Tam adı Ebû Hamza Enes b. Mâlik b. en-Nadr el-Ensârî'dir; Medine'nin Hazrec kabilesine bağlı Neccâroğulları'ndandır. Milâdî 612 yılı dolaylarında, hicretten yaklaşık on yıl önce doğdu. Annesi Ümmü Süleym, üvey babası ise Ebû Talha el-Ensârî'dir; her ikisi de tanınmış sahâbîlerdendir. Peygamber Medine'ye hicret ettiğinde annesi, verecek bir hediyesi olmadığını söyleyerek on yaşındaki oğlunu onun hizmetine sundu. Enes bu tarihten Resûlullah'ın vefatına kadar on yıl boyunca yanından ayrılmadı ve "Hâdimü'n-nebî" (Peygamber'in hizmetçisi) diye anıldı.
Bu uzun beraberlik sayesinde Hudeybiye Antlaşması, Hayber Seferi, Mekke'nin fethi, Huneyn Savaşı ve Vedâ haccı gibi pek çok önemli olaya tanıklık etti. Hz. Ebû Bekir döneminde Bahreyn'e zekât tahsildarı olarak gönderildi; İran cephesindeki seferlere katıldı ve kısa bir süre Basra valiliğinde bulundu. Sonraki yıllarda Basra'ya yerleşerek burada hadis ve fıkıh öğretti; şehirdeki ilim hayatının kurucu isimlerinden biri oldu.
Rivayet ettiği hadis sayısı 2.286 civarındadır; binden fazla hadis nakleden yedi sahâbî arasında üçüncü sırada yer alır. Uzun ömrü, çok sayıda talebe yetiştirmesine imkân verdi. Hicrî 93 (m. 711-712) yılında, yüz yaşını aşmış olarak Basra'da vefat etti ve bu şehirde ölen son sahâbî kabul edildi. Bazı kaynaklar ölüm yılını 91 veya 92 olarak da kaydeder.
Ailesi
Babası
Malik ibn Nadr
Annesi
Umm Sulaym bint Milhan
Kardeşleri
al-Bara' bin Malik
Çocukları
al-Nadr bin Anas bin Malik, 'Abdullah bin Anas bin Malik, Abu Bakr bin Anas bin Malik, Musa bin Anas bin Malik
Râvi adları senedden otomatik ayrıştırılmış; kimlik ve hayat bilgileri ricâl kaynaklarından (Itqan râvi profilleri, muslimscholars.info) eşleştirilerek eklenmiştir.
Bize Yahya b. Yahya ile Kuteybetü'bnü Said, Ebu Bekir b. Ebî Şeybe, Amrun-Nâkid, Züheyr b. Harb ve Ebu Kureyb toptan Süfyân'dan rivayet ettiler. Ebu Bekir Dediki: Bize Süfyân b. Uyeyne, Zührî'den rivayet etti. Demiş ki; — Enes b. Mâlik'i şöyle derken işittim; Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bir at'tan düştü de, sağ tarafı zedelendi. Bunun üzerine biz onu ziyaret için yanına girdik. Derken namaz vakti geldi, Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bize oturarak namaz kıldırdı, biz de arkasında oturarak kıldık. Namazı bitirince şöyle buyurdular: «imam ancak kendisine uyulmak için imam olmuştur. Binâenaleyh o tekbîr aldığı zaman sizde tekbîr alın, secde etlimi siz de secde edin, başını kaldırdımı sizde kaldırın. İmam Semiallahu limen hamideh dediği vakit siz: Rabbena veleke'l- hamd deyin! İmam oturarak kılarsa sizde toptan oturarak kılın.»
Bize Kuteybetü'bnü Saîd rivayet etti. (Dediki): Bize Leys rivayet etti. H. Bize Muhammed b. Rumh dahi rivayet etti. (Dediki): Bize Leys, İbni Şihab'dan, o da Enes b. Mâlik'den naklen rivayet etti. Enes: «Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bir at'dan düştü de, vücudu incindi. Bu sebeple bize oturarak namaz kıldırdı.» demiş, sonra yukardaki hadîs gibi rivayette bulunmuş.
Bana Harmeletü'bnü Yahya rivayet etti. (Dediki): İbni Vehb haber verdi. (Dediki): Bana Yunus, İbni Şihab'dan naklen haber verdi. (Demiş ki): Bana Enes b. Mâlik haber verdi ki: «Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bir at'tan düşerek sağ tarafı zedelenmiş. Râvî yukarkilerin hadisleri gibi rivayet etmiş ve: «İmam ayakta kıldığı zaman sizde ayakta kılın» cümlesini ziyâde eylemiştir.
Bize ibn-i Ebî Ömer rivayet etti. (Dediki): Bize Ma'n b. îsâ, Mâlik b. Enes'den, o da Zührî'den, o da Enes'den naklen rivayet etmiş ki: — Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bir ata binmiş ve ondan düşerek sağ tarafı zedelenmiş. Râvî bunu da yukarkilerin hadîsleri gibi rivayet etmiş. Bu hadîste dahi: « İmam ayakta kıldığı vakit sizde ayakta kılın.» cümlesi vardır.
Bize Abd b. Humeyd rivayet etti. (Dediki): Bize Abdurrezzâk haber verdi. (Dediki): Bize Ma'mer, Zürî'den naklen haber verdi. Zührî, bana Enes haber verdi ki, Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) atından düşerek sağ tarafı zedelenmiş, diyerek hadîsi rivayet etmiştir. Bu hadîste: «Yunus ve Mâlik» ziyâdesi yoktur. İzah 417 de.
Bana Amru'n-Nâkıd ile Hasen el Hulvânî ve Abd b. Humeyd rivayet ettiler. Abd, bana haber verdi, tabirini kullandı. Ötekiler bize Ya'kub -ki bu zât Ibni İbrahim b. Sa'd'dır- rivayet etti, dediler. Ya'kub demiş ki: «Bana da babam, Sâlih'den, o da İbni Şihâb'dan naklen rivayet etti. İbni Şihâb şöyle demiş: Bana Enes b. Mâlik haber verdi ki, Ebu Bekir Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) 'in vefatına müncer olan hastalığında onlara namaz kıldırmış. Pazartesi günü gelince cemâat saflar halinde namazda iken Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) odanın perdesini açarak ayakta onlara bakmış; mübarek yüzü mushaf yaprağı gibiymiş. Sonra Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) tebessüm buyurarak gülmüş. Enes demiş ki: —Biz namazda olduğumuz halde Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) in çıkışına sevincimizden hayrette kaldık. Ebu Bekir saf'a ulaşmak için ökçeleri üzerinde geriledi. Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in namaz için çıktığını zannetmişti. Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) eliyle cemaata namazını tamamlayın diye işaret etti, sonra Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) (Âişe'nin odasına) girdi ve perdeyi indirdi. İşte Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) o gün vefat etti.»
Bana bu hadîsi Amru'n-Nâkid ile Züheyr b. Harb dahî rivayet ettiler. Dediler ki: Bize Süfyan b. Uyeyne, Zührî'den, o da Enes den naklen rivayet etti. Enes: — Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sdlem)'i son görüşüm, Pazartesi günü perdeyi açtığı zamandır, diyerek kıssayı anlatmış. Salih'in hadîsi daha tamâm ve daha kanâatbahşdir.
Bana Muhammed b. Râfi' ile Abd b. Humeyd hep bîrden Abdurrezzâk'dan rivayet ettiler. (Dediler ki): Bize Ma'mer, Zührî'den naklen haber verdi. Zührî: Bana Enes b. Mâlik: «Pazartesi günü gelince...» diyerek yukarıkilerin hadisi tarzında haber verdi, demiş.
Bize Muhammed b. El-Müsenna ile Harun b. Abdillâh rivayet ettiler, dediler ki: Bize Abdüssamed rivâyet etti. (Dediki): Babam rivayet ederken dinledim. (Dediki): Bize Abdülâziz Enes'ten naklen rivayet etti. Enes şöyle demiş: Nebîyyullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) üç gün bizim yanımıza çıkmadı. Derken namaz için ikamet getirdi. Ebu Bekir imamete geçmeye davrandı. Fakat bu sırada Nebîyyullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) perdeyi tutup kaldırdı. Bize Nebîyyullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in mübarek yüzü açılınca öyle bir güzellik arzettiki, biz Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) in o andaki güzelliği kadar hoşumuza giden hiç bir manzara seyretmiş değiliz. Nebîyyullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) eliyle Ebu Bekir'e ileri geçmesini işaret buyurdu ve perdeyi indirdi. Bir daha kendisini vefat edinceye kadar göremedik.
Bana Muhammed b. El-Müsennâ ile İbni Beşsâr rivayet ettiler. Dedilerkî: Bize Muhammed b. Câ'fer rivayet etti. (Dediki): Bize Şu'be rivayet etti. Dediki: Katâde'yi Enes b. Mâlik'den, o da Peygamber (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den naklen rivayet ederken işittim. Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Rüku ve sücudu dosdoğru yapın. Vallahi ben sizi rüku' ve secde ettiğiniz zaman arkamdan (Galiba sııtımın arkasından demiş) görüyorum.» buyurmuşlar.
Bana Ebu Gassân el-Mismaî rivayet etti. (Dediki): Bize Muâz (yani İbni Hişâm) rivayet etti. (Dediki): Bana babam rivayet etti. H. Bize Muhammed b. el-Müsennâ da rivayet etti. (Dediki): Bize İbni Ebî Adiy, Saîd'den naklen rivayet etti. Bunların ikisi de Katâde'den, o da Enes'den naklen rivayet etmişler ki: Nebiyyullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Rüku' ve sücudu tamamlayın! Vallahi rüku' ve secde ettiğiniz zaman ben sizi arkamdan pekâlâ görüyorum.» buyurmuşlar. Saîd'in rivayetinde: (Mâ) kelimesi zikredilmeksizin [ iza reke'tum ve iza secedtum ] denilmiştir.
Bize Ebu Bekir b. Ebf Şeybe ile Ali b. Hucr rivayet ettiler. Lâfız Ebu Bekir'indir. (İbni Hucr, bize haber verdi) tâbirini kullandı. Ebu Bekir ise: Bize Ali b. Mushlr, Muhtar b. Fülfül'den, o da Enes'den naklen rivayet etti, dedi. Enes şunları söylemiş: Bir gün Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bize namaz kıldırdı. Namazı bitirince yüzünü bize çevirerek: «Ey cemâat! Ben sizin imamınızım. Öyle ise rüku, sücud, kıyam ve namazdan çıkma hususlarında beni geçmeyin! Çünkü ben sizi önümdende arkamdan da görüyorum.» buyurdular. Ve sonra şunu ilâve ettiler: «Muhammedin nefsi yed-i kudretinde olan Allah'a yemin ederimki siz benim gördüğümü görmüş olsanız hakikaten az güler çok ağlardınız.» Cemâat: Ne gördün, yâ Resulallah? dediler. Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Cennetle, cehennemi gördüm» buyurdular.
Bize Kuteybetü'bnü Saîd rivayet etti. (Dediki): Bize Cerîr rivayet etti. H. Bize İbni Nümeyr ile İshâk b. İbrahim de İbni Fudayl'den ve bunların hepsi Muhtâr'dan, o da Enes'den, o da Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) 'den naklen bu hadisi rivayet ettiler. Cerîr'in hadisinde ........ kaydı yoktur.
Bize Muhammed b. El-Müsennâ ile ibni Beşsâr rivayet ettiler. Dedilerki: Bize Muhammed b. Câ'fer rivayet etti. (Dediki): Bize Şu'be rivayet etti. Dediki: Katâde'yi Enes b. Mâlik'den naklen rivayet ederken dinledim. Enes şöyle demiş: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Saflarınızı düzeltin! Çünkü saffı düzeltmek namazın tamamındandır.» buyurdular.
Bize Şeybân b. Ferruh rivayet etti. (Dediki): Bize Abdül Vâris, Abdül Azîz'den -ki bu zât İbni Suhayb'dir- O da Enes'den naklen rivayet etti. Enes şöyle demiş: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) : «Safları tamamlayın. Çünkü ben sizi arkamdan görüyorum.» buyurdular.
Bize Halef b. Hişâm ile Ebu'r-Rabî' ez-Zehrânî rivayet etti. Dedilerki; Bize Hammâd b. Zeyd, Abdülâziz b. Suheyb'den, o da Enes'den naklen rivayet ettiki, Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) namazı kısa keser, fakat tamam kılarmış.
Bize Yahya b. Yahya ile Kuteybetü'bnü Saîd rivayet ettiler. Yahya (Bize haber verdi) tâbirini kullandı. Kuteybe ise: Bize Avâne Katâde'den, o da Enes'den naklen rivayet ettiki, Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) tamam olmak şartıyle insanların en hafif namaz kıldıranı imiş; dedi.
Bize Yahya b. Yahya ile Yahya b. Eyyub, Kuteybetü'bnü Saîd ve Ali b. Hucr rivayet ettiler. Yahya b. Yahya (Bize haber verdi) tabirini kullandı. Ötekiler İbni C&'ferl kastederek: Bize İsmail, Şerik b. Abdillâh b. Ebi Nemir'den, o da Enes b. Mâlik'den naklen rivayet etti, dediler. Enes şöyle demiş: «Ben Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den daha hafif ve ondan daha tamam namaz kıldıran hiç bir imam arkasında namaz kılmadım.»
Bize Yahya b. Yahya rivayet etti. (Dediki): Bize Cafer b. Süleyman, Sabit El-Bünânî'den, o da Enes'den naklen haber verdi. Enes şöyle demiş: «Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) namazda iken (saflarda) annesi ile beraber bulunan çocuğun ağlayışını işidir de hafif bir sure, yahut kısa sureyi okurdu.»
Bize Muhammed b. Minhâl ed-Darir rivayet etti. (Dediki): Bize Yezîd b. Zürey rivayet etti. (Dediki): Bize Saîd b. Ebî Arube, Katâde'den, o da Enes b. Mâlik'den naklen rivayet etti. Enes şöyle demiş: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) : «Ben (Bazen) namaza uzatmak niyetiyle giriyorum. Fakat bîr çocuğun ağlayışını duyunca annesinin ona karşı gösterdiği fazla şefkat ve üzüntüden dolayı namazı hafif kıldırıyorum.» buyurdular.
Bize Halef b. Hişâm rivayet etti. (Dediki): Bize Hammâd b. Zeyd, Sâbit'den, o da Enes'den naklen rivayet etti. Enea demiş: «Ben Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'i bize nasıl namaz kıldırırken gördüysem size de öylece namaz kıldırmaktan geri kalmam.» Sabit demiş ki: «Enes öyle bir yapardı ki, —onu sizin yaptığınızı görmüyorum—. Başını rükudan kaldırdığı vakit kendisini gören unuttu gâliba» diyecek kadar ayakta dikilirdi. Secdeden başını kaldırdığı zaman dahî gören «unuttu galiba!» diyecek kadar dururdu.»
Bana Ebu Bekir b. Nâfi' El-Abdî rivayet etti. (Dediki): Bize Behz rivayet etti. (Dediki): Bize Hammâd rivayet etti. (Dediki): Bize Sabit, Enes'den naklen haber verdi. Enes şöyle demiş: Ben, tamam olmak şartıyla Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den daha kısa kıldıran bir kimsenin arkasında namaz kılmadım. Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in namazı (fiilleri itibariyle) birbirine yakındı. Ebu Bekir'in namazı dahî (fiilleri itibariyle) birbirine yakındı. Ömerü'bnü'I-Hattâb halîfe olunca sabah namazını uzattı. Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) «Semi allâhu Iimen hamideh» dediği vakit biz: Vehmetti galiba; diyecek kadar ayakta durur; sonra secde eder, iki secde arasında dahî bizler: Vehmetti galiba diyecek kadar otururdu.
Bize Ebu Bekir b. Ebî Şeybe rivayet etti. (Dediki): Bize Vekî' Şu'be'den, o da Katade'den, o da Enes'den naklen rivayet etti. Enes şöyle demiş: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem); «Secdede i'tidal üzere bulunun; hiç biriniz kollarını köpeğin yayıldığı gibi yaymasın!» buyurdular.
Bize Yahya b. Yahya ile Şeybân b. Ferruh ikisi birden Abdül Vâris'den rivayet ettiler. Yahya Dediki: Bize Abdül-Vâris b. Saîd, Ebu't-Teyyâh Ed-Dubaî'den naklen haber verdi. (Demiş ki): Bize Enes b. Mâlik rivayet etti ki Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Medine'ye gelerek Medine'nin yukarısında Benî Amr b. Avf denilen bir kabileye misafir olmuş. Onların arasında ondört gece kalmış. Sonra (dayıları olan) Benî Neccâr kabilesi ileri gelenlerine haber göndermiş. Onlar da kılçlarını kuşanarak gelmişler. Enes demiş kî: — Devesinin üzerinde Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)*i terkisinde Ebu Bekir'i ve etrafında Beni Neccâr ileri gelenlerini hâlâ görür gibiyim. Nihayet yükünü Ebu Eyyûb'un avlusuna indirdi. Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) nerede namaz vakti gelirse oracıkta namazını kılardı. Koyun ağıllarında dahî namaz kıldığı olurdu. Sonra mescidin yapılmasını emir buyurdu. Benî Neccâr ileri gelenlerine haber gönderdi. Derhâl geldiler. Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) onlara: — «Ey Benî Neccâr! Şu bahçenizin kıymetini bana söyleyin!» buyurdu. Onlar: — Vallahi olmaz! Biz onun kıymetini ancak Allah'dan isteriz.» dediler. Enes demiş ki bu bahçede şu söyliyeceklerim bulunuyordu: İçinde bir hurmalık ile, müşriklere âid kabirler ve bir harabezâr vardı. Müteakiben Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) emir buyurarak hurmalar kesildi. Müşriklerin kabirleri başka yere naklolundu. Harabezâr da tesviye edildi. Sonra hurmaları Kıble tarafa (Direkler hâlinde) dizdiler. ve kapının iki tarafını taşdan ördüler. Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ile birlikte ashâb neşideler söyliyerek taş taşıyor ve: «AlIahım ahîret hayırından başka hiç bir hayır yokdur. İmdi sen Ensâr ile Muhacirlere yardım eyle!..» diyorlardı.
Bize Ubeydullah b. Muâz EI-Anberî rivayet etti. (Dediki): Bize Babam rivayet etti. (Dediki): Bize Şube rivayet etti. (Dediki): Bana Ebu't-Teyyâh, Enes'den naklen rivayet etti ki Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) mescid yapılmazdan önce koyun ağıllarında namaz kılarmış.
Bize bu hadîsi Yahya b. Yahya da rivayet etti. (Dediki): Bize Hâlid (yâni ibnil-Hâris) rivayet etti. (Dediki) Bize Şu'be, Ebu't-Teyyâh'dan rivayet etti. Ebu't-Teyyâh: «Enes'i Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle yapardı diyerek yukarki hadîsin mislini söylerken işitdim» demiş.
Bize Ebu Bekir b. Ebi Şeybe rivayet etti. (Dediki): Bize Affân rivayet etti. (Dediki) : Bize Hammâd b. Seleme Sabit'den o da Enes'den naklen rivayet ettiki: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Beyt-i Makdis'e doğru namaz kılıyormuş. Sonra: «Biz senin yüzünü semâya doğru çevirdiğini elbet görüyoruz. Seni, razı olacağın bir kıbleye mutlaka çevireceğiz! Şu hâlde artık yüzünü mescid-i Horam'a doğru çevir!» [ Bakara 144 ] âyeti kerimesi nazil olmuş. Beni Seleme'den bir zât, kabilesi sabah namazında rükû' hâlinde iken yanlarına uğramış. Henüz bir rekât kılmışlarmış. Uğrayan zât: Dikkat edin! Kıble çevirilmişdir, diye nida etmiş; onlar da oldukları vaziyette kıble tarafına dönmüşler.
Bize Muhammed b. El-Müsennâ ile İbni Beşşâr rivayet ettiler. İbnü'l-Müsennâ Dediki: Bize Muhammed b. Ca'fer rivayet etti. (Dediki) Bize Şu'be rivayet etti. (Dediki) Katâde'yi, Enes b. Mâlik'den rivayet ederken dinledim. Dediki: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Biriniz namazda bulunursa muhakkak Rabbi ile münâcaat eder. O hâlde sakın önüne ve sağ tarafına tükürmesin! Lâkin sol tarafına ayağının altına tükürsün!» buyurdular.
Bize Yahya b. Yahya ile Kuteybetü'bnü Saîd rivayet ettiler. Yahya (Bize haber verdi.) tâbirini kullandı. Kuteybe ise: Bize Ebu Avâne, Katâde'den, o da Enes b. Mâlik'den naklen rivayet etti; dedi. Enes şöyle demiş: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) : «Mescidde tükürmek günahdır. Keffâreti'de onu gömmekdir.» buyurdular.
Bize Yahya b. Yahya rivayet etti. (Dediki) Bize Bişr b. El-Mufaddal, Ebu Mesleme Saîd b. Yezîd'den naklen haber verdi. Demiş ki: Enes b. Mâlik'e: «Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ayakkabıları İle namaz kılarmıydı?» dedim. — Evet! cevâbmı verdi.