Ebû Bekir b. Ebî Şeybe

Ebû Bekir · 10. tabaka

Abdullah b. Muhammed b. Ebû Şeybe (İbrâhîm) b. Osman b. Hâstî

Vefath. 235
KünyeEbû Bekir
Nisbeel-Vâsıtî aslen, el-Kûfî, el-Absî, el-Hâfız
Tabaka10. tabaka
Cerh-ta'dîlzayıf

Râvi adları senedden otomatik ayrıştırılmış; kimlik ve hayat bilgileri ricâl kaynaklarından (Itqan râvi profilleri, muslimscholars.info) eşleştirilerek eklenmiştir.

Zincirde geçtiği hadisler

Bize, bu hadîsi Ebû Bekir b. Ebî Şeybe de rivayet etti. (Dediki): Bize Abdetü'bnu Süleyman ile Abdullah b. Numeyr ve Humeyd b. Abdirrahmân, Hişâm b. Urve'den bu isnâdla rivayette bulundular. Humeyd'in hadîsinde: «Hişâm dediki: — Nass, anakın fevkindedir.» ziyâdesi vardır.
Bize Ebû Bekir b. Ebî Şeybe rivayet etti. (Dediki): Bize Abdullah b. Numeyr rivayet etti. (Dediki): Bize İsmail b, Ebî Halid, Ebû İshâk'dan naklen rivayet etti. (Demişki): Saîd b. Cübeyr şunu söyledi: «İbni Ömer'le birlikte Arafat'tan döndük, Müzdelife'ye gelince bize Akşamla Yatsı'yı bir ikametle kıldırdı, sonra namazdan çıktı ve : — Bu yerde Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem), bize bu şekilde namaz kıldırdı; dedi.»
Bize Yahya b. Yahya ile Ebû Bekir b. Ebî Şeybe ve Ebû Kureyb toptan Ebû Muaviye'den rivayet ettiler. Yahya dediki: Bize Ebû Muâviye, A'meş'den, o da Umara'dan, o da Abdurrahmân b. Yezîd'den, o da Abdullah'dan naklen haber verdi. Abdullah şöyle demiş: «Ben, Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in vaktinden başka zamanda namaz kıldığını görmedim. Yalnız iki namaz müstesna; Müzdelife'deki akşamla yatsı! O gün sabah namazını dahî vaktinden önce kıldı.»
Bize Ebû Bekir b. Ebî Şeybe rivayet etti. (Dediki): Bize Veki' rivayet etti. H. Bize Züheyr b. Harb da rivayet etti. (Dediki): Bize Abdurrahnıân rivayet etti. Bu râvilerden ikisi de Süfyân'dan, o da Abdurrahmân b. Kaasim'den bu isnâdla bu hadîsin mislini rivayet etmişlerdir.
Bize Ebû Bekir b. Ebî Şeybe rivayet etti. (dediki): Bize Süfyân b. Uyeyne rivayet etti. (Dediki): Bize Amr b. Dinar rivayet etti. H. Bize Amru'n-Nâkıd da rivayet etti. (Dediki): Bize Süfyan, Amr b. Dinar'dan, o da Salim b. Şevvâl'den, o da Ümmü Habîbe'den naklen rivayet etti. Ümnıü Habîbe (Radiyallahu anh} «Biz, bunu Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) zamanında yapardık. (Yâni) Müzdeliîe'den Mina'ya alaca karanlıkta gelirdik.» demiş. Nâkıd'ın rivayetinde: «Biz, Müzdelife'den alaca karanlıkta çıkardık.» ibaresi vardır.
Rivayet zinciri (1. tarîk): Müslim ← Ebû Bekir b. Ebî Şeybe ← Süfyân b. Uyeyne ← Amr b. Dînâr ← Sâlim b. Şevvâl
Rivayet zinciri (2. tarîk): Müslim ← Amr b. Muhammed ← Süfyân b. Uyeyne ← Amr b. Dînâr ← Sâlim b. Şevvâl
Bize Ebü Bekir b. Ebî Şeybe rivayet etti. (Dediki): Bize Süfyân b. Uyeyne rivayet etti. (Dediki): Bize Ubeydullah b. Ebî Yezîd rivayet etti ki, kendisi îbni Abbâs'ı: «Ben, Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in ailesinin zayıfları arasında ileri gönderdiklerindenim.» derken işitmiş.
Bize Ebû Bekir b. Ebî Şeybe rivayet etti. (Dediki): Bize Süfyân b. Uyeyne rivayet etti. (Dediki): Bize Amr, Ata'dan, o da Îbni Abbâs'dan naklen rivayet etti. İbni Abbâs (Radiyallahu anh) şöyle demiş: — «Ben, Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in ileri gönderdiği zayıf ailesi efradı nıeyânındaydım.»
Bize Ebû Bekir b. Ebi Şeybe ile Ebu Kureyb rivayet ettiler. (Dedilerki): Bize Ebû Muaviye, A'meş'den, o da İbrahim'den, o da Abdurrahmân b. Yezid'den naklen rivayet etti. Abdurrahman şöyle demiş: «Abdullah b. Mes'ûd, Akabe cemresinde vadinin içinden yedi ufak taş attı. Her taşı atarken tekbîr alıyordu. Kendisine : — Bâzı kimseler taşları vadinin üstünden atıyorlar! dediler. Abdullah b. Mes'ûd: — Kendinden başka İlâh olmayan Allah'a yemîn ederim ki üzerine Bakara sûresi indirilen zâtın makaamı burasıdır; dedi.»
Bize Ebû Bekir b. Ebî Şeybe rivayet etti. (Dediki): Bize Gunder, Şu'be'den rivayet etti. H. Bize Muhammedü'bnu'l-Müsennâ ile İbni Beşşâr da rivayet ettiler. (Dedilerki): Bize Muhammed b. Ca'fer rivayet etti. (Dediki): Bize Şu'be, Hakem'den, o da İbrahim'den, o da Abdurrahmân b. Yezîd'den naklen rivayet etti. Abdurrahmân, Abdullah ile birlikte haccetmiş. (Demiş ki); «Abdullah, Cemrede yedi ufak taş attı; Beyt-i şerifi soluna, Mina'yı da sağına aldı. Ve: — Kendisine Bakara sûresi indirilen zâtın makaamı budur! dedi.»
Bize Ebû Bekir b. Ebî Şeybe rivayet etti. (Dediki): Bize Ebu'l-Muhayyât rivayet etti. H. Bize Yahya b. Yahya da rivayet etti. Lâfız onundur. (Dedikî): Bize Yahya b. Yala, Ebû'I-Muhayyât'dan, o da Selemetü'bnü Süheyl'den, o da Abdurrahmân b. Yezîd'den naklen haber verdi. Abdurrahmân şöyle demiş: «Abdullah'a, bâzı kimselerin cemreye, Akabenin üzerinden taş attıklarını söylediler. Abdullah ise taşları vadinin içinden attı. Sonra şunu söyledi: — Kendinden başka ilâh olmayan Allah'a yemin ederim ki üzerine Bakara sûresi indirilen zât, onları buradan atmıştır.»
Rivayet zinciri (1. tarîk): Müslim ← Ebû Bekir b. Ebî Şeybe ← Yahyâ b. Ya'lâ
Rivayet zinciri (2. tarîk): Müslim ← Yahyâ b. Yahyâ ← Yahyâ b. Ya'lâ ← Seleme b. Küheyl ← Abdurrahman b. Yezîd
Bize Ebû Bekir b. Ebî Şeybe rivayet etti. (Dediki): Bize Ebû Hâlid-i Ahmar ile İdrîs, İbni Cüreyc'den, o da Ebu'z-Zübeyr'den, o da Câbir'den naklen rivayet etti. Câbir (Radiyallahu anh) şöyle demiş: «Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bayram günü kuşluk zamanında taş attı. Bir daha bunu güneşin zevalinden sonra yaptı.»
Bize Ebû Bekir b. Ebî Şeybe ile Züheyr b. Harb, İbni Numeyr ve Ebû Kureyb toptan İbni Fudayl'dan rivayet ettiler. Züheyr dediki: Bize Muhammed b. Fudayl rivayet etti. (Dediki): Bize Umara, Ebû Zür'a'dan, o da Ebû. Hureyre'den naklen rivayet etti. Ebû Hureyre şöyle demiş: «Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): — Ya Rabbi! Traş olanlara mağfiret buyur! dedi. Ashâb: — Yâ Resûlallah! Saçlarını kısaltanlara da!. dediler. Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) (yine) : — Yâ Rabbî! Traş olanlara mağfiret buyurl dedi. Ashâb: — Yâ Resûlallah! Saçlarını kısaltanlara da!., dediler. Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) (tekrar) — Yâ Rabbîl Traş olanlara mağfiret buyur! dedi. Ashâb: — Yâ Resûlallah! Saçlarını kısaltanlara da!.. dediler. Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem), (en sonunda) : — Saçlarını kısaltanlara da!., buyurdular.»
Bize Ebû Bekir b. Ebî Şeybe rivayet etti. (Dediki): Bize Vekî' ile Ebû Dâvûd-u Tayâlisî, Şu'be'den, o da Yahya b- Husayn'dan, o da ninesinden naklen rivayet ettiler ki, Yahya'nın ninesi Veda haccında Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'i traş olanlara üç, saçını kestirenlere bir defa duâ ederken işitmiş. Vekî': «Veda haccında." dememiştir.
Bize Ebû Bekir b. Ebî Şeybe ile İbni Numeyr ve Ebû Kureyb rivayet ettiler. (Dedilerki): Bize Hafs b. Gıyâs, Hişâm'dan bu isnâdla rivayet etti. Ebû Bekir kendi rivayetinde: «Berbere: Hâ! diyerek eliyle sağ tarafa şöyle işaret buyurdu. Müteâkiben saçlarını yanındakiler arasında taksim etti. Sonra berbere (başının) sol tarafına işaret buyurdu, berber orasını da traş etti. Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem), bunu Ümmü Süleym'e verdi.» dedi. Ebû Kureyb'in rivayetinde ise râvi: «Sağ taraftan başladı ve saçları birer ikişer kıl olmak üzere halk arasında dağıttı. Sonra sol tarafa işaret buyurdu; bunda da öteki (taraf) gibi yaptı, sonra: — Ebû Tâlha burada mı? diye sordu ve bu saçları Ebû Tâlha'ya verdi.» demiştir.
Bize, bu hadîsi Ebû Bekir b. Ebî Şeybe ile Züheyr b. Harb da rivayet ettiler. Ebû Bekir dediki: Bize İbnİ Uyeyne, Zührî'den, o da îsâ b. Tâlha'dan, o da Abdullah b. Amr'dan naklen rivayet etti. Abdullah şöyle demiş: «Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e bir adam gelerek: — Ben, kurban kesmeden traş oldum! dedi. Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): — Kes, zararı yok! buyurdu; adam: — Ben, taşları atmadan kurban kestim! dedi; ResûluIIah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): — Taşları at, zararı yok! buyurdular.»
Bize Ebû Bekir b. Ebî Şeybe ile Ebû Kureyb rivayet ettiler. (Dedilerki): Bize Abdullab b. Numeyr rivayet etti. (Dediki): Bize Hişâm, babasından, o da Âişe'den naklen rivayet etti. Âişe şöyle demiş: «Ebtah'a inmek sünnet değildir. Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in oraya inmesi (Medine'ye dönerken) yola çıkmak için daha kolayına geldiğindendir.»
Bize bu hadîsi (yine) Ebû Bekir b. Ebî Şeybe rivayet etti. (Dediki): Bize Hafs b. Gıyâs rivayet etti. H. Bana bu hadîsi Ebu'r-Rabî' Ez-Zehrânî de rivayet etti. (Dediki): Bize Hammâd yâni İbni Zeyd rivayet etti. H. Bize bu hadîsi Ebû Kâmil dahî rivayet etti. (dediki); Bize Yezîd b. Zürey' rivayet etti. (Dediki): Bize Habîb El-Muallim rivayet etti. Bu râvilerin hepsi Hişâm'dan bu isnâdla bu hadîsin mislini rivayet etmişlerdir.
Rivayet zinciri (1. tarîk): Müslim ← Ebû Bekir b. Ebî Şeybe ← Hafs b. Giyâs ← Hişâm b. Urve ← Urve b. Zübeyr ← Âişe bint Ebû Bekir
Rivayet zinciri (2. tarîk): Müslim ← Ebü'r-Rebî' ez-Zehrânî ← Hammâd b. Zeyd ← Hişâm b. Urve ← Urve b. Zübeyr ← Âişe bint Ebû Bekir
Bize Ebû Bekr b. Ebî Şeybe ile İshâk b. İbrahim, İbni Ebî Ömer ve Ahmed b. Abde rivayet ettiler. Lâfız Ebû Bekr'indir. (Dediki): Bize Süfyân b. Uyeyne, Anır'dan, o da Atâ'dan, o da İbni Abbas'dan naklen rivayet etti. İbni Abbâs (Radiyallahu anh): «El-Muhassab'da kalmak bir şey değildir. O ancak Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in indiği bir menzildir.» demiş.
Bize Kuteybetübnü Saîd ile Ebû Bekr b. Ebî Şeybe ve Züheyr b. Harb toptan İbni Uyeyne'den rivayet ettiler. Züheyr (Dediki): Bize Süfyân b. Uyeyne, Salih b. Keysân'dan, o da Süleyman b. Yesâr'dan naklen rivayet etti. (Demişki): Ebû Râfî' şunu söyledi: «Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Mina'dan çıktığı vakit Ebtah'a inmemi bana emir buyurmadı. Ama ben (kendiliğimden) giderek oraya onun çadırını kurdum. Müteakiben o da oraya gelerek konakladı.» Ebû Bekir Salih'in rivayetinde şunları söyledi: «dediki: Süleyman b. Yesâr'dan dinledim.» Kuteybe'nin rivayetinde: «Ebû Râfi'den naklen o, Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in eşyasına bakmaya me'mûrdu, dedi.» ibaresi vardır.
Bize Ebû Bekir b. Ebî Şeybe rivayet etti. (Dediki): Bize İbni Numeyr ile Ebû Usâme rivayet ettiler. (Dedilerki): Bize UbeyduIIah, Nâfi'den, o da İbni Ömer'den naklen rivayet etti. H. Bize. İbni Numeyr de rivayet etti. Lâfız onundur. (Dediki): Bize babam rivayet etti. (Dediki): Bize UbeyduIIah rivayet etti. (Dediki): Bana Nâfi', İbni Ömer'den naklen rivayet etti ki, Abbâs b. Abdilmuttalib sakiliği dolayısıyla Mina gecelerinde Mekke'de kalmak üzere Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Selîem)'den izin istemiş. O da kendisine izin vermiş.
Bize bu hadîsi Ebû Bekir b. Ebî Şeybe ile Amru'n-Nâkid ve Züheyr b. Harb da rivayet ettiler. (Dedilerki): Bize İbni Uyeyne Abdülkerîm-i Cezerî'den bu isnâdla bu hadîsin mislini rivayet etti.
Bize Yahya b. Yahya ile Ebu Bekr b. Ebî Şeybe ve Ebû Kureyb rivayet ettiler. Yahya (bize haber verdi), ötekiler (bize rivayet etti) tâbirlerini kullandılar. (Dedilerki): Bize Ebû Muâviye, A'meş'den, o da İbrahim'den, o da Esved'den, o da Âişe'den naklen rivayet etti. Âîşe şöyle demiş : «Ben çok defa Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in hedy kurbanlarına nişan ipi örmüşümdür. Hedyine nişan takar onu gönderirdi. Bilâhare ihramlı bir kimsenin sakındığı hiç bir şeyden sakınmayarak (aramızda) kalırdı.»
Bize Yahya b. Yahya ile Ebû Bekr b. Ebî Şeybe ve Ebû Kureyb rivayet ettiler. Yahya dediki: Bize Ebû Muâviye, A'meş'den, o da İbrahim'den, o da Esved'den, o da Âişe'den naklen haber verdi. Âişe (Radiyallahu anha) şöyle demiş : «Bir defa Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) hedy kurbanı olarak Beyt-i Şerife koyun gönderdi de boyunlarına nişan taktı.»
Bize Ebû Bekr b. Ebî Şeybe rivayet etti. (Dediki): Bize Veki', Mis'ar'dan, o da Bükeyr b. Ahmes'den, o da Enes'den naklen rivayet etti, Bükeyr, ben Enes'i şöyle derken işittim demiş : «Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in yanından bir bedene yahut hediyye geçirdiler. Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) (sahibine): «Bin ona! dedi. O zât: — Bu bedenedir yahut hediyyedir mukaabelesinde bulundu. Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): — «İsterse bedene olsun» buyurdular.
- - BU SAYFA AHMED DAVUDOĞLU ŞERHLİ TÜRK NÜSHASINDA KİTAPTA ATLANMIŞ. BU NEDENLE BURADA OLMASI GEREKEN HADİS’İN TERCÜMESİ ŞİMDİLİK YOK.
Bize Saîd b. Mansûr ile Ebû Bekr b. Ebî Şeybe rivayet ettiler. Lâfız Saîd'indir. (Dedilerki): Bize Süfyân, İbni Tâvûs'dan, o da babasından, o da İbni Abbâs'tan naklen rivayet etti. İbni Abbâs : «Halka son varacakları yerin Beyt-i Şerîf olması emir buyruldu. Yalnız hayzlı kadına ruhsat verildi.» demiş
(Bize Yahya b. Yahya rivâyet etti. ki) ; Mâlik'e, Abdullah b. Ebî Bekr'den dinlediğim, onun da babasından, onun da Amra binti Abdirrahmân'dan, onun da Âişe'den naklen rivâyet ettiği şu hadîsi okudum. Âişe Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem)’e: Ya Resûlallah! Safiyye binti Huyeyy hayz gördü, demiş. Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem): Galiba o bizi yolumuzdan alıkoyacak. Sizinle birlikte beyti tavâf etmiş miydi? demiş. Oradakiler: Hay hay etmişti! cevâbını vermişler. Öyle ise yola çıksın! buyurmuşlar
Rivayet zinciri (2. tarîk): Müslim ← Züheyr b. Harb ← Cerîr ← Mansûr ← İbrâhîm en-Nehaî ← el-Esved b. Yezîd ← Âişe bint Ebû Bekir
Bana Züheyr b. Harb rivayet etti. (Dediki): Bize Yahya yâni El-Kattân rivayet etti. H. Bize Ebû Bekr b. Ebî Şeybe de rivayet etti. (dediki); Bize Ebu Usâme rivayet etti. H. Bize İbni Numeyr dahî rivayet etti. Lâfız onundur. (Dediki): Bize Abde, UbeyduIIah'tan, o da Nafi'den, o da İbni Ömer'den naklen rivayet eyledi. îbni Ömer şöyle elemiş: «Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem), beraberinde Usâme. Bilâl ve Osman b. Talha olduğu halde Beyt-î Şerife girdi. Müteakiben üzerlerinden kapıyı uzun zaman kapadılar. Bilâhare kapı açıldı, içeriye ilk giren ben idim. Ve Bilâl'e rastlayarak : — Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) nerede namaz kıldı? diye sordum. Bilâl: — İki ön direk arasında; cevâbını verdi. Ama Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in kaç rekât namaz kıldığını ona sormaya unuttum.»
Rivayet zinciri (1. tarîk): Müslim ← Züheyr b. Harb ← Yahyâ b. Saîd
Rivayet zinciri (2. tarîk): Müslim ← Ebû Bekir b. Ebî Şeybe ← Ebû Üsâme
Rivayet zinciri (3. tarîk): Müslim ← İbn Nümeyr ← Abde ← Ubeydullah ← Nâfi' Mevlâ b. Ömer ← İbn Ömer
Bize bu hadîsi Ebû Bekr b. Ebî Şeybe ile Ebû Kureyb de rivâyet ettiler. (Dedilerki): Bize İbni Numeyr, Hişâm'dan bu isnâdla rivayet etti.
Bize bu hadîsi Ebû Bekr b. Ebî Şeybe de rivayet etti. (Dediki): Bize Ubeydullah yani İbni Mûsâ rivayet etti. (Dediki): Bize Şeybân Eş'as b. Ebî'ş-Şa'sâ'dan, o da Esved b. Yezîd'den, o da Âişe'den naklen rivayet etti. Âişe şöyle demiş: «Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e Hicr'i sordum...» Râvî hadisi Ebû'l-Ahvas hadîsi mânâsında rivayet etmiştir. O, bu hadîsde şunu da söylemiştir: «Ben: Beyt-i Şerif'in kapısı neden yüksek yapılmış ona merdivensiz çıkılmıyor? diye sordum. Resulullah — Kalpleri nefret eder korkusuyla (yüksek yapılmış) buyurdu.»