Ebû Bekir b. Ebî Şeybe

Ebû Bekir · 10. tabaka

Abdullah b. Muhammed b. Ebû Şeybe (İbrâhîm) b. Osman b. Hâstî

Vefath. 235
KünyeEbû Bekir
Nisbeel-Vâsıtî aslen, el-Kûfî, el-Absî, el-Hâfız
Tabaka10. tabaka
Cerh-ta'dîlzayıf

Râvi adları senedden otomatik ayrıştırılmış; kimlik ve hayat bilgileri ricâl kaynaklarından (Itqan râvi profilleri, muslimscholars.info) eşleştirilerek eklenmiştir.

Zincirde geçtiği hadisler

Bize Ebû Bekir b. Ebî Şeybe rivayet etti. (Dedikî): Bize Ebû Hâlid EI-Ahmar, Şu'be'den, o da Katâde ile Humeyd'den, onlar da Enes b. Mâlik'den, o da Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den naklen rivayet etti : «Ölen hiç bîr nefis yoktur ki, Allah indînde bir hayrı olsun da dünyaya dönmeyi ve dünya ile onun içinde bulunan büfün varlıkların kendisinin olmasını arzu etsin. Yalnız şehîd müstesna! Çünkü o, şehîdliğin faziletini gördüğü için dönmeyi ve dünyâda tekrar öldürülmeyi temenni eder. buyurmuşlar
Bize Kuteybe b. Saîd rivayet etti. (Dediki): Bize Ebû Avâne rivayet etti. H. Bana Züheyr b. Harb da rivâvet etti, (Dediki): Bize rivayet etti. H. Bize Ebû Bekir b. Ebî Şeybe dahî rivayet etti. (Dediki): Bize Ebu Muâviye rivayet etti. Bunların hepsi Süheyl'den bu isnâdla bu hadîsin mislini rivayet etmişlerdir.
Rivayet zinciri (1. tarîk): Müslim ← Kuteybe b. Saîd ← Ebû Avâne
Rivayet zinciri (2. tarîk): Müslim ← Züheyr b. Harb ← Cerîr
Rivayet zinciri (3. tarîk): Müslim ← Ebû Bekir b. Ebî Şeybe ← Ebû Muâviye
Bize Ebû Bekir b. Ebi Şeybe ile Züheyr b. Harb da rivayet ettiler. (Dedilerki): Bize Veki', Süfyân'dan, o da Ebû Hâzim'den, o da Sehl b. Sa'd Es-Sâidî'den, o da Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den naklen rivayet etti. «Allah yolunda bîr sabah veya akşam yürüyüşü dünyadan ve bütün dünya varlıklarından daha hayırlıdır.» buyurmuşlar.
Bize Ebû Bekir b. Ebi Şeybe ile İshâk b. İbrahim ve Züheyr b. Harb da rivayet ettiler. Lâfız Ebû Bekir'le İshâk'ın'dır, (İshak: Bize haber verdi tâbirini kullandı. Ötekileri: Bize EI-Mukri' Abdullah b. Yezîd rivayet etti; dediler.) O Saîd b. Ebî Eyyûb'dan naklen rivayet etmiş: (Demişki): Bana Şurahbîl b. Şerîk El-Maâfirî, Ebû Abdirrahmân El-Hubulî'den rivayet etti. Şöyle demiş: Ben Ebû Eyyûb'u şöyle derken işittim; Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) : «Allah yolunda bir sabah veya akşam yürüyüşü, üzerine güneş doğmuş batmış her şeyden daha hayırlıdır.» buyurdular.
Bize Ebû Bekir b. Ebî Şeybe ile Muhammed b. EI-Mösennâ rivayet ettiler. (Dedilerki): Bize Yezîd b. Hârûn rivayet etti. (Dediki): Bize Yahya (yânî İbni Saîd), Saîd b. Ebî Saîd El-Makburî'den, o da Abdullah b. Ebî Katâde'den, o da babasından naklen haber verdi. Şöyle demiş : Bir adam Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e gelerek: Ne buyurursun, ben Allah yolunda ödlürülürsem... dedi. Râvî, Leys'in hadîsi mânâsında rivayette bulunmuştur.
Bize Yahya b. Yahya ile Ebû Bekir b. Ebî Şeybe ikisi birden Ebû Muâviye'den rivayet ettiler. H. Bize İshâk b. İbrahim de rivayet etti. (Dediki): Bize Cerîr ile İsâ b. Yûnus hep birden A'meş'den naklen haber verdiler. H. Bize Muhammed b. Abdillâh b. Numeyr dahî rivayet etti. Lâfız onundur. (Dediki): Bize Esbât ile Ebû Muâviye rivayet ettiler. (Dedilerki): Bize A'meş, Abdullah b. Mürra'dan, o da Mesrûk'dan naklen rivayet etti. Şöyle demiş: Abdullah'a —ki İbni Mes'ûd'dur— şu âyeti(n hükmünü) sorduk: Allah yolunda öldürülenleri asla ölü sanma! Bilâkis onlar Rabbleri katında diri olup rızıklanmaktadırlar. [Al-i İmran, 169] Abdullah şu cevabı verdi: Bakın buraya! Biz bunu (vakti ile Peygamber efendimize sorduk da : «Onların ruhları yeşil bir takım kuşların karnındadır. Onların Arş'a asılı kandilleri vardır. Cennette istedikleri yerde dolaşır; sonra bu kandillere inerler. Rabbleri onlardan öyle bir haberdâr olur ki!.. Ve kendilerine: Bir şey arzu edermisiniz? diye sorar. (Onlar) : — (Daha) ne isteyelim, işte cennette dilediğimiz yerde dolaşıyoruz! Derler. Bunu kendilerine üç defa tekrarlar. Sorulmaktan âzâde bırakılmayacaklarını görünce : —Yâ Rabb! Ruhlarımızı bedenlerimize iade buyurmanı dileriz! Tâ ki senin yolunda bîr defa daha öldürülelim! Derler. Ve bir hacetleri olmadığını görünce bırakılırlar.» buyurdular.
Rivayet zinciri: Müslim ← Yahyâ b. Yahyâ ve Ebû Bekir b. Ebî Şeybe
Bize bu hadîsi Ebû Bekir b. Ebî Şeybe ile Züheyr b. Harb ve Ebû Kureyb de rivayet ettiler. (Dedilerki): Bize Vekî' Usâme b. Zeyd'den, o da Ba'ce b. AbdulIâh El Cühenî'den, o da Ebû Hureyre'den, o da Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den naklen Ebû Hâzim'in Ba'ce'den rivayet ettiği hadîs mânâsında rivayette bulunmuş ve : «Vadilerden bir vâdîde..» demiştir.
Bize Ebu Bekir b, Ebî Şeybe ile Züheyr b. Harb ve Ebu Kureyb de rivayet ettiler. (Dedilerki): Bize Vekî', Süfyan'dan, o da Ebu'z-Zinad'dan bu isnadla bu hadîsin mislini rivayet etti.
Bize Ebû Bekir b. Ebî Şeybe rivayet etti. (Dadiki): Bize Ebû Usâme, Zâide'den rivayet etti. H. Bana Bişr b Hâlid de rivayet etti. (Dediki):) Bize Muhammed (yânı İbni Ca'fer) rivayet etti. (Dediki): Bize Şu'be rivayet etti. Her iki râvî A'meş'den bu isnâdla rivayette bulunmuşlardır.
Bize Ebû Bekir b. Ebî Şeybe ile Ebû Kureyb ve İbnİ Ebî Ömer rivayet ettiler. Lâfız Ebû Kureyb'indir. (Dedilerki): Bize Ebû Muâviye, A'meş'den, o da Ebû Amr Eş-Şeybânî'den, o da Ebû Mes'ûd El-Ensârî'den naklen rivayet etti. Şöyle demiş: Bir adam Nebi (Sallalldhu Aleyhi ve Sellem)'e gelerek: Benim hayvanım helak oldu; bana bir binek hayvanı ver! Dedi. Efendimiz: «Bende yok!» buyurdu. Bunun üzerine bir adam : — Yâ Resûlâllah! Ben ona binek hayvanı verecek kimseyi gösteririm! Dedi. Resûlullah (Sallalldhu Aleyhi ve Sellem) «Her kim bir hayra delâlet ederse ona da hayrı yapanın ecri kadar ecir verilir.» buyurdular.
Bize Ebu Bekir b. Ebî Şeybe rivayet etti. (Dediki) Bize Affân rivayet etti. (Dediki): Bize Hammâd b. Seleme rivayet etti (Dediki): Bize Sabit, Enes b. Mâlik'den rivayet etti. H. Bana Ebû Bekir b. Nâfi' de rivayet etti. Lâfız onundur. (Dediki) Bize Behz rivayet etti. (Dediki): Bize Hammâd b. Seleme rivayet etti (Dediki): Bize Sabit, Enes b. Mâlik'den rivayet ettiki, Eslem (Kabilesin) den bir genç : — Yâ Resülâllah! Ben gaza etmek istiyorum ama yanımda hazırlık tutacak bîr şeyim yok Demiş. (Efendimiz) : «Filâna gît! Çünkü o hazırlık tutmuş da hastalanmıştı.» buyurmuş. O da giderek: Resûlullab (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) sana selâm ediyor; ve yaptığın hazırlığı bana vermeni söylüyor! Demiş. O zât: —Ey filân hanım! Benim yaptığım hazırlığı buna ver! Ondan hiç bir şey saklama! Allah aşkına ondan bir şey saklama ki, sana onun hakkında bereket verilsin! Demiş.
Rivayet zinciri (1. tarîk): Müslim ← Ebû Bekir b. Ebî Şeybe ← Affân b. Müslim ← Hammâd b. Seleme ← Sâbit el-Bünânî ← Enes b. Mâlik
Rivayet zinciri (2. tarîk): Müslim ← Ebû Bekir b. Nâfi' ← Behz b. Esed ← Hammâd b. Seleme ← Sâbit el-Bünânî ← Enes b. Mâlik
Bize Ebû Bekir b. Ebî Şeybe rivayet etti. (Dediki): Bize Vekî' Süfyân'dan, o da Alkame b. Mersed'den, o da Süleyman b. Bürde'den, o da babasından naklen rivayet etti. Şöyle demiş: Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) : «Mücâhîd kadınlarının (evlerinde) oturan erkeklere hürmeti, annelerinin hürmeti gibidir. (Evinde) oturanlardan bir erkek, mücahidlerden bîr adama ailesi hususunda halef olur da onlar hakkında kendisine hıyanet ederse kıyamet gününde durdurulur da onun amelînden dilediğini alır. Ne zannediyorsunuz!» buyurdular.
Bize Ebû Bekir b. Ebî Şeybe rivayet etti. (Dediki): Bize Ebû Usâme, Zekeriyyâ'dan, o da Ebû İshâk'dan, o da Berâ'dan naklen rivayet etti. (Şöyle demiş) : Benî Nebît (kabilesin)'den bir zât Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e geldi. H. Bize Ahmed b. Cenâb el-Missîsî de rivayet etti. (Dediki): Bize îsâ (yâni İbni Yûnus) Zekeriyyâ'dan, o da Ebû İshâk'dan, o da Berâ'dan naklen rivayet etti. Berâ' şöyle demiş : Ensar'ın bir kabilesi olan Benî Nebit'den bîr adam gelerek: Ben Allah'dan başka ilâh olmadığına; senin Allah'ın kulu ve Resulü olduğuna şehâdet ederim., dedi. Sonra ilerledi; ve öldürülünceye kadar harbetti. Bunun üzerine Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Bu adam, az amel işledi ama çok ecir kazandı!» buyurdular.
Bize Ebû Bekir b. Ebî Şeybe ile ibni Numeyr, ishâk b. ibrahim ve Muhammed b. Alâ' rivayet ettiler. (îshâk: Bize haber verdi) tâbirini kullandı. Ötekiler: Bize Ebû Muâviye rivayet etti. (Dediler.) O da A'nıeş'den, o da Şakîk'dan, o da Ebû Musa'dan nakletmiş. Ebû Mûsâ şöyle demiş : Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e cesurluk, hamiyyet ve riya için çarpışan kimsenin hükmü soruldu. Bunların hangisi Allah yolundadır? (denildi.) Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) de : «Kim yalnız kelimetullah yüce olsun diye çarpışırsa işte o Allah yolundadır.» buyurdu.
Bize Ebû Bekir b. Ebî Şeybe rivayet etti. (Dediki): Bize Vekî' rivayet etti. H. Bize îbnü Numeyr de rivayet etti. (Dedîki): Bize Veki' ile Abde ikisi birden ismail b. Ebi Halid'den rivayet ettiler. H. Bize ibni Ebî Ömer dahi rivayet etti. Lafız onundur. (Dediki): Bize Mervan (yani El-Fezârî) ismail'den, o da Kays'den, o da Muğire'den naklen rivayet etti. (Şöyle demiş): Ben Resûlullah (Sallalldhu Aleyhi ve Sellem) «Ümmetimden bîr kavim insanlara yardımcı olmakta devam edecektir. Nihayet onlar yardımcı iken kendilerine Allah'ın emrî gelecektir.»
Rivayet zinciri (1. tarîk): Müslim ← Ebû Bekir b. Ebî Şeybe ← Vekî' ← İsmâil b. Ebû Hâlid ← Kays b. Ebû Hâzim ← Mugîre b. Şu'be
Rivayet zinciri (3. tarîk): Müslim ← İbn Ebû Ömer ← Mervân b. Muâviye ← İsmâil b. Ebû Hâlid ← Kays b. Ebû Hâzim ← Mugîre b. Şu'be
Bana Ebû Bekir b. Ebî Şeybe rivayet etti. (Dediki): Bize Yezid b. Hârun, Hemmâm'dan, o da îshak b, Abdillah b. Ebî Talha'dan, o da Enes b, Malik'den naklen rivayet etti ki ResûluIIah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ailesi nezdüıe geceleyin gelmezdi. Onlara ya sabah yahud akşamleyin gelirdi.
Bize Ebû Bekir b. Ebi Şeybe de rivayet etti. (Dediki): Bize Vekî', Süfyan'dan, o da Muharîb'den, o da Câbir'den naklen rivayet etti. Cabir şöyle demiş: ResûluIIah (Sallalldhu Aleyhi ve Sellem): Erkeğin seferden geceleyin gelerek ailesinin yanına dalmasını onların hıyanetini anlamak istemesini yahut kusurlarını araştırmasını yasak etti
Bize Ebû Bekr b. Ebi Şeybe rivayet etti. (Dediki): Bize İbni Fudayl, Beyan'dan, o da Şa'bi'den ,o da Adiyy b. Hâtim'den naklen rivayet etti. (Şöyle demiş): Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e sordum: — Biz bu köpeklerle av avlayan bir kavimiz, dedim. Bunun üzerine: «Öğretilmiş köpeklerini saldığın üzerlerine besmelede çektiğin vakit senin içîn tuttukları avdan ye! Velevkî öldürmüş olsunlar. Ancak köpek (avdan) yerse o başka! O yerse sen yeme. Çünkü avı sadece kendisi için tutmuş olmasından korkarım. Onlara başka köpekler karışırsa (o avdan) yeme!» buyurdular. «Köpeğini saldığında besmele de çektinse ye. Eğer köpek avdan yemişse sen yeme çünkü o sadece kendisi için tutmuş demektir.» buyurdu. — Ya köpeğimle beraber başka bir köpek bulurda avı hangisi tuttu bilemezsem? dedim. «Yine yeme. Sen ancak kendi köpeğin üzerine besmele çektin başkasına besmele çekmedin» buyurdular.
Bize Ebû Bekr b. Ebî Şeybe ile ishak b. ibrahim ve ibni Ebi Ömer rivayet ettiler. (ishâk) «Ahberenâ» dedi. ötekiler: «Bize rivayet etti» tabirini kullandılar. (Dedilerki): Bize Süfyân b. Uyeyne, Zührî'den, o da Ebû idrîs'den, o da Ebû Sa'Iebe'den naklen rivayet etti. (Şöyle demiş): Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) yırtıcı hayvanların azı dişlilerini yemekten nehiy buyurdu. ishâk ile İbni Ebi Ömer kendi hadislerinde şu cümleyi ziyade ettiler. Zühri Dediki: Ama biz bunu Şam'a gelinceye kadar işitmedik»
{…} Bize Ebû Bekr b. Ebî Şeybe ile ibnü Numeyr ve Züheyr b. Harb rivayet ettiler. (Dediler ki): Bize Süfyân rivayet etti. Bize ibn-ü Numeyr de rivayet etti. (Dediki): Bize babam rivayet elti. (Dediki): Bize Ubeydullah rivayet etti. H. Bana Ebû't-Tâhir ile Harmele dahî rivayet ettiler. (Dedilerki): Bize ibni Vehb haber verdi (Dedikî): Bana Yûnus haber verdi. H. Bize ishak ile Abd b. Humeyd de rivâyet ettiler. (Dedilerki): Bize Abdûrezzâk haber verdi. (Dediki): Bize Ma'mer haber verdi. Râvilerin hepsi Zührî'den bu isnâdla rivayette bulunmuşlardır. Yunus'un hadisinde: «Ehli eşek etlerini yemekten de» cümlesi vardır.
Rivayet zinciri (2. tarîk): Müslim ← İbn Nümeyr ← babam ← Ubeydullah
Bize Ebû Bekr b. Ebî Şeybe rivâyet etti. (Dediki): Bize Alî b. Müshir Şeybânî'den rivayet etti. (Demişki): Abdullah b, Ebi Evfâ'ya ehli eşeklerin etlerini sordum da şunları söyledi: — Hayber günü Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'le beraber olduğumuz halde bize açlık isabet etti. Düşmanın şehirden çıkan eşeklerini ele geçirerek onları boğazladık. Gerçekten çömleklerimiz de kaynıyordu. Birden Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in dellâlı «Çömlekleri devirin! Eşek etlerinden hiç bir şey yemeyin!» diye nida etti. Ben onları neden haram etti acaba? dedim. Abdullah: Biz aramızda söz ettik ve Onları kat'i surette haram etti: hem onları beşte biri alınmadığı için haram etti dedik.
Bize Ebû Bekr b. Ebî Şeybe rivayet etti. (Dediki): Bize Ali b. Müshir, Şeybânî'den o da Yezid b. Esamm'dan naklen rivayet etti. (Şöyle demiş): Medine'de bizi bir güveyi davet etti de bize on üç tane keler sundu. Kimimiz yedi kimimiz (yemeyip) bıraktı. Ertesi gün ben ibni Abbâs'a rastlayarak ona haber verdim. Etrafındaki cemaat sözü uzattı hatta bazıları: «Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ben onu ne yerim ne men ederim ne de haram kılarım buyurdu.» dediler. Bunun üzerine ibni Abbas: Ne fena söyledin!. Nebiyullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ancak helal ve haram kılmak için gönderilmiştir. Şüphesiz ki bir defa Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Meymûne'nin yanında iken beraberinde de Fadl b. Abbas ile Hâlid b. Velid ve bir başka kadın bulunduğu halde kendisine üzerinde et bulunan bir sofra sunuluverdi. Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) yemek isteyince Meymûne ona: Bu keler etidir, dedi. O da elini çekti ve: «Bu benim hiç yememiş olduğum bir ettir.» buyurdu. Cemaat'a: «Siz yeyin» dedi. Ondan Fadl, Halid b. Velîd ve kadın yediler. Meymûne Demişki «Ben hiç bir şeyden yemem. Meğer ki Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in yediklerinden bir şey ola.»
Bize bu hadîsi Ebû Bekr b. Ebî Şeybe ile ishak b. ibrahim ve ibni Ebî Ömer toptan ibni Uyeyne'den, o da Ebû Ya'fur'dan naklen bu isnadla rivayet ettiler. Ebû Bekr kendi rivayetinde «Yedi gazada» dedi. îshâk «altı gazada» dedi. ibni Ebi Ömer ise: Altı yahut yedi gazada» dedi.
Bize Ebu Bekir b. Ebî Şeybe de rivayet etti. (Dediki): Bize ismail b. Uleyye, Eyyub'dan, o da Said b. Cübeyr'den naklen rivayet etti ki; Abdullah b. Mugaffel'in bir yakını taş atmış, o da kendisini menetmiş ve: — Şüphesiz Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) taş atmaktan menetmiş ve: «Bu faşlar ne bir av avlar, ne düşman bozar, lâkin bunlar dişi kırar ve gözü çıkarır.» buyurmuştur demiş. Fakat yakını taş atmayı tekrarlamış, o da: — Ben sana Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in bundan nehiy buyurduğunu anlatıyorum; sonra sen (yine) taş atıyorsun! Seninle ebediyyen konuşmam! demiş.
Bize Ebû Bekir b. Ebî Şeybe rivayet etti. (Dediki): Bize ismail b. Uleyye Halid EI-Hazzâ'dan, o da Ebû Kılabe'den, o da Ebû'I-Eş'as'dan, o da Şeddâd b. Evs'den naklen rivayet etti. (Şöyle demiş): iki şey varki, bunları Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den belledim. Buyurdular ki: «Şüphesiz Allah herşeyde iyiliği farz kılmıştır. O halde siz öldürdüğünüz vakit, öldürmeyi iyi yapın. Kestiğiniz zaman da kesmeyi iyi becerin. Her biriniz bıçağını bilesin. Ve kestiği hayvana rahat versin!»
Bize Ebû Bekr b. Ebî Şeybe de rivayet etti. (Dediki): Bize Ebû'I-Ahvas Sellâm b. Süleym, Esved b. Kays'dan, o da Cündep b. Süfyan'dan naklen rivayet etti. Cündep şöyle demiş: Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'le birlikte kurbanda bulundum. Cemaat'a namazı kıldırdığı vakit kesilmiş bir takım koyunlar gördüm de: «Kim namazdan önce kesti ise onun yerine bîr koyun kessin. Kim kesmediyse besmeleyle kessin!» buyurdular.
Bize Ebû Bekir b. Ebî Şeybe de rivayet etti. (Dediki): Bize Abdullah b. Numeyr rivayet etti. H. Bize îbni Numeyr de rivayet etli. (Dediki): Bize babam rivâyeî. etti. (Dediki): Bize Zekeriyya, Firâs'dan, o da Amir'den, o da Berâ'daıı naklen rivayet etti. (Şöyle demiş) : Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): Her kim bizim namazımızı kılar, kıblemize döner ve kurbanımızı keserse, namaz: kılmadıkça kurban kesmesin! buyurdu. Onun üzerine dayım : — Yâ Resûlallah! Ben bir oğlum namına kurban kestim, dedi. O da: «Bu senin aîlen için acele yaptığın bir iştir! buyurdu. Dayım : — Bende bir koyun var ki, iki koyundan daha hayırlıdır, dedi. «Onu kes! Çünkü o en hayırlı kurbandır.» buyurdular.
Rivayet zinciri (2. tarîk): Müslim ← İbn Nümeyr ← babam ← Zekeriyyâ' b. Ebû Zâ'ide ← Firâs b. Yahyâ ← Âmir eş-Şa'bî ← Berâ b. Âzib
Bize Ebû Bekİr b. Ebî Şeybe rivayet etti. (Dediki): Bize Yezid b. Harun, Hişam Destevâî'den, o da Yahya b. Ebî Kesîr'den, o da Ba'cete'l-Cühenî'den, o da Ukbe b. Âmir El-Cüheni'den naklen rivayet etti. Şöyle demiş: Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bizim aramızda kurbanları taksim etti de bana bir kuzu düştü. Ben : — Yâ Resûlallah! Bana bir kuzu düştü, dedim. «Onu kurban et!» buyurdular.
Bize Ebû Bekr b. Ebî Şeybe rivayet etti. (Dediki): Bize Alî b. Mushir rivayet etti. H. Bize Yahya b. Eyyûb da rivayet etti. (Dediki): Bize İbn-i Uyeyne rivayet etti. Her iki râvi İbn-i Cüreyc'den, o da Ata'dan, o da Câbir'den naklen rivayet etmişlerdir. H. Bana Muhammed b. Hatim dâhi rivayet etti. Lâfız onundur. (Dediki): Bize Yahya b. Saîd, İbnü Cüreyc'den rivayet etti. (Demişki): Ata' şunu söyledi. Ben Câbir h. Abdillâh'ı şunu söylerken dinledim : — Biz Minâ'nın üç gecesinden fazla develerimizin etlerinden yemezdik. Sonra Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bize ruhsat vererek: «Yeyin ve azıklanın!» buyurdular. Ben Atâ'a : «Câbir! Nihayet Medine'ye geldik mi?» diye sordu, dedim. — Evet, cevâbını verdi.
Rivayet zinciri (1. tarîk): Müslim ← Ebû Bekir b. Ebî Şeybe ← Ali b. Müshir ← İbn Cüreyc ← Atâ b. Ebû Rebâh ← Câbir b. Abdullah
Rivayet zinciri (2. tarîk): Müslim ← Yahyâ b. Eyyûb ← İbn Uleyye ← İbn Cüreyc ← Atâ b. Ebû Rebâh ← Câbir b. Abdullah
Rivayet zinciri (3. tarîk): Müslim ← Muhammed b. Hâtim ← Yahyâ b. Saîd ← İbn Cüreyc ← Atâ b. Ebû Rebâh ← Câbir b. Abdullah
Bize Ebû Bekr b. Ebî Şeybe de rivayet etti. (Dediki): Bize Süfyân b. Uyeyne, Amr'dan, o da Atâ'dan, o da Câbir'den naklen rivayet etti. (Şöyle demiş): Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) zamanında biz onlarla Medine'ye giderken azıklanıyorduk.