Asıl adı üzerinde farklı rivayetler bulunmakla birlikte en yaygın kabul gören şekliyle Abdurrahman b. Sahr'dır. Yemen'deki Ezd kabilesinin Devs koluna mensuptu. Kendisini şöhrete kavuşturan künyesi, gençliğinde koyun güderken bulduğu yavru kedileri elbisesinin eteğinde taşıma alışkanlığından doğmuştur; "kedicik babası" anlamına gelen bu ad zamanla gerçek ismini gölgede bırakmıştır. Kabilesinden Tufeyl b. Amr ed-Devsî'nin daveti sayesinde İslâm'ı benimsedi ve Hayber'in fethedildiği yıl, yani hicretin 7. yılında (628) Medine'ye gelerek Peygamber'e katıldı.
Medine'de Mescid-i Nebevî'ye bitişik Suffe'ye yerleşti; geçim kaygısını bir yana bırakıp Peygamber'in yanından hemen hiç ayrılmadı. Onunla geçirdiği süre üç dört yılı bulmasına rağmen bu yoğun beraberlik, kendisini sahâbîler arasında en çok hadis nakleden kişi haline getirdi. Kaynaklarda ondan iki binden fazla hadis rivayet edildiği belirtilir; tekrarlarla birlikte verilen rakamlar 5.000'i aşar. Hz. Ömer ve daha sonra Muâviye dönemlerinde Bahreyn valiliği yaptı; Ömer'in, elindeki malın kaynağını sorgulaması üzerine görevden ayrıldı. Medine'de bir dönem vali vekilliği de üstlendi.
Ömrünün son yıllarını Medine ve çevresinde ilim öğretmekle geçirdi; Akîk ya da Zülhuleyfe tarafındaki evine çekilmişti. Hicrî 58 (m. 678) yılında yaklaşık yetmiş sekiz yaşında vefat etti; bazı kaynaklar ölümünü 57 veya 59 yılı olarak kaydeder. Medine'ye getirilerek Cennetü'l-bakî' Mezarlığı'na defnedildi.
Ailesi
Annesi
Umaima
Eşi
Basra bint Ghazwan
Çocukları
kızı
Râvi adları senedden otomatik ayrıştırılmış; kimlik ve hayat bilgileri ricâl kaynaklarından (Itqan râvi profilleri, muslimscholars.info) eşleştirilerek eklenmiştir.
Ebu Hureyre r.a.'den şöyle nakledilmiştir: Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem: Siz'den birinizin kapısının önünden günde beş kez yıkandığı bir nehir aksa, ne dersiniz bu yıkanma onun üzerinde bir kir bırakır mı?" diye sordu. Ashâb-ı kiram, "Kir'den eser bırakmaz" diye cevap verdi. Bunun üzerine Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurdu: "Beş vakit namaz da böyledir. Onlar sayesinde Allah, günahları siler." Diğer tahric: Tirmizi Emsal; Müslim, Mesacid
Ebu Hureyre ile Abdullah İbn Ömer'in kölesi Nâfi', İbn Ömer'e Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in şöyle dediğini nakletmişlerdir: "Aşırı derecede sıcak olunca, (öğle namazını) serinlikte kılın. Çünkü havanın aşırı derecede sıcak olması, cehennemin kaynamasından ileri gelir. Tekrar: 536.
Ebu Hureyre ile Abdullah İbn Ömer'in kölesi Nâfi', İbn Ömer'e Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in şöyle dediğini nakletmişlerdir: "Aşırı derecede sıcak olunca, (öğle namazını) serinlikte kılın. Çünkü havanın aşırı derecede sıcak olması, cehennemin kaynamasından ileri gelir. Tekrar: 536.
Ebu Hureyre (r.a.) Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in şöyle buyurduğunu nakletmiştir: "Hava aşırı derecede sıcak olduğu zaman, namaz'ı serin bir vakte te'hir edin. Çünkü havanın aşırı derecede sıcak olması, cehennem'in kaynamasından / sıcağının artmasından ileri gelir."
"Cehennem Rabbine Ya Rabbi! Bir kısmım bir kısmımı yedi diye şikayette butundu. Bunun üzerine Allah Teâlâ ona, biri kışın diğeri yazın olmak üzere iki nefes alması için müsaade etti. İşte bu nefesler, yazın hissettiğinizden daha sıcak ve kışın yaşadığınız zemheriden daha soğuktur. Tekrar: 3260.
Ebu Hureyre (r.a.) Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in şöyle buyurduğunu nakletmiştir: "Bazı melekler gece, bazıları da gündüz nöbetleşe yanınıza gelir. Bunlar, sabah ve ikindi namazlarında bir araya gelirler. Daha sonra gece sizin yanınızda olanlar Hak Teâlâ'nın huzuruna çıkar. Allah Teâlâ kullarını en iyi kendisi bilmesine rağmen yine de onlara 'Kullarımı nasıl bıraktınız?' diye sorar. Onlar da: Yanlarından ayrılırken namaz kılıyorlardı. Yanlarına vardığımızda da namaz kılıyorlardı' diye cevap verirler. Tekrar: 3223, 7429, 7486.
Ebu Hureyre (r.a.), Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in şöyle buyurduğunu nakletmiştir: "Siz'den biri, güneş batmadan önce ikindi namazının bîr secdesini yapmış ise, namazını tamamlasın. Aynı şekilde güneş doğmadan sabah namazının bir secdesini yapmış ise, namazını tamamlasın. Tekrar: 579, 580. Diğer tahric: Tirmizi Salat; Nesâî, Mevâkît
Ebu Hureyre (r.a.) Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in şöyle buyurduğunu nakletmiştir: "Her kim güneş doğmadan önce sabah namazından bir rekat'a yetişirse, sabah namazına yetişmiş demektir. Her kim de, güneş batmadan önce ikindi namazına yetişirse, ikindi namazına yetişmiş demektir."
Ebu Hureyre (r.a.) Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in şöyle buyurduğunu nakletmiştir: Her kim namaz'ın bir rek'atına yetişirse, namaz'a yetişmiş demektir."
Ebu Hureyre (r.a.)'den şöyle nakledilmiştir: "Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem iki tür alışverişi, iki tür giyinmeyi ve iki namazı yasaklamıştır: Güneş doğuncaya kadar sabah namazından sonra, batıncaya kadar da ikindi namazından sonra namaz kılmayı, Sama şeklinde bürünmeyi ve bir elbise ile ihtibâ şeklinde örtünmeyi, münabeze ve mülameseyi yasaklamıştır.
Ebu Hureyre (r.a.)'in şöyle dediği nakledilmiştir: "Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem şu iki namazı yasakladı: Sabah namazından sonra güneş doğuncaya kadar kılınan namaz ile ikindi namazından sonra güneş batıncaya kadar kılınan namaz."
Ebu Hureyre (r.a.) Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in şöyle buyurduğunu nakletmiştir: ''Ezan okunduğu zaman şeytan arkasını dönüp ezanı işitmeyeceği yere kadar kaçar. Bu esnada kapıldığı telaş yüzünden yellenir. Ezan bitince dönüp geri gelir. Namaz için kamet getirilince yine arkasını dönüp kaçar. Kamet bitince tekrar gelir ve kişi ile düşüncelerinin arasına girer. Ona hiç aklında olmayan konulara ilişkin 'şunu hatırla, bunu hatırla' diye vesvese verir. Nihayet insan, kaç rekat kıldığının farkında olmaz. Tekrar: 1222, 1231, 1223, 3285.
Ebu Hureyre (r.a.) Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in şöyle buyurduğunu nakletmiştir: "İnsanlar ezan okumanın ve ilk safta namaz kılmanın faziletini bilselerdi ve bu ikisinin kura çekmekten başka yolunun olmadığını anlasalardı elbette aralarında kura çekerlerdi. Namazlara erken gitmenin faziletini bir bilselerdi erken gitmek için birbirleriyle yarışırlardı. Yatsı ve sabah namazlarını cemaatle kılmadaki sevabı bir idrak etselerdi, emekleyerek ve sürünerek bile olsa camiye gelirlerdi. Tekrar: 654, 721, 2689.
Ebu Hureyre (r.a.)'den şöyle nakledilmiştir: "Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem evinden çıkıp mescide geldi. O esnada kamet getirilmiş saflar düzeltilmişti. Nihayet Allah Resulü Sallallahu Aleyhi ve Sellem namaz kıldırmak için mihrabtaki yerine geçti. Bizler tekbir getirmesini bekliyorduk. Derken yerinden ayrıldı ve cemaate 'Bir yere kımıldamayın!' dedi. Bir müddet bekledik. Sonunda Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem çıkıp geldi. Başından su damlıyordu. Çünkü güsül abdesti almıştı."
Ebu Hureyre (r.a.)'den şöyle nakledilmiştir: "Kamet getirildi, cemaat saflarını düzeltti, sonra Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem evinden çıkıp geldi. Namaz kıldıracağı yere geçti. Cünüp olduğunu hatırlayınca cemaate: 'Yerinizden ayrılmayın' deyip evine döndü ve ğusül abdesti aldı. Başından su damladığı halde geldi ve cemaate namaz kıldırdı."
Ebu Hureyre (r.a.) Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in şöyle buyurduğunu nakletmiştir: "Canım elinde bulunan (Allah)'a yemin olsun ki, içimden odun toplanmasını emredip, daha sonra namaz kılınmasını buyurup ezan okutturup, birine de emredip cemaate imam olmasını sağlayıp daha sonra cemaate gelmeyenlerin arkasından yetişip evlerini yakmak geçiyor. Canım elinde bulunan Allah'a yemin olsun ki, cemaate gelmeyen bu kimseler, burada etli bir kemik parçaları veya iki adet ala paça olduğunu bilseydi yatsı namazına gelirdi. Tekrar: 657, 2420, 7224.
Ebu Hureyre (r.a.)'den Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in şöyle buyurduğu nakledilmiştir: "Kişinin cemaatle kıldığı namaz, evinde ve pazarda kıldığı namaz'dan yirmi beş kat daha sevaptır. Şöyle ki, kişi güzelce abdest alır, camiye gider ve bu esnada namazdan başka bir gayesi olmazsa, attığı her adımla bir derece yükseltilir ve işlediği hatalardan biri silinir. Namaz kıldıktan sonra, namaz kıldığı yerden ayrılmadığı sürece melekler onun için bağışlanma diler: Allah'ım onu bağışla! Allah'ım ona merhamet et! derler. Sizden biri namazı beklediği sürece namaz kılıyor hükmündedir."
Ebu Hureyre (r.a.) Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in şöyle dediğini işittiğini nakletmiştir: "Cemaatle kılınan namaz tek başına kılınan namazdan yirmi beş kat daha faziletlidir. Gece ve gündüz melekleri sabah namazında bir araya gelirler." (Ravi der ki) sonra Ebu Hureyre (r.a.) şöyle dedi: Dilerseniz namazda şu âyeti okuyun: Çünkü sabah namazı şahitlidir. «...Sabah vaktin de namaz kıl. Çünkü sabah vakti şahitlidir...» [İsrâ 78] Diğer tahric: Tirmizi Tefsirul Kur’an; Müslim, Mesacid
Ebu Hureyre (r.a.) Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in şöyle buyurduğunu nakletmiştir: Adam'ın biri yolda yürürken, güzergahı üzerinde bir diken dalı buldu. Onu kaldırıp kenara koydu. Hak Teâlâ onun bu amelini hüsnü kabul buyurdu ve günahlarını bağışladı. Tekrar: 2472.
Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurdu: "Şehitler beştir: Tâundan ölen, karnındaki bir hastalıktan dolayı ölen, suda boğulan, yıkık altında ölen ve Allah yolunda şehit düşen." Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurdu; "Eğer insanlar ezan okumada ve ilk safta bulunmadaki sevabı bilseler ve buna nail olmak için aralarında kur'a çekmekten başka bir yol olmadığını anlasalardı elbette aralarında kur'a çekerlerdi. Tekrar: 720, 2829, 5733.
Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurmuştur: "Eğer insanlar öğle namazını vaktin başlarında kılmanın faziletini bilselerdi, koşar adım bu vakitte namaz kılmaya gelirlerdi. Eğer yatsı ve sabah namazlarındaki fazileti bilselerdi, emekleyerek ve sürünerek de olsa yine de bu namazları kılmaya gelirlerdi."
Ebu Hureyre (r.a.) Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in şöyle buyurduğunu nakletmiştir: "Münafıklara, sabah ve yatsı namazından daha zor gelen bir namaz yoktur. Eğer bu namazlardaki sevabı bir bilselerdi, kuşkusuz emekleyerek ve sürünerek gelirlerdi, içimden, müezzine ezan okuyup kamet getirmesini sonra da birine cemaate namaz kıldırmasını emredip sonra elime bir meşale kapıp henüz namaz için evinden çıkmayanların evini yakmak geçiyor"
Ebu Hureyre (r.a.) Rasûlullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in şöyle buyurduğunu nakletmiştir: "Siz'den biri abdestini bozmadan namaz kıldığı yerde bulunduğu sürece melekler onun için 'Allah'ım onu bağışla! Allah'ım ona merhamet et!' şeklinde dua edip bağışlanma dilerler. Ailesine gitmekten sadece namazın alıkoyduğu siz'den biri, namaz'ı beklediği sürece namaz kılıyor hükmündedir."
Ebu Hureyre (r.a.) Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in şöyle buyurduğunu nakletmiştir: Şu yedi kişiyi Allah Teala, kendi gölgesinden başka bir gölgenin olmadığı günde gölgelendirecektir: Adil yönetici. Rabbine ibadetle yetişen genç. Kalbi camilere bağlı olan adam. Allah için birbirlerini seven iki adam. Bir araya gelince de Allah için bir araya gelir, ayrılınca da Allah İçin ayrılırlar. Makam ve güzellik sahibi bir kadın'ın kendisini zinaya davet etmesi durumunda 'Ben Allah'tan korkarım' diye cevap veren kimse. Sağ elinin infak ettiğini sol eli bilmeyecek kadar gizli hayır ve hasenatta bulunan kişi. Yalnız başına iken Allah'ı andığı zaman gözleri dolan kimse. Tekrar: 1432, 6479, 6806.
Ebu Hureyre (r.a.)'in naklettiğine göre Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurmuştur: "Her kim mescide gidip gelirse her gidip gelmesi karşılığında Allah (Celle Celaluhu) o'na cennetteki yerini hazırlar."
Ebu Hureyre (r.a.)'den nakledildiğine göre Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurmuştur: "Siz'den biriniz başını imam'dan önce kaldırdığı takdirde başının Allah tarafından eşek başına döndürülmesinden veya şeklinin Allah tarafından eşek şekline sokulmasından korkmaz mı?"
Ebu Hureyre (r.a.) Resûlullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in şöyle buyurduğunu nakletmiştir: "İmamlar sizin için namaz kıldırıyorlar. Eğer doğru kıldırırlarsa kıldığınız namaz'ın sevabını alırsınız. Buna karşılık hatalı kıldırırlarsa kıldığınız namaz'ın sevabını siz alırsınız, günahı İse namazı kıldıran imamlara olur."
Ebu Hureyre (r.a.) Resûlullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in şöyle buyurduğunu nakletmiştir: Sizden birisi insanlara namaz kıldırıyorsa namazı kısa ve hafif tutsun. Çünkü cemaat içinde zayıf, hasta ve yaşlı kimseler bulunabilir. Fakat tek başına kılıyorsa istediği kadar uzatsın."
Ebu Hureyre (r.a.)'in şöyle dediği nakledilmiştir: "Bir gün Resûlullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem (dört rekatlıkbir namazı) iki rekat kılıp namazdan çıkmıştı. Bunun üzerine Zü'l-yedeyn adlı sahâbî; 'Ey Allah'ın Resulü, namaz mı kısaltıldı yoksa unuttunuz mu?' diye sordu. Resûlullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem cemaate; 'Zü'l-yedeyn doğru mu söylüyor?' diye sorup onlardan evet cevabını aldıktan sonra iki rekat daha namaz kıldı. Sonra selâm verdi ve ardından tekbir getirip secde etti. Bu secdesi normal secdeleri gibi veya daha uzun idi."