Muallâ b. Esed
- Künye
- Ebü'l-Heysem
- Nisbe
- el-Basrî, el-Hâfız
- Tabaka
- 10. tabakanın büyükleri
- Vefat kaydı
- h. 218 (bazı kaynaklarda 219)
- Cerh-ta'dîl
- sika (güvenilir)
Kardeşleri: Bahz bin Asad al-'Ami. Yaşadığı yerler: al-Basra.
Râvi adları senedden otomatik ayrıştırılmış, kimlik ve hayat bilgileri ricâl kaynaklarından (Itqan râvi profilleri, muslimscholars.info) eşleştirilerek eklenmiştir; eşleşmeyen yazımlar ayrı kayıt olarak kalabilir.
İbn Abbâs (r.a.)'dan şöyle nakledilmiştir: "Hayız olan kadının (tavaf etmeden Mekke'den) çıkmasına ruhsat verildi. Tekrar: (etrafı) 1755, 1760
(Tavus'tan şöyie nakledilmiştir:) İbn Ömer (r.a.) ilk önceleri hayızlı kadınların (veda tavafı yapmadan Mekke'den) çıkmaması gerektiğini söylerdi. Sonra şöyle söylediğini işittim: "Mekke'den ayrılabilirler. Çünkü Nebi (Sallallahu aleyhi ve Sellem) onlara ruhsat vermiştir. Tekrarı (etrafı) 1761
Malik İbn-i Huveyris'ten şöyle nakledilmiştir: Kabilemden bir grup insanla birlikte Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in yanına geldim.Yirmi gün yanında kaldım. Çok merhametli ve yumuşak kalpli biriydi. Ailelerimize olan özlemimizi fark edince bize: 'Geri dönün, onların yanında olun, onlara dinlerini öğretin ve namaz kılın. Namaz vakti girince biriniz ezan okusun, en büyüğünüz de namaz kıldırsın' buyurdu. Tekrar:
630,
631,
658,
685,
819,
2848,
6008,
7246.
İbn Abbas (r.a.) Resûlullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in şöyle dediğini nakletmiştir: "Bana yedi aza üzerine secde etmem emrolundu: Alın - bu sırada mübarek eliyle burnuna da işaret buyurdular - iki el, iki diz ve ayakların uçları. Ayrıca namazda iken elbiselerimizle ve saçımızla başımızla oynamamamız emredildi." باب: السجود على الأنف والسجود على طين. 135. Secdede Burnu Yere Değdirmek Ve Çamura Secde Etmek […]
Eyyûb es-Sahtiyânî'den nakledildiğine göre Ebu Kılâbe (r.a.) şöyle demiştir: "Malik İbn Hüveyris bir gün bize gelip; 'Asıl maksadım size namaz kıldırmak olmadığı gibi zaten namaz vakti de değildir. Amacım sizlere Resûlullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'in nasıl namaz kıldığını göstermektir' dedi. Bu rivayeti nakleden Eyyûb, Ebû Kılâbe'ye Mâlik'in nasıl namaz kıldırdığını sormuş, Ebu Kılâbe de Amr İbn Seleme'yi kastederek "Hocamız gibi" cevabını vermişti. Eyyûb, Amr İbn Seleme'nin namazı hakkında şunları söylemiştir: "O, bütün intikallerde tekbirlerin tamamını alırdı ve başını ikinci secdeden kaldırıp da birinci rekatı bitirdikten sonra ikinci rekata kalkarken çok kısa bir süre oturur ve sonra da yere dayanarak ayağa kalkardı."
Ukbe şöyle dedi: Halid İbn Saîd İbnü'l-As'ın kızı bana Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in kabir azabından sığındığını işittiğini söyledi. Tekrar:
6334Aişe r.a. şöyle demiştir: Ebu Bekir'in r.a. yanına girdim. Bana: Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'i kaç elbise ile kefenlediniz?" diye sordu. Ben: "Üç tane beyaz temiz elbise ile kefenlendi. Bunlar içinde gömlek ve sarık yoktu" dedim. Ebu Bekir: "Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem hangi gün vefat etmişti?" diye sordu. Ben: "Pazartesi günü" dedim. Ebu Bekir: "Bugün günlerden ne?" dedi. Ben: "Pazartesi" dedim. Ebu Bekir: "Şu andan geceye kadar vefat etmeyi isterim" dedi. Sonra kendisine tedavi yapılan üzerindeki elbisesine baktı, üzerinde kir vardı. O: "Bu elbisemi yıkayın, iki tane elbise daha ekleyerek beni bunlarla kefenleyin" dedi. Ben: "Bu elbise eski" dedim. Ebu Bekir: "Yeni elbise giymeye ölüden çok hayatta olan layıktır. Kefen yalnızca ölünün bedeninden çıkan (irin, pislik vb. şeyler) içindir" dedi. Ebu Bekir ancak Salı gecesi vefat etti ve sabah olmadan da gömüldü.
İbn Abbas r.a. şöyle demiştir: "Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem, ihrama girme yeri olarak Medineliler için Zu'l-huleyfe'yi, Suriyeliler için Cuhfe'yi- Necidliler için Karn'i, Yemenliler için de Yelemlem'i belirlemiştir. Bu yerler, onlar ve oralara gidip de hac ve umre yapmak isteyen diğer kimseler için mîkat bölgeleridir. Bu bölgelerden daha içeride olanlar ise diledikleri yerden ihrama girebilir. Hatta Mekkeliler de Mekke'den girebilir." باب: ذات عرق لأهل العراق. 13. ZATU IRK IRAKLıLAR İçİN MiKAT YERİDİR […]
İbn Abbas r.a. şunları söyledi: Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem Mekke'ye geldiğinde Abdülmuttalib oğulları'nın çocukları onu karşıladı. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem bunlardan birini önüne birini de arkasına bindirdi. Tekrar:
5965,
5966.
Abdullah İbn Abbas'tan nakledildiğine göre Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem ihamlı iken kan aldırdığı gibi oruçlu iken de kan aldırmıştır. Diğer tahric: Tirmizî, Savm; Müslim, Hac […]
Aişe r.anha'nın bildirdiğine göre Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem bir Yahudi'den bedelini bir müddet sonra ödemek üzere yiyecek (buğday) satın aldı ve demirden yapılmış zırhını rehin olarak bıraktı. Tekrar:
2096,
2200,
2251,
2252,
2386,
2509,
2513,
2916,
4467Zübeyr İbn Avvam r.a.'ın rivayet ettiğine göre Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurmuştur: "Sizden birinin, bir urgan alıp bir bağ odun toplayıp satması, böylece Allah'ın onun alnını ak bir şekilde yaşatması, istediği şey verilsin ya da verilmesin, insanlardan dilenmesinden daha hayırlıdır."
Aişe r.anha şöyle demiştir: Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem bir yahudiden vadeli olarak bir miktar yiyecek maddesi satın almış, demir zırhını ona rehin olarak vermiştir.
Enes İbn Malik r.a.'den nakledilmiştir: Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem: "Allah yolunda sabah veya akşam yola çıkmak dünyadan ve dünyadaki her şeyden daha değerlidir" buyurmuştur.
Enes İbn Malik (r.a.)'den nakledilmiştir: "Ukl kabilesinden hasta olan Sekiz kişilik bir grup Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in yanına geldi. Fakat bu grup Medıne'de kalmak istemedi. Gruptakiler Resul-i Ekrem Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e: "Ey Allah'ın Resulü, bize bir miktar süt vererek yardımcı olunuz!" diyerek yardım talep ettiler. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem onlara: "Ben sizi ancak küçük bir deve sürüsüne gönderebilirİm!" dedi. Onlar da söz konusu deve sürüsünün bulunduğu yere gittiler. Develerin idrarlarından ve sütlerinden içip sağlıklarına kavuştular. Sonra da develerin çobanını öldürüp sürüyü önlerine katıp götürdüler. Onlar İslam'ı kabul ettikten sonra inkar edip küfre dönmüşlerdi. Bu acı haber imdatla Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e gelince, Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem de onları yakalamaları için yola bir birlik çıkardı. Aynı günün içinde adamlar yakalanıp getirildi. Resul-i Ekrem Sallallahu Aleyhi ve Sellem bunların ellerini ve ayaklarını. kestirdi. Sonra da gözlerinin kızgın şişle dağlanmasını, gözlerine mil çekilmesini emretti. Bu cezanın ardından adamlar Harre denen yere atıldılar ve ölünceye kadar orada kaldılar; su istedikleri halde kendilerine hiç su verilmedi." Ebu Kılabe şöyle demiştir: "Ukl kabilesinden olan bu sekiz kişi adam öldürme ve hırsızlık suçlarını işlediler. Allah'a ve Resulü’ne karşı savaş açıp yeryüzünde fesad çıkardılar."
İbn Abbas r.a.'dan rivayete göre "Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem hasta ziyaretinde bulunmak üzere bedevi bir arabın yanına girdi. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem ziyaret etmek amacıyla bir hastanın yanına girdiği vakit: Hayırdır, inşallah (günahlardan) bir arınmadır, dedi. Bedeviye de: Hayırdır, inşallah (günahlarından) bir arınmadır, dedi. Bedevi: Sen arınmadır mı dedin? Hayır, aksine o oldukça yaşlı bir ihtiyar üzerine kaynayıp taşan ve ona kabirleri ziyaret ettirecek bir hummadır, dedi. Bunun üzerine Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem: O zaman öyle olsun, diye buyurdu." Tekrar:
5656,
5662 ve 7470
Amr b. el-As (r.a.)'dan rivayete göre "Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem kendisini Zatu's-Selasil'e gönderdiği askeri birliğin kumandanı olarak tayin etmişti. Onun yanına vardım, en sevdiğin insan kimdir, diye sordum. O: Aişe'dir dedi. Erkeklerden (kimdir), dedim. Babasıdır dedi. Sonra kimdir, diye sordum. Sonra Ömer b. el-Hattab'dır dedi ve başka kimseleri saydı." Tekrar:
4358Aişe r.anha rivayete göre "Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem kendisine, sen bana rüyada iki defa gösterildin. Seni ipek bir parça üzerinde görüyordum ve, bu, senin zevcendir, diyor, ben de açınca onun sen olduğunu görüyordum. Eğer bu Allah'tan ise Allah onu gerçekleştirecektir, diyordum."
Ubade b. Abdullah b. Zubeyr'den rivayete göre Aişe kendisine şunu haber vermiştir: "Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e vefat etmeden önce o bana sırtını dayamış iken ona kulak verdim, şunları söylediğini işittim: Allah'ım, bana mağfiret et, bana rahmetini ihsan eyle ve beni er-Refik(u'l-A'la)'ya kat." Bu Hadis 5674 numara ile gelecektir. Diğer tahric edenler: Tirmizî, Deavat; Müslim, Zikir […]
Abdullah İbn Ömer'den şöyle dediği rivayet edilmiştir: "Zeyd İbn Harise Hz. Nebi'in azadlı kölesi idi. Bu yüzden onu sadece Zeyd İbn Muhammed diye çağırırdık. Bu durum 'Onları (evlatlık edindiklerinizi) babalarına nispet ederek çağırın. Allah yanında en doğrusu budur,' ayeti nazil oluncaya kadar devam etti." باب: {فمنهم من قضى نحبه ومنهم من ينتظر وما بدلوا تبديلا} /23/. 3. "İŞTE ONLARDAN KİMİ, SÖZÜNÜ YERİNE GETİRİP O YOLDA CANINI VERMİŞTİR. KİMİ DE ŞEHİTLİĞİ BEKLEMEKTEDİR. ONLAR HİÇBİR ŞEKİLDE SÖZLERİNİ DEĞİŞTİRMEDİLER, "(Ahzab 23) AYETİNİN TEFSİRİ نحبه: عهده. {أقطارها} /14/: جوانبها. {الفتنة لآتوها} /14/: لأعطوها. نحبه Nahbehu (Ahzab 23) "sözünü" أقطارها ektaruha "onun etrafı" فتنة لآتوها fitnete le aİevha (Ahzab 14) "fitne çıkarırlar" anlamına gelir.
Enes'in şöyle dediği nakledilmiştir: "Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem vefat ettiği zaman Kur'an'ı dört kişiden başkası ezberlememişti. Onlar Ebu'd-Derda, Muaz İbn Cebel, Zeyd İbn Sabit ve Ebu Zeyd'dir. Bizler, Kur'an'ı onlardan miras aldık."
Aişe r.anha'dan rivayete göre; Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem onunla kendisi altı yaşında iken evlenmiş, dokuz yaşında iken gerdeğe girmiştir. Hişam dedi ki: Bana onunla beraber dokuz yıl kaldığı haberi ulaşmış bulunmaktadır.
Enes b. Malik r.a.'dan rivayete göre Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurdu: "Akşam yemeği konulup namaz için kamet getirilirse akşam yemeğini yemekle başlayınız."
Salim'den rivayete göre Abdullah (b. Ömer)'i Rasulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'den şöyle tahdis ederken dinlemiştir: "Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem, Zeyd b. Amr b. Nufeyl ile Beldah denilen vadinin alt taraflarında karşılaştı. Bu karşı1aşma Rasulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e vahiy nazil olmadan önce olmuştu. Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem ona içinde et bulunan bir sofra takdim etti. Ancak Zeyd ondan yemeği kabul etmedi. Gfha sonra şunları söyledi: Ben sizin ibadet için dikili taşlarınız üzerine kestiklerinfzçien yemem, ben ancak üzerine Allah'ın adı anılanlardan yerim."
İbn Abbas r.a.'dan rivayete göre "Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem bedevi bir Arabın yanına hasta ziyaretinde bulunmak üzere girdi. (İbn Abbas) dedi ki: Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem de bir hastanın yanına ziyaret maksadı ile girdiği vakit ona: Bir beis olmaz (geçmiş olsun!) İnşallah günahlardan temizlenmene bir sebep olur, derdi. (Bedeviye bu sözlerini söyleyince, bedevi) dedi ki: Sen günahlarından bir temizlenme sebebi midir, dedin? Asla, aksine bu oldukça bir yaşlının aleyhine kabarıp taşan bir sıtma nöbetidir ve bu humma onu kabirleri ziyarete gönderecektir. Bunun üzerine Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem: O halde öyle olsun, buyurdu."
İbn Abbas r.a.'dan rivayete göre "Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem hacamat yaptıl'dı, hacamat yapana ücretini verdi ve burnuna da ilaç koydu."
Muhammed b. Sirin'den, dedi ki: "Ben Enes'e: Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem saçlarını kınaladımı, diye sordum. o: Çok az bir şey dışında onun saçı sakalı ağarmamıştı ki, dedi."
Aişe r.anha'dan nakledildiğine göre Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle dua edermiş: "Allahım! Tembellikten, düşkünlükten, günahtan, borçtan, kabir fitne ve azabından, cehennem fitne ve azabından, zenginlik fitnesinin şerrinden, fakirlik fitnesinden, Mesih Deccal fitnesinden sana sığınırım. Allahım! Hatalarımı soğuk kar suyuyla yıka. Bembeyaz elbiseler nasıl kirlerden arınıyorsa sen de benim kalbimi hatalardan öylece arındır. Benimle hatalarımın arasını doğu ile batı arası kadar yap".
Ebu Hureyre r.a.'in nakline göre Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle demiştir: "İnsanlar (mahşerde) üç fırka olarak toplanırlar. Birinci fırka (gelecek hayatı) özleyen, nefret eden zümredir. İkinci fırka ikisi bir deve, üçü bir deve, dördü bir deve, onu bir deve üzerinde sevk olunurlar. Bunların bakiyesini (ki üçüncü fırkadır) bir ateş haşr edip toplar. Onlar nerede istirahat ederlerse o ateşte beraberlerinde istirahat eder. Onlann geceledikleri yerde onlarla birlikte geceler, onlann sabahladıklan yerde beraberlerinde sabahlar v onlarla birlikte yürüyüp, onlann akşamladıklan yerde onlarla beraber akşamlar."
Sabit bin Dahhak'tan nakledildiğine göre Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurmuştur: "İslam dışında bir din adına yemin eden kimse, söylediği gibidir. Bir kimse kendisini bir şeyle öldürürse cehennemde de o şey ile azap görür. Mümine lanet etmek onu öldürmek gibidir. Müminin kafir olduğunu söylemek onu öldürmek gibidir.