Ebû Bekir b. Ebî Şeybe

Ebû Bekir · 10. tabaka

Abdullah b. Muhammed b. Ebû Şeybe (İbrâhîm) b. Osman b. Hâstî

Vefath. 235
KünyeEbû Bekir
Nisbeel-Vâsıtî aslen, el-Kûfî, el-Absî, el-Hâfız
Tabaka10. tabaka
Cerh-ta'dîlzayıf

Râvi adları senedden otomatik ayrıştırılmış; kimlik ve hayat bilgileri ricâl kaynaklarından (Itqan râvi profilleri, muslimscholars.info) eşleştirilerek eklenmiştir.

Zincirde geçtiği hadisler

Bize Yahya b. Yahya ile Kuteybetü'bnü Saîd ve Ebu, Bekir b. Ebî Şeybe rivayet ettiler. Yahya (Bize haber verdi) tâbirini kullandı; ötekiler ise: Bize Ebu'l-Ahvas, Simâk'dan, o da Câbir b. Semura'dan naklen rivayet etti; dediler. Câbir: «Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) yatsı namazını te'hîr ederdi.» demiş.
Bize Ebu Bekir b. Ebî Şeybe de rivayet etti. (Dediki): Bize Vekî' rivayet etti. (Dediki): Bize Süfyân, Abdullah b. Ebî Lebîd'den, o da Ebu Selemete'bni Abdirrahmân'dan, o da İbni Ömer'den naklen rivayet etti. Şöyle demiş: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) : «Sakın Bedeviler yatsı namazınızın İsmi hususunda size galebe çalmasınlar! Zîra o namaz Allah'ın Kitabında ışâ' (diye anılmış) dır. Bu namaz develeri sağmakla meşgul olurken karanlığa kalır (da onun için Bedeviler ona ateme derler).» buyurdular.
Bize Ebu Bekir b. Ebi Şeybe ile Amrü'n-Nâkıd ve Züheyr b. Harb topdan Süfyân b. Uyeyne'den rivayet ettiler. Amr Dediki: Bize Süfyân b. Uyeyne, Zührî'den, o da Urve'den, o da Aişe'den naklen rivayet ettiki, Mu'min kadınlar sabah namazını Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ile birlikde kılar; sonra çarşaflarına bürünerek evlerine dönerler, onları kimse tanımazmış.
Bize Ebu Bekir b. Ebî Şeybe rivayet etti. (Dediki): Bize Gunider, Şu'be'den rivayet etti. H. Bize Muhammed b. El-Müsennâ ile İbııi Beşşâr da rivayet ettiler. Dedilerki: Bize Muhammed b. Ca'fer rivayet etti. (Dediki): Bize Şu'be, Sa'd b. İbrahim'den, o da Muhammed b. Amr b. El-Hasen b. Alî'den naklen rurâyet etti. Şöyle demiş: «Haccâc, Medine'ye gelince (namazları geciktirmeye başladı.) bunun üzerine Câbir b. Abdillâh'a (Namaz vakitlerini) sorduk. Câbir: «Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) öğleyi zeval vaktinde, ikindiyi güneş henüz berrak iken, akşam'ı güneş battığı vakit kılardı; yatsıyı bazen te'hîr eder; bazen de vakti girdiği gibi kılardı. Ashabın toplandıklarını görürse vaktin evvelinde kıldırır; geciktiklerini görürse te'hîr ederdi. Sabah namazını onlar yahut Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) alaca karanlıkda kılardı.» dedi.
Bize Ebu Bekir b. Ebî Şeybe rivayet etti. (Dediki) : Bize Abdullah b. İdrîs, Şu'be'den, o da Ebu İmrân'dan, o da Abdullah b. Sâmit'den, o da Ebu Zerr'den naklen rivayet etti. Ebu Zerr şöyle demiş: Halîlim, bana (başımdaki âmirim) elleri ayakları kesilmiş bir köle de olsa (onu) dinleyip, kendisine itaat etmemi ve namazı vaktinde kılmamı tavsiye buyurdu. (Şunu da ilâve etti) : «Eğer cemaata namazlarını kıldıkdan sonra yetişirsen, sen namazını ihraz etmiş olursun. Böyle olmaz da onların namazına yetişirsen bu, senin için bir nafile olur.»
Bize Ebu Bekir b. Ebî Şeybe rivayet etti. (Dediki): Bize Abdülâ'lâ, Ma'mer'den, o da Zührî'den, o da Saîd b. El-Müseyyeb'den, o da Ebu Hureyre'den, o da Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den naklen rivayet etti. Efendimiz: «Cemâat içinde kılınan bir namaz, kişinin yalnız kıldığı namaz üzerine yirmibeş derece daha faziletlidir.» buyurmuş ve şunu söylemişdir: «Gece melekleri ile gündüz melekleri de sabah namazında toplanırlar.» Ebu Hureyre: «İsterseniz şu âyeti okuyun: «Sabah namazını da kıl! Çünkü sabah namazı şahitlidir [ İsra 78 ].» demiş.
Bize Ebu Bekir b. Ebî Şeybe de rivayet etti. (Dediki) : Bize Ebu Usâme ile İbni Numeyr rivayet ettiler. H. Bize İbni Numeyr dahî rivayet etti. (Dediki) : Bize babam rivayet etti. Bunların ikisi de : Bize Ubeydullâh bu isnâdla rivayet etti; demişlerdir. İbni Numeyr, babasından naklen «Yirmi küsur.» dedi. Ebu Bekir ise kendi rivayetinde «Yirmiyedi derece» dedi.
Rivayet zinciri (1. tarîk): Müslim ← Ebû Bekir b. Ebî Şeybe ← Ebû Üsâme ve Abdullah b. Nümeyr ← Abdullah b. Ömer ← İbn Nümeyr ← babası ← babam ← babası
Rivayet zinciri (2. tarîk): Müslim ← İbn Nümeyr ← babam ← Ubeydullah ← İbn Nümeyr ← babası ← babası ← babam ← babası
Bize İbni Numeyr rivayet etti. (Dediki) : Bize babam rivayet etti. (Dediki) : Bize A'meş rivayet etti. H. Bize Ebu Bekir b. Ebî Şeybe ile Ebu Kureyb de rivayet ettiler. Lâfız onlarındır. Dedilerki: Bize Ebu Muâviye, A'meş'den, o da Ebu Sâlih'den, o da Ebu Hureyre'den naklen rivayet etti. Ebu Hureyre şöyle demiş: Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) : «Şüphesiz kİ münafıklara en ağır gelen namaz yatsı ile sabah namazlarıdır. Ama onlarda neler olduğunu bilseler emekliyerek bile olsa behemahâl onlara gelirlerdi. Vallahi içimden öyle geçti ki, namazı, emredeyim de ikaamet getirilsin; sonra bir adama emredeyim de cemaata namazı kıldırsın; sonra yanlarında odun demetleri bulunan bir takım adamları beraberime alarak namaza gelmeyen güruha gideyim ve üzerlerine evlerini ateşle cayır cayır yakayım!» buyurdular.
Rivayet zinciri (1. tarîk): Müslim ← İbn Nümeyr ← babam ← Süleymân A'meş ← Ebû Sâlih ← Ebû Hureyre
Rivayet zinciri (2. tarîk): Müslim ← Ebû Bekir b. Ebî Şeybe ve Ebû Küreyb ← Ebû Muâviye ← Süleymân A'meş ← Ebû Sâlih ← Ebû Hureyre
Bize Ebu Bekir b. Ebî Şeybe rivayet etti. (Dediki): Bize Muhammed b. Bişr El-Abdi rivayet etti. (Dediki): Bize Zekeriyyâ b. Ebî Zaide rivayet etti. (Dediki): Bize Abdülmelik b. Umeyr, Ebu'l-Ahvas'dan naklen rivayet etti. Şöyle demiş: Abdullah; «Vallahi ben nifakı malûm münâfıkdan yahut hastadan başka hiç birimizin namazdan geri kalmadığını görmüşümdür. Hasta olan bile iki adam arasına girerek mutlaka namaza gelirdi. Gerçekden Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bize sünen-i hüdâyı öğretti : «Ezan okunan mescidde namaz kılmak da sönen-i hüdâdandır.» dedi.
Bize Ebu Bekir b. Ebî Şeybe rivayet etti. (Dediki): Bize Fadl b. Dukeyn, Ebu'I-Umeys'den, o da Alîy b. Akmer'den, o da Ebu'l-Ahvas'dan, o da Abdullâh'dan naklen rivayet etti. Abdullah şöyle demiş: «Kim yârın Allah'a, müslüman olarak kavuşmak isterse şu namazlara ezan okunan yerde devam etsin! Çünkü Allah, Nebiiniz (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) 'e sünen-i hüdâ'yı meşru kılmışdır. Bu namazlar da sünen-î hüdâdandır. Şayet cemâati terkedip, namazı evinde kılanın yaptığı gibi siz de evlerinizde kılarsanız Nebiinizin sünnetini terk etmiş olursunuz. Nebiinizin sünnetini terk ederseniz, muhakkak dalâlete düşersiniz. Hiç bir kimse yoktur ki tertemiz abdestini alsın, sonra şu mescidlerden birine gitsin de Allah, ona attığı her adım mukabilinde bir sevap yazmasın; her adım mukaabilinde onu bir derece yükseltmesin; ve her adım mukaabilinde onun bir günâhını affetmesin! Vallahi ben öyle günümüzü görmüşümdür ki nifaka malum münâfıkdan başka hiç birimiz cemâati terk etmiyordu. Vallahi insan iki kişi arasında; bacakları yerde sürünerek (mescide) getirilir de saffa durdurulurdu».
Bize Ebu Bekir b. Ebî Şeybe rivayet etti. (Dediki): Bile Ebu'l-Ahvas, İbrahim b. Muhacir'den, o da Ebu'ş-Şahsa'dan naklen rivayet etti. Demişki: Mescidde Ebu Hureyre ile beraber oturuyorduk. Derken müezzin ezanı okudu ve bir adam, mescidden kalkıp gitti. Ebu Hureyre onu mescidden çıkıncaya kadar gözü ile takîp etti. Arkasından: "Şu adam yok mu, muhakkak Ebu'l-Kaasim (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e isyan etti." dedi.
Bize Ebu Bekir b. Ebî Şeybe de rivayet etti. (Dediki) : Bize Yezîd b. Hârûn, Dâvûd b. Ebi Hind'den, o da el-Hasen'den, o da Cündeb b. Süfyan'dan, o da Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den bu isnadla rivayet etti. Ama Cündeb: «Onu cehennem ateşine tepesi öttü atmasın!» cümlesini söylememişdir.
Bize Yahya b. Yahya Et-Temimi rivayet etti. (Dediki): Bize Hâlid b. Abdillâh haber verdi. H. Bize Ebu Bekir b. Ebi Şeybe dahî rivâyt etti. Dediki: Bize Abbâd b. Avvâm rivayet etti. Bunların ikisi de Şeybânî'den, o da Abdullah b. Şeddâd'dan naklen rivayet etmişler. Abdullah şöyle demiş: Bana Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in zevcesi Meymûne rivayet etti ve: «Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) namaz kılar; ben de onun hizasında bulunurdum. Bazen secde ettiğinde elbisesi bana dokunurdu. Küçük bir seccade üzerinde namaz kılardı.» dedi.
Bize Ebu Bekir b. Ebî Şeybe ile Ebu Kureyb rivayet etti. Bunlar hep birden A'meş'den rivayet etmişlerdir. H. Bana Süveyd b. Said rivayet etti. Dediki: Bize Ali b. Müshir rivayet etti. Bunlar hep birden A'meş'ten rivayet etmişlerdir. H. Bize İshâk b. İbrahim de rivayet etti. Lâfız onundur. (Dediki): Bize İsâ b. Yûnus haber verdi. (Dediki): Bize A'meş, Ebu Süfyân'dan, o da Câbir'den naklen rivayet etti. Demiş ki: Bize Ebu Saîd-i Hudrî rivayet etti, ki: Kendisi Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in yanına girmiş de, onu bir hasır üzerinde namaz kılar; secde ederken bulmuş.
Rivayet zinciri (2. tarîk): Müslim ← Süveyd b. Saîd ← Ali b. Müshir ← Süleymân A'meş ← Ebû Süfyân ← Câbir b. Abdullah ← Ebû Saîd el-Hudrî
Bize Ebu Bekir b. Ebî Şey be ile Ebu Kureyb, ikisi birden Ebu Muâviye'den rivayet ettiler. Ebu Kureyb Dediki: Bize Ebu Muâviye; A'meş'den, o da Ebu Sâlih'den, o da Ebu Hureyre'den naklen rivayet etti. Demişki: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) : «Kişinin cemaatla kıldığı namaz, evinde ve pazarında kıldığı namazından yirmi kusur derece ziyâde olur. Bu da, şundandır: Cemâatdan biri abdest alır da onu tertemiz yapar; sonra mescide gider, kendisini namazdan başka hiç bir şey harekete geçirmez, namazdan başka hiç bir niyeti de olmazsa mescide girinceye kadar attığı her adıma mukabil ona bir derece yükseltilir. Ve yine attığı her adıma mukabil bir günâhı bağışlanır. Mescide girdiği zaman dahî kendisini orada namaz hapsettiği müddetçe namazda sayılır. Böylesi namaz kıldığı meclîsde bulunduğu müddetçe melekler kendisine salât eyler ve: (Yâ Rab! Buna rahmet buyur. Yâ. Rab! Bunu mağfiret eyle! Yâ Rab! Burada eziyet vermedikçe, abdestini bozmadıkça bunun tevbesini kabul et! derler.» buyurdular.
Bize Ebu Bekir b. Ebî Şeybe île Ebu Kureyb rivayet ettiler. Dedilerki: Bize Ebu Muâviye, A'meş'den, o da Ebu Süfyân'dan, o da Câbir (yâni İbni Abdillâh)'dan naklen rivayet etti. Câbir şöyle demiş: Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) : «Beş vakit namazın misâli, birinizin kapısı önünden gürülgürül akan ve içinde her gün beş defa yıkandığı bir nehir gibidir.» buyurdular. Ravî demiş ki: Hasen: Bu kir nâmına ne bırakır? dedi.
Bize Ebu Bekir b. Ebi Şeybe ile Züheyr b. Harb rivayet ettiler. Dedilerki: Bize Yezîd b. Hârûn rivayet etti. (Dediki): Biae Muhammed b. Mutarrif, Zeyd b. Eslem'den, o da Atâ' b. Yesâr'dan, o da Ebu Hureyre'den, o da Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den naklen haber verdi. Resulullah (Sallallahu Aleyhi ye Sellem): «Her kim sabahleyin yahut akşamleyin mescide giderse; her akşam, sabah gittikçe Allah, ona cennette bir misafir ikramı hazırlar.» buyurmuşlar.
Bize Ebu Bekir b. Ebî Şeybe rivayet etti, (Dediki): Bize Vekî', Süfyân'dan rivayet etti. Ebu Bekir Dediki: Bize Muhammed b. Bişr de, Zekerıyyâ'dan rivayet etti. Bunların ikisi de Simâk'dan, o da Câbir b. Semura'dan naklen rivayet etmişlerdir ki, Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) sabah namazını kıldığı vakit güneş iyice doğuncaya kadar namazgahında otururmuş.
Bize Kuteybe ile Ebu Bekir b. Ebî Şeybe de rivayet ettiler. Dediler ki: Bize Ebü'l Ahvas rivayet etti. H. Bize İbnüi-Müsennâ ile îbni Beşşâr dahî rivayet ettiler. Dedilerki: Bize Muhammed b. Ca'fer rivayet etti. (Dediki): Bize Şu'be rivayet etti. Buaların ikisi de Simâk'dan bu isnâdla rivayet etmişler; fakat «iyice» kelimesini söylememişlerdir. İzah 671 de.
Rivayet zinciri (1. tarîk): Müslim ← Kuteybe b. Saîd ve Ebû Bekir b. Ebî Şeybe ← Ebü'l-Ahvas ← Simâk b. Harb
Rivayet zinciri (2. tarîk): Müslim ← İbn Müsennâ ve Muhammed b. Beşşâr ← Muhammed b. Ca'fer ← Şu'be b. el-Haccâc ← Simâk b. Harb
Bize Muhammed b. Beşşâr rivayet etti. (Dediki): Bize Yahya b. Saîd rivayet etti. (Dediki): Bize Şu'be rivayet etti. H. Bize Ebu Bekir b. Ebî Şeybe de rivayet etti. (Dediki): Bize Ebu Hâlid-i Ahmer, Saîd b. Ebî Arûbe'den rivayet etti. H. Bana Ebu Gassân El-Mismaî dahî rivayet etti. (Dediki): Bize Muâz — ki İbni Hişâm'dır.— rivayet etti. (Dediki): Bana, babam rivayet etti. Bu râvîlerin hepsi Katâde'den bu isnâdla, bu hadîsin mislini rivayet etmişlerdir.
Bize Ebu Bekir b. Ebî Şeybe ile Ebu Saîd-i Eşecc, ikisi birden Ebu Hâlid'den rivayet ettiler. Ebu Bekir Dediki: Bize Ebu Hâlid-i Ahmer, A'meş'den, o da İsmail b. Recâ'dan, o da Evs. b. Dam'ac'dan, o da Ebu Mes'ûd-u Ensârî'den naklen rivayet etti, Ebu Mes'ûd şöyle demiş: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ; «Cemaata, Allah'ın kitabını en iyi okuyanları imam olur. Eğer okuma hususunda müsâvî iseler, sünneti en iyi bilenleri; sünnet hususunda da müsâvî iseler hicret itibârı ile en kıdemlileri; hicret hususunda da müsâvî iseler, islâmiyet'i kabulde en kıdemlileri imam olur. Sakın birinin hâkim olduğu yerde, başka biri ona imam olmasın! Ve hiç bir kimse başkasının evinde onun izni olmaksızın yaygısının üzerine oturmasın!» buyurdular. Ebu Saîd-i Eşecc, kendi rivayetinde «silmen» (İslama giriş) yerine «sinnen» (yaşça) demişdir.
Bize bu hadîsi Ebu Bekir b. Ebî Şeybe ile Amrü'n - Nâkıd da rivayet ettiler. Dedilerki : Bize İbni Uyeyne, Zûhrî'den, o da Saîd b. El-Müseyyeb'den, o da Ebu Hureyre'den, o da Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den naklen : «Bu yılları onlara Yûsuf'un yılları gibi yap!» cümlesine kadar rivayet etti. Sonunu söylemedi.
Bize Ebu Bekir b. Ebî Şeybe ile Ebu Kureyb rivayet ettiler. Dedilerki: Bize Ebu Muâviye, Âsım'dan, o da Enes'den naklen rivayet etti. Demişki Enes'e, Kunût'un rükû'dan öncemi, sonra mı olduğunu sordum; Enes: — Rükû'dan önce idi... cevâbını verdi. Ben: — Bâzı insanlar Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in rükû'dan sonra kunût yaptığını söylüyorlar da...» dedim. Bunun üzerine Enes: — Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ancak bir ay kunût yapmışdır. Ashabından Kurrâ' denilen bir takım zevatı öldüren bâzı kimseler aleyhine beddua ediyordu.» dedi.
Bize Ebû Bekir b. Ebî Şeybe ile Ebû Kureyb, Züheyr b. Harb ve İshâk b. İbrâbim rivayet ettiler. İshâk (Bize haber verdi.) tâbirini kullandı, diğerleri: Bize Abdullah b. İdris, İbni Cüreyc'den, o da İbni Ebî Ammâr'dan, o da Abdullah b. Bâbeyh'den, o da Ya'lâ b. Ümeyye'den naklen rivayet etti; dediler. Ya'lâ şöyle demiş: Ömeru-bnü'I-Hattâb'a, dedim ki: (Allah Teâlâ): Eğer (sefer esnasında) kâfirlerin, size fenalık yapacağından endîşe ederseniz, namazı kısaltmanızda size bir vebal yokdur [ Nisa 101 ]. (buyuruyor.) Şimdi insanlar emniyettedir. (O hâlde niçin seferde namazı kısa kılıyoruz?) Ömer, şu cevâbı verdi: — Bu senin şaştığın şey'e ben de şaştım da, onu Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) 'e sordum: «Bu, Allah'ın, size tesadduk eylediği bir sadakadır. Binaenaleyh siz, onun sadakasını kabul edin!» buyurdular.
Bize Ebû Bekir b. Ebî Şeybe ile Amrûn-Nâkıd hep birden Kaasim b. Mâlik 'den rivayet ettiler. Amr dediki: Bize Kaasim b. Mâlik El-Müzeni rivayet etti. (Dediki): Bize Eyyûb b. Âiz Et-Tâî, Bükeyr b. Ahnes'den o da Mücâhid'den, o da İbni Abbâs'dan naklen rivayet etti. İbni Abbâs şöyle demiş : «Şüphesizki Allah, namazı Peygamberiniz (Muhammed) (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in dilinden; yolcuya iki rek'ât, mukîm'e dört, korku hâlinde ise bir rek'ât olarak farz kıldı.»
Bize bu hadîsi Ebû Bekir b. Ebî Şeybe ile Muhammed b. Beşşâr; ikisi birden Gunder'den rivayet ettiler. Ebû Bekir dediki: Bize Muhammed b. Cafer Gunder, Şu'be'den, o da Yahya b. Yezîd El-Hünâi'den naklen rivayet etti. Demiş ki: Enes b. Mâlik'e namazı kasr mes'elesini sordum. Şu cevâbı verdi: — Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) üç mil yahut üç fersah (şüphe eden, Şu'be'dir.) mesafeye gitmek üzere yola çıktığı zaman namazı iki rek'ât kılardı.»
Bize Ebu Bekr b. Ebî Şeybe rivayet etti. (Dediki): Bize Ebû Üsâme rivayet etti. (Dediki): Bize Ubeydullah, Nâfi'den, o da İbni Ömer'den naklen rivayet etti. İbni Ömer şöyle demiş: Resûlullah «Mina'da namazı iki rek'ât kıldı. Ondan sonra Ebû Bekr, Ebû Bekr'den sonra Ömer; ve hilâfetinin ilk zamanlarında Osman da hep ikişer rek'ât kıldılar. Bir müddet sonra Osman dört rek'ât kılmağa başladı.» İbni Ömer imamla kıldığı vakit dört, yalnız kıldığında iki rek'ât kılarmış.
Bize, Ebû Bekir b. Ebî Şeybe ile Ebû Kureyb rivayet ettiler. Dedilerki: Bize, Ebû Muâviye rivayet etti. H. Bize Osman b. Ebî Şeybe de rivayet etti. Dediki: Bize Cerîr rivayet etti. H. Bize İshâk ile İbni Haşrem dahî rivayet ettiler. Dediler ki: Bize, İsâ haber verdi. Bu râvîlerin hepsi A'meş'den bu İsnâdla bu hadîsin mislini rivayet etmişlerdir.
Rivayet zinciri (1. tarîk): Müslim ← Ebû Bekir b. Ebî Şeybe ve Ebû Küreyb ← Ebû Muâviye
Rivayet zinciri (2. tarîk): Müslim ← Osman b. Ebû Şeybe ← Cerîr
Bize, bu hadîsi Ebû Bekir b. Ebî Şeybe de rivayet etti (Dediki): Bize, Ebu Usâme rivayet etti. (Dediki): Bize, Ubeydullah, Nâfi'den, o da İbni Ömer'den naklen rivayet ettiki, Kendisi Dacnân denilen yerde namaz için ezan okumuş... Sonra râvî hadîsin mislini rivayet etmiş (Yalnız burada): «Dikkat!.. Namazı, menzillerinizde kılın!» demiş fakat ikinci defa İbni Ömerin: «Dikkat!.. Namazı menzillerinizde kılın!» sözünü tekrarlamamış.
Bize, bu hadîsi Ebû Bekir b. Ebî Şeybe de rivayet etti. (Dediki): Bize, Ebû Hâlid-İ Ahmer, Ubeydullah'dan, o da Nâfi'den, o da İbni Ömer'den naklen rivayet ettiki, Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Namazda devesi nereye döndürürse oraya doğru kılarmış.»