Râvi adları senedden otomatik ayrıştırılmış; kimlik ve hayat bilgileri ricâl kaynaklarından (Itqan râvi profilleri, muslimscholars.info) eşleştirilerek eklenmiştir.
Bize Ebû Bekr b. Ebî Şeybe ile Züheyr b. Harb ve İbni Ebî Ömer hep birden İbni Uyeyne'den rivayet ettiler. Ebû Bekr dediki: Bize Süfyân b. Uyeyne, İbrahim b. Ukbe'den, o da İbni Abbâs'ın azadlısı Kureyb'den, o da İbni Abbâs'tan, o da Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den naklen rivayet etti. Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Ravha'da bir deve kervanına rastlayarak: — Siz kimsiniz? diye sormuş. — Müslümanlarız! cevâbını vermişler. Onlar da : — Sen kimsin? diye sormuşlar. Fahr-i Kâinat Efendimiz : — Resulullah'ım! buyurmuşlar. Onun üzerine bir kadın ona bir çocuk arzederek: — Bunun için hacc var mıdır? demiş. Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): — Evel! Sana da ecir (vardır)» buyurmuşlar.
Bize Ebû Bekr b. Ebi Şeybe rivayet etti. (Dediki): Bize Abdullah b. Numeyr ile Ebû Usâme rivayet ettiler. H. Bize İbni Numeyr de rivayet etti. (Dediki): Bize babam rivayet etti. Bu râviler hep birden Ubeydullah'tan bu isnadla rivayette bulunmuşlardır. Ebû Bekr'in rivayetinde: «Üç geceden fazla», ibni Numeyr'iü babasından rivayetinde : «Yanında mahremi olmaksızın üç günlük yola» ifâdeleri vardır.
Bize Ebû Bekr b. Ebî Şeybe ile Ebû Kureyb hep birden Ebû Muâviye'den rivayet ettiler. Ebû Kureyb (Dediki): Bize Ebû Muâviye, A'meş'den, o da Ebû Sâlih'den, Ebû Saîd-i Hudrî'den naklen rivayet etti. Ebû Saîd şöyle demiş: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Allah'a ve Âhiret gününe iman eden bir kadının beraberinde babası veya oğlu yahut kocası, veya kardeşi, yahut nikâhı haram olan biri olmaksızın üç gün ve daha fazla süren bir sefere çıkması helâl değildir.» buyurdular.
Bize Ebû Bekr b. Ebî Şeybe ile Ebû Saîd-i Eşecc rivayet ettiler. (Dedilerki): Bize Vekî' rivayet etti. (Dediki): Bize A'meş bu isnadla bu hadîsin mislini rivayet eyledi.
Bize Ebû Bekr b. Ebî Şeybe ile Züheyr b. Harb ikisi birden Süfyân'dan rivayet ettiler. Ebû Bekr (Dediki): Bize Süfyân b. Uyeyne rivayet etti. (Dediki): Bize Amr b. Dinar, Ebû Ma'bed'den rivayet etti. (Demişki): Ben İbni Abbâs'ı şunu söylerken işittim: «Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'\ hutbe okurken dinledim: — Sakın bîr adam yanında nikâhı haram akrabası bulunmayan bîr kadınla başbaşa kalmasın. Hem kadın yanında mahremi bulunmadıkça sefere çıkmasın! buyuruyordu. Bunun üzerine bir adam ayağa kalkarak: — Yâ Resûlallah! Benim zevcem hacc için yola çıktı. Kendim de filân gazaya yazıldım! dedi. Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) : — Git de zevcenle beraber hacc et!, buyurdular.»
Bize Ebû Bekr b. Ebî Şeybe rivayet etti. (Dediki): Bize Ebû Usâme rivayet etti. (Dediki): Bize Ubeydullah Nâfi'den, o da İbni Ömer'den naklen rivayet etti. H. Bize Ubeydullah b. Saîd de rivayet etti. Bu lâfız onundur. (dediki): Bize Yahya yani El-Kattân, Ubeydullah'tan, o da Nâfi'den, o da Abdullah b. Ömer'den naklen rivayet eyledi. Abdullah (Radiyallahu anh) şöyle demiş : «Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ordulardan yahut seriyyelerden yahut hacc veya Umre'den döndüğü vakit bir dağ eteğine veya bir bayıra çıktığında üç defa tekbîr alır sonra şöyle derdi: — Bir Allah'tan başka ilâh yoktur. Onun şeriki yoktur. Mülk onundur. Hamd de ona mahsustur. Hem o her şeye kaadîrdir. Dönenleriz, tevbekârlarız, âbidleriz, sâcidleriz ancak Rabbimize hamd edenleriz. Allah vaadinde sâdıktır. Kuluna yardım etmiş tek başına bütün hizipleri târumâr etmiştir.»
Bu hadîsi bize Saîd b. Mansûr ile Ebû Bekr b. Ebî Şeybe, Amru'n-Nâkıd ve Züheyr b. Harb da rivayet ettiler. (Dedilerki): Bize Süfyân b. Uyeyne rivayet etti. H. Bana Muhammed b. Abdilmelik El-Emevî dahî rivayet etti. (Dediki): Bize Abdülâziz b. Muhtar, Süheyl'den rivayet etti. H, Bize îbni Numeyr de rivayet etti. (Dediki): Bize babam rivayet etti, (Dediki): Bize Ubeydullah rivayet etti. H Bize Ebû Kureyb dahî rivayet etti. (Dediki): Bize Vekî' rivayet eyledi. H. Bana Muhammedü'bnü'l-Müsennâ da rivayet etti. (Dediki): Bize Abdurrahman rivayet eti. Bunlar toptan SÜfyân'dan ve bütün râviler Sümeyy'den, o da Ebû Salih'ten, o da Ebû Hureyre'den, o da Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den naklen Mâlik hadîsi gibi rivayette bulunmuşlardır.
Bize Ebû Bekr b. Ebî Şeybe ile Hasen el-Hulvânî rivayet etti. (Dernişki): Bana (Ca'fer b. Amr b. Hureys rivayet etti.) Hulvânî'nin rivayetinde: Babasından naklen Ca'fer b. Amr b. Hureys'den dinledim; demiş. Babası (Amr) şunları söylemiş : «Ben hâlâ Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'i minber üzerinde, başında siyah bir sarık, sarığın iki tarafını omuzları arasına sarkıtmış olduğu halde görüyor gibiyim.» Ebû Bekr: «Minber üzerinde» demedi.
Bana bu hadîsi Ebû Kâmil el-Cahderî dahî rivayet etti. (Dediki): Bize Abdülazîz yânî İbni'l-Muhtâr rivayet etti. H. Bize Ebû Bekr b. Ebî Şeybe de rivayet etti. (Dediki): Bize Hâlid b. Mahled rivayet etti. (Dediki): Bana Süleyman b. Bilâl rivayet etti. H. Bize bu hadîsi İshâk b. İbrâhîm de rivayet etti. (Dediki): Bize Mahzûmî haber verdi. (Dediki): Bize Vüheyb rivayet eyledi. Bunların hepsi Amr b. Yahya yâni Mâzinî'den bu isnâdla rivayette bulunmuşlar dur. Vüheyb'in hadîsi, Derâverdî'nin rivayetinde olduğu gibi: «İbrahim'in yaptığı duanın iki misli...» şeklindedir. Süleyman b. Bilâl ile Abdülazîz b. Muhtar'a gelince: Onların rivayetinde: «İbrahim'in yaptığı duanın bir misli...» cümlesi vardır.
Bize Ebû Bekr b. Ebî Şeybe ile Amru'n-Nâkid hep birden Ebû Ahmed'den rivayet ettiler. Ebû Bekr (Dediki): Bize Muhammed b. Abdillâh el-Esdî rivayet etti. (Dediki): Bize Süfyân, Ebu'z-Zübeyr'den, o da Câbir'den naklen rivayet etti. Câbir (Radiyallahu anh) şöyle demiş: «Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) — Şüphesiz kî, İbrahim Mekke'yi haram kılmıştır. Ben de Medine'nin iki taşlığı arasını haram kıldım. Onun ağacı kesilmez; avı da avlanmaz; buyurdular.»
Bize Ebû Bekr b. Ebî Şeybe rivayet etti. (Dediki): Bize Abdullah b. Numeyr rivayet etti. H. Bize İbni Numeyr de rivayet etti. (Dediki): Bize babam rivayet etti. (Dediki): Bize Osman b. Hakîm rivayet etti. (Dediki): Bana Âmir b. Sa'd, babasından naklen rivayet etti. (Babası Sa'd) şöyle demiş: «Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): — Ben Medine'nin iki taşlığı arasının ağacı kesilmesini ve avı öldürülmesini haram kılıyorum; dedi; de (sözüne devamla) : — (Medîneliler) bilmiş olsalar, Medine onlar için daha hayırlıdır; bir kimse ondan yüz çevirerek terk ederse Allah onun yerine oraya daha hayırlısını getirir. Eğer bir kimse onun çile ve meşakkatine katlanırsa kıyamet gününde ben ona şefaatçi ve şâhid olurum; buyurdular.»
Bize Ebû Bekr b. Ebi Şeybe ile Züheyr b. Harb ve Ebû Kureyb hep birden Ebû Muâviye'den rivayet ettiîer. Ebû Kureyb (Dediki): Bize Ebû Muâviye rivayet etti. (Dediki): Bize A'meş, İbrâhîm-i Teymî'den, o da babasından naklen rivayet etti. Babası (Yezîd) şöyle demiş: «Bize Alıyyü'bnü Ebî Tâlib hutbe okudu da şunları söyledi: — Kim biz de Allah'ın kitabıyla şu sahîfeden başka bir şey bulunduğunu, onu okuduğumuzu söylerse muhakkak yalan söylemiştir. —Sahîfe kılıcının kılıfında asılı bulunuyordu.— Bu sahîfede develerin yaşları ile yaralamalara âit şeyler vardır. Yine bu sahîfede Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): (Medine, Ayr ile Sevr arası (olmak üzere) haremdir. Binâenaleyh orada kim bir günah İşler veya günah işleyeni barındırırsa Allah'ın, meleklerin ve bütün insanların laneti onun üzerinedir. Kıyamet gününde Allah onun farz veya nafile hiç bîr ibâdetini kabul etmez. Müslümanların zimmeti birdir. Bu zimmet uğrunda onların en aşağı olanı sa'y ü gayret gösterir. Bir kimse babasından başkasının oğlu olduğunu iddia eder yahut (âzâd edilen bir köle) sahiplerinden başkasına intisab eylerse ona da Allah'ın, meleklerin ve bütün insanların laneti vardsr. Kıyamet gününde Allah onun farz veya nafile hiç bir ibâdetini kabul etmez, buyurdu.) hadîsi vardır. Ebû Bekr He Züheyr hadîsleri: «Bu zimmet uğrunda onların en aşağı olanı sa'y ü gayret gösterir» cümlesinde sona erer. Bundan sonrasını zikretmemişlerdir. Onların hadîslerinde: «Kılıcının kınında asılı» ifâdesi de yoktur.
Bize Ebû Bekr b. Ebi Şeybe rivayet etti. (Dediki): Bize Hüseyn b. Aliy El-Cu'fî, Zâide'den, o da Süleyman'dan, o da Ebû Sâlih'den, o da Ebû Hureyre'den, o da Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den naklen rivayet etti. «Medine Haremdir; binâenaleyh orada kim bir günah işler veya günâh işleyeni barındırırsa, Allah'ın, meleklerin ve bütün insanların laneti onun üzerinedir. Kıyamet gönünde onun farz veya nafile hiç bir ibâdeti kabul edilmeyecektir.» buyurmuşlar.
Bize bu hadîsi Ebû Bekr b. Ebî Şeybe de rivayet etti. (Dediki): Bize Ubeydullah b. Mûsâ rivayet etti. (Dediki): Bize Şeybân haber verdi. H. Bana İshâk b. Mansûr dahî rivayet etti. (Dediki): Bize Abdüssamed haber verdi. (Dediki): Bize Harb yâni İbni Şeddâd rivayet etti. Her iki râvî Yahya b. Ebî Kesîr'den bu isnâdla bu hadîsin mislini rivayet etmişlerdir.
Bize Ebû Bekr b. Ebî Şeybe ile Muhammed b. Abdillâh b. Numeyr ve Ebû Kureyb toptan Ebû Usameden rivayet ettiler. Lâfız Ebû Bekir ile iîe İbni Numeyrindir. (Dedilerki): Bize Ebû Usame, Velîd b. Kesîr'den rivayet etti. (Demişki): Bana Saîd b. Abdirrahmân b. Ebî Saîd-i Hudrî rivayet etti. Ona da Âbdurrahman babas» Ebu SAid'den naklen rivayeî etmişki, Ebû Saîd (Radiyallahu anh) Resûlullan (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'i: «Ben Medine'nin iki taşlığı arasını, İbrahim'in Mekke'yi Haram kıldıgı gibi haram kıldım buyururken işitmiş. (Râvi Abdurrahmân) demişki, «Sonra Ebu Suîd bizden birimizi elinde kuş olduğu halde yakalarda onu elinden kurtarır ve salardı.» Ebü Bekr (yakalar yerine) bulur. dedi.
Bize Ebû Bekr b. Ebi Şeybe rivayet etti. (Dediki): Bize Aliyyü'bnü Müshir, Şeybânî'den, o da Yüseyr b. Amr'dan, o da Sehl b. Huneyf'den naklen rivayet etti. Sehl şöyle demiş: «Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) eliyle Medine'ye işaret ederek: — Burası emniyetli bir haremdir, buyurdular.
Bize Elû Bekr b. Ebî Şeybe rivayet etti. (Dediki): Bize Abde, Hişâm'dan, o da babasından, o da Âişe'den naklen rivayet etti. Âişe (Radiyallahu anhi (Şöyle demiş: «Medine'ye geldik. Orası veba'lı bir yerdi. Ebû Bekr ile Bilâl rahatsızlandılar. Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ashabının rahatsızlığını görünce: — Allah'ım bize Medine'yi Mekke gibi yahut daha fazla sevdir. Havasını iyileştir. Onun sâ'iyle müddü hakkında bize bereke ihsan eyle! Sıtmasını Cuhfe'ye havale buyur, diye dua etti.» .
Bize Kuteybetû'bnü Saîd ile Hennâd b. Seriyy ve Ebu Bekr b. Ebî Şeybe rivayet ettiler. (Dedilerki): Bize Ebû'l-Ahvâs, Simak'-den, o da Câbİr b. Semure'den naklen rivayet etti. Câbir şöyle demiş: Ben Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'i: «Şübhesiz ki, Allah Teâlâ Medine'ye Tâbe ismini vermiştir.» buyururken işittim.
Bize Ebû Bekir b. Ebî Şeybe rivayet etti. (Dediki): Bize Ubeydûllah bin Musa rivayet etti. (Dediki): Bize Usâmetû'bnü Zeyd, Ebû Abdillah El-Karraz'dan naklen rivayet etti. (Dediki): Ben Karrâz'i şöyle derken işittim: Ben Ebû Hureyre ile Sa'd'ı şunu söylerlerken dinledim: Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Yâ Rabbi! Medînelilere ölçeklerinde berekeî ihsan ey!e...;> buyurdular. Râvi hadîsin tamamını rivayet eyledi. Bu hadîsde : «Her kim Medine halkına bir kötülük yapmak isterse, Allah onu tuzun suda eridiği gibi eritir» cümlesi de vardır.
Bize. Ebû Bekir b. Ebî Şeybe rivayet .etti. (dediki).: Bize Vekî', Hişam b. Urve'den, o da babasından, o da AbduIIah b. Zübeyr'den, o da Süfyan b. Ebî Zûheyr'dea naklen rivayet, etti. Süfyan şöyle demiş: Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Şam fethedilecek ve Medine'den bir kavim çıkarak aileleriyle (oraya) yerleşeceklerdir. Halbuki bilmiş olsalar Medine kendileri için daha hayırlıdır. Sonra Yemen fethedilecek, yine Medine'den bir, kavim çıkarak aileleriyle (oraya) yerleşeceklerdir. Halbuki bilmiş olsalar Medine kendileri için daha hayırlıdır. Sonra Irak fethedilecek Medine'den yine bir kavim çıkarak aileleriyle (oraya) yerleşeceklerdir. Holbuki bilmiş olsalar Medîne kendileri için daha hayırlıdır.» buyurdular.
Bize bu hadîsi Ebû Bekir b. Ebî Şeybe de rivayet etti. (Dediki): Bize İbnû Numeyr ile Ebû Usâme rivayet ettiler. H. Bize bu hadîsi İbnû Numeyr dahi rivayet etti. (Dediki): Bize babam rivayet etti. H. Bize bıu hadîsi Muhammed b. El-Müsennâ dahî rivayet etti. (Dediki): Bize Abdûl Nehhab ehhab rivayet etti. Bıu râvilerin hepsi bu isnadla Ubeydûllah'dan rivayette bulunmuşlardır.
Bu hadîsi bize Ebû Bekr b. Ebî Şeybe de rivayet etti. (Dediki): Bize Abdüla'lâ, Ma'mer'den, o da Zührî'den bu isnâd ile rivayette bulundu. Şu kadar var ki o: «Sefer üç mescide yapılır.» dedi.
Bize Ebû Bekir b. Ebî Şeybe ile Sâîd b. Amr El-Eş'arî rivayet ettiler. Saîd (Bize haber verdi) tâbirini kullandı. Ebû Bekir ise: Bize Hatim b. İsmail, Humeyd'den, o da Ebû Seleme'den, o da Ebû Saîd'den, o da Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den bu hadîsin mislini rivayet etti, dedi. Abdûrrahman b. Ebî Saîd'i isnadda zikretmedi.
Bize Ebû Bekir b. Ebî Şeybe rivayet etti. (Dediki): Bize Abdullah b. Numeyr ile Ebû Usâme, Uheydûllah'dan rivayet ettiler. H. Bize Muhammed b. Abdillah b. Nûmeyr dahi rivayet etti. (Dediki): Bize babam rivayet etti. (Dediki): Bize UbeydûIIah, Nafi'den, o da İbni Ömer'den naklen rivayet etti. İbni Ömer şöyle demiş: «Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Kubâ mescidine kimi binek, kimi yaya olarak gelir, orada iki rek'ât namaz kılardı.» Ebû Bekir kendi rivayetinde şöyle dedi: «İbni Nûmeyr: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) orada iki rekât namaz kılardı, dedi.»
Bize Yahya b. Yahya Et-Temîmi ile Ebu Bekir b. Ebi Şeybe ve Muhammed b. Alâ' EI-Hemdânî hep birden Ebu Muâviye'den rivayet ettiler. Lâfız Yahya'nındır. (Dedilerki): Bize Ebu Muâviye, A'meş'ten, o da İbrahim'den, o da A!kame'den naklen haber verdi. Alkame şöyle demiş: Abdullah ile birlikte Mina'da yürüyordum. Derken ona Osman rastladı ve onunla konuşmaya başladı. Osman ona : «Yâ Ebâ Abdirrahman! Seni genç bir hanımla evlendirsek ya. Olur ki sana geçmiş zamanından bir kısmını hatırlatır, dedi. Abdullah şu cevâbı verdi: — Sen böyle dedinse Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) de bize: «Ey gençler cemâati! Sizden kimin evlenmeye gücü yetiyorsa hemen evlensin. Zira evlilik gözü (haramdan) daha yumdurucu, namusu daha koruyucudur. Kimin gücü yetmiyorsa o da oruç tutmayı iltizam etsin. Çünkü oruç onun için hayaların! kesmek (mesabesinde) dîr.» buyurdular.
Bize Ebu Bekir b. Ebî Şeybe ile Ebu Kureyb rivayet ettiler. (Dedilerki): Bize Ebu Muaviye, Â'meş'den, o. da Umâratu'bnu Umeyr'den, o da Abdurrahman b. Yezîd'den, o da Abdullah'dan naklen rivayet etti. Abdullah şöyle demiş: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bize: «Ey gençler cemâati! Sizden kimin evlenmeye gücü yeterse hemen evlensin. Zira evlilik gözü (haramdan) daha yumdurucu, namusu daha koruyucudur. Kimin gücü yetmezse o da oruç tutmayı iltizam etsin. Çünkü oruç onun için hayalarını kesmek (mesabesinde) dir.» buyurdular.
Bize Ebu Bekir b. Ebî Şeybe rivayet etti. (Dediki): Bize Abdullah b. Mübarek rivayet etti. H. Bize Ebu Kureyb Muhammed b. Alâ' dahi rivayet etti. Lâfız onundur. (Dediki): Bize ibni Mübarek, Ma'mer'den, o da Zuhri'den, o da Saîd b. El-Müseyyeb'den. o da Sa'd b. Ebî Vakkâas'dan naklen haber verdi. Sâ'd şöyle demiş: «Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Osman b. Maz'un'un tebettülünü (bekârlığı) kabul etmedi. Şayet ona izin verseydi biz de hayalarımızı çıkarırdık.»
Bize E!îu Bekir b. Ebu Şeybe rivayet etti. (Dediki): Bize Vekî' İsmail'den bu isnâdla rivayetle bulundu. «Biz genç olduğumuz haldeydik ve yâ Resulallah! Hayalarımızı çıkaralım mı diye sorduk?» dedi. «Gaza ediyorduk demedi.»
Bize Ebu-Bekir b. Ebi Şeybe rivayet etti. (Dediki): Bize Yunus b. Muhammed rivayet etti. (Dediki): Bize Abdulvâhid b. Ziyâd rivayet etti. (Dediki): Bize Ebu Umeys. lyâz b. Seleme'den, o da babasından naklen rivayet eyledi. Babası şöyle demiş : «Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Evtâs yılında bize mut'a için üç gece ruhsat verdi. Sonra ondan nehî buyurdu.
Bize bu hadisi Ebu Bekr b. Ebu Şeybe de rivayet etti. (Dediki): Bize Abdetu'bnu Süleyman, Abdul Aziz b. Ömer'den naklen bu isnadla rivayette bulundu. Sebra: «Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'i Kabe'de rükün ile kapının arasında ayakta gördüm.» demiş. ibni Numeyr hadîsinde olduğu gibi söylüyormuş.