Râvi adları senedden otomatik ayrıştırılmış; kimlik ve hayat bilgileri ricâl kaynaklarından (Itqan râvi profilleri, muslimscholars.info) eşleştirilerek eklenmiştir.
Bize Ebû Bekir b. Ebî Şeybe rivayet etti. (Dediki) Bize Hafs ile Ebû Muâviye, A'meş'den rivayet ettiler. H. Bize Yahya b. Yahya da rivayet etti. Lafız onundur. (Dediki) Bize Ebû Muâviye, A'meş'den, o da . Ebû Hureyre (Radiyallahû anh)'dan naklen haber verdi. Ebû Hureyre şöyle demiş: Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Hiç biriniz Cuma günü oruç tutmasın. Ancak ondan önce yahut sonra oruç tutarsa o başka.» buyurdular
Bu hadisi Bize Ebû Bekir b. Ebî Şeybe de rivayet etti. (Dediki): Bize Abdullah b. Numeyr, Abdullah b. Atâ'dan, o da Abdullah b. Büreyde'den, o da babası (Radiyallahû anh)'dan naklen rivayet eyledi. Babası: «Ben, Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) İn yanında oturuyordum» diyerek İbni Müshir hadisi gibi rivayette bulunmuş. Yalnız o «İki ayın orucu» demiştir.
Bize Ebû Bekir b. Ebi Şeybe ile Amru'n-Nâkıd ve Zubeyr b. Harb rivayet ettiler. (Dedilerki): Bize Süfyân b. Uyeyne, Ebu'z- Zinad'dan o da A'rac'dan o da Ebû Hureyre (Radiyallahû anh)'dan naklen rivayet ettiler. Ebû Bekir b. Ebî Şeybe: «Rivâyeten.» tâbirini kullandı, Amr «Hadisi Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e vardırarak.», Züheyr ise: «Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den naklen.» dediler. Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) : «Biriniz oruçlu iken bir yemeğe davet olunursa: «Ben oruçluyum deyiversin.» buyurmuşlar.
Bize Ebû Bekir b. Ebi Şeybe rivayet etti. (Dedi kî) : Bize Ebû Muaviye ile Veki A'meş'den rivayet ettiler. H. Bize Züheyr b. Harb da rivayet etti. (Dediki) Bize Cerir, A'meş'den rivayet etti. H. Bize Ebû Saîd-i Eşecc dahî rivayet etti. Lâfız onundur. (Dediki) Bize Veki' rivayet etti. (Dediki) Bize A'meş, Ebû Salih'den, o da Ebû Hureyre (Radiyallahû anh)}'den naklen rivayet etti. Ebû Hureyre şöyle demiş: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) : «Adem oğlunun her ameli katlanır. Bir iyilik on mislinden yediyüz misline kadar katlanır. Allah (Azze ve Cell) (Yalnız oruç müstesna, Çünkü o, benimdir, onun mükâfaatını verecek olan da benim. Kulum şehvetiyle taamını benim için bırakıyor.) buyurmuştur. Oruçlu için iki ferah vardır: Biri iftar zamanındaki sevinci, diğeri de Rabbine kavuştuğu zamanki sevincidir. Emîn olun oruçlunun ağız kokusu Allah indinde misk kokusundan daha güzeldir.» buyurdular.
Bize Ebû Bekir b. Ebî Şeybe rivayet etti. (Dediki): Bize Muhammed b. Fudeyl, Ebû Sinan'dan, o da Ebû Salih'den o da Ebû Hureyre ile Ebû Saîd (Radiyallahû anhûma)'dun naklen rivayet etti. Demişlerki: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) : «Allah (Azze ve Cell) Muhakkak oruç benimdir, onun mükâfaatını verecek olan da benim.) buyurmaktadır. Ge.çekten oruçlu için iki ferah vardır. İftar ettiği vakit bir ferah, Allah'a kavuştuğu vakit de bir ferah. Muhammedin nefsi yed-i kudretinde olan Allah'a yemin ederim ki oruçlunun ağız kokusu, Allah indinde misk kokusundan daha güzeldir.» buyurdular.
Bize Ebû Bekir b. Ebî Şeybe rivayet etti. (Dediki): Bize Halid b. Mahled yani Katavâni, Süleyman b. Bilâl'den rivayet etti. (Demişki:) Bana Ebû Hâzim, Sehl b. Sa'd (Radiyallahu anh)'âan. naklen rivayet eyledi. Sehl şöyle demiş: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Cennette bir kapı vardır ki ona Reyyân derler. Kıyamet gününde bu kapıdan oruçlular girecekler, onlarla birlikte başka hiç biri girmiyecektir. Oruçlular nerede denilecek. Müteakiben bu kapıdan gireceklerdir Oruçluların sonu girdi mi kapı kapanacak bir daha ondan hiç bir kimse gîremiyecektir.» buyurdular.
Bize 6bû Bekr b. Abî Şeybe rivayet etti. (Dediki) Bize Yeki', Talhatü'bnü Yahya'dan, o da halası Aişe binli Talha'dan, o da Ümmü'l-Mü'minîn Âişe'den naklen rivayet etti. Şöyle demiş: Bir gün Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) yanına girdi ve: — Yanınızda (yiyecek) bir şey var mı? diye sordu. Biz : — Hayır, cevâbını verdik. — Öyle ise ben oruçluyum, buyurdu. Sonra başka bir gün yine yanımıza geldi (bu sefer) : — Yâ Resulullah, Bize hays yemeği hediye geldi, dedik, Resulullah — Onu bana göster. Vallahi oruçlu olarak sabahlandım, dedi ve yedi. Hays hurmaya yağ ve keş karıştırılarak yapılan bir nevi yemektir.
Bize Ebû Bekir b. Ebî Şeybe ile Amru'n-Nâkıd hep birden İbni Uyeyne'den rivayet ettiler. Ebû Bekir (Dediki) Bize Süfyân b. Uyeyne, İbni Ebî Lebîd'den o da Ebû Seleme'den naklen rivayet etti: Ebû Seleme şöyle demiş: Âişe (Radiyallahû anha)'ya ResûluIIah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in orucunu sordum da şunları söyledi : «Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) o kadar çok oruç tutardı ki biz: Artık hep oruç tutacak derdik. (Bazen) orucu o kadar bırakırdı ki: Artık hiç tutmayacak, derdik. Ben onun hiç bir ayda Şa'ban ayındakinden daha çok oruç tuttuğunu görmedim. Şa'ban ayını bütün tutardı. Onda orucu pek az bırakırdı.» İzah DİKKAT BU LİNK BİR SONRAKİ SAYFANIN LİNKİNİN AYNIDIR. SADECE BU SAYFA’YI AÇAN İÇİN KOLAYLIK AMAÇLIDIR, SORUN DEĞİL
Bize Ebû Bekir b. Ebî Şeybe rivayet etti. (Dediki) Bize Abdullah b. Numeyr rivayet etti. Bize İbni Numeyr de rivayet etti. (Dediki) Bize babam rivayet etti. (Dediki) Bize Osman b. Hâkim El-Ensâri rivayet etti. (Dediki) Saîd b. Cübeyr'e Receb orucunu sordum «Biz o zaman Receb ayında bulunuyorduk, şu cevâbı verdi : «Ben, İbni Abbâs (Radiyallahû anhûma)'yi şunları söylerken işittim : — Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) (bazen) biz: Bu artık orucu bırakmaz, deyinceye kadar oruç tutar, bazen de: bu artık oruç tutınaz, deyinceye kadar orucu terkederdi.»
Bize Abdullah b. Muhammed Er-Rûmi rivayet etti. (Dediki) Bize Nadr b. Muhammed rivayet etti. (Dediki) Bize îkrime yâni İbni Ammar rivayet etti. (Dediki) Bize Yahya rivayet etti. (Dediki); Ben ve Abdullah b. Yezîd, beraberce giderek Ebû Seleme'ye vardık ve kendisine bir haberci gönderdik. Ebû Seleme yanımıza çıktı, bir de baktık evinin kapısı yanında bir mescid var. Ebû Seleme yanımıza çıkıncaya kadar biz o mescîdde bulunduk. Ebû Seleme : — «îçeriye, girmek islerseniz buyurun. İsterseniz burada oturun,» dedi. Biz: — «Hayır, burada oturalım da sen bize hadis rivayet et.» dedik. Ebû Seleme şunları söyledi : — «Bana Abdullah b. Amr b. Âs (Radiyallahû anhûma) rivayet etti, (Dediki): Ben bütün sene oruç tutuyor, her gece Kur'ân okuyordum. (Hatırlayamıyor) ya Nebi (Sallallühü Aleyhi ve Sellem)'e beni söylediler yahut bana haber gönderdi de yanına gittim. Bana : — «Ben, senin bütün sene oruç tuttuğunu ve her gece Kur'an okuduğunu haber almadım mı sanıyorsun?» dedi. Ben: — «Hay hay yâ Nebiyyallah (Muhakkak haber almışsmdır.) Ama ben bununla hayırdan başka bir şey murâd etmedim, dedim. Resulullah — «Şüphesiz ki her aydan üç gün oruç tutman sana kâfidir. buyurdu. Ben : — «Yâ Nebiyyallah! Ben, bundan daha fazlasına takat getiririm, dedim. Efendimiz : — «Fakat zevcenin senin üzerinde hakkı vardır. Misafirlerinin senin üzerinde hakkı vardır, vücûdunun da senin üzerinde hakkı vardır. Binâenaleyh sen Nebiyyullah Dâvud (Aleyhisselâm)'ın orucunu tut. Çünkü o insanların en ziyâde ibadet edeniydi, buyurdu. Ben : — «Yâ Nebiyyallah, Dâvud orucu nedir? diye sordum: — «Dâvud Aleyhisselâm bir gün oruç tutar, bir gün tutmazdı. Bir de her ay Kur'an'ı hatim et. buyurdu. Ben: — «Yâ Nebiyyallah! Ben bundan daha fazlasına takat getiririm, dedim. — «O halde Kur'ân'ı her yirmi günde bir kere hatmeyle buyurdu. — «Yâ Nebiyyallah! Ben bundan daha fazlasına takat getirebilirim, dedim. — «Öyle ise onu her on günde bir hatim et, buyurdu. — «Yâ Nebiyyallah! Ben bundan daha fazlasına takat getirebilirim, dedim. — «O halde onu her hafta hatim eî. Ama bundan öteye de geçme. Çünkü zevcenin senin üzerinde hakkı vardır. Misafirlerinin de senin üzerinde hakkı vardır. Vücudunun dahî senin üzerinde hakkı vardır, buyurdular. Abdullah Demişki: «Ben (ibâdet isteğinde) şiddet gösterdim, bana da şiddet gösterildi. Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Bana: — Sen bilmezsin, belki ömrün uzun olur, dedi. Neticede Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'\n dediğine geldim. İhtiyarlayınca : — Keşke Nebiyyyullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in gösterdiği ruhsatı kabul etseydim, diye hayıflandım.»
Bize Ebû Bekir b. Ebî Şeybe rivayet etti. (Dediki) Bize Süfyân b. Uyeyne, Amr'dan, o da Ebu'l-Abbâs'dan, o da Abdullah b. Amr (Radiyallahu anhûma)'dan naklen rivayet eyledi. Amr şöyle demiş: Bana Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): — Senin geceleyin namaz kıldığını, gündüzleyin de oruç tuttuğunu ben haber almadım mı sanıyorsun? dedi. — Ben bunu yapıyorum, dedim. — Ama sen bunu yaparsan gözlerin obalır, nefsin bîtab düşer. Gözünün bir hakkı vardır, nefsinin hakkı vardı, ailenin de bir hakkı vardır. Kimi namaz kıl, kimi uyu, kâh oruç tut, kâh tutma, buyurdu.
Bize Ebü Bekr b. Ebî Şeybe ile Zühcyr b. Harb rivayet ettiler. Ztiheyr dedi ki : Bize Süfyân b. Uyeyne, Amr b. Dinar'dan, o da Amr b. Evs'den, o da Abdullah b. Amr (Radiyallahû anhûma)'dan naklen rivayet etti. Abdullah şöyle demiş: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): — Şüphesiz ki Allah indinde en makbul oruç Dâvud orucudur. Allah indinde en makbul namaz da Dâvud aleyhisselâmın namazıdır. Hz. Dâvud gecenin yarısını uyku ils geçirir, üçte birinde namaz kılar, altıda birinde (yine) uyurdu. Bir gün oruç tutar, bîr gün tutmazdı, buyurdu.
Bize Ebû Bekir b. Ebî Şeybe rivayet etti. (Dediki) Bize Gunder, Şu'be'den rivayet etti. H. Bize Muhammed b. El-Müsennâ da rivayet etti. (Dediki) Bize Muhammed b. Ca'fer rivayet etti. (Dediki) Bize Şu'be Ziyâd b. Feyyazdan naklen rivayet etti. Şöyle demiş: Ebû Iyâz'ı b. Abdullah b. Amr (Radiyallahû anhûma)'dan naklen rivayet ederken dinledim. Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Abdullah'a : — «Her ay bir gün oruç tut. Geri kalan günlerin ecri de senindir.» buyurmuş. Abdullah: — «Ben bundan daha fazlasına takat getiririm.» demiş. Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): — «(Her ay) İki gün oruç tut, geri kalan günlerin ecri de senindir.» buyurmuş. Abdullah: — «Ben bundan daha fazlasına takat getiririm.» demiş. Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ;. — «(Her oy) üç gün oruç tut, geri kalan günlerin ecri de senindir.» buyurmuş. Abdullah: — «Ben bundan daha fazlasına takat getiririm.» demiş. Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) : — «(Her ay) dört gün oruç tut, geri kalan günlerin ecri de senindir.» buyurmuş. Abdullah (yine) : — «Ben bundan daha fazlasına takat getiririm.» demiş. Efendimiz: — «Allah indinde en fazîtetli olan orucu. Dâvud Aleybisselâm orucunu tut, «Hz. Dâvud bir gün oruç tuîar, bir gün tutmazdı.» buyurmuşlar.
Bize bu hadîsi Ubeydullah b. Muâz dahî rivayet etti. (Dedikî): Bize babam rivayet etti. H. Bize Ebû Bekir b. Ebî Şeybe de rivâyet etti. (Dedikî): Bize Şebabe rivayet etti. H. Bize İshâk b. İbrahim dahî rivayet etti. (Dediki) Bize Nadr b. Şumeyl haber verdi. Bu râvilerin hepsi Şu'be'den bu isnâdla rivayette bulunmuşlardır.
Bize Ebû Bekir b. Ebî Şeybe rivayet etti. (Dediki) Bize Yezîd b. Harun, Cüreyri'den, o da Ebu'l-Ala'dan, o da Mutarrif den, o da îmran b. Husayn (Radiyallahû anhûma)'dan naklen rivayet etti ki, Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bir zâta: — «Bu ayın (Şâban'ın) sonlarında oruç tuttun mu?» diye sormuş, o zât: — «Hayır!» cevâbını vermiş. Bunun üzerine Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): — «Ramazandan (çıkarak) iftar ettiğin vakit, onun yerine İki gün oruç îutuver.» buyurmuşlar.
Bize Ebû Bekir b. Ebî Şeybe rivayet etti. (Dediki) Bize Hüseyin b. Aliy, Zâid'den, o da Abdülmelik b. Umeyr'den bu isnâdla oruç bahsinde Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den bu hadîsin mislini rivayet etti.
Bu hadâsi bize Ebû Bekir b. Ebî Şeybe de rivayet etti. (Dediki) Bize Abdullah b. Mübarek Sa'd b. Saîd'den rivayet etti. (Demişki): Ben, Ömer b. Sâbit'den işittim. (Dediki): Ben, Ebû Eyyûb (Radiyallahû anh): Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) buyurdu... diyerek yukarki hadîsin mislini rivayet ederken işittim.
Bize Ebû Bekir b. Ebî Şeybe rivayet etti. (Dediki) Bize Aliyyü'bnü Müshir, Şeybâni'den, o da Cebele ile Muhârib'den, onlar dr İbni Ömer (Radiyalîahu enhüma) 'dan naklen rivayet etti. İbnİ Ömer şöyle demiş; Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Kadir Gecesini, son on gecede arayın. —Yahut son dokuz gecede arayın. —» buyurdular.
Biie Ebû Bekir b. Ebî Şeybe rivayet etti. (Dediki): Bize İbni Numeyr ile Veki', Hişâm'dan, o da babasından, o da Âişe (Radiyallahû anha)'dan naklen rivayet etti. Şöyle demiş: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) :. «Kadir Gecesini Ramazanın son on gecesinde arayın.» buyurdular. Burada İbni Numeyr: «İltimas edin.» Veki': «Taharri edin.» diye rivayette bulunmuşlardır.
Bize Yahya b. Yahya rivayet etti. (Dediki): Bize Ebû Muâviye haber verdi. H. Bize Sehl b. Osman da rivayet etti. (Dediki): Bize Hafs b. Giyâs haber verdi. Bu ravilerin ikisi de Hişâm'dan rivayet etmişlerdir. H. Bize Ebû Bekir b. Ebî Şeybe ile Ebû Kureyb dahi rivayet ettiler. Bu lâfız onlarındır. (Dedilerki): Bize İbni Numeyr, Hişâm b. Urve'den, o da babasından, o da Âişe (Radiyallahû anha)'dan naklen rivayet etti. Âişe: «Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Ramazanın son on gününde i'tikafa girerdi.» demiş.
Bize Ebû Bekir b. Ebî Şeybe ile Ebû Kureyb ve İshâk rivayet ettiler. îshâk: (Ahberanâ), öiekîler: (Haddenenâ) tâbirlerini kuliandılar. (Dedilerki): Bize Ebû Muâviye, A'meş'den, o da İbrahim'den, o da Esved'den, o da Âişe {Radiyallahû anha)'dan naklen rivayet etti. Aişe : «Ben, Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in on günlerde hiç oruç tuttuğunu görmedim.» demiş.
Bize Ebû Bekir b. Ebî Şeybe rivayet etti. (Dediki): Bize Süfyân b. Uyeyne rivayet etti. H. Bize Yahya b. Yahya da rivayet etti. (Dediki): Bize Hüseyin haber verdi. H. Bize Ebû Kureyb dahî rivayet etti. (Dediki): Bize Veki', Süfyân'-dan rivayet etti. H. Bize Aliyyü'bnü Haşrem de rivayet etti. (Dediki): Bize İsa b. Yûnus, İbni Cüreyc'den rivayet etti. H. Bana Aliyyü'bnü Hucr dahi rivayet etti. (Dediki): Bize İsmail, Eyyûb'dan rivayet etti. Bu Râvilerin hepsi Amr b. Dinar'dan bu isnadla rivayette bulunmuşlardır. Şu'be'den başka hiç biri «Arafât'da hutbe okurken» kaydını zikretmemişlerdir.
Bize Ebû Bekir b. Ebî Şeybe rivayet etti. (Dediki): Bize Yahya b. Âdem rivayet etti. (Dediki): Bize Vüheyb rivayet etti. (Dediki): Bize Abdullah b. Tavus, babasından, o da İbni Abbâs (Radiyallahu anhüma)'dan naklen rivayet ettiki, Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Medîneliler için Zu'I-Huleyfe'yi, Şamlılar için Cuhfe'yi, Necidliler için Karhü'l-Menâzili, Yemenliler için de Yelemlem'i mikaat tayin etmiş ve: — «Bu mikaadlar, o yerler halkı ile hacc ve Urnreyi niyet edip, buralardan geçen bütün başka yerler halkı İçin mi itaattir. Bundan daha yakın, olanlar bulundukları yerden, hattâ Mekkeliler Mekkeden ihrama girerler.» buyurmuştur.
Bize Ebû Bekir b. Ebî Şeybe rivayet etti. (Dediki): Bize Aliyyü'bnü Müshir, Ubeydullah'dan, o da Nâfi'den, o da İbni Ömer (Radiyallahu anhuma) dan naklen rivayet etti. İbni Ömer şöyle demiş: «Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ayağını üzengiye koyup, hayvanı kendisini kaldırdığı,vakit Zü'l-Huleyfe'de telbiye getirirdi.»
Bize Ebû Bekir b. Ebî Şeybe ile Züheyr b. Harb hep birden ibni Uyeyne'den rivayet ettiler. Züheyr (Dediki): Bixe Süfyan rivayet etti. (Dediki): Bize Osman b. Urve, babasından naklen rivayet etti. Demişki: Aişe (Radiyallahû anha)'ya: — «Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'i ihrama gireceği zaman ne ile kokuladın?» diye sordum. Aişe: — «Kokunun en güzeliyle» cevabını: verdi
Bize Yahya b. Yahya ile Ebû Bekr b. Ebî Şeybe ve Ebû Kureyb rivayet ettiler. Yahya «ahberana» ta'birim kullandı. Ötekiler: Bize Ebû Muâviye, A'meş'den, o da İbrahim'den, o da Esved'den, o da Âişe (Radiyallahu anha)'dan naklen rivayet etti, dediler. Âişe ; «Ben Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) tehlil getirirken saç ayrıntılarındaki kokunun pırıltısını hâlâ görür gibiyim,» demiş.
Bize Ebû Bekir b. Ebî Şeybe ile Zuheyr b. Harb ve Ebû Saîd-i Eşecc rivayet ettiler. (Dedilerki): Bize Veki' rivayet etti. (Dediki): Bize A'm«ş, Ebu'd-Duha'dan, o da Mesruk'dan, o da Aişe (Radiyallahû anha)'dan naklen rivayet eyledi. Aişe: «Ben Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) telbiye getirirken saç ayrıntılarındaki kokunun pırıltısını halâ görür gibiyim.» demiş.
Bize Yahya b. Yahya ile Ebû Bekir b. Ebî Şeybe ve Amru'n-Nâkıd rivayet ettiler. (Dediler ki) : Bize Süfyân b. Uyeyne, Zührî'den bu isnadla rivayet etti ve : «Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e yaban eşeği etinden hediye verdim.» dedi.
Bize Ebû Bekir b. Ebî Şeybe ile Ebû Kureyb rivayet ettiler. (Dediler ki) : Bize Ebû Muâviye, A'meş'den, o da Habib b. Ebî Sâbit'den, o da Said b. Cübeyir'den, o da İbni Abbâs (Radiyallahu anhuma)'dan naklen rivayet etti. İbni Abbâs şöyle demiş: Sa'b b. Cessame, Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e ihrâmlı iken bir yaban eşeği hediye etti de Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) onu geri çevirdi ve: «Eğer ihramlı olmasaydık bunu senden kabul ederdik.» buyurdular.
Bize, bu hadîsi Ebû Bekir b. Ebî Şeybe dahî rivayet etti. (Dediki): Bize Ebu'l-Ahvâs rivayet etti. H. Bize Kuteybe ile İshâk dahi Cerîr'den rivayet ettiler. Ebu'l-Ahvâs ile Cerîr'in ikisi de Abdülazîz b. Rufey'den, o da Abdullah b. Ebi Katade'den naklen rivayet etmişlerdir. Abdullah: «Ebû Katâde ihrâmlı bir cemaatın içinde bulunuyordu. Kendisi ihramlı değildi...» diyerek hadîsi rivayet etmiştir. Bu hadîsde: «Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Ona sizden hiç bir insan işaret etti yahut Ebû Katâde'ye bir emir verdi mi? diye sordu. Ashâb: — Hayır, yâ Resûlallah! dediler. — Öyle ise yiyin. buyurdu. » ifâdesi de vardır.