Cerîr b. Abdullah

Ebû Amr · Sahâbî, Becîle kabilesi reisi

Cerîr b. Abdullah b. Câbir

Vefath. 51
KünyeEbû Amr
Nisbeel-Becelî, el-Yemânî
Yaşadığı yerlerKûfe, Karkîsiyâ
TabakaMeşhur sahâbî
Cerh-ta'dîlsahâbî

Hakkında

Ebû Amr Cerîr b. Abdillâh b. Câbir el-Becelî, Yemen'in güçlü kabilelerinden Becîle'nin reisiydi. Bir yahudi tâcirle Hz. Mûsâ ve diğer peygamberler üzerine yaptığı konuşmaların onu arayışa sevkettiği, sonunda Hz. Muhammed'in peygamberliğine inandığı anlatılır. Kabilesini ikna ederek hicretin 10. yılı Ramazan ayında yaklaşık 150 kişilik bir heyetle Medine'ye geldi. Uzun boyu ve çarpıcı yakışıklılığıyla dikkat çekerdi; Hz. Ömer'in onu bu ümmetin Yûsuf'u diye nitelediği rivayet edilir.

Medine'deki ilk görüşmesinde, Necran bölgesinde İslâm yayıldığı halde Has'am topraklarındaki Zülhalesa mâbedinin hâlâ ayakta olduğunu bildirdi. Câhiliye devrinde Kâbe'ye rakip gösterilip Yemen'in Kâbesi diye anılan bu puthaneyi yıkmakla görevlendirildi. Becîle'nin Ahmesoğulları kolundan 150 süvariyle gidip mâbedi tahrip etti ve ateşe verdi.

Fetih yıllarında Nuhayle, Celûlâ (16/637) ve Nihâvend savaşlarına katıldı; Hulvân ile Hemedan'ın fethinde (24/645) rol aldı. Hz. Ali ile Muâviye arasındaki çekişmede taraf tutmaktan kaçındı ve Fırat kıyısındaki Karkîsiyâ'ya çekilerek hayatının son yıllarını orada geçirdi. Yüz kadar hadis rivayet etmiş olup rivayetleri Buhârî ve Müslim'de yer alır. Hicretin 51. yılında (m. 671) Karkîsiyâ'da vefat etti; bazı kaynaklar ölümünü 54 (m. 674) olarak verir. Ünlü mutasavvıf-şair Ahmed-i Câmî'nin onun soyundan geldiği söylenir.

Râvi adları senedden otomatik ayrıştırılmış; kimlik ve hayat bilgileri ricâl kaynaklarından (Itqan râvi profilleri, muslimscholars.info) eşleştirilerek eklenmiştir.

Zincirde geçtiği hadisler

Cerir b. Abdullah'ın nakline göre Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem "Şüphesiz sizler Rabbinizi apaçık ayan beyan göreceksiniz" buyurmuştur.
Cerir b. Abdullah şöyle demiştir: Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem ayın ondördüncü gecesi bizim yanımıza çıktı ve şöyle buyurdu: "Şüphesiz sizler şu ayı görmekte nasıl sıkışıp, üst üste yığılmanıza gerek kalmaksızın zahmetsizce görüyorsanız, kıyamet gününde Rabbinizi de öylece göreceksiniz."
Bize Ebu Bekir b. Ebî Şeybe rivayet etti. (Dedi ki): Bize Abdullah b. Nümeyr ile Ebu Üsâme, İsmail b. Ebi Hâlid'den o da Kays'dan, o da Cerir'den naklen rivayet ettiler. Cerir dedi ki: Rasulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'e namazı dosdoğru kılmak, zekatı vermek ve her müslümana nasihat etmek şartı ile bey'at ettim.
Bize Ebu Bekir b. Ebî Şeybe ile Züheyr b. Harb ve İbni Nümeyr rivayet ettiler. Dediler ki: Bize Süfyân, Ziyâd b. îlâka'dan rivayet etti.. Ziyad, Cerir b. Abdullah'ı: "Nebi (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'e her Müslümana nasihat etmek şartı ile bey'at ettim" dediğini dinlemiştir.
Bize Süreye b. Yunus ile Ya'kub ed-Devrakî rivayet ettiler. Dediler ki: Bize Hüseyni, Seyyar'dan, o da Şa'bi'den, o da Cerir'den naklen rivayet etti. Cerir dedi ki: Nebi (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'e dinleyip, itaat etmek şartı ile bey'at ettim, o bana "gücünün yettiği kadarında" ibaresini telkin etti. Ayrıca her müslümana da nasihat etmek şartı ile (bey'at ettim). Yakub (ed-Devraki) rivayetinde dedi ki: (Huşeym), bize Seyyar tahdis etti, dedi.
Bana Ali b. Hucr es-Sa'dl tahdis etti. Bize İsmail -yani b. Uleyye- Mansur b. Abdurrahman'dan tahdis etti. O Şa'bi'den, o Cerir'den şöyle derken dinlediğini nakletti: "Herhangi bir köle efendi/erinden kaçacak olursa onlara geri dönünceye kadar kafir olmuş olur." Mansur dedi ki: Allah'a yemin olsun ki (bu hadis) Nebi (Salalllahu aleyhi ve Sellem)'den diye rivayet edilmiştir ama ben burada Basra'da benden rivayet edilmesinden hoşlanmıyorum.
Bize Ebu Bekir b. Ebi Şeybe rivayet etti. (Dediki): Bize Hafe b. Gıyâs, Dâvud'dan, o da Şa'bi'den, o da Cerir'den naklen rivayet eyledi. Cerir dedi ki: Rasulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu: "Herhangi bir köle (efendilerinden) kaçacak olursa zimmet ondan beri olur. "
Bize Yahya b. Yahya tahdis etti. Bize Cerir, Muğire'den haber verdi. O Şa'bl'den şöyle dediğini nakletti: Cerir b. Abdullah, Nebi (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'den şöyle buyurduğunu tahdis ederdi: "Köle kaçtığı takdirde hiçbir namazı kabul olunmaz. "
Bize Yahya b. Yahya rivayet etti (Dediki): Bize Abdülaziz b. Muhammed ile Ebu Muaviye haber verdiler. H. Bize Kuteybe ibni Saîd de rivayet etti (Dediki): Bize Cerîr rivayet eyledi H. Bize İbni Nümeyr dahî rivayet etti. (Dediki): Bize babam rivayet etti H. Bize Halef b. Hişam da rivayet etti. (Dediki): Bize Hamnıad b. Zeyd rivayet etti. Bunların hepsi Hişam b. Urve'den, Veki'in hadisi ve isnadı gibi rivayette bulunmuşlardır. Kuteybe'nin Cerîr'den naklen rivayet ettiği hadisde: «Fatıma binti Ebî Hubeyş b. Abdilmuttalip b. Esed geldi. O bizden bir kadındır» sözleri vardır. Hammad b. Zeyd hadisinde ise ziyade bir söz vardır, biz onu terk ettik.
Rivayet zinciri (1. tarîk): Müslim ← Yahyâ b. Yahyâ ← Abdülazîz b. Muhammed ve Ebû Muâviye ← Hişâm b. Urve ← Cerîr b. Abdullah
Rivayet zinciri (2. tarîk): Müslim ← Kuteybe b. Saîd ← Cerîr b. Abdülhamîd
Rivayet zinciri (3. tarîk): Müslim ← İbn Nümeyr ← babam ← Hişâm b. Urve ← Cerîr b. Abdullah
Rivayet zinciri (4. tarîk): Müslim ← Halef b. Hişâm ← Hammâd b. Zeyd ← Hişâm b. Urve ← Cerîr b. Abdullah
Bize Züheyr b. Harb rivayet etti. (Dediki): Bize Mervân b. Muâviyetel-Fezârî rivayet etti. (Dediki): Bize İsmail b. Ebî Halid haber verdi. (Dediki): Bize Kays b. Ebî Hâzim rivayet etti. Dediki: Cerîr b. Abdillâh'ı şöyle derken işitdim: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in yanında oturuyorduk. Ayın ondördü olan o gecede Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) aya bir bakarak şöyle buyurdu: «Bakın buraya! Hiç şüphe yok ki sizler Rabbinizi şu ay'ı gördüğünüz gibi göreceksiniz. Onu görme hususunda üst üste sıkışıp bir birinizin üzerine yığılmıyacaksınız. Artık güneş doğmazdan ve batmazdan önce hiçbir namaz yâni sabah ve ikindi hususunda kendinize galebe çaldırmamak elinizden geliyorsa bunu yapın!» Sonra Cerîr : «Rabbini güneşin doğmasından ve batmasından önce hamdîyle tesbîh eyle!» [ Ta Ha 13 ] âyet-i kerîmesini okudu.
Bize Ebû Kâmil Fudayl b. Hüseyin El-Cahderî rivayet etti. (Dediki): Bize Abdülvâhid b. Ziyâd rivayet etti. (Dediki): Bize Muhammed b. Ebî İsmail rivayet etti. (Dediki): Bize Abdurrahmân b. Hilâl El-Absi, Cerir b. Abdillâh'dan naklen rivayet etti. Cerîr şöyle demiş: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e Bedevilerden bir takım insanlar gelerek: — «Zekât me'mûrlarından bâzı kimseler bize gelip zulmediyorlar.» dediler. Bunun üzerine Resulullah (Sallâllahu Aleyhi ve Sellem)* — «Siz, zekât me'mûrlarınızı hoşnut edin.» buyurdular. Cerîr Demişki: Ben, bu hadîsi Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den işideli benden hiç bir zekât me'mûru hoşnûd olmaksızın ayrılmamıştır.»
Bana Muhammedü'bnü'l-Müsennâ El-Anezî rivayet etti. (Dediki): Bize Muhammed b. Ca'fer haber verdi. (Dediki). Bize Şu'be, Avn b. Ebî Cuhayfe'den, o da Münzir b. Cerir'den o da babasından naklen rivayet etti. Cerîr şöyle demiş: Biz gündüzün ortasında Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in yanında bulunuyorduk. Derken yalın ayak kaplan postu rengindeki gömleklerini veya abalarını başlarına geçirmiş, kılıçlarını çekmiş; ekserisi hattâ hepsi Mudar kabilesine mensup çıplak bir takım adamlar Nebi [Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e geldiler. Onların muhtaç hâlini görünce Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in yüzü değişti. îçeri girip çıktıktan sonra Bilâl'e emir buyurdu, Bilâl ezanı okuyarak kaamet getirdi. Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'de namazı kıldırdı. Sonra hutbe okudu ve: «Ey insanlar! Sizi bir kişiden yaratan Rabbinizden korkun...[ Nisa 1 ] âyet-İ kerimesini sonuna (yâni) «Şüphesiz ki Allah sizin üzerinizde gözcüdür» âyetine kadar ve Haşr süresindeki «{Allah'dan korkun. Her nefis yârın (Âhiret) için ne gönderdiğine bir baksın. Allah'tan korkun... [ Haşr 18 ]» âyet-i kerimesini okudu. (Sözüne devamla) «Bir adam dinarından, dirheminden, elbisesinden, bir sâ' buğdayından, bir sâ' kuru hurmasından sadaka vermelidir. Velev ki yarım hurma olsun» buyurdu. Derken Ensâr'dan bir zât hemen hemen elinin taşıyamıyacağı kadar hattâ elinin taşımaktan âciz kaldığı bir kese getirdi. Sonra bir biri ardınca herkes bir şeyler getirdiler. Netice'de yiyecek ve elbiseden müteşekkil iki yığın gördüm. Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in (mübarek) yüzünde altınla yaldızlanmış gibi parladiğını gördüm. Bunun üzerine Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) «Her kim İslâm'da güzel bir çığır açarsa, o çığırın ecri ile kendisinden sonra o çığırla amel edenlerin ecirlerinden hiç bir şey noksan edilmemek şartıyla sevapları kendine aittir. Ve her kim İslâm'da kötü bir çığır açarsa o çığırın vebalı ile kendisinden sonra onunla amel edenlerin vebalı hiç bir noksanları olmamak üzere ona aittir.» buyurdular.
Bize Ebû Bekir b, Ebi Şeybe rivayet etti (Dediki): Bize Ebû Usâme rivayet etti, H. Bize Ubeydullah b. Muâz El-Anberî de rivayet etti. (Dediki): Bize Babam rivayet etti. Bu râvîlerin ikisi birden demişler ki: Bize Şu'be rivayet etti. (Dediki): Bana Avn b. Ebî Cuheyfe rivayet etti. (Dediki): Ben, Münzir b. Cerîr'i babasından naklen rivayet ederken dinledim; şöyle demiş: Biz, gündüzün ortasında Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in yanında idik...» Râvî hadîsi ibni Ca'fer hadisi gibi rivayet etti. îbni Muâz hadîsinde: «Sonra öğle namazını kıldırdı, sonra hutbe okudu, dedi.» ziyâdesi vardır.
Rivayet zinciri (2. tarîk): Müslim ← Ubeydullah b. Muâz ← babam ← Şu'be b. el-Haccâc ← Avn b. Ebû Cuhayfe ← el-Mnzr b. Cerîr ← Cerîr b. Abdullah ← babası ← babası
Bana Ubeydullah b. Ömer El-Kavârîrî ile Ebû Kâmil ve Muhammed b. Abdilmelik El-Emevî rivayet ettiler. Dediler ki: Bize Ebû Avâne, Abdülmelik b. Umeyr'den, o da Münzir b. Cerîr'den, o da babasından naklen rivayet etti. Cerir şöyle demiş: «Ben, Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in yanında oturuyordum. Derken kaplan postu rengindeki gömleklerini başlarına geçirmiş bir takım insanlar Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e geldiler...» Râvîler bu hadîsi kıssası ile rivayet ettiler. Bu hadîste: «Resûlullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem) öğle namazını kıldırdı. Sonra küçük bir minbere çıkarak Allah'a hamd-ü senada bulundu. Ve: Bundan sonra: «(Malûmunuz olsun ki) Allah, kitabında (Ey insanlar! Rabbinlzden korkun!..) âyet-l kerîmesini indirdi; buyurdular.» İbaresi de vardır.
Bana Züheyr b. Harb rivayet etti. (Dediki): Bize Cerir, A'meş'den, o da Mûsâ b. AbdîIIâh b' Yezîd ile Ebû'd-Duhâ* dan, onlar da Abdurrahmân b. Hilâl El Absi'den, o da Cerir b. Abdillâh'dan naklen rivayet etti. Cerîr şöyle demiş: «Bedevilerden bir takım İnsanlar Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e geldiler, üzerlerindeki giyimleri yapağıdandı. Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) onların bu kötü hâlini gördü; muhtaç vaziyette idiler...» Râvî hadîsi yukarı dakilerin hadisleri mânâsında rivayette bulundu.
Bize Yahya b. Yahya rivayet etti. (Dediki): Bize Huşeym haber verdi. H. Bize Ebû Bekir b. Ebî Şeybe de rivayet etti. (Dediki): Bize Hafs b. Gıyâs ile Ebû Hâlid-i Ahmar rivayet ettiler. H. Bize Muhammedü'bnü'l- dahî rivayet etti. (Dediki): Bize Abdülvahhâb ile îbni Ebi Adiyy ve Abdülalâ hep birden Davud’dan rivayet ettiler. H. Bana Züheyr b. Harb da rivayet etti. Lâfız onundur. (Dediki): Bize İsmail b. İbrahim rivayet etti. (Dediki): Bize Dâvûd, Şa'bî'den, o da Cerir b. Abdillâh'dan naklen haber verdi. Cerîr (Şöyle demiş): Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): — «Sadaka me'mûru size geldiği vakit sizden razı olarak ayrılmalıdır.» buyurdular . İzah Bu hadisden murâd: Me'mûrlara nezâket, ülül'emir'e itaat Müslümanların birliğini te'mîne gayret ve ara bulmak gibi şeyleri tavsiyedir. Fakat bütün bunlar me'mûrların cebren ve zûlmen bir şey'i almaya kalkışmaması şartıyla mukayyeddir. Zulmederlerse kendilerine muvafakat ve tâat icâb etmez. Çünkü Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem), Buharı'nin rivayet ettiği Enes hadîsinde: «Sadaka kimden usûlü vecîhle istenirse, onu hemen versin, fazla istenirse vermesin.» buyurmuştur. Nevevi’nin beyânına göre istenilen fazlanın verilip verilemeyeceği hususunda Şâfiîyye ulemâsı ihtilâf etmişlerdir. Ekserisi ziyâdenin verilmiyeceğini; yalnız farz olan miktarla iktifa olunacağını söylemiş; bâzıları ziyâde isteyen me'mûra farz olan miktarın bile verilemiyeceğine kaail olmuşlardır. Çünkü fazla isteyen me'mûr fâsiklık etmiş olacağından vazifesinden azledilmiş sayılır. Onun kendisine hiç bir şey verilmez.
Rivayet zinciri (1. tarîk): Müslim ← Yahyâ b. Yahyâ ← Hüşeym b. Beşîr ← Dâvûd b. Ebû ← Âmir eş-Şa'bî ← Cerîr b. Abdullah
Rivayet zinciri (4. tarîk): Müslim ← Züheyr b. Harb ← İsmâil b. İbrâhîm ← Dâvûd b. Ebû ← Âmir eş-Şa'bî ← Cerîr b. Abdullah
Bize Nasr b. Aliy El-Cehdamî ile Salih b. Hatim b. Verdân hepsi birden Yezîd'den rivayet ettiler. Cehdamî Dediki: Bize Yezîd b. Zürey' rivayet etti. (Dediki): Bize Yûnus b. Ubeyd, Amr b. Saîd'den, o da Ebû Zür'a b. Amr b. Cerîr'den, o da Cerîr b. Abdillâh'dan naklen rivayet etti. Şöyle demiş : Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'i parmağı ile bir atın alnını örüyor ve : «Atların alınlarına kıyamet gününe kadar hayır düğümlenmiştir. Ecir ve ganîmet!» buyuruyorken işittim.
Bana Züheyr b. Harb da rivayet etti. (Dediki): Bize İsmâîl b. İbrahim rivayet etti. H. Bize Ebû Bekir b. Ebî Şeybe dahî rivayet etti. (Dediki): Bize Vekî', Süfyân'dan rivayet etti. Her iki râvî Yûnus'dan bu isnâdfa bu hadîsin mislini rivayet etmişlerdir.
Rivayet zinciri (1. tarîk): Müslim ← Züheyr b. Harb ← İsmâil b. İbrâhîm ← Yûnus b. Ubeyd ← Amr b. Saîd ← Ebû Zür'a ← Cerîr b. Abdullah
Rivayet zinciri (2. tarîk): Müslim ← Ebû Bekir b. Ebî Şeybe ← Vekî' ← Süfyân es-Sevrî ← Yûnus b. Ubeyd ← Amr b. Saîd ← Ebû Zür'a ← Cerîr b. Abdullah
Bana Kuteybe b. Saîd rivayet etti. (Dediki): Bize Yezîd b. Zürey' rivayet etti. H. Bize Ebû Bekr b. Ebî Şeybe de rivayet etti. (Dediki): Bize İsmail b. Uleyye rivayet etti. Her iki râvi Yûnus'dan rivayet etmişlerdir. H. Bana Züheyr b. Harb dahî rivayet etti. (Dediki): Bize Hüşeym rivayet etti. (Dediki): Bize Yûnus, Amr b. Saîd'den, o da Ebû Zür'a'dan, o da Cerîr b. Abdillah'dan naklen haber verdi. Cerîr (Şöyle demiş): Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e ansızın görmeyi sordum. Bana gözümü (başka tarafa) çevirmemi emretti.
Rivayet zinciri (1. tarîk): Müslim ← Kuteybe b. Saîd ← Yezîd b. Zürey' ← Yûnus b. Ubeyd ← Amr b. Saîd ← Ebû Zür'a ← Cerîr b. Abdullah
Rivayet zinciri (3. tarîk): Müslim ← Züheyr b. Harb ← Hüşeym b. Beşîr ← Yûnus b. Ubeyd ← Amr b. Saîd ← Ebû Zür'a ← Cerîr b. Abdullah
Bize İshâk b. İbrahim de rivayet etti. (Dediki): Bize Abdü'l-Alâ haber verdi. İshâk şöyle dedi : Bize Veki' haber verdi. (Dediki): Bize Süfyân rivayet etti. Her iki râvi Yûnus'dan bu isnadla bu hadîsin mislini rivayet etmişlerdir.
Rivayet zinciri (1. tarîk): Müslim ← İshâk b. İbrâhîm ← Abdüla'lâ b. Abdüla'lâ
Rivayet zinciri (2. tarîk): Müslim ← İshâk b. İbrâhîm ← Vekî' ← Süfyân es-Sevrî ← Yûnus b. Ubeyd ← Amr b. Saîd ← Ebû Zür'a ← Cerîr b. Abdullah
Bize Ziiheyr b. Harb ile İshâk b. İbrahim ikisi birden Cerir'deu rivayet ettiler. H. Bize İshâk b. îbrahim ile Alî b. Haşrem dahî rivayet ettiler. (Dedilerki): Bize İsâ b. Yûnus haber verdi. H. Bize Ebû Kureyb Muhammed b. Ala da rivayet etti. (Dediki): Bize Muâviye rivayet etti. H. Bize Ebû Saîd El-Eşec dahi rivayet etti, (Dediki): Bize Hafs (yâni Gıyâs) rivayet etti. Bu râvilerin hepsi A'meş'den, o da Zeyd b. Vehb Ebû Zıbyan'dan da Cerir b. Abdillah'dan naklen rivayet etmişlerdir. Şöyle demiş; Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Seliem) «Her kim insanlara merhamet etmezse Allah (Azze ve Celle) de onu etmez.» buyurdular.
Rivayet zinciri (1. tarîk): Müslim ← Züheyr b. Harb ve İshâk b. İbrâhîm ← Cerîr
Rivayet zinciri (3. tarîk): Müslim ← Ebû Küreyb ← Ebû Muâviye ← Süleymân A'meş ← Zeyd b. Vehb ve Mihrân b. Süleymân ← Cerîr b. Abdullah
Bize Ebu Bekr b. Ebi Şeybe de rivayet etti. (Dediki): Bize île Abdullah b. Numeyr, İsmail'den, o da Kays'dan, o da Cerir'den,Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den naklen rivayet etti. H. Ebû Bekr b. Ebi Şeybe ile îbni Ebî Ömer ve Ahmed b. Abde rivayet ettiler. (Dedilerki): Bize Süfyan Amr'dan, o da Nâfi' b. Cübeyr'den, o da Cerir'den, o da Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den naklen A'meş'in hadîsi gibi rivayette bulundu.
Bize ibni Müsennâ ile İbni Beşşâr da rivayet ettiler. Lâfız İbni Müsennâ'nmdır. (Dedilerki): Bize Muhammed b. Ca'fer rivayet rivayet etti. (Dediki): Bize Şu'be rivayet etti. (Dediki): Ebû İshâk'ı, Âmir b. Sa'd El-Becelî'den, o da Cerir'den naklen rivayet ederken dinledim. Cerir, Muâviye'yi hutbe okurken dinlemiş. Muâviye şunu söylemiş: ResûluIIah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) altmışüç yaşında iken vefat etti. Ebû Bekr ile Ömer de öyle. Ben de altmışüç yaşında öleceğim.
Bize Yahya b. Yahya rivayet etti. (Dediki): Bize Hâlid b. Abdillah, Beyan'dan, o da Kays b Ebi Hâzim'den, o da Cerir b. Abdlllah'dan naklen haber verdi. H. Bana Abdul-Hamid b. Beyân da rivayet etti. (Dediki); Bize Hâlid, Beyân'dan naklea rivayet etti. (Demişki): Kays b. Ebi Hâzim'i şunu söylerken işittim. Cerir b. Abdillah dediki, Müslüman olduğumdan beri Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) beni yanına girmekten men etmemiş, Beni gördüğü zaman da mutlaka gülmüştür.
Rivayet zinciri (1. tarîk): Müslim ← Yahyâ b. Yahyâ ← Hâlid b. Abdullah ← Beyân b. Bişr ← Kays b. Ebû Hâzim ← Cerîr b. Abdullah
Bize Ebû Bekr b. Ebi Şeybe de rivayet etti. (Dediki): Bize Veki' ile Ebû Usânıe, İsmail'den rivayet ettiler. H. Bize İbni Numeyr de rivayet etti. (Dediki); Bize Abdullah b, İdris rivayet etti. (Dediki): Bize İsmail, Kays'dan, o da Cerir'den naklen rivayet etti. Cerir şoyle demiş: Müslüman olduğumdan beri Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) beni yanına girmekten men etmemiş, beni gördüğü zaman da mutlaka yüzüme gülümsemiştir. İhni Numeyr, İbni İdris'den rivayet ettiği hadisinde şunu ziyâde etmiştir: «Hakikaten at üzerinde duramadığımı kendisine şikâyet ettim de eliyle göğsüme vurdu ve : — Allahım bunu sâbit kıl! Bunu hâdi Mehdi eyle! diye dua etti.»
Bana Abdu'l-Hamid b. Beyân rivayet etti. (Dediki): Bize Hâlid b. Beyan, Kays'dan, o da Ccrir'den naklen haber verdi. Cerir şöyle demiş: Cahiliyet devrinde Zü'l-halasa denilen bir ev vardı. Ona Yemen'in Kâ'be'si ve Şam'ın Kâ'be'si denilirdi. Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Sen beni bu Zü'l-halasa'dan ve Yemen'in Şam'ın kâ'besinden kurtarır mısın?» dedi. Hemen Ahmes kabilesinden yüzelli kişi ite ona gittim. Ve evi yıktık, yanında bulduklarımızı da öldürdük. Müteakiben Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e gelerek kendisine haber verdim de, bize ve Ahmeslilere duâ buyurdu.
Bize İshâk b. İbrahim rivayet etti. (Dediki): Bize Cerir, İsmail b. Ebi Hâlid'den, o da Kays b. Ebi Hâzim'den, o da Cerir b. Abdillah El-Beceli'den naklen haber verdi. (Şöyle demiş) : Bana Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Seilem): «Yâ Cerir! Beni Zü'l-halasadan kurtarmaz mısın?» buyurdu. (Yâni) Has'am'ın evinden ki, buna Yemen'in Kâ'be'si denilirdi. Hemen yüz eili altı ile gittim. At üstünde duramıyordum. Bunu Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Seilem)'e andım da eliyle göğsüme dokundu. Ve: «Allah'ım! Bunu sabit ktl! Bunu Hâdi Mehdi eyle!» diye duâ etti. Râvi diyor ki: Cerir gitti ve o evi ateşle yaktı. Sonra Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Seilem)'e bunu müjdelemek için bir adam gönderdi. Bu adam Ebû Ertât künyesini taşırdı. Bizdendi. Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Seilem)'e gelerek: — Onu gicikli deve gibi bırakmadıkça sana gelmedim, dedi. Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Seilem) de Ahmes atlarına ve erkeklerine beş defa bereket duasında bulundu.
Bize Muhammed b. Müsennâ rivayet etti. (Dediki): Bana Yahya b. Saîd Süfyân'dan rivayet etti. (Demişki): Bize Mansûr, Temim b. Seleme'den, o da Abdurrahman b, Hilâl'den, o da Cerîr'den, o da Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den naklen rivayet etti: «Bir kimse yumuşak davranmaktan mahrum ise, hayırdan mahrum olur.» buyurmuşlar.
Bize Ebû Bekr b. Ebî Şeybe ile Ebû Saîd El-Eşec ve Muhammed b. Abdillah b. Numeyr rivayet ettiler. (Dedilerki): Bize Veki' rivayet etti. H. Bize Ebû Küreyb de rivayet etti. (Dediki): Bize Ebû Muâviye rivayet etti. H. Bize Ebû Saîd Eİ-Eşec dahi rivayet etti. (Dediki): Bize Hafs (yâni İbni Gıyas) rivayet etti. Bunların hepsi A'meş'den rivayet etmişlerdir. H. Bize Züheyr b. Harb ile İshâk b. İbrahim de rivayet ettiler. Lâfız her ikisinindir. Züheyr: Haddesenâ; İshâk ise: Ahberanâ tâbirini kullandı. (Dediki): Bize Cerîr A'meş'den, o da Temim b. Seleme'den, o da Abdurrahman b. Hilâl El-Absî'den naklen haber verdi. Demiş ki: Cerîr'i şunu söylerken işittim: Ben Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'i: «Bir kinse yumuşak davranmaktan mahrum ise, hayırdan mahrum olur.» buyururken işittim.
Rivayet zinciri (2. tarîk): Müslim ← Ebû Küreyb ← Ebû Muâviye ← Süleymân A'meş ← Temîm b. Seleme ← Abdurrahman b. Hilâl ← Cerîr b. Abdullah
Bize Yahya h. Yahya rivayet etti. (Dediki): Bize Abdü'l-Vâhid b. Ziyad, Muhammed b. Ebî İsmail'den, o da Abdurrahman b. Hilâl'den naklen haber verdi. (Demişki): Ben Cerîr b. Abdillah'ı şunu söylerken işittim. Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem); «Bir kimse yumuşak davranmaktan mahrumsa, hayırdan mahrumdur. Yahut bir kimse yumuşak davranmaktan mahrum olursa, hayırdan mahrum olur.» buyurdular.