- Künye
- Ebü'l-Hâris
- Nisbe
- el-Hâfız, el-İsfahânî aslen, el-Mısrî
- Tabaka
- 7. tabaka
- Şehir
- Mısır
- Vefat kaydı
- h. 175 (bazı kaynaklarda 176, 177)
- Cerh-ta'dîl
- sika sebt
Râvi adları senedden otomatik ayrıştırılmış, kimlik ve hayat bilgileri ricâl kaynaklarından (Itqan râvi profilleri, muslimscholars.info) eşleştirilerek eklenmiştir; eşleşmeyen yazımlar ayrı kayıt olarak kalabilir.
Ebu Saîd el-Hudrî anlatıyor: Bir gün Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem bize Deccal hakkında uzun bir konuşma yaptı. O'nun Sallallahu Aleyhi ve aşması kesinlikle engellenmiş olan Deccal, Medine civarındaki boş bir araziye gelecek. O gün onun karşısına insanların en hayırlısı çıkacak ve şöyle diyecek: "Ben kesinlikle şahidim ki, sen Resûlullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in bahsettiği Deccal'sın!" Bunun üzerine Deccal çevresindekilere: "Ne dersiniz, ben şimdi bu adamı öldürüp sonra tekrar diriltirsem artık benim iddiamdan herhangi bir kuşku duyar mısınız?" der. Onlar da: "Asla kuşku duymayız!" diye cevap verirler. Bu konuşmanın ardından Deccal o adamı öldürür ve sonra diriltir. Adam da diriltilince şöyle der: "Allah'a yemin ederim ki, (senin yalancılığın hakkında) şu ana kadar hiç böylesine kesin bir inanca sahip olmamıştım!" Bunun üzerine Deccal: "Bu adamı yine öldüreceğim ve bir daha başıma iş açamayacak!" diye karşılık verecek." Tekrar; 7132. Bu konuyla ilgili diğer açıklamalar İçin bk. {Fitneler bölümü, 26. konu)
Ömer r.a.'in şöyle dua ettiği nakledilmiştir: "Allah'ım bana senin yolunda şehit olmayı nasip et, şehadet nimeti ile rızıklandır ve bana Resulünün şehrinde ölmeyi lutfet!"
Aişe r.anha'nın şöyle dediği nakledilmiştir: "Kureyşliler cahiliyye döneminde Aşure günü oruç tutarlardı. Daha sonra Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem de Aşure orucunun tutulmasını emretti. Bu, Ramazan orucu farz kılınana kadar böyle devam etti ve Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurdu: "Artık dileyen bu orucu tutsun dileyen tutmasın!"
Ebu Hureyre'den nakledildiğine göre Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurmuştur: "Ramazan ayı girince göklerin kapıları açılır, cehennem'in kapıları kapatılır ve şeytanlar zincirlere vurulur."
Abdullah İbn Ömer, Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in şöyle buyurduğunu işitmiştir: "Hilali gördüğünüzde oruç tutun ve hilali yeniden gördüğünüzde oruç tutmayı bırakın. Hava bulutlu olduğu zaman hilal'i göremezseniz o ay'ı hesaplayarak belirleyin!'' Tekrar:
1906,
1907Ebu Saîd r.a. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in şu sözünü işittiğini söyledi: "Visal orucu tutmayın. Biriniz visal orucu tutmak istediğinde seher vaktine kadar tutsun". Sahabe: "Sen visal orucu tutuyorsun ey Allah'ın Resulü" dediler. Bunun üzerine Nebi: "Ben sizin durumunuzda değilim. Ben gecemi beni doyuran ve bana su verenin yedirmesi ve içirmesiyle geçiririm" buyurdu.
Ebu Hureyre r.a. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in Ramazan hakkında şöyle dediğini söylemiştir: "Kim (Allah'ın vaadine) inanarak ve sevabını Allah'tan umarak onda (Ramazan gecelerinde) namaz kılarsa geçmiş günahları bağışlanır".
Aişe r.anha rivayet etmiştir: Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem bir gece ortasında çıkarak mescitte namaz kıldı. Bazı kimseler de onun namazına uyup namaz kıldılar. Ertesi gün insanlar bundan bahsettiler. İkinci gece daha çok kimse toplandı. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem namaz kıldı, insanlar da onunla birlikte namaz kıldılar. Ertesi gün yine insanlar bundan bahsettiler. Üçüncü gece mesciddekilerin sayısı daha da çoğaldı. Hz. Nebi çıkıp namaz kıldı, insanlar da onunla birlikte namaz kıldılar. Dördüncü gece olunca mescid o kadar doldu ki İnsanları almadı. Ancak Hz. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem sabah namazına kadar çıkmadı. Sabah namazını kıldırınca insanlara döndü, şehadet getirdi sonra şunları söyledi: "Sizin yaptığınız bana gizli kalmadı. Ancak ben bu namazın size farz kılınmasından ve sonra da bu namazı kılamamanızdan korktum". Hz. Nebi, durum bu halde devam ederken vefat etti.
Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in eşi Aişe (r.anha) şöyle dedi; Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem vefat edinceye kadar Ramazanın son on gülünde itikaf yapardı. Onun vefatından sonra hanımları bu itikafa devam etmişlerdi.
Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem’in eşi Aişe radiyallahu anha şöyle demiştir: Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem itikafta iken mescid'de olduğu halde başını eve doğru uzatır, ben de onun saçlarını tarardım. İtikaflı olduğunda bir ihtiyaç olmadıkça eve girmezdi. Tekrar:
2033,
2034,
2041,
2045Zincirde sondan 10. halka
Ali İbn Hüseyin şöyle demiştir: Nebi (Sallallahu aleyhi ve Sellem) mescid'de (itikafta) idi. Yanında hanımları vardı. Onlar yanından kalkıp gittiklerinde, Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem, Safiyye binti Huyey'e "Acele etme. Ben de seninle birlikte geleyim" buyurdu. Safiyye'nin evi (kaldığı oda) Usame'nin evindeydi . Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem onunla birlikte çıktı. Ensardan iki kişi Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e bakıp, yanlarından geçtiler. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem onlara: "Buraya gelin. Bu Safiyye binti Huyey'dir" buyurdu. O ikisi: "Sübhanallah ey Allah'ın Resulü" dediler. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem: "Şeytan insanda kanın dolaştığı gibi dolaşır. Ben sizin nefislerinize bir şey (vesvese) atmasından korktum" buyurdu. باب: هل يدرأ المعتكف عن نفسه. 12- İtikafta Olan Kimse Kendisini Savunur Mu?
Ebu Hureyre r.a., Hz. Nebi'den Sallallahu Aleyhi ve Sellem "İsrailoğullarından bir adamın ticaret İçin deniz yolculuğuna çıktığını ve ihtiyacını giderdiğini" rivayet etmiştir.
Ebu Hureyre r.a., Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'den şunu rivayet etmiştir: "Siz'den birinin bir kucak odun toplayıp sırtında taşıması, kendisine verecek ya da vermeyecek birinden bir şey dilenmesinden daha hayırlıdır."
Ebu Hureyre r.a. şöyle dedi: Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in şöyle dediğini işittim: "Yemin mal'a rağbeti arttırsa bile bereketi götürür".
İbn Ömer r.a., Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'den şunu rivayet etmiştir: "İki kişi alış veriş yaptığında bir arada bulunup da diğerinden ayrılmadıkları sürece her biri muhayyerlik hakkına sahiptir. Şayet onlardan biri diğerine muhayyerlik hakkı tanır ve bu şart üzere satım akdi yaparlarsa akit kesinleşmiş olur. Akdi yaptıktan sonra akdi terk etmeksizin birbirinden ayrıldıklarında satım akdi kesinleşmiş olur."
Abdullah İbn Ömer r.a. şöyle demiştir: Ben, müminlerin emiri Osman İbn Affan'a onun Hayber'deki bir malı (arazisi) karşılığında vadideki bir malımı (arazimi) sattım. Satım akdini yapınca, ben onun akdi bozmasından korkarak gerisin geriye dönüp evinden çıktım. Uygulama (sünnet), alıcı ve satıcının birbirinden ayrılmasına kadar muhayyer olması şeklindeydi. Satım akdini kesinleştirdikten sonra bir de baktım ki ona hakkından daha az vermişim (onu aldatmışım)! Çünkü ben onu Semud arazisine üç günlük bir mesafeye yollarken o beni Medine'ye üç günlük bir mesafeye yollamış!
Rivayet zinciri (1. tarîk): Buhârî ← İbn Ömer İbn Ömer r.a. şöyle demiştir: Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem devrinde, yiyecek maddelerini götürü olarak (ölçüp tartmaksızın) satın alanların evlerine götürünceye dek satmamaları için dövüldüğünü gördüm.
Ebu Said r.a.'den rivayet edildiğine göre Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem münabezeyi yasakladı. Münabeze, satıcının sattığı elbiseyi, içini çevirmeksizin ve göstermeksizin satmak üzere bir adam'a fırlatmasıdır. Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) mülameseyi de yasakladı. Mülamese de kişinin iyice bakıp incelemeksizin dokunmak suretiyle elbiseyi satın almasıdır .
Ebu Hureyre r.a.,Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'den şunu rivayet etmiştir: "Deve ve davarların memelerinde süt biriktirmeyin. Kim bu şekildeki bir deve veya koyunu satın alırsa, hayvanı sağdıktan sonra şu ikisinden birini seçme hakkına sahip olur: Dilerse hayvanı elinde tutar, dilerse hayvanı bir sa' hurma ile birlikte geri verir."
Ebu Hureyre r.a., Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in şöyle buyurduğunu söyledi: "Cariye zina edip de zina ettiği anlaşıldığında efendisi ona (cariyeye uygulanacak ceza olan elli) sopa vursun, onu kötülemesin. Tekrar zina ederse yine sopa vursun, kötülemesin. Üçüncü defa zina ederse, kıldan yapılmış bir ip karşılığında bile olsa onu satsın. " Tekrar:
2153,
2233,
2234,
2555,
6837,
6839 Diğer tahric: Ebu Davud, Hudud; Tirmizî, Hudud
Ömer r.a. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'den şunu rivayet etmiştir: "Buğday'ın buğday ile satımı ribadır, ancak peşin olursa başka. Arpa'nın arpa ile satımı ribadır, ancak peşin olursa başka. Hurmanın hurma ile satımı ribadır, ancak peşin olursa başka." باب: بيع الزبيب بالزبيب والطعام بالطعام. 75. KURU ÜZÜMÜN KURU ÜZÜM KARŞILIĞINDA, HUBUBATIN HUBUBAT KARŞILIĞINDA SATIMI -------------------- Hububat diye tercüme ettiğimiz kelime aslen yiyecek anlamına gelen "ta'am" sözcüğüdür. Ancak klasik fıkıhta genellikle ta'am denilince hububat, özelde de buğday kastedilmektedir. Biz de tercümemizde bu durumu esas aldık.
Abdullah İbn Ömer r.a., Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in şöyle buyurduğunu söyledi: "Olgunlaştığı belli oluncaya kadar ürünü satmayın. Yaş hurmayı kuru hurma karşılığında satmayın".
Zeyd İbn Sabit r.a., şöyle dedi: Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem bundan sonra gerek yaş hurma ile gerek kuru hurma ile araya satımına izin verdi. Bundan başkasına izin vermedi.
Zeyd İbn Sabit r.a. şöyle anlatır: Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem devrinde halk meyve alışverişinde bulunurdu, (Meyvelerin) teslim alınma zamanı gelince alıcı, "Meyvelere duman değmiş, hastalık isabet etmiş’, afete maruz kalmış" diyerek tartışma çıkarırdı. Bu konudaki davalar iyice artınca, onlara doğru yöntemi göstermek için, Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem, "Hayır, artık meyveleri, kızarıp tatlanmaya başlamadan önce alıp satmayın" buyurdu. Bunun üzerine Zeyd İbn Sabit, meyvelerini, Süreyya yıldızı doğup da meyvelerin sarısı Kırmızısından açığa çıkana kadar satmazdı.
İbn Şihab şöyle der: Bir kimse, kızarıp tatlanmaya başlamadan önce meyve satın alsa, daha sonra meyve afete maruz kalsa, zarar, satıcıya aittir. İbn Ömer r.a.'in naklettiğine göre Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurmuştur: "Kızarıp tatlanmaya başlamadan önce meyvelerin alım satımını yapmayın. Kuru hurma karşılığında da meyve satmayın."
İbn Ömer r.a. şöyle anlatır: "Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem "Müzabene satışını yasakladı: (Bu satış şöyledir:) Kişi, eğer söz konusu olan hurma bahçesi ise, ağaçtaki yaş hurmayı, kuru hurma karşılığında ölçekle satar; üzüm bağı ise, yaş hurmaları, kurusu karşılığında ölçekle satar; ekin ise, kurusu karşılığında ölçekle satar. İşte bunların hepsini Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem yasaklamıştır."
İbn Ömer r.a.'in nakletliğine göre Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurmuştur: "Bir kimse, hurma ağacını aşıladıktan sonra ağacın kendisini satarsa, müşteri aksini şart koşmadıkça meyveler aşılayan kimseye ait olur."
Aişe r.anha şöyle anlatır: Sa'd İbn Ebu Vakkas ve Abd İbn Zem'a bir oğlan çocuğunun kime ait olduğu konusunda davalaşmıştı. Sa'd, "Ey Allah'ın Resulül Bu çocuk, kardeşim Utbe'nin oğludur. Bunun, kendisine ait olduğuna dair bana ahit vermişti. Utbe'ye olan benzerliğine bir bakın" dedi. Abd İbn Zem'a ise, "Bu benim kardeşim Ey Allah'ım Resulü' Babamın cariyesinden, onun yatağında iken doğmuştur" dedi. Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem benzerliğe bir baktı, çocuğun apaçık Utbe'ye benzediğini gördü. "Ey Abd' Bu çocuk sizindir. Çocuk, kimin yatağında doğmuşsa onlara ait olur. Zina eden ise mahrum kalır" buyurdu. Zem'a'nın kızı Sevde'ye de, "Bu çocuğa karşı örtülü bulun" buyurdu. Bunun üzerine Sevde o çocuğu bir daha hiç görmedi.
Ebu Hureyre r.a. şöyle demiştir: Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurdu: "Nefsim elinde bulunan (Allah)'a yemin olsun ki, adil bir hakem olarak İsa) İbn Meryem'in inip, haç'ı kıracağı, domuz'u öldüreceği, cizyeyi kaldıracağı ve malların iyice çoğalıp mal kabul edecek hiçbir kimsenin bulunmayacağı bir zaman yaklaşmıştır. " Tekrar:
2476,
3448,
3449Ebu Hureyre r.a. şöyle demiştir: Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'i şöyle söylerken işittim: "Sizden birinin bir cariyesi zina edip bu apaçık ortaya çıktığı zaman ona celde haddi uygulayın. Onu azarlayıp kınamayın. Tekrar zina ederse yine celde haddi uygulayın, azarlayıp kınamayın. Üçüncü kez zina yapar da bu yaptığı işi apaçık ortaya çıkarsa kıldan yapılmış bir ip karşılığında bile olsa onu satın."