Ebû Bekir b. Ebî Şeybe

Ebû Bekir · 10. tabaka

Abdullah b. Muhammed b. Ebû Şeybe (İbrâhîm) b. Osman b. Hâstî

Vefath. 235
KünyeEbû Bekir
Nisbeel-Vâsıtî aslen, el-Kûfî, el-Absî, el-Hâfız
Tabaka10. tabaka
Cerh-ta'dîlzayıf

Râvi adları senedden otomatik ayrıştırılmış; kimlik ve hayat bilgileri ricâl kaynaklarından (Itqan râvi profilleri, muslimscholars.info) eşleştirilerek eklenmiştir.

Zincirde geçtiği hadisler

Bize Ebû Bekr b. Ebî Şeybe rivayet etti, (Dediki): Bize Abdü'l-A'Iâ rivayet etti. H. Bize Abd b. Humeyd de rivayet etti. (Dediki): Bize Abdürrezzâk haber verdi. Her iki râvi Ma'mer'den, o da Zührî'den naklen bu isnadla rivayet etmişlerdir. O: «Hayvan hayvan doğurduğu gibi...» demiş; «Der top» kelimesini anmamıştır.
Rivayet zinciri (2. tarîk): Müslim ← Abd b. Humeyd ← Abdürrezzâk b. Hemmâm ← Ma'mer b. Râşid ← İbn Şihâb (ez-Zührî)
Bize Ebû Bekr b. Ebî Şeybe ile Ebû Kureyb rivayet ettiler. {Dedilerki): Bize Ebû Muâviye rivayet etti. H. Bize İbni Numeyr de rivayet etti. (Dediki): Bize babam rivayet etti. Her iki râvi A'meş'den bu isnadla rivayet etmişlerdir. İbni Numeyr'in hadîsinde : «Hiç bir doğan çocuk yoktur ki, millet üzere doğmuş olmasın.» Ebû Bekr'in, Ebû Muâviye'den rivayetinde: «Bu millet üzere doğmuş olmasın. Tâ dili söyleyinceye kadar.» Ebû Kureyb'in Ebû Muâviye'den rivayetinde ise: «Doğan hiç bir çocuk yoktur ki, şu fıtrat üzere olmasın. 'Tâ dili söyleyinceye kadar.» cümleleri vardır.
Rivayet zinciri (1. tarîk): Müslim ← Ebû Bekir b. Ebî Şeybe ve Ebû Küreyb ← Ebû Muâviye ← Süleymân A'meş
Rivayet zinciri (2. tarîk): Müslim ← İbn Nümeyr ← babam ← Süleymân A'meş
Bize Ebû Bekr b. Ebî Şeybe rivayet etti. (Dediki): Bize Veki', Talha b. Yahya'dan, o da halası Âişe binti Talha'dan, o da Ümmül-Mü'minin Aişe'den naklen rivayet etti. (Şöyle demiş): Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem} ensardaıı bir sabinin cenazesine çağrıldı da, ben: — Yâ Resûlallahî Buna ne mutlu, cennet serçelerinden bîr serçe! Kötülük işlemedi. Ona erişmedi, dedim. «Bundan başka bir sözün yok mu yâ Âişe! Çünkü Allah, cennet için ehil yaratmış; onları, daha babalarının sulblerinde iken cennet için yaratmıştır. Cehennem için de ehil yaratmış; onları daha babalarının sulblerinde iken cehennem içİn yaratmıştır.» buyurdular.
Bize Ehû Bekr b. Ebî Şeyhe ile Ebû Kureyb rivayet ettiler. Lâfız Ebû Bekr'indir. (Dedilerki): Bize Veki', Mis'ar'dan, o da AIkame b. Mersed'den, o da Muğîra b. Abdillah EI-Yeşkürî'den, o da Ma'rur b. Süveyd'den, o da Abdullah'dan naklen rivayet etti. Şöyle demiş: Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in zevcesi Ümmü Habîbe: — Allahım! Bana zevcim Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem), babam Ebû Süfyân ve kardeşim Muâviye ile fayda ver! dedi. Bunun üzerine Peygamber (Sallallahu Aleyhi ve Sellem}: «Sen Allah'dan muayyen ecellere, ma'dud günlere ve taksim edilmiş rızıklara ait bir şey istedin. O hiç bîr şeyi vakti gelmeden yaratacak, yahut bir şeyi vaktinden sonraya bırakacak değildir. Şayet Allah'tan seni cehennemdeki bir azabdan veya kabirdeki azabdan korumasını isteseydin daha hayırlı ve daha faziletli olurdu.» buyurdular. Abdullah demişki: Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in yanında maymunların da zikri geçti. — Mis'ar şöyle demiş: Zannederim domuzlar da mesh'ten meydana gelmişlerdir, dedi. — Bunun üzerine: «Şüphesiz ki Allah, mesh edilenler için nesil ve çoluk çocuk halketmemiştir. Maymunlarla domuzlar bundan önce de vardı.» buyurdular.
Bize Ebû Bekr b. Ebi Şeybe ile İbnü Nurneyr rivayet ettiler. (Dedilerki): Bize Abdullah b. İdris Rabia b. Osman'dan, o da Muhammed b. Yahya b. Habbaan'dan, o da A'rac'dan, o da Ebû Hureyre'den naklen rivayet etti. Şöyle demiş: Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) «Kuvvetli mü'min Allah'a zayıf mü'minden daha hayırlı ve daha makbuldür. Ama her birinde hayr vardır. Sana fayda veren şeye çaba göster; Allah'dan yardım dile ve âciz olma! Başına bir say gelirse şöyle yapsam şöyle olurdu deme! Velâkin (bu) Allah'ın kaderi, O ne dilerse yapar, de! Çünkü eğer (kelimesi) şeytanın amelini açar.» buyurdular.
Bize Ebû Bckr b. Ebî Şeybe rivayet etti. (Dediki): Bize Veki', İbni Cüreyc'den, o da İbnü Ebî Müleyke'den, o da Âişe'den naklen rivayet etti. Şöyle demiş: Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ; «Şüphesiz ki, erkeklerin Allah'a en sevimsiz olanı, şiddetle düşmanlık yapan kâmil hasımdır.» buyurdular.
Bize Ebu Bekr b. Ebi Şeybe rivayet etti. (Dediki): Bize Hafs b. Gıyas ile Yahya b. Said, İbni Cüreyc'den, O da Süleyman b. Atik'den, oda Talk b. Habib'den o da Ahmed b. Kays'dan o da Abdullah'dan naklen rivayet ettiler. Şöyle demiş: Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ; ''Taşkınlar helak olmuştur.'' buyurdu. Bunu üç defa söyledi.
Bize Ehû Bekr b. Ebî Şeybe rivayet etti. (Dediki): Bize Hammed b. Bişr rivayet etti. H. Bize Ebû Kureyb de rivayet etti. (Dediki): Bize Abde ile Usâme rivayet ettiler. Bu râvilerin hepsi Saîd b. Ebî Arûbe'den, o da Katâde'den, o da Enes b. Mâlik'den, o da Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den naklen rivayet etmişlerdir. İbnü Bişr ile Abde'nin hadîslerinde: «Onu size benden sonra kimse rivayet etmez. Ben Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'i şöyle buyururken işittim...» ibaresi vardır. Ve râvi hadîsi yukarki gibi anlatmıştır.
Rivayet zinciri (1. tarîk): Müslim ← Ebû Bekir b. Ebî Şeybe ← Muhammed b. Bişr ← Saîd b. Ebû Arûbe ← Katâde b. Diâme ← Enes b. Mâlik
Rivayet zinciri (2. tarîk): Müslim ← Ebû Küreyb ← Abde b. Süleymân ve Ebû Üsâme ← Saîd b. Ebû Arûbe ← Katâde b. Diâme ← Enes b. Mâlik
Bize Ebû Bekr b. Ebî Şeybe ile Ebû Kureyb, ibni Numeyr ve İshâk El-Hanzalî toptan Ebû Muâviye'den, o da A'meş'den, o da Şakîk'dan, o da Ebû Musa'dan, o da Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den naklen bu hadîsin mislini rivayet ettiler.
Bize Ebu'r-Rabi' El-Atekî rivayet etti. (Dediki): Bize Hammad (yâni İbni Zeyd) rivayet etti. H. Bize Yahya b. Yahya da rivayet etti. (Dediki); Bize Abbad b. Abbâd ile Ebû Muâviye haber verdiler. H. Bize Ebû Bekr b. Ebî Şeybe ile Züheyr b. Harb da rivayet ettiler. (Dedilerki): Bize Veki' rivayet etti. Ii. Bize Ebû Kureyb dahi rivayet etti. (Dediki): Bize İbni İdris ile Ebû Usâme, İbni Numeyr ve Abde rivayet ettiler. II. Bize İbni Ebî Ömer de rivayet etti. (Dediki): Bize Süfyân rivayet etti. II. Bana Muhammed b. Hatim de rivayet etti. (Dediki): Bize Yahya b. Saîd de rivayet etti. H. Bana Ebû Bekr b. Nâfi' dahî rivayet etti. (Dediki): Bize Ömer b. Ali rivayet etti. H. Bize Abd b- Humeyd dahî rivayet etti, (Dediki): Bize Yezid b, Harun rivayet etti. (Dediki): Bize Şu'be b. Haccâc haber verdi. Bu râvilerin hepsi Hişâm b. Urve'den, o da babasından, o da Abdullah h. Amr'dan, o da Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den naklen Cerîr'in hadîsi gibi rivayet ettiler. Ömer b. Ali'nin hadîsinde şu ziyade de vardır: «Sonra Abdullah b. Amr'a sene başında rastlayarak kendisine sordum da, bize hadîsi eskiden rivayet ettiği gibi iade etti. Ben Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'i buyururken işittim, dedi.»
Rivayet zinciri (1. tarîk): Müslim ← Ebü'r-Rebî' ez-Zehrânî ← Hammâd b. Zeyd ← Hişâm b. Urve ← Urve b. Zübeyr ← Abdullah b. Amr
Rivayet zinciri (2. tarîk): Müslim ← Yahyâ b. Yahyâ ← Abbâd b. Abbâd ve Ebû Muâviye ← Hişâm b. Urve ← Urve b. Zübeyr ← Abdullah b. Amr
Rivayet zinciri (3. tarîk): Müslim ← Ebû Bekir b. Ebî Şeybe ve Züheyr b. Harb ← Vekî' ← Hişâm b. Urve ← Urve b. Zübeyr ← Abdullah b. Amr
Rivayet zinciri (5. tarîk): Müslim ← İbn Ebû Ömer ← Süfyân b. Uyeyne ← Hişâm b. Urve ← Urve b. Zübeyr ← Abdullah b. Amr
Rivayet zinciri (6. tarîk): Müslim ← Muhammed b. Hâtim ← Yahyâ b. Saîd ← Hişâm b. Urve ← Urve b. Zübeyr ← Abdullah b. Amr
Rivayet zinciri (7. tarîk): Müslim ← Ebû Bekir b. Nâfi' ← Ömer b. Ali ← Hişâm b. Urve ← Urve b. Zübeyr ← Abdullah b. Amr
Rivayet zinciri (8. tarîk): Müslim ← Abd b. Humeyd ← Yezîd b. Hârûn ← Şu'be b. el-Haccâc ← Hişâm b. Urve ← Urve b. Zübeyr ← Abdullah b. Amr
{m-15} Bize Yahya b. Yahya ile Ebû Bekr b. Ebî Şeybe ve Ebû Kureyb toptan Ebî Muâviye'den, o da A'meş'den, o da Müslim'den, o da Abdurrahman b. Hilâl'den, o da Cerîr'den naklen rivayet ettiler. Şöyle demiş: Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) hutbe okuyarak sadakaya teşvik etti... Râvi Cerîr'in hadîsi mânâsında rivayette bulunmuştur
{m-15-3} Bana Ubeydullah o, Ömer EI-Kavârîrî ile Ebû Kâmil ve Muhammed b. Abdi'l-Melik El-Ümevî rivayet ettiler. (Dedilerki): Bize Ebu Avâne, Abdü'l-Melik b, Umeyr'den, o da Münzir b. Cerîr'den, o da babasından, o da Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den naklen rivayet etti. H, Bize Muhammcd b. Müsennâ da rivayet etti. (Dediki): Bize Muhammed b. Ca'fer rivayet etti. H. Bize Ebû Bekr b. Ebî Şeybe dahî rivayet etti. (Dediki): Bize Ebû Usâme rivayet etti. H. Bize Ubeydullah b. Muâz da rivayet etti. (Dediki): Bize babam rivayet etti. Bu râviler (Dedilerki): Bize Şu'be Avn b. Ebi Cuhayle'den, o da Münzir b. Cerîr'den, o da babasından, o da Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den naklen hu hadîsi rivayet etti.
Rivayet zinciri (4. tarîk): Müslim ← Ubeydullah b. Muâz ← babam ← Şu'be b. el-Haccâc ← Avn b. Ebû Cuhayfe ← el-Mnzr b. Cerîr ← Cerîr b. Abdullah ← babası ← babası
Bize Ebû Bekr b. Ebî Şeybe ile Ebû Kureyb rivayet ettiler. (Dedilerki): Bize Ebû Muâviye A'meş'den, bu isnadla rivayet etti. Ama: «O bana bir arşın yaklaşırsa; ben ona bir kulaç yaklaşırım» cümlesini zikretmedi.
Bize Ebû Bekr b. Ebî Şeybe ile Züheyr b. Harb hep birden İbni Uleyye'den rivayet ettiler. Ebû Bekr (Dedikî): Bize İsmail b. Uleyye, Abdü'l-Aziz b. Suheyb'den, o da Enes'den, naklen rivayet etti. Şöyle demiş: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) : «Biriniz dua ettiği zaman duada kesinlik göstersin! Allahım, dilersen bana ver! demesin. Çünkü Allah', zorlayacak yoktur.» buyurdular
Bize Ebû Bekr b. Ebî Şeybe rivayet etti. (Dedikî): Bize Abdullah b. İdris, İsmail b. Ebî Hâlid'den, o da Kays b. Ebî Hâzim'den naklen rivayet etti. Şöyle demiş: Habbâb'ın yanına girdik, karnına yedi dağlama yapmıştı. Eğer Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bizi ölüm duasından nehyetmeseydi ölmek için dua ederdim, dedi.
Bize Ebû Bekr b. Ebî Şeybe rivayet etti. (Dedikî): Bize Ali b. Müshir, Zekeriyya'dan, o da Şa'bi'den, o da Şureyh b. Hânî'den, o da Aişe'den naklen rivayet etti. Şöyle demiş: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Her kim Allah'a kavuşmayı dilerse Allah (da) ona kavuşmayı diler. Ve her kim Allah'a kavuşmayı hoş görmezse, Allah (da) ona kavuşmayı hoş görmez, ölüm Allah'a kavuşmaktan öncedir.» buyurdular.
Bize Ebû Bekr b. Ebî Şeybe ile Ebû Âmir El-Eş'arî ve Ebû Kureyb rivayet ettiler. (Dedilerki): Bize Ebû Usâme Bureyd den, o da Ebû Bürde'den, o da Ebû Musa'dan, o da Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den naklen rivayet etti. «Her kim Allah'a kavuşmayı dilerse, Allah (da) ona kavuşmayı diler; ve her kim Allah'a kavuşmayı hoş görmezse, Allah da ona kavuşmayı hoş görmez.» buyurmuşlar.
Bize Ebû Bekr b. Ebî Şeybe ile Ebû Kureyb rivayet ettiler. Lâfız Ebû Kureyb'indir. (Dedilerki): Bize Ebû Muaviye A'meş'den, o da Ebû Sâlih'den, o da Ebû Hureyre'den naklen rivayet eüi. (Şöyle demiş): Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) buyurdular ki: «Allah (Azze ve Celle): Ben kulumun zannının yanındayım. Beni zikrederken de onunla beraberim. O beni gönlünden zikrederse, ben de onu nefsimde zikrederim. Beni bir cemaat içinde zikrederse; ben onu o cemaattan daha hayırlı bir cemaat içinde zikrederim. Bana bir karış yaklaşırsa, ben ona bir arşın yaklaşırım; bana bir arşın yaklaşırsa, ben ona bir kulaç yaklaşırım. O bana yürüyerek gelirse, ben ona koşarak gelirim, buyuruyor.» Bu rivayetlerin devamı da var onlar için buraya tıklayabilirsin !
Bize Ebû Bekr b. Ebî Şeybe rivayet etti. (Dedikî): Bize Veki' rivayet etti. (Dedikî): Bize A'meş Ma'rur b. Süveyd'den, o da Ebû Zer'den naklen rivayet etti. (Şöyle demiş): Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) buyurdular ki : «Allah (Azze ve Celle): Her kim bir hayırla gelirse, ona bu hayrın on misli vardır. Ziyade de veririm. Ve her kim bir kötülükle gelirse, onun cezası kötülüğün mislidir. Yahut affederim. Bana kim bir karış yaklaşırsa, ben ona bir arşın yaklaşırım; bana kim bir arşın yaklaşırsa, ben ona bir kulaç yaklaşırım. Her kim bana yürüyerek gelirse, ben ona koşarak gelirim. Ve her kim bana hiç bir şeyi şerik koşmamak şartıyla yer dolusu günahla gelirse, ben kendisini o günahın misli mağfiretle karşılarım, buyuruyor.» İbrahim dediki: Bize Hasen b. Bişr rivayet etti. (Dedikî): Bize bu hadîsi Veki' rivayet etti.
Bize Ebû Bekr b. Ebî Şcybe ile Ebû Kureyb rivayet ettiler. (Dedilerki): Bize Ebû Muâviye, A'meş'den, o da Ebû Sâlih'den, o da Ebû Hureyre'den naklen rivayet etti. (Şöyle demiş): Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem),: «[Sübhanallah ve'l-Hamdu lillah ve la ilahe illallahu vallahu ekber] = Allah'ı tenzih ederim, hamd Allah'a mahsustur ve Allah'dan başka ilâh yoktur. Allah her şeyden büyüktür, demem benim için üzerine güneş doğan her şeyden daha makbuldür.» buyurdular
Bize Ebû Bekr b. Ebî Şeybe rivayet etti. (Dedikî): Bize Ali b. Mûshir ile İbnû Numeyr, Musa El-Cühenî'den rivayet ettiler. H. Bize Muhammed b. Abdıllah b. Numeyr de rivayet etli. Lâfız onundur. (Dedikî): Bize babam rivayet etti. (Dedikî): lîize Musa El-Cühenî, Mus'ab b. Sa'd'dan, o da babasından naklen rivayet etti. (Şöyle demiş): Bir bedevi Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e gelerek: — Bana söyleyeceğim bir söz öğret! dedi. [ La ilahe illallahu vahdehu la şerike leh - Allahu ekber kebira ve'l-hamdu lillahi kesira sübhanallahi rabbi'l-alemin - La havle ve la kuvvete illa billahi'l-azizi'l-hakim ] = «Tek Allah'dan başka hiç bir ilâh yoktur. Onun şeriki yoktur. Allah en büyüktür. (Onu) büyük olarak anarım. Allah'a çok hamdolsun, âlemlerin Rabbi olan Allah'ı tenzih ederim. Güç ve kuvvet ancak aziz, hakim olan Allah'a mahsustur de!» buyurdu. Bedevi: — Bunlar Rabbim için; ya kendim için ne diyeceğim? diye sordu. «Allahım! Beni affet! Bana acı! Bana hidayet ver! Ve beni rızıklandır! de.» buyurdular. Musa: «Bana afiyet ver kelimesine gelince (bunda) ben tevehhüm ediyorum ve bilmiyorum.» demiş. İbnii Ebî Şeybe kendi hadîsinde Musa'nın sözünü anmamıştır
Bize Ebû Bekr b. Ebî Şeybe rivayet etti. (Dedikî): Bize Mervân ile Ali b. Müshir, Musa El-Cühenî'den rivayet ettiler. H. Bize Muhammed b. Abdillah b. Numeyr de rivayet etti. Lâfız onundur. (Dedikî): Bize babam rivayet etti. (Dedikî): Bize Musa El-Cûhenî Mus'ab b. Sa'd'dan rivayet etti. (Demişki): Bana babam rivayet etti. (Dediki): Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in yanındaydık : «Biriniz her gün bin sevab kazanmaktan âciz midir?» buyurdu. Kendisine beraberinde oturanlardan biri: — Bizden birimiz bin sevabı nasıl kazanır? diye sordu: «Yüz kere tesbih çeker ve kendisine bin sevab yazılır. Yahut üzerinden bin günah indirilir.» buyurdular.
Rivayet zinciri (1. tarîk): Müslim ← Ebû Bekir b. Ebî Şeybe ← Mervân b. Muâviye ve Ali b. Müshir ← Mûsâ b. Abdullah ← Mus'ab b. Sa'd
Rivayet zinciri (2. tarîk): Müslim ← Muhammed b. Abdullah b. Nümeyr ← Abdullah b. Nümeyr ← Mûsâ b. Abdullah ← Mus'ab b. Sa'd
Bize Yahya b. Yahya Et-Temîmî ile Ebû Bekr b. Ebî Şeybe ve Muhammed b. Ala' El-Hemdani rivayet ettiler. Lafız Yahya'nındir. (Yahya: Ahberana; ötekilerse: Haddesena tabirlerim kullandılar. Dedilerki): Bize Ebû Muaviyc, A'meş'den, o da Ebu Salih'den, o da Ebu Hureyre'den naklen rivayet elti. (Şöyle demiş): Resulullah (Sallalluhu Aleyhi ve Sellem): «Bir kimse bir mu'minden dünya sıkıntılarından bir sıkıntı giderirse; Allah ondan ahiret stkınrilanndan bir sıkıntı giderir. Bir kimse başı sıkılana kolaylık gösterirse, Allah ona dünya ve ahirette kolaylık verir. Ve bir kimse bir müslümanı (n günahını) örtbas ederse, Allah da onu dünya ve ahirette örtbas eder. Kul din kardeşinin yardımında oldukça, Allah da kulun yardımındadır. Ve her kim bir yol tutarak, o yolda ilim ararsa, bu sebeple Allah ona cennete götüren bir yol müyesser kılar. Bir kavim Allah'ın evlerinden bir evde toplanarak kitabullahı okurlar ve onu aralarında müzakere ederlerse; üzerlerine sekinet iner. Allah'ın rahmeti onları kaplar. Melekler de etraflarını kuşatırlar. Allah onları kendi nezdindekilere anar. Bir kimseyi ameli yavaşlatırsa, nesebi hızlandıramaz.» buyurdular.
Bize Ebu Bekr b. Ebî Şeybe rivayet etti. (Dedikî): Bize Merhum b. Abdi'l-Aziz, Ebu Neamete's-Sa'dî'den, o da Ebu Osman'dan, o da Ebu Saîd-i Hudrî'den naklen rivayet etti. (Şöyle demiş): Muaviye Mescidde bir halkanın yanına çıktı da: — Sizi (buraya) ne oturttu? diye sordu. — Allah'ı zikretmek için oturduk, dediler. — Allah aşkına mı; sizi ancak bu mu oturttu? dedi. — Vallahi bizi ancak bu oturttu, cevabını verdiler. — Beri bakın, ben sizi itham ettiğim için yemin ettirmedim. Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den benden daha az hadîs rivayet etmek hususunda benim mertebemde hiç bir kimse yoktur. Gerçekten Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ashabından müteşekkil bir halkanın yanına çıktı da: «Sizi (buraya) no oturttu?» diye sordu. Ashab: — Allah'ı zikretmeye, bizi İslam'a hidayet buyurduğu ve onunla bize imtihanda bulunduğu için ona hamdetmeye oturduk, dediler. «Allah aşkına mı? Sizi ancak bu mu oturfiu?» buyurdu. — Vallahi bizi ancak bu oturttu, dediler. «Beri bakın! Ben sizi itham ettiğim için yemin ettirmedim. Lakin şu var ki; bana Cibril geldi de Allah (Azze ve Celle)'nin sizinle meleklere iftihar ettiğini haber verdi.» buyurdular.
Bize Ebû Bekr b. Ebi Şeybe rivayet etti. (Dedikî): Bize Gunder Şu'be'den, o da Amr b. Mûrra'dan, o da Ebû Bürde'den naklen rivayet etti. (Şöyle demiş): Ben Egar'dan dinledim —ki bu zat Peygamber (Sallallnhu Aleyhi ve Sellem)'in aslıabındandı— İbni Ömer'den rivayet ediyordu. İbni Ömer (Şöyle demiş): Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Ey insanlar, Allah'a tevbe edin! Çünkü ben ona günde yüz defa tevbe ederim.» buyurdular.
Bize Ebû Bekr b. Ebî Şeybe rivayet etti. (Dediki): Bize Ebû Hâlid (yâni; Süleyman b. Hayyan) rivayet etti. H. Bize İbni Numeyr de rivayet etti. (Dedikî): Bize Ebû Muaviye rivayet etti. H. Bana Ebû Said El-Eşecc dahi rivayet etti. (Dedikî): Bize Hafs (yani; İbni Gıyas) rivayet etti. Bu râvîlerin hepsi Hişam'dan rivayet etmişlerdir. H. Bana Ebû Hayseme Züheyr b. Harb da rivayet etti. Lâfız onundur (Dedikî): Bize İsmail b. İbrahim Hişâm b. Hassan'dan, o da Muhammed b. Sirin'den, o da Ebû Hureyre'den naklen rivayet etti. (Şöyle demiş:) Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Her kim güneş battığı yerden doğmazdan önce tevbe ederse, onun tevbesini kabul eder.» buyurdular.
Rivayet zinciri (2. tarîk): Müslim ← Muhammed b. Abdullah b. Nümeyr ← Ebû Muâviye ← Hişâm b. Hassân ← Muhammed b. Sîrîn ← Ebû Hureyre
Rivayet zinciri (3. tarîk): Müslim ← Ebû Saîd el-Eşecc ← Hafs b. Giyâs ← Hişâm b. Hassân ← Muhammed b. Sîrîn ← Ebû Hureyre
Rivayet zinciri (4. tarîk): Müslim ← Züheyr b. Harb ← İsmâil b. İbrâhîm ← Hişâm b. Hassân ← Muhammed b. Sîrîn ← Ebû Hureyre
Bize Ebû Bekr b. Ebî Şeybe rivayet etti. (Dedikî): Bize Muhammed b. Fudayl ile Ebû Muâviye, Âsım'dan, o da Ebû Osman'dan, o da Ebû Musa'dan naklen rivayet ettiler. (Şöyle demiş): Bir seferde Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ile beraberdik. Cemaat aşikar tekbir almaya başladılar. Bunun üzerine Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Ey insanlar! Kendinize acıyın; siz ne sağıra dua ediyorsunuz; ne de bir gaibe! Muhakkak siz işiten yakın bir zât'a dua ediyorsunuz ki, o sizinle beraberdir.» buyurdu. Ebû Musa (Demişki): Ben onun arkasındaydım ve güç kuvvet ancak Allah'a mahsustur, diyordum. Bunun üzerine de: «Ey Abdullah b. Kays! Sana cennet definelerinden bir define göstereyim mi?» dedi. Ben: — Hay hay yâ Resûlallah! dedim. [La havle ve la kuvvete illa billah] = «Güç ve kuvvet ancak Allah'a mahsustur, de!» buyurdular.
Bize Ebû Bekr b. Ebî Şeybe ile Ebû Kureyb rivayet ettiler. Lâfız Ebû Bckr'indir. (Dedilerki): Bize İbni Numeyr rivayet etti. (Dedikî): Bize Hişam babasından, o da Âişe'den naklen rivayet ettiki: Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şu dualarla duâ edermiş: «Allahım! Ben cehennemin fitnesinden ve cehennemin azabından, kabrin fitnesinden ve kabrin azabından, zenginlik fitnesinin şerrinden ve fakirlik fitnesinin şerrinden sana sığınırım. Mesih-i Deccal fitnesinin şerrinden de sana sığınırım. Allahım! Benim günahlarımı kar ve dolu suyu ile yıka! Kalbimi beyaz elbiseyi kirden pakladığın gibi günahlardan pakla! Benimle günahlarımın arasını mağrîb ve meşrik arasmı uzaklaştırdsğın gibi uzaklaştır. Allahım! Ben sana tenbellik, ihtiyarlık, günah ve borçtan da sığınırım.»
Bize Ebû Kureyb Muhâmmed b. Alâ' da rivayet etti. (Dedikî): Bize Ebû Usâme rivayet etti. H. Bize Ebû Bekr b. Ebî Şeyhe ile Ebû Kureyh dahî rivayet ettiler. (Dedilerki): Bize İbnû Ebî Ubeyde rivayet etti. (Dedikî): Bize babam rivayet etti. Her iki râvi A'meş'den, o da Ebû Sâlih'den, o da Ebû Hureyre'den naklen rivayet etmişlerdir. Ebû Hureyre (Şöyle demiş): Fâtime bir hizmetçi istemek üzere Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Selleın)'e geldi de ona şöyle buyurdular : «Allahım! Ey yedi kat göklerin Rabbi... de!» Râvî, Süheyl'in babasından rivayet ettiği hadîs gibi nakletmiştir.
Rivayet zinciri (1. tarîk): Müslim ← Ebû Küreyb ← Ebû Üsâme ← Süleymân A'meş ← Ebû Sâlih ← Ebû Hureyre
Rivayet zinciri (2. tarîk): Müslim ← Ebû Bekir b. Ebî Şeybe ve Ebû Küreyb ← Muhammed b. Ebû Ubeyde ← babam ← Süleymân A'meş ← Ebû Sâlih ← Ebû Hureyre
Kitapta da bu rakam Mükerrerdir, hadis değil Bize Ebû Bekr b. Ebî Şeybe rivayet etti. (Dedikî): Bize Yezîd b. Harun, Hammad b. Seleme'den, o da Sâbit'ten, o da Enes'den naklen rivayet etti ki: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) döşeğine uzandığı vakit: «Bizi doyurup sulayan, kifayet eden ve sığındıran Allah'a hamdolsun. Nice yeteri ve sığındırıcısı olmayanlar vardır.» dermiş.