Râvi adları senedden otomatik ayrıştırılmış; kimlik ve hayat bilgileri ricâl kaynaklarından (Itqan râvi profilleri, muslimscholars.info) eşleştirilerek eklenmiştir.
Bize Ebû Bekr b. Ebi Şeybe rivayet etti. (Dediki): Bize İbni İdris rivayet etti. (Dediki): Bize Şu'be haber verdi. H. Bize Ebû Kureyb de rivayet etti. (Dediki): Bize İbni İdris rivayet etti. (Dediki): Bize Şu'be, Ebû Imran El-Cevnî'den, o da Abdullah b. Sâmit'den, o da Ebû Zer'den naklen haber verdi. Ebû Zer' şöyle demiş: Gerçekten dostum (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bana: «Çorba pişirdiğin vakiî suyunu çok koy, sonra komşularından bir ev halkına bak ve kendilerine ondan ma'ruf üzere ver!» diye vasiyette bulundu.
Bize Ebû Bekr b. Ebi Şeybe ile İbnü Nurneyr rivayet ettiler. (Dedilerki): Bize Abdullah b. İdris Rabia b. Osman'dan, o da Muhammed b. Yahya b. Habbaan'dan, o da A'rac'dan, o da Ebû Hureyre'den naklen rivayet etti. Şöyle demiş: Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) «Kuvvetli mü'min Allah'a zayıf mü'minden daha hayırlı ve daha makbuldür. Ama her birinde hayr vardır. Sana fayda veren şeye çaba göster; Allah'dan yardım dile ve âciz olma! Başına bir say gelirse şöyle yapsam şöyle olurdu deme! Velâkin (bu) Allah'ın kaderi, O ne dilerse yapar, de! Çünkü eğer (kelimesi) şeytanın amelini açar.» buyurdular.
Bize Ebu'r-Rabi' El-Atekî rivayet etti. (Dediki): Bize Hammad (yâni İbni Zeyd) rivayet etti. H. Bize Yahya b. Yahya da rivayet etti. (Dediki); Bize Abbad b. Abbâd ile Ebû Muâviye haber verdiler. H. Bize Ebû Bekr b. Ebî Şeybe ile Züheyr b. Harb da rivayet ettiler. (Dedilerki): Bize Veki' rivayet etti. Ii. Bize Ebû Kureyb dahi rivayet etti. (Dediki): Bize İbni İdris ile Ebû Usâme, İbni Numeyr ve Abde rivayet ettiler. II. Bize İbni Ebî Ömer de rivayet etti. (Dediki): Bize Süfyân rivayet etti. II. Bana Muhammed b. Hatim de rivayet etti. (Dediki): Bize Yahya b. Saîd de rivayet etti. H. Bana Ebû Bekr b. Nâfi' dahî rivayet etti. (Dediki): Bize Ömer b. Ali rivayet etti. H. Bize Abd b- Humeyd dahî rivayet etti, (Dediki): Bize Yezid b, Harun rivayet etti. (Dediki): Bize Şu'be b. Haccâc haber verdi. Bu râvilerin hepsi Hişâm b. Urve'den, o da babasından, o da Abdullah h. Amr'dan, o da Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den naklen Cerîr'in hadîsi gibi rivayet ettiler. Ömer b. Ali'nin hadîsinde şu ziyade de vardır: «Sonra Abdullah b. Amr'a sene başında rastlayarak kendisine sordum da, bize hadîsi eskiden rivayet ettiği gibi iade etti. Ben Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'i buyururken işittim, dedi.»
Bize Ebû Bekr b. Ebî Şeybe rivayet etti. (Dedikî): Bize Abdullah b. İdris, İsmail b. Ebî Hâlid'den, o da Kays b. Ebî Hâzim'den naklen rivayet etti. Şöyle demiş: Habbâb'ın yanına girdik, karnına yedi dağlama yapmıştı. Eğer Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bizi ölüm duasından nehyetmeseydi ölmek için dua ederdim, dedi.
Bize Muhammed b. Abdillah b. Numeyr de rivayet etti. (Dedikî): Bize Abdullah (yâni; İbni İdris) rivayet etti. (Dedikî): Husayn'ı Sa'd b. Ubeyde'den, o da Bera' b. Âzib'den, o da Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den naklen bu hadîsi rivayet ederken dinledim. Şu kadar var ki, Mansur'un hadîsi daha tamamdır. Husayn'ın hadîsinde : «Sabahlarsa bir hayra isabet eder.» ziyadesi vardır.
Bize Ebû Bekr b. Ebî Şeybe ile Ebû Kureyb rivayet ettiler. (Dedilerki): Bize Abdullah b. İdris Husayn'dan, o da Hilal'dan, o da Ferve b. Nevfel'den naklen rivayet etti. (Şöyle demiş): Âişe'ye Resûlullalı (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in okuduğu bir duâ sordum da şunu söyledi: «Allahım! Ben bütün yaptıklarımın ve yapmadıklarımın şerrinden sana sığınırım.» derdi.
Bize Ebû Kureyb Muhammed b. Alâ' rivayet etti. (Dedikî): Bize İbni İdris rivayet etti. (Dedikî): Ben Âsim b. Kuleybi, Ebû Bürde'den, o da Alî'den naklen rivayet ederken dinledim. Alî şöyle demiş: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bana şöyle buyurdular: «Allahım! Bana hidayet ver! Beni doğruya muvaffak kıl de! Hüdâ ile seni yola getirdiğini; doğrulukla da ok'u doğrulttuğunu hatırla.»
Bize İbni Numeyr de rivayet etti. (Dedikî): Bize Abdulla! (yâni; İbni İdris) rivayet etti. (Dedikî): Bize Âsim b. Küleyb bu isnadla haber verdi. (Dediki): Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bana şunu söyledi: «Allahtm! Ben senden hidayet ve doğruluğu dilerim...» Sonra yukar ki hadîsin mislini söylemiştir.
Bize Ebû Saîd El-Eşecc rivayet etti. (Dediki): Abdullah b. İdris'i şöyle derken işittim. Ben A'meş'den dinledim. Bu hadîsi Abdullah b. Mûrra'dan, o da Mesruk'dan, o da Abdullah'dan naklen rivayet ediyordu. Abdullah şöyle demiş: Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bir hurmalık içindeydi. Bir hurma dalına dayanıyordu... Sonra râvî yukarkilerin A'meş'den rivayet ettikleri hadîs gibi nakletmiştir. O rivayetinde: «Size ilimden ancak az bir şey verilmiştir.» demiştir.
Bize Ebû Saîd El-Eşec rivayet etti. (Dediki): Bize İbni İdris rivayet etti, H. Bize Mincab b. Haris Et-Temîmî de rivayet etti. (Dediki): Bize İbni Müshir rivayet etti. H. Bize İshak b. İbrahim ile Ali b. Haşrem de rivayet ettiler. (Dedilerki): Bize İsa b. Yûnus haber verdi. H. Bize İbni Ebî Ömer dahi rivayet etti. (Dediki): Bize Süfyan rivayet etti. Bu râvilerin hepsi A'meş'den bu isnadla bu hadîsin mislini rivayet etmişlerdir. Mincâb İbni Müshir'den rivayetinde şunu zîyâde etti: «A'meş dediki: Bana Amr b. Murra dahî Şakîk'dan, o da Abdullah'dan naklen bu hadîsin mislini rivayet etti.»
Bize Ebû Bekr b. Ebi Şeybe rivayet etti. (Dediki): Bize Abdullah b. İdris rivayet etti. H. Bize îbni Numeyr de rivayet etti. (Dediki): Bize babamla Muhammed b. Bişr rivayet ettiler. H. Bize Yahya b. Yahya da rivayet etti. (Dediki): Bize Musa b. A'ym haber verdi. H. Bana Muhammed b. Râfi' dahî rivayet etti. (Dediki): Bize Ebû Üsâme rivayet etti. Bu râvilerin hepsi İsmail b. Ebî Hâlid'den rivayet etmişlerdir. H. Bana Muhammed b. Hatim de rivayet etti. Lâfız onundur. (Dediki): Bize Yahya b. Saîd rivayet etti. (Dediki): Bize İsmail rivayet etti. (Dediki): Bize Kays rivayet etti. (Dediki): Ben Benî Fihrin kardeşi Müstevrid'den dinledim. (Şöyle diyordu): Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) : «Vallahi âhiretin yanında dünya ancak birinizin şu parmağını denize koyduğu kadarcıktır. Parmağın ne ile döneceğine bir baksın!» buyurdular. Yahya şehadet parmağı ile ibarette bulunmuştur. Yahya'dan başka bütün râvilerin hadîsinde: «Ben bunu Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) söylerken işittim...» ibaresi vardır. Ebû Üsâme'nin hadîsinde: «Benî Fihrin kardeşi Müstevrid b. Şeddâd'dan...» ibaresi vardır. Yine onun hadîsinde: «İsmail baş parmağıyla işaret etti, dedi.» İfadesi vardır
Bize Ebû Bekr b. Ebî Şeybe ile Ebû Kureyb rivayet ettiler. Lâfız Ebû Bekr'indir. (Dediki): Bize Abdullah b. İdris babasından, o da Kays b. Müslim'den, o da Tarık b. Şihab'dan naklen rivayet etti. (Şöyle demiş): Yahudiler Ömer'e - Şu: «Bugün sîzin için dîninizi ikmâl ve size olan nimetimi itmam eyledim. Sizin için din olarak İslâm'a razı oldum.» âyeti biz yahudilcr cemaatına inse, onun indirildiği günü bilsek, o günü mutlaka bayram yapardık, dediler, Ömer de: — Ben onun indirildiği günü, saati ve indirildiği zaman Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in nerede olduğunu muhakkak bilirim. O Müzdelife gecesinde biz Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e birlikte Arafat'da iken inmiştir, dedi.
Bize Ebû Bekr b. Ebî Şeybe rivayet etti. (Dediki): Bize Abdullah b. İdris, A'meş'den, o da İbrahim'den, o da Ebû Ma'mer'den, o da Abdullah'dan naklen Allah (Azze ve Celle)'nin : «Bunlar o kimselerdir ki, dua ederler, Rablerinden vesileyi dileyerek her bîri ona daha yakın olmak isterler.» [İsra 57] Âyet-i kerîmesi hakkında rivâyette bulundu. Abdullah şöyle demiş : Cinlerden bir cemâat müslüman olmuşlardı. Bunlara tapanlar vardı. Tapanlar ibâdetleri üzere kaldılar, cinler'den bu cemâat müslüman oldu.
Bize Ebû Kureyb de rivayet etti. (Dediki): Bize İbni İdris haber verdi. (Dediki): Bize Ebû Hayyân, Şa'bi'den, o da İbni Ömer'den naklen rivayet etti. (Şöyle demiş): Ben Ömer b. Hattab'ı ResûluIIah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in minberi üzerinde şunu söylerken işittim: — Bundan sonra! Ey cemâat! Gerçekten şarabın haram kılınması inmiştir. O beş şeyden olur; Üzümden, kuru hurmadan, baldan, buğdaydan ve arpadan. Hamr, aklı örten şeydir. Üç şey de var ki, ey cemâat! Ben ResûluIIah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in bunlar hakkında bize kendisinde karar kılacağımız bilgi vermiş olmasını dilerdim. (Bunlar) Dede, kelâle ve ribâ bablarından bazı bablardır.