Râvi adları senedden otomatik ayrıştırılmış; kimlik ve hayat bilgileri ricâl kaynaklarından (Itqan râvi profilleri, muslimscholars.info) eşleştirilerek eklenmiştir.
Said İbn Cubeyr'den dedi ki: "İbn Abbas'a: Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in ruhu kabzedildiğinde yaşça kimin gibi idin, diye soruldu. O: O gün ben sünnet edilmiştim. O vakit insanlar adamı buluğ çağına yetişinceye kadar sünnet ettirmezlerdL" Bu hadis 6300 numara ile degeçiyor.
Bera İbn Azib'den nakledildiğine göre Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem birisine şu tavsiyede bulunmuştur: "Yatmak istediğinde abdest al ve sağ tarafına yat! Sonra şu duayı yap: "Allahım! Kendimi ve durumumu sana teslim ettim. Sana dayandım. Ümidim de senden korkum da! Senden asla kaçış yoktur. Sığınılacak yegane varlık sensin. İndirdiğin kitaba ve göndendiğin peygımıbere inandım". Eğer bunları söyleyip yatarsan ve o gece ölürsen İslam fıtratı üzerine öıürsün". Allah'ın ismiyle ölüp dirilmek yaşadıkça Allah'ı zikretmek ve bu şekilde ölmek anlamına gelir. Nüşur ise kıyamet günü dirilmek ölüm sonrası yeniden hayat bulmak demektir.
İbn Ebi Evfa'dan rivayet edildiğine göre Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem sadaka vermek isteyen kimselere: "Allahım! Falancanın ailesine salat et" diye dua ederdi. Babam sadakasını vermek istediği zaman da ona aynı şekilde dua etti.
Ebu Musa el-Eş'arı'den nakledildiğine göre Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle dua etmiştir: 'tRabbim! Her konuda hatalarımı, bilmediklerimi, israflarımı ve senin benden daha iyi bildiği n şeyleri bağışla. Şakalarımı ve ciddi hepsi bende vardır".
Amr İbn Meymun şöyle demiştir: "Kim bunu on sefer söylerse İsmail A.S'ın nesiinden on esiri azad etmiş gibi sevap kazanır". NOT: Tehlil "la ilahe illallah" demektir.
Adiy b. Hatim'in nakline göre Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem: "Ateşten kendinizi koruyunuz!" buyurdu. Sonra yüzünü döndürüp çekti. Sonra "Ateşten korununuz!" buyurdu. Sonra yüzünü bulunduğUyıerrden çevirip çekti. Bunu üç defa yaptı. Hatta biz kendisini ateşe bakıyor zannettik. Sonra yine "Bir hurma yarısıyla bile olsa ateşten korununuz. Bunu da bulamayan, güzel bir sözle kendini ateşten korusun!" buyurdu.
Numan b. Beşir'in nakline göre Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle demiştir: "Şüphesiz kıyamet gününde cehennem ehlinin en hafif azablısı şöyle bir adamdır ki onun ayakları altındaki çukurlarda iki ateş parçası vardır ve bunların sıcaklığından onun beyni bakır tencere ve dar boğazlı olup içinde su ısıtılan kumkuma adındaki madeni kabın kaynaması gibi kaynayacaktır. "
Bera' b. A'zib şöyle demiştir: Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem Hendek Savaş'ında bizimle beraber toprak taşıyor ve şu beyitleri söylüyordu: Allah'a and olsun ki, Allah bize hidayet etmeseydi biz doğru yolu bulamazdık Ne oruç tutar ne de namaz kılardık O bize sükunet verdi Başımıza gelenler karşısında bize sebat verdi Müşrikler bize karşı taşkınlıklar yapmışlardı Onlar fitne çıkarmak isteyince biz yüz çevirdik
Bera' İbn Azib şöyle edilmiştir: Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e ipek bir kumaş parçası hediye edildi. Herkes bu kumaşın güzelliği ve yumuşaklığını o kadar beğendi ki elden ele dolaştırmaya başladı. Bunun üzerine Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem: "Çok mu beğendiniz? diye sordu. "Evet" dediler. Şöyle buyurdu: "Nefsimi elinde bulundurana yemin ederim ki Sa'd'ın cennetteki mendilleri bundan daha güzeldir."
Abdullah İbn Mesud r.a. şöyle buyurmuştur: Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem sırtını deriden yapılmış yemen işi bir direğe yaslamıştı. Ashabına şöyle dedi: "Cennet ehlinin dörtte biri olmayı ister misiniz?" Onlar da: "Evet" dediler. "Peki, üçte biri olmayı ister misiniz?" dedi. Onlar yine "Evet" dediler. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurdu: "Muhammed'in nefsini elinde bulundurana yemin ederim ki ben sizin cennet ehlinin yarısı olmanızı ümit ediyorum."
Bera’ şöyle demiştir: En son inen ayet Nisa suresinin sonundaki "Senden fetva isterler. Deki: Allah; babası ve çocuğu olmayan kimsenin mirası hakkındaki hükmü şöyle açıklıyor" ayetidir.
Bera b. Azib şöyle demiştir: Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem Ahzab gününde (hendek kazılırken) bizimle birlikte toprak taşıyordu. Yemin olsun ki ben toprağın onun karnının beyazlığını örtmüş olduğunu gördüm. Kendisi (İbn Revaha'nın) şu beyiderini söylüyordu: Lev la ente mehtedeyna nahnu Ve la tasaddakna vela salleyna Fe enzifen sekineten aleyna İnne'l-ula -ve bazen de şöyle dedi İnne'l-melee kad beğav aleyna İza eradu fitneten-eveyna eveyna Olmasaydın sen doğru yolu bulamazdık Sadaka veremez, namaz kılamazdık! İndir sekineti indir üzerimize Çünkü tecavüz etti yöneticiler bize! İstediklerinde fitne yapmak, diyen bizdik Fitneden çekindik, fitneden çekindik. Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem bunları söylerken sesini yükseltiyordu.
Bera' şöyle anlatmıştır: Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem Medine'ye hicret edip geldiğinde on altı veya on yedi ay Kudüs'teki Beytü'l-makdis tarafına doğru namaz kıldırdı. Fakat her zaman kıblesinin Kabe'ye karşı döndürülmesini arzu eder dururdu. Bunun üzerine Yüce Allah "Biz senin yüzünün göğe doğru çevrilmekte olduğunu görüyoruz. İşte şimdi seni memnun olacağın bir kıbleye döndürüyoruz. Artık yüzünü Mescid-i Haram tarafına çevir"(Bakara 144) ayetini indirdi. Böylece kıble Kabe tarafına yöneltiidi. O gün sahabilerden biri ikindi namazını Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem ile birlikte Kabe'ye doğru kılmıştı. Bu zat sonra (Medine'den) çıktı. (Kuba'da sabah namazı kılmakta olan bir) Ensar cemaatine rastladı. Onlara Nebile birlikte namaz kıldığını ve onun Kabe'ye yöneıtildiğini ve kendilerinin ikindi namazında rükuda iken Kabe'ye doğru döndürüldüklerini şehadet ederek haber verdi.
Bera' b. Azib r.a.'in nakline göre Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurmuştur: "Ya fulan! Yatağına girdiğinde şu duayı oku: Allah'ım kendimi sana teslim ettim. Yüzümü sana çevirdim, işimi sana ısmarladım, sırtımı sana dayadım. Seni dilerim ve senden korkarım. Senden başka sığınacak, senden başka kurtaracak yoktur. Kurtulma ve koruma ancak sana aittir. Ben senin indirdiğin kitabına inandım ve gönderdiğin Nebiine iman ettim! Eğer sen o gecede ölecek olursan fıtrat (İslam dini) üzere ölürsün, eğer sabaha çıkarsan sevap kazanmış olarak çıkarsın."
Bize Yahya b. Yahya et-Temimi tahdis etti. Bize Ebu'l-Ahvas haber verdi. (H) Bize Ebu Bekr b. Ebu Şeybe de tahdis etti. Bize Ebu'l-Ahvas, Ebu İshak'tan tahdis etti. O Musa b. Talha'dan, o Ebu Eyyub'dan şöyle dediğini nakletti: Bir adam Nebi (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'e gelerek dedi ki: Bana beni cennete yakınlaştıracak ve ateşten uzaklaştıracak şekilde yapacağım bir ameli göster. Allah Rasulü şöyle buyurdu: "Allah'a ona hiçbir şeyi ortak koşmamak şartıyla ibadet edersin, namazı dosdoğru kılarsın, zekatı verirsin, akrabalarını gözetirsin. " Adam dönüp gidince Rasulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem): "Eğer kendisine emrolunanlara sımsıkı sarılırsa cennete girer" buyurdu. İbn Ebi Şeybe'nin rivayetinde ise: "Eğer bunlara sımsıkı sarılırsa" şeklindedir.
Bize Ebu Bekr b. Ebi Şeybe tahdis etti (Dedi ki): Bize Ebu'l-Ahvas Sellam b. Süleym, Ebu İshak'dan, o da Amr b. Meymun'dan, o Muaz b. Cebel'den şöyle dediğini nakletti: Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'in terkisinde Ufeyr adındaki bir eşeğinin üzerine binmiştim. Allah Resulü: "Ey Muaz, Allah'ın kulları üzerindeki hakkı nedir? Kulların Allah üzerindeki hakkı nedir bilir misin?" buyurdu. Ben: Allah ve Resulü en iyi bilir dedim. O şöyle buyurdu: "Şüphesiz Allah'ın kulları üzerindeki hakkı Allah'a ibadet etmeleri, ona hiçbir şeyi ortak koşmamalarıdır. Kulların aziz ve celil olan Allah üzerindeki hakkı ise kendisine hiçbir şeyi ortak koşmayan kimselere azap etmemesidir. " (Muaz) dedi ki: Ey Allah'ın Resulü o halde insanlara bu müjdeyi vermeyeyim mi, dedim. O: "Onlara bu müjdeyi verme, o vakit buna bel bağlar/ar" buyurdu.
Bize Ebu Bekr b. Ebi Şeybe de rivayet etti. (Dediki): Bize Ebu Usâme, Amelden, o da Ebu İshak'tan, o da Nu'man b. Beşir'den naklen rivayet etti. Numan b. Beşir dedi ki: Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu: "Şüphesiz cehennemlikler arasında azabı en hafif olacak kişi, ateşten ayakkabıları ve ayak bağları olan kişidir. Bunlardan dolayı beyni bir tencerenin kaynaması gibi kaynayacaktır. Hem bu kişi azabı kendisinden daha şiddetli bir kimse olmadığını düşünecektir. Hdlbuki o aralarında azabı en hafif olan kişidir. " Tahric bilgisi 515 ile aynı.
Bize Hennad b. es-Seni tahdis etti, bize Ebu'l-Abbas, Ebu İshak'tan tahdis etti. O Amr b. Meymun'dan, o Abdullah'tan şöyle dediğini nakletti: Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) bize: "Cennetliklerin dörtte biri olmaya razı olmaz mısınız" buyurdu. Bunun üzerine biz tekbir getirdik, sonra: "Cennetliklerin üçte biri olmaya razı olmaz mısınız" buyurdu. Biz yine tekbir getirdik, sonra: "Şüphesiz ben cennetliklerin yarısı alacağınızı ümit ederim. Size bunu {neden böyle olduğunu} haber vereceğim. Müslümanlar kofirler arasında ancak siyah bir öküzde beyaz bir kıl gibidir. Yahutta beyaz bir öküzde siyah bir kıl gibidir" buyurdu.
Bize Yahya b. Yahya, Kuteybe b. Said ve Ebu Bekr b. Ebi Şeybe tahdis etti. Yahya: Bize Ebu'l-Ahvas, Ebu İshak'tan haber verdi derken -diğer ikisi, tahdis etti, dedi.- O Süleyman b. Surad'dan, o Cubeyr b. Mut'im'den şöyle dediğini nakletli: Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'in huzurunda gusül hakkında tartıştılar. Oradakilerden biri: Ben başımı şöyle şöyle yıkarım, dedi. Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'de: "Ben de başımın üzerine üç avuç su dökerim" buyurdu.
Bize Muhammed b. Beşşar da rivayet etti. (Dedi ki): Bize Muhammed b. Ca'fer rivayet etti. (Dediki): Bize Şu'be Ebu ishakdan, o da Süleyman b. Surad, Cubeyr b. Mut'im'den, o Nebi (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'den rivayet ettiğine göre Allah Resulünün huzurunda cünüplükten dolayı gusletmek sözkonusu edilince "Ben ise başıma üç defa (su) boşaltırım" buyurdu.
Bize Ebu Bekir b. Ebî Şeybe rivayet etti. (Dediki): Bize Ebu'l-Ahvas, Ebu İshâk'dan, o da Berâ' b. Âzib'den naklen rivayet etti. Bera' şöyle demiş: «Ben Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ile beraber onaltı ay Beyt-i Makdis'e doğru namaz kıldım. Nihayet Bakara suresindeki şu âyet nazil oldu: «Nerede bulunursanız yüzünüzü Kabe'ye doğru çevirin!» [ Bakara 144 ] Bu âyet Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) namazı kıldıktan sonra nazil oldu. Bunun üzerine cemâatdan biri oradan gitti (bu zât) namaz kılmakda olan Ensârdan bâzı kimselerin yanına uğramış ve onlara kıblenin değiştiğini söylemiş. Onlar da yüzlerini Ka'be tarafına çevirivermişler.
Bize Ebu Bekir b. Ebî Şeybe rivayet etti. (Dediki): Bize Ebu'I-Ahvas, Sellâm b. Süleym, Ebu îshâk'dan, o da Saîd b. Vehb'den, o da Habbâb'dan naklen rivayet etti, Habbâb: «Sıcak kumların üzerinde namaz kılmanın meşakkatinden Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e şikâyet ettik. Ama bizim şikâyetimizi kabul buyurmadi.» demiş.
Bize Ahmed b. Yûnus ile Avn b. Sellâm rivayet ettiler. (Avn : Bize haber verdi, tâbirini kullandı-. îbni Yûnus ise, bize Züheyr rivayet etti, dedi.) Lâfız onundur. Züheyr demiş ki: Bize Ebu İshâk, Saîd, b. Vehb'den, o da Habbâb'dan rivayet etti. Habbâb şöyle demiş: «Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e gelerek kumların sıcağından, kendilerine şikâyet ettik. Fakat bizim şikâyetimizi kabul buyurmadı.» Züheyr demiş ki: Ebu İshâk'a: Bu öğlen namazmdamıydı? diye sordum, — Evet... dedi. — Öğlenin vakti girdiği gibi kılınması hususunda mı? dedim. — Evet! cevâbını verdi. İzah için 620 ye bakın.
Bize Ahmed b. Abdillah b. Yunus rivayet etti. (Dediki): Bize Züheyr rivayet etti. (Dediki): Bize Ebu İshak, Ebu'l-Ahvas'dan dinlemiş olmak üzere rivayet etti, o da Abdullah'dan rivayet etmişki, Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Cum'aya gelmeyen bazı kimseler için: «Vallahi içimden öyle geldi ki, bir adama emredeyim de cemaata namazı kıldırsın! Sonra Cum'aya gelmeyen bir takım adamların üzerlerine evlerini cayır cayır yakayım!» buyurmuşlar.
Bize Yahya b. Yahya ile Kuteybe rivayet ettiler. Yahya (Bize haber verdi) tâbirini kullandı. Kuteybe ise Bize Ebû'l-Ahvas Ebi İshak'dan, o da Harisetü'bnü Vehb'den naklen rivayet etti; dedi. Harise şöyle demiş : «Ben, Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ile birlikde Mina'da insanlar son derece emîn ve son derece kalabalık olduğu hâlde namazı, iki rek'ât kıldım.»
Bize, Ahmed b. AbdiIIâh b. Yûnus rivayet etti. (Dediki): Bize Züheyr rivayet etti. (Dediki): Bize, Ebû İshâk rivayet etti. (Dedi ki): Bana, Hârisetü'bnü Vehb El-Huzâî rivayet etti. (Dediki): Ben, Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in arkasında: Mina'da namaz kıldım. İnsanlar alabildiğine kalabalıktılar. Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bu Veda' Haccında, namazı iki rek'ât kıldırdı. Müslim der ki: «Hârisetü'bnü Vehb El-Huzâî, Ubeydullah b. Ömer b. Hattâb'ın anne bir kardeşidir.
Bize, Ebû Bekir b. Ebî Şeybe ile Ebû Kureyb rivayet ettiler. Dedilerki: Bize, Yahya b. Adem rivayet etti. (Dediki): Bize Ammar b. Ruzeyk, Ebû İshak'dan, o da Esved'den, o da Âişe'den naklen rivayet etti. Âişe şöyle demiş: «Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) geceleyin son namazı vitir oluncaya kadar namaz kılardı.»
Bize Ahmed b. Abdlllâh b. Yûnus rivayet etti. (Dediki): Bize Züheyr rivayet etti. (Dediki): Bize Ebû İshâk rivayet etti. Dediki: Esved b. Yezîd mescidde Kur'ân öğretirken, ona bir adamın suâl sorduğunu gördüm: — Şu âyetini nasıl okuyorsun? Dal mı, zel mi? dedi. Esved: — Dal ile okuyorum. (Çünkü) ben Abdullah b. Mes'ûd'dan işittim: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'i (muddekir) diye dal'la okurken İşittim; diyordu., cevâbını verdi.
Bize Avn b. Sellâm El-Kûfi rivayet etti. (Dediki): Bize Züheyr b. Muâviyete'l-Cu'fi, Ebû İshâk'dan, o da Abdullah b. Mâ'kîl'den, o da Adiyy b. Hâtim'den naklen rivayet etti. Adiyy: Ben, Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) «Sizden her kim cehennemden velev yarım hurma tanesiyle korunabilecekse hemen bunu yapsın.» buyururken işittim, demiş.