Enes b. Mâlik

Ebû Hamza, Ebü'n-Nadr, Ebû Sümâme · Sahâbî, Nebî'nin hizmetkârı

Enes b. Mâlik b. en-Nadr b. Damdam b. Zeyd b. Harâm b. Cündeb b. Âmir b. Ganm b. Adî b. en-Neccâr

Doğumh.ö. 10 · Medine
Vefath. 93 · Basra
KünyeEbû Hamza, Ebü'n-Nadr, Ebû Sümâme
Nisbeel-Ensârî, el-Hazrecî, en-Neccârî, el-Medenî
Yaşadığı yerlerBasra, Medine, Bahreyn
TabakaMeşhur sahâbî
Cerh-ta'dîlİbn Hibbân es-Sikât'ta zikretmiştir

Hakkında

Tam adı Ebû Hamza Enes b. Mâlik b. en-Nadr el-Ensârî'dir; Medine'nin Hazrec kabilesine bağlı Neccâroğulları'ndandır. Milâdî 612 yılı dolaylarında, hicretten yaklaşık on yıl önce doğdu. Annesi Ümmü Süleym, üvey babası ise Ebû Talha el-Ensârî'dir; her ikisi de tanınmış sahâbîlerdendir. Peygamber Medine'ye hicret ettiğinde annesi, verecek bir hediyesi olmadığını söyleyerek on yaşındaki oğlunu onun hizmetine sundu. Enes bu tarihten Resûlullah'ın vefatına kadar on yıl boyunca yanından ayrılmadı ve "Hâdimü'n-nebî" (Peygamber'in hizmetçisi) diye anıldı.

Bu uzun beraberlik sayesinde Hudeybiye Antlaşması, Hayber Seferi, Mekke'nin fethi, Huneyn Savaşı ve Vedâ haccı gibi pek çok önemli olaya tanıklık etti. Hz. Ebû Bekir döneminde Bahreyn'e zekât tahsildarı olarak gönderildi; İran cephesindeki seferlere katıldı ve kısa bir süre Basra valiliğinde bulundu. Sonraki yıllarda Basra'ya yerleşerek burada hadis ve fıkıh öğretti; şehirdeki ilim hayatının kurucu isimlerinden biri oldu.

Rivayet ettiği hadis sayısı 2.286 civarındadır; binden fazla hadis nakleden yedi sahâbî arasında üçüncü sırada yer alır. Uzun ömrü, çok sayıda talebe yetiştirmesine imkân verdi. Hicrî 93 (m. 711-712) yılında, yüz yaşını aşmış olarak Basra'da vefat etti ve bu şehirde ölen son sahâbî kabul edildi. Bazı kaynaklar ölüm yılını 91 veya 92 olarak da kaydeder.

Ailesi

Babası
Malik ibn Nadr
Annesi
Umm Sulaym bint Milhan
Kardeşleri
al-Bara' bin Malik
Çocukları
al-Nadr bin Anas bin Malik, 'Abdullah bin Anas bin Malik, Abu Bakr bin Anas bin Malik, Musa bin Anas bin Malik

Râvi adları senedden otomatik ayrıştırılmış; kimlik ve hayat bilgileri ricâl kaynaklarından (Itqan râvi profilleri, muslimscholars.info) eşleştirilerek eklenmiştir.

Zincirde geçtiği hadisler

Enes r.a.'den şöyle dediği rivayet edilmiştir: "Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem boynuzlu, alaca beyaz tüylü iki koç kurban etti. Onları kendi eliyle kesti, besmele çekti, tekbir getirdi ve bir ayağını onların boyunlarına yakın yere koydu."
Rivayet zinciri: Buhârî ← Kuteybe b. Saîd ← Ebû Avâne ← Katâde b. Diâme ← Enes b. Mâlik
Enes r.a.'dan, dedi ki: "Ben Rasulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'den öyle bir hadis dinlemiştim ki, bu hadisi size benden başkası tahdis edemez. Allah Rasulü şöyle buyurmuştu: Kıyametin şartlarından (alametlerinden) bazıları cehaletin ortaya çıkıp baskın gelmesi, ilmin azalması, zinanın ortaya çıkması, şarabın içilmesi, elli kadının sorumluluklarını üstlenecek ancak bir tek erkek olacak şekilde erkeklerin azalıp kadınların çoğalmasıdır."
Rivayet zinciri: Buhârî ← Müslim b. İbrâhîm ← Hişâm ← Katâde b. Diâme ← Enes b. Mâlik
Enes'ten, dedi ki: "Hamr bize haram kılındı. Haram kılındığı sırada bizler -Medine'de- üzümlerden yapılan hamrı ancak çok az bulabiliyorduk. İçkimiz genel olarak Busr denilen taze hurma ile kuru hurma(dan) idi."
Rivayet zinciri: Buhârî ← Ahmed b. Yûnus ← Ebû Şihâb ← Yûnus b. Ubeyd ← Sâbit el-Bünânî ← Enes b. Mâlik
Enes b. Malik r.a.'dan, dedi ki: "Ebu Ubeyde'ye, Ebu Talha'ya ve Ubey b. Ka'b'a zehv denilen hurma koruğu ile kuru hurmadan yapılan içkiyi dağıtıyordum. Yanlarına birisi gelerek: İçki haram kılındı, dedi. Ebu Talha bunun üzerine: Kalk ey Enes, onu dök, dedi. Ben de onu döktüm."
Mu'temir'den, o babasından şöyle dediğini nakletti: "Enes'i şöyle derken dinledim: Ben bir eğlence meclisinde ayakta -en küçükleri ben olduğum halde- amcalarıma el-fadıh denilen içkiyi sunuyordum. İçki haram kılındı, denildi, onlar da onu dök, dediler. Ben de onu döktüm. Enes'e: İçkileri ne idi, diye sordum. O: Rutab denilen taze hurma ile busr denilen hurma koruğu içkisi idi, dedi. Ebu Bekr b. Enes dedi ki: Onların hamrı da bu idi. Enes de buna karşı çıkıp reddetmedi."
Enes b. Malik'ten rivayete göre "Hamr (içki) haram kılındığında o gün içki busr (denilen taze hurma)dan ve temr (denilen olgun kuru hurma)dan yapılıyordu."
Enes b. Malik r.a.'den rivayete göre Rasulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem: "ed-Dubba' denilen (Kabak) ile, zift ile sıvanmış kaplarda nebız (şıra) yapmayınız diye buyurdu. Ebu Hureyre de el-Hantem (denilen testiyi) ve en-Nakır (denilen hurma kütüğü oyularak yapılan) kapları da bunlara katıyordu."
Rivayet zinciri: Buhârî ← İbn Şihâb (ez-Zührî) ← Enes b. Mâlik
Enes r.a.'dan şöyle dediği rivayet edilmiştir: "Ben, Ebu Talha, Ebu Dücane ve Süheyl b. el-Beyda'ya busr (denilen hurma koruğu) şırası ile temr (denilen hurma) nebızi karışımını içirmekte iken şarap haram kılınıverdi. Ben onlara sakilik edip o içkiyi sunan kişi olmama rağmen ve yaşça en küçükleri olduğum halde hemen onu atıverdim. O gün için biz onu (o içkiyi) hamr (şarap) sayıyorduk."
Rivayet zinciri: Buhârî ← Müslim ← Hişâm ← Katâde b. Diâme ← Enes b. Mâlik
Enes b. Malik'ten, dedi ki: "Rasulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurdu: (Mirac gecesi) bana Sidre gösterildi. Dört nehir ile karşılaştım. İkisi açıktan akıyordu, ikisi de gizliden akıyordu. Açıktan akan iki nehir Nil ile Fırat'tır. Gizliden akan iki nehir ise cennetteki iki nehirdir. Bana üç kase getirildi. Bir kasenin içinde süt, bir kasenin içinde bal, bir kasenin içinde de şarap vardı. Ben içinde süt bulunan kaseyi alıp içtim. Bana: Sen de, ümmetin de fıtratı isabet ettin, denildi."
Enes b. Malik'ten, diyor ki: "Ebu Talha Medine'de ensar arasında en çok hurma ağaçları bulunan kişi idi. Onun malları arasında en sevdiği de Beyruha idi. Burası da Nebi mescidinin tam karşısında idi. Rasulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem buraya girer ve orada bulunan hoş, güzel bir sudan içerdi. Enes dedi ki: "Siz sevdiğiniz şeylerden infak edinceye kadar bine kavuşamazsınız. "(Al-i iİmran,92) ayeti nazil olunca Ebu Talha ayağa kalkarak: Ey Allah'ın Rasulü, şüphesiz ki yüce Allah: "Siz sevdiğiniz şeylerden infak etmedikçe bine ulaşamazsınız" diye buyuruyor ve şüphesiz benim en sevdiğim malım ise Beyruha'dır. Onu Allah için sadaka olarak bağışlıyorum. Bunun iyiliğini ve azığını Allah nezdinde ümitediyorum. Ey Allah'ın Rasulü, sen onu Allah'ın sana gösterdiği yerde harca, dedi. Bunun üzerine Rasulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem: Oh ne güzel! Bu, faydası sahibine çabuk ulaşan -yahut kar sağlayan, şüphe eden ravi Abdullah b. Mesleme'dirbir maldır. Ben senin neler söylediğini işittim. Ben de o malı akrabalarına ayırmanı uygun görüyorum, diye buyurdu. Bunun üzerine Ebu Talha: Öyle yapayım ey Allah'ın Rasulü, dedi ve Ebu Talha orasını akrabaları ve amcasının çocukları arasında paylaştırdı."
Enes b. Malik r.a.'dan rivayete göre o "Rasulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'i kendi evine (Enes'in evine) geldiği sırada süt içerken görmüştür. Ben ona bir koyunun sütünü sağdım ve Rasulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem için o süte kuyudan çektiğim suyu da kattım. Allah Rasulü kaseyi aldı ve içti. Sol tarafında, Ebu. Bekir, sağ tarafında da bedevi birisi vardı. İçtiğinden artanı o bedeviye verdi. sonra da: Sırasıyla sağdakine verilir, diye buyurdu."
Enes b. Malik r.a.'dan rivayete gÖre, "Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e biraz su karıştırılmış bir süt getirildi. Sağ tarafında bedevi bir Arap, sol tarafında da Ebu Bekir vardı. Önce kendisi içti, sonra da bedevi Araba vererek: Sırasıyla sağdakilere verilir, diye buyurdu."
Enes r.a.'dan, dedi ki: "Ben ayakta amcalarima -en küçükleri olduğum halde- fadlh denilen içki yi sunuyordum. Bu sırada içki haram edildi denilince, onlar da: Onu dök, dediler. Biz de hemen döktük." (Süleyman et-Teyml dedi ki): "Enes'e: O zaman içkileri nelerdendi, diye sordum. Enes: Taze hurma ve koruk hurma(dan) idi, dedi. Ebu Bekr b. Enes de hemen dedi ki: Bu fadlh şarabı o gün onların içkileri idi. Enes buna karşı çıkmadı."
Enes b. Malik r.a.'dan, dedi ki: "Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'i şöyle buyururken dinledim: Yüce Allah: Ben kulumu iki sevgilisi ile belalandırıp (gözünün nurunu alıp) o da sabrederse ona o ikisinin yerine cenneti veririm diye buyurdu." İki sevgilisiyle kastettiği, gözleridir. Bu hususta Eş'as b. Cabir ve Ebu Zilaı b. Hilal de Enes'ten, o Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'den diye ona (Muttalibin'in azatlısı Amrla) mutabaat etmişlerdir.
Rivayet zinciri: Buhârî ← Abdullah b. Yûsuf ← Leys b. Sa'd ← İbn el-Hâd ← Amr b. Ebû Amr ← Enes b. Mâlik
Enes r.a.'dan rivayete göre "Bir yahudinin oğlu Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e hizmet ederdi. Bu çocuk hastalanınca Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem yanına gidip onu ziyaret etti. Ona: Müslüman ol, dedi. Çocuk da Müslüman oldu." Said b. el-Müseyyeb de babasından: "Ebu Talib ölüm hastalığında iken Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem onun yanına geldi. .. " dediğini nakletmektedir.
Rivayet zinciri: Buhârî ← Süleymân b. Harb ← Hammâd b. Zeyd ← Sâbit el-Bünânî ← Enes b. Mâlik
Enes b. Malik r.a.'dan rivayete göre Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurdu: "Sakın sizden biriniz kendisine gelip çatan bir zarar ve sıkıntı dolayısıyla ölümü temenni etmesin. Eğer mutlaka böyle bir şeyi yapacaksa: Allah'ım, hayat benim için hayırlı olduğu sürece beni hayattabırak ve eğer ölüm benim için hayırlı ise canımı al, desin. " Tekrarı: 6351 ve 7233
Enes'ten rivayete göre, "Bazı kimseler hastalanmışlardı. Ey Allah'ın Rasulü, bizi barındır, bize yiyecek ver, dediler. Bunlar sağlıklarına kavuşunca, Medine'nin havası ağırdır, dediler. Bu sefer onları zekat develerinin bulunduğu el-Harre denilen yerde yerleştirdi ve: Develerin sütlerinden içiniz, buyurdu. Sağlıklarına kavuşunca Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in çobanını öldürdüler ve zekat develerini önlerine katıp götürdüler. Allah Rasulü arkalarından izlerini takip edecek kimseler gönderdi. Sonra ellerini ve ayaklarını (çaprazlama) kesti, gözlerine de mil çektirip oydurdu. Ben onlardan bir adamın, ölünceye kadar yeri ısırıp dili ile yaladığını gördüm." Ravilerden Sellam dedi ki: Bana ulaştığına göre el-Haccac, Enes'e: Bana Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in uyguladığı en ağır cezayı tahdis et, dedi. Enes de ona bu hadisi anlattı. Bu olay el-Hasen'e ulaşınca o da: Enes'in bu hadisi Haccac'a tahdis etmemiş olmasını çokça arzu ederdim, dedi."
Enes r.a.'dan rivayete göre "Bazı kimseler Medine'de karınıarından hastalandılar. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem onlara develerinin çobanına gitmelerini, yanında kalarak develerin sütlerinden ve sidiklerinden içmelerini emretti. Onlar da çobanın yanına gittiler. Develerin sütlerinden, sidiklerinden içtiler. Nihayet bedenleri sağlıklarına kavuştu. Çobanı öldürdüler, develeri de önlerine katıp sürdüler. Durum Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e ulaşınca onları yakalamak üzere takipçiler gönderdi. Yakalayıp getirildiler. O da ellerini, ayaklarını (çaprazlama) kesti, gözlerine mil çektirdi." Katade dedi ki: "Bana Muhammed b. Slrln'in tahdis ettiğine göre bu, hadlerin inişinden önce idi."
Rivayet zinciri: Buhârî ← Mûsâ b. İsmâil ← Hemmâm b. Yahyâ ← Katâde b. Diâme ← Enes b. Mâlik
Enes r.a.'dan rivayete göre; "Ona, hacamat yapan kimsenin ücreti hakkında soru sorulunca şu cevabı vermiştir: Rasulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem hacamat yaptırdı. Bu hacamatı ona Ebu Taybe yaptı. Allah Rasulü de ona iki sa' ölçek buğday verdi ve onun efendileri ile konuştu. Onlar da onun yükünü hafiflettiler. Allah Rasulü ayrıca şöyle buyurdu: Kendisi ile tedavi olduğunuz en iyi şey, hacamat ile el-kust el-bahri'dir. Yine Allah Rasulü şöyle buyurmuştur: Çocuklarınızı bademcik ağrısından dolayı bademciklerini sıkmak suretiyle azaplandırmayınız. Siz kust ile tedavi etmeye bakınız."
Enes b. Malik'ten şöyle dediği nakledilmiştir: "Ukl ve Ureyna'dan bazı insanlar -ya da bazı adamlar- Rasulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in yanına (Medine'ye) geldiler ve Müslüman olduklarını söyleyerek: Ey Allah'ın Nebi'i, bizler sağmal davarları olan kimseler idik. Bizler ziraatle uğraşan kimseler değildik, dediler. Medine'nin havasını ağır buldular. Bunun üzerine Rasulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem onlar için zekat develerinin bir kısmı ile yararlanmalarını ve (develerle) çobanlarının bulunduğu yere gitmelerini emretti. Kendilerine de bu develerle beraber Çıkıp onların sütlerinden ve sidiklerinden içmelerini emir buyurdu. Onlar da develerle gittiler. Nihayet Medine el-Harre'sinin (kara taşlığının) bir tarafında iken Müslüman olduktan sonra katil' oldular ve Rasulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in çobanını öldürüp zekat develerini de önlerine katıp gittiler. onların arkasından onları takip edip yakalayacak kimseleri gönderdi. (Yakalanıp getirilmelerinden) sonra emir vererek onların gözlerini çıkardılar, ellerini kestiler ve Harre'nin bir tarafında ölünceye kadar kendi hallerine terk edildiler."
Sirin kızı Hafsa'dan, dedi ki: "Enes b. Malik r.a. bana: Yahya neden öldü diye sordu. Ben taun'dan, dedim. O dedi ki: Rasulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem taun (dolayısıyla ölüm) her Müslüman için bir şehitliktir, buyurdu."
Enes r.a.'dan rivayete göre Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurdu: "Ne hastalığın bulaşması vardır, ne uğursuzluk vardır. Bununla birlikte salih (iyi) tefe'ül olan güzel söz dehoşuma gider." Bu Hadis 5776 numara ile de geçiyor
Rivayet zinciri: Buhârî ← Müslim b. İbrâhîm ← Hişâm ← Katâde b. Diâme ← Enes b. Mâlik
Enes b. Malik r.a.'dan: "Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurdu: Hastalığın bulaşması da yoktur, uğursuzluk da yoktur. Bununla birlikte tefe'ül (hayra yormak) hoşuma gider. Ashab: Tefelül ne demektir, diye sordu. o: Hoş ve güzel bir sözdür, buyurdu." KİTABU’T-TIB EK SAYFA – 1939-3
Enes r.a.'dan rivayete göre, "Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem fetih yılı, başında miğfer bulunduğu halde Mekke'ye girmiştir." Buna dair açıklamalar ve başlıkta yer alan Enes'in hadisi ile ilgili bilgiler yeteri kadarıyla Meğazi bölümünde (4286.hadiste) geçmiş bulunmaktadır.
Enes b. Malik'ten, dedi ki: "Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem ile birlikte yürüyordum. Üzerinde kenarları kalın ve saçaklı bir Necran burdu vardı. Bedevi bir Arap ona yetişerek ridasından oldukça şiddetli bir şekilde çekiştirdi. Hatta ben Rasulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in boynu ile omuzları arasına baktım da burdun kenarının boynunda iz bıraktığın! gördüm. Daha sonra bedevi: Ey Muhammed, yanında bulunan Allah'ın malından bana bir şeyler verilmesi için emir ver, dedi. Rasulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem ona baktı, sonra güldü, sonra da ona bir bağışta bulunulmasını emir buyurdu."
Katade'den rivayete göre ben Enes'e: "Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in en çok sevdiği elbise (türü) hangisi idi, diye sordum. O: Hibera denilen elbise, dedi." Bu Hadis 5813 numara ile de var.
Rivayet zinciri: Buhârî ← Amr b. Âsım ← Hemmâm b. Yahyâ ← Katâde b. Diâme ← Enes b. Mâlik
Enes b. Malik r.a.'dan, dedi ki: "Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in giymeyi en çok sevdiği elbise hibera idi."
Enes r.a.'dan, dedi ki: "Ümmü Süleym doğum yapınca bana: Ey Enes, bu çocuğa dikkat et. Onu sabah Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e damağına tatlı bir şey çalmak (tahnik etmek) için götürünceye kadar, sakın ağzına bir şey girmesin, dedi. Sabah çocuğu alıp yanına götürdüm. O bir bahçede idi ve üzerinde Hureysı bir hamisa vardı. O sırada da fetih (zafer) dolayısıyla kendisine ganimet olarak gelmiş bulunan yük develerini damgalıyordu."
Rivayet zinciri: Buhârî ← Muhammed b. Müsennâ ← İbn Ebû Adî ← İbn Avn ← Muhammed b. Sîrîn ← Enes b. Mâlik
Enes b. Malik'ten -Şu'be, dedi ki: Ben ona (Abdulaziz b. Suhayb'e): Enes bunu Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'den diye mi rivayet etti, dedim. Bunun üzerine Abdulaziz şiddetli bir şekilde dedi ki: Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'den şöyle buyurdu: "Kim dünyada ipek giyinirse, ahirette onu giyinmeyecektir."
Katade'den, o Enes'ten, dedi ki: "Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem Zübeyr ile Abdurrahman'a vücutlarındaki kaşıntı dolayısıyla ipek giymeleri ruhsatını verdL"
Rivayet zinciri: Buhârî ← İbn Ebû Ömer ← Vekî' ← Şu'be b. el-Haccâc ← Katâde b. Diâme ← Enes b. Mâlik