Muhammed b. Hâtim

Ebû Abdullah · 10. tabaka

Muhammed b. Hâtim b. Meymûn

Vefath. 235
KünyeEbû Abdullah
Nisbeel-Bağdâdî, el-Mervezî
Yaşadığı yerlerBağdat er-Rebî'
Tabaka10. tabaka

Râvi adları senedden otomatik ayrıştırılmış; kimlik ve hayat bilgileri ricâl kaynaklarından (Itqan râvi profilleri, muslimscholars.info) eşleştirilerek eklenmiştir.

Zincirde geçtiği hadisler

Bize bu hadisi Ebu Kureyb de rivayet etti. (Dediki) Bize ibni Bişr rivayet etti. H. Bana Muhammed b. Hatim de rivayet etti. (Dediki) : Bize Vekî' rivayet etti. ibni Bişr ile Vekî'in ikisi birden Mis'ar'dan, o da Mansûr'dan bu isnâdla rivayet etmişlerdir. İbni Bişr'in rivayetinde: «Doğruyu bulmak için bunların hangisi daha lâyık olduğuna bir baksın!»; Vekî'in rivayetinde ise: «Doğruyu araştırsın!» ibareleri vardır.
Rivayet zinciri (1. tarîk): Müslim ← Ebû Küreyb ← Muhammed b. Bişr ← Mis'ar b. Kidâm ← Mansûr ← İbrâhîm en-Nehaî ← Alkame b. Kays ← Abdullah b. Mes'ûd
Rivayet zinciri (2. tarîk): Müslim ← Muhammed b. Hâtim ← Vekî' ← Mis'ar b. Habîb ← Mansûr ← İbrâhîm en-Nehaî ← Alkame b. Kays ← Abdullah b. Mes'ûd
Bize Mubammed b. Hatim rivayet etti. (Dediki) : Bize Muhammed b. Bekr haber verdi. (Dediki) : Bize ibni Cüreyc haber verdi. H. Bana İshâk b. Mansûr da rivayet etti. Lâfız onundur. Dediki: Bize Abdürrezzâk haber verdi. (Dediki) : Bize ibni Cüreyc haber verdi. (Dediki) : Bana Amr b. Dinar haber verdi. Ona da İbni Abbas'ın azadlısı Ebu Mâbed haber vermiş; ona da ibni Abbâs haber vermiş ki: Cemaatin farz namazdan çıkınca yüksek sesle zikirde bulunması Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) devrinde varmış. Ebu Mâbed şunu da söylemiş: — «İbni Abbâs: Ben cemaatin namazdan çıktıklarını bu sesi işitdiğim zaman bununla bilirdim; dedi.»
Rivayet zinciri (1. tarîk): Müslim ← Muhammed b. Hâtim ← Muhammed b. Bekir ← İbn Cüreyc ← Amr b. Dînâr ← Ebû Ma'bed ← İbn Abbâs
Rivayet zinciri (2. tarîk): Müslim ← İshâk b. Mansûr ← Abdürrezzâk b. Hemmâm ← İbn Cüreyc ← Amr b. Dînâr ← Ebû Ma'bed ← İbn Abbâs
Bana Muhammed b. Hatim de rivayet etti. (Dediki) : Bize Muhammed b. Bekr rivayet etti. (Dediki) : Bize ibni Cüreyc haber verdi. (Dediki) : Bana Abdetü'bnü Ebî Lübâbe haber verdi ki: Mugîratü'bnü Şu'be'nin âzâdlısı Verrâd şöyle demiş: Mugîratü'bnü Şu'be, Muâviye'ye: — «Ben Resulullah (Sallallnhu Aleyhi ve Sellem)'i namazdan selâm verdiği sırada şöyle derken işitdim... diyerek yukarkilerin hadîsleri tarzında (Hem o her şey'e kaadirdir.) cümlesinden başkasını yazdı. Yalnız bu cümleyi zikretmedi. (Bu mektubu ona Verrâd yazmışdır).
(Bana Muhammed b. Hatim ile Ubeydullah b. Satd rivâyet ettiler. Dediler ki: Bize Yahya b. Saîd, Haccâc-ı Savvâf dan rivâyet etti. ki): Bize Yahya b. Ebî Kesîr, Ebû Seleme ile Abdullah b. Ebû Katâde'den, onlar da Ebû Katâde'den naklen rivâyet etti. Ebû Katâde şöyle dedi; Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem): ikaamet getirildiği zaman beni görmedikçe ayağa kalkmayın» buyurdular. İbn Hatim: «İkaamet getirildiği yahut ezan okunduğu zaman...» dedi
Bana İshâk b. İbrahim ile Muhammed b. Hatim, ikisi birden Muhammed b. Bekr'den rivayet ettiler. H. Bana Hârûn b. Abdillâh dahi rivayet etti. (Dediki): Bize Haccâc b. Muhammed rivayet etti. H. Bana Haccâc b. Şâir ile Muhammed b. Râfi' de rivayet ettiler. Dedilerki: Bize Abdürrezzak rivayet etti. Hepsinin lâfızları birbirine yakındır. Bu râviler toptan: Bize ibni Cüreyc rivayet etti; demişler, ibni Cüreyc demişki: Bana Mugîratü'bnü Hakim, Ümmü Külsüm binti Ebî Bekir'den naklen haber verdi. Ümmü Külsüm de, Mugîra'ya, Aişe'den naklen haber vermiş. Aişe şöyle demiş: «Bir gece Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) yatsı namazını gecenin geç vakitlerine geciktirdi. O derecede ki gecenin çoğu gitti ve mescide gelenler uyudu. Sonra (mescide) çıkarak namazı kıldırdı ve: «Bu namazın vakti işte budur. (Ama) ümmetime meşakkat vermiş olmasam I» buyurdu. Abdürrezzâk'ın rivayetinde: «Bu vakit ümmetime zor gelmese!» ifâdesi vardır.
Bana Harun b. Abdillâh ile Muhammed b. Hatim rivayet ettiler. Dedilerki: Bize Haccac b. Muhammed rivayet etti. Dediki: İbni Cüreyc şunu söyledi: Bana Ömer b. Atâ' b. Ebî'l-Huvâr haber verdi ki kendisi bir defa Nâfî' b. Cübeyr b. Mut'im ile birlikde otururken ansızın yanlarından Zeyd b. Zebbân'ın damadı Cüheynelilerin âzâdlısı Ebu Abdillâh geçmiş. Nâfi', onu çağırarak demiş ki: Ben Ebu Hureyre'yi şöyle derken işittim: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) : «İmamla beraber kılınan bir namaz, kişinin yalnız başına kıldığı yirmi beş namaz’dan daha faziletlidir.» buyurdular. İzah 650 de. Öneri: önce 650 deki izahı okuyup sonra bu sayfaya dönün ve aşağıdaki link ile mezkur sayfaya gidin! Bu Sayfa’nın devamı niteliğindeki sayfa’yı okumak için! Buraya tıklayabilirsiniz !
Bana Muhammed b. Hatim de rivayet etti. (Dediki) : Bize Behz rivayet etti. (Dediki): Bize Hammâd b. Seleme, Sâbit'den, o da Ebu Râfi'den, o da Ebu Hureyre'den naklen rivayet etti ki; Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) : «Kul, namazgahında namazı beklediği müddetçe namazda olmakda devam eder; melekler de ta oradan gidinceye yahut abdest bozuncaya kadar: Yâ Rabbî! Onu mağfiret eyle! Yâ Rabbî! Ona rahmet eyle!., derler.» buyurmuşlar. Râvî diyor ki: Abdestini bozmak ne oluyor? dedim: «Fıslatır yahut zartlatır.» dedi.
Bana Muhammed b. Hatim rivayet etti. (Dediki): Bize Behz b. Esed rivayet etti. (Dediki): Bize Hammâd b. Seleme rivayet etti. (Dediki): Bize, Enes b. Sirin, Enes b. Malik'den naklen haber verdiki, Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bir ay müddetle sabah namazında rükû'dan sonra kunût yapmış; Benî Usayye'ye beddua etmişdir.
Bana Muhammed b. Hatim ile Ya'kûb b. İbrahim Ed-Devrakî; ikisi birden Yahya'dan rivayet ettiler. İbni Hatim Dediki: Bize Yahya b. Saîd rivayet etti. (Dediki): Bize yezîd b. Keysân rivayet etti. (Dediki) : Bize Ebu Hâzim, Ebu Hureyre'den rivayet etti. Ebu Hureyre ŞÖyle demiş: «Nebiyyullâh (Sâllallahu Aleyhi ve Sellem) ile beraber mola verdik. Fakat güneş doğuncaya kadar uyanamadık. Uyandığımızda Peygamber «Herkes hayvanının başını tutarak yürüsün! Çünkü burası öyle bir yer ki yanımıza burada şeytan geldi.» buyurdular. Ebu Hureyre diyor ki: Biz hemen dediğini yaptık, sonra su isteyerek abdest aldı. Sonra iki rek'ât namaz kıldı.» Râvî Ya'kûb: «İki secde namaz kıldı; sonra namaz için îkaamet getirildi. Ve sabah namazını kıldırdı.» demiş.
Bana Muhammed b. Hatim rivayet etti. (Dediki): Bize Affân b. Müslim rivayet etti. (Dediki): Bize, Hemmâm rivayet etti. (Dediki): Bize, Enes b. Sîrîn rivayet etti. Dediki: Enes b. Mâlik'i Şam'a gittiği vakit (donüşde) karşıladık; onunla Ayn-ı Temir denilen yerde karşılaştık. Kendisini bir merkep üzerinde namaz kılarken gördüm. Yüzü şu tarafa doğru idi (râvî Hemmâm kıblenin soluna işaret etmiş.) Ben, kendisine : «Seni kıbleden başka tarafa doğru namaz kılarken gördüm!» dedim. Enes (Radiyallahû anh): «Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in böyle yaptığını görmemiş olsaydım, ben de yapmazdım.» cevâbını verdi.
Bana, Muhammed b. Hâtim ile Harun b. Âbdillâh rivayet ettiler. Dedilerki: Bize, Haccâc b. Muhammed rivayet etti. Dediki: İbni Cüreyc şunu söyledi: Bana Osman b. Ebî Süleyman haber verdi; Ona da Ebû Selemete'bnü Abdirrahmân haber vermiş; Ona da, Âişe haber vermiş ki, Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) birçok namazlarını oturarak kılmadan vefat etmemiş.
Bana, Muhammed b. Hatim ile Hasenü'l-Hulvânî, ikisi birden Zeyd'den rivayet ettiler. Hasen, dediki: Bize, Zeydü'bnü'l-Hubâb rivayet etti. (Dediki): Bana, Dahhâk b. Osman rivayet etti. (Dediki): Bana, Abdullah b. Uıve, babasından, o da Âişe'den naklen rivayet etti. Âişe, şöyle demiş: «Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in, yaşı ilerleyip (vücûdu) ağırlaşınca ekseriyetle namazını oturarak kılardı.»
Bize, İbni Ebî Ömer ile Muhammed b. Hatim, ibni Uyeyne'den rivayet ettiler. İbni Ebî Ömer Dediki: Bize, Süfyân, Amr b. Dînâr'dan. o da İbni Abbâs'ın âzâdlısı Kureyb'den, o da İbni Abbâs'dan naklen rivayet ettiki, İbni Abbâs teyzesi Meymûne'nin yanında gecelemiş. «Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) geceleyin kalkarak asılı duran su tulumundan hafif bir abdest almış. (Râvî demiş ki. İbni Abbâs, Peygamber (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in abdest alışını tavsif etti. Ve onu hafif tutuyor; (suyu az döküyordu.) İbni Abbâs demiş ki: Bunun üzerine ben de kalkarak Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in yaptığı gibi yaptım. Sonra gelip sol tarafına durdum. Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) : Beni arkasından geçirerek sağ tarafına durdurdu. Ve namazını kıldı. Sonra yana yaslandı ve uyudu. Hattâ horladı. Sonra ona Bilâl gelerek namaz vaktini haber verdi. Bunun üzerine mescide çıkarak sabah namazını kıldı. Fakat abdest almadı.» Süfyân: «Bu hâl Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Selleln)'e mahsûsdur. Çünkü biz Nebi (Sullallahu Aleyhi ve Sellem)'\n gözleri uyur, kalbi uyumazdığını duyduk.» demiş.
Bana, Muhammed b. Hatim rivayet etti. (Dediki): Bize Muhammed b. Bekr rivayet etti. (Dediki): Bize, İbni Cüreyc haber verdi (Dediki): Bana Atâ', İbni Abbâs'dan naklen haber verdi. Demiş ki : «Bir gece teyzem Meymûne'nîn yanında kaldım, derken Peygamber (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) geceleyin nafile namaz kılmağa kalktı. Ve su tulumuna giderek abdest aldı ve namaza durdu. Onun böyle yaptığını görünce, ben de kalktım ve tulumdan abdest aldım. Sonra onun sol tarafına durdum. Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) arkasından, benim elimden tutarak benî öylece arkasından sağ tarafına döndürdü.» (Râvî diyor ki) : Ben : «Bu nafile namazdamı oldu?» dedim: — Evet; cevâbını verdi.
Bize, Muhammedü'bnü'l-Müsenna ile Muhammed b. Hatim, Abd b. Humeyd ve Ebî Ma'ni'r-Rakaaşî rivayet ettiler. Dedilerki: Bize, Ömer b. Yûnus rivayet etti. (Dediki): Bize, îkrimetü'bnü Ammâr rivayet etti. (Dediki): Bize Yahya b. Ebî Kesîr rivayet etti. (Dediki): Bana Ebû Selemete'bnü Abdirrahmân İbni Avf rivayet etti. Dediki: Ümmü'l-Mü'minîn Âişe'ye sordum: — Nebiyyullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) geceleyin kalktığı vakit namazına ne ile başlardı? dedim. Aişe : — Geceleyin kalktığı vakit namazına : «Allah'ım! Ey Cebrail, Mîkâîl ve İsrafil'in Rabbi! Gökler'le yerin yaradanı; hâzırı ve gâîbi bilen Allah'ım! Kullarının ihtilâf ettikleri şeylerde, onların aralarında ancak sen hükmedersin. İhtilâf edilen hakka izninle beni hidâyet eyle! Çünkü dilediğini doğru yola ancak sen hidâyet eylersin!» duası ile başlardı... dedi.
Bana, Muhammed b. Hatim rivayet etti. (Dediki): Bize, Behz rivayet etti. (Dediki): Bize, Vüheyb rivayet etti. (Dediki): Bize, Mûsâ b. Ukbe rivayet etti. Dediki: Ebû'n-Nadr'ı, Büsr b. Saîd'den, o da Zeydü'bnü Sâbit'den naklen rivayet ederken dinledim ki, Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) mescidde hasırdan bir odacık yapmış da, orada birkaç gece namaz kılmış. Nihayet halk başına toplanmış... Râvî yukarki hadîsin benzeri şekilde rivayet etmiş. Yalnız burada : «Size farz kılınmış olsa, onu yapamazdınız.» demiştir.
Bana, Muhammed b. Hatim rivayet etti. (Dediki): Bize, Muhammed b. Bekr rivayet etti. (Dedikiı): Bize, İbni Cüreyc haber verdi. (Dediki): Bana, Abdetü'bnü Ebî Lübâbe, Şakîk b. Seleme'den naklen rivayet etti. Şakîk şöyle demiş: Ben, İbni Mes'ûd'u şunları söylerken işittim. (Dediki): Resûlullah' (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) «Filân ve filân sûreyi unuttum; yahut filân ve filân âyetleri unuttum... demek bir adam için ne kadar çirkin bir şeydir! Belki ona, bunlar unutturulmuşdur.» buyururken işittim.
Bana Muhammed b. Hatim ile Ya'kûb b. İbrahim hep birden Yahya'dan rivayet ettiler, ibni Hatim Dediki: Bize Yahya b. Sâîd rivayet etti. (Dediki): Bize Yezîd b. Keysân rivayet etti. (Dediki): Bize Ebû Hâzim, Ebû Hureyre'den naklen rivayet etti. Ebû Hureyre şöyle demiş: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) : «Toplanın! Çünkü size Kur'ân'ın üçte birini okuyacağım.» buyurdular. Bunun üzerine toplanan toplandı. Sonra Nebiyyullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellemi çıkarak İhlâs sûresini okudu. Sonra içeri girdi. Biz birbirlerimize: — Ben zannederim bu, ona semadan gelme bir huber olacak: İçeri girmesine sebep de, bu'dur; dedik. Sonra Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) (yanımıza) çıkarak: «Gerçekden ben size Kur'ân'ın üçte birini okuyacağım; demişdim. Dikkat edin! Bu sûre Kur'ân'ın üçtebirine muâdildir.» buyurdular.
Bize Muhammed b. Hatim rivayet etti. (Dediki): Bize Behz rivayet etti. (Dediki): Bize Vüheyb rivayet etti. (Dediki): Bize Abdullah b. Tâvûs, babasından, o da Âişe'den naklen rivayet etti. Âişe şöyle demiş : «Ömer vehm etmiş; Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) namaz için ancak güneşin doğması ve batması zamanlarının kollanmasını yasak etmişdir.»
Bana Muhammed b. Hatim rivayet etti. (Dediki): Bize, Behz rivayet etti. (Dediki): Bize Vüheyb rivayet etti. (Dediki): Bize Abdullah b. Tâvûs, baabsmdan, o da Ebû Hureyre'den, o da Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den naklen rivayet etti. Efendimiz: «Her yedi günde bir gusül edip, başını ve bedenini yıkamak her müslüman üzerinde Allah'ın bir hakkıdır.» buyurmuşlar.
Bana, bu hadîsi Muhammed b. Hatim de rivayet etti. (Dediki): Bize Muhammed b. Bekr rivayet etti. (Dediki): Bize İbni Cüreyc haber verdi. (Dediki): Bana İbni Şihab iki isnadı ile birden bu hadisin mislini haber verdi. Yalnız İbni Cüreyc: «İbrahim b. Abdîllâh b. Kaariz...» demiş.
Bana Muhammedü'bnü Hatim rivayet etti. (dediki): Bize Yahya b. Said, Yezîd b. Keysân'dan rivayet etti. (dediki): Bana Ebû Hâzim, Ebû Hureyre'den, o da Nebi (Sallallahu Aleyhi ve SelIem)'den naklen rivayet etti; Efendimiz şöyle buyurmuşlar: «Her kim bir cenazenin namazını kılarsa, ona bir kîrât; kabrine konuluncaya kadar arkasından giderse iki kîrât (sevap) vardır.» (Ravi Ebu Hazim diyor ki): Ben: — Yâ Ebâ Hureyre bu iki kırat nedir?» dedim; «Uhut dağı gibidir.» cevâbını verdi.
(Bize Şeybân b. Ferrûh rivâyet etti. ki): Bize Cerîr yani İbn Hâzim rivâyet etti. ki): Bize Nâfi’ rivâyet etti. ki): İbn Ömer'e: Ebû Hüreyre: Ben Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem)’i «Her kim bir cenazenin arkasından yürürse, ona bir kirât ecir vardır.» işittim, diyor; dediler. İbn Ömer (Artık) Ebû Hüreyre de bize hadis rivâyet etmekte çok oluyor; dedi ve Âişe'ye birini göndererek (bu meseleyi) sordurdu. Âişe, Ebû Hüreyre'yi tasdik etti. Bunun üzerine İbn Ömer: Vallahi biz pek çok kıratlarda kusur ettik, dedi
Bana Muhammed b. Hatim rivayet etti. (dediki): Bize Yahya b. Said, ibni Cüreyc'den, o da Atâ'dan, o da Câbir İbni Abdillâh'dan naklen rivayet etti. Câbir şöyle demiş: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem), «Bu gün Allah'ın sâlih bir kutu olan Azhame vefat etti.» buyurdu. Sonra kalkarak bize imam oldu ve onun cenaze namazını kıldı.
Bize Yahya b. Yahya rivayet etti. (dediki): Bize Hüşeym haber verdi. H. Bize Hasenü'bnü Rabi' ile Ebû Kâmil de rivayet ettiler. Dedilerki: Bize Abdülvâhid b. Ziyâd rivayet etti. H. Bize îshâk b. İbrahim de rivayet etti. (dediki): Bize Cerir haber verdi. H. Bana Muhammedü'bnü Hatim de rivayet etti. (dediki) Bize Veki' rivayet etti. (dediki): Bize Süfyân rivayet etti. H. Bize Ubeydullah b. Muâz da rivayet etti. (dediki): Bize babam rivayet etti. H. Bize Muhammedü'bnü'l-Müsennâ dahî rivayet etti. (dediki): Bize Muhammed b. Ca'fer rivayet etti. (dediki): Bize Şu'be rivayet etti. Bu râvîlerin hepsi Seybânî'den o da Şa'bî'den, o da İbni Abbâs'dan, o da Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den naklen yukarki hadisin mislini rivayet etmişlerdir. Fakat hiç birinin rivayetinde Peygamber (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in dört tekbîr aldığı zikredilmemiştir.
Rivayet zinciri (1. tarîk): Müslim ← Yahyâ b. Yahyâ ← Hüşeym b. Beşîr
Rivayet zinciri (2. tarîk): Müslim ← Hasan b. er-Rebî' ve Ebû Kâmil Fudayl b. Hüseyin ← Abdülvâhid b. Ziyâd
Rivayet zinciri (3. tarîk): Müslim ← İshâk b. İbrâhîm ← Cerîr
Rivayet zinciri (4. tarîk): Müslim ← Muhammed b. Hâtim ← Vekî' ← Süfyân
Rivayet zinciri (5. tarîk): Müslim ← Ubeydullah b. Muâz ← babam
Bana Muhammedü'bni Hatim rivayet etti. (dediki): Bize Behz rivayet etti. (dediki): Bize Vüheyb rivayet etti. (dediki); Bize Mûsâ b. Ukbe, Abdülvâhid'den, o da Abbâd b. Abdillâh b. Zübeyr' den naklen rivayet etti. Abbâd, Aişe*den şunu rivayet etmiş: «Sa'dü'bnü Ebî Vakkaas vefat edince Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in zevceleri cenazesinin mescide getirilmesini, kendilerinin de cenaze namazını kılacaklarını bildirmek için haber gönderdiler. Cemâat da öyle yaptılar. Derken .cenazeyi, namazını kılmak üzere Ümmehât-ı Mü'mînîn'in hücreleri önünde durdurdular. Ve peykelere bakan cenazeler kapısından çıkardılar. Müteakiben halkın bunu ayıpladıklarını haber aldılar. Halk. — Cenazeler mescide sokulmamalı idi; diyorlardı. Aişe bunu duyunca: — Şu insanlar bilmedikleri bir şey'i ayıplama hususunda ne de sür'at gösterirler; Bir cenazenin mescidden geçirilmesi hususunda bizi ayıplamışlar. Hâlbuki Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Süheyl b. Beydâ'nın cenaze namazını ancak mescidin içinde kılmıştı; dedi.»
Bana Muhammed b. Hatim rivayet etti. (Dediki): Bize Behz rivayet etti. (Dediki): Bize Hammâd b. Seleme rivayet etti. (Dediki): Bize Sabit, Enes'den rivayet etti. Enes şöyle demiş: Şu (yâni) [Siz sevdiğiniz mallardan infâk etmedikçe asla cennete nail olamazsınız.] âyet-i kerimesi nazil olunca Ebû Tâlha gâlibâ Rabbimiz bizden mallarımızın bir kısmını İstiyor. Öyle ise yâ Resûlallah, Sen şâhid ol ben Berihâ denilen yerimi Allah'a verdim; dedi. Bunun üzerine Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Sen, onu akrabana ver.» buyurdular. Ebû Tâlha da onu Hassan b. Sabit ile Übeyyu'bnu Kâ'b'a verdi.
Bana Muhammed b. Râfi' rivayet etti. (Dediki): Bize Muhammed b. Abdillâh b. Zübeyr rivayet etti. (Dediki): Bize Şeybân rivayet etti. H. Bana Muhammed b. Hatim dahi rivayet eyledi. Lâfız onundur. (Dediki): Bize Şebâbe rivayet etti. (Dediki): Bana Şeybân b. Abdirrahmân, Yâhyâ b. Ebî Kesîr'den, o da Ebû Selemete'bni Abdirrahmân'dan naklen rivayet etti. O da Ebû Hureyre'yi şöyle derken işitmiş: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'. «Her kim Allah yolunda çifte infâkta bulunursa, o kimseyi cennetin bekçileri çağırırlar. Her kapının bekçileri: Ey fülân! Buraya buyur! derler.» buyurdu. Bunun üzerine Ebû Bekir: — «Yâ Resûlallah! îşte helak olmayacak zât budur.» dedi. Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): — «Ben, senin de onlardan olmanı pek ziyâde ümîd ederim.» buyurdular.
Bana Muhammed b. Hatim ile Hârûn b. Abdillâh rivayet ettiler. (Dediler ki): Bize Haccâc b. Muhammed rivayet etti. (Dediki): ibni Cüreyc şunu söyledi: Bana îbni Ebî Müleyke haber verdi, ona da Abbâd b. Abdillâh b. Zübeyr, Esma binti Ebi Bekir'den naklen haber vermiş ki, Esma', Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e gelerek: — «Yâ Nebiyullah! Zübeyr'in bana getirdiği şeylerden başka hiç bir şeyim yok. Onun bana getirdiklerinden bir parça infâk etsem bana bir günah var mıdır?» demiş-, Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): — «Gücünün yettiğİ kadar infâkta bulun. Malının fazlasını saklama ki Allah da sana fazl-u ihsanını kesmesin.» buyurmuşlar.
Bize Muhammed b. Beşşâr ile Muhammed b. Hatim ve Ahmed b. Abde toptan Yahya El-Kattan dan rivayet ettiler. îbni Beşşâr (Dediki): Bize Yahya rivayet etti. (Dediki): Bize Amr b. Osman rivayet etti (Dediki): Ben, Mûsâ b. Talhâ'yı rivayet ederken dinledim, ona da Hakim b. Hizam rivayet etmiş ki, Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmuşlar: Sadakanın efdalı —yahut sadakanın en hayırlısı—, geriye artan maldan verilendir. Yüksek el, alçak elden daha hayırlıdır. Sen (sadakaya) nafakasını vermekte olduğun kimselerden başla.»