Vefath. 101
Nisbeel-Hâfız, es-Semmân, ez-Zeyyât, el-Medenî, el-Gatafânî, et-Teymî
Yaşadığı yerlerKûfe, Medine
Tabaka3. tabaka
Cerh-ta'dîlsika sebt

Râvi adları senedden otomatik ayrıştırılmış; kimlik ve hayat bilgileri ricâl kaynaklarından (Itqan râvi profilleri, muslimscholars.info) eşleştirilerek eklenmiştir.

Zincirde geçtiği hadisler

Ebu Hureyre r.a. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in şöyle buyurduğunu rivayet etti: "Birinizin cemaatle kıldığı bir namaz, çarşısında veya evinde kıldığı namaz'dan yirmi küsur derece daha üstündür. Bu da şöyle olur: Kişi güzelce abdest alır, yalnızca namaz kılmak amacıyla mescide gider, onu harekete geçiren yalnızca namaz olur. İşte bu durumda attığı her bir adım için bir derece yükseltilir veya ondan bir günah düşer. Siz'den biri, namaz kıldığı yerde bulunduğu sürece, abdestini bozmadıkça ve namaz kıldığı yerde başkasına eziyet ve zarar vermediği müddetçe melekler onun için şöyle dua ederler: Allah'ım onun günahlarını bağışla, Allah'ım ona merhamet et." Yine Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurdu: "Sizden biriniz namazını beklediği müddetçe o kişi namazda imiş gibi sevap alır."
Ebu Said el-Hudrı r.a. şöyle dedi: Dinar ile dinar, dirhem ile dirhem eşit satılır. Hadisi rivayet eden Salih, Ebu Said el-Hudrı'ye "İbn Abbas bu görüşte değil" dedim. Ebu Said şöyle dedi: Ben bunu İbn Abbas'a sordum. Ona dedim ki: "Sen bunu Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'den mi işittin yoksa Allah'ın kitabında mı buldun?,i . İbn Abbas şöyle dedi: "Bunların hiçbiri değiL. Siz, Allah'ın Resulünü benden daha iyi bilirsiniz. Ancak Usame bana Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in şöyle buyurduğu nu söyledi: "Vadeli değişim dışında faiz yoktur."
Ebu Said el-Hudrı r.a. şöyle dedi: Dinar ile dinar, dirhem ile dirhem eşit satılır. Hadisi rivayet eden Salih, Ebu Said el-Hudrı'ye "İbn Abbas bu görüşte değil" dedim. Ebu Said şöyle dedi: Ben bunu İbn Abbas'a sordum. Ona dedim ki: "Sen bunu Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'den mi işittin yoksa Allah'ın kitabında mı buldun?,i . İbn Abbas şöyle dedi: "Bunların hiçbiri değiL. Siz, Allah'ın Resulünü benden daha iyi bilirsiniz. Ancak Usame bana Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in şöyle buyurduğu nu söyledi: "Vadeli değişim dışında faiz yoktur."
Ebu Hureyre r.a'den rivayet edildiğine göre Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurmuştur: "Madenierin, kuyuların ve hayvanların verdiği zararlar tazmin edilmez. Rikazın beşte birini (humus) vermek gerekir."
Ebu Hureyre r.a.'in naklettiğine göre Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurmuştur: "Kıyamet günü Allah (c.c) şu üç grup insanın yüzüne bakmaz, onları temize çıkarmaz. Onlar için acıklı bir azap vardır: Bunlardan birincisi, yolculukta iken ihtiyacından fazla suyu bulunduğu halde onu diğer yolculardan sakınan kimsedir. İkincisi, devlet başkanına (halife) dünyalık için bey'at edip, dünyalık bir şey verdiği zaman ondan razı olan, vermediği zaman da ona buğzeden kimsedir. Üçüncüsü ise, ikindiden sonra malını pazara çıkarıp da 'Kendisinden başka ilah bulunmayan Allah'a yemin olsun ki bu mala şu kadar fiyat verildi" diyerek insanların onu kabul ettiği (ve alış veriş yaptığı) kimsedir. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem daha sonra şu ayeti okumuştur: {77} "Allah'a karşı verdikleri sözü ve yeminlerini az bir bedelle değiştirenlere gelince, işte bunların ahirette bir payı yoktur. Kıyamet günü Allah onlarla konuşmayacak, onlara bakmayacak ve onları temize çıkarmayacaktır. Onlar için acı bir azap vardır. "[AI-i İmran, 77]
Ebu Hureyre r.a.'in rivayet ettiğine göre Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurmuştur: "Bir kimse yolculuk yapıyordu. Birden çok susadı ve bir kuyuya inerek su içti. Kuyudan çıktığı zaman bir de ne görsün?' Susuzluğundan dolayı soluyan ve toprağı yalayan bir köpek. Adam, 'Anlaşılan benim başıma gelen bu köpeğin başına da gelmiş, susamış' dedi ve hemen (kuyuya inip) ayakkabısını suyla doldurdu. Ayakkabıyı ağzına aldı ve o şekilde yukarı çıktı, köpeğe su verdi. Allah da onu, bu yaptığından dolayı ödüllendirdi ve bağışladı." Sahabiler, "Ey Allah'ın Resulü' Hayvanlara yaptığımız iyiliklerden (onlara su vermek gibi) dolayı bize ecir var mı?" diye sordu. Efendimiz Sallallahu Aleyhi ve Sellem, "Canlı ciğeri bulunan her şeyden dolayı ecir vardır" buyurdu.
Ebu Hureyre r.a. Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in şöyle buyurduğunu rivayet eder: "Üç grup insan var ki Allah (c.c) (kıyamet günü) bunlarla konuşmaz ve yüzlerine bakmaz: (Birincisi), müşteriye, malına, onun verdiği bedelden daha fazlasını bir başkasının verdiğine dair yalan yere yemin eden kimsedir. (İkincisi), ikindiden sonra (pazara çıkıp) başkalarının malını haksızca almak amacıyla yalan yere yemin eden kimsedir. (Üçüncüsü), ihtiyacından fazla olan suyu başkalarına vermeyen kimsedir. Allah bu kimseye (kıyamet günü) şöyle der: 'Bugün ben de senden lutuf ve ihsanımı esirgiyorum. Çünkü sen kendi ellerinle imal etmediğin (ihtiyacından fazla olan) suyu başkalarından esirgemiştin'’.
Rivayet zinciri: Buhârî ← Abdullah b. Muhammed ← Süfyân b. Uyeyne ← Amr b. Dînâr ← Ebû Sâlih ← Ebû Hureyre
Ebu Hureyre r.a.'in rivayet ettiğine göre Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurmuştur: "At; bir kimse için sevap; bir kimse için (fakirliğe karşı) bir örtü; bir kimse için de günahtır: Sevap olması, atını Allah yolunda tahsis eden kimse içindir. Atını, otlağı bol geniş bir araziye veya geniş bir bahçeye uzun bir iple bağlamıştır. At otlardan veya bahçeden yedikçe bunlar sahibi için birer hasene (sevap) olur. Hele bir de ipini koparıp da bir veya iki yüksek tepede koştursa, yaptığı izler ve gübreleri sahibi için sevap olur. Bir nehre varıp da su içse, sahibi onu sulamayı istememiş olsa bile bu da onun için bir sevap olur. İşte bu sebeple, at o kimse için sevap (kaynağı) olur. Örtü olması; atını, insanlara muhtaç olmadan onurlu bir şekilde yaşamak arzusu içinde (kazanç) amacıyla kullanan kimse içindir. Bu kimse sahip olduğu otlarla ilgili olarak Allah hakkını (zekat) ve haddinden fazla yük taşıtmamayı gözettiği için at onun için, (fakirliğe karşı) bir örtü niteliğindedir. Günah olması, atını, insanlara karşı övünme, gösteriş ve müslümanlara karşı düşmanlık amacıyla kullanan kimse hakkındadır. Bu at onun için günah kaynağıdır. " Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e, eşeklerin durumu sorulduğu zaman Efendimiz sallallahu aleyhi vesellem, "Bana bu konuda, sorunuzu da kapsayan şu veciz ayetlerden [Zilzal, 7-8] başka bir şey indirilmedi: 'Kim zerre kadar bir hayır işlerse onun karşılığını görecektir. Kim de zerre kadar şer işlerse onun karşılığını görecektir' şeklinde cevap vermiştir. Tekrar: 2860, 3646, 4962, 4963, 7356
Rivayet zinciri: Buhârî ← Abdullah b. Yûsuf ← Mâlik b. Enes ← Zeyd b. Eslem ← Ebû Sâlih ← Ebû Hureyre
Ebu Hureyre r.a.'den rivayet edilmiştir: Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurmuştur: "Bir adam yolda yürüyordu. Çok susamıştı. Bir kuyu buldu. İnip su içti. Kuyudan çıktığında susuzluktan soluyan ve bundan dolayı toprak yiyen bir köpek gördü. Adam: "Bu köpek aynı benim gibi susamış" dedi ve kuyuya inip ayakkabısına su doldurdu ve köpeğe su verdi. Allah onun bu yaptığına çok memnun oldu ve onu bağışladı." Sahabe: "Ey Allah'ın Resulü! Biz hayvanlara yaptığımız iyiliklerden dolayı da sevap alıyor muyuz?" diye sordu. O da (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): "Canı olan her varlığa iyiliğin sevabı vardır" buyurdu.
Ebu Hureyre r.a.'den nakledilmiştir: Allah Resulü Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurmuştur: "Bir adam yolda yürürken bir diken dalı bulmuştu. Onu aldı ve Allah onun bu davranışına memnun olup onu bağışladı."
Rivayet zinciri: Buhârî ← Abdullah ← Mâlik b. Enes ← Sümâ Mevlâ Ebû Bekir ← Ebû Sâlih ← Ebû Hureyre
Ebu Hureyre r.a.'den rivayet edildi: Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem: "Rabbine güzelce kulluk eden ve efendisinin iyiliğini isteyen kölelere ne mutlu!" buyurmuştur.
Rivayet zinciri: Buhârî ← İshâk b. Nasr ← Ebû Üsâme ← Süleymân A'meş ← Ebû Sâlih ← Ebû Hureyre
Ebu Hureyre r.a.'den rivayet edilmiştir: Allah Resulü Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurmuştur: "Üç kişi var ki (kıyamet günü) Allah onlarla konuşmaz, onlara bakmaz, onları arındırmaz ve onlar için acı bir azap vardır: Tarlasında ihtiyacından fazla suyu olduğu halde yoldan geçenlerin ondan faydalanmasını engelleyen kişi, birisiyle sadece dünyalık için alışveriş yapan, karşısındaki istediğini verirse ona veren, vermezse eksilten kişi ve ikindiden sonra bir malın pazarlığını yaptıktan sonra "Vallahi ona şunu ve şunu verdim, o da aldı" diye yemin eden kişi."
Ebu Hureyre r.a.'den rivayet edilmiştir: Allah Resulü Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurmuştur: "İnsanlar ezan okumanın ve birinci saf ta namaz kılmanın değerini bilseler ve kur'a çekmekten başka yol bulamasalardı aralarında kur'a çekerlerdi. Namaza erken gitmenin değerini bilselerdi birbirleriyle yarışırlardı. Yatsı ve sabah namazının değerini bilselerdi sürünerek de olsa namaza gelirlerdi."
Ebu Hureyre r.a.'den nakledilmiştir: Birisi Allah Resulü Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e gelerek: "Bana cihada denk bir amel söylesen" dedi. Nebi Sallallahu aleyhi ve sellem: "Böyle bir amel bulamıyorum. Sen, mücahid sefere çıktığında mescide girip aralıksız namaz kılabilir ve hiç iftar etmeden oruç tutabilir misin?" buyurdu. Adam: "Buna kimin gücü yeter ki!" dedi. Ebu. Hureyre diyor ki: "Mücahidin atı, kazığa bağlanarak otlar ve o halde bile ona sevap yazılır."
Ebu Hureyre'den nakledildiğine göre Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurmuştur: "Şu beş grup insan şehittir: Veba hastalığından ölenler, karın ağrısından ölenler, boğulanlar, göçük - yıkık altında kalanlar ve Allah yolunda savaşırken şehid edilenler."
Ebu Hureyre'den nakledildiğine göre Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurmuştur: "At üç amaçla kullanılır. Buna göre ata sahip olmak kimisi için sevaptır, kimisi için hicaptır (örtüdür) ve bazıları için de azaptır. At şu kişi için sevaptır: Bu şahıs atı Allah yolunda kullanmak üzere bağlayıp besler; onun boynuna bir ip bağlayıp yere sabitledikten sonra otlaklara veya bahçelere salar. İşte atın bu otlaklarda veya bahçelerde ipe bağlı olarak yayıldığı sürece yediği her şeyonun için sevap olur. Eğer at ipini koparır da bir ya da iki tepeyi aşarsa pislemesi ve bıraktığı izler yine- sahibi için sevap olarak yazılır. At bir ırmağa gelip suyundan içerse atın sahibi onu sulamak amacı taşımasa bile aynı şekilde bundan dolayı sevap alır. Atın hangi durumda sahibi için bir günah aracı olduğuna gelince bu atıyla Müslümanlara karşı övünmek, caka satmak ve gösteriş yapmak için bağlanırsa sahibi için azap olur." Ashab-ı kiram merkeplerin de aynı hüküm kapsamına girip girmediğini sorunca Resul-i Ekrem Sallallahu Aleyhi ve Sellem şu cevabı verdi: "Bu konuyla ilgili olarak bana vahyedilen en kapsamlı ve tek ayet şudur: "Kim zerre miktarı hayır yapmışsa bunun karşılığını görür. Kim de zerre miktarı şer işlemişse onun karşılığını görür. " [Zilza! 7-8]
Rivayet zinciri: Buhârî ← Abdullah b. Mesleme ← Mâlik b. Enes ← Zeyd b. Eslem ← Ebû Sâlih ← Ebû Hureyre
Ebu Hureyre'nin naklettiğine göre Resul-i Ekrem Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurdu: "Altın'a ve gümüş'e kul olan kahrolsun, sürünsün! Kadifeye ve işlemeli kumaşlara kul olan kahrolsun, sürünsün! Böyle menfaat düşkünü insanlara bir şey versen hoşuna gider fakat hiçbir şey vermezsen razı olmaz." Hadisin ravilerinden İsrail ve Muhammed İbn Cuhade bu hadisi Ebu Husayn'dan merfu olarak rivayet etmemişlerdir.
Rivayet zinciri: Buhârî ← Yahyâ b. Yûsuf ← Ebû Bekir b. Ayyâş ← Ebû Hasîn ← Ebû Sâlih ← Ebû Hureyre
Ebu Hureyre'nin naklettiğine göre Resul-i Ekrem Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurdu: "Altın'a ve gümüş'e kul olan kahrolsun, sürünsün, bedbaht olsun! İşlemeli kumaşlara kul olan kahrolsun, sürünsün, bedbaht olsun! Böyle menfaat düşkünü insanlara bir şey versen hoşuna gider fakat hiçbir şey vermezsen öfkelenir. Kahrolsun böylesi, perişan olsun! Ayaklarına diken batsa bunu çıkaracak yardımcı bulamasın!. Buna karşılık saçı başı dağınık ve ayakları tozlar içinde olsa bile Allah yolunda savaşırken atının yularına yapışarak mücadele eden kul'a ne mutlu; bütün güzellikler onundur. Bu mücahit eğer görev verilirse öncü birliklerle ileri gidip nöbet tutar; yok geri hizmeti yapacaksa bu görevini de en iyi şekilde yerine getirir. Buna rağmen bir yere girmek üzere izin isteyecek olsa kendisine izin verilmez, herhangi bir hususta aracılık etse aracılığı kabul olunmaz." İmam Buhari şöyle demiştir: "Hadisin ravilerinden İsrail ve Muhammed İbn Cuhade bu hadisi Ebu Husayn'dan merfu' olarak rivayet etmemişlerdir. Bu rivayet: "Allah onları kahretsin!" diye de nakledilmiştir. (Ne mutlu! diye tercüme ettiğimiz) (Tuba) kelimesi (Fu'la) veznindedir ve her şeyin temiz, hoş olanı anlamına gelir. fiilinden türemiş olan bu kelimenin aynü'l-fiil denen ortadaki harfi. (ya),. (vav)'a dönüşmüştür."
Ebu Hureyre r.a.'in naklettiğine göre Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurdu: "Ümmetime zor geleceğine dair endişelerim olmasaydı hiçbir gazadan geri kalmazdım. Fakat bazen cihada gidecek bir binek bulamıyorum bazen de orduya katılan mücahitlere kullanmaları için at temin edemiyorum. Bu yüzden ben cihada gidince onların arkamda kalmaları çok gücüme gidiyor. Allah'a yemin ederim ki ben Allah yolunda savaşıp öldürülmeyi sonra diriltilip tekrar öldürülmeyi ve ardından yine diriltilrneyi can-ı gönülden isterim."
Ebu Hureyre r.a.'den nakledildiğine göre Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurmuştur: "Yolculuk çok çilelidir, adeta azaptan bir parçadır. Sizden biri yolculuk yaptığında ne doğru dürüst uyuyabilir ne de yeyip içebilir. Bu bakımdan içinizden biri yolculuğa çıktığında işini bitirir bitirmez ailesinin yanına dönsün!"
Ebu Hureyre r.a.'in naklettiğine göre Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurmuştur: "İmam ‘ ‘ (Allah kendisine hamd edeni işitir) dediğinde siz: ‘ ‘ (Rabbimiz hamd sana mahsustur) deyin' Zira söylediği bu hamd cümlesi meleklerin hamd etmeleri ile aynı anda olan kimsenin geçmiş günahları bağışlanır."
Ebu Said el-Hudri'nin naklettiğine göre Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurmuştur: "Namazı serinlik vaktine kadar erteleyin! Çünkü bu aşırı sıcaklar adeta cehennemin bir yalazıdır."
Ebu Said el-Hudri'nin naklettiğine göre Resul-i Ekrem Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurmuştur: "İçinizden biri namaz kılarken önünden herhangi bir varlık geçerse ona engel olsun. Geçmek için diretirse yine engellesin. Yine de geçmeye çalışırsa onunla mukatele etsin. Çünkü o şeytandır." Mahir: Mukatele: Dövüşmek, savaşmak demektir. Namaz kılarken ısrarla önünden geçmeye çalışan kişi’ye elinle engel olursun, ısrar ederse ve senin önünde sütre mesafesi kadar boşluk yoksa O kişiye yumruk atarsın. Mümkünse bir adım ileri giderek o kişinin senin arkandan geçmesini sağlayabilirsin, göğsünü kıbleden ayırmamaya dikkat et.
Ebu Hureyre r.a.'in naklettiğine göre Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurmuştur: "Kim günde yüz defa ......... la ilahe illallahu vahdehu la şerike leh. Lehü'l-mülkü ve lehü'l-'hamdu ve huve ala kulli şey'in kadirun derse on köle azad etmeye denk iş yapmış olur. Kendisine yüz sevab yazılır, yüz günahı silinir ve o gün boyunca akşama kadar kendisini şeytandan koruyan bir sığınak olur. Ayrıca bundan daha fazlasını yapan biri olmadığı sürece kendisinden daha faziletli bir amel işleyen yok demektir. " Zikrin meali: Allah'tan başka hiçbir ilah yoktur. O tektir, hiçbir ortağı yoktur. Mülk tümüyle ona aittir ve hamd ona mahsustur. O'nun her şeye gücü yeter. Tekrar: 6403 BED’UL-HALK EK SAYFA – 1358-2 DEVAM: 11 İBLİS VE ORDULARINıN ÖZELLİKLERİ
Ebu Said dedi ki: Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurdu: "Nuh ve ümmeti gelecek. Yüce Allah: "Tebliğ ettin mi, diye soracak. O, evet Rabbim, diye cevap verecek. Ümmetine: Size tebliğ etti mi, diye soracak, onlar: Hayır, bize hiçbir Nebi gelmedi, diyecekler. Nuh'a: Peki, sana kim şahitlik eder, diye soracak. Nuh: Muhammed Sallallahu Aleyhi ve Sellem ve onun ümmeti, diyecek. Biz de onun tebliğ etmiş olduğuna şahitlik edeceğiz. İşte şanı yüce Allah'ın: "Böylece sizi vasat bir ümmet kıldık. Bütün insanlara karşı şahitler olasınız." [Bakara, 143] buyruğu bunu dile getirmektedir ki, vasat, adil olan demektir." Tekrar: 4487, 7349
Ebu Said el-Hudri r.a.'dan rivayete göre Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurdu: "Yüce Allah: Ey Adem diye buyuracak. Adem: Buyur Allah'ım, huzurundayım. Hayır yalnız senin elindedir, diyecek. Cehennem ateşi kafilesini çıkar diyecek. Adem: Cehennem kafilesi ne demek, diye soracak. Yüce Allah şöyle buyuracak: Her bin'den dokuz yüz doksandokuz kişi. İşte o vakit küçük olanın saçları ağaracak. "Her hamile yükünü bırakacak. Sen insanları sarhoş göreceksin. Halbuki onlar sarhoş değildirler, fakat Allah'ın azabı pek şiddetlidir. " [Hac, 2] Ashab: Ey Allah'ın Resulü, dediler. Bu (binde bir olan o) tek kişiler arasına hangimiz girebilir ki? Şöyle buyurdu: Müjdeler olsun! Sizden bir kişi, Ye'cuc ile Me'cuc'den bin kişi. Daha sonra şöyle buyurdu: Nefsim elinde olan'a yemin ederim ki, ben sizin cennetliklerin dörtte biri olacağınızı ümit ediyorum. Biz tekbir getirdik. Bu sefer: Ben sizin cennetliklerin üçte biri olacağınızı ümit ediyorum, diye buyurdu. Biz yine tekbir getirdik. Bu sefer: Ben sizin cennetliklerin yarısı olacağınızı ümit ediyorum, dedi. Biz yine tekbir getirdik. Şöyle buyurdu: Sizler (sayınız itibariyle) insanlar arasında ancak beyaz bir öküzün derisindeki siyah bir kıl'a yahut da siyah bir öküzün derisindeki beyaz bir kıl'a benzersiniz. " Tekrar: 4741, 6530, 7483
Rivayet zinciri: Buhârî ← İshâk b. Nasr ← Ebû Üsâme ← Süleymân A'meş ← Ebû Sâlih ← Ebû Saîd el-Hudrî
Abdullah r.a.'dan rivayete göre Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurdu: "Yanaklarına vuran, yakalarını yırtan, cahiliye davasını güden kimseler bizden değildir."
Ebu Hureyre r.a.'dan rivayete göre Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurdu: "Benim misalim ile benden önceki nebilerin misali, bir ev bina etmiş, onu da oldukça güzel ve alımlı inşa etmiş birisine benzer. Ancak bu evi inşa eden, bir köşede bir kerpiçlik bir yer boşluk bırakmıştı. İnsanlar bu evi dolaşmaya koyulunca onu çok beğendiler ve: Keşke şu kerpiç de (yerine) konulmuş olsaydı, diyorlardı. (Allah Resulü) şöyle buyurdu: O kerpiç işte benim ve ben nebilerin sonuncusuyum."
Rivayet zinciri: Buhârî ← Kuteybe b. Saîd ← İsmâil b. Ca'fer ← Abdullah b. Dînâr ← Ebû Sâlih ← Ebû Hureyre
Ebu Hureyre r.a.'dan rivayete göre Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurmuştur: "At üç kişi içindir: Bir adam için ecirdir, bir adam için setredicidir, bir adam için de vebaldir. Atın kendisi için ecre sebep olduğu kişiye gelince: Bir adam atı Allah yolunda bağlamış ve bir meradan ya da bir bahçeden ona uzun bir yular salmış. Bu atın o yuları uzunluğunda meradan ya da bahçeden yediği her bir şey, onun için hasenat olarak yazılır. Eğer yularını koparıp bir ya da iki tur atacak olur ise çıkaracağı pislikler onun için hasenat olur. Eğer bir ırmağa uğrayıp,ordan su içse kendisi ona su içirmek istemese dahi bu onun için hasenat olur. Bir adam da atı muhtaç olmamak, iffetini korumak için bağlar ve atın kendisinde ve sırtında Allah'ın hakkını unutmazsa bu at, aynı şekilde onun için setredici olur . Bir diğer adam atı övünmek, riyakarlık ve Müslümanlara düşmanlık için bağlayacak olursa o da bir vebal olur. Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e eşeklere dair de soru sorulunca şöyle buyurdu: Onlar hakkında bana sadece şu eşsiz ve kapsamlı ayet indirilmiş bulunmaktadır: "Kim zerre ağırlığınca bir hayır işlerse onu görecektir, kim de zerre ağırlığınca bir şer işlerse onu görecektir."[Zilzal
Rivayet zinciri: Buhârî ← Abdullah b. Mesleme ← Mâlik b. Enes ← Zeyd b. Eslem ← Ebû Sâlih ← Ebû Hureyre
Ebu Said el-Hudri r.a. dedi ki: "Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurdu: Ashabıma sövmeyiniz. Sizden herhangi bir kimse Uhud dağı kadar altın infak edecek olsa dahi onlardan herhangi birisinin bir mud veya onun yarısı kadar (infak)ına ulaşmaz."