Süfyân es-Sevrî

Ebû Abdullah · 7. tabakanın önde gelenleri

Süfyân b. Saîd b. Mesrûk

Vefath. 159
KünyeEbû Abdullah
Nisbees-Sevrî, el-Kûfî
Yaşadığı yerlerKûfe
Tabaka7. tabakanın önde gelenleri
Cerh-ta'dîlsika hâfız

Râvi adları senedden otomatik ayrıştırılmış; kimlik ve hayat bilgileri ricâl kaynaklarından (Itqan râvi profilleri, muslimscholars.info) eşleştirilerek eklenmiştir.

Zincirde geçtiği hadisler

Bize Züheyr b. Harb ile Muhammed b. Abdillah b. Numeyr ikisi birden İbni Uyeyne'den rivayet ettiler, İbn-i Numeyr dediki: Bize Süfyân, Amr'dan rivayet etti ki, Amr Nâfi' b. Cübeyr'i, Ebu Şüreyh el-Huzâi'den naklen şöyle haber verirken dinlemiş: Nebi (Sallalhhu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu: ''Allah'a ve ahiret gününe iman eden bir kimse komşusuna ihsan etsin (iyilik yapsın), Allah'a ve ahiret gününe iman eden misafirine ikram etsin, Allah'a ve ahiret gününe iman eden ya hayır söylesin yahut sussun. "
Bize Ebu Bekr b. Ebi Şeybe tahdis edip dedi ki: Bize Veki', Süfyan'dan tahdis etti (H) Bize Muhammed b. el-Müsenna da tahdis edip dedi ki: Bize Muhammed b. Cafer tahdis edip dedi ki: Bize Şu'be tahdis etti. (Süfyan ile birlikte) ikisi Kays b. Müslim'den, o Tarık b. Şihab'dan -bu Ebu Bekr'in rivayet ettiği hadistir- dedi ki: Bayram günü namazdan önce hutbe okumayı ilk başlatan kişi Mervan'dır. Bir adam ona kalkıp: Namaz hutbeden öncedir, dedi. Mervan ortada terkedilmiş (daha başka) şeyler de vardır, dedi. Ebu Said bunun üzerine: Bu adam üzerine düşeni yerine getirdi. Ben Rasulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'i şöyle buyururken dinledim, dedi: "Sizden kim bir kötülük görürse onu eliyle değiştirsin eğer gücü yetmezse diliyle yine gücü yetmezse (l/69a) kalbiyle (değiştirsin). Bu ise imanın en zayıf halidir. "
Rivayet zinciri (1. tarîk): Müslim ← Ebû Bekir b. Ebî Şeybe ← Vekî' ← Süfyân es-Sevrî ← Kays b. Müslim ← Târık b. Şihâb Bekir
Bize Muhammed b. Bekkar b. er-Reyyan ve Avn b. Sellam tahdis edip dediler ki: Bize Muhammed b. Talha tahdis etti (H) Bize Muhammed b. el-Müsenna da tahdis etti, bize Abdurrahman b. Mehdi tahdis etti, bize Süfyan tahdis etti (H), bize yine Muhammed b. el-Müsenna tahdis etti, bize Muhammed b. Cafer tahdis etti, bize Şube tahdis etti. Hepsi Zubeyd'den, o Ebu Vail'den, o Abdullah b. Mes’ud'dan şöyle dediğini nakletti: Rasulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu: "Müslümana sövmek fasıklık, onunla çarpışmak küfürdür. " Zubeyd dedi ki: Ebu Vail'e: Bunu Abdullah'ta, o Rasulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'den diye rivayet ederken bizzat mı dinledin, dedim. O: Evet, dedi. Şube'nin hadisi rivayetinde Zubeyd'in, Ebu Vail'e söylediği sözler yer almamıştır.
Rivayet zinciri (1. tarîk): Müslim ← Muhammed ve Avn b. Sellâm ← Muhammed b. Talha ← Zübeyd el-Yâmî ← Ebû Vâil ← Abdullah b. Mes'ûd
Bize Ebu Bekir b. Ebî Şeybe ile Ebu Kureyb ve İshâk b. İbrahim rivayet ettiler. Lâfız Ebu Bekir'indir. İshâk (Bize haber verdi) tâbirini kullandı. Ötekiler: Bize Vekî, Süfyan'dan, o da Hâlid'in âzadlısı Âdem b. Süleyman'dan, naklen rivayet etti; dediler. Âdem şöyle demiş: Said b. Cübeyr'i, İbni Abbas'dan naklen rivayet ederken dinledim, İbn Abbas dedi ki: Şu: "İçinizdekini açıklasanız da, gizleseniz de, Allah onunla sizi hesaba çeker. " (Bakara, 284) ayeti nazil olunca bu ayet'ten dolayı kalplerine hiçbir şeyden dolayı girmemiş şeyler girdi. Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'de: "Dinledik, itaat ettik ve teslim olduk" deyiniz, buyurdu. (İbn Abbas) dedi ki: Allah imanı kalplerine yerleştirdi, sonra yüce Allah şu buyruğunu indirdi: "Allah hiçbir kimseye gücünün yeteceğinden başkasını yüklemez. (Herkesin) kazandığı (iyilik) kendisine, yaptığı (kötülük) de onun aleyhinedir. Rabbimiz unuttuk yahut yanıldıysak bizi sorguya çekme. " Yüce Allah: Ben de yaptım, buyurdu. "Bize mağfiret buyur ve bize merhamet eyle, sensin bizim mevlamız" (Bakara, 286) (dediler),Yüce Allah da: Ben de yaptım, buyurdu.
Bize Ebu Küreyb Muhammed b. El-AIâ'da rivayet etti. (Dedi kr): Bize Muaviye b. Hişâm, Süfyan'dan, o da Muhtar b. Fulful'den, o da Enes b. Malik'ten naklen rivayet etti. Enes b. Malik dedi ki: Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem): "Ben kıyamet gününde uyanları en çok olanım ve ben cennetin kapısını çalacak ilk kişiyim" buyurdu.
Bana Ebi Bekr b. Nafi'el-Abdî de rivayet etti. (Dediki): Bize Abdurrahman, Süfyan'dan, o da Mikdam b. Şüreyh'dan, o da babasından, o da Aişe'den naklen rivayet ettiki Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem, evine girdiği zaman ilk işi misvak tutunmak olurmuş.
Bize İshak b. İbrahim el-Hanzali de tahdis etti. Bize Abdurrezzak haber verdi. Bize Sevri, Amr b. Kays el-Mulal'den haber verdi. O Hakem b. Uteybe'den, o Kasım b. Muhaymira'dan, o Şureyh b. Hani'den şöyle dediğini nakletti: Aişe'nin yanına mestler üzerine mesh etmeye dair soru sormak için gittim. O: Ben sana Ebu Talib'in oğlunu (Ali'yi) tavsiye ederim, ona sor çünkü o Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) ile birlikte yolculuk yapardı. Ona sorduk, o: Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) yolcu için gecesi, gündüzüyle üç gün, mukim için de gecesi gündüzüyle bir gün tespit etti, dedi. (Abdurrezzak): Süfyan, Amr'ı sözkonusu edince onu överdi, dedi.
Bize Muhammed b. Abdullah b. Numeyr tahdis etti. Bize babam tahdis etti. Bize Süfyan, Alkame b. Mersed'den tahdis etti. (H) Bana Muhammed b. Hakim de -ki Lafız onundur- tahdis etti. Bize Yahya b. Said b. Süfyan tahdis edip dedi ki: Bana Alkame b. Mersed, Süleyman b. Bureyde'den tahdis etti. O babasından rivayet ettiğine göre Nebi (Sallallahu aleyhi ve Sellem) Mekke'nin fethedildiği günü bütün namazları tek bir abdestle kıl(dır)dı, mestleri üzerine de mesh yaptı. Ömer ona: Bugün daha önce yapmamış olduğun bir iş yaptın, dedi. Allah Resulü: "Bunu bilerek (kasten) yaptım, ey Ömer" buyurdu.
Bize Ebu Bekr, b. Ebî Şeybe ile Züheyr b. Harb rivayet ettiler. (Dedilerki): Bize Vekî' Mis'arla Süfyan'dan, onlarda Mikdam b. Şüreyc'den o babasından, o da Âişe'den naklen rivayet etti. Âişe şöyle demiş: Ben ay hali olduğum halde (kaptan) su içer sonra onu Nebi (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'e uzatırdım. O da ağzımı koyduğum yere kendi ağzını koyar ve öyle içerdi. Ay hali iken kemiğin etini ısım sonra onu Nebi (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'e uzatırdım, o da ağzımı koyduğu m yere ağzını koyardı. Zuheyr rivayetinde "içerdi" ibaresini zikretmemiştir.
Bize Ebu Bekr b. Ebi Şeybe ile Ebu Kureyb rivayet ettiler. Dedilerki: Bize Vekî' Süfyan'dan, o da Selemetü'bnü Küheyl'den, o da Kureyb'den, o da İbni Abbas'tan naklen rivayet ettiki: Nebi (Sallallahu aleyhi ve Sellem) geceleyin kalktı, ihtiyacını giderdikten sonra yüzünü ve ellerini yıkadı sonra da uyudu.
Bize Amr en-Nakid de tahdis etti, bize Yezid b. Harun tahdis etti (H). Bize Abd b. Humeyd de tahdis etti. Bize Abdurrezzak haber verdi. (Yezid ile birlikte) dediler ki: Bize es-Sevri, Eyyub b. Musa'dan bu isnad ile haber verdi. Abdurrezzak'ın hadisi rivayetinde ay halinden ve cünüplükten dolayı gusletmek için onu çözeyim mi, diye sordu, Allah Rasulü: "Hayır" buyurdu. Sonra hadisi İbn Uyeyne'nin hadisi rivayet ettiği manada zikretti.
Rivayet zinciri (1. tarîk): Müslim ← Amr b. Muhammed ← Yezîd b. Hârûn ← Süfyân es-Sevrî ← Eyyûb b. Mûsâ
Rivayet zinciri (2. tarîk): Müslim ← Abd b. Humeyd ← Abdürrezzâk b. Hemmâm ← Süfyân es-Sevrî ← Eyyûb b. Mûsâ
Bize Muhammed b. Abdillah b. Nümeyr rivayet etti. (Dediki): Bize babam rivayet etti. (Dediki): Bize Süfyan, Dahhak b. Osman'dan, o da Nafi'den, o da İbni Ömer'den naklen rivayet etti ki; Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) küçük abdest bozarken (yanından) bir zat geçmiş de kendilerine selam vermiş fakat Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) onun selamını almamış.:»
Bize Ebu Kureyb rivayet etti. (Dediki): Bize Veki', Süfyan'dan, o da Halid El-Hazzâ'dan, o da Ebu'l-Minhâl'den, o da Ebu Berzete'l-Eslemî'den naklen rivayet etti. Ebu Berze şöyle demiş: «Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) sabah namazında altmışla yüz âyet arası okurdu». İzah’ı 463 te.
Rivayet zinciri: Müslim ← Ebû Küreyb ← Vekî' ← Süfyân es-Sevrî ← Hâlid el-Hazzâ' ← Seyyâr b. Selâme ← Ebû Berze
Bize Ebu Bekir b. Ebî Şeybe ile Züheyr b. Harb hep birden Vekî'den rivayet ettiler. Züheyr Dediki: Bize Vekî' rivayet etti. (Dediki):Bize Süfyân rivayet etti. (Dediki): Bize Avn b. Ebî Cuhayfe, babasından naklen rivayet etti. Babası şöyle demiş: Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Mekke'de Ebtah denilen yerde kızıl sahtiyandan yapılmış kendisine mahsus bir kubbenin içinde iken yanına geldim derken Bilâl, Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in abdest suyunu çıkardı, (cemâat onu hemen kapıştılar) kimisi bir mikdâr ele geçirmiş, kimisi de ele geçirenlerin serpintisine nail olabilmişti. Müteakiben Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) üzerinde kırmızı bir Hülle olduğu halde çıktı. Bacaklarının beyazlığını hâlâ görür gibiyim. Abdest aldı, Bilâl da ezan okudu. Ben onun ağzını şuraya ve şuraya (yânî sağa sola) dönerken takibe koyuldum: «HAYYA ALE’S-SELAH = Haydin namaza; HAYYA ALE’L-FELAH = haydin felaha!» diyordu. Sonra Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) için bir harbe dikildi. O da ileri geçip öğle namazını iki rek'ât olarak kıldırdı. Önünden eşek ve köpek geçiyor, fakat men edilmiyorlardı. Sonra ikindiyi de iki rek'ât olarak kıldırdı. Artık Medine'ye dönünceye kadar hep namazları ikişer rek'ât kıldırmaya devam etti.»
Bize Ebu Bekir b. Ebî Şeybe ile Amru'n-Nâkıd ve Züheyr b. Harb topdan İbni Uyeyne'den rivayet ettiler. Züheyr Dediki: Bize Süfyan, Ebu'z-Zinad'dan, o da A'rac'dan, o da Ebu Hureyre'den naklen rivayet ettiki: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Sîzden biriniz bir tek elbise içinde, omuzlarında o elbiseden bir şey bulunmadığı halde namaz kılamaz» buyurmuşlar.
Bize Muhammed b. Abdillâh b. Nümeyr rivayet etti. (Dediki): Bize babam rivayet etti, (Dediki): Bize Süfyân rivayet etti. H. Dediki: Bize Muhammed b. El-Müsennâ da rivayet etti (Dediki): Bize Abdurrahmân, Süfyân'dan rivayet etti. Hadîsi her iki tarik bu isnâdla rivayet etmişlerdir. İbni Nümeyr hadîsin'de: «Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) in yanına girdim dedi.» ibaresi de vardır.
Rivayet zinciri (1. tarîk): Müslim ← Muhammed b. Abdullah b. Nümeyr ← Abdullah b. Nümeyr ← Süfyân es-Sevrî
Rivayet zinciri (2. tarîk): Müslim ← Muhammed b. Müsennâ ← Abdurrahman b. Mehdî ← Süfyân b. Uyeyne
Bana Haccâc b. Şâir rivayet etti. (Dediki): Bize Abdürrezzâk rivayet etti. (Dediki): Bize Sevrî, Alkametü'bnü Mersed'den, o da Süleyman b. Bûreyde'den, o da babasından naklen haber verdi ki: — Bir adam mescidde kayıp aramış ve: «Kırmızı deveyi güren yok mu?» demiş. Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) de: «Bulamayasın! Çünkü bu mescidler neye yarayacaksa ancak onun için yapılmışlardır!» buyurmuşlar.
Bu hadisi bize İshâk b. İbrahim rivayet etti. (Dediki): Bize Ubeyd b. Saîd El-Emevî haber verdi. (Dediki): Bize Süfyân, Mansûr'dan bu isnâdla rivayet etti ve: «Doğruyu araştırsın!» dedi.
Bana Züheyr b. Harb ile Ubeydullah b. Saîd, ikisi birden Ezrâk'dan rivayet ettiler. Züheyr Dediki: Bize İshâk b. Yûsuf E!-Ezrâk rivayet etti. (Dediki): Bize Süfyân, Alkametü'bnü Mersed'den, o da Süleyman b. Büreyde'den, o da babasından, o da Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den naklen rivayet etti ki: Bir adam kendisine namaz vaktini sormuş, Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) de ona: «Bizimle beraber şunları (yâni iki günün namazını) kıl!» buyurmuşlar. GÜneş zevâl'e varınca Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Bilâl'e emretmiş; o da ezan okumuş. Sonra yine ona emir buyurmuş o da öğle namazı için ikaamet getirmiş. Sonra Bilâl'e emir buyurmuş; o da güneş henüz yüksek ve bembeyaz bir hâlde iken ikindi için ikaamet getirmiş, sonra yine Bilâl'e emir buyurmuş; o da güneş battığı anda akşam namazı için ikaamet getirmiş; sonra yine ona emir buyurmuş, o da Yatsı için şafak kaybolduğu zaman ikaamet getirmiş; sonra yine ona emir buyurmuş, o da sabah namazı için fecir doğduğu zaman ikaamet getirmiş, ikinci gün gelince Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Bilâl'a emir buyurmuş ve öğleyi serinlik zamanına bırakmış. Bilâl Öğleyi ortalık iyice serinleyinceye kadar geciktirmiş. İkindiyi güneş yüksekken; dünkü vakitden biraz sonra kılmış; akşam namazım şafak kaybolmazdan Önce kılmış; yatsıyı gecenin üçte biri geçdikten sonra kılmış; sabah namazını da ortalık iyice aydınladıkdan sonra kılmış. Sonra : «Namaz vaktini soran zât nerede?» buyurmuş. O zât: — Ben'im yâ Resûlâilâh. demiş. Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) : «Namazınızın vakti şu gördüğünüz sınırlar arasıdır.» buyurmuşlar.
Bana bu hadisi Züheyr b. Harb da rivayet etti. (Dediki): Bize Muhammed b. Abdillâh El-Esedî rivayet etti. H. Bana Muhammed b. Râfi' de rivayet etti. Dediki: Bize Abdürrezzak rivayet etti. Bunların ikisi de Süfyân'dan, o da Ebu Sehl Osman b. Hakîm'den bu isnâdla bu hadîsin mislini rivayet etmişlerdir. İzah 657 de.
Rivayet zinciri (1. tarîk): Müslim ← Züheyr b. Harb ← Ebû Ahmed ez-Zübeyrî ← Süfyân es-Sevrî ← Osman b. Hakîm
Rivayet zinciri (2. tarîk): Müslim ← Muhammed b. Râfi' ← Abdürrezzâk b. Hemmâm ← Süfyân es-Sevrî ← Osman b. Hakîm
Bize, îbnü Nümeyr de rivayet etti. (Dediki): Bize, babam rivayet etti. H. Bize Ebû Kureyb de rivayet etti. (Dediki): Bize, Ebû Üsâme rivayet etti. Bunlar hep birden, Sevrî'den, o da Yahya b. Ebî İshâk'dan, o da Enes'den, o da Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den naklen bu hadîsin mislini rivayet etmişlerdir. (Yalnız burada râvî) Hacc'i zikretmemişdir.
Rivayet zinciri (1. tarîk): Müslim ← İbn Nümeyr ← babam ← Süfyân es-Sevrî ← Yahyâ b. Ebû İshâk ← Enes b. Mâlik
Rivayet zinciri (2. tarîk): Müslim ← Ebû Küreyb ← Ebû Üsâme ← Süfyân es-Sevrî ← Yahyâ b. Ebû İshâk ← Enes b. Mâlik
Bize Ahmed b. Cevvâs EI-Hanefî Ebû Âsim rivayet etti. (Dediki): Bize Ubeydullah El-Eşcaî, Süfyân'dan, o da Muhârib b. Disâr'dan, o da Câbir b. Abdillâh'dan naklen rivayet etti. Câbir şöyle demiş: Benim, Nebi (Sallallahu Aleyh' ve Sellem)'de alacağım vardı. O, bunu bana, fazlasıyla ödedi. Mescide onun yanına girdim de bana : «İki rek'âf namaz kıl!» buyurdular.
Bana Abdullah b. Hâşim b. Hayyân EI-Abdî rivayet etti. (Dediki); Bize, Abdurrahmân yâni Ibni Mehdî rivayet etti. (Dediki): Bize, Süfyân, Selemetü'bnü Küheyl'den, o da Kureyb'den, o da İbnİ Abbâs'dan naklen rivayet etti. İbni Abbâs şöyle demiş «Bir gece teyzem Meymûne'nin yanında kaldım. Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) geceleyin kalkarak hacetine gitti. Sonra yüzünü ve ellerini yıkadı. Sonra uyudu, sonra kalkarak su tulumuna gitti. Ve onun ağız ipini çözdü; sonra iki abdest arası (yâni haddinden fazla, lüzumundan az dökmemek şartı ile) bir abdest aldı. Suyu çok dökmedi fakat her yere ulaştırdı. Sonra kalkarak namaz kıldı. Ben de kalktım ve onun için uyandığımı zannetmesin diye şöyle bîr gerindim ve abdest aldım. Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) namaz kıldı. Ben de sol tarafına durdum. O, elimden tutarak beni sağ tarafına çevirdi. Bu şekilde Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in tam onüç rek'ât namazı tamam oldu. Sonra uzanıp yattı ve uyudu, hattâ horladi. Zâten uyuduğu vakit horlardı. Müteakiben Bilâl gelerek kendisine sabah namazını haber verdi. Resûl-i Ekrem (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) hemen kalktı ve namaz kıldı; ama abdest almadı. Duasında şu cümleler vardı : «Allah'ım! Benim kalbime nur, gözüme nûr, kulağıma nur, sağıma nur, soluma nûr, üstüme nûr, altıma nûr. Önüme nûr ve arkama nûr ver! benim nurumu büyült!» Kureyb; «Tâbûtda yedi kelime daha vardı, (onları unuttum.) dedi. Sonra Abbas oğullarından birine rastladım da onları bana söyledi ve: sinirimi, etimi, kanımı, saçımı ve tenimi diye anlattı. İki haslet daha söyledi.»
Bize Ebû Bekir b. Ebi Şeybe rivayet etti. (Dediki): Bize Yahya b. Âdem, Süfyân'dan, o da Mûsâ b. Ukbe'den, o da Nâfi'den, o da İbni Ömer'den naklen rivayet etti. İbni Ömer şöyle demiş: «ResûlulIah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) (harb) günlerinden bîrinde korku namazı kıldırdı. (Bu münâsebetle) bir taife onunla birlikte namaza bir tâife de düşmanın karşısına durdu. Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) yanındakilere bir rek'ât namaz kıldırdı. Sonra onlar giderek, ötekiler geldiler. Onlara da bir rek'ât namaz kıldırdı. Sonra her iki taife birer rek'ât namaz kaza ettiler.» Râvî diyor ki: «İbni Ömer: Bundan daha ziyâde korku olursa hayvan üzerinde yahut ayakta îmâ ederek kılıver! dedi.»
Bize, Ebû Bekir b. Ebî Şeybe rivayet etti. (Dediki): Bize Abdetü'bnü Süleyman, Süfyân'dan, o da Muhavvel b. Râşit'den, o da Müslim-i Batin'den, o da Saîdü'bnü Cübeyr'den^ o da İbni Abbâs'dan naklen rivayet etti ki, Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) cum'a günü sabah namazında Secde ile Hel'etâ sûrelerini; cum'a namazında ise Sûre-i Cumua ile Sûre-i Münâfikûn'u okurmuş.
Bize İbni Numeyr rivayet etti. (Dediki): Bize babam rivayet etti H. Bize Ebû Kureyb de rivayet etti. (Dediki): Bize Vekî' rivayet etti. Bu râvîlerin ikisi de Süfyân'dan bu hadîsin mislini rivayet etmişlerdir.
Rivayet zinciri (1. tarîk): Müslim ← İbn Nümeyr ← babam ← Süfyân es-Sevrî ← Mihvel b. Râşid ← Müslim el-Batîn ← Saîd b. Cübeyr ← İbn Abbâs
Rivayet zinciri (2. tarîk): Müslim ← Ebû Küreyb ← Vekî' ← Süfyân es-Sevrî ← Mihvel b. Râşid ← Müslim el-Batîn ← Saîd b. Cübeyr ← İbn Abbâs
Bize Ebû Bekir b. Ebî Şeybe rivayet etti. (Dediki): Bize İsmâil b. Uleyye, Süfyân'dan, o da Habîb'den. o da Tâvûs'dan, o da İbni Abbâs'dan naklen rivayet etti. İbni Abbâs şöyle demiş: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Selleın) güneş tutulduğu zaman sekiz rükû' ile dört secdelik (iki rekat) namaz kıldırdı.» Alî'den de bu hadis gibi bir hadîs rivayet olunmuştur.
Bize Muhammedü'bnu'l-Müsennâ ile Ebû Bekir b. Hallâd, ikisi birden Yahye'l-Kattan'dan rivayet ettiler. İbnü'l-Müsennâ Dediki: Bize Yahya, Süfyân'dan rivayet etti. Demişki: Bize Habib, Tâvûs'dan, o da İbni Abbâs'dan, o da Peygamber (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den naklen rivayet etti ki, Bir Küsûf vakasında namaz kılmış, kıraat yaptıktan sonra rükû etmiş, sonra yine kıraat yapmış ve rükû' etmiş, sonra yine kıraat yapmış ve rükû' etmiş sonra yine kıraat yapmış ve rükû'a gitmiş, sonra secde etmiş, ikinci rek'atı da bu şekilde kılmış.
(Bana, bu hadîsi Ebû Bekir b. Hallâd-ı Bâhili de rivâyet etti. ki): Bize Yahya yani Kattan rivâyet etti. ki): Bize Süfyân rivâyet etti. ki): Bana Habîb bu isnâdla rivâyette bulundu. Ve: «Tarumar etmediğin hiç bir suret bırakmayasın.» dedi. düzeltmekten murâd: Pek fazla yükseltmeyip, bir karış kadar yerden kaldırmaktır. göre: Kabrin üzerini deve hörgücü gibi kamburlaştırmak müstehabdır. Zira Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem)'in kabri bu şekilde tesviye edilmiştir. Ekseri ulemânın ve İmâm Mâlik'in mezhepleri de budur. diğer bâzı ulemâya göre: Kabrin üzerini kambur değil, tavan şeklinde düz yapmak müsıehabdır. hadisdeki timsâl ve suretlerden murâd: Canlıların heykel ve suretleridir
Bana, bu hadîsi Ebû Bekir b. Hallâd-ı Bâhili de rivayet etti. (dediki): Bize Yahya yâni Kattan rivayet etti. (dediki): Bize Süfyân rivayet etti. (dediki): Bana Habîb bu isnâdla rivayette bulundu. Ve: «Tarumar etmediğin hiç bir suret bırakmayasın.» dedi.