra onunla Mekke'de karşılaştım. "Bilemiyorum, üç yıl mıydı, yoksa dört yıl mı?" dedi.
Ali r.a. dedi ki: "Size Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'den diye bir hadis nakledecek olursam şunu bilin ki, gökten düşmek benim için ona yalan söylemekten daha çok sevdiğim bir iştir. Benimle sizin aranızdaki bir hususa dair sizinle konuşacak olursam şunu bilin ki, harb bir hiledir. Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'i şöyle buyururken dinledim: Ahir zamanda yaşları küçük, akılları kıt bir takım kimseler gelecektir. Bunlar yaratılmışların en hayırlıları gibi söz söyleyecekler, fakat okun hedefini delip gitmesi gibi dinden çıkacaklardır. İmanları gırtlaklarını aşmaz. Onlarla karşılaştığınız yerde onları öldürünüz. Çünkü onları öldürmek, Kıyamet gününde onları öldürenler için bir eçir (sebebi) olacaktır." Tekrar: 5057 ve 6930
Ali r.a., Allah Resulü şöyle buyururken işittim demiştir: "Ahir zamanda ömürleri kısa, akıIları kıt bir nesil türeyecek. Mahlukata gönderilmiş sözlerin en hayırlısı hakkında ileri geri konuşacaklar. Okun hedefi delip geçtiği gibi İslam'a girip çıkacaklar. İman onların boğazlarından aşağı inmez. Bu kimselerle nerede karşılaşırsanzz onları öldürün! Onların öldürülmesi, kıyamet günü öldürenler için bir ecir olarak karşılarına çıkar."
Suveyd b. Ğafele'nin nakline göre Ali r.a. şöyle demiştir: Size Resuluilah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'den bir hadis naklettiğimde yemin olsun ki gökten düşmem, bana onun dilinden yalan uydurmaktan daha sevimlidir. Kendi aramızda konuştuğumda ise "Savaş hileden ibarettir" taktiği geçerlidir. Çünkü ben Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'den şöyle işittim: "Zaman'ın ahirinde yaşları küçük, akılları zayıf bir topluluk ve Sellem'in sözünden birşeyler söyleyeceklerdir. Fakat imanları boğazlarından öteye geçmeyecektir. Onlar okun avı {delip} çıkışı gibi dinden çıkacaklardır. Onlara nerede rastlarsanız öldürünüz. Çünkü bunları öldürmekte öldüren kişiye kıyamet gününde ecir ve sevap vardır."
Bize Muhammed b. Abdiîlâh b. Numeyr ile Abdullah b. Said El-Eşecc hep birden Vekî'den rivayet ettiler. Eşecc (Dediki): Bize Veki' rivayet etti. (Dediki): Bize A'meş. Hayseme'den. o da Süveyd b. Gafele'den naklen rivayet etti. Süveyd şunları söylemiş: — Ali (Dediki): Size Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den bir hadis naklettiğim vakit, yemin, ederim kî semâdan düşsem, benim için onun söylemediği bir şey'i söylemekden daha makbul olur. Sizinle aramızda cereyan eden bir şey hakkında konuştuğumuz zaman ise (böyle değildir.) Çünkü harp, bir hileden ibarettir. Ben, Resülullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'i şöyle buyururken işittim: Âhir zamanda yaşları genç, akılları ermez bir kavim meydana çıkacak. Bunlar mahlûkaatın en hayırlı sözlerini söyüyerek, Kur'an okuyacaklar (fakat okudukları Kur'ân) gırtlaklarından aşağı geçmiyecek. Dînden, ok'un avı delip geçtiği gibi çıkacaklar. Böylelerine rastladınız mı hemen tepeleyin. Çünkü onları öldürenlere kıyamet gününde Allah indinde büyük ecir vardır.»
Bize Ebû Bekir b. Ebî Şeybe ile Züheyr b. Harb, hep birden Veki'den rivayet ettiler. Ebû Bekir dediki: Bize Vekî', Süfyân'dan, o da İbrahim b. Abdila'lâ'dan o da Süveyd b. Gafele'den naklen rivayet etti. Süveyd şöyle demiş: Ömer'i, Hacer-i Esved'i öpüp kucaklarken gördüm. Hem : — Resulullah (Sallallahu A ley hi ve Sellem)'i sana îtinâ ederken gördüm! dedi.
Bize Muhammed b. Beşşâr da rivayet etti. (Dediki): Bize Muhammed b. Ca'fer rivayet etti. (Dediki): Bize Şu'be rivayet etti. H. Bana Ebû Bekir b. Nâfi' dahî rivayet etti. Lâfız onundur. (Dedikî): Bize Gunder rivayet etti. (Dediki): Bize Şu'be, Seleme b. Küheyl'den naklen rivayet etti. (Demişki): Süveyd b. Gafele'yi dinledim; şunları söyledi: Ben, Zeyd b. Sûhân ve Selmân b. Rabîa gazaya çıktık. Ben bir kamçı bularak onu aldım. Arkadaşlarım bana: — Bırak onu! dediler. Ben: — Hayır (bırakmam) lâkin ben onu ilân ederim; sahibi gelirse ne âla! Gelmezse ondan kendim faydalanırım; dedim. Hasılı (bu işte) onlara karşı çıktım. Gazamızdan dönünce haccetmem mukaddermiş. Medine'ye geldim. Ve Übeyy b. Kâ'b'a rastlayarak kamçı meselesini ve arkadaşlarımın sözünü kendisine haber verdim, Übeyy şunu söyledi: — Ben Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) zamanında, İçinde yüz altın bulunan bir kese buldum da onu Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e getirdim. «Onu bir sene i'lân et!» buyurdular. Ben de İ'lân ettim; fakat onu bilen bir kimse bulamadım. Sonra kendilerine vardım. Yine: «Onu bir sene i'lân et!» buyurdular. Tekrar i'lân ettim; fakat (yine) onu bilen bir kimse bulamadım. Bilâhare (tekrar) kendilerine vardım. (Yine) : «Onu bir sene i'lân et!» buyurdular. İlân ettim; fakat (yine) onu bilen bir kimse bulamadım. Bunun üzerine: «O altınların sayısını, mahfazasını ve bağını belle! Şayet sahibi gelirse ne âlâ! Gelmezse onlardan (kendin) istifâde et ! buyurdular. Artık ben de onlardan istifâde ettim. (Şu'be demişki): Bundan sonra Seleme'ye Mekke'de rast geldim. «Süveyd üç sene mi dedi, bir sene mi bilmiyorum.» dedi.
Rivayet zinciri (1. tarîk): Müslim ← Muhammed b. Beşşâr ← Muhammed b. Ca'fer ← Şu'be b. el-Haccâc ← Seleme b. Küheyl ← Süveyd b. Gafele
Rivayet zinciri (2. tarîk): Müslim ← Ebû Bekir b. Nâfi' ← Gunder ← Şu'be b. el-Haccâc ← Seleme b. Küheyl ← Süveyd b. Gafele
Bana Abdurrahmân b. Bişr El-Abdî dahî rivayet etti. (Dediki): Bize Behz rivayet etti. (Dediki): Bize Şu'be rivayet etti. (Dediki): Baha Seleme b. Küheyl haber verdi; yahut ben de içlerinde olduğum halde cemaata haber verdi. (Dediki): Süveyd b. Gafele'yi dinledim. Şunu söyledi: «Zeyd b. Sûhân ve Selmân b. Rabîa ile birlikte yola çıktım; ve bir kamçı buldum...» Ravi hadîsi: «Artık ben de onlardan istifâde ettim.» sözüne kadar yukarki hadis gibi rivayet etmiştir. Şu'be demiş ki: — Seleme'yi on sene sonra dinledim: «»Onları bir sene ilân etti.» diyordu.
Bize Ubeydullah b. Ömer EI-Kavârirî ile Ebû Ğassan El-Mismaî, Züheyr b. Harb, îshâk b. İbrahim, Muhammed b. Müsennâ ve İbni Beşşar rivayet ettiler. (İshâk: ahberana, ötekiler: haddesena tâbirini kullandılar.) (Dedilerki): Bize Muaz b. Hişâm rivayet etti. (Dediki) Bana babam Katâde'den, o da Âmir Eş-Şâbi'dcn, o da Süveyd b. Ğafele den naklen rivayet etti ki, Ömer b. Hattâb Cabiye'de hutbe okumuş ve «Nebiyyullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ipek giymeyi yasak etti, yalnız iki parmak veya üç parmak yahut dört parmak yeri müstesna!» demiş.
Bize Muhammed b. Abdillah Er-Ruzzî de rivayet etti. (Dediki): Bize Abdulvehhab b. Ata', Saîd'deıı, o da Katâde'den bu isnadla bu hadîsin mislini haber verdi.