Enes b. Mâlik

Ebû Hamza, Ebü'n-Nadr, Ebû Sümâme · Sahâbî, Nebî'nin hizmetkârı

Enes b. Mâlik b. en-Nadr b. Damdam b. Zeyd b. Harâm b. Cündeb b. Âmir b. Ganm b. Adî b. en-Neccâr

Doğumh.ö. 10 · Medine
Vefath. 93 · Basra
KünyeEbû Hamza, Ebü'n-Nadr, Ebû Sümâme
Nisbeel-Ensârî, el-Hazrecî, en-Neccârî, el-Medenî
Yaşadığı yerlerBasra, Medine, Bahreyn
TabakaMeşhur sahâbî
Cerh-ta'dîlİbn Hibbân es-Sikât'ta zikretmiştir

Hakkında

Tam adı Ebû Hamza Enes b. Mâlik b. en-Nadr el-Ensârî'dir; Medine'nin Hazrec kabilesine bağlı Neccâroğulları'ndandır. Milâdî 612 yılı dolaylarında, hicretten yaklaşık on yıl önce doğdu. Annesi Ümmü Süleym, üvey babası ise Ebû Talha el-Ensârî'dir; her ikisi de tanınmış sahâbîlerdendir. Peygamber Medine'ye hicret ettiğinde annesi, verecek bir hediyesi olmadığını söyleyerek on yaşındaki oğlunu onun hizmetine sundu. Enes bu tarihten Resûlullah'ın vefatına kadar on yıl boyunca yanından ayrılmadı ve "Hâdimü'n-nebî" (Peygamber'in hizmetçisi) diye anıldı.

Bu uzun beraberlik sayesinde Hudeybiye Antlaşması, Hayber Seferi, Mekke'nin fethi, Huneyn Savaşı ve Vedâ haccı gibi pek çok önemli olaya tanıklık etti. Hz. Ebû Bekir döneminde Bahreyn'e zekât tahsildarı olarak gönderildi; İran cephesindeki seferlere katıldı ve kısa bir süre Basra valiliğinde bulundu. Sonraki yıllarda Basra'ya yerleşerek burada hadis ve fıkıh öğretti; şehirdeki ilim hayatının kurucu isimlerinden biri oldu.

Rivayet ettiği hadis sayısı 2.286 civarındadır; binden fazla hadis nakleden yedi sahâbî arasında üçüncü sırada yer alır. Uzun ömrü, çok sayıda talebe yetiştirmesine imkân verdi. Hicrî 93 (m. 711-712) yılında, yüz yaşını aşmış olarak Basra'da vefat etti ve bu şehirde ölen son sahâbî kabul edildi. Bazı kaynaklar ölüm yılını 91 veya 92 olarak da kaydeder.

Ailesi

Babası
Malik ibn Nadr
Annesi
Umm Sulaym bint Milhan
Kardeşleri
al-Bara' bin Malik
Çocukları
al-Nadr bin Anas bin Malik, 'Abdullah bin Anas bin Malik, Abu Bakr bin Anas bin Malik, Musa bin Anas bin Malik

Râvi adları senedden otomatik ayrıştırılmış; kimlik ve hayat bilgileri ricâl kaynaklarından (Itqan râvi profilleri, muslimscholars.info) eşleştirilerek eklenmiştir.

Zincirde geçtiği hadisler

Bana Züheyr b. Harb ile İbni Ebî Halef rivayet ettiler. (Dedilerki): Bize Ravh b. Ubâde rivayet etti. (Dediki) Bize Hammâd, Sâbit'ten o da Enes (Radiyallahu anh)'dan naklen rivayet eyledi. H. Bana bu hadisi Ebû Bekir b. Nâfi' dahî rivayet etti. Lâfız onundur. (Dediki) Bize Behz rivayet etti. (Dediki) Bize Hammad rivayet etti. (Dediki) Bize Sabit, Enes (Rudiyallahu anh)'dan naklen rivayet eyledi ki, Resûlullalı (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bazen bu artık devamlı oruç tutacak, denilecek kadar oruç tutar, bazen de: Artık hiç oruç tutmaz, hiç oruç tutmaz, denilecek kadar orucu terkedermiş.
Rivayet zinciri (2. tarîk): Müslim ← Ebû Bekir b. Nâfi' ← Behz b. Esed ← Hammâd b. Seleme ← Sâbit el-Bünânî ← Enes b. Mâlik
Bize Süreye b. Yûnus rivayet etti. (Dediki): Bize Hüseyn rivayet etti. (Dediki): Bize Humeyd, Bekir'den, o da Enes (Radiyallahu anh)'dan naklen rivayet eyledi. Enes (Radiyallahu anh) şöyle demiş: «Ben, Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'i hacc ile umrenin her ikisi için telbiye getirirken işittim." Bekir demiş ki: «Ben, bunu İbni Ömer'e anlattım da : — Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) yalnız hacc için telbiye getirdi, dedi. Müteakiben Enes'e rastlıyarak, İbni Ömer'in sözünü ona anlattım, Enes: — Siz, bizi gâlibâ çocuk sayıyorsunuz? Ben, Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) 'i: (Umre ve hacc için Lebbeyk!) buyururken işittim; dedi.»
Bana Ümeyyetu'bnu Bistâm EI-Ayşî rivayet etti. (Dediki): Bize Yezîd yâni İbni Zürey' rivayet etti. (Dediki): Bize Habib b. Şehid, Bekir b. Abdillâh'dan rivayet etti. (Demişki): Bize, Enes (Radiyallahu anh) rivayet ettiki, kendisi Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'i bunların yâni hacc ile Umrenin aralarını cem' ederken görmüş. Bekir demiş ki: «Sonra bu mes'eleyi İbni Ömer'e sordum, İbni Ömer: — Biz, hacca telbiye getirdik; cevâbını verdi. Dönerek İbni Ömer'in söylediğini Enes'e haber verdim, Enes: — Gâlîbâ biz, çocuk olduk! dedi.»
Bana Muhammed b. Hatim rivayet etti. (Dediki): Bize İbni Mehdi rivayet etti. (Dediki): Bana Selim b. Hayyân, Mervân-ı Asfar (Asgar)'dan, o da Enes (Radiyallahu anh)'dan naklen rivayet eyledi ki, Hz. Alî, Yemen'den gelmiş, Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) kendisine : — «Ne için telbiye getirdin?» diye sormuş. Alî (Radiyallahu anh): — «Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ne için telbiye getirdiyse, ben de onun için telbiye getirdim.» cevâbını vermiş. Rcsûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): — «Beraberimde hedy olmasaydı, ben de ihramdan çıkardım.» buyurmuşlar.
Bize Heddâb b. Halid rivayet etti. (Dediki): Bize Hemmâm rivayet ettit. (Dediki): Bize Katâde rivayet etti. Ona da Enes (Radîyallahu anh) haber vermiş ki, Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Seltem) dört defa Umre yapmış. Haccı ile birlikte yaptığı Umre müstesna olmak üzere bunların hepsini Zi'l-Kaade ayında ifâ etmiş. Bir Umre Hudeybiye'den yahud Hudeybiye zamanında Zi'l-Kaade'de, bir Umre ertesi yıl Zi'l-Kaade'de, bir Umre Zi'l-Kaade ayında Huneyn ganimetlerini taksim ettiği sırada Ci'râne'den, bir Umre de haccı ile beraber yapmış
Rivayet zinciri: Müslim ← Hüdbe b. Hâlid ← Hemmâm b. Yahyâ ← Katâde b. Diâme ← Enes b. Mâlik
Bize Ebû Bekir b. Ebi Şeybe rivayet etti. (Dediki): Bize Ebû Muâviye, Asımdan, o da Enes'den naklen rivayet etti. Enes (Radiyallahu anh) şöyle demiş: «Ensâr Safa ile Merve arasında sa'y yapmaktan çekinirdi. Nihayet: (Şüphesiz ki Safa ile Merve, Allah'ın şeârindendir. İmdi her kim beyti hacceder yahut Umre yaparsa, onların arasında sa'y yapmasında bir beis yoktur.) âyet-i kerîmesi nazil oldu.» [Bakara 158]
Rivayet zinciri: Müslim ← Ebû Bekir b. Ebî Şeybe ← Ebû Muâviye ← Âsım el-Ahvel ← Enes b. Mâlik
Bana Süreye b. Yûnus rivayet etti, (Dediki): Bize Abdullah b. Recâ' , Mûsâ b. Ukbe'den rivayet etti. (Demişki):Bana Muhammed b. Ebî Bekr rivayet etti. (Dediki): «Arafe sabahı Enes b. Mâlik'e; — Bugün telbiye hakkında ne dersin? diye sordum; Enes (Radiyallahu anh): — Ben, bu yolu Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ve ashabı ile birlikte yürümüşümdür. Kimimiz tekbîr alır, kimimiz telbiye getirirdi ama kimse kimseyi ayıplamazdı; cevâbını verdi.
Bize Yahya b. Yahya rivayet etti. (Dediki): Bize Hafs b. Gıyâs, Hişâm'dan, o da Muhammed b. Sîrîn'den, o da Enes b. Mâlik'den naklen haber verdiki, Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Mina'ya varmış. Müteakiben cemreye giderek orada taş atmış. Sonra Mina'daki menziline gelmiş ve kurban kesmiş. Arkasından berbere: — Al! diye evvelâ sağ tarafına, sonra sol tarafına işaret buyurmuş. Bilâhare saçları halka dağılmaya başlamış.
Bize Muhammedü'bnu'l-Müsennâ rivayet etti. (Dediki): Bize Abdül'a'lâ rivayet etti. (Dediki): Bize Hişâm, Muhammed'den, o da Enes b. Mâlik'den naklen rivayet etti ki, Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Cemre-i Akabede taş attıktan sonra develerin yanına giderek onları boğazlamış. Haccâm oturuyormuş, Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) eliyle başıa işaret buyurmuş, o da sağ tarafını traş etmiş. Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bunu, yanındakilere taksim etmiş. Sonra: — Öbür tarafı da traş et! buyurmuş. Müteakiben: — Ebû Tâlha nerede? diyerek, bunu da ona vermiş.
Bize İbni Ebi Ömer rivayet etti. (Dediki): Bize Süfyân rivayet etti. (Dediki): Ben, Hişâm b. Hassân'ı, İbni Sîrîn'den, o da Enes b. Mâlik'den naklen haber verirken işittim; Enes (Radiyallahu anh) şöyle demiş: «Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem), Cemrede taşlarını attığı, kurbanını da keserek traş olduğu vakit (başının) sağ tarafını berbere uzattı, o da, onu traş etti. Sonra Ensâr'dan Ebû Tâlha'yı çağırarak bu saçları ona verdi. Bilâhare (başının) sol tarafını da berbere uzattı ve: — Traş et! buyurdu, berber o tarafı da traş etti. Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bu saçları Ebû Tâlha'ya vererek: — Bunları, halk arasında taksim et! buyurdular.»
Bana Amru'n-Nâkıd ile Süreye b. Yûnus rivayet ettiler. (Dedilerki): Bize Hüseyni rivayet etti. (Dediki): Bize Humeyd, Sâbit'ten, o da Enes'den naklen haber verdi. Humeyd zannederim bunu Enes'den ben de işittim demiş. H. Bize Yahya b. Yahya da rivayet etti. Bu lâfız onundur. (Dediki): Bize Hüseyni, Humeyd'deıı, o da Sâbit-i Bünânî'den, o da Enes'den naklen haber verdi. Enes (Radiyallahu aııh) şöyle demiş : Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bir bedeneyi sürmekte olan birine tesadüf ederek : — Bin ona! buyurdu. O zât: — Bu bedenedir mukâabelesinde bulundu. Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) iki yahut üç defa (bin ona) buyurdular.»
Bize Ebû Bekr b. Ebî Şeybe rivayet etti. (Dediki): Bize Veki', Mis'ar'dan, o da Bükeyr b. Ahmes'den, o da Enes'den naklen rivayet etti, Bükeyr, ben Enes'i şöyle derken işittim demiş : «Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in yanından bir bedene yahut hediyye geçirdiler. Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) (sahibine): «Bin ona! dedi. O zât: — Bu bedenedir yahut hediyyedir mukaabelesinde bulundu. Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): — «İsterse bedene olsun» buyurdular.
Bize bu hadîsi Ebû Kureyb de rivayet etti. (Dediki): Bize İbni Bişr, Mis'ar'dan rivayet etti. (Demişki): Bana Bükeyr b. Ahnes rivayet etti. (Dediki): Enes'i: «Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in yanından bir bedene geçirildi...» derken işittim. Ravî (hadîsin geri kalan kısmını) yukarki hadîs gibi rivayet etmiştir.
Bana Züheyr b. Harb rivayet etti. (Dediki): Bize İsmail b. Uleyye, Yahya b. Ebî İshâk'dan rivayet etti. (Demişki): Enes b. Mâlik şunları söyledi: «Ben ve Ebû Talha Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'le birlikte dönüyorduk, Safiyye de Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in devesinin üzerinde, terkisinde idi. Medine'nin dışına geldiğimiz vakit Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): — Dönenleriz, tevbekârlarız, âbidleriz, ancak Rabb'imize hamd edenleriz» dedi. Artık Medine'ye varıncaya kadar bunu söylemeye devam etti.
Bize Humeyd b. Mes'ade rivayet etti. (Dediki): Bize Bişr b. Mufaddal rivayet etti. (Dediki): Bize Yahya b. Ebî İshâk Enes b. Mâlik'ten, o da Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den naklen bu hadîsin mislini rivayet eyledi.
Bize Abdullah b. Meslemete'l Ka'nebî ile Yahya b. Yahya ve Kuteybetü'bnü Saîd rivayet ettiler. Ka'nebî: (Mâlik b. Enes'e okudum); Kuteybe ise: (Bize Mâlik rivayet etti) dediler. Yahya —ki bu lâfız onundur— Mâlik'e: Sana İbni Şihâb, Enes b. Mâlik'ten naklen: «Nebi {Sallallahu Aleyhi ve Sellem) fetih yılında Mekke'ye başında bir miğfer olduğu halde girdi. Onu çıkardığı vakit yanına bir adam gelerek: — îbni Hatal Kabe'nin örtüsüne yapışmıştır, dedi. Bunun üzerine Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) : — Onu öldürün! buyurdular, dediğini rivayet etti mi? diye sordum. Mâlik: — Evet! cevâbını verdi.»
Bize Yahya b. Eyyûb ile Kuteybetu'bnu Saîd ve İbni Hucr hep birden İsmail'den rivayet ettiler. İbni Eyyüb (Dediki): Bize İsmail b. Ca'fer rivayet etti. (Dediki): Bana Muttalib b. Abdillah b. Hattab'ın azadlısı Amr b. Ebî Amr haber verdi. Kendisi Enes b. Mâlik'i şunu söylerken işitmiş : «Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Ebû Talha'ya : — Bana sizin gençlerinizden hizmetçi bir genç bul! buyurdu. Bunun üzerine Ebû Talha beni terkisine alarak yola çıktı. Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e her konakladığı yerde hizmet ediyordum.» Bu hadîsde Enes (Radiyallahu anh) şunu da söylemiştir. «Sonra dönüp geldi. (Gözüne) Uhud dağı görününce: — Bu bizi seven bir dağ dır. Biz de onu severiz.» dedi. Medine'ye yaklaşınca: — Ya Rabbî! Ben Medine'nin iki dağı arasını İbrahim'in Mekke'yi haram kılması gibi haram kılıyorum. Yâ Rabbî! Medînelilere müd ve sa'larında bereket ihsan eyle! buyurdular.
Bize bu hadîsi Saîd b. Mansur ile Kuteybetu'bnu Saîd de rivayet ettiler. (Dedilerki): Bize Ya'kûb yâni İbni Abdirrahmân EI-Kaari, Amr b- Ebî Amr'dan, o da Enes b. Mâlik'den, o da Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den naklen yukarki hadîsin mislini rivayet etti. Şu kadar varki o: «Ben Medine'nin iki taşlığı arasını haram kılıyorum» şeklinde söyledi.
Bize bu hadîsi Hâmid b. Ömer de rivayet etti. (Dediki): Bize Abdülvâhit rivayet etti. (Dediki): Bize Âsim rivayet etti. (Dediki): «Enes b. Mâlik'e: Resulullah (Saliallahu Aleyhi ve Sellem) Medine'yi haram kıldı mı? diye sordum. — Evet, filân yerde filân yer arasını (haram kıldı). Orada her kim bir günah işlerse... cevâbını verdi. Sonra bana şunu söyledi: «Bu pek şiddetlidir. Orada her kim bir günah işlerse Allah'ın, melekler'in ve bütün insanların lanet'i onun üzerine olur. Kıyamet gününde Allah onun farz veya nafile hiç bir ibâdetini kabul etmez.» İbni Enes: «Yahut günah işleyen bir kimseyi barındırırsa» demiştir.
Rivayet zinciri: Müslim ← Hâmid b. Ömer ← Abdülvâhid b. Ziyâd ← Âsım el-Ahvel ← Enes b. Mâlik
Bize Kuteybetü'bnü Saîd, Mâlik b. Enes'e İshâk b. Abdillâh b. Ebî Talha tarafından ona da Enes b. Mâlik'ten naklen okunan hadîsler meyânında rivayet etti ki: Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) «Yâ Rabbî! Medînelilere ölçeklerinde bereket ihsan et. Onlara sa'larında ve müd'lerinde bereket ver.» diye duâ buyurmuşlar.
Bana Züheyr b. Harb ile İbrâhîm b. Muhammed Es-Sâmi rivayet ettiler. (Dedilerki): Bize Vehb b. Cerîr rivayet etti. (Dediki): Bana babam rivayet etti. (Dediki): Yûnus'u, Zührî'den, o da Enes b. Mâlik'ten naklen rivayet ederken dinledim. Enes (Radiyallahu anh) şöyle demiş: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ; «Yâ Rabbî! Medine'ye, Mekke'ye verdiğin bereketin ikî mislini ihsanı eyle!» buyurdular.
Bize Ubeydullah b. Muaz rivayet etti. (Dediki): Bize babam rivayet etti. (Dediki): Bize Kurretû'bnu Hâlid, Katade'den, rivayet etti. (Demişki): Bize Enes b. Mâlik rivayet etti. (Dediki): Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) : «Gerçekten Uhud bizi seven bir dağdır; biz de onu severiz» buyurdular.
Rivayet zinciri: Müslim ← Ubeydullah b. Muâz ← babam ← Kurre b. Hâlid ← Katâde b. Diâme ← Enes b. Mâlik
Bu hadîsi bana Ubeydullah b. Ömer El-Kavârîrî de rivayet etti. (Dediki): Bana Haremi, b. Umara rivayet etti. (dediki),; Bize Kurre Katade'den, o da Enes'den naklen rivayet eyledi. Enes şöyle demiş :. Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve,Sellem) Uhud'a bakarak : «Şüphesiz ki Uhud bizi seven bir dağdır; biz de onu severiz», buyurdular.
Bana Ebu Bekir b. Nafir El-Abd rivayet etti. (Dediki): Bize Behz rivayet etti. (Dediki): Bize Hammad b. Seleme, Sabit'den, o da Enes'den naklen rivayet eyledi ki, Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in ashabından birkaç kişi Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem}'in zevcelerine onun gizlice yaptığı ibadetini sormuşlar. Neticede bunlardan biri: Ben kadınlarla evlenmeyeceğim; diğeri: Ben et yemeyeceğim; öteki: Ben döşekte uyumayacağım, demiş. Bunun üzerine Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Allah'a hamd-u sena ederek: «Bazı kimselere ne oluyor ki, şöyle şöyle demişler. Ama ben hem namaz kılar, hem uyurum. Hem oruç tutar, hem tutmam. Kadınlarla da evlenirim. imdi kim benim sünnetimden yüz çevirirse benden değildir.» buyurmuşlar.
Bize Yahya b. Yahya et-Temîmî ile Ebu'r-Rabî' Süleyman b. Dâvud el-Atekî ve Kuteybetu'bnu Soîd rivayet ettiler. Lâfız Yahya'nındır. Yahya (bize haber verdi) tâbirini kullandı. Ötekiler: Bize Hammâd b. Zeyd Sâbit'den, o da Enes b. Mâlik'den naklen rivayet etti; dediler. Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Abdurrahmân b. Avf'in üzerinde sarı renk eseri görerek : — «Bu ne?» diye sormuş. Abdurrahmân : — Yâ Resulâîlah! Ben bir nevât altın mikdarı mehir vererek bir kadınla evlendim; demiş. Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): — «Öyîe ise Allah sana mübarek eylesin! Bir koyunla bile olsa da'vet yap!» buyurmuşlar.
Bize Muhammed b. Ubeyd el-Guberi rivayet etti. (Dediki) Bize Ebu Avâne, Katâde'den, o da Enes b. Mâlik'den naklen rivayet eyledi ki, Abdurrahmân b. Avf, Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) devrinde bir nevât ağırlığı altın mehir vererek evlenmiş de, Resulullah ona : — «Bîr koyunla bile olsa davet yap!» buyurmuşlar.
Rivayet zinciri: Müslim ← Muhammed ← Ebû Avâne ← Katâde b. Diâme ← Enes b. Mâlik ← Abdurrahman b. Avf
Bize ishâk b. ibrahim rivayet etti. (Dediki): Bize Vekî' haber verdi, (Dediki): Bize Şu'be, Katâde ile Humey'den, onlar da Enes'den nakletmiş olmak üzere rivayet etti ki, Abdurrahmân b. Avf bîr nevât ağırlığı altın mehir vererek bir kadınla evlenmiş; Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ona : — «Bir koyunla bile olsa da'vet yap!» buyurmuşlar.
Bize ishâk b. ibrahim ile Muhammed b. Kudâme rivayet ettiler. (Dedilerki): Bize Nadr b. Şümeyl haber verdi. (Dediki): Bize Şu'be rivayet etti. (Dediki): Bize Abdüiâzîz b. Suheyb rivayet eyledi. (Dediki): Enes'i şunu söylerken işittim. Ahdurrahman b. Avf (Dediki): Beni Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) gördü. Üzerimde dâmadlık sevinci vardı. Bunun üzerine : — Ben Ensâr'dan bir kadınla evlendim; dedim. Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) : — «Ona ne kadar mehir verdin.» diye sordu. — «Bir nevât,» cevâbını verdim. ishâk'ın hadîsinde : «Altından» kaydı vardır.
Bize ibnu'l-Müsennâ rivayet etti. (Dediki): Bize Ebu Dâvud rivayet etti. (Dediki): Bize Şu'be, Ebu Hamza'dan rivayet eyledi. Şu'be: Ebu Hamza'nın ismi Abdurrahmân b. Ebî Abdillâh'dır; demiş.) Ebu Hamza da Enes b. Mâlik'den naklen rivayet etmiş ki, Abdurrahmân (b. Avf) bir nevât ağırlığı altm mehir vererek bir kadınla evlenmiş.
Bana Züheyr b. Harb rivayet etti. (Dediki): Bize ismail yâni ibni Uleyye, Abdülaziz'den, o da Enes'den naklen rivayet etti ki. Resulullah (Sailallahu Aleyhi've Sellem) Hayber gazasını yapmış. Enes demiş ki: Sabah namazını alaca karanlıkta Hayber'de kıldık. Müteakiben Peygamber (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ile Ebu Talha hayvanlarına bindiler. Ben Ebu Talha'nın terkisinde idim. Derken Nebiyyullah (Sallallahu Aleyhi ve. Sellem) hayvanını Hayber yoluna doğru sürdü. Benim dizim Nebiyyullâh (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in uyluğuna dokunuyordu. Uyluğundan elbisesi açıldı. Ben Nebiyyullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'în uyluğunun beyazını iyiden iyiye gördüm. Şehre girdiği vakit : — «Allah her şeyden büyüktür. Hayber harabdır. Biz bir kavmin beldesine indik mi tehdid edilenlerin sabahı kötü olur, buyurdu. Bunu üç defa tekrarladı. Ahâli işlerine çıkmışlardı. (Bizi görünce) : — Vallahi Muhammed, dediler. Râvi Abdülâziz: «Arkadaşlarımızdan bâzıları da ordu ile Muhammed dediler.» şeklinde rivayet etmiştir. Enes (Radiyallalıu anh) (sözüne devamla) şunları söylemiş: «Hayber'i kahren aldık. Esirler toplandı, derken Dihye gelerek: Ya Resulallah! Bana esirlerden bir carîye ver, dedi. Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): — «Git bir carîye al!» buyurdu. O da Safiyye b. Huyeyy'i aldı. Bunun üzerine Nebiyyullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e bir adam gelerek: — Yâ Nebiyyaüah! Dihye'ye Kurayza ile Nâdîr'in reisi Huyeyy'in kızı Safiyye'yi mi verdin? O ancak sana yaraşır; dedi. ResuIullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): — «Onu Safiye iie birlikte çağırın!» buyurdu. Müteakiben Dihye Safiyye'yi getirdi. Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Safiyye'yi görünce : — «Sen esirlerden bundan başka bir cariye al! buyurdu. Ve Safiyye'yi âzad ederek onunla evlendi. Sâbit. Enes'e : Ey Ebu Hamza! Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ona mehir olarak ne verdi? diye sormuş. Enes (Radiyallahu anh} şu cevâbı vermiş : — Safiyye'nin nefsini (verdi) onu azâd etti. Ve kendisi ile evlendi. Hattâ yolda giderken Safiyye'yi Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e (annem) Ünımü Süleym hazırladı ve geceleyin ona zifaf eyledi. Böylece Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) damad olarak sabahladı. Sonra: — «Kimin yanında bir şey varsa onu getirsin!» buyurdu. Ve yere deriden bir yaygı serdi. Artık öteki kuru süt, beriki kuru hurma, kimisi yağ getiriyordu. Derken hurma karıştırması yaptılar. Bu da ResuluIIah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in düğün daveti oldu