Ebu Bekr'in kızı Esma r.anha'dan rivayete göre, "Kendisi henüz Mekke'de iken Abdullah b. ez-Zubeyr'e hamile kalmıştı. Hicret etmek üzere Mekke'den çıktığında hamileliğimin süresi dolmak üzere idi. Medine'ye geldim ve Kuba'ya indim. Kuba'da doğum yaptım. Daha sonra onu alıp Rasulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e götürdüm. Onu Allah Rasulünün kucağına bıraktım. Allah Rasıılü bir hurma getirilmesini istedi. O hurmayı alıp çiğnedikten sonra çocuğun ağzına tükürdü. Böylece onun karnına giren ilk şey, Rasulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in tükürüğü oldu. Sonra da o hurmayı onun damağına çaldı (tahnık etti). Arkasından ona dua etti, onun için bereket dileğinde bulundu. İslam döneminde (Medine'de Müslüman aileler arasında) doğan ilk çocuk o oldu. Bundan dolayı da onun doğumuna çok sevindiler. Onlara: Yahudiler size büyü yaptılar. Bundan dolayı sizin çocuğunuz olmaz, denilmişti."
Ebu Bekr r.a.'ın kızı Esma' r.anha'dan, dedi ki: "Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem deneminde bir at nahr ettik de onu yedik. " Tekrar:
5511,
5512,
5519Esma'dan, dedi ki: "Rasulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem döneminde -biz Medine'de iken- bir at zebh ettik ve onu yedik."
Ebu.Bekr kızı Esma'dan, dedi ki: "Rasulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem döneminde bir at nahr ettik ve onu yedik."
Esma'dan, dedi ki: "Rasulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem döneminde bir at nahr ettik (gerdanından kestik) ve onu yedik."
el-Münzir'in kızı Fatıma'dan rivayete göre "Ebu Bekr r.a.'ın kızı Esma r.anha'nın yanına dua etsin diye gelen hummaya yakalanmış bir kadın getirildi mi su alır ve o suyu yakası ile bedeni arasına döker ve: Rasulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem bizlere onu su ile soğutmamızı (serinletmemizi) emrederdi, derdi."
Ebu Bekir r.a.'ın kızı Esma r.anha'dan rivayete göre, bir kadın Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in huzuruna gelerek: "Ben kızımı evlendirdim. Daha sonra bir hastalığa yakalandığı için başı{nın saçları) döküldü. Kocası ise bu kızın durumu sebebiyle bana çok ısrar ediyor. Onun saçlarına saç ekleteyim mi, dedi. Bunun üzerine Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem saç ekleyen ve saç ekleten kadınlar hakkında ağır sözler söyledi. " Bu Hadis 5936 ve 5941 numara ile de var.
Ebu Bekir r.a.'ın kızı Esma'dan: "Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem saç ekleyen ve saç ekleten kadına lanet etmiştir" dediği rivayet edilmiştir.
Esma'dan, dedi ki: "Bir kadın Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e: Ey Allah'ın Rasulü; benim kızım kızamığa yakalandı ve bundan dolayı da saçları kırılıp döküldü. Ben onu evlendirdim. Saçına bir şeyler ekleyeyim mi, diye sordu.• Bunun üzerine Allah Rasulü: "Allah saçına ekleme yapana da, saçı eklenmiş olana da lanet etmiştir" buyurdu.
Ebu Bekir r.a.'ın kızı Esma r.a.a'dan, dedi ki: "Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem zamanında annem benim kendisine iyilik yapıp onu gözetmemi ümit ederek ziyaretime gelmişti. Bunun üzerine ben de Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e: Ona iyilik yapıp onu gözeteyim mi, diye sordum. o: Evet, buyurdu." Ravi İbn Uyeyne dedi ki: Bunun üzerine yüce Allah onun hakkında: "Sizinle din hususunda savaşmamış ... olanlara iyilik yapmanızı ... Allah size yasaklamaz. "(Mumtehine, 8) buyruğunu indirdi. AÇiKLAMA "Müşrik babanın hakkını gözetmek" başlığı altında Ebu Bekir kızı Esma'nın rivayet ettiği hadisi zikretmiştir. Buna dair yeteri kadar açıklamalar Hibe bölümünde geçmiş bulunmaktadır.
Esma'dan, dedi ki: "Kureyşlilerin Nebi annem babası ile birlikte yanıma geldi. Ben Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'den fetva sorarak: Annem kendisine iyilik yapıp onu gözetmemi ümit ederek geldi, dedim. Allah Rasulü: Evet, annene iyilik yap, onu gözet, buyurdu."
İbn Ebi Müleyke'nin Esma bnt. Ebi Bekir'den nakline göre Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle anlatmıştır: "Ben hauuz başında olacağım hatta sizden bana gelmekte olanları gözetlerken benim önümde birtakım insanlar yakalanacak. Bunun üzerine ben 'Ya Rab' (Onlar) benden ve biliyor musun? VAllahi onlar senden sonra ayak topukları üzerine dönmekten hiç mi hiç ayrılmadılar' denilir." Abdullah b. Ebi Müleyke şöyle derdi: "Ya Rabbi! Biz topuklarımız üzerine dönmemizden yahut dinimizden fitnelere uğratılmamızdan sana sığınırızı" "Ala a'kabikum tenkisune" topuklarınızın üzerine geri dönüyorsunuz demektir.
Esma binti Ebi Bekir'in nakline göre Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurmuştur: "Ben (kıyamet gününde) havuzumun başında yanıma gelecek olanları beklerim. Derken benim yakınımda birtakım insanlar yakalanırlar. Ben 'Onlar benim ümmetimdir' derim. Bana 'Sen bilmiyorsun, onlar (senden sonra) dinlerinden arkalarına dönüp gittiler' denilir."
Fatıma bnt. el-Münzir'in nakline göre Esma bnt. Ebi Bekr şöyle demiştir: Güneş tutulduğu zaman Aişe r.anha'ya gelmiştim. İnsanlar ayakta Aişe r.anha de ayakta namaz kılıyordu. Ben "İnsanların neyi var?" diye sordum. Aişe r.anha eliyle göğe doğru işaret etti ve "Sübhanallah!" dedi. Ben "Mucize mi?" dedim. Aişe r.anha başıyla evet işareti yaptı. Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem namazı bitirince, A1lah'a hamdetti ve onu layık olduğu şekilde övdü. Sonra şöyle dedi: "Şu anda durduğum yerde cennet ve cehennem ile ilgili olarak görmediğim hiçbir şey kalmadı gibi. Yüce Allah bana vahiyle bildirdi ki sizler kabirlerde Deccal'in fitnesine yakın bir fitneye uğrayacaksınız. mu'mine -veya Müslümana burada ravi Fatıma, Esma'nın hangi kelimeyi kullandığım hatırlamadığını ifade etmiştir- gelince, o şöyle der: Muhammed bize delilleri getirdi. Biz ona icabet ettik ve iman ettik. Kendisine "Salih bir kişi olarak uyu, senin inanmış olduğunu biliyoruz" denir. Münafığa -veya şüphe duyan ravi Fatıma, Esma'nın hangi kelimeyi kullandığım bilmiyorum demiştir- gelince o, "Bilmiyorum, insanların bir şeyler dediğini işitmiştim. Ben de öyle söyledim" diyecektir.
Bize Ebu Kureyb b. Ebu Şeybe de tahdis etti, bize Vek!' tahdis etti, bize Hişam b. Urve tahdis etti. (H) Bana Muhammed b. Hatim -ki lafız onundur- de tahdis etti, bize Yahya b. Said, Hişam b. Urve'den şöyle dediğini tahdis etti: Bana Fatıma, Esma'dan şöyle dediğini tahdis etti: Bir kadın Nebi (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'e gelip: Bizden herhangi bir kadının eIbisesine ay hali kanı buIaşırsa onu nasıl yapsın (temizlesin), dedi. Allah ResuIü: "Onu oualar, sonra onu su ile ovalayarak yıkar, sonra üzerine su dökerek yıkar, sonra da onunla namaz kılar" buyurdu.
Bize Muhammed b. Müsenna ve İbn Beşşar tahdis etti. İbn Müsenna dedi ki: Bize Muhammed b. Cafer tahdis etti. Bize Şu'be, İbrahim b. Muhacir'den şöyle dediğini tahdis etti: Safiye'yi, Aişe'den tahdis ederken dinledim: Esma, Nebi (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'e ay halinden dolayı gusletmek hakkında soru sordu. Allah Resulü: "Sizden herhangi bir kadın (ay halinden dolayı gusledecek olursa) suyunu ve hoş kokulu sidresini (çöven otunu) alır ve iyice temizlenir. Sonra başının üzerine su dökerek su saçlarının diplerine varıncaya kadar iyice ovalar sonra üzerine su döker sonra misk ile kokulandırılmış bir bez parçası alarak onunla temizlenir" buyurdu. Esma: Onunla nasıl temizlenir, dedi. Allah Resulü: "Subhanallah! Onunla temizleniverirsin işte" buyurdu. Aişe -sözünü gizlemek istercesine-:Kanın iz bıraktığı yere sürersin, dedi. Sonra Esma ona cünüplükten dolayı gusletmek hakkında soru sordu. Allah Resulü: "Su alarak temizlenir, güzel bir şekilde temizliğini yapar -yahut- temizliğini ileri dereceye kadar götürür sonra başına su döküp saçının diplerine varıncaya kadar başını iyice ovalar sonra da üzerine su döker" buyurdu. Aişe: Ensar kadınları ne iyi kadınlardır, haya etmek onları din hakkında gerektiği gibi bilgi sahibi olmalarını engellemedi, dedi.
Bize Muhammedü'bnu'l-A'la El-Hemdânî rivayet etti. (Dediki): Bize İbni Nümeyr rivayet etti. (Dediki): Bize Hişâm, Fatime'den, o da Esma'dan naklen rivayet etti. Esma şöyle demiş; Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) devrinde güneş tutuldu da, Aişe'nin yanına girdim. Aişe namaz kılıyordu. (Kendisine): — Bu insanlar'a ne oluyor ki, namaz kılıyorlar?» dedim. Başı ile gökyüzüne işaret etti. Ben: — «Bu bir âyet midir?» dedim. Âişe: «Evet» diye işaret etti. (Bunun üzerine ben de Peygamber (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e uyarak namaza durdum. Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) kıyamı pek uzattı, hattâ üzerime baygınlık geldi. Bunun üzerine yanıbaşıma bir tulum su alarak, ondan başıma veya yüzüme serpmeye başladım. Derken Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) namazdan çıktt; güneş de açılmıştı. Cemaata bir hutbe okudu. (Evvelâ) Allah'a hamd-ü senada bulundu. Sonra şunları söyledi: Bundan sonra: Görmediğim bir şey kalmadı ki, şu makamımda bana gösterilmiş olmasın. Cennet ve cehennemi bile., (gördüm.) Bana muhakkak surette bildirildi ki siz kabirlerde Mesih-i deccâlın fitnesine yakın yahut onun kadar —Esmâ'nın bu iki sözden hangisini söylediğini bilmiyorum.— bir fitne göreceksiniz. Sizden birinize (kabirde) gelerek: — Bu zât hakkında bilgin ne idi? diye soracaklar. Mü'min yahut mûkin —Esmâ'nın bunlardan hangisini söylediğini bilemiyorum.— o Muhammed' dir; o Allah'ın Resulüdür. Bize Beyyinelerle hidâyet getirdi. Biz de ona icabet ve itaat ettik, diyecek; bu üç def'â tekrarlanacak. Kendisine. (Sen uyu. Zâten biz, senin ona muhakkak surette inandığını bilirdik. Sen rahatça uyu) diyecekler. Münafık veya şüpheciye —ki Esma bunların hangisini söylediğini bilemiyorum.— gelince: O: — Ben bilmem. Âlemin bir şey söylediğini işittim; ben de söyledim, cevâbını verecek.
Bize Ebû Bekir b. Ebi Şeybe ile Ebû Küreyb rivâyet ettiler. Dediler ki: Bize Ebû Üsâme, Hişâm'dan, o da Fâtıme'den, o da Esmâ'dan naklen rivâyet etti. Esma şöyle dedi: Âişe'ye geldim. Bir de baktım halk ayakta! Âişe de namaz kılıyor. Bu insanlara ne oluyor? dedim... hadisi İbn Nümeyr'in Hişâm'dan rivâyet ettiği hadis gibi anlattı
Bize Ebû Bekir b. Ebi Şeybe ile Ebû Küreyb rivâyet ettiler. Dediler ki: Bize Ebû Üsâme, Hişâm'dan, o da Fâtıme'den, o da Esmâ'dan naklen rivâyet etti. Esma şöyle dedi: Âişe'ye geldim. Bir de baktım halk ayakta! Âişe de namaz kılıyor. Bu insanlara ne oluyor? dedim... hadisi İbn Nümeyr'in Hişâm'dan rivâyet ettiği hadis gibi anlattı
Bize Yahya b. Habîb El-Hârlsî rivayet etti. (Dediki); Bize Hâlid b. Haris rivayet etti. (Dediki): Bize İbni Cüreyc rivayet etti. (Dediki): Bana Mansûr b. Abdirrahman, annesi Safiyye binti Şeybe'den, o da Esma binti Ebi Bekir'den naklen rivayet etti. Esma şöyle demiş: Bir gün Peygamber (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) telâşlandı (Safiyye: Esma, Güneşin tutulduğu günü kastediyor, demiştir.) da, bir kadın gömleği alarak dışarı çıktı. (Arkadan) kendi gömleğini yetiştirdiler. Müteakiben cemaata uzun bir namaz kıldırdı. O derece ki (dışarıdan) onun rükû, ettiğini bilmeyen biri gelse kıyamının uzunluğundan dolayı rükû'a vardığını zannetmezdi.»
Bana Ahmed b. Saîd Ed - Dârimi rivayet etti. (Dediki): Bize Habbân rivayet etti. (Dediki): Bize Vüheyb rivayet etti. (Dediki): Bize Mansûr, annesinden, o da Esma binti Ebî Bekir'den naklen rivayet etti. Esma şöyle demiş: «Peygamber (Sdlallahu Aleyhi ve Sellem) devrinde güneş tutuldu, bunun üzerine Peygamber (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) telaş ederek yanlışlıkla bir kadın gömleği giydi, sonra kendisine kendi elbisesini yetiştirdiler. Ben de hacetimi gördüm, sonra gelerek mescide girdim. Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'i namazda gördüm; ben de onunla beraber namaza durdum. Kıyamı o kadar uzattı ki, kendimde oturmak ihtiyâcını hissettim. Sonra zayıf bir kadına bakarak (kendi kendime) bu benden daha zayıf diyor ve ayakta duruyordum. Nihayet Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) rükû'a vardı. Fakat rükû'u da uzattı. Sonra rük'û'dan başını kaldırdı; kıyamı da uzattı. O derece ki, (hani dışardan) bir adam gelse: Rükû' etmediğini tahayyül ederdi.»
Bize Ebû Bekir b. Ebî Şeybe rivayet etti. (Dediki). Bize Abdullah b. îdrîs, Hîşâm b. Urve'den, o da babasından, o da Esmâ'dan naklen rivayet etti. Esma şöyle demiş: — «Ya Resûlallah! Annem, bana geldi. Benden rağbet bekliyor. —Yahut çekiniyor.— Kendisine yardım edeyim mi?» dedim. Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)- — «Evet» cevâbını verdi.
Bize Ebû Kureyb Muhammed b. Alâ' rivayet etti. (Dediki): Bize Ebû Usâme, Hişâm'dan, o da babasından, o da Esma' binti Ebl Bekir'den naklen rivayet etti; şöyle demiş: — «Annem yanıma geldi, kendisi Kureyş devrinde Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'în onlarla muahede yaptığı zaman henüz müşrike idi. Ben, Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den fetva isteyerek. — «Yâ Resûlallah! Annem bana rağbet göstererek, yanıma geldi. Kendisine yardımda bulunayım mı? dedim. Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) — Evet. Annene yardımda bulun... buyurdular.
Bize Ebû Bekir b. Ebî Şeybe rivayet etti. (Dediki): Bize Hafs yâni İbni Gıyâs, Hişâm'dan, o da Fâtıme binti Münzir'den, o da Esma binti Ebî Bekir (Radiyallahu anh)'dan naklen rivayet etti. Esma' şöyle demiş: Bana, Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): İnfâk et —yahut dök, yahut ver— cimrilik etme ki Allah da sana rızkını esirgemesin.» buyurdular.
Bize Amru'n-Nâkıd ile Züheyr b. Harb ve îshâk b. İbrâhîm hep birden Ebû Muâviye'den rivayet ettiler. Züheyr (Dediki): Bize Muhammed b. Hâzim rivayet etti. (Dediki): Bize Hişâm b. Urve, Abbâd b. Hamza ile Fâtime binti Münzir'den, Fâtıme de Esma' dan naklen rivayet etti. Esma şöyle demiş: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Ver —yahut dök, yahut infâk et— cîmrrlik etme ki Allah da sana olan nimetlerini esirgemesin. Malının fazlasını saklama kî Allah da fazl-u keremini senden menetmesin.» buyurdular.
Bize îbni Numeyr rivayet etti. (Dediki): Bize Muhammed b. Bişr rivayet etti. (Dediki): Bize Hişâm, Abbâd b. Hamza'dan, o da Esmâ'dan naklen rivayet etti ki, Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) kendisine yukarıdakilerin hadîsi gibi beyânda bulunmuş.
Bana Muhammed b. Hatim ile Hârûn b. Abdillâh rivayet ettiler. (Dediler ki): Bize Haccâc b. Muhammed rivayet etti. (Dediki): ibni Cüreyc şunu söyledi: Bana îbni Ebî Müleyke haber verdi, ona da Abbâd b. Abdillâh b. Zübeyr, Esma binti Ebi Bekir'den naklen haber vermiş ki, Esma', Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e gelerek: — «Yâ Nebiyullah! Zübeyr'in bana getirdiği şeylerden başka hiç bir şeyim yok. Onun bana getirdiklerinden bir parça infâk etsem bana bir günah var mıdır?» demiş-, Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): — «Gücünün yettiğİ kadar infâkta bulun. Malının fazlasını saklama ki Allah da sana fazl-u ihsanını kesmesin.» buyurmuşlar.
Bize İshâk b. İbrahim rivayet etti. (Dediki): Bize Muhammed b. Bekr haber verdi. (Dediki): Bize İbni Cüreyc haber verdi. H. Bana Züheyir b. Harb da rivayet etti. Bu lâfız onundur. (Dediki): Bize Ravh b. Ubâde rivayet etti. (Dediki): Bize İbni Cüreyc rivayet etti. (Dediki): Bana Mansûr b. Abdirrahmân, annesi Safiye binti Şeybe'den, o da Esma binti Ebi Bekir (Radiyallahu atthüma)'dan naklen rivayet eyledi. Esma şöyle demiş.: «İhram’a girerek yola çıktık. Müteakiben Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): — Kimin yanında hedy varsa ihramı üzere kalsın! Yanında hedyi olmayan hille çıksın! buyurdular. Benim yanımda hedy yoktu. Onun için ihramdan çıktım. Zübeyir'in beraberinde hedy vardı. O sebeple o, hille çıkmadı. Ben, elbisemi giydim, sonra dışarı çıkarak Zübeyir'in yanına oturdum. Zübeyir: — Yanımdan kalk! dedi. Ben : — Üzerine çullanacağım diye mi korkuyorsun? mukaabelesinde bulundum.
Bana Abbâs b. Abdilazîm El-Anberî rivayet etti. (Dediki): Bize Ebû Hişâm Muğîratü'bnü Selemete'l-Mahzûmî rivayet etti. (Dediki): Bize Vüheyb rivayet etti. (Dediki): Bize Mansûr b. Abdirrahmân, annesinden, o da Esma binti Ebî Bekir (Radiyallahu anhüma)'dan naklen rivayet eyledi. Şöyle demiş: «Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ile birlikte hacca telbiye getirerek Mekke'ye geldik...» Râvi bundan sonrasını İbni Cüreyc hadîsi gibi rivayet etmiş; yalnız şunu da söylemiştir: «Zübeyr: — Benden uzaklaş! Benden uzaklaş! dedi. Ben de : — Üzerine çullanacağımdan mı korkuyorsun? mukaabelesinde bulundum.»
Bize Muhammed b. Abdillah b. Numeyr rivayet etti. (Dediki): Bize babamla Hafs b. Giyâs ve Veki', Hişam'dan o da Fatima'dan, o da Esmâ'dan, naklen rivayet ettiler. Esma şöyle demiş: — Biz Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) zamanında bir at keserek yedik. (1942) -.