Râvi adları senedden otomatik ayrıştırılmış; kimlik ve hayat bilgileri ricâl kaynaklarından (Itqan râvi profilleri, muslimscholars.info) eşleştirilerek eklenmiştir.

Zincirde geçtiği hadisler

Sümame'nin Enes'ten naklettiğine göre, Ebu Bekir r.a. Enes r.a.'e Allah'ın Resılullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e emrettiği zekat konusunda yazdığı bir mektubunda şöyle demiştir: "Zekat memuru talep etmedikçe dişleri düşmüş durumdaki yaşlı, ayıplı/tek gözlü hayvan ve teke zekat olarak alınmaz."
Rivayet zinciri: Buhârî ← Muhammed b. Abdullah ← babam ← Sümâme b. Abdullah b. Enes ← Enes b. Mâlik
İbn Abbas'ın hanımı Zeynep (r.a.) şöyle anlatır: Mescidde idim. Bu sırada Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'i gördüm. Bana, "Ziynetlerinden bile olsa sadaka ver" buyurdu. Zeynep, hem kocası Abdullah'a, hem de himayesinde bulunan yetimlere infak ediyordu. Zeynep, kocası Abdullah'a, "Resulullah'a Sallallahu Aleyhi ve Sellem bir sorar mısın? Benim sana ve himayemdeki yetimlere yaptığım infak sadaka yerine geçer mi?" dedi. Abdullah ona, "Sen kendin sor" dedi. Bunun üzerine bir gün Zeynep Resulullah'ın yanına gitti. (Zeynep olayı şöyle anlatıyor): "Kapıda benim gibi, soruları olan ensardan bazı kadınların olduğunu gördüm. Bu arada Bilal geldi. Bilal'den bizim sorumuzu Resullah'a sormasını istedik. Ona, "Bizim kim olduğumuzu ona söyleme" diye tenbih ettik. Bilal içeri girdi ve soruyu sordu. Efendimiz Sallallahu Aleyhi ve Sellem, "Soruyu soran kimdir?" dedi. Bilal, "Zeynep" dedi. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem, "Hangi Zeynep" dedi, Bilal, "Abdullah'ın hanımı" dedi. Bunun üzerine Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem, "Evet ona iki sevap vardır. Birisi yakınlıktan dolayı, diğeri sadaka verdiği için" buyurdu.
Ebu Saîd el-Hudrî, Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in şöyle buyurduğunu nakletmiştir: "Ye'cuc ve Me'cuc'un ortaya çıkmasından sonra da Kabe'de mutlaka hem hac hem de umre yapılmaya devam edecektir." Şu'be, "Kabe hac edilemez duruma gelmedikçe kıyamet kopmayacaktır" demiştir.
Ebu Musa (el-Eş'arî) şöyle dedi: Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem Batha'da iken onun yanına vardım. Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem, bana: "Hac yaptın mı?" diye sordu. Ben: Evet, dedim. Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem): "Nasıl telbiye getirdin?' diye sordu. Ben dedim ki: Şöyle telbiye getirdim: "Nebi'in lebbeyk dediği gibi diyorum" Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu: "İyi yapmışsın. Git Kabe'yi tavaf et, Safa ve Merue arasında sa'y yap." Sonra Benî Kays kabilesinden bir kadın saçımı kontrol etti. Ardından hac için niyet ettim. Hz. Ömer'in halifeliğine kadar ben insanlara buna göre fetva veriyordum. Bunu Ömer'e anlattiğımda bana şöyle dedi: "Eğer Allah'ın kitabını esas alırsak o bize haccı tamamlamayı emrediyor. Resulullah'ın sünnetini esas alırsak, Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem hedy kurbanı kesilme yerine ulaşmadıkça ihram'dan çıkmamıştır."
Abdullah İbn Amr İbn el-As, Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in (hutbe okurken) devesinin üzerinde bulunduğunu söyledi.
Aişe r.anha şöyle dedi: Mina'dan dönüşte (nefer gününde) Safiyye adet gördü ve "öyle zannediyorum ki sizi (Mekke'de adetim bitene kadar) alıkoyacağım." dedi. Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): "Eyvah! Sen bayramın ilk günü tavaf yaptın mı?" diye sordu. Safiyye "evet" dedi. Bunun üzerine Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem: "Öyle ise burada kalmamıza gerek yok, haydi yürü" buyurdu.
Aişe r.anha şöyle dedi: Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem ile birlikte yalnızca hac yapmak amacıyla Medine'den yola çıktık. Mekke'ye geldiğimizde bize ihram'dan çıkmayı emretti. Mina'dan (Mekke'ye oradan da Medine'ye) dönüş gecesi Safiyye binti Huyeyy adet gördü. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem: "Eyvah! Öyle görünüyor ki Safiyye sizi burada alıkoyacak" dedi. Daha sonra Safiyye'ye "Sen bayramın İlk günü tavaf yaptın mı?" diye sordu. Safiyye "evet" dedi. Bunun üzerine Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem "Öyle ise (beklememize gerek yok) haydi yürü!" buyurdu. (Aişe r.anha): Ey Allah'ın Resulü ben ihram'dan çıkmadım, dedim. Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem: "Öyleyse ten'im'den umre için ihram'a gir" buyurdu. (Aişe, kardeşi Abdurrahman ile birlikte ten'im'e gitti). (Aişe validemiz devamla): Biz sabah'a karşı Hz. Nebi ile karşılaştık. O "seninle şurada buluşalım" buyurdu.
Ebu Mes'ud r.a. şöyle demiştir: Ensardan, Ebu Şuayb diye bilinen bir adam gelerek kasap olan kölesine şöyle dedi: "Bana beş kişiye yetecek kadar yemek yap. Ben Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem dahil beş kişiyi yemeğe davet etmek istiyorum. Ben onun yüzünde açlığın izini gördüm." Ebu Şuayb Hz. Nebi ile birlikte beş kişiyi çağırdı. Onlarla birlikte başka bir adam daha geldi. Nebi (Sallallahu aleyhi ve Sellem), Ebu Şuayb'a: "Bu da bizimle geldi. İzin vermek istersen izin ver, dilersen dönsün" buyurdu. Ebu Şuayb: "Hayır (dönmesin). Ben ona izin verdim" dedi. Tekrar: 2456, 5434, 5461 (Bu hadisle ilgili geniş açıklama 2201 nolu Hadis te.)
Rivayet zinciri: Buhârî ← Ömer b. Hafs ← babam ← Süleymân A'meş ← Ebû Vâil ← Ebû Mes'ûd
Abdullah İbn Abbas r.a. şöyle nakleder: Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem murdar bir koyun'a rastgeldi. Orada bulunanlara, "Derisinden faydalansanız ya" buyurdu. Sahabileer, "O, murdardır" diye cevap verince, Efendimiz Sallallahu Aleyhi ve Sellem, "Onun sadece yenilmesi haramdır buyurdu.
Zeyd İbn Halid ve Ebu Hureyre r.a.'in bizzat işittiklerine göre; Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e "muhsan olmayan bir cariyenin zina etmesinin hükmü sorulmuştu. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem de, "Ona celde cezası verin. Tekrar zina ederse tekrar celde cezası verin. üçüncü veya dördüncü kez aynı fiili işlerse onu satın" buyurmuştur.
Zeyd İbn Halid ve Ebu Hureyre r.a.'in bizzat işittiklerine göre; Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e "muhsan olmayan bir cariyenin zina etmesinin hükmü sorulmuştu. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem de, "Ona celde cezası verin. Tekrar zina ederse tekrar celde cezası verin. üçüncü veya dördüncü kez aynı fiili işlerse onu satın" buyurmuştur.
Habbab r.a. şöyle anlatır: Ben demirci idim. As İbn Vail'e bir iş yapmıştım. Alacaklarım onda epey birikti. Tahsil etmek için ona gittim. Bana, "Hayır, vallahi, Muhammed'i inkar etmedikçe sana ödeme yapmam" dedi. Ben de, "Sen ölüp sonra tekrar diriltilinceye kadar onu inkar etmem" dedim. O, "Ben öldükten sonra diriltilecek miyim?" dedi. Ben de, "evet" dedim. O, "Benim orada birçok mal ve çocuğum olacak. Orada öderim" dedi. Bunun üzerine Yüce Allah (C.C.), "Resulüm! Ayetlerimizi inkar eden ve "Muhakkak surette bana mal ve evlat verilecek" diyen adamı gördün mü?" [Meryem, 77] ayetini indirdi.
2437. hadisin kaynakta aynı numara altında verilen, farklı senedle gelen 2. rivayetidir.
Süveyd İbn Gafele r.a.'den rivayet edilmiştir: Selman İbn Rebıa ve Zeyd İbn Suham ile birlikte bir savaşta idim. Bir sopa buldum. Bana: "Onu at" dedi. Ben de "Hayır, sahibini bulursam kendisine veririm. Bulamazsan ben kullanınm" dedim. Döndükten sonra hacca gittik. Medine'ye vardım. Ubeyy İbn Ka'b'a r.a. bunun hükmünü sordum. Ubeyy İbn Ka'b, "Ben Allah Resulü Sallallahu Aleyhi ve Sellem hayatta iken içinde yüz dinar bulunan bir para kesesi bulmuştum. Hz. Nebi'e gittim. Hz. Nebi "Bir yıl ilan et" buyurdu. Ben de bir yıl ilan ettim. Sonra yine Hz. Nebi'in yanına gittim. Yine "Bir yıl ilan et" buyurdu. Bir yıl daha ilan ettikten sonra yine Hz. Nebi'in yanına gittim. Yine "Bir yıl ilan et" buyurdu. Bir yıl daha ilan ettim ve Hz. Nebi'in yanına dördüncü kez gittim. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem: "Sayısını, kabını ve bağını iyice tanı. Sahibi gelirse verirsin. Gelmezse sen kullan" buyurdu." Süveyd İbn Gafele şöyle demiştir: Daha sonra onunla Mekke'de karşılaştım. "Bilemiyorum, üç yıl mıydı, yoksa dört yıl mı?" dedi.
Rivayet zinciri: Buhârî ← Abdân b. Muhammed ← babam ← Şu'be b. el-Haccâc ← Seleme b. el-Ekva'
Abdulvahid b. Eymen'den rivayet edilmiştir: Babam bana şöyle anlattı: Aişe r.anha'nın yanına girdim. Üzerinde beş dirhem değerinde, kalın bir gömlek vardı. Dedi ki: "Gözünü kaldır da cariyeme bak. O, bu elbiseyi ev içinde giymekten utanır. Allah Resulü hayatta iken benim böyle bir gömleğim vardı. Medine'de (zifaf için) süslenen bütün kadınlar haber gönderip bu gömleğimi ödünç isterdi"
Rivayet zinciri: Buhârî ← Ebû Nuaym ← Abdülvâhid b. Eymen ← babam ← Âişe bint Ebû Bekir
Zeyd b. Eslem'den rivayet edilmiştir: Babamı şöyle derken işittim: Ömer r.a. şöyle dedi: Birini Allah yolunda at'a bindirmiştim. (Cihadda kullansın diye ona bir at bağışlamıştım). Atın (pazarda) satılığa çıkartıldığını gördüm. Hemen Allah Resulülne giderek atı satın almak konusunda kendisine danıştım. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem: "Onu satın alma, sadakandan dönme" buyurdu.
Ebu Abdurrahman'dan nakledilmiştir: Osman r.a. kuşatılınca yukarıdan kuşatanlara gözüktü ve "Allah için söyleyin, yalnızca Hz. Nebi'in ashabından olanların söylemesini istiyorum. Bilmiyor musunuz ki Allah Resulü Sallallahu Aleyhi ve Sellem: "Her kim kuyu kazarsa onun için cennet vardır" buyurmuştu da ben kazmıştım. Bilmiyor musunuz ki Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem: "Usret (zorluk) ordusunu donatana cennet vardır" buyurmuştu da ben de bu ordunun donatılmasına katılmıştırn" dedi. Bunun üzerine oradakiler onun sözünü doğruladılar. Hz. Ömer vakfında "bu vakfın mütevellisinin bundan yemesinde sakınca yoktur" demişti. Vakfın mütevellisi ise başkası olabileceği gibi, vakfın sahibi de olabilir. Dolayısıyla bu izin herkesi kapsar.
Ebu Hureyre'nin naklettiğine göre Resul-i Ekrem Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurmuştur: "Siz küçük / çekik gözlü, kızıl yüzlü ve ince burunlu Türklerle savaşmadıkça kıyamet kopmayacak. Onların yüzlerinin iriliği ve tombulluğu adeta üstlerine kalıp kalıp şekiller verilmiş kalkanları andırır. Ayrıca siz hayvan kürklerinden (derilerinden) ayakkabılar yapıp giyen bir topluluk ile savaşmadıkça kıyamet kopmayacaktır. "
Rivayet zinciri: Buhârî ← Saîd b. Muhammed ← Ya'kûb ← babam ← Sâlih b. Keysân ← Abdurrahman b. Hürmüz ← Ebû Hureyre
Süfyan şöyle demiştir: Malik İbn Enes'i, Zeyd İbn Eslem'e soru sorarken işittim. Zeyd ona şu cevabı vermişti: Babamın şöyle dediğini işittim: "Hz Ömer dedi ki: Ben Allah yolunda cihadda kullanılması için bir at bağışlamıştım Daha sonra bu atın satıldığını gördüm. Resul-i Ekrem'e Sallallahu Aleyhi ve Sellem giderek: "Bunu satın alayım mı?" dedim. Bana: "Bu atı satın alma! Vermiş olduğur sadakaya geri dönme!" diye cevap verdi."
Muhammed İbn Sa'd İbn Ebı Vakkas, babası Sa'd İbn Ebi Vakkas r.a.'ın şöyle dediğini nakletmiştir: "Bir gün Hz. Ömer, Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in huzuruna girmek üzere izin istemişti. O sırada Resul-i Ekrem Sallallahu Aleyhi ve Sellem Kureyş'li bazı kadınlarla görüşüyordu. Kadınlar yüksek sesle Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem ile konuşuyorlardı ve O'nu (s.a.v.) bunaltmışlardı. Kadınlar Hz. Ömer'in izin istediğini duyunca hemen örtülerini düzeltmeye ve kendilerine çeki düzen vermeye başladılar. Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem gülümseyerek Ömer'e izin verdi. Hz. Ömer: 'Ey Allah'ın Resulü, Allah yüzünüzden gülümsemeyi eksik etmesin!' deyince Resul-i Ekrem Sallallahu Aleyhi ve Sellem: 'Benim yanımda bulunan bu kadınların haline gülüyorum! Senin sesini duyunca hemen örtülerini düzeltip kendilerine çeki düzen vermeye çalıştılar da!' buyurdu. Ömer ise: 'Ey Allahın Resulü, senden daha fazla çekinmeleri gerekirdi' dedi. Ardından da kadınlara yönelerek: 'Sizi yaramazlar (Ey kendilerinin düşmanları), benden çekiniyorsunuz da Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'den çekinmiyorsunuz öyle mi?!' diye çıkıştı. Onlar ise: 'Tabi ki, senden daha çok çekiniyoruz! Sen Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e göre çok sert ve kaba bir adamsın!' dediler. Bunun üzerine Resul-i Ekrem Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurdu: "Canımı elinde tutan Allah'a yemin ederim ki, şeytan seninle bir yolda karşılaşacak olsa, kesinlikle o yolunu değiştirir, senin tuttuğun yoldan başka bir yola girer." Tekrar: 3683, 6085
Abdullah dedi ki: Hem doğru sözlü, hem doğru sözlülüğü tasdik edilmiş bulunan Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem bize şunu anlattı: "Her biriniz annesinin karnında (nutfe olarak) kırk gün süreyle kalır. Bundan sonra bir o kadar süre alaka olarak kalır, bundan sonra bir o kadar süre mudğa (bir çiğnemlik et) kalır. Daha sonra Allah ona şu dört hususu yazmakla görevli bir melek gönderir: Ameli, eceli ve rızkı, bedbaht mı yoksa bahtiyar mı olacağı yazılır. Sonra ona ruh üflenir. Hiç şüphesiz kişi cehennem ehlinin ameli ile amel eder, durur ve nihayet kendisi ile cehennem arasında bir arşınlık mesafe kalır, fakat kitap (takdir edilen) onun hakkında öne geçer, bu sebeple o da cennetliklerin ameli ile amel eder ve cennete girer ve şüphesiz (bir başka) adam cennetliklerin ameli ile amel eder ve nihayet kendisi ile cennet arasında ancak bir arşınlık mesafe kalmışken onun hakkında kitap (takdir) öne geçer ve o da cehennem ehlinin ameliyle amel eder, sonunda cehenneme girer."
Rivayet zinciri: Buhârî ← Ömer b. Hafs ← babam ← Süleymân A'meş ← Zeyd b. Vehb ← Abdullah b. Mes'ûd
İbn Abbas'tan rivayete göre kendisi el-Hurr b. Kays el-Fezari ile Musa'nın arkadaşı hakkında tartıştı. İbn Abbas: O, Hızır'dır dedi. Yanlarından Ubeyy. b. Ka'b geçti. İbn Abbas (onu) çağırarak dedi ki: Ben ve bu arkadaşım Musa'nın nasıl kendisi ile karşılaşabileceğini sorduğu arkadaşı hakkında tartıştık. ResuluIlah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'i ona dair bir şey zikrederken dinledin mi? Ubey: "Evet, dedi. Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'i şöyle buyururken dinledim: Musa İsrailoğullarından ileri gelen bir grup kimse ile birlikte bulunuyorken bir adam gelerek: Senden daha alim birisinin olduğunu biliyor musun, diye sordu. O, hayır dedi. Bunun üzerine yüce Allah Musa'ya: Aksine, kulumuz Hızır var, diye ona vahyetti. Musa onunla nasıl görüşebileceğini sordu. Bu iş için ona alamet olarak balık verildi ve kendisine şöyle denildi: Balığı kaybettiğin takdirde geri dön, onunla karşılaşacaksın. Ondan dolayı denizde balığın peşini takip ediyordu. Beraberindeki genç delikanlı Musa'ya dedi ki: Hani biz kayanın yanında dinlenmiştik ya! İşte ben balığı (orada) unuttum, onu sana söylemeyi de şey tandan başkası bana unutturmadı. Bunun üzerine Musa dedi ki: İşte bu bizim aradığımızdı. Böylelikle izlerini takip ederek gerisin geri döndüler ve Hızır'ı buldular. Ondan sonra da yüce Allah'ın Kitabında anlattıkları şeyler başlarından geçti
Ebu Zer' r.a'dan dedi ki: "Ey Allah'ın Resulü dedim. Hangi mescid daha önce bina edildi? O: Mescid-i Haram, diye buyurdu. Sonra hangisi, diye sordum. Sonra Mescid-i Aksa diye buyurdu. ikisi arasında ne kadar süre vardı, diye sordum. Kırk (yıl) diye buyurdu. Sonra şöyle buyurdu: Sen neredeyken namaz vakti girerse, orada namaz kıl. Yeryüzü de senin için bir mesciddir."
Rivayet zinciri: Buhârî ← Ömer b. Hafs ← babam ← Süleymân A'meş ← İbrâhîm et-Teymî ← Yezîd b. Şerîk ← Ebû Zer
Ali r.a.'dan dedi ki: "Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'i şöyle buyururken dinledim: Onun (dünyada ona çağdaş olanların) kadınlarının hayırlısı İmran kızı Meryem'dir. Onun (bu ümmetin) kadınlarının hayırlısı ise Hatice'dir." Tekrar: 3815
Ebu Hureyre r.a. dedi ki: Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurdu: "Nefsim elinde olan'a yemin ederim ki fazla zaman geçmeden Meryem oğlu aranızda adaletli bir hakem olarak inecektir. Haçı kıracaktır, domuzu öldürecektir, savaşı kaldıracaktır, malokadar artacak ki kimse onu kabul etmeyecektir ve nihayet bir tek secde dahi dünyadan ve içindekilerinden hayırlı olacaktır." Daha sonra Ebu Hureyre dedi ki: Dilerseniz; "Kitap ehlinden olup, ölümünden önce ona iman etmeyecek kimse yoktur. O da kıyamet günü aleyhlerinde bir şahit olacaktır."[Nisa, 159] buyruğunu okuyabilirsiniz.
Abdullah dedi ki: "Sanki ben Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'i Nebilerden birisinin durumunu anlatırken görür gibiyim. Kavmi ona vurmuş ve onu kanatmışlardı. O ise yüzünden kanı silerken: Allah'ım, kavmime mağfiret buyur. Çünkü onlar bilmiyorlar, diyordu." Tekrar: 6929
Rivayet zinciri: Buhârî ← Ömer b. Hafs ← babam ← Süleymân A'meş ← Ebû Vâil ← Abdullah b. Mes'ûd
Ebu Hureyre r.a'dan rivayete göre Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurdu: "Kureyşliler, Ensar, Cuheyne, Eslem, Eşca' ve Ğıfar benim mevlalarımdır. Onların Allah'tan ve Resulünden başka mevlaları yoktur."
Rivayet zinciri (1. tarîk): Buhârî ← Ebû Nuaym ← Süfyân ← Sa'd
Rivayet zinciri (2. tarîk): Buhârî ← Ya'kûb b. İbrâhîm ← babam ← babası ← Abdurrahman b. Hürmüz ← Ebû Hureyre
İbn Abbas r.a dedi ki: "Yüce Allah'ın: "Aşiretini yakın akrabanı inzar et (korkut)."[Şuara,214] buyruğu nazil olunca Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem: Ey Fihr oğulları, ey Adiy oğulları diye seslendi ve Kureyş'in kollarını zikretti."
Rivayet zinciri: Buhârî ← Ömer b. Hafs ← babam ← Süleymân A'meş ← Amr b. Mürre ← Saîd b. Cübeyr ← İbn Abbâs
Cabir b. Abdullah r.a.'dan rivayete göre "Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem Cuma günü bir ağacın ya da bir hurma ağacının yanında ayakta dururdu (ve öylece hutbe okurdu.) Ensardan bir kadın -ya da bir adam- dedi ki: Ey Allah'ın Resulü, sana bir minber yapmayalım mı? Allah Resulü: Dilerseniz (yapınız), dedi. Bunun üzerine ona bir minber yaptılar. Cuma günü olunca minbere doğru gitti. Bu sefer hurma ağacı küçük bir çocuk gibi feryat etti. Daha sonra Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem indi, onu kucakladı. Tıpkı teskin edilen küçük çocuk gibi inliyordu. (Cabir) dedi ki: O hurma ağacı (kütüğü) yanıbaşında duyduğu zikirlerden uzak kaldığı için ağlamıştı."
Rivayet zinciri: Buhârî ← Ebû Nuaym ← Abdülvâhid b. Eymen ← babam ← Câbir b. Abdullah
Enes r.a. dedi ki: "Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in ashabından iki adam karanlık bir gecede Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in şey de vardı. Yolları ayrılınca onlardan her birisiyle bir tane kaldı ve her biri hanımının yanına varıncaya kadar bu böyle sürdü."
Rivayet zinciri: Buhârî ← Muhammed b. Müsennâ ← Muâz b. Muâz ← babam ← Katâde b. Diâme ← Enes b. Mâlik
Muhammed b. Said b. Ebi Vakkas dedi ki: "Ömer b. el-Hattab r.a., Resulullah'ın huzuruna girmek üzere izin istedi. Yanında da onunla konuşan ve ondan kendilerine daha çok vermesini isteyen, seslerini onun sesinden yükselten Kureyşli kadınlar da vardı. Ömer b. el-Hattab girmek için izin isteyince hemen kalkıp perdenin arkasına çekildiler. Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem de girmek üzere ona izin verdi. Ömer girdiğinde Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem gülüyordu. Ey Allah'ın Resulü Allah dişlerini gösterircesine seni gülümsetsin, (gülümsemenizin sebebi ne olabilir)? dedi. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurdu: Az önce yanımda bulunan şu kadınlara şaştım. Senin sesini işitir işitmez alelacele kalkıp perdenin (hicabın) arkasına çekildiler. Ömer dedi ki: Onların senden çekinmeleri daha uygundur, ey Allah'ın Resulü. Daha sonra Ömer (kadınlara hitaben) dedi ki: Ey kendi öz nefislerine düşman olan kadınlar, Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'den çekinmez de benden mi çekinirsiniz? Kadınlar: Evet diye cevap verdiler. Çünkü sen Resulullah'tan farklı olarak sert ve haşinsin. Bunun üzerine Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem: Başka bir konuya geçelim ey Hattab'ın oğlu, nefsim elinde olana yemin ederim ki, şeytan bir yolda giderken seninle karşılaşacak olursa mutlaka o senin gittiğin yoldan bir başka yola geçer."