Atâ b. Yesâr

Ebû Muhammed, Ebû Abdullah, Ebû Yesâr · Tâbiî, Hz. Meymûne'nin azatlısı

Doğumh. 19 · Medine
Vefath. 103 · Alexendaria, Mısır
KünyeEbû Muhammed, Ebû Abdullah, Ebû Yesâr
Nisbeel-Hilâlî, el-Medenî, el-Kâss
Yaşadığı yerlerŞam, Mısır
Tabaka2. tabaka
Cerh-ta'dîlsika (güvenilir)

Hakkında

Ebû Muhammed Atâ b. Yesâr el-Hilâlî el-Medenî, Hz. Peygamber'in zevcesi Meymûne bint Hâris el-Hilâliyye'nin azatlısıdır; Hilâlî nisbesi bu velâ bağından gelir. Medine'nin yedi fakihinden sayılan Süleyman b. Yesâr onun kardeşidir. H. 19 / m. 640 yılında doğdu ve Medine'de yaşadı.

Hz. Âişe, Hz. Meymûne, Abdullah b. Mes'ûd ve Ebû Hüreyre başta olmak üzere birçok sahâbîden hadis rivayet etti. Amr b. Dînâr ve Zeyd b. Eslem ondan rivayette bulunanlardandır. Yahyâ b. Maîn ve Nesâî gibi münekkitler onun sika olduğunda birleşmiştir. Çok hadis nakletmiş, Medine fakihleri arasında önemli bir yer edinmiştir; rivayetleri Kütüb-i Sitte'de yer alır.

Seksen dört yaşında, h. 103 / m. 721 yılında, rivayete göre İskenderiye'de vefat etti. Ölüm tarihi için h. 94, 97 ve 104 yılları da zikredilir.

Ailesi

Kardeşleri
Sulayman ibn Yasar, 'Abdullah ibn Yasar, 'Abdul Malik ibn Yasar

Râvi adları senedden otomatik ayrıştırılmış; kimlik ve hayat bilgileri ricâl kaynaklarından (Itqan râvi profilleri, muslimscholars.info) eşleştirilerek eklenmiştir.

Zincirde geçtiği hadisler

Bize Ebû Bekr b. Ebî Şeybe ile İshâk b. İbrahim, İbni Ebî Ömer ve Ahmed b. Abde rivayet ettiler. Lâfız Ebû Bekr'indir. (Dediki): Bize Süfyân b. Uyeyne, Anır'dan, o da Atâ'dan, o da İbni Abbas'dan naklen rivayet etti. İbni Abbâs (Radiyallahu anh): «El-Muhassab'da kalmak bir şey değildir. O ancak Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in indiği bir menzildir.» demiş.
Bize Ebu Bekr.b. Ebî Şeybe ile ishâk b. ihrâhîm rivayet ettiler. ishâk (Bize haber verdi) tâbirini kullandı. Ebu Bekr ise: Bize Süfyân, Amr'dan, o da Atâ'dan, o da Câbir'den naklen rivayet etti; dedi. Câbir: «Biz Kur'ân inerken azil yapardık.» demiş. ishâk şunu da ziyâde etti: «Süfyân: Azil yasak edilecek bir şey olsa idi, bizi ondan Kur'ân nehyederdi; dedi.»
Bize Ebu't-Tâhir Ahmed b. Amr b. Şerh rivayet etti. (Dediki): Bize İbni Vehb, Mâlik b. Enes'den, o da Zeyd b. Eslem'den, o da Atâ' b. Yesâr'dan, o da Ebû Râfi'den naklen haber verdi ki, Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bir adamdan ödünç olarak genç bir deve almış. Sonra kendilerine sadaka malı bir takım develer gelmiş; ve Ebû Râfi'a o zatın devesini ödemesini emir buyurmuş. Derken Ebû Râfi' dönerek: Develerin içinde altı yaşındaki seçkinden başkasını bulamadım, demiş. Bunun üzerine: «Ona onu ver; zîra insanların en hayırlısı borcunu en iyi ödeyenlerdir.» buyurmuşlar.
Rivayet zinciri: Müslim ← Ahmed b. Amr ← İbn Vehb ← Mâlik b. Enes ← Zeyd b. Eslem ← Atâ b. Yesâr ← Ebû Râfi'
Bize Ebû Kureyb rivayet etti. (Dediki): Bize Hâlid b. Mahled, Muhammed b. Ca'fer'den rivayet etti. (Demişki): Ben Zeyd b. Eslem'den dinledim. (Dediki): Bize Atâ' b. Yesâr, Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in âzadlısı Ebû Râfi'den naklen haber verdi. Ebû Râfi': «Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ödünç olarak genç bir deve aldı...» diyerek hadîsin mislini rivayet etmiş. Şu kadar var ki: «Zîrâ Allah'ın kullarının en hayırlısı (borcunu) en iyi ödeyenleridir.» şeklinde söylemiş.
Bize Ebû Bekr b. Ebî Şeybe de rivayet etti. (Dediki): Bize Süfyân b. Uyeyne, Amr'dan, o da Atâ'dan, o da Câbir'den naklen rivayet etti. (Şöyle demiş): Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) zamanında biz onlarla Medine'ye giderken azıklanıyorduk.
Bize Ebû Bekr b. Ebi Şeybe ile Amru'n-Nâkıd İshâk b. İbrahim ve İbn-i Ebî Ömer rivayet ettiler. (İshâk: Ahberanâ Ötekiler ise: Haddesenâ tâbirlerini kullandılar.) (Dedilerki): Bize Süfyân, Amr'dan, o da Atâ'dan, o da İbn-i Abbâs'dan naklen rivayet etti, (Şöyle demiş); Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Birinin bir yemek yediği vakit elini yalamadıkça yahut yalatmadıkça onu silmesin!» buyurdular.
Bana Süveyd b. Saîd rivayet etti. (Dediki): Bana Hafs b. Meysera, Zeyd b. Eslem'den, o da Ata* b. Yesâr'dan, o da Ebû Saîd-i Hudrî'den, o da Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den naklen rivayet etti: «Yollarda oturmaktan sakının!» Ashâb: — Yâ Resûlallah! Bizim oralarda oturmamız kaçınılmaz bir şeydir. Biz oralarda konuşuyoruz, demişler. Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Oturmaktan başka bîr çâreniz yoksa, o halde yolun hakkını verin!» buyurmuş. Ashâb : — Onun hakkı nedir? diye sormuşlar. «Gözü yummak, ezayı men etmek, selâmı almak, iyiliği emir, kötülüğü nehyetmektir.»
Bize bu hadîsi Yahya b. Yahya da rivayet etti. (Dediki): Bize AbdûlAziz b. Muhammed El-Medenî haber verdi, H. Bize bu hadîsi Muhammed b. Râfi' dahî rivayet etti. (Dediki): Bize İbni Ebî Füdeyk rivayet etti. (Dediki): Bize Hişam (yâni İbni Sa'd) haber verdi. Her iki râvi Zeyd b. Eslem'den bu isnadla bu hadîsin mislini rivayet etmişlerdir.
Rivayet zinciri (1. tarîk): Müslim ← Yahyâ b. Yahyâ ← Abdülazîz b. Muhammed ← Zeyd b. Eslem ← Atâ b. Yesâr ← Ebû Saîd el-Hudrî
Rivayet zinciri (2. tarîk): Müslim ← Muhammed b. Râfi' ← İbn Ebû Füdeyk ← Hişâm b. Sa'd ← Zeyd b. Eslem ← Atâ b. Yesâr ← Ebû Saîd el-Hudrî
Bize Süveyd b. Saîd rivayet etti. (Dediki): Bize Hafs b. Meysera, Zeyd b. Eslem'den, o da Atâ' b. Yesâr'dan, o da Ebû Saîd-i Hudrî'den, o da Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den naklen rivayet etti : «Yollarda oturmaktan sakının!» buyurmuşlar. Ashâb: — Yâ Resûlullah! Oturmaktan başka çaremiz yoktur. Biz oralarda konuşuyoruz, demişler. Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Oturmaktan başka bir şey yapmıyacaksamz, yolun hakkını bari verin!» buyurmuşlar. Ashab : — Onun hakkı nedir? diye sormuşlar: «Gözü yummak, ezayı def etmek, selâmı almak, iyiliği emir ve kötülüğü yasak etmektir.» buyurmuşlar
{…} Bize Yahya b. Yahya rivayet etti. (Dediki): Bize Abdü'l-Aziz b. Muhammed El-Medenî rivayet etti. H. Bize Muhammed b. Râfi' de rivayet etti. (Dediki): Bize îbni Ebî Füdeyk, Hişam'dan (yâni îbni Sa'd'dan) rivayet etti. Her iki râvi Zeyd b. Eslem'den bu İsnadla rivayette bulunmuşlardır
Rivayet zinciri (1. tarîk): Müslim ← Yahyâ b. Yahyâ ← Abdülazîz b. Muhammed ← Zeyd b. Eslem ← Atâ b. Yesâr ← Ebû Saîd el-Hudrî
Rivayet zinciri (2. tarîk): Müslim ← Muhammed b. Râfi' ← İbn Ebû Füdeyk ← Hişâm b. Sa'd ← Zeyd b. Eslem ← Atâ b. Yesâr ← Ebû Saîd el-Hudrî
{m-121-2} Bize Muhammed b. Sabbâh ile Ebû Bekr b. Ebî Şeybe dahî ri­vayet ettiler. (Dedilerki): Bize İsmail (bu zât İbni Uleyye'dir) Haccâc Es-Savvâfdan rivayet etti. H. Bize İslıâk b. İbrahim de rivayet etti. (Dediki): Bize İsâ b. Yûnus haber verdi. (Dediki): Bize Evzâî rivayet etti. Her iki râvi Yahya b. Ebî Kesîr'den, o da Hilâl b. Ebî Meymûne'den, o da Atâ' b. Yesar'dan, o da Muâviye b. Hakem Es-Sülemî'den. o da Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den naklen, Zührî'nin Ebû Seleme'den, onun da. Muâviye'den rivayet ettiği hadîs mânâsında rivayette bulunmuşlardır. Yahya b. Ebî Kesîr'in hadîsinde şu ziyâde vardır: «Dediki: Ben bizden de bir takım adamlar varki. hat çiziyorlar, dedim. Buyurdularki : Nebilerden bir Nebi hat çizerdi. İmdi kimin hattı onunkine uyarsa onun gibi olur.»
Bize Yahya b. Yahya ile Yahya b. Eyyub, (Kuteybe ve İbni Hucr rivayet ettiler. Yahya b. Yahya: Ahberana, ötekiler: Haddesenâ tâbirlerini kullandılar. (Dedilerki): Bize İsmail (yâni ibni Ca'fer) Muhammed b. Ebi Harmele'den, o da Yesâr'ın iki oğlu Ata' ile Süleyman'dan ve Ebû Seleme b. Abdirrahman'dan naklen rivayet etti ki: Âişe şöyle demiş: Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) benim evimde iki uyluğunu veya iki baldırını açmış olarak yaslanmıştı. Derken Ebû Bekr (içeri girmek için) izin istedi. Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) o halde iken ona izin verdi. Ve konuştu. Sonra Ömer izin istedi. Yine aynı halde ona da izin verdi. Ve konuştu. Sonra Osman izin istedi. Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) hemen oturdu. Ve elbisesini düzeltti. —Râvi Muhammed: Bu bir günde oldu demiyorum, demiş. — Ve Osman girdi. Onunla da konuştu. O çıktığı zaman Âişe şunları söyledi: — Ebû Bekr girdi. Ona güleryüz göstermedin ve aldırış etmedin. Sonra Ömer girdi. Ona da güleryüz göstermedin, aldırış etmedin. Sonra Osman girdi. Hemen oturdun ve elbiseni düzelttin! Bunun üzerine Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Kendisinden melekler utanan bir zattan ben utanmayayım mı?» buyurdular.
Bize Ebû Bekr b. Ebî Şeybe ile Ebû Kureyb rivayet ettiler. (Dedilerki): Bize Ebû Usâme Velid b. Kesir'den, o da Muhammed b. Amr b. Ata'dan, o da Ata' b. Yesâr'dan, o da Ebû Saîd ile Ebû Hureyre'den naklen rivayet etti. Ebû Saîd ile Ebû Hureyre Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'i şöyle buyururken işitmişler: «Mu'minİn başına sabit bir sızı veya bir meşakkat, bir hastalık, bir hüzün, hattâ kendini üzen bîr keder gelirse, onunla günahlarından bâzısı örtbas edilir.»
Bana Suveyd b. Said rivayet etti (Dediki): Bize Hafs b. Meysera rivayet etti. (Dediki): Bana Zeyd b. Eslem, Ata' b. Yesar'dan, oda Ebu Said-i Hudri'den naklen rivayet etti. Şöyle demiş: Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ; ''Sizden öncekilerin yollarına karış karış ve arşın arşın mutlaka tabi olacaksınız. Hatta bir keler deliğine girseler, onların arkasından gideceksiniz. '' buyurdular. Biz: -- Ya Resulallah ! Yahudilerle Hıristiyanlara mı ? dedik. '' Ya kime ? '' buyurdular.
Bize arkadaşlarımızdan bir cemaatta Said b. Ebi Meryem'den rivayet ettiler. Demişki: Bize Ebu Gassan (bu zat Muhammed b. Mutarrif'dir), Zeyd b. Eslem'den naklen bu isnadla bu hadis'in mislini haber verdi.
Bize Ebu İshak İbrahim b. Muhammed (Dediki): Bize Muhammed b. Yahya rivayet etti. (Dediki): Bize İbni Ebi Meryem rivayet etti. (Dediki): Bize Ebu Gassan rivayet etti. (Dediki): Bize Zeyd b. Eslem, Ata' b. Yesar'dan rivayet etti. Ve hadisi yukarki gibi nakletmiştir.
Bize Hasen b. Ali El Hulvânî ile Muhammed b. Sehl Et-Temîmî rivayet ettiler. (Dedilerki): Bize İbni Ebi Meryem rivayet etti. (Dediki): Bize Muhammed b. Ca'fer haber verdi. (Dediki): Bana Zeyd b. Eslem, Atâ' b. Yesar'dan, o da Ebû Saîdî Hudri'den naklen haber verdi ki: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) zamanında münafıklardan bir takım adamlar Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) gaza'ya çıkınca ondan ayrılırlar. Ve Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in hilâfına (evlerinde) oturduklarına sevinirlermiş. Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) geldiği vakit ondan özür dilerler; yemin ederler ve yapmadıkları bîr şeyle övülmelerini isterlermîş. Bunun üzerine ; «Sakın yaptıklarına sevinenleri ve yapmadıklarıyla övülmek isteyenleri zannetme. Evet, bunları sakın azabdan kurtulacak zannetme!» [Al-i İmran 188] âyet-i kerîmesi inmiş.
Bize Abdu'I-Melik b. Şuayb b. Leys rivayet etti. (Dediki): Bana babam, dedemden rivayet etti. (Demişki): Bana Hâlid b. Yezid, Saîd b. Ebî Hilâl'den, o da Zeyd b. Eslem'den, o da Atâ' b. Yesâr'dan, o da Ebû Saîdi Hudrî'den, o da Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den naklen rivayet etti. Şöyle buyurmuşlar : «Kıyamet gününde yer bir çörek olacak. Onu Cebbar kendi yed-i kudretiyle sizden birinizin seferde çöreğini elden ele çevirdiği gibi, cennetliklere ikram olmak üzere çevirecektir.» Ebû Saîd demişki: Az sonra yahudilerden bir adam gelerek: —Rahman olan Allah sana bereket versin ey Eba'l-Kaâsım. Kıyamet giınünde cennetliklerin ağırlanacağı şeyi sana haber vereyim mi? dedi. Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Hay hay!» buyurdular. Yahudi: (Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in buyurduğu gibi) : — Yer bir çörek olacak, dedi. Bunun üzerine Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bize baktı, sonra güldü, hattâ yan dişleri göründü. Yahudi: — Sana onların katığını haber vereyim mi? dedi. «Hay hay!» buyurdular. Yahudi: — Onların katıkları bâlâm ile nûn'dur, dedi. (Oradakiler) : — Bu ne demektir? diye sordular. —Öküzle balıktır. Onların ciğerlerinin kenarından yetmiş bin kişi yiypcektir, dedi.
Bize Muhammed b. Abdirrahman b. Selim rivayet etti. (Dediki): Bize Abdullah b. Mübarek rivayet etti. (Dediki): Bize Mâlîk b. Enes haber verdi. H. Bana Harun b. Saîd El-Eylî de rivayet etti. Lâfız onundur. (Dediki): Bize Abdullah b. Vehb rivayet etti. (Dediki): Bana Mâlîk b. Enes, Zeyd b. Eslem'den, o da Ata' b. Yesar'dan, o da Ebû Saîd-î Hudrî'den naklen rivayet etti ki, Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmuşlar: «Şüphesiz ki, Allah cennetliklere: Ey cennetlikler! diyecek. Onlar da: Sana iki defa icabet ederiz ey Rabbimiz! Seni iki defa tes'îd eyleriz. Hayır senin yed-i kudretindedir, cevabını verecekler. Bunun üzerine : — Razı oldunuz mu? diye soracak. Onlar : — Neden razı olmayacakmışız yâ Rab! Bize mahlukatından hiç birine vermediğini verdin, diyecekler. Teâla Hazretleri : — Size bundan daha kıymetlisini vereyim mi? diyecek. Onlar : — Yâ Rabbi! Bundan daha kıymetli ne olabilir, mukabelesinde bulunacaklar. O da : — Size rıdvanımı helâl kılıyorum, ondan sonra sîze ebediyyon gazab etmem, buyuracaktır.»
Rivayet zinciri (2. tarîk): Müslim ← Hârûn b. Saîd el-Eylî ← İbn Vehb ← Mâlik b. Enes ← Zeyd b. Eslem ← Atâ b. Yesâr ← Ebû Saîd el-Hudrî
Bize Kuteybe b. Saîd rivayet etti. (Dediki): Bize Ya'kub (yâni; İbni Abdirrahman El-Kaârî) Ebû Hâzim'den, o da Sehl b. Sa'd'dan naklen rivayet etti ki, Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) : «Hiç şüphe yok ki, cennetlikler cennette köşkleri sizin semâda yıldızı gördüğünüz gîbi göreceklerdir.» buyurmuşlar
Rivayet zinciri (2. tarîk): Müslim ← Hârûn b. Saîd el-Eylî ← İbn Vehb ← Mâlik b. Enes ← Safvân b. Süleym ← Atâ b. Yesâr ← Ebû Saîd el-Hudrî
Bize Hcddûb b. Hâlid El-Ezdî rivayet etti. (Dediki): Bize Hemmam, Zeyd b. Eslem'den, o da Ata' b. Yesâr'dan, o da Ebû Saîd-i Hudrî'den naklen rivayet ettiki, Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Benden bir şey yazmayın. Her kim Kur'ân'dan başka benden bîr şey yazarsa, onu hemen mahvetsin. Benden hadîs rivayet edin, zararı yok. Ama her kîm benim üzerimden —Hemmam zannederim şöyle buyurdu, demiş— kasden yalan söylerse, cehennemdeki yerine hazır olsun.» buyurdular.