Seleme b. el-Ekva'

Ebû Müslim · Sahâbî, cesur okçu ve koşucu

Seleme b. Amr b. el-Ekva'

Vefath. 74 · Medine
KünyeEbû Müslim
Nisbeel-Eslemî, el-Medenî, el-Huzâî
Yaşadığı yerlerRebeze, Medine
TabakaSahâbî
Cerh-ta'dîlsahâbîdir

Hakkında

Asıl adı Ebû Müslim Seleme b. Amr b. Sinân el-Eslemî'dir. Dedesi Sinân b. Abdullah'ın lakabı Ekva' olduğu için İbnü'l-Ekva' diye tanınmış ve bu nisbe adının ayrılmaz parçası hâline gelmiştir. Medine yakınlarında yaşayan Eslemoğulları kabilesine mensuptu. Hudeybiye'de Hz. Peygamber'e biat edenler arasında yer aldı; Rıdvan Biatı'nda birkaç defa biat ettiği rivayet edilir. Yedi gazveye ve dokuz seriyyeye katıldı; koşuculuğu, okçuluğu ve yaya savaşındaki maharetiyle tanınırdı.

En çok anlatılan kahramanlığı Gâbe (Zûkared) Gazvesi'nde yaşandı. Medine yakınında otlayan develeri kaçıran baskıncıların peşine tek başına düşerek hayvanları geri aldı ve çobanın ailesini kurtardı. Hz. Peygamber onun bu yiğitliğini "Bugün piyademizin en hayırlısı Seleme'dir" diyerek övmüş, ganimetten kendisine iki hisse verilmişti.

Hz. Osman'ın şehid edilmesinden sonra Medine yakınlarındaki Rebeze'ye yerleşti ve uzun yıllar orada yaşadı; ömrünün son döneminde gözlerini kaybetti. Kendisinden yapılan rivayetler, tekrarlarıyla birlikte Kütüb-i Sitte ve Ahmed b. Hanbel'in Müsned'inde 174 sayısına ulaşır; bunlardan on altısında Buhârî ile Müslim ittifak etmiştir. Hadislerini başta oğlu İyâs ve azatlısı Yezîd b. Ebû Ubeyd olmak üzere birçok tâbiî nakletmiştir. Hz. Peygamber'in yanı sıra Ebû Bekir, Ömer, Osman ve Talha b. Ubeydullah'tan da rivayette bulunmuştur. Ölümünden birkaç gün önce bir vesileyle Medine'ye gelmiş ve seksen yaşlarında iken h. 74 / m. 693 yılında burada vefat etmiştir.

Ailesi

Babası
('Amr bin) al-Akwa(Sinan) b. 'Abdullah
Kardeşleri
'Amir ibn al-Akwa'
Çocukları
Iyas bin Salmah bin al-Akwa

Râvi adları senedden otomatik ayrıştırılmış; kimlik ve hayat bilgileri ricâl kaynaklarından (Itqan râvi profilleri, muslimscholars.info) eşleştirilerek eklenmiştir.

Zincirde geçtiği hadisler

Seleme, Nebi (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'den şu sözü duyduğunu söylemiştir: "Benim söylemedîğim bir şeyi benim ağzımdan söyleyen kişi cehennemdeki yerine hazırlansın".
Rivayet zinciri: Buhârî ← el-Mekkî b. İbrâhîm ← Yezîd b. Ebû Ubeyd ← Seleme b. el-Ekva'
Seleme'den şöyle nakledilmiştir: "Minber ile mescidin duvarı arasında bir koyunun zar zor geçebileceği kadar dar bir mesafe vardı
Rivayet zinciri: Buhârî ← el-Mekkî b. İbrâhîm ← Yezîd b. Ebû Ubeyd ← Seleme b. el-Ekva'
Yezid İbn Ebî Ubeyd'den şöyle nakledilmiştir: "Seleme İbnü'l-Ekva' ile birlikte mescide gelirdim. O, Mushaf'ın yanındaki direğin kenarında namaz kılardı. O'na, 'Ey Ebu Müslim bana öyle geliyor ki, bu direğin yanında namaz kılmak için çaba harcıyorsun' dedim. O da, 'Evet, çünkü Allah Resûlü Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in burada namaz kılmak için fırsat kolladığını gördüm' diye cevap verdi."
Rivayet zinciri: Buhârî ← el-Mekkî b. İbrâhîm ← Yezîd b. Ebû Ubeyd ← Seleme b. el-Ekva'
Seleme (r.a.) şöyle demiştir: "Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem ile akşam namazını, güneş batınca kılardık."
Rivayet zinciri: Buhârî ← el-Mekkî b. İbrâhîm ← Yezîd b. Ebû Ubeyd ← Seleme b. el-Ekva'
Seleme İbnü'l-Ekva' şöyle demiştir: "Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem Aşure günü birisini görevlendirerek ashaba şu duyuruyu yapmasını söylemişti: "Kim birşeyler yemişse (günün kalan kısmını oruç tutarak) tamamlasın veya oruç tutsun, kim şu an'a kadar herhangi birşey yememişse bundan sonra da yemesin!"
Rivayet zinciri: Buhârî ← Ebû Âsım ← Yezîd b. Ebû Ubeyd ← Seleme b. el-Ekva'
Seleme İbnü'l-Ekva' (r.a.) şöyle demiştir: Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem Eslem kabilesinden bir adama şunu emretti: "İnsanlara şunu ilan et: Kim bir şey yiyip içtiyse günün geri kalan kısmında oruç tutsun. Kim bir şey yiyip içmediyse bu günü oruçlu geçirsin. Çünkü bu gün aşura günüdür".
Rivayet zinciri: Buhârî ← el-Mekkî b. İbrâhîm ← Yezîd b. Ebû Ubeyd ← Seleme b. el-Ekva'
Seleme İbnü'l-Ekva' r.a. şöyle anlatır: Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in yanında oturuyorduk. Bu sırada bir cenaze getirildi. Hz. Nebi'e, "Bu kişinin namazını kıldır" dediler. Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem, "Borcu var mı?" diye sordu. "Hayır" dediler. "Geride bir mal bıraktı mı?" diye sordu. "Hayır" dediler. Bunun üzerine namazını kıldırdı. Daha sonra bir cenaze daha getirdiler ve "Ey Allah'ın Resulül Bu kişinin namazını kıldır" dediler. Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem, "Borcu var mı?" diye sordu. "Evet" dediler. "Geride bir mal bıraktı mı?" diye sordu. "Üç dinar bıraktı" dediler. Bunun üzerine onun namazını kıldırdı. Bir süre sonra üçüncü bir cenaze getirdiler. Hz. Nebi'e, "Bu kişinin namazını kıldır" dediler. "Geride bir mal bıraktı mı?" diye sordu. "Hayır" dediler. "Borcu var mı?" diye sordu. "Üç dinar borcu var" dediler. Bunun üzerine, "Arkadaşınızın namazını kılın" buyurdu. Ebu Katade, "Ey Allah'ın Resulü' Namazını siz kıldırın, borcunu ben üstleniyorum" dedi. Bunun üzerine Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem onun namazını kıldırdı. Tekrar: 2295
Rivayet zinciri: Buhârî ← el-Mekkî b. İbrâhîm ← Yezîd b. Ebû Ubeyd ← Seleme b. el-Ekva'
Seleme İbnü'l-Ekva' r.a. şöyle anlatır: Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e, namazını kıldırması için bir cenaze getirildi. Hz. Nebi (Sallallahu aleyhi ve Sellem), "Borcu var mı?" diye sordu. "Hayır" dediler. Bunun üzerine namazını kıldırdı. Daha sonra bir cenaze daha getirdiler Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem, "Borcu var mı?" diye sordu. "Evet" dediler. Bunun üzerine Efendimiz Sallallahu Aleyhi ve Sellem "Arkadaşınızın namazını kılın" buyurdu. Ebu Katade, "Ey Allah'ın Resulül Borcunu ben üstleniyorum, namazını siz kıldırın," dedi. Bunun üzerine Hz. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem vefat edenin namazını kıldırdı.
Rivayet zinciri: Buhârî ← Ebû Âsım ← Yezîd b. Ebû Ubeyd ← Seleme b. el-Ekva'
2437. hadisin kaynakta aynı numara altında verilen, farklı senedle gelen 2. rivayetidir.
Süveyd İbn Gafele r.a.'den rivayet edilmiştir: Selman İbn Rebıa ve Zeyd İbn Suham ile birlikte bir savaşta idim. Bir sopa buldum. Bana: "Onu at" dedi. Ben de "Hayır, sahibini bulursam kendisine veririm. Bulamazsan ben kullanınm" dedim. Döndükten sonra hacca gittik. Medine'ye vardım. Ubeyy İbn Ka'b'a r.a. bunun hükmünü sordum. Ubeyy İbn Ka'b, "Ben Allah Resulü Sallallahu Aleyhi ve Sellem hayatta iken içinde yüz dinar bulunan bir para kesesi bulmuştum. Hz. Nebi'e gittim. Hz. Nebi "Bir yıl ilan et" buyurdu. Ben de bir yıl ilan ettim. Sonra yine Hz. Nebi'in yanına gittim. Yine "Bir yıl ilan et" buyurdu. Bir yıl daha ilan ettikten sonra yine Hz. Nebi'in yanına gittim. Yine "Bir yıl ilan et" buyurdu. Bir yıl daha ilan ettim ve Hz. Nebi'in yanına dördüncü kez gittim. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem: "Sayısını, kabını ve bağını iyice tanı. Sahibi gelirse verirsin. Gelmezse sen kullan" buyurdu." Süveyd İbn Gafele şöyle demiştir: Daha sonra onunla Mekke'de karşılaştım. "Bilemiyorum, üç yıl mıydı, yoksa dört yıl mı?" dedi.
Rivayet zinciri: Buhârî ← Abdân b. Muhammed ← babam ← Şu'be b. el-Haccâc ← Seleme b. el-Ekva'
Seleme İbn Ekva r.a.'dan rivayet edilmiştir: Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem Hayber savaşında yakılmış ateşler gördü. "Bu ateşlerde ne pişiriliyor" buyurdu. "Evcil eşekler pişiriliyor" dediler. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem: "Kapları kırın ve içindekini dökün" buyurdu. "İçindekini döküp kapları yıkasak olmaz mı?" dediler. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem: "Yıkayabilirsiniz" buyurdu. Tekrar: 4196, 5497, 6148, 6331, 6891
Rivayet zinciri: Buhârî ← Ebû Âsım ← Yezîd b. Ebû Ubeyd ← Seleme b. el-Ekva'
Seleme r.a.'den rivayet edilmiştir: Topluluğun azığı azaldı ve muhtaç duruma düştüler. Nebi'e Sallallahu Aleyhi ve Sellem gelerek develerini kesmek için ondan izin istediler. Hz. Nebi de onlara izin verdi. Sonra Ömer'le karşılaştılar ve durumu ona haber verdiler. "Develerinizi kestikten sonra nasıl hayatta kalacaksınız" dedi ve Hz. Nebi'in yanına giderek "Ey Allah'ın Resulül Develerini kestikten sonra nasıl hayatta kalacaklar" dedi. Bunun üzerine Hz. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem "İnsanlara seslen, yanlarında fazla olan azıklarını getirsinler" buyurdu. Bunun için yere bir sergi serildi ve azıkları onun üzerine koydular. Allah Resulü Sallallahu Aleyhi ve Sellem kalkıp dua etti ve yiyecekleri bereketlendi. Sonra insanların kaplarını getirmeleri istedi ve kaplarına avuç avuç yiyecek koydu. Bu, yiyecek almadık kimse kalmayıncaya kadar devam etti. Sonra Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem: "Şehadet ederim ki Allah'tan başka ilah yoktur ve ben onun elçisiyim" buyurdu.
Seleme İbnü'l-Ekva' r.a. anlatıyor: "Bir gün Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem aralarında okla atıcılık müsabakası yapan Eslem oğullarından bir grupla karşılaştı ve onlara: "Atın İsmail oğulları, şüphesiz sizin atanız İsmail de iyi bir atıcıydı. Haydi atın, ben falan oğulları ile beraberim!" Bunun üzerine yarışan takımlardan biri ok atmayı bıraktı. Resul-i Ekrem Sallallahu Aleyhi ve Sellem: "Ne oldu size, niye ok atmayı bıraktınız?" deyince onlar: "Nasıl atalım ki! Siz onlarla birlikte olduğunuzu söylüyorsunuz!" dediler. Bu cevap üzerine Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem: "Haydi atın, ben sizinle hepinizle beraberim!" buyurdu." Tekrar: 3373, 3507
Seleme İbnü'l-Ekva' şöyle demiştir: "Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e bey'at ettikten sonra bir ağaç gölgesine gitmiştim. İnsanlar geri çekilip ortalık tenhalaşınca Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem bana: "Ey Ekva'ın oğlu, bey'at etmeyecekmisin?" diye sordu. Ben: "Ey Allah'ın Resulü, ben az önce bey'at etmiştim zaten!" dedim. Bana: "Olsun, yeniden" dedi. Ben de ikinci kez O Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e bey'at ettim." Bu rivayeti nakleden ravi Yezid İbn Ebi Ubeyd diyor ki: "Seleme İbnü'l-Ekva'a: Ey Ebu Müslim, o zaman ResuI-i Ekrem Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e ne üzerine bey'at etmiştiniz diye sordum. Bana şu cevabı verdi: Ölümüne ... " Tekrar: 4169, 7206, 7207
Rivayet zinciri: Buhârî ← el-Mekkî b. İbrâhîm ← Yezîd b. Ebû Ubeyd ← Seleme b. el-Ekva'
Seleme İbnü'l-Ekva' r.a. şöyle demiştir: "Gözünden rahatsız olan Hz. Ali, Hayber savaşı sırasında Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in yanına gelememiş ve geride kalmıştı. Kendi kendisine: "Ben Resul-i Ekrem Sallallahu Aleyhi ve Sellem'den geride kalacağım öyle mi?" diyerek savaşa çıktı ve Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellemi'e yetişti. Hayber'in fethedildiği günden önceki günün akşamında Resul-i Ekrem Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurdu: "Yarın sabah bu sancağı Allah'ın ve Resu/ü'nün sevdiği birisine vereceğim. Allah fethi ona müyesser kılacak." Başka bir rivayette bu ifade: "Allah'ı ve Resu/ü'nü seven birisine vereceğim" diye geçmektedir. Sabah olduğunda hasta olduğu için aramıza katılacağını hiç ummadığımız Ali çıkageldi. Askerler: "İşte Ali... " demeye başladılar. Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem de sancağı ona verdi ve Allah Teala fethi ona müyesser kıldı." Tekrar: 3702, 4209
Seleme Radiyallahu anh anlatıyor: "İnsanların azıkları iyice azalmıştı ve çok büyük bir sıkıntı içerisindeydiler. Bu yüzden Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e gelip develerini boğazlamak için izin istediler. Resul-i Ekrem Sallallahu Aleyhi ve Sellem de onlara izin verdi. Hz. Ömer yolda onlarla karşılaşıp olan biteni öğrenince: "Peki develerinizi kestikten sonra nasıl hayatta kalacaksınız?" dedi ve Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in yanına giderek: "Ey Allah 'ın Resulü, peki bu insanlar develerini kestikten sonra nasıl hayatta kalacaklar?!" diye endişesini dile getirdi. Bunun üzerine Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem: "Öyleyse halka seslen ve azıklarından geriye ne kaldıysa getirsinler!" buyurdu. Azıklar getirilince Resul-i Ekrem Sallallahu Aleyhi ve Sellem dua etti ve Allah'tan bereket diledi. Sonra da herkesin kaplarını alıp gelmesini istedi. Orada bulunanlar avuç avuç kaplarını doldurdular. Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurdu: "Şehadet ederim ki, ALLAH'TAN başka İLAH yoktur ve ben ALLAH'ın Resulüyüm."
Seleme İbnü'l-Ekva r.a.'ın şöyle dediği nakledilmiştir: Medine'nin ağaçlık (orman - gabe) bölgesi tarafına gitmek üzere Medıne'den yola çıkmıştım. Ağaçlık tepeye vardığımda Abdurrahman İbn Avf'ın genç bir kölesinin telaşlı bir şekilde geldiğini gördüm. Ona: "Sakin olsana, ne oldu sana böyle!?" diye sorunca bana şöyle dedi: "Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem’in sütleri için beslediği deve sürüsünü alıp götürdüler" Ben: "Kim aldı peki?" diye sorunca da deve sürüsünü Gatafan ve Fezare oğullarının götürdüğünü söyledi. Ben de bunun üzerine avazım çıktığı kadar üç defa bağırdım ve sesim iki tepe arasında yankılandı: "Baskın var! Baskın. var! Baskın var!" Hemen bineğimi dört nala sürüp onların peşine düştüm. Biraz sonra onlara yetiştim ve üzerlerine ok yağdırmaya başladım. Bu sırada da: "Ben: İbnü'l-Ekva'ım (Ekva'nın oğluyum), bu gün de sizin helak olduğunuz gündür!" diye bağırıyordu", Bu şekilde onlar daha develerin sütlerini içmeden hayvanları kurtardım. Sonra develeri önüme katıp getirdim. Yolda Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem beni karşıladı. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'i görünce: "Ey Allah'ın Resulü, bu adamlar iyice susamışlar. Fakat ben onların sularını içmelerine fırsat vermeden üzerlerine atıldım. isterseniz peşlerinden adam gönderin!" dedim. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem de şöyle buyurdu: "Ey İbnü'l-Ekva', sen onların hakkından geldin bile; artık onlar sana karşı gelmeye cesaret edemez. Bu yüzden onlara biraz daha müsamahakar davranmalısın. Hem onlar kendi kabilelerine varmışlardır bile!"
Rivayet zinciri: Buhârî ← el-Mekkî b. İbrâhîm ← Yezîd b. Ebû Ubeyd ← Seleme b. el-Ekva'
Seleme İbnü'l-Ekva'ın oğlu İyas'ın babasından rivayetle şöyle dediği nakledilmiştir: "Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem bir seferde iken bir müşrik casusluk yapmak üzere Müslümanların bulunduğu yere geldi ve Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in ashabının yanına oturup onlarla konuşmaya başladı. (Kalkıp gidince) Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem: "Onun peşine düşün ve yakalayıp öldürün!" buyurdu. Seleme onu takip edip öldürmüş ve onun salebini (üzerinde taşıdığı kılıç ve elbisesini) almıştı."
Rivayet zinciri: Buhârî ← Ebû Nuaym ← Ebü'l-Umeys ← İyâs b. Seleme b. el-Ekva' ← Seleme b. el-Ekva'
Seleme b. el-Ekva' r.a dedi ki: "Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem, Eslem oğullarından ok atma yarışı yapan birkaç kişinin yanından geçti. Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurdu: Ey İsmail oğulları, ok atınız. Çünkü sizin babanız da ok atıcısı idi. Haydi atınız ve ben filan oğullarıyla beraberim. (Seleme) dedi ki: Ve iki takımdan birisinin ellerini tuttu. Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem: Ne oluyor size, niye atmıyorsunuz, deyince onlar: Ey Allah'ın Resulü, sen onlarla beraberken nasıl atarız, dediler. Bu sefer: Atınız, ben hepinizle beraberim, diye buyurdu."
Seleme r.a. dedi ki: "Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem, pazarda Eslemlilerden birbirleriyle ok atma yarışı yapan bir topluluğun yanına çıkageldi. Ey İsmailoğulları, ok atınız, çünkü sizin babanız da bir atıcı idi. Ben de -iki kesimden birisini kastederek- filan oğullarıyla birlikteyim deyince, onlar da ellerini geri çektiler. Onlara: Ne oldu, diye sorunca, sen filan oğullarıyla birlikte olunca biz nasıl atış yapabiliriz, dediler. Bu sefer haydi atınız, ben hepinizle beraberim, diye buyurdu."
Selerne dedi ki: "Ali r.a., Hayber'de Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'den geri kalmıştı. Gözlerinden rahatsız idi. Ben mi Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'den geri kalacağım, dedi ve yola koyulup, Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in yanına gitti. Yüce Allah'ın, ertesi sabahında fethi nasip kıldığı gecenin akşam ında Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurdu: Andolsun yarın bu sancağı Allah'ın ve Resulünün kendisini sevdiği -yahut da Allah'ı ve Resulünü seven diye buyurdu- ve Allah'ın kendisine fethi nasip edeceği bir adama vereceğim -ya da bir adam alacaktır.- Bir de baktık ki -hiç o alacağını ümit etmediğimiz- Ali, işte Ali dediler. Resulullah sallallahu aleyhi ve sellern de sancağı ona verdi, Allah da ona fethi nasip erti
İyas b. Seleme b. el-Ekva dedi ki: Babam -ki ağacın altında bey'at eden ashabtan idi- bana anlattı, dedi ki: "Biz Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem ile birlikte Cuma namazını kıldıktan sonra ayrılırdık da (o sırada) duvarların, altlarına sığınacağımız gölgeleri de olmazdı."
Seleme b. el-Ekva diyor ki: "Sabah ezanı okunmadan dışarı çıktım. Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in sağmal develeri de zi Kared denilen yerde otluyorlardı. (Seleme) dedi ki: Abdurrahman b. Avfın bir kölesi karşıma çıktı, bana: Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in sağmal develeri alındı, dedi. Ben: Onları kim aldı, diye sordum. Gatafan(lılar) dedi. (Seleme) dedi ki: Üç defa, ya sabahah (sabah baskınına uğradık) diye yüksek sesle bağırdım. (Seleme devamla) dedi ki: Medine'nin iki kara taşlı ğı arasında bulunanlara sesimi işittirdim. Sonra da yüzümün doğrultusunda gittim ve nihayet onlara yetiştim. Su çekmeye koyulmuşlardı. Ben de onlara ok atmaya koyuldum. -Ben iyi ok atan birisi idim- bu arada: Ben el-Ekva"ın oğluyum. Bugün de adi heriflerin helak olacağı gündür, diyordum. Bu şekilde recez vezninde sözler söyledim, nihayet sağmal develeri ellerinden kurtardım. Ayrıca onlardan otuz tane de burde (çizgili kumaştan yapılmış elbise) selb ettim (ganimet olarak aldım). (Devamla) dedi ki: Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem ile diğer insanlar gelince: Ey Allah'ın Nebisi dedim. Ben susuz oldukları halde onların su içmelerini engelledim. Derhalonların üzerlerine (asker) gönder. Allah Resulü: Ey Ekva'ın oğlu sen işi eline geçirecek olursan müsamaha göster, dedi. (Seleme) dedi ki: Sonra geri döndük. Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem Medine'ye girinceye kadar beni terkisine bindirmişti."
Seleme b. el-Ekva' r.a. dedi ki: "Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem ile birlikte Hayber'e çıktık. Geceleyin yol aldık. Ordu ile birlikte bulunanlardan bir adam Amir'e: Ey Amir o şeylerinden bize dinletmez misin, dedi. Amir şair bir adamdı. Bineğinden inip askerlere nağmeli olarak şunları söylemeye koyuldu: "Allah'ım, sen olmasaydın eğer hidayet bulmazdık. Sadaka vermezdik, namaz kılmazdık Sakınmamız gereken şeyleri -canım sana feda- mağfiret buyur Düşmanla karşılaşırsak sebat ver ayaklarımıza ve bir sekinet indir üzerimize Çünkü bizler imdada çağırıldığımız vakit hemen koşarız Zaten: İmdada yetişin, feryadı ile bizleri kastettiler." Bunun üzerine Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem: Bu sürücü (ezgi söyleyen) kimdir, diye sordu. Amir b. el-Ekva'dır dediler. Allah Resulü: Allah ona rahmet etsin, dedi. Orada bulunanlardan bir adam: Ey Allah'ın Nebisi vacip oldu, keşke onunla bizi faydalandırsaydın, dedi. Hayber'e gittik, Hayberlileri muhasara ettik. İleri derecede açlıkla karşı karşıya kaldık. Daha sonra yüce Allah onlara orayı fethetmeyi nasip etti. Hayber'in fethedildiği günü akşam olunca askerler çok miktarda ateş yaktılar. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem: Bu ateşler de ne, diye sordu. Siz ne için bu ateşi yakıyorsunuz? Onlar: Et pişirmek için diye cevap verdiler. Ne eti pişiriyorsunuz, diye sordu. Evcil eşek etleri, diye cevap verdiler. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem: Onların (kazanların) içindekileri dökünüz ve o kapları kırınız, diye buyurdu. Bir adam: Ey Allah'ın Resulü, ya da içindekileri dökelim, kazanları yıkayalım (olmaz mı) deyince, Allah Resulü: Ya da böyle olsun, die buyurdu. Askerler (savaş için) saf tuttu. Amir'in kılıcı kısa idi. Bir yahudinin baldırına vurmak üzere kılıcını eline aldı,.Fakat kılıcının keskin tarafı geri döndü, Amir'in dizkapağının tam üstüne isabet etti ve ondan öldü. (Yezid b. Ubeyd) dedi ki: Geri döndüklerinde Seleme dedi ki: Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem beni gördü, elimdentuttu, sana' ne oluyor, dedi. Ben de ona: Babam anam sana feda olsun! Amir'in amelinin. boşa çıktığını ileri sürüyorlar. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem: Kim söylediyse yalan söylüyor dedi. Şüphesiz onun -iki parmağını bir araya getirerek- iki ecri vardır. Çünkü o hem cahid, hem mücahid idi. Onunla (ya da orada) onun gibi yürümüş bir Arap pek azdır." Bize Kuteybe anlattı ve dedi ki: Bize Hatem şöyle anlattı: "Onda yetişmış ...
Seleme r.a. dedi ki: "Ali r.a. Hayber'de Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'den geri kalmıştı. Gözlerinde bir rahatsızlık vardı. Ben Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'den geri kalacağım ha deyip, arkasından yetişti. Hayber'in (sabahında) fethedileceği gecede (Allah Resulü): Andalsun yarın bu sancağı Allah'ın ve Resulünün sevdiği ve kendisine fethin nasip kılınacağı bir adama vereceğim -yahut da: Yarın bir adam bu sancağı alacak (diye buyurdu.)- Hepimiz sancağı almayı ümit ediyorduk. İşte Ali (geldi), denilince sancağı ona verdi ve fetih ona hasip oldu."
Yezid b. Ebi Ubeyd dedi ki: "Seleme b. el-Ekva'ı şöyle derken dinledim: Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem ile birlikte yedi gazve yaptım. Ayrıca göndermiş olduğu askeri birlikler arasında da dokuz gazvede bulundum: Bir sefer üzerimize Ebu Bekr'i kumandan tayin etmişti, bir sefer de üzerimize Usame'yi kumandan tayin etmişti." Bu Hadis 4271, 4272 ve 4273 numara ile gelecektir.
Seleme dedi ki: "Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem ile birlikte yedi gazvede bulundum. Göndermiş olduğu askeri birlikler arasında da dokuz gazveye katıldım. Bir defa üzerimize Ebu Bekr (kumandan olumuştu), bir sefer de Usame."
Seleme b. el-Ekva r.a. dedi ki: "Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem ile birlikte dokuz gazvede bulundum. İbn Harise ile de gazveye katıldım, onu bize kumandan tayin etmiştL"
Rivayet zinciri: Buhârî ← Ebû Âsım ← Yezîd b. Ebû Ubeyd ← Seleme b. el-Ekva'
Seleme b. el-Ekva r.a. dedi ki: "Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem ile birlikte dokuz gazvede bulundum. -Hayber, Hudeybiye, Huneyn günü ve elKared günü (gazvelerini) zikretti- Yezid dedi ki: Diğerlerini ise unuttum." KİTABU’L-MEĞAZİ EK SAYFA – 1621-2
Seleme'den şöyle dediği nakledilmiştir: "Oruca güç yetirenlerin [oruç tutmadıklan takdirde] bir yoksulu doyuracak kadar fidye vermesi gerekir, "[Bakara 184] ayeti nazil olunca isteyenler, oruç tutmaz, oruç tutmak yerine fidye verirdi. Nihayet bir sonraki ayet nazil oldu ve bu uygulamayı neshetti.
Cabir İbn Abdullah ile Seleme İbn el- Ekva' dediler ki: "Biz bir ordu ile birlikte idik. Rasulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in elçisi bize gelerek dedi ki: Mut'a yapmanız için size izin verildi. Haydi mut'a yapınız."