Tabakaİlk Müslümanlardan, Çok rivayet edenlerden, Abâdile'den (dört Abdullah)
Cerh-ta'dîlsahâbî
Hakkında
Tam adı Ebû Muhammed Abdullah b. Amr b. el-Âs el-Kureşî'dir. Mısır fâtihi olarak bilinen ünlü sahâbî ve kumandan Amr b. el-Âs'ın oğludur; babasından önce Müslüman olmuş, hicretin yedinci yılında Medine'ye göç etmiştir. Süryânîce bilen, Tevrat'ı okuyabilen ve güzel yazı yazan nadir sahâbîlerdendi.
İlim tarihindeki asıl önemi, duyduğu hadisleri unutmamak için yazıya geçirmesinden gelir. Bazı sahâbîler her işittiğini kaydetmesine itiraz edince durumu Hz. Peygamber'e sormuş, Resûlullah da gördüğü ve duyduğu her şeyi yazmasına izin vermiştir. Bu izinle oluşturduğu ve "es-Sahîfetü's-sâdıka" adıyla anılan derlemede yaklaşık bin hadis bulunduğu nakledilir; Abdullah bu sahifeyi bir sandıkta titizlikle saklamıştır. En çok hadis rivayet eden sahâbî olan Ebû Hüreyre, kendisinden daha fazla hadis bilen tek kişinin Abdullah b. Amr olduğunu, bunun sebebinin de onun yazması olduğunu belirtmiştir. Derleme, sonradan torununun oğlu Amr b. Şuayb yoluyla aktarılmıştır.
Yermük ve Sıffîn savaşlarında bulundu; Kûfe ve Mısır'da valilik görevi üstlendi. Elindeki malzemenin genişliğine rağmen ondan nakledilen hadis sayısı yedi yüz civarında kalmıştır; bunda Medine'deki ilim merkezlerinden uzakta, Mısır'da yaşaması etkili olmuştur. Ömrünün sonlarında gözlerini kaybetti. H. 65 / m. 684-685'te Mısır'da vefat etti ve Amr b. el-Âs Camii'ne defnedildi; ölüm yılı için h. 63 ve 77 gibi tarihler de zikredilir.
Ailesi
Babası
'Amr bin al-'Aas
Annesi
Rayta bint Munabbih bin al-Hajjaj
Çocukları
Muhammad bin 'Abdullah
Râvi adları senedden otomatik ayrıştırılmış; kimlik ve hayat bilgileri ricâl kaynaklarından (Itqan râvi profilleri, muslimscholars.info) eşleştirilerek eklenmiştir.
Abdullah b. Amr r.a.'dan şöyle dediği rivayet edilmiştir: "Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem içecek doldurmak için kullanılan birtakım kapları kullanmayı yasaklayınca ona: Herkes içecek koyacak bir kap bulamayabilir, denildi. Bunun üzerine o da zift ile sıvanmış olanlar dışındaki testileri kullanmak hususunda onlara ruhsat verdi."
Abdullah İbn Amr'dan, dedi ki: "Bir adam, Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e: Cihada çıkayım mı, diye sordu. Allah Rasulü: Anan-baban var mı, diye sordu. Adam: Evet deyince, Allah Rasulü: O halde sen onlar uğrunda cihad et, buyurdu."
Abdullah İbn Amr r.a.'dan, dedi ki: "Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem: Şüphesiz büyük günahların en büyüklerinden birisi de kişinin anne-babasına lanet etmesidir, buyurdu. Ey Allah'ın Rasulü, kişi nasıl anne-babasına lanet eder, diye sorulunca, o: Başka bir adamın babasına söver, o da onun babasına söver, başka birisinin annesine söver, o da onun annesine söver, buyurdu."
Süfyan'ın A'meş, Hasen İbn Amr ve Fıtr'dan, onların Mücahid'den, onun Abdullah İbn Amr'dan rivayetine göre -Süfyan: A'meş hadisi Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e ref' etmemekle birlikte Hasen ve Fıtr bunu Nebi'e ref' etmişlerdir, dedi- Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurdu: "Akrabalık bağını gözeten, (yapılan iyiliği karşılık vererek) mükafatlandıran kimse değildir. Ama asıl akrabalık bağını gözeten kişi, akrabalık bağı kopartıldığı halde kendisi onu gözeten kimsedir."
Mesruk'tan dedi ki: "Abdullah İbn Amr, Muaviye ile Kufe'ye geldiğinde biz de Abdullah'ın huzuruna girdik. O Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'i zikrederek: Allah Rasulü, ölçüyü kaçıran birisi de değildi, ölçünün dışına çıkmak için kendisini zorlayan birisi de değildi, dedi. Ayrıca şunları ekledi: Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem: Şüphesiz aranızda ahlakı en güzelolanlarınız sizin en hayırlılarınızdandır, buyurdu."
Mesrukıtan, dedi ki: "Abdullah İbn Amr'ın yanında oturuyorduk. O da bize hadis naklediyordu. Bu arada şunları söyledi: Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in kendisi ölçüyü kaçırmayan ve ölçünün dışına çıkmak için kendisini zorlamayan birisi idi. O devamlı: Sizin en hayırlılarınız ahlakı en güzel olanlarınızdır, derdi."
Abdullah İbn Ömer'den, dedi ki: "Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem, Taif'te iken: Biz inşallah yarın buradan gideceğiz, buyurdu. Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in ashabından bazı kimseler: Ya burayı fethederiz yahut ayrılıp gitmeyiz, dediler. Bunun üzerine Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem: O halde sabahleyin savaşa başlayınız, buyurdu. (Abdullah İbn Ömer) dedi ki: Ertesi sabah savaşa koyuldular. Onlarla çok şiddetli bir şekilde savaştılar. Aralarında çokça yaralanmalar oldu. Bu sefer Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem (tekrar): İnşailah yarın gidiyoruz, buyurdu. (Abdullah İbn Ömer) dedi ki: Ashab bunun üzerine susunca, Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem da güldü." el-Humeydi dedi ki: Süfyan bize bu hadisin senedinin tamamını "haber" lafzını kullanarak tahdis etti.
Abdullah İbn Amr'dan, dedi ki: "Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem yanıma girip: Bütün gece namaz kıldığın, gündüzleri de oruç tuttuğun bana haber verilmedi mi (sanıyorsun), buyurdu. Ben, öyledir, dedim. O: Hayır, böyle yapma! Bir süre namaz kıl, bir süreuyu. Hem oruç tut, hem ye. Şüphesiz senin bedeninin senin üzerinde bir hakkı vardır, gözünün senin üzerinde bir hakkı vardır, seni ziyarete gelenlerin senin üzerinde bir hakkı vardır, zevcenin senin üzerinde bir hakkı vardır. Gerçekten senin uzun bir ömrünün olacağını ümit ediyorum. Bu sebeple her ay üç gün oruç tutman senin için yeterlidir. Çünkü her bir hasene on misli ile mükafat1andırılır. Böylelikle bu, senenin tümü demek olur, buyurdu. Abdullah İbn Amr dedi ki: Ben işi sıkı tuttukça benim aleyhime de zorlaştınldı. Benim bundan fazlasına gücüm yeter, dedim. O: O halde her Cuma (her hafta) üç gün. oruç tut, dedi. Abdullah İbn Amr: Ben işi sıkı tuttum, bundan dolayı iş aleyhime daha da ağırlaştınldı. Benim bundan başkasına da gücüm yeter deyince, Allah Rasulü: O halde Allah'ın Nebii Davud'un orucunu tut, buyurdu. Ben: Allah'ın Nebii Davud'un orucu ne demektir, diye sordum. O: Yılın yarısıdır, buyurdu." Hadis, açıklamalarıyla birlikte Oruç bölümünde (1974.hadiste) geçmiş bulunmaktadır. Burada zikredilmesinden maksat ise: "Ve şÜphesiz seni ziyarete gelenlerin de senin üzerinde bir hakkı vardır." buyruğudur.
Abdullah İbn Amr'dan rivayete göre; "Bir adam Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e: "İslamın hangisi daha hayırlıdır, diye sordu. Allah Rasulü: Yemek yedirmen, tanıdığın ve tanımadığın herkese selam vermendir, buyurdu."
Ebu. Bekr r.a.'den aktarıldığına göre namazda yapacağı bir dua öğretmesini istediği zaman Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem: "Allahım! Ben nefsime çok zulmettim. Günahları ancak sen bağışlarsın. Fazlınla bana mağfiret et ve beni affet. Sen Gafur ve Rahim olansın" duasını öğretmiştir.
Abdullah İbn Amr'ın nakline göre Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem "Müslüman, dilinden ve elinden Müslümanların selamette kaldığı kimsedir. Muhacir de Allah'ın yasakladığı şeyleri terk edendir" buyurmuştur.
Abdullah b. Amr'ın nakline göre Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurmuştur: "Benim havuzum bir aylık yol genişliğindedir. Onun suyu sütten daha beyaz, kokusu miskten daha hoştur. Bardakları da gökyüzünün yıldızları gibi çoktur. Her kim ondan içerse, o kimse artık ebediyyen susamaz."
Abdullah İbn Amr İbn eı-As şöyle rivayet etmiştir: "Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem Kurban Bayramı hutbesi okurken bir adam ayağa kalkıp: "Ey Allah'ın elçisi ben (hac menasikinin) şöyle şöyle yapılacağını sanıyordum" dedi. Ardından bir başka adam kalktı: "Ey Allah'ın elçisi ben şu üç rüknün (tıraş olma, kurban kesme ve şeytan taşlama) şöyle şöyle yapılacağını sanıyordum" dedi. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem onlara: "Bildiğiniz gibi yapın, bir sakınca yoktur, hepsinin günü aynıdır" buyurdu. O gün Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e ne sorulduysa o: "Öyle de yapabilirsiniz, bir sakınca yoktur" diye cevap verdi.
Abdullah İbn Amr Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in şöyle dediğini rivayet etmiştir: Büyük günahlar Allah'a şirk koşmak, ana babaya isyan etmek, adam öldürmek ve yalan yere yemin etmektir. Bu hadis aynca 6780 ve 6920'de de yer almaktadır.
Abdullah b. Ömer r.a.'in nakline göre Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem veda haccında şöyle buyurmuştur: "Dikkat edin! Hürmetçe en büyük bildiğiniz ay hangisidir?" Sahabiler "Bu hac ayımız değil midir?" dediler. Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem "Hürmetçe en büyük bildiğiniz belde hangisidir?" diye sordu. Sahabiler "Bu Mekke beIdemiz değil midir?" diye cevap verdiler. Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem "Hürmetçe en büyük bildiğiniz gün hangisidir?" diye sordu. Sahabiler "Bu hac günlerimiz değil midir?" dediler. Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle devam etti: "Şüphesiz Allahu Teala sizlere bu gününüzün, bu beldenizin ve bu ayınızın haram olduğu gibi karılannızı, mallarınızı ve namuslarınızı dokunulmaz kılmıştır. Ancak bir hak karşılığında olmak müstesnadır. Dikkat edin bunlan sizlere tebliğ ettim mi?" Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem bu soruyu üç kere sordu. Sahabiler her defasında ona "Evet, tebliğ ettinı" diye cevap verdiler. Sonra Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle dedi: "Sizlere yazık -yahut- sizlere veyl olsun sakın benden sonra birbirlerinin boyunlarını vuran kafirler almayınız."
Abdullah b. Mesud r.a.'in nakline göre Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem "Haksız yere öldürülen her nefsin öldürülme günahından mutlaka bir pay ilk Ademoğlu üzerine de olur" buyurmuştur.
Abdullah b. Amr'ın nakline göre Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem: "Büyük günahlar Allah'a ortak koşmak, ana-babaya karşı gelmek -veya - yalan yere yemin etmektir (yeminü'l-ğamus)" demiştir. Ravi Şu'be hadisi böyle şüpheli rivayet etmiştir. Muaz'ın Şu'be'den nakline göre Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem "Büyük günahlar, Allah'a ortak koşmak, yalan yere yemin etmek (ğamus yemini), anababaya karşı gelmek -yahut adam öldürmektir-" buyurmuştur.
Abdullah'ın nakline göre Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurmuştur: "La ilahe illailah deyip, benim Allah'ın Resulü olduğuma şehadet eden bir Müslümanın kanı üç şey hariç helal olmaz. Bunlar cana can olmak üzere kısas edilmek, evlilik geçirip zina etmek ve dininden ayrılıp, mensup olduğu İslam toplumunu terk etmektir."
Abdullah b. Amr'ın nakline göre Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurmuştur: "Kim bir zimmfyi haksız yere öldürürse cennet kokusunu alamaz. Halbuki cennetin kokusu kırk yıllık uzakızktan duyulur."
Abdullah b. Amr şöyle anlatmıştır: "Bir bedevi Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e geldi ve "Ya Resulallah! büyük günahlar nelerdir?" diye sordu. Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem "Allah'a ortak koşmaktır" buyurdu. Bedevi "Bundan sonra nedir?" dedi. Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem "Bundan sonra anaya-babaya asi olmaktır" buyurdu. Bedevi "Bundan sonra nedir?" dedi. Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem "Yalan yere yemindir (yeminü'l-ğamus)" buyurdu. Ravi diyor ki: Ben "yeminü'l-ğamus nedir?" diye sordum. Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem "Yalandan yere yemin ederek Müslüman bir kimsenin malını elinden alan kimsenin yeminidir" buyurdu.
Urve şöyle demiştir: Abdullah b. Amr hacca giderken bizim yanımıza uğradı ve Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in şu sözlerini nakletti: "Şüphesiz Allah ilmi size verdikten sonra (hafızalarınızdan) zorla söküp almaz. Fakat bunu kendilerinden ilim adamlarını bilgileriyle birlikte (toplumun içinden) çekip alarak yapar. Artık geride çok cahil birtakım insanlar kalır. (O sırada halk tarafından bunlara) dinı şeyler sorulur. Onlar da şahsı görüşlerine göre cevap verirler. Böylece hem insanları saptırırlar, hem de kendileri sapar giderler. " Urve şöyle dedi: Ben bu hadisi Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in eşi Aişe r. anha'ya rivayet ettim. Sonra Abdullah b. Amr daha sonra bir hac daha yaptı. Hz. Aişe r.a. bana "Ey kız kardeşimin oğlu! Abdullah b. Amr'a git de senin bana ondan rivayet etmiş olduğun hadisi benim için bir tespit et1" dedi. Bunun üzerine ben ona gittim ve o hadisi kendisine sordum. Abdullah b. Amr, bana sözkonusu hadisi daha önce rivayet ettiği gibi aynen nakletti. Akabinde Aişe r.anha'ya geldim ve bunu kendisine haber verdim. Aişe r.anha hayret etti ve "Valiahi Abdullah b. Amr bu hadisi sağlam ezberlemiş" dedi.
Abdullah b. Mes'ud'un nakline göre Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurmuştur: "Adem oğullarından herhangi bir kimse haksız yere öldürülürse muhakkak ilk Ademoğlu Kabil üzerine onun günahından bir pay ayrılır." -Humeydi dedi ki: Ravi Süleyman İbn Uyeyne, "Onun kanından" da demiş olabilir- "Çünkü Adem'in oğlu bu öldürme cinayetini ilk adet ve yol yapan kimsedir.
Abdullah b. Amr'ın nakline göre Ebu Bekir Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e "Ya Resulallah! Bana bir dua öğret de onunla namazım (ın sonunda) dua edeyim" dedi. Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem de ona Allahumme innfzalemtu nefsfzulmen kesfran ve la yağfiruzzünube illa ente. Fağfirli min ındike mağfiraten. İnneke entel ğafururrahim = Ya Allah! Şüphesiz ben kendime çok zulmettim. Günahları mağfiret eden de ancak sensin. Öyle ise kendi katından gelen bir mağfiret ile bana mağfiret et. Şüphesiz gafur, rahim sensin! de" buyurdu .
Abdullah b. Amr'ın nakline göre Ebu Bekir Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e "Ya Resulallah! Bana bir dua öğret de onunla namazım (ın sonunda) dua edeyim" dedi. Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem de ona Allahumme innfzalemtu nefsfzulmen kesfran ve la yağfiruzzünube illa ente. Fağfirli min ındike mağfiraten. İnneke entel ğafururrahim = Ya Allah! Şüphesiz ben kendime çok zulmettim. Günahları mağfiret eden de ancak sensin. Öyle ise kendi katından gelen bir mağfiret ile bana mağfiret et. Şüphesiz gafur, rahim sensin! de" buyurdu .