Mugîre b. Şu'be

Ebû Îsâ · Sahâbî, Kûfe ve Basra valisi

Mugîre b. Şu'be b. Ebû Âmir b. Mes'ûd b. Muattib b. Mâlik b. Ka'b b. Amr b. Sa'd b. Avf…

Doğumal-Ta'if
Vefath. 50 · Kûfe
KünyeEbû Îsâ
Nisbees-Sekafî
Yaşadığı yerlerBasra, Kûfe, Medine
TabakaMeşhur sahâbî
Cerh-ta'dîlsahâbî

Hakkında

Ebû Îsâ el-Mugîre b. Şu'be, Sakîf kabilesinin Ahlâf kolundan olup yaklaşık m. 600 yılında Tâif'te doğdu. Gençliğinde şehirde işlediği bir cinayetin ardından Tâif'ten ayrılmak zorunda kaldı; Medine'ye gelerek Hudeybiye Antlaşması'ndan önce (m. 628) Müslüman oldu. Hudeybiye görüşmeleri sırasında Hz. Peygamber'in yanında durup güvenliğini sağladı ve bundan sonraki bütün seferlere katıldı. Kaynaklar bir gözünü kaybetmiş olduğunu kaydeder.

Hz. Ömer döneminde Basra (m. 638), Muâviye döneminde ise Kûfe valiliğine (m. 661) getirildi. İdarî yeniliklerle tanınır; kurduğu kayıt ve defter düzeni halifeliğin bürokratik yapısını etkilemiştir. Basra valiliği sırasında Ebû Bekre ve iki kişinin zina isnadıyla suçlanarak Medine'de yargılandı; iddia usulüne uygun biçimde ispatlanamadığı için ceza almadı, şahitlere iftira haddi uygulandı, ancak kendisi valilikten alındı.

Hitabeti, pratik zekâsı ve siyasî manevra kabiliyetiyle ün yaptı; Arapların dâhileri arasında sayılmıştır. Yüz otuzdan fazla hadis rivayet etmiş olup bunlardan dokuzu Buhârî ile Müslim'in üzerinde ittifak ettiği rivayetlerdendir. Hicretin 50. yılında (m. 670) Kûfe'de çıkan tâun salgını sırasında vefat etti.

Ailesi

Babası
Shu'ba bin Abi 'Amir
Annesi
Asma' bint al-Afqam of B.Dahman b. Nasr
Eşi
Zaynab/Maymuna bint Abi Sufyan, Zaynab bint Uthman bin Maz'un
Çocukları
'Urwa bin al-Mughira bin Shu'ba, Hamza bin al-Mughira bin Shu'ba, Ya'fur bin al-Mughira bin Shu'ba, 'Aqqar bin al-Mughira bin Shu'ba

Râvi adları senedden otomatik ayrıştırılmış; kimlik ve hayat bilgileri ricâl kaynaklarından (Itqan râvi profilleri, muslimscholars.info) eşleştirilerek eklenmiştir.

Sözün kaynağı olduğu hadisler

Muğîre İbn Şu'be r.a.'den rivayet edildiğine göre o bir yolculukta Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) ile birlikteydi. Nebi (Sallallahu aleyhi ve Sellem) tuvalet ihtiyacını görmek için gitti. Muğîre Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem'in eline su döküyor, o da abdest alıyordu. Nebi s.a.v. yüzünü ve kollarını yıkadı, mestleri üzerine ise mesh etti. Tekrar: 203, 206, 363, 388, 2918, 4421, 5798, 5799
Urve İbnü'l-Muğîre babasından şunu rivayet etmiştir: Bir yolculukta Nebi (Sallallahu aleyhi ve Sellem) ile birlikteydim. Mestlerini çıkarmaya davrandım, ancak bana: "Onları bırak. Çünkü ben ayaklarım temiz olarak ben abdestli iken mestleri giydim" dedi ve mestleri üzerine meshetti.
Muğîre bin Şu'be'den şöyle nakledilmiştir: "Bir seferde Nebi (Sallallahu aleyhi ve Sellem) ile birlikteydik. 'Ey Muğîre! Matarayı tut' dedi. Ben de onu tuttum. Sonra Allah Resulü (Sallallahu aleyhi ve Sellem) biraz ilerledi ve nihayet benden uzaklaştı. Sonra ihtiyacını giderdi. Bu esnada üzerinde Şam işi bir cübbe vardı.Yeninden elini çıkarmaya çalıştı. Ne fayda ki cübbenin yenleri dardı. Bu yüzden elini cübbenin altından çıkardı. Daha sonra eline su döktüm, Namaz için abdest aldı. Mestleri üzerine meshetti, sonra namaz kıldı."
Rivayet zinciri: Buhârî ← Yahyâ ← Ebû Muâviye ← Süleymân A'meş ← Ebü'd-Duhâ ← Mesrûk b. el-Ecda' ← Mugîre b. Şu'be
Muğîre İbn Şu'be'nin şöyle dediği nakledilmiştir; "Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e abdest aldırdım (abdest alırken eline su döktüm), Mesti üzerine meshedip namaz kıldı."
Muğire İbn Şu'be (r.a.)'in kâtibi Verrâd şöyle demiştir: "Bir defasında Muğîre ibn Şu'be Muaviye'ye gönderilmek üzere bana yazdırdığı bir mektupta şunları söylemişti: Resûîullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem her farz namaz'ın ardından şöyle dua ederdi: La İlahe İllallahu vahdehu la şerike Lehu, Lehul mulk ve Lehul hamd ve Huve ala kulli şey'in kadir Allahumme lâ mania limâ e'tayte velâ mu'tlye limâ mena'te ve lâ yenfeu ze'l-Ceddi minke'l-Cedd Meali: Tek olan Allah'tan başka İlah yoktur, Onun ortağı yoktur, mülk hakimiyet Onundur, övgü Onadır. Onun her şeye gücü yeter. Allah'ım, Senin verdiğine engel olacak hiçbir şey yoktur. Senin engel olduğunu da verebilecek yoktur. Senin yanında zenginin zenginliği fayda vermez. Zenginlik Senden gelir. Tekrar: 1477, 2408, 5975, 6330, 6473, 6615 ve 7292
Muğîre Ibn Şu'be (r.a.)'in şöyle dediği nakledilmiştir: "Resul-i Ekrem Sallallahu Aleyhi ve Sellem zamanında İbrahim'in öldüğü gün güneş tutulmuştu. Bunun üzerine insanlar: 'Güneş İbrahim öldüğü için tutuldu' demeye başladılar. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem ise onların bu sözünü duyunca şöyle buyurdu: "Güneş ve ay hiç kimsenin ne ölümü ne de hayatı dolayısıyla tutulur. Siz güneşin ve ayın tutulduğunu görürseniz namaz kılın ve Allah'a dua edin! Tekrar: 1060, 6199.
Muğîre İbn Şu'be'nin şöyle dediği nakledilmiştir: "Resul-i Ekrem Sallallahu Aleyhi ve Sellem zamanında oğlu İbrahim'in öldüğü gün güneş tutulmuştu. Bunun üzerine insanlar: Güneş İbrahim öldüğü için tutuldu, demeye başladılar. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem onların bu sözünü duyunca şöyle buyurdu: "Güneş ve ay Allah'ın birer ayetidir. Bunlar ne bir kimsenin ölümü ne de hayatı dolayısıyla tutulur. Siz güneşin ve ayın tutulduğunu görürseniz açılıncaya kadar Allah'a dua edin ve namaz kılın!"
Rivayet zinciri: Buhârî ← Ebü'l-Velîd ← Zâ'ide b. Kudâme ← Ziyâd b. Ilaka ← Mugîre b. Şu'be
Muğire İbn Şu'be (r.a.)'in şöyle dediği nakledilmiştir: "Resûlullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem geceleri o kadar çok namaz kılardı ki bu yüzden ayakları / baldırları şişerdi. Onun bu halini görüp sitemde bulunanlara ise: "Ben Allah'a çokça şükreden bir kul olmayayım mı?" buyurdu.
Rivayet zinciri: Buhârî ← Ebû Nuaym ← Mis'ar b. Kidâm ← Ziyâd b. Ilaka ← Mugîre b. Şu'be
Muğîre r.a., Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den şunu işittiğini söylemiştir: "Benim adıma yalan söylemek, başkası adına yalan söylemek gibi değildir. Benim adıma kasıtlı olarak yalan söyleyen kişi ateşteki (cehennemdeki) yerine hazırlansın. Kimin ölümünün ardından feryad-u figan edilirse o kişiye bu feryad sebebiyle azap edilir."
Rivayet zinciri: Buhârî ← Ebû Nuaym ← Saîd b. Ubeyd et-Tâ'î ← Ali b. Rebî'a ← Mugîre b. Şu'be
Şa'bî'den nakledildiğine göre Muğîre İbn Şu'be'nin katibi şöyle anlatır: Muaviye, Muğîre'ye gönderdiği bir mektupta Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'den işitmiş olduğu hadislerden bir bölümünü yazıp göndermesini istemişti. Muğîre mektuba şöyle yazdı: Resûlullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'i şöyle buyururken işittim: Allah sizin için üç şey'i hoş görmez: Bunlar, dedikodu, mal israfı ve çok soru sormak."
Muğire İbn Şu'be r.a.'in naklettiğine göre Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurmuştur: "Allah size, analara karşı gelmeyi, kız çocuklarını diri diri öldürmeyi, borcunuzu ödememeyi, hakkınız olmayan şeyi almayı haram kıldı. Dedi kodu etmeyi, çok soru sormayı ve malı zayi etmeyi de kerih gördü."
Muğire İbn Şu'be şöyle demiştir: "Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem ihtiyacını gidermek üzere uzaklaştı ve sonra geri döndü. Ben onu elimde su ile karşıladım. Bu sırada üzerinde Şam yapımı bir cübbe vardı. Ağzını çalkalayıp burnunu temizledi ve yüzünü yıkadı. Sonra kollarını elbisenin altından çıkardı ve yıkadı. Elbisenin yen kısmı çok dar olduğu için kollarını sıvayamamıştı. Daha sonra başına ve mestlerinin üzerine mesh etti."
Muğire bin Şu'be'den rivayete göre Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurdu: "Ümmetimden bir kısım insanlar üstün olarak kalmaya devam edecekler ve Allah'ın emri onlara gelinceye kadar onlar bu üstünlüklerini sürdüreceklerdir. " Tekrar: 7311 ve 7459
Muğire'nin şöyle söylediği rivayet edilmiştir: Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem gece namazına kalktı ve iki ayağı şişinceye kadar kıyamda durdu. Bunun üzerine kendisine, Allah Teala'nın geçmiş ve gelecek bütün günahlarını bağışladığı hatırlatıldı, o da şöyle buyurdu: Rabbine şükreden bir kul olmayayım mı?
Rivayet zinciri: Buhârî ← Sadaka b. el-Fadl ← Süfyân b. Uyeyne ← Ziyâd b. Ilaka ← Mugîre b. Şu'be
Muğire b. Şu'be'den, dedi ki: "Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem ihtiyacını karşılamakiçin gitti, sonra geri döndü. Ben onu su götürerek karşıladım. O da abdest aldı. Üzerinde Şam malı bir cübbe vardı. Ağzına su aldı, burnuna su çekti, yüzünü de yıkadı. Ellerini elbisesinin yenıerinden çıkarmak istedi. Ama yenıeri dar olduğundan dolayı ellerini cübbesinin aşağısından çıkardı ve yıkadı. Başını ve mest1erini de meshetti."
Urve b. Muğire'den, o babasından r.a. dedi ki: "Bir seferde iken bir gece Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem ile birlikte idim. Bana: Beraberinde su var mı; diye sordu. Ben: Evet deyince, bineğinden indi ve gece karanlığında onu göremeyeceği m bir yere ulaşıncaya kadar yürüdü. Sonra geldi, ben de onun üzerine matarayı boşalttım. Yüzünü ve elleriniyıkadı. Üzerinde yün bir cübbe vardı. Kollarını ondan (yenıerinden) dışarıya çıkartamadı. Nihayet kollarını cübbenin alt tarafından çıkardı ve kollarını yıkadı. Sonra başına mesh etti. Daha sonra ben onun mestIerini çıkarmak için eğildim. Ama o: Onlara ilişme! Çünkü ben ayaklarım temiz (abdestii) iken o mestIeri giyinmiştim, dedi ve mestleri üzerine meshetti."
Muğire İbn Şu'be'den, o Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'den, dedi ki: "Şüphesiz Allah sizlere annelere kötü davranmayı, (hakları) engellemeyi ve (hak olmayan bir şeyin) verilmesini istemeyi, kız çocukları diri diri gömmeyi haram kılmış; size dedikodu yapmayı, çokça soru sormayı ve malı zayi etmeyi de hoş görmemiştir. "
Muğire b. Şu'be r.a.'den, dedi ki: "İbrahim'in öldüğü gün güneş tutulmuştu."
Rivayet zinciri: Buhârî ← Ebü'l-Velîd ← Zâ'ide b. Kudâme ← Ziyâd b. Ilaka ← Mugîre b. Şu'be
Muğire İbn Şu'be'nin nakline göre Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem iki ayağı şişinceye veya kabarıncaya kadar gece namazı kılardı. Kendisine (bunun sebebi sorulduğunda) "Ben çok şükredici bir kul olmayayım mı?" diye cevap verirdi.
Rivayet zinciri: Buhârî ← Haled b. Yahyâ ← Mis'ar b. Kidâm ← Ziyâd b. Ilaka ← Mugîre b. Şu'be
Muğire b. Şu'be radiyallahu anh şöyle anlatmıştır: Hiç kimse Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem' e benim sorduğum kadar Deccal'i sormamıştır. Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem bana "Ondan sana ne zarar gelecektir?" dedi. "Çünkü insanlar onun beraberinde ekmek dağı ve su nehri vardır diye söylüyorlar!" dedim. Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem "O, Allah nezdinde bunu mu'minlerin sapmasına sebep kılmayacak kadar hakirdir. "
Muğira b. Şu'be'nin nakline göre Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurmuştur: "Ümmetimden bir zümre kendilerine Allah'ın emri gelinceye kadar hak üzerinde birbirine yardım etmekte devam edecek ve bunlar daima galip geleceklerdir" buyurmuştur.
Muğire b. Şu'be şöyle anlatmıştır: Ömer b. el-Hattab gebe bir kadın'ın karnına vurulması sebebiyle cenin'i ölü olarak düşürmesinin hükmünü sordu ve "Hanginiz Nebi'den bu konuda bir şey işitti?" dedi. Ben "Ben işittim" dedim. Ömer "İşittiğin nedir?" diye sordu. 'Ben Nebi'den işittim 'Bu durumda bir ğurre yani bir köle veya cariye verilir' buyurdu" dedim. Bunun üzerine Ömer bana "Bu söylediğin hadis hususunda bana bir çıkış yeri, bir delil getirmedikçe ayrılma!" dedi.
Rivayet zinciri: Buhârî ← Muhammed ← Ebû Muâviye ← Hişâm ← babası ← Mugîre b. Şu'be
Ben hemen onun yanından çıktım ve akabinde Muhammed b. Mesleme'yi buldum ve onu Ömer' e getirdim. O da benimle beraber Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'den "Bu durumda bir ğurre yani bir köle veya cariye verilir" dediğini işittiğine şehadet etti.
Rivayet zinciri: Buhârî ← Muhammed ← Ebû Muâviye ← Hişâm ← babası ← Mugîre b. Şu'be
Muğire b. Şu'be r.a. şöyle demiştir: Ben Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'den işittim şöyle buyuruyordu: "Ümmetimden bir topluluk Allah'ın emri kendilerine gelinceye (kıyamet kopuncaya) kadar daima insanlar üzerine galip ve yüksek olmakta devam edecektir. "
Bize Said b. Amr el-Eş'asi tahdis etti. Bize Süfyan b. Uyeyne, Mutarrif ve İbn Ebcer'den tahdis etti. O Şa'bi'den şöyle dediğini nakletti: Muğire b. Şu'be'den -yüce Allah'ın izniyle- rivayeten dinledim. (H) Bize İbn Ebi Ömer de tahdis etti. Bize Süfyan tahdis etti. Bize Mutarrif b. Tarif ve Abdulmelik b. Said tahdis etti. İkisi de Şa'bl'yi, Muğire b. Şu'be'den haber verirken dinledi. (Şa'bi) dedi ki: Ben onu minberin üzerinde hadisi Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'e ref ederken dinledim, dedi. Bana Bişr b. Hakem de -ki lafız onundur- tahdis etti. Bize Süfyan b. Uyeyne tahdis etti. Bize Mutarrif ve İbn Ebcer tahdis etti. Her ikisi Şa'bl'yi şöyle derken dinledi: Muğıre b. Şu'be'yi bunu insanlara minber üzerinde haber verirken dinledim. Süfyan dedi ki: İkisinden birisi -zannederim o da İbn Ebcer'dir- hadisi ref' etti. (Allah Resulü) buyurdu ki: "Musa Rabbinden: Cennet ehli arasında cennetteki makamı en aşağıda olan hakkında soru sordu. (Yüce Allah) şöyle buyurdu: Bu cennetliklerin cennete konulmasından sonra gelecek bir adamdır. Ona: Cennete gir denilecek, o: Rabbim, nasıl (gireyim)? İnsanlar konaklarına, makamlarına yerleşmiş, alacaklarını da almışlar, diyecek. Ona: Dünya krallarından bir kralın mülkünün mislinin senin olmasına razı gelir misin, denilecek. O razı oldum Rabbim, diyecek. Bu sefer: Sana bu onun bir misli, onun bir misli, onun bir misli ve onun bir misli daha verilecek, buyuracak. Adam beşincisinde razı oldum Rabbim, diyecek. Rabbi: Bu on misli ile birlikte senindir, bir de sana canının çektiği, gözünün zevk aldığı her şeyde verilecektir, buyuracak. Adam: Razı oldum Rabbim, diyecek. (Musa) dedi ki: Rabbim, peki ya cennetlikler arasında makamı en yüksek olan(a ne verilecek) dedi. Şöyle buyurdu: İşte, bunlar benim istediğim ve onların kerametlerimi (onlara lütuf ve ihsanlarımı) elimle diktiğim ve üzerlerini mühürlediğim kimselerdir. Hiçbir göz (onları) görmemiş, hiçbir kulak işitmemiş ve hiçbir insanın kalbinden geçmemiştir." Aziz ve Celil Allah'ın kitabında bunun doğruluğunun delili ise: "Kendileri için gözleri aydınlatan ne nimetler gizlediğini hiçbir kimse bilmez. " (Secde, 17) buyruğudur, dedi.
Bize Ebu Kureyb tahdis etti. Bize Ubeydullah el-Eşcai, Abdulmelik b. Ebcer'den şöyle dediğini tahdis etti: Şa'bi'yi şöyle derken dinledim: Muğıre b. Şu'be'yi minber üzerinde şöyle derken dinledim: Musa (aleyhisselam) Aziz ve Celil Allah'a cennetlikler arasında cennetten payı en az olan kişiye dair soru sordu, sonra da hadisi buna yakın olarak rivayet etti.
Bize Yahya b. Yahya et-Temîmî de rivayet etti. (Dediki) : Bize Ebu'I Ahvas, Eş'as'dan, o da Esved b. Hilal'dan, o da Mugiretü'bnü Şu'be'den naklen haber verdi. Mugira şöyle demiş: Bir gece Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) ile birlikte idim. Derken (bineğinden) inip, ihtiyacını karşıladı sonra geldi. Ben de yanımda bulunan bir mataradan eline su döktüm, abdest aldı ve mest1erine mesh etti.
Bize Ebu Bekr b. Ebi Şeybe ile Ebu Küreyh de rivayet ettiler. Ebu Bekr dediki: Bize Ebu Muaviye. Ameş'den, o da Müslim'den, o da Mesruk'tan, o da Mugiratü'bnü Şu'be'den naklen rivayet etti. Muğıre b. Şu'be dedi ki: Bir seferde Nebi (Sallallahu aleyhi ve Sellem) ile birlikte idim. "Ey Muğire, matarayı al" buyurdu. Ben de onu aldıktan sonra onunla birlikte çıktım. Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) gözümden kayboluncaya kadar gitti. İhtiyacını gördükten sonra geri geldi. Üzerinde yenıeri dar, Şam işi bir cübbe vardı. Elini yeninden çıkarmak istedi (3/66b), (yenıeri) ona dar gelince, elini cübbenin altından çıkardı. Ben de eline su döktüm, O da namaz abdesti gibi abdest aldı, sonra mest1eri üzerine mesh etti, sonra namaz kıldı.
Bize İshak b, İbrahim ile Ali b. Haşrem dahi hep birden İsa b. Yunus'tan rivayet ettiler. İshak dedi ki: Bize İsa haber verdi. (Dediki): Bize A'meş, Müslim'den, o da Mesruk'tsn, o da Muğiratü'bnü Şu'be'den naklen rivayet etti. Muğire b. Şu'be dedi ki: Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) ihtiyacını görmek için dışarı çıktı. Döndüğünde ben de matara ile onu karşıladım. Eline su döktüm, ellerini yıkadıktan sonra yüzünü yıkadı sonra kollarını yıkamak isteyince cübbe(nin yenıeri) ona dar geldi. Bunun üzerine ellerini cübbenin altından çıkartıp (kollarını) öyle yıkadı, başına ve mestlerine mesh ettikten sonra bize namaz kıldırdı. Tahric bilgisi 628'de
Bize Muhammed b. Abdillah b. Nümeyr rivayet etti. (Dediki) : Bize babam rivayet etti. (Dediki): Bize Zekeriyya, Amir'den naklen rivayet etti. Demişki Bana Urve b. Mugire babasından naklen haber verdi. Babası şöyle demiş: Bir gece bir yolculukta Nebi (Sallallahu aleyhi ve Sellem) ile birlikte idim. Bana: "Yanında su var mı" buyurdu. Ben, evet dedim. Bineğinden indi ve gece karanlığında kayboluncaya kadar yürüdü. Sonra geri geldi, ben de mataradan eline su döktüm. Yüzünü yıkadı üzerinde yünden bir cübbe vardı. Kollarını ondan çıkartamayınca sonunda kollarını cübbenin altından çıkardı ve kollarını yıkayıp, başına mesh etti, sonra mest1erini ayaklarından çıkarmak için eğildim, "onları bırak, çünkü ben onları abdestli iken giyinmiştim" buyurdu ve üzerlerine mesh etti.