Mâlik b. Enes

Ebû Abdullah · 7. tabaka

Mâlik b. Enes b. Mâlik b. Ebû Âmir b. Amr b. el-Hâris…

Doğumh. 93 · Medine
Vefath. 178 · Medine
KünyeEbû Abdullah
Nisbeel-Asbahî, el-Himyerî, el-Medenî, et-Teymî
Yaşadığı yerlerMedine
Tabaka7. tabaka
Cerh-ta'dîlimam

Ailesi

Babası
Anas bin Abi Aans (Malik)
Annesi
Aaliyah bint Shurayk al-Azdiyya
Çocukları
Yahya and Muhammad, Fatima

Râvi adları senedden otomatik ayrıştırılmış; kimlik ve hayat bilgileri ricâl kaynaklarından (Itqan râvi profilleri, muslimscholars.info) eşleştirilerek eklenmiştir.

Zincirde geçtiği hadisler

Abbâd İbn Temîm amcasının Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'i mesciddeyken, bir ayağını öbürünün üstüne atarak sırt üstü uyuduğunu gördüğünü nakletmiştir. İbn Şihâb, Saîd İbn Müseyyeb'in şöyle dediğini nakletmiştir: "Ömer ve Osman da aynı şekilde yapardı. Tekrar: 5969, 6287. Diğer tahric: Tirmizi Edeb; Müslim, Libas
Abdullah İbn Abbâs'tan şöyle nakledilmiştir: "Dişi bir merkebe binmiş olarak geldim. O sıralar ergenlik çağına yaklaşmıştım. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem Mina'da önünde bir duvar yokken cemaat'e namaz kıldırıyordu. Saf'ın bir bölümünün önünden geçtim. Sonra merkepten indim ve onu otlağa saldım. Ardından namaz safına katıldım. Hiç kimse bu hareketimi yadırgamadı."
Abdullah İbn Ömer (r.a.)'den şöyle nakledilmiştir: "Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem Usame b. Zeyd, Bilâl ve Osman b. Talha el-Hacbî Kabe'ye girdi. Sonra kapıyı kapatıp içeride bir müddet kaldılar. Dışarı çıktığı zaman Bilal'e: 'Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem ne yaptı?' diye sordum. O da: 'Bir direği soluna, ötekini de sağına, üç direği ise arkasına aldı. (O dönemde Kabe'nin altı direği vardı.) Sonra namaz kıldı. İsmail bize dedi ki; Malik'in bana naklettiğine göre iki direği sağ tarafında bırakmıştı."
Rivayet zinciri: Buhârî ← Abdullah b. Yûsuf ← Mâlik b. Enes ← Nâfi' Mevlâ b. Ömer ← İbn Ömer
Zeyd İbn Hâlid, Büsr İbn Saîd'i Ebu Cüheym'e gönderip, ona Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellemin namaz kılanın önünden geçen hakkında ne buyurduğunu sormasını istemiş. (Büsr, Ebu Cüheym'e gidip bu soruyu sormuş.) O da şöyle cevap vermiştir: Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in şöyle buyurduğunu işittim: "Namaz kılanın önünden geçen, ne kadar büyük bir günah işlediğini bilseydi, onun önünden geçmek yerine kırk (zaman) beklemeyi daha hayırlı bulurdu." Ebu'n-Nadr şöyle demiştir: "Ravi kırk gün mü, kırk ay mı, yoksa kırk yıl mı dedi hatırlamıyorum."
Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in eşi, Aİşe'den şöyle nakledilmiştir: "Allah Resulu (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'in önünde uyurdum. Bu esnada ayaklarımı onun kıblesine doğru uzatırdım. Allah Resulü secde yapmak İstediği zaman, eliyle beni dürter, ben de ayaklarımı toplardım. Ayağa kalkınca ise tekrar ayaklarımı uzatırdım." Hz. Aişe şöyle demiştir: "O dönemde evlerde lamba yoktu."
Ebu Katâde el-Ensârî'den şöyle nakledilmiştir: "Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem kızı Zeyneb'in Ebu'l-As İbn Rabî' İbn Abdişems'ten olma kızı Ümâme'yi taşıyarak namaz kılardı. Secdeye vardığı zaman onu bırakır, ayağa kalktığı zaman ise tekrar alırdı. Tekrar: 5996.
İbn Şihâb'dan şöyle nakledilmiştir: Bir gün Ömer bin Abdülaziz, namazı geç vakte bıraktı. Bu esnada Urve İbn Zubeyr yanına geldi ve ona şu olayı haber verdi: Muğire bin Şu'be Irak'ta iken bir defasında namazı geciktirdi. Derken Ebu Mes'ud el-Ensârî yanına geldi ve ona şöyle çıkıştı: "Ey Muğire bu yaptığın da ne! Bilmiyor musun ki, Cebrail indi ve namaz kıldı. Peşi sıra Allah Resulü Sallallahu Aleyhi ve Sellem namaz kıldı. Cebrail bir kez daha namaz kıldı, peşi sıra Allah Resulü de namaz kıldı. Cebrail yine namaz kıldı, peşi sıra Allah Resulü de namaz kıldı. Cebrail bir daha namaz kıldı, peşi sıra Allah Resulü de, namaz kıldı. Cebrail bir defa daha namaz kıldı, peşi sıra Allah Resulü de, namaz kıldı. Sonra melek Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e: Sana bu şekilde namaz kıldırmakla emrolundum dedi. Ömer bin Abdülaziz Urveye, 'Anlattığının ne manaya geldiğini bil! Rasulullah'a namaz vakitlerini bizzat Cebrail mi öğretmiş?" dedi. Tekrar: 3221, 4007.
Urve'den şöyle nakledilmiştir: "Aişe r.anha, Rasûlullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in güneş daha onun odasında iken, daha evleri aşmadan ikindi namazını kıldığını bana anlattı. Tekrar: 544, 545, 546, 3103.
Enes İbn Mâlik'ten şöyle nakledilmiştir: "Biz İkindi namazını kılardık. Biri Amr İbn Avf oğullarının bulunduğu bölgeye gittiği zaman onların ikindi namazını kıldığını görürdü. Tekrar: 550, 551, 7229.
Enes İbn Mâlik'in şöyle dediği nakledilmiştir: "Biz ikindi namazını kılardık. Sonra içimizden biri Kuba'ya gidip dönerdi. Bu esnada güneş, hâlâ yüksekte bulunurdu."
İbn Ömer (r.a.)'den Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in şöyle buyurduğu nakledilmiştir: "İkindi namazını kaçıran kimse, ailesi helak olmuş, serveti batmış kimse gibidir." Diğer tahric: Tirmizi Salat; Nesâî, Mesâcid
Rivayet zinciri: Buhârî ← Abdullah b. Yûsuf ← Mâlik b. Enes ← Nâfi' Mevlâ b. Ömer ← İbn Ömer
Ebu Hureyre (r.a.) Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in şöyle buyurduğunu nakletmiştir: "Bazı melekler gece, bazıları da gündüz nöbetleşe yanınıza gelir. Bunlar, sabah ve ikindi namazlarında bir araya gelirler. Daha sonra gece sizin yanınızda olanlar Hak Teâlâ'nın huzuruna çıkar. Allah Teâlâ kullarını en iyi kendisi bilmesine rağmen yine de onlara 'Kullarımı nasıl bıraktınız?' diye sorar. Onlar da: Yanlarından ayrılırken namaz kılıyorlardı. Yanlarına vardığımızda da namaz kılıyorlardı' diye cevap verirler. Tekrar: 3223, 7429, 7486.
Ebu Hureyre (r.a.) Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in şöyle buyurduğunu nakletmiştir: "Her kim güneş doğmadan önce sabah namazından bir rekat'a yetişirse, sabah namazına yetişmiş demektir. Her kim de, güneş batmadan önce ikindi namazına yetişirse, ikindi namazına yetişmiş demektir."
Rivayet zinciri (1. tarîk): Buhârî ← Abdullah b. Mesleme ← Mâlik b. Enes ← Zeyd b. Eslem ← Atâ b. Yesâr
Rivayet zinciri (2. tarîk): Buhârî ← Abdullah b. Mesleme ← Mâlik b. Enes ← Zeyd b. Eslem ← Büsr b. Saîd
Rivayet zinciri (3. tarîk): Buhârî ← Abdullah b. Mesleme ← Mâlik b. Enes ← Zeyd b. Eslem ← Abdurrahman b. Hürmüz ← Ebû Hureyre
Ebu Hureyre (r.a.) Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in şöyle buyurduğunu nakletmiştir: Her kim namaz'ın bir rek'atına yetişirse, namaz'a yetişmiş demektir."
İbn Ömer (r.a.) Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in şöyle buyurduğunu nakletmiştir: "Sizd'en biri güneşin batışı veya doğuşu esnasında namaz kılmaya kalkışmasın!"
Rivayet zinciri: Buhârî ← Abdullah b. Yûsuf ← Mâlik b. Enes ← Nâfi' Mevlâ b. Ömer ← İbn Ömer
Ebu Hureyre (r.a.) Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in şöyle buyurduğunu nakletmiştir: ''Ezan okunduğu zaman şeytan arkasını dönüp ezanı işitmeyeceği yere kadar kaçar. Bu esnada kapıldığı telaş yüzünden yellenir. Ezan bitince dönüp geri gelir. Namaz için kamet getirilince yine arkasını dönüp kaçar. Kamet bitince tekrar gelir ve kişi ile düşüncelerinin arasına girer. Ona hiç aklında olmayan konulara ilişkin 'şunu hatırla, bunu hatırla' diye vesvese verir. Nihayet insan, kaç rekat kıldığının farkında olmaz. Tekrar: 1222, 1231, 1223, 3285.
Abdurrahman bin Abdullah bin Abdirrahman bin Ebî Sa'sa'a el-Ensarî el-Mazini babasından, Ebu Saîd el-Hudri'nin ona şöyle haber verdiğini nakletmiştir: "Senin koyunları ve çöl'ü sevdiğini biliyorum. Koyunlarının yanında olduğun zaman veya çölde bulunduğun an, namaz için ezan okuyup da ünlenirken, yüksek sesle oku! Çünkü müezzinin sesini duyan bütün cinler, insanlar ve her şey kıyamet günü onun için şahitlik edecektir." Ebu Saîd "Bu sözü Rasulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'den işittim" demiştir. Tekrar: 3296, 7548.
Ebu Saîd el-Hudrî (r.a.) Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in şöyle buyurduğunu nakletmiştir: "Ezan'ı işittiğiniz zaman, müezzinin söylediklerini tekrarlayın!'' Diğer tahric: Tirmizi Salat; Nesâî, Ezan)
Ebu Hureyre (r.a.) Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in şöyle buyurduğunu nakletmiştir: "İnsanlar ezan okumanın ve ilk safta namaz kılmanın faziletini bilselerdi ve bu ikisinin kura çekmekten başka yolunun olmadığını anlasalardı elbette aralarında kura çekerlerdi. Namazlara erken gitmenin faziletini bir bilselerdi erken gitmek için birbirleriyle yarışırlardı. Yatsı ve sabah namazlarını cemaatle kılmadaki sevabı bir idrak etselerdi, emekleyerek ve sürünerek bile olsa camiye gelirlerdi. Tekrar: 654, 721, 2689.
Salim İbn Abdullah babası kanalıyla Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in şöyle buyurduğunu nakletmiştir: "Genellikle Bilal, geceleyin ezan okur, O zaman'a kadar yiyip için! İbn Ümmi Mektum ezan okuyunca ise yemeye içmeye son veriniz" İbn Ümmi Mektûm â'mâ biriydi. Kendisine "sabahladın, sabahladın" denilinceye kadar ezan okumazdı. Tekrar: 620, 623, 2656, 7248 Diğer tahric edenler: Tirmizi Salat; Dârimî, Salat
Abdullah bin Ömer (r.a.)'den şöyle nakledilmiştir: "Hafsa'nın bana bildirdiğine göre gün ağarmaya başladığı sırada müezzin sabah ezanını okumak için hazırlanınca, Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem sabah namazının farzından önce iki kısa rekat sünnet kılardı. Tekrar: 1173, 1181.
Abdullah bin Ömer (r.a.) Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in şöyle buyurduğunu nakletmiştir: Bilal gece ezan okur, O vakit yiyip için. İbn-i Ümmi Mektum ezan okuyunca ise yemeye içmeye son verin."
Rivayet zinciri: Buhârî ← Abdullah b. Yûsuf ← Mâlik b. Enes ← Abdullah b. Dînâr ← İbn Ömer
Ebu Hureyre (r.a.) Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in şöyle buyurduğunu nakletmiştir: "Canım elinde bulunan (Allah)'a yemin olsun ki, içimden odun toplanmasını emredip, daha sonra namaz kılınmasını buyurup ezan okutturup, birine de emredip cemaate imam olmasını sağlayıp daha sonra cemaate gelmeyenlerin arkasından yetişip evlerini yakmak geçiyor. Canım elinde bulunan Allah'a yemin olsun ki, cemaate gelmeyen bu kimseler, burada etli bir kemik parçaları veya iki adet ala paça olduğunu bilseydi yatsı namazına gelirdi. Tekrar: 657, 2420, 7224.
Abdullah Ibn Ömer (r.a.)'den Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in şöyle buyurduğu nakledilmiştir: "Cemaatle kılınan namaz, tek başına kılınan namazdan yirmi yedi derece daha üstündür. Tekrar: 649.
Rivayet zinciri: Buhârî ← Abdullah b. Yûsuf ← Mâlik b. Enes ← Nâfi' Mevlâ b. Ömer ← İbn Ömer
Ebu Hureyre (r.a.) Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in şöyle buyurduğunu nakletmiştir: Adam'ın biri yolda yürürken, güzergahı üzerinde bir diken dalı buldu. Onu kaldırıp kenara koydu. Hak Teâlâ onun bu amelini hüsnü kabul buyurdu ve günahlarını bağışladı. Tekrar: 2472.
Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurdu: "Şehitler beştir: Tâundan ölen, karnındaki bir hastalıktan dolayı ölen, suda boğulan, yıkık altında ölen ve Allah yolunda şehit düşen." Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurdu; "Eğer insanlar ezan okumada ve ilk safta bulunmadaki sevabı bilseler ve buna nail olmak için aralarında kur'a çekmekten başka bir yol olmadığını anlasalardı elbette aralarında kur'a çekerlerdi. Tekrar: 720, 2829, 5733.
Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurmuştur: "Eğer insanlar öğle namazını vaktin başlarında kılmanın faziletini bilselerdi, koşar adım bu vakitte namaz kılmaya gelirlerdi. Eğer yatsı ve sabah namazlarındaki fazileti bilselerdi, emekleyerek ve sürünerek de olsa yine de bu namazları kılmaya gelirlerdi."
Ebu Hureyre (r.a.) Rasûlullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in şöyle buyurduğunu nakletmiştir: "Siz'den biri abdestini bozmadan namaz kıldığı yerde bulunduğu sürece melekler onun için 'Allah'ım onu bağışla! Allah'ım ona merhamet et!' şeklinde dua edip bağışlanma dilerler. Ailesine gitmekten sadece namazın alıkoyduğu siz'den biri, namaz'ı beklediği sürece namaz kılıyor hükmündedir."
Nâfi'in naklettiğine göre Abdullah bin Ömer (r.a.) soğuk ve fırtınalı bir gecede ezan okudu ve sonra: "Haberiniz olsun, namazlarınızı olduğunuz yerde kılacaksınız" dedi. O bunu söyledikten sonra şu rivayeti nakletti: "Soğuk ve yağmurlu gecelerde Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem müezzine: "Namazlarınızı olduğunuz yerde kılın!" diye nida etmesini emrederdi.
Rivayet zinciri: Buhârî ← Abdullah b. Yûsuf ← Mâlik b. Enes ← Nâfi' Mevlâ b. Ömer ← İbn Ömer
Mahmud ibnu'r-Rebî' el-Ensarî'nin naklettiğine göre: Kör olan İtban bin Malik kendi akraba ve aşiretine imamlık yapardı. Bir gün İtban, Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e şöyle dedi: "Ey Allah'ın Resulü bazı geceler aşırı yağmurdan dolayı sel oluyor, ben de gözleri görmeyen bir â'mâyım. Evimde bir köşede bir namaz kılsanız da ben de orayı bir musallâ / namazgâh edinsem!" Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem onun talebini kırmadı ve evine gitti. İtbân'a: "Namaz'ı nerede kılmamı istersin?" diye sordu. İtban, Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e evinde bir yer gösterdi ve Resûl-i Ekrem Sallallahu Aleyhi ve Sellem namaz'ı orada kıldı.